?>
?>
Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi ile Giritliler Derneği’nin iş birliğiyle hayata geçirilen etkinlik, mübadele ile göç etmek zorunda kalanların hikâyelerini, yaşadıkları zorlukları ve yanlarında getirdikleri kültürel zenginlikleri bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan 1923 Lozan Mübadelesi ile binlerce insanın yer değiştirmek zorunda kaldığı bu tarihi olay, yalnızca bir nüfus hareketi değil, aynı zamanda iki ülke halklarının ortak tarihine damga vuran önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Manisa Büyükşehir Belediyesi, mübadelenin sadece bir göç hikâyesi değil, aynı zamanda Anadolu’nun kültürel dokusunu şekillendiren büyük bir dönüşüm olduğunu vurgulayarak, bu tür etkinliklerle geçmişin izlerini gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen konser ve fotoğraf sergisi, bir asırlık geçmişe ışık tuttu. Sergide, mübadele dönemine ait tarihi belgeler, göç eden ailelerin fotoğrafları ve o döneme ait çeşitli eşyalar yer aldı. Ziyaretçiler, sergi aracılığıyla geçmişin izlerini sürerek, mübadelenin bireyler ve toplum üzerindeki etkisini daha yakından hissetme fırsatı buldu. ‘Yüzyıllık geçmişe yolculuk’ sergisi 2 Şubat’a kadar vatandaşları ağırlamaya devam edecek. Manisa Kültür Merkezi Lale Salonu’nda düzenlenen programa, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Mesut Doğan, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi Şube Müdür Vekili Ahmet Kaş, Manisa Giritliler Derneği Başkanı Gülseren Toker, dernek üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Evrim Ateşler’den Kültürel Köprüleri Güçlendiren Müzik Dinletisi
Türk-Yunan ortak kültürüne dair çalışmaları ve eserleriyle tanınan, Uluslararası Kültürel Köprüler Vakfı’nın kurucu üyesi Evrim Ateşler, serginin ardından bir konser verdi. Ünlü sanatçı Ateşler ve müzisyenler, güçlü sesi ve etkileyici yorumlarıyla dinleyicilere Türk-Yunan ortak kültürüne dair eserler sunarak müzikle örülmüş bir tarih yolculuğu yaşattı. Sanatçının seslendirdiği Rumeli ve Girit ezgileri, mübadelenin yalnızca bir göç süreci olmadığını, aynı zamanda halkların ortak duygularını ve kültürel bağlarını koruyan bir miras olduğunu bir kez daha hatırlattı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bu tür etkinliklerin hem tarihi hafızayı canlı tutma hem de toplumsal dayanışmayı artırma noktasında önemli olduğunu belirterek, Manisa’nın çok kültürlü kimliğine ve mübadelenin bu kimlik içindeki yerine her zaman sahip çıkacaklarını vurguladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir”den Mübadele’nin 102. yılında anma etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mübadelenin 102. Yılının anısına; Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve Ayvalık Giritliler Derneği Kurucu Başkanı Coşkun Tunçmen ve katılımcılar tarafından denize çelenk bırakıldı. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin törende yaptığı konuşmada; geçmişe dönüp bakıldığında ve tarihin yaprakları çevrildiğinde yaşanmış, bugün bile ders alınan acı ve tatlı olayların bulunduğunu söyledi. Yaşanmış olayların bazen, geride büyük yaralar ve derin izler bıraktığını vurgulayan Başkan Mesut Ergin konuşmasına şöyle devam etti:
“O gün imzalanan sözleşmenin 1. Maddesi´nde “Türk topraklarında yerleşmiş Rum Ortodoks dininden Türk uyrukları ile, Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman dininden Yunan uyruklarının, 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak, zorunlu mübadelesine girişilecektir. Bu kimselerden hiçbiri, Türk Hükümetinin izni olmadıkça Türkiye´ye, ya da Yunan Hükümeti´nin izni olmadıkça Yunanistan´a dönerek orada yerleşemeyecektir.” Yazıyordu. Mübadele sözleşmesi imzalandığında İstanbul’da oturan Rumlar ile Batı Trakya’da yaşayan Müslümanlar kapsam dışı bırakıldı. Bu mübadele sözleşmesi gereğince Türkiye’den Yunanistan’a 1 milyon 200 bin Rum, Yunanistan’dan Türkiye’ye ise 400 bin Türk göç etmiştir. Zorunlu mübadeleden Ayvalık da doğrudan etkilenmiştir. Ayvalık’taki Rumlar Midilli Adası ve Atina’ya göç ettirilmiş, Girit ve Midilli Adalarındaki Türkler ise Ayvalık’a yerleştirilmiştir. En önemli sorun konuşulan dildi. Anadolu Rumlarını anadili Türkçeydi. Yunanistan´da yaşayan birçok Türk´ün anadili ise Rumcaydı. Rumlar Türkçe, Türkler ise Rumca konuşuyor; bir türlü anlaşamıyorlardı. Yerli Yunan halkı, Anadolu´dan gelen Rumlara “Siz ne biçim Rumsunuz! Elenika bilmiyorsunuz! Siz Rum değil, Türk tohumusunuz!” diyerek aşağılıyordu. Aynı aşağılamayı, Mübadele ile Anadolu´ya gelen mübadiller yaşadı. Tek kelime Türkçe bilmeyen mübadil Türklere yerli Türk halkı: “Siz ne biçim Türksünüz? Tek kelime Türkçe bilmiyorsunuz. Siz Yunan tohumusunuz!” diyerek aşağıladı, ezdi, horladı. Türklerle mübadiller uzun yıllar birbirlerinden kız alıp vermedi. Bütün bu aşağılama, horlama ve ortak bir dili konuşamama Rum ve Türk mübadilleri çökertti.”
Türk ve Rum mübadil insanların, bırakıp geldikleri evleri, yurtları gidip görmelerinin 50 yıl süreyle yasaklandığını hatırlatan Başkan Mesut Ergin, kapıların ancak 1974 yılında açılabildiğine değindi. Bu tarihten sonra, Anadolu Rumlarının otobüslerle, arabalarla, turist kafileleriyle 1920´lerde terk ettikleri yurtlarını, topraklarını, evlerini görmeye gittiklerini belirten Başkan Ergin, “Müslüman mübadillerden birçok insan, aynı şekilde 1974 sonrası Yunanistan´a gitti, atalarının yurtlarını görüp geldi. Fakat binlerce Türk ve Rum mübadil zorla koparıldıkları topraklarını bir daha göremeden yaşamdan kopup gittiler. Tabi ki Mübadele´nin Türkiye ve Yunanistan´a etkileri de çok önemliydi. Türkiye´de 1923 sınırları içinde yaşayan nüfus 1915´de yaklaşık 16 milyonken, 1927´de 13.5 milyona düşmüştür. Toplam nüfustaki bu azalma, yalnızca sayısal bir düşüş değildi. Müslüman olmayan bu insanlar, o dönem Türkiye’sinin eğitilmiş üretim gücünün, sanayi ve ticaretin belkemiği idi. Rumların ve diğer azınlıkların gidişi, ekonomik, toplumsal, kültürel yaşamada büyük olumsuz gelişmelere yol açtı. Yarattığı boşluk uzun yıllar kapatılamadı. Bu yıkımlar, acılar içinde, Rum ve Müslüman-Türk mübadil halk, “ya kırk gün, ya kırk yıl sonra döneriz!” diye diye yeni yaşamlarını kurmaya başladı. Mübadele öncesi herkesin taşınmaz malları özel komisyonlar tarafından sayıldı. Resmi kayıtlara geçti. Mübadeleyle mecburi yer değiştiren herkes geride bıraktığı, kayda geçmiş mallarının karşılığını alacaktı. Fakat bu karar hiç işlemedi. Çünkü Türkiye Hükümeti “Adiyen İskan” denilen bir kanun çıkararak, Yunanistan´dan gelen her mübadili eşit kabul ederek hane ve kişi başına mal verdi. Yunan hükümeti de benzer uygulamayla mal dağıttı. Hem Türkiye´de, hem de Yunanistan´da mübadillerin topluma uyumunu zorlaştıran olaylar yaşanıyordu” diye konuştu.
102 yıl önce yaşanan kötü anıların artık belleklerden silindiğini ifade eden Başkan Mesut Ergin, Türkiye ve Yunanistan halklarının aslında dost ve kardeş olduklarını 1999 yılında meydana gelen Marmara ve Atina depremleri sonrasında birbirlerinin yardımlarına koşarak gösterdiklerini söyledi.
Türk ve Yunan halklarının, yöneticiler tarafından yıllardır karşılıklı olarak sürdürülen düşmanlık politikalarını barışçı bir yola döndürmek için seslerini yükselttiklerini vurgulayan Başkan Ergin konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Türkiye ile Yunanistan arasındaki barışçı ilişkiler Büyük Mübadele´nin 102. yılında gelişiyor. Gerek Türkiye´deki, gerek Yunanistan´daki sürgün ve mübadil insanların çocukları dünün büyük acısını bugünün barışçı kültürüne dönüştürüyor. Yüz yıllarca yaşadığın topraklardan koparılmak, yeni bir düzene, yeni bir ülkeye ve yeni bir topluma alışmaya kaynaşmaya çalışarak gerçekten zor bir süreç yaşamış her iki ülkenin insanları da. Onun için, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi ‘‘yurtta barış dünyada barış’’ olsun ki insanlık bir daha böyle acı deneyimler yaşamasın.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mübadelenin 102. Yılı Anısına Çelenk Bırakıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
102 yıl önce imzalanan ve Ege’nin iki yakasında ailelerin yerlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalmasına sebep olarak büyük acılar yaşatan Nüfus Mübadelesi, Konak’ta anıldı. Mübadele Anıtı önünde düzenlenen törene Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi ve yönetimi, Konak Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürü Mehmet Aksoy, Balkan, Rumeli ve Ada Türkleri Dernekleri başkan ve temsilcileri, Konak Belediyesi Meclis Üyeleri, muhtarlar ve mübadil aileleri katıldı. Törende, mübadele sebebiyle yaşanan acıların yanı sıra mübadillerin mücadele, özlem ve dayanışma dolu hayatları da hatırlandı.
Mutlu: Ben de o yolculuğun hikayeleriyle büyüdüm
Törende konuşan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, insanların tüm hayatlarını bir küçük bavula sığdırıp çıktığı yolculuğun anılarıyla büyüdüğünü belirtti ve şunları söyledi: “Bugün, bu anıtın başında ailelerimizin acıklı yolculuğunu anıyoruz aslında. Ben de o yolculuğun hikayeleriyle büyüdüm. Bebeğinin öldüğü anlaşılır da denize atılır korkusuyla yolculuk boyunca gemide, bebeğini kucağında tutan kadınların öyküleriyle büyüdüm. Toprağınızdan, doğup büyüdüğünüz yerlerden ayrılmak; her şeyinizi o an taşıyabildiğiniz kadar bir bavula ya da bir bohçaya sığdırıp ayrılmak, çok çok acı bir yolculuk. Ama ne mutlu ki Anadolu’da, İzmir’de, İzmir’in farklı ilçelerinde kendilerine yeni bir yaşam alanı kurmuşlar ve burayı, Anadolu’yu, vatanları bellemişler. Bizler de bugün burada, onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.”
“Bu mücadele hepimize düşüyor”
Savaşların ve zorla tehcirlerin olmadığı, barış ve kardeşliğin yaşandığı bir dünya özlemi taşıdıklarını ve bunun için mücadeleye devam edeceklerini dile getiren Başkan Mutlu, “Bugün hepimiz İzmir’de yan yanayız, omuz omuzayız. Ve bundan sonra da vatanımız Anadolu için, Türkiye için mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz. Hepimizin içinde, insanların zorla göç ettirilmediği, zorla tehcirlere maruz kalmadığı, barış içinde, kardeşlik içinde olduğu, savaşların olmadığı bir dünya özlemi var. Bu özlemi de hayata geçirmek hepimize düşüyor. Bu mücadele hepimize düşüyor” ifadelerini kullandı.
Özkardeşler: Doğdukları yerleri bir daha göremeden dünyadan göçüp gittiler
Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Konak Belediye Meclis Üyesi Birol Özkardeşler, mübadelenin imzalanışıyla uygulanışı arasında geçen zamanda da çok büyük acılar çekildiğini söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Evladı Fatihanlar kaybedilmiş toprakların aziz hatıralarıdır” sözünü hatırlatan Özkardeşler, “Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk o dönemde bile imkansızlıklar içinde mübadillere sahip çıktı. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün imkanlarını mübadele ile gelen soydaşlarımıza tahsis etti. Çünkü mübadele gerçekten zor bir süreçti. Ekonomik, sosyal ve psikolojik anlamda büyük travmalara sebep oldu. Anılarını, hatıralarını, evlerini, mezarlarını ve yurt bildikleri toprakları orada, geride bırakan mübadiller maalesef anlaşmanın içerisinde bulunan bir madde gereği doğup büyüdükleri bu topraklara geri dönemediler. Bir daha oraları gidip göremeden bu dünyadan göçüp gittiler” diye konuştu.
Peynirci: Atatürk’ün mübadilleri sahiplenmesi unutacağımız şeyler değil
Eşrefpaşa Giritliler Derneği Başkanı ve Konak Belediyesi Meclis Üyesi Ali Peynirci ise Atatürk’ün mübadilleri nasıl sahiplendiğinin altını çizdi ve “Mübadeleden önce, mübadele sırasında, mübadeleden sonra yaşananlar; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu sırasında, o imkansızlıklar dahilinde büyük Atatürk’ün mübadillere sahiplenmesi, unutacağımız şeyler değil. Biz buraya geldik, buradan başka bir yere de gitmiyoruz. Burası bizim vatanımız. Sahip çıkacağız” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mübadelenin 102. yılı Konak’ta anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Nilüfer Belediyesi, Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi’nin 102’nci yıl dönümünde anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen anlatı, yoğun ilgi gördü. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına Meclis Üyesi Yücel Akbulut, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Korkut, Bursa Rum Metropoliti Yuakim Billis ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda mübadil yakını katıldı.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, etkinlikteki konuşmasında 1923 Mübadele Sözleşmesi’nin tarihimizin önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, “Türkiye ve Yunanistan arasında imzalanan sözleşme ile 1 milyon 200 bin Rum-Ortodoks Anadolu’dan, 450 bin civarında Türk-Müslüman ise Yunanistan’dan ayrılmak, doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda kaldı. Bu büyük acıyı ve zorunlu göçü asla unutmuyoruz” dedi.
Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi olarak mübadele konusuna büyük önem verdiklerini ve toplumsal hafızayı canlı tutmak için çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurguladı. “Nilüfer’in tüm mahallelerinde sözlü tarih çalışmaları yaptık. Onların yerleştiği mahalleleri belirledik ve belgelerle kayıt altına aldık. Bu çalışmalarımız Nilüfer’in Hikayesi kitabımızın ikinci cildinde yer aldı. Mübadil nüfusun yoğun yaşadığı Gölyazı Mahallesi’nde göç edenlerin ve kalanların anılarını Apolyont’un Sakinleri kitabında topladık. 2016 yılında Görükle’de restore ettiğimiz tarihi Rum evini, Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği iş birliğiyle Görükle Mübadele Evi olarak hizmete açtık” diye konuştu.
Bursa Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Ali Korkut, da mübadillerin yaşadıkları zorlukları anlatarak, “Bizlere düşen görev, onların kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarıp yaşatmak” ifadelerini kullandı.
CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, hem mübadele sonucunda ayrılan Ortodoksların hem de göç ederek Bursa’ya yerleşen mübadillerin Bursa’ya önemli değerler kattığını söyledi.
“Deniz Ortasında Gemiler Dolusu Kırmızı Karanfilya” temalı etkinlikte Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı sahne aldı. Varlı, etkinlikte yer verdiği şarkı ve hikayelerle iki yakanın hikayelerini teatral bir dille anlattı. Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu da danslarıyla etkinliğe renk kattı. Bir saati aşkın süren etkinliğin sonunda Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı ve Nilüfer Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisi ayakta alkışlandı.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, etkinliğin sonunda sanatçıları tebrik ederek çiçek hediye etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mübadelenin 102. yılına özel anma gecesi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, vefatının 102’nci yıl dönümünde Karşıyaka’daki anıt mezarı başında anıldı. Karşıyaka Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen anma törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Karşıyaka Belediye Başkanı B. Yıldız Ünsal, Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“Zübeyde Anne güçlü bir örnek”
Anma töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Pek çok vesileyle bu anıt mezarın önünde bir büyük lidere ve onu yetiştiren anneye saygımızı tekrar tekrar dile getiriyoruz. Bu bizim vefamızdan, Cumhuriyete inancımızdan, Atatürk’e ve değerlerine bağlılığımızdan kaynaklanıyor. 14 Ocak 1923 günü İzmir’de hayata gözlerini yuman Zübeyde Anne, tam 102 yıl önce hayatını kaybettikten sonra, o gün maalesef yurt gezisinde olan, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak için hazırlıklar yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, annesinin buraya defnedilmesini istedi. O dönemin yöneticileri büyük ve gösterişli bir anıt mezar yapmak istediler. Atatürk ‘hayır’ dedi. ‘Yamanlar’dan bir tane taş getirin, o taşı koyun, öyle bir mezar istiyorum’ dedi. Ölümünden günler sonra ziyaret edebildi Atatürk… Zübeyde Hanım evlatlarını zorluklarla yetiştirdi. Atatürk o zor günlerinde annesine duyduğu sevgi ve güçle mücadelesini yaptı. Kurtuluş Savaşı Zübeyde Hanım’ın manevi desteğiyle de kazanılmış bir savaştır. Gerek evladını yetiştirirken, gerekse bu vatanı kurtarma mücadelesini verirken bir annenin evladının yanında nasıl durması gerektiğinin güçlü bir örneğidir Zübeyde Anne. Atatürk’ün Zübeyde Anne’yi bu topraklara armağan etmesini İzmir’e verdiği bir onur olarak görürüz. Annesinin bize emanet edilmesindeki anlamın arkasında Atatürk’ün İzmir’e verdiği değer, İzmirlilere duyduğu inanç vardır. İzmirlilerin Cumhuriyete, kendi mirasına sahip çıkacağına dair duyduğu inanç vardır” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir teşekkür haklarını ödeyemez”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onu yetiştiren Zübeyde Hanım’a minnetlerinin hiçbir zaman bitmeyeceğini aktaran Başkan Dr. Cemil Tugay, “Zübeyde Hanım’a, onu yetiştiren büyük insana minnetimiz hiçbir zaman bitmeyecek. Eğer Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o mücadeleyi yapmasaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti olmadığı gibi, bu topraklarda nasıl bir devlet olacağı, nasıl bir yaşam sürüleceği, milletimizin bu topraklarda nasıl üzüntüler yaşayacağını hiçbirimiz tahmin bile edemeyiz. Çok şükür ki böyle bir kahraman geldi, o mücadeleyi yaptı, o savaş kazanıldı, arkasından hepimizin gurur duyduğu bağımsız Cumhuriyet kuruldu. O yüzden hiçbir teşekkür haklarının, hiçbir güzel söz bize yaptıklarının karşılığını ödeyemez” şeklinde konuştu.
“Emanetine sahip çıkmak için çok çalışacağız”
Atatürk’ün bıraktığı emaneti sonuna kadar koruyacaklarını söyleyen Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Ölümünün 102’nci yıl dönümünde Zübeyde Hanımı, onun değerli evladı hepimizin büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, mücadele arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum. Emaneti korumak için, görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek için, çok çalışacağımızın sözünü Zübeyde Hanım’ın manevi huzurunda tekrar dile getirmek istiyorum. Herkesi bu mücadeleye kayıtsız şartsız katılmaya tekrar tekrar davet ediyorum. Türkiye’yi geriye götürmeye çalışanlara, bu ülkeyi birilerine peşkeş çekmeye çalışanlara karşı Cumhuriyetin, Atatürk’ün değerlerinin yanında olalım. Zübeyde Hanım’ın ve evladının manevi mirasının bekçisi olalım. Huzur içinde uyu Zübeyde anne” diye konuştu.
Ünsal: Atatürk’ün ve Zübeyde Hanım’ın kenti olmaktan gurur duyuyoruz
Karşıyaka Belediye Başkanı B. Yıldız Ünsal ise “Karşıyaka’yı asıl güzel yapan Cumhuriyete olan bağlılığı, demokrasiye olan tutkusu ve Atatürk’e olan sonsuz saygısıdır. Yetiştirdiği evlat sayesinde bir ülkenin kaderini değiştiren Zübeyde Hanım, Karşıyaka’nın ve İzmir’in onur kaynağıdır. 102 yıl önce bugün topraklarımızda sonsuzluğa uğurladığımız Zübeyde Hanım, kentimizin cennet köşesinde bizleri karşılamakta ve yüreğimizdeki vatan sevgisini her an canlı tutmaktadır. Zübeyde Hanım’ın son günlerinde kentimize kattığı değer, vefatının ardından Atatürk’ün isteğiyle sonsuz bir mirasa dönüşmüştür. O sadece bir anne değil, bir milletin kaderini değiştiren bir liderin yetişmesine vesile olan Anadolu’nun cefakar ve onurlu kadınlarını temsil eden bir simgedir. Onun azmi ve vatan sevgisi bağımsızlık mücadelemizin manevi temel taşlarından biridir. Biz Atatürk’ün ve Zübeyde Hanım’ın kenti Karşıyaka olmaktan gurur duyuyor ve hatıraları önünde saygı ile eğiliyoruz ” şeklinde konuştu.
Zübeyde Hanım’a sevgi seli
Zübeyde Hanım vefatının 102’nci yıl dönümünde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu saat dokuzu beş geçe saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile anıldı. Başkan Tugay ve protokol, Zübeyde Hanım’ın kabrine kırmızı karanfil bıraktı. Alana gelen çok sayıda İzmirli, yağışlı havaya rağmen Zübeyde Hanım’a saygı için alanda yerini aldı.
Anma programının ardında Başkan Tugay, Başkan Ünsal’ı makamında ziyaret etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Zübeyde Hanım vefatının 102. yıl dönümünde anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923 tarihinde vefat etmiştir. Ölümünün 102. Yılı için hazırlanan ilk program Ödemiş Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bulunan büstünde gerçekleşti.
Belediye Başkanı Mustafa Turan, Belediye Başkan Yardımcısı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şube Başkanı Metin Kıral, Milli Eğitim Şube Müdürü Ahmet Turan Yüzük, CHP Ödemiş Kadın Kolları Başkanı Şeyda Tütüncü Gere, Zübeyde Hanım Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Taşbaşı, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar Zübeyde Hanım anıtına karanfil bıraktı.
Ali Rıza Efendi’nin ölümüyle Atamızı 12 yaşından itibaren tek başına yetiştiren Zübeyde Hanımı minnetle andığını ifade eden Belediye Başkanı Mustafa Turan yaptığı konuşmada; “Mustafa Kemal Atatürk, bir Türk anasının evladıdır. Atamızın yetişmesinde Zübeyde Hanımın rolü büyüktür. Zübeyde Hanım’ın fedakârlığı, sevgisi ve desteği, Atatürk’ün özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde ona güç vermiştir. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet’in temellerinin atılmasında büyük payı olan bu değerli annemizi saygıyla anıyoruz. Onun, Türk milletine ve Atatürk’e kattığı miras, Türk toplumunun geleceği için büyük bir ilham kaynağı olmuştur. Zübeyde Hanımın ve Atatürk’ün gösterdiği büyük fedakârlık ve azim, bizlere de her zaman ışık tutmaya devam edecektir” dedi.
“Çocuk Gözüyle Zübeyde Hanım” Sergisi
Ödemiş Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şubesi işbirliği ile hazırlanan program kapsamında Atatürk Anı Evi’nde sergi açılışı gerçekleşti. Program kapsamında Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Mustafa Almaz yazdığı Zübeyde Hanım’a Vefa”şiirini, Elif Korkmaz ise yazmış olduğu Zübeyde Hanım: Bir Anne, Bir İlham Kaynağı kompozisyonu okudu.
Belediye Başkan Yardımcısı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şube Başkanı Metin Kıral yaptığı konuşmada; “ Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz bekçisi olarak son nefesimizi verene dek mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder’in annesi Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz. Atatürk’ün hatırasına ve Cumhuriyetimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkacağız. Bir evladın yetişmesinde annenin rolü çok büyüktür. Ulu Önder Atatürk’ümüzü yetiştiren anne de her türlü sıkıntıya göğüs gererek büyük bir gayret ve özveri içerisinde Atatürk’ümüzü yetiştirmiş ve daha sonra da onun büyük özelliklerini ortaya çıkartmasına sebep olmuştur. İlke ve devrimleriyle Türkiye’ye çağdaşlığın yolunu açan Atatürk’ü bize hediye eden, yüce Türk anası Zübeyde Hanım’ın aramızdan ayrılışının 102. yılında önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhu şad olsun” dedi.
Daha sonra Ödemiş Belediyesi Resim Kursu öğretmeni Mihriban Neva Sel’in öğrencileri tarafından hazırlanan “Çocuk Gözüyle Zübeyde Hanım” konulu sergi gezildi. Programa katkı sağlayan öğrencilere katılım belgesi ve Nutuk hediye edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Zübeyde Hanım, vefatının 102. yılında Ödemiş’te anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>102. kurtuluş yıl dönümü nedeniyle hazırlanan kutlama programı Atatürk Meydanı’ndaki törenlerle başladı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşımız eşliğinde bayrağımız göndere çekildi. Çorlu Belediye Başkan Vekili Turgay Kumlu’nun Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunun ardından törenlere Cumhuriyet Meydanı’nda devam edildi.
Çelenk Sunumunun Ardından Törenler Cumhuriyet Meydanı’nda Devam Etti
Törenlere Çorlu Kaymakamı Murat Eren, 5. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Muammer Alper, 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Şefik Atak, Çorlu Belediye Başkan Vekili Turgay Kumlu, Çorlu Cumhuriyet Başsavcısı Bilgehan Yücel, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin başkan ve yöneticileri, muhtarlar, askeri ve sivil erkân, askeri birlikler, öğrenciler, vatandaşlar ve basın mensupları katıldı.
“Kurtuluşumuzun 102. Yılını Coşkuyla ve Onurla Kutluyoruz”
Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’mızın hep bir ağızdan okunmasının ardından Çorlu Belediye Başkan Vekili Turgay Kumlu, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştirdi.
Başkan Vekili Kumlu konuşmasında şunları söyledi:
“Değerli hemşehrilerim, kıymetli Çorlulular,
Bugün burada, tarihe altın harflerle kazınmış bir kahramanlık destanının yıl dönümünde, Çorlu’muzun düşman işgalinden kurtuluşunun 102. yılını coşkuyla ve onurla kutlamak için bir araya geldik.
Bugün hep birlikte tarihin o zorlu günlerine dönüp baktığımızda, Çorlu’nun vatanına bağlı, cesur insanları ile ne kadar güçlü bir kent olduğunu bir kez daha hissediyoruz. Onların bize bıraktığı bu şanlı mirası en iyi şekilde taşımak ve gelecek nesillere bırakmak, bizim de görevimizdir.
Çünkü bugün Çorlu, sadece bir şehir değil; özgürlüğün, vatanseverliğin ve dayanışmanın en güzel sembolüdür. 102 yıl önceki o ruh, Çorlu’nun damarlarında hâlâ yaşıyor, halkımızın vatan sevgisi ve dayanışma gücüyle devam ediyor. Bizler, o günlerdeki kahramanlığın ve fedakârlığın izinde, bugünün Çorlu’sunu ve yarının umut dolu Çorlu’sunu inşa ediyoruz.
“Çorlu’muzu Aynı Kararlılıkla Geleceğe Taşıyacağız”
102 yıl önce olduğu gibi bugün de aynı kararlılıkla Çorlu’muzu, ülkemizi daha ileriye taşımak için çalışıyoruz. Çorlu’nun cesur evlatlarına, bize bu gurur gününü yaşatan tüm vatanseverlere sonsuz teşekkür ediyorum.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çorlu’muzun kurtuluşunda ve bağımsızlığımızın kazanılmasında emeği geçen tüm kahramanlarımızı, canı pahasına mücadele eden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; onların bizlere emanet ettiği bu topraklara sahip çıkacağımıza bir kez daha söz veriyorum.
Çorlu’nun kurtuluşunun 102. yılı hepimize kutlu olsun.”
Dereceye Giren Öğrenciler Şiirlerini Okudu
Başkan Vekili Kumlu’nun konuşmasının ardından Türkiye Sakatlar Derneği Çorlu Şubesi ve Çorlu Halk Eğitimi Merkezi halk oyunları ekipleri tarafından gösteri gerçekleştirildi. Daha sonra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Çorlu’da eğitim veren okullarda düzenlenen şiir yarışmasında birinci olan Cumhuriyet Ortaokulu öğrencisi Belinay Uzunoğlu, ikinci olan Şehit Metin Arslan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi 5. öğrencisi Yağmur Kurt ve üçüncü olan Furtuni ve İshak Pinhas Ortaokulu öğrencisi Zeynep Pınar Yumrutepe, Çorlu’nun kurutuluşu konulu kendi yazdıkları şiirleri okudular.
Daha sonra Çorlu Kaymakamı Murat Eren, 5. Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Muammer Alper ve Çorlu Belediye Başkan Vekili Turgay Kumlu tarafından çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi.
Bando Konseri Büyük Alkış Aldı
Ödüllerin verilmesinin ardından 5. Kolordu Bölge Bando Komutanlığı tarafından şarkılar ve marşlar seslendirildi. Bando konseri alanı dolduran Çorlulu vatandaşların büyük beğenisini toplarken dinleti ayakta alkışlandı.
Komando Bölüğü Gösterisine Yoğun İlgi
Salih Omurtak Caddesi üzerinde düzenlenen Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Jandarma Asayiş Komando Bölüğü tarafından gerçekleştirilen gösteri büyük beğeni topladı. Bölüğün marşlar eşliğinde sergilediği gösteri ilgiyle izlenirken Çorlulular, Türk askerine alkışlar eşliğinde sevgi gösterilerinde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
1 Kasım Kurtuluş Günümüzün 102. Yılını Kutladık yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mudanya Belediyesi tarafından, “Kuruluşta İmzamız Var / 9 Gün: Barışa Giden Yol” temasıyla, müzakerelerin başladığı 3 Ekim’den bu yana kutlanan Mudanya Mütarekesi’nin 102’nci yılı etkinlikleri son gün konseriyle son buldu. Konser öncesi Milli Kadın Voleybol takımına geçen yıl kazandıkları Barış Yolu Ödülü verildi.
Mütareke Meydanı’nda düzenlenen etkinliğe İsmet İnönü’nün kızı Özden İnönü Toker, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü Seçici Kurul Üyeleri, ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ve Mudanyalılar katıldı. Geçtiğimiz yıl Mudanya Mütarekesi 2023 Barış Yolu Ödülü’ne layık görülen ancak maç fikstürlerinin yoğunluğu nedeniyle ödülünü alamayan Milli Kadın Voleybol Takımı ödüllerine bu yıl kavuştu. Saliha Şahin, Dilay Özdemir, Melisa Bükmen, Selin Adalı, Bilge Paşa ve Selin Çalışkan, ödülü İsmet İnönü’nün kızı Özden İnönü Toker’in elinden aldı. En büyük zaferin barış olduğunu ve Mudanya’nın dünyaya örnek olacak bir barış getirdiğini dile getiren Toker, “Atatürk’ün kızları olarak kazandıkları büyük başarılardan dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Bu ödülü kızlarımıza vermekten dolayı gurur duyuyorum” dedi.
Mustafa Kemal Atatürk’ün 100 yıl önce Türk kadının neleri başarabileceğini ortaya koyduğunu belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise, “Onlarla birlikte ağladık, onlarla birlikte güldük. Şimdi bile düşündükçe tüylerimiz diken diken oluyor. Hepimizi gururlandırdılar. Her türlü ödüle layıklar. Kızlarımızla beraber çok umutlanıyoruz. İyi ki varsınız. Hepinizi tebrik ediyorum” diye konuştu.
GÖRSEV’DEN UNUTULMAZ KONSER
Ödül töreni sonrası sahne alan dünyaca tanınmış caz piyanistlerinden Kerem Görsev Trio Mudanyalılara unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşattı. Güçlü melodileri ve etkileyici performansıyla izleyenlerden tam not alan Görsev, Mudanya’dan yükselen barış ve bağımsızlık ruhuna ortak oldu. Atatürk ve İsmet İnönü’yü anarak konserini bitiren Görsev, İzmir Marşı’nı Mudanyalılar ile birlikte söyledi. Konser sonunda Kerem Görsev Trio’ya teşekkür eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, dokuz gün boyunca Mütareke sürecinin her anını yaşadıklarını söyledi. Etkinliklerde değerli isimleri ağırlamaktan çok mutlu olduğunu söyleyen Dalgıç, Görsev’den Mudanya için bir beste sözü aldı. Yaşa Mudanya sloganıyla sözlerini bitiren Dalgıç, 102. Yıl kutlamalarına emek veren herkese teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mütareke 102. Yılı Etkinliklerine Görkemli Final yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>