?>
?>
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, Denetim ve Serbestlik tanıtım videosu katılımcılara izletildi.
Devletin, asli görevinin vatandaşı korumak olduğunu dile getiren Adalet Bakan Yardımcısı Ramazan Can, “Öncelikle hepinize, Adalet Bakanımız Sayın Yılmaz Tunç’un selamlarını iletiyor, toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sayın Rektörümüze, üniversitenin kapılarını bize açtığı için teşekkür ediyorum. Kendisi, önemli işlere imza atıyor. Bu toplantı sonucunda ortaya çıkacak rapor, infaz hukukuna ve denetimli serbestlik hukukuna ilişkin bir perspektif ortaya koyacak. Biz de Bakanlık olarak bu perspektif ışığında ne gerekiyorsa yapacağız. Devlet demek, vatandaşını korumak demektir ve devletin, vatandaşını koruyabilmek adına cezalandırma yetkisi vardır. Barışı, huzuru ve kamu düzenini sağlamak, devletin asli görevidir. Tarih boyunca hümanist bakış açısıyla ceza ve infaz hukuku da sürekli değişmiştir. Bizim kültürümüzde, insana değer vermek esastır” dedi.
“Her insan suç işlemeye meyillidir”
Bakan Yardımcısı Can, “Her insan suç işlemeye meyillidir. Bu bakımdan suç işlenmektedir ve işlenmeye de devam edecektir. İnfaz rejiminde asıl amaç bireyi topluma kazandırmak, ıslah ve iyileştirmektir. Ancak uygulamaya bakıldığında, tüm dünyada suç işleyip tahliye edilenlerin; cezaevinden çıktıktan sonra yaşanan problemler, toplumdaki ötekileştirme gibi nedenlerden dolayı yaklaşık yüzde 40’ının tekrar suç işleyerek cezaevlerine geri döndükleri görülmüştür. Ülkemizde de bu oran yüzde 45 civarındadır. Bu da, infaz rejiminin tekrardan ele alınması gerektiğinin bir göstergesidir. Bu, sadece Adalet Bakanlığı’nın tek başına yapabileceği bir şey değil. Ailenin, toplumun ve devletin hep birlikte el atması gerekir” diye konuştu.
Bireylerin ıslahının toplumun yararına olduğunu dile getiren Ramazan Can, “Bugün, 400 bin civarında tutuklu ve hükümlü cezaevlerinde, yaklaşık 600 bin denetimli serbestliğe tabi olmak üzere 1 milyon kişi infaz hukuku sistemi içerisindedir. Bu kadar kişi bu sistemin içerisinde olmasına rağmen bir cezasızlık algısından da bahsedilmektedir. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerin suç işlemesi bir cezasızlık algısı oluşmaktadır. Ancak, diğer taraftan bakıldığında bireylerin topluma kazandırılması gerekir. Bu bir dengedir. Bu kişileri ıslah etmek, topluma kazandırmak sadece o kişinin değil, toplumun menfaatine de uygundur. Dolayısıyla toplumun da bu manada bir bedel ödemesi gerekir. Islah ve iyileştirme yalnızca cezaevi ya da denetimli serbestliğin tekelinde değildir. Aileler, okullar, STK’lar, üniversiteler bu konuda iş birliği yapmak zorundadır” dedi.
“Biz, kişilerin işlediği suçla ilgilenmiyoruz”
Hukuk sisteminin, Türkiye’nin itibarı olduğunu söyleyen Can, “Türkiye Cumhuriyeti’nin infaz rejiminin insan haklarına saygılı, hukukun üstünlüğünü esas alan bir uygulama olduğunu biliyorum. Bu da Devletimizin bir itibarıdır. Bugün ceza evlerinde şiddete sıfır tolerans var, işkence yok. Kişiyi, işlediği suça bakmaksızın insan haklarına, hukukun evrensel ilkelerine saygın bir şekilde işlem yapıyoruz. Biz, kişilerin işlediği suçla ilgilenmiyoruz. Bizim infaz sistemimiz kişiyi ‘insan’ olarak görüyor ve ona göre davranıyor. Bir ülkenin gelişmişliği, modern hukuk sistemiyle ölçülüyor. İnfaz sistemimizin işleyişi sayesinde ülkemizde Anayasa Mahkemesine ve İnsan Hakları Mahkemesine başvuruların da asgari düzeye indiğini görüyoruz. Bu bakımdan da tüm personelimize teşekkür ediyorum” dedi.
“Denetimli serbestlik adalet sisteminin temel unsularından birisidir”
İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, “2005 yılında adalet sistemimize kazandırılan denetimli serbestlik uygulamaları, suç işleyen bireylerin topluma kazandırılması, toplumsal huzurun tesisi konusunda önemli bir dönüm noktası olmuş, adalet sistemimizin temel unsurlarından birisi haline gelmiştir. Bugün, denetimli serbestlik sistemimizin 20 yıllık tecrübesini tüm boyutlarıyla değerlendirmek, karşılaştığımız sorunları tespit etmek, çözüm yollarını tartışma için bir araya geldik. Etkinliğimiz boyunca denetimli serbestliğin mevcut yapısı, hedefleri, uygulamada karşılaşılan güçlükler ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alınacak. Toplantımızın adalet sistemimize ve toplumumuza hayırlı sonuçlar getirmesini diliyor, katkı ve katılımlarıyla bu süreci zenginleştiren herkese teşekkür ediyorum” dedi.
“Adalet sisteminin gelişimine katkı sunmak sorumluluğumuzdur”
EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak bizler, üniversite-toplum iş birliği çerçevesinde, adalet hizmetlerinin gelişimine katkı sunmayı bir sorumluluk olarak görmekteyiz. Adalet sisteminin daha şeffaf, daha kapsayıcı ve daha etkin işlemesi için disiplinlerarası çalışmalar yürütmekte; hukuk, psikoloji, sosyoloji ve eğitim gibi alanlarda bilimsel destek sağlamaktayız. Üniversitemizin Psikoloji, Sosyoloji, Hukuk ve Eğitim fakülteleri ile Ege Meslek Yüksekokulu bünyesinde; denetimli serbestlik kapsamında yer alan bireylerin psikososyal destek süreçlerine katkı sunmak üzere çeşitli projeler gerçekleştirdik. İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile imzaladığımız iş birliği protokolleri sayesinde, öğrencilerimiz hem uygulama deneyimi kazanmakta hem de toplumsal sorumluluklarını yerine getirmektedir. Ayrıca, üniversitemizde gerçekleştirilen yüksek lisans ve doktora tezlerinde denetimli serbestlik sistemi çok boyutlu olarak ele alınmakta; birey üzerindeki psikolojik etkiler, toplumsal uyum süreçleri ve suçun tekrarının önlenmesi konularında önemli veriler üretilmektedir. Bu çalışmalar, politika yapıcıların karar süreçlerine ışık tutacak nitelikte bilimsel katkılar sunmaktadır” dedi.
Yakın zamanda iki önemli protokole imza attıklarını dile getiren Prof. Dr. Budak, “ İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız ile Üniversitemiz arasında, ‘Kırılgan Grupların Sağlık Hizmetlerine Erişiminin Güçlendirilmesi Projesi’ ile toplumumuzun en kırılgan üyelerinin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracak önemli bir adım atarak Üniversite Hastanemizdeki çocuk ve erişkin ruh sağlığı kliniklerimizde bu özel grup için randevu sisteminde kontenjan ayırarak onlara daha hızlı ve etkin sağlık hizmeti sunmayı hedefliyoruz. Yine ‘Denetimli Serbestlik Hizmetleri Alanında İş Birliği’ protokolleri kapsamında yürütülecek çalışmalarla, denetimli serbestlik tedbiri uygulanan bireylerin eğitim ve rehabilitasyon süreçlerine destek sağlamayı, bağımlılıkla mücadeleyi güçlendirmeyi ve çocuklara yönelik sosyal projeler geliştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
“Her türlü iş birliğine hazırız”
Prof. Dr. Budak, “Üniversitelerin asli görevlerinden biri de kamu politikalarına bilimsel bir zemin hazırlamak, sosyal sorunlara çözüm üretmek ve kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde toplumsal gelişimi desteklemektir. Bu çerçevede, denetimli serbestlik uygulamalarının geliştirilmesi ve daha etkin hale getirilmesi için ilgili tüm kurumlarla ortak çalışmalar yürütmeye hazır olduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Bugünkü toplantının da bu anlamda çok değerli bir platform olduğuna inanıyorum. Üniversitemizin sahip olduğu akademik birikim ve araştırma kapasitesini, adalet sistemimizin insani yönünü güçlendirecek her türlü çalışmada seferber etmeye devam edeceğiz. Bu sürecin bir paydaşı olmaktan gurur duyuyor; denetimli serbestlik uygulamalarının daha da yaygınlaşması ve etkinleşmesi için her türlü akademik katkıyı sunmayı taahhüt ediyoruz. Bu anlamlı programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür ediyor; toplantının ülkemizin adalet sistemi açısından hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
“Denetimli serbestlik, ceza infazının geleceğidir”
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım ise “Bölge toplantılarımızın İzmir ayağını ülkemizin güzide üniversitelerinden birisi olan Ege Üniversitesinde yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 20 yıllık bir süre içerisinde denetimli serbestlik mekanizması, infaz sistemimizin ayrılmaz ve vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. 2005 yılında denetimli serbestlik mekanizmasının ülkemize gelmesi, çok önemli bir reformu içermekteydi. Bu sistem içerisinde şu an itibarı ile 6 bin personelimiz 448 bin yükümlünün takibini gerçekleştiriyor. Denetimli serbestlik sistemi, kişiyi rehabilite etme ve topluma tekrardan yararlı bir birey haline getirme amacına çok güçlü bir şekilde hizmet eden bir infaz sistemidir. Denetimli serbestlik, ceza infazının geleceğidir. Batılı sistemlere bakıldığında denetimli serbestlik faaliyetlerinin pek çoğunun gönüllülük esasına göre yürüdüğü görüyoruz. Biz de sorumluluklarımızı yerine getirirken diğer kamu kurumlarımızın da desteklerini görüyoruz. Denetimli serbestliğin önümüzdeki yıllarda da çok daha güçlü bir şekilde infaz ve iyileştirme alanında rolünü ifade edeceğine inancım tamdır. Bu toplantının düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Gün boyunca devam eden etkinlik kapsamında alanında uzman kişilerde denetimli serbestlik sisteminin uygulamaları, geleceği ve problemleri tartışıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Denetimli Serbestliğin 20. Yılı Bölge Toplantısı Ege Üniversitesi ev sahipliğinde yapıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İlk uçuşunu 12 Nisan 2005 tarihinde gerçekleştirerek havacılık tarihinde önemli bir sayfa açan Corendon Airlines, geçen süreçte Avrupa’nın saygın tatil hava yollarından biri haline geldi. Hava yolu şirketi, sektördeki 20. yılını bu uzun ve başarılı yolculukta her zaman yanında olan yolcularıyla birlikte kutladı.
12 Nisan 2025’te, Avrupa ve Mısır’daki 32 havalimanından kalkan yaklaşık 80 uçuşta, yolculara özel olarak hazırlanan dostluk bileklikleri hediye edilirken, tatlı bir sürpriz olarak lezzetli çikolatalar da ikram edildi. Corendon’un bu jesti, gökyüzünde adeta bir festival havası yaratırken, markanın yolcularına duyduğu minnet ve bağlılığı içten bir şekilde ortaya koyarak beğeni topladı.
“20 yıldır turizm ve havacılık sektörlerinde hizmet vermenin gururunu yaşıyoruz”
Gökyüzündeki 20. yıllarının coşkusunu binlerce Corendon yolcusuyla paylaşmaktan mutluluk duyduklarını belirten Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Corendon Airlines olarak, tam 20 yıldır turizm ve havacılık sektörlerinde hizmet vermenin gururunu yaşıyoruz. Her yıl yaklaşık 500 bin turisti ülkemize getirerek turizme önemli katkılar sağlıyoruz. Faaliyetlerimizi ilk günkü inanç ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de yenilikçi hizmetlerimiz, güçlü filomuz ve müşteri memnuniyetini odağına alan vizyonumuzla gökyüzünde başarı hikâyesi yazmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı dönüm noktasında tüm yolcularımıza ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyor, nice başarılı ve güvenli uçuşlara birlikte imza atmayı diliyoruz.”
2005 yılında Hollanda’nın Eindhoven Havalimanı’ndan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na yapılan tarihi ilk uçuşla operasyonlarına başlayan Corendon Airlines, aynı zamanda Sabiha Gökçen Havalimanı’na inen ilk yolcu uçağı olma ayrıcalığını da taşıyor. Bugün, modern filosunda bulunan 31 adet Boeing 737-800 ve Boeing 737 MAX 8 uçağıyla yıllık 10 milyon yolcu taşıyan Corendon Airlines, dünya genelinde 50’den fazla havalimanına düzenli seferler gerçekleştiriyor. Özellikle Akdeniz’in gözde tatil merkezlerine sunduğu direkt uçuşlarla, binlerce turistin hayallerindeki tatillere güvenle ulaşmasına aracılık ediyor
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Corendon Airlines, 20. yılını binlerce yolcusuyla coşkuyla kutladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>LS Traktör, AGROEXPO 20. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda
çiftçilerden büyük ilgi gördü
Her adımında Türk tarımına değer katmayı ve çiftçilerin yanında olmayı önceliklendiren Yanmar Turkey’nin Türkiye Distribütörlüğünü üstlendiği LS Traktör, İzmir’de düzenlenen 20. AGROEXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda yenilenen teknolojisi ve modern tasarımlarıyla büyük ilgi gördü.
Japon devi Yanmar’ın ülkemizdeki tam iştiraki olarak faaliyet gösteren Yanmar Turkey, İzmir’de bu yıl 20’ncisi düzenlenen AGROEXPO Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda, 2025 yılı itibarıyla Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği LS Traktör modellerini görücüye çıkarttı.
Yanmar Turkey Tarım İş Kolu ve İş Geliştirme Direktörü Murat Balkan Kanbir, LS Traktör modellerini yenilenen teknolojisi, güçlü performansı ve modern tasarımlarıyla fuarda büyük ilgi gördüğünü belirterek, “Türk çiftçisi LS markasını zaten uzun yıllardır yakından tanıyor. Uzun zamandır çiftçilerimiz LS traktörü bizlerden talep ediyordu. Çiftçilerimizin LS traktörlerine olan güveni ile heyecanına kayıtsız kalmadık ve Dünya’da ilk kez Yanmar çatısı altında LS traktörün satışını üstlendik. Çiftçilerimizin bu heyecanı bizim için en büyük motivasyon kaynağı oldu. Yeni nesil teknolojilerimizle artık çok daha dikkat çekici ve verimli çözümler sunuyoruz.” dedi.
LS Traktör, Türkiye Pazarında Güçlü Bir Yer Edinmeyi Hedefliyor
LS Traktör’ün uzun yıllardır ABD’de genel müşteri memnuniyeti, ürün ve yedek parça bulunabilirliği açısından “Amerika’nın en iyi traktör markası” olarak seçildiğini belirten Kanbir, şöyle devam etti: “Türkiye, dünyanın 4. büyük pazarı, hedefimiz bu noktada Türkiye pazarında güçlü bir yer edinmek olacak. LS markasını Türkiye genelindeki çiftçilerimiz ve bayilerimizle en etkili ve güçlü şekilde buluşturmayı amaçlıyoruz. Bu süreçte, hem çiftçilerimizin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak hem de bayilerimize güçlü bir iş ortaklığı sunmak adına kapsamlı hazırlık yapıyoruz. LS Traktörlerin üstün teknoloji, dayanıklılık ve performans özelliklerini 2025 yılı itibarıyla, farklı ihtiyaçlara hitap eden 10 farklı modelle Türkiye’nin dört bir yanındaki çiftçilerimizle buluşturacağız.”
Yoğun bayilik talepleri geldi
Tüm ürünlerde verimli bir fuar dönemi geçirdiklerini vurgulayan Kanbir, “İç pazarda birçok bayi adayıyla el sıkıştık ve Türkiye’nin bir çok noktasından yoğun bayilik talepleri aldık. Yanmar Turkey bünyesinde sergilediğimiz Solis, Yanmar, LS markalı traktörlerimiz ve YTAgri ekipmanlarımız hem Türk çiftçileri hem de ihracat yaptığımız ülkelerden gelen ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Yenilikçi teknolojilerimiz, dayanıklılığımız ve verimliliğe odaklı çözümlerimizle fuar boyunca yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Türk çiftçisinin ihtiyaçlarına yönelik sunduğumuz ürünler, geniş ürün gamımız ve güçlü satış sonrası hizmetlerimizle fuardan oldukça memnun ayrıldık. Aynı zamanda ihracat pazarlarımızdan gelen talepler de bizim için son derece motive ediciydi. AGROEXPO, markalarımızın gücünü bir kez daha gözler önüne seren verimli bir fuar oldu.” diye konuştu.
Her ihtiyaca göre traktör var
Yanmar Turkey’nin bu yıl satışına başlayacağı LS traktör portföyündeki, XJ, MT3 serisi 35-60 beygir aralığındaki modeller, özellikle küçük ve dar alanlarda çalışan çiftçilerin ihtiyacına cevap verebilecek şekilde geliştirildi. Çok yönlü ve konforlu traktörlerin çiftçilerin büyük beğenisini kazanacağı tahmin ediliyor. 60-100 beygir aralığında olan XU, MT5 ve MT7 serisi traktörler ise orta ve büyük ölçekli işletmeleri olan çiftçilere hitap ediyor. Bu traktörler, dayanıklı yapısının yanı sıra konforu üst seviyeye çıkaran premium özelliklerle öne çıkıyor. Yanmar Turkey, 2025 Nisan – Mayıs döneminde yapacağı lansmana özel kampanyalarla da LS Traktörleri çiftçilerle daha uygun şartlarda buluşturmayı planlıyor.
Çiftçilerin yeni gözdesi: Yanmar YH700M biçerdöver
Yanmar Turkey, LS Traktörlerin yanı sıra Yanmar YH700M biçerdöveriyle de çiftçilerin büyük beğenisini topladı. Yeni nesil YH serisi biçerdöver, Yanmar markalı 70-100 Beygir gücünde Euro 5 motoruyla çevre dostu teknolojiyi ve üstün performansı bir araya getiriyor. Arpa, buğday, çeltik ve mısır gibi ürünlerde, farklı hasat tablaları sayesinde maksimum verim sunuyor. Klimalı kabiniyle uzun saatler boyunca rahat bir çalışma ortamı sağlıyor. Paletli tasarımı, çamurlu ve ıslak zeminlerde kesintisiz çalışabiliyor. Bağımsız hareket eden paletler, tank dönüşü kabiliyetiyle tarla kenarlarında zahmetsiz manevralar yapmayı sağlıyor. Yerden yükseklik ayarıyla eğimli arazilerde bile arazi yapısına uygun olarak makinenin en uygun konumlandırmayı sağlayarak üstün performans sunuyor. Yanmar YH700M, 3.500 kiloluk kompakt ağırlığı sayesinde yakıt tüketimini minimumda tutarken, küçük alanlarda, hızlı ve etkili hasat kabiliyetiyle çiftçilerin işlerini kolaylaştırıyor.
Yanmar Turkey, fuara ayrıca her geçen gün daha fazla çiftçinin beğenisini kazanan Solis ve Yanmar traktörleri ile YTAgri tarım ekipmanlarıyla katıldı. Segmentinde %80 üzerinde pazar payı ile pazar lideri olan Solis 26’nın yanı sıra Solis 50, 60, 75 ve 90, Yanmar YM 347 ve 359, YTAgri ekipmanlar ve otomatik dümenleme gibi öne çıkan ürünleri ziyaretçilerin ilgi odağı oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
LS Traktör, AGROEXPO 20. Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda çiftçilerden büyük ilgi gördü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %33,40 artış, imalatta %27,60 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %18,20 artış ve su temininde %54,39 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında %23,27 artış, dayanıklı tüketim mallarında %37,44 artış, dayanıksız tüketim mallarında %37,42 artış, enerjide %18,05 artış ve sermaye mallarında %25,61 artış olarak gerçekleşti.
Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık %3,25 arttı
Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında %3,57 artış, imalatta %3,25 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında %0,44 azalış ve su temininde %16,84 artış olarak gerçekleşti.
Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında %1,81 artış, dayanıklı tüketim mallarında %6,39 artış, dayanıksız tüketim mallarında %4,45 artış, enerjide %2,27 artış ve sermaye mallarında %3,25 artış olarak gerçekleşti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık %27,20 arttı, aylık %3,06 arttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Açılışa; Burhaniye Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ve eşi Nuriye Deveciler, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı, Edremit Belediye Başkan Yardımcısı Metin Tunçer, Burhaniye CHP İlçe Başkanı Aylin Yıldırım, Belediye Başkan Yardımcıları Ayten Tuna, Oktay Erbalaban, Tamer Midilli, Belediye Meclis Başk.V. Tarık Erdil,Meclis Üyeleri ve Burhaniyeliler katıldı.
Festivalin açılış konuşmasını yapan Başkan Deveciler, “Bolu’da meydana gelen elim yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımız için acımızın tarifi yok. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun” sözleriyle başladı. Başkan Deveciler, “Gelenekselleşmiş olan Zeytin ve Zeytinyağı Hasat Festivalimizi sürdürmenin onurunu yaşıyoruz. Tarih boyunca barışın, kutsallığın, bereketin, bilgeliğin ve saflığın sembolü olan zeytin, bugün de hepimizin bir arada olmasını temsil etmeye devam ediyor. Bizler zeytinle büyüdük, onunla yaşamaya devam ediyoruz. Üreticilerimizi desteklemeye ve Burhaniye’mizin adını hem ülkemizde hem dünyada duyurmaya devam edeceğiz. dedi.
Ardından kürsüye çıkan CHP Balıkesir Milletvekili Serkan SARI; zeytin ve tarıma değer veren, doğayı ve sürdürebilir yaşamı önemseyen Belediyecilik anlayışı ile düzenlenen bu festivalin Balıkesir ve Burhaniye’mize hayırlı olmasını diliyorum dedi.
Reha Yurdakul Salonu’nu dolduran vatandaşlara sıcak tarhana çorbası ikramı ile festivalin açılış programı son buldu.
20.Burhaniye Zeytin ve Zeytinyağı Hasat Festivali, çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Burhaniye’de 20. zeytin ve zeytinyağı hasat festivali başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hizmet üretim endeksi aylık %0,2 arttı
Hizmet üretim endeksi (2021=100) 2024 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %0,2 arttı. Aynı ayda ulaştırma ve depolama hizmetleri %0,1 arttı, konaklama ve yiyecek hizmetleri %1,1 arttı, bilgi ve iletişim hizmetleri %2,5 azaldı, gayrimenkul hizmetleri %2,8 azaldı, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %1,8 arttı, idari ve destek hizmetleri ise %1,3 arttı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Hizmet üretim endeksi yıllık %2,0 azaldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bu diyarlar Normal PVE oyuncuları, PVP oyuncuları ve Hardcore için açılacak.
Oyuncular, bu diyarlarda yeni karakterler oluşturarak yepyeni ekonomiler ve WoW Classic’in 2019’daki çıkışının ardından birtakım kalite iyileştirmeleri getiren “#birkaçdeğişiklik” ile ile aylar sürecek içerik aşamalarında ilerleme katedecek.
Ek olarak Warcraft 30. Yıl Dönümü Direct Yayınında da paylaşıldığı üzere Hardcore olmayan tüm sunucular Burning Crusade Classic’e geçecek.
20. Yıl Dönümü Sürümü Diyarları hakkında daha fazla bilgi için World of Warcraft web sitesini ziyaret edin.
Görsel materyallere Blizzard Basın Merkezi üzerinden ulaşılabilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
WoW Classic 20. Yıl Dönümü Sürümü Diyarları Çıktı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
44 KURS MERKEZİNDE 305 USTA ÖĞRETİCİ
Her yıl sanat ve mesleğin birçok farklı alanında faaliyet gösteren kurslarıyla Kocaeli’de yaşayanların hayatına değer katan KO-MEK’te 2024-2025 eğitim öğretim dönemi, 16 Eylül 2024 tarihinde başladı. Kocaeli genelinde 44 kurs merkezinde faaliyet gösteren KO-MEK kurslarında, alanında uzman 305 usta öğretici eğitim veriyor.
387 BRANŞTA 25 BİN 870 KURSİYER
KO-MEK bu yıl eğitimlerine 387 branş ve bin 250 grupta 25 bin 870 kursiyerle başladı. Bunun yanı sıra KO-MEK bu dönem “Uzaktan Eğitim” (UZEM) ve ‘’Kariyer Akademisi’’ online eğitimleriyle 6 bin 457 kursiyere ulaştı.
20. YILINDA 1 MİLYON KURSİYERİ AŞTI
Kocaeli halkına sunduğu eğitim imkanlarıyla sadece bir kurs merkezi olmaktan çıkıp, önemli bir toplumsal değişim ve gelişim alanına dönüşen KO-MEK, ulaşılan kursiyer sayısına bakıldığında da haklı bir gurur yaşıyor. KO-MEK kursları, 20. yılında 1 milyonuncu kursiyerine eğitim vermeye başladı. Her yaştan insana yönelik kurslarla kişisel ve mesleki gelişim imkanı sağlayan, katılımcılara yeni beceriler kazandırarak iş hayatında rekabet avantajı sunan KO-MEK, ev ekonomisine ve istihdama da önemli katkı sağlıyor.
KADIN GİRİŞİMCİYE TAM DESTEK
Sosyal sorumluluk projelerine de önem veren KO-MEK aynı zamanda komeksepeti, KODELİ, USTAM, KO-MEK Hurması, KO-MEK Vefası gibi birçok projeyi de yürütüyor. Kurslarda öğrendikleri el sanatlarından ürettikleri ürünleri komeksepetinde satışa sunarak ev ekonomisine katkı veren kadınlar, aynı zamanda şehrin farklı yerlerinde kurulan alışveriş festivallerinde bu eserlerini görücüye çıkarıyor. KO-MEK kendi işini kurmak isteyenlerin hayallerini de gerçekleştirmelerine yön veriyor. Özellikle kadın girişimciler KO-MEK’te aldıkları eğitimlerin ardından kendi iş yerini açıyor. KO-MEK bünyesindeki USTAM projesiyse sanayinin ihtiyaç duyduğu ara elemanları yetiştirirken istihdama da katkı sağlıyor. İhtiyaç sahiplerinin yanında olan KO-MEK Hurması ve evlenecek genç kızlara çeyiz sağlayan KO-MEK Vefası gibi projelerse dayanışmanın, bir ve birlik olmanın değerini ortaya koyuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
KO-MEK 20. yılında güçlü şekilde yoluna devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
FİKİR ALIŞVERİŞİNDE BULUNULDU
Bugüne kadar 387 farklı branşta 997 bin 146 kursiyere eğitim vererek alanında ulaşılması zor bir başarıya imza atan KO-MEK, değerlendirme ve yenilikçi çalışma stratejileri toplantısı düzenledi. Oldukça geniş kapsamlı gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında; verilen eğitimlerin kalitesini artırmak, kursiyerlerin motivasyonunu yükseltmek, ayrıca eğitim sürecinde sahada yaşanan olumsuzlukları, uyumsuzlukları konuşmak ve çözüm bulmak için fikir alışverişinde bulunuldu.
NİCELİK KORUNARAK NİTELİK ARTTIRILACAK
Yaygın Eğitim Şube Müdürü Lokman Ceyhan program kapsamında katılımcılara hitaben gerçekleştirdiği konuşmasında kurs yönetici ve yardımcılarının vatandaşla iletişimine dikkat çekti. Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Murat Yavuz ise “Hep birlikte KO-MEK projesi yanında, Komeksepeti, Kodeli, Özel Eğitim Sınıfları, Ustam, KO-MEK Hurması, KO-MEK Vefası gibi birçok projeyi yürüttük. Her bir kurs merkezimiz yürüttüğü eğitimlerin yanında etki alanındaki vatandaşlarımızın Büyükşehir’e birer erişim ve temas noktasıdır. Bu sebeple kursiyerimiz olsun veya olmasın erişim alanınızdaki dezavantajlı vatandaşlarımız öncelikli olmak üzere tüm vatandaşlarımızın sıkıntılarını gidermek üzere ilgili birimlerle irtibatlarını sağlamalıyız. Bu bağlamda nicelik olarak mevcut durumumuzu korurken nitelik konusundaki çalışmalara ağırlık vermeliyiz. Gayretli çalışmalarınızdan ötürü hepinize teşekkür ederken yeni eğitim yılının hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
KO-MEK 20. yıl stratejisini belirledi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kısa bir süre sonra önce bazı hastalarını öldürdüğünü itiraf eden Theodoor, Mart 2020 ile Mayıs 2022 arasındaki tarih içinde en az 20 corona virüsü hastasını öldürdüğünü duyurdu. Hakim karşısına çıkan Theodoor, “Hastaların daha fazla acı çekmesine gönlüm elvermedi” diyerek hastaları öldürdüğünü açıkladı.
Assen’deki Wilhelmina Hastanesi’nde en az 20 hastayı öldürdüğünü belirten Theodoor, 3 hafta önce Veenhuizen’deki evinde gözaltına alınmıştı. Theodoor’un yaptıklarını bir iş arkadaşına söyledikten sonra durumdan rahatsız olan meslektaşlarının polise haber verdiği belirtilmişti.
Erkek hemşirenin, doktorların talimatlarına uymayarak hastaları öldürdüğü belirtildi. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, Theodoor hakkındaki kararın Haziran ayında verileceği belirtildi.
Avukat Sebas Diekstra, yaşamını yitirenlerin yakınlarına soruşturma ile ilgili 2 hafta önce bilgi verildiğini söylerken, “Hasta yakınlarının çok sorusu var ve sevdiklerinin nasıl öldükleriyle dair büyük bir üzüntü yaşıyorlar. Onlar da düzgün bir soruşturma istiyor” dedi.
Hemşire yıllar sonra itiraf etti: 20 Covid-19 hastasını öldürdüm yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>