?>
?>
Karadeniz’in spor şehri Trabzon’da, mavinin yeşille buluştuğu eşsiz bir manzara eşliğinde düzenlenecek olan Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu, 45. yılında sporun birleştirici gücüyle toplumsal faydayı ön plana çıkarıyor. Maratondan elde edilecek kayıt gelirleri, Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye Atletizm Vakfı, UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve Yeşilay’a bağışlanacak.
Bu sene “Her Adımda Barışa Koş” mottosuyla düzenlenecek Vakıfbank 45.Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu, sporun birleştirici gücüyle sivil toplum kuruluşlarına destek sağlamayı hedefliyor. Katılımcılar, hem kendi sınırlarını zorlayacak hem de gençlere, çocuklara, sağlıklı yaşam bilincine katkıda bulunacak. 45 yıllık köklü geçmişiyle Trabzon Yarı Maratonu, bu yıl da ilham verici gücü ve dayanışma ruhuyla dünyanın dört bir yanına barış ve kardeşlik mesajı taşıyacak.
Vakıfbank 45. Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu, Türkiye Atletizm Vakfı, UNICEF Türkiye ve Yeşilay ile hayatlara dokunacak
Türkiye Atletizm Eğitim Vakfı, “Cüneyt E. Koryürek Genç Atletlere Destek Projesi” ile geleceğin yıldızı olacak genç atletlerin kariyerlerini geliştirmelerine ve ulusal düzeyde başarı kazanmalarına katkı sunacak. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu-UNICEF, dünyada ve Türkiye’de çocukların yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik çalışmalar yaparken, Yeşilay, bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaştırılması için topluma değer katacak.
Her adımın barışa dönüştüğü Vakıfbank 45.Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu, bu yıl iyiliği paylaşmak isteyen herkes için bir fırsat sunuyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin kayıt gelirlerini bağışladığı “Her Adımda Barışa Koş” misyonuna destek vermek isteyen koşucular, Türkiye Atletizm Eğitim ve Yardımlaşma Vakfı Türkiye Atletizm Vakfı Halk Bankası Ataköy şubesi TR47 0001 2009 8520 0016 0000 01 TL hesabına, UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin https://www.unicefturk.org/yazi/kendi-bagis-kampanyani-ac ve Yeşilay’ın https://www.yesilay.org.tr/tr/bagis-yap web siteleri üzerinden bağış yaparak katkıda bulunabilecek.
Sporun hem fiziksel bir aktivite hem de toplumsal dönüşümün güçlü bir aracı olduğunu vurgulayan Vakıfbank 45. Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu, her yaştan ve seviyeden katılımcıya açık bir etkinlik olarak sporu tabana yaymayı ve toplumun her kesimini bir araya getirmeyi amaçlıyor.
Her yıl daha fazla koşucunun ilgisini çeken Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu, bu yıl da Türkiye’nin dört bir yanından ve uluslararası arenadan birçok sporcuyu Trabzon’un eşsiz güzellikleriyle buluşturacak.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu ve Trabzon Valiliği tarafından desteklenen Vakıfbank 45.Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu’nun kayıtları, 18 Şubat 2025 Salı günü saat 00:00’a kadar https://yarimaraton.trabzon.bel.tr adresi üzerinden yapılacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vakıfbank 45. Uluslararası Trabzon Yarı Maratonu kayıt gelirleri Türkiye Atletizm Vakfı, UNICEF Türkiye ve Yeşilay’a bağışlanacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>ADANA Yaşanan son depremlerin ardından Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki Melih Baki, “4,5’in altındaki depremler normal depremler. Bilim adamlarının ekrana çıkıp ‘deprem olabilir’ söylemlerine gerek yok. Bilim adamı sokaktaki vatandaşımız gibi köydeki nenemiz gibi konuşmaz” dedi. Ayrıca Baki, Kahramanmaraş, Bingöl ve Malatya’da riskin sürdüğünü, Adana’daki deprem riskinin ise yüzde 98 oranında geçtiğini belirtti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından artçı sarsıntılar devam ediyor. En son 3 Mayıs’ta Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde insanları panik eden 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremler, Şanlıurfa, Mersin, Kayseri, Adana ve Gaziantep’te de hissedildi. Ardından Adana’nın Aladağ ilçesinde de aynı gün 4,3 büyüklüğünde yaşanan deprem Adanalıları tekrar tedirgin etti. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görür, depremle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yağmurlu/Göksun-K. Maraş’ta 5,1 ve 4,1 depremler oldu. Daha önce belirttiğimiz gibi, bu depremler 6 Şubat Gaziantep ve Kahramanmaraş depremlerinden sonra Sürgü fayının Göksun civarındaki en batı ucunda meydana geldi. Stres transferi nedeniyle muhtemelen Göksun’dan Adana havzasına inen faylar üzerinde hareketlenmeler beklenebilir” ifadelerini kullandı.
Bu açıklamalar kentte yaşayan vatandaşları daha da tedirgin etti.
“6 ile 6,7 arasında deprem oluncaya kadar sıkıntı devam edecek”
Jeofizik Mühendisleri Odası Genel Merkez Onur Kurulu Üyesi Jeofizik Yüksek Mühendisi Melih Baki, depremlerin ardından İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Baki, 4,5 altında yaşanan depremlerin olağan olduğunu belirterek, “Hatay rahatladı. Şimdi artçılar olur, oda normal. Asıl sorun ikinci hareket eden ana blok. Kahramanmaraş, Malatya ve Bingöl daha yerine oturmadı. Orada 6 ile 6,7 arasında deprem oluncaya kadar sıkıntı devam edecek” diye konuştu.
“Fay deprem üretmez”
Osmaniye’de ve Adana’nın Ceyhan ile Kozan ilçelerinde hafif bir enerji birikimi olduğuna dikkat çeken Baki, “Oluşan 4,5 aşağısı depremler o enerji birikiminin boşalması. Fay deprem üretmez. Basınç deprem üretir. Yani ‘Fay stres biriktirir’ diye bir laf yok. 60-70 yıldır kaç tane deprem oldu ülkemizde. Deprem olabilir demek bilimsel bir yaklaşım değildir. Normal sıradan vatandaşımızın, köydeki nenemizin söylediği bir laftır” ifadelerini kullandı.
“Adana’da risk geçti”
Adana’da riskin yüzde 98 oranında geçtiğine dikkat çeken Baki, “Şimdi Adana’da önemli derecede risk geçmiş vaziyette. Yüzde 98, yüzde 99 oranında risk geçmiş vaziyette. Yani hasarsız evlere girilebilir. Bir sıkıntı fazla yok. Asıl sıkıntı hafif enerji birikimi olan Ceyhan, Saimbeyli, Kozan ve Osmaniye arasında. 4,5’in altındaki depremler normal depremler. Zaten bu dünyada deprem olmazsa hayat olmaz” şeklinde konuştu.
“Bilim adamı köydeki nenemiz gibi konuşmaz”
Bazı bilim adamlarının ‘Deprem olacak’ söylemlerine de tepki gösteren Baki, “Kahramanmaraş ve Hatay’da ki deprem Adana’da birçok apartmanın yıkılmasına neden oldu. Eğer bu büyük depremler biraz daha yakın bir yerde olsaydı, Adana diye bir şey kalmazdı. Bilim adamı demek sorunu çözen adam demektir. Bilim adamı doğru bilgilendirme demektir. Olabilir demek olmaz. Deprem bölgesindeyiz ve deprem olacak. Bunu durdurma şansımız yok. Deprem öncesi önlemleri bizim konuşmamız lazım. Bilim adamı bunları konuşur. Bilim adamı sokaktaki vatandaşımız gibi köydeki nenemiz gibi konuşmaz. Yani bir profesör kimliğini kullanarak böyle deprem olabilir lafını bir daha kullanmasınlar. Bilim adamına yakışır bir laf değil bu” diyerek uyarıda bulundu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Umutcan İşledici – Güncel