?>
?>
“Bir Çocuk Değişir, Türkiye Gelişir” mottosuyla çağdaş nesillerin yetişmesi için Türkiye genelindeki etkinlik noktalarında ilköğretim çağındaki çocuklara nitelikli eğitim desteği sağlayan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) bu yıl 89’uncusu düzenlenen Büyük Atatürk Koşusu’na katıldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 105’inci yılı kutlamaları kapsamında 29 Aralık Pazar günü düzenlenen koşuda TEGV’le koşan 34 koşucu “Bir Çocuk Değişsin Türkiye Gelişsin” kampanyasıyla adımlarını nitelikli eğitim desteğine dönüştürdü. 34 katılımcı açtığı kampanyalarda toplanan bağışlarla TEGV Ankara Semahat-Dr. Nüsret Arsel Eğitim Parkı’ndaki 163 çocuğun eğitim giderlerine destek olundu.
Koşu, “Bir Çocuk Değişsin Türkiye Gelişsin” kampanyasının son etkinliği oldu
89. Büyük Atatürk Koşusu, TEGV’in 2024 yılı boyunca spor organizasyonları kapsamında yürüttüğü “Bir Çocuk Değişsin Türkiye Gelişsin” bağış kampanyasının son etkinliği oldu. Daha fazla çocuğun Cumhuriyetin izinde nitelikli eğitimle buluşması için yürütülen kampanyalar kapsamında yaratılan etkiyle 6.389 çocuk nitelikli eğitim desteğiyle buluştu.
2025’te 30’uncu yılını kutlayan TEGV, 3.2 milyonun üzerinde çocuğa, 100 binin üzerinde gönüllü sayısına ulaştı. Spor etkinliklerine katılarak hem daha fazla çocuğu nitelikli eğitim desteğiyle buluşturmayı hem de çocuklara örnek olarak onlara spor sevgisi aşılamayı hedefleyen TEGV, yeni yaşında da destekçileriyle birlikte maratonlar ve farklı spor etkinliklerinde çocukların hayallerini eğitimle desteklemek için yer almayı sürdürecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
89. Büyük Atatürk Koşusu’nda TEGV’in Kampanyasıyla 163 Çocuğa Eğitim Desteği Sağlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Teknoloji ve otomasyonun hızla geliştiği dünyada, bireylerin, mesleki becerilerini kaybetmemeleri ve iş dünyasında rekabet avantajını koruyabilmeleri için sürekli kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Profesyonellerin yeni beceriler ve teknolojiler öğrenerek, mevcut rollerinde daha verimli ve etkili hale gelmesi gerekiyor. Yeni beceriler öğrenmeye istekli olmak, beraberinde daha hızlı kariyer ilerlemesi getiriyor. Online eğitimler ile becerilerini geliştiren veya yeni becerilen kazanan çalışanlar, daha geniş kariyer seçeneklerine sahip oluyor ve iş dünyasındaki rekabette öne çıkıyor.
STEM alanlarına talep artacak
McKinsey & Company Global Institute’un Mayıs 2024 tarihli ‘İşimizin Geleceği’ raporuna göre, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri, yapay zeka ve otomasyonun tetiklediği işgücü talebindeki değişimlerle karşı karşıya. Analizde, STEM yani Fen Bilimleri, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik ile ilgili alanların yanı sıra sağlık ve diğer yüksek beceri gerektiren mesleklerdeki çalışanlara olan talebin artacağı; buna karşın ofis çalışanları, üretimdeki işçiler ve müşteri hizmetleri temsilcileri gibi mesleklere olan talebin ise azalacağı belirtiliyor. Avrupa’da meslek değiştirenlerin sayısı 2030 yılına kadar 12 milyona yaklaşabilir, ki bu rakam pandemi öncesi hızın iki katına işaret ediyor. Benzer sayıda bir değişimin ABD’de için de söz konusu olabileceği öngörülüyor.
Türkiye’de de yetenek dönüşümü gerekiyor
McKinsey & Company Türkiye’nin “İşimizin Geleceği: Dijital Çağda Türkiye’nin Yetenek Dönüşümü” başlıklı çalışmasına göre, otomasyon ve dijitalleşmenin etkisiyle 7,6 milyon iş kaybolarak yeni işlere dönüşebilir ve 2030 yılına kadar 8,9 milyon yeni iş oluşabilir. Türkiye’de işgücünün yetkinliklerini geliştirmesi ve yeni meslekler için yetkinlik kazanması, yetenek dönüşümü için önemli bir rol oynuyor. Bu dönüşümü gerçekleştirebilmek için işgücünde bulunan 21,1 milyon kişinin mevcut mesleğine devam ederken teknolojiden yararlanarak yeni yetkinlikler geliştirmesi gerekecek. Bu kişilere ek olarak otomasyon ve dijitalleşmenin etkisi 7,6 milyon çalışan üzerinde daha fazla görülecek. Bu grup içerisinde 5,6 milyon kişinin farklı yetkinlikler geliştirerek rolünü değiştirmesi ve 2 milyon kişinin farklı sektörlerde çalışmak ya da yeni meslekler edinmek için yetkinlikler kazanması gerekecek. İşgücüne katılacak 7,7 milyon çalışanın gerekli yetkinliklerle donatılması önem taşıyacak.
Online eğitim, açığı kapatıyor
Beceri setleri hızla değiştiği için, özellikle pratiğe yönelik ve zengin içeriğe sahip kariyer odaklı online eğitimler her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Şirketlerin, sürekli gelişimi destekleyen eğitim paketleri ile çalışanlarına beceri geliştirme fırsatları sağlaması yeteneğin elde tutulması için kritik bir rol oynuyor. Ayrıca geleceğin işgücü piyasası için yetenek dönüşümüne yatırım yapması, şirketlerin uzun vadeli büyümesini ve sürdürülebilirliğini garantiliyor. Eğitim ve gelişim programlarına önem veren firmalar, rekabet avantajı elde ediyor.
Bu noktada zengin konu çeşitliliği, uzaktan erişilebilirlik, esneklik, zaman ve maliyet efektifliği gibi faktörlerin etkisiyle online eğitime olan talep de artıyor. Beyaz yakalı profesyonellerin kariyerlerine artı değer katan Teedo Online Eğitim Platformu hem mevcut mesleki yetkinlikleri geliştiren hem de yeni beceriler edindiren kariyer odaklı, canlı ve online eğitimleriyle bireylerin kariyer, şirketlerin ise çalışan yatırımlarını destekliyor.
Online eğitim tercihlerinin başında yapay zeka geliyor
Teedo’nun önderliğinde FikriMühim tarafından 600 beyaz yakalı çalışanla hayata geçirilen ‘Kariyer Odaklı Online Eğitim Araştırması’ beyaz yakalıların hangi alanlardaki eğitimlere ilgi gösterdiğine dair önemli ipuçları veriyor. Araştırmaya göre önümüzdeki 2 yıl içinde mesleki eğitim almak isteyenlerin en fazla eğitim almak istedikleri konuların başında %36 ile Yapay Zeka geliyor. Onu ise, E-ticaret, Yazılım/IT, Veri Analizi ve Proje Yönetimi gibi alanlar takip ediyor. Bu sonuçlar çalışanların, yapay zekaya, otomasyona ve dijital teknolojilere “yenilmemek” ve yeni dünyada “eskimemek” için kariyerlerine yatırım yapmaları gerektiğine dair inançlarını kanıtlıyor.
Ömür boyu öğrenmeye destek
Teedo Genel Müdürü Selçuk Aytekin, “Günümüzde gerekli becerilere sahip çalışanları bulmak, iş dünyasının en büyük zorluklarından biri. Tüm şirketlerin, geleceğin iş ortamında yetenek gelişimine yatırım yapması çok önemli. Bunun farkında olan şirketler bu noktada diplomalar ve notlar yerine, gerçek beceri ve yeterliliklere daha fazla odaklanmaya başladı.
Teedo olarak biz de hem mevcut mesleki yetkinlikleri geliştiren hem de yeni beceriler edindiren canlı ve online eğitimlerimizle; bireylerin kariyer yatırımlarını, şirketlerin ise çalışan yatırımlarını destekliyoruz. Değişen iş gücü piyasasının nabzını tutarak, araştırma ve raporlardan da yola çıkarak eğitim alanlarımızı sürekli güncelliyor, konu yelpazemizi genişletiyoruz. Yazılım ve Teknoloji kategorisindeki eğitimlerimize son 3 ayda 10’a yakın başlıkta yeni eğitim ekledik. Teknolojideki yetenek açığı şu an tüm dünyanın sorunu. 2030 yılında, öngörülen yetenek dönüşümü gerçekleştiği takdirde, en büyük yetkinlik değişiminin yüzde 63 oranı ile teknoloji yetkinliklerinde gerçekleşmesi bekleniyor. Bu anlamda ülkemizin güçlü işgücü potansiyeline ulaşması için yetenek dönüşümünü destekliyoruz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’de Yetenek Dönüşümü: 2030’a Kadar 8,9 Milyon Yeni İş Fırsatı Bekleniyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Fırat Üniversitesi’nden 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan ek rapor, savcılığa ulaştı.
Raporda, onaylı ilk ruhsat projesi incelendiğinde binaların temel ve taşıyıcı elemanlarında perde beton uygulaması görüldüğü, ancak sonradan değiştirilen projede, perde beton uygulaması olmadığı bildirildi.
Enkazdan çıkarılan kolonların incelenmesinde yeterli düzeyde demir kullanıldığı, kolonların bütünlüğünü koruduğu, kesme veya eğilme çatladığı görülmediği ifade edildi.
BETON BASINÇ TESTLERİ YÖNETMENLİK DIŞI
Binaların zeminiyle ilgili iki farklı rapor hazırlandığı, jeoloji mühendisi tarafından hazırlanan ilk raporda zeminin taşıma gücünün D sınıfı, mukavemeti zayıf zemin olduğuna, TÜBİTAK tarafından hazırlanan inceleme raporunda ise zemin mukavemetinin iyileştirme gerektirmeyen C sınıfı zemine sahip olduğuna dikkat çekildi.
C sınıfı zeminlerde de radye temel uygulaması gerektiği belirtilen raporda, ancak yönetmelikte bu konuda bir yaptırım bulunmadığı için binanın inşa edildiği yıl için bir eksiklik olduğuna vurgu yapıldı.

Laboratuvarda yapılan beton basınç testlerinde, binada kullanılan betonun yönetmenlikte zorunlu kılınan basınç alt sınır değerinin altında kaldığı kaydedildi.
Beton numunelerinin yapım yılı şartnamesine göre düşük ve yetersiz olduğu ifade edildi.
Ek raporda binanın D bloğunun bir bölümünün yıkıldığı, bir bölümünün ise yıkılmadığı, bunun da yanlış projelendirme hatasından kaynaklandığı belirtildi.
Kolonların zeminden bir bütün olarak hasar görmeden ayrılmasının yanlış projelendirme sonucu olduğu anlatıldı.
DUVARIN TAŞIYICI ÖZELLİĞİ YOK AMA YIKILIRSA YAPI ZAYIFLAR
Kolon kesildiği ileri sürülen işyerlerinde bazı duvarların yıkıldığı, duvarların taşıyıcı özelliği bulunmadığı, ancak olası bir depremde binanın zayıflatılması anlamına geldiği kaydedildi.
Enkaz haline gelmiş bir binada kolon kesildiği iddialarının tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı belirtilen ek raporda, yerinde tespitin sağlıklı olmayışından kaynaklı olarak eldeki verilen ışığında yapılan tespitlere göre kolon kestiği ileri sürülen spor merkezinde, kolonların kesilmekten ziyade tıraşlanmış olabileceği ihtimali bulunduğu ifade edildi.
Savcılığın gönderdiği fotoğraf, video ve proje kayıtlarının karşılaştırmasında kolon sayılarında bir eksiklik olmadığı, kolonların proje aşamasında yerlerinin değiştirilerek tıraşlandığına dikkat çekildi.
Bu durumun normal şartlarda yapının stabilizesini bozmayacağı, ancak deprem anında dinamik etkiler nedeniyle yıkılabileceği uyarısı yer aldı.
150 METREKARELİK DÜKKAN 1000 METREKAREYE ÇIKARILMIŞ
150 metrekarelik alanda işyeri açma ruhsatı alındıktan sonra bitişik dükkânların duvarlarının yıkılarak 1000 metrekarelik alan yaratıldığı, bu şekilde zayıf kat oluşturulmasının binanın yıkılma nedenlerinden biri olduğu raporda anlatıldı.
Galeria sitesinin hemen yanına inşa edilen 3 bloklu Oryıl My Office isimli plazaların temel kazısı yapılırken gerekli zemin stabilize önlemleri alınmadığı için Galeria’nın şerit temel olan temel altlarındaki zemin boşalmasına yol açtığı ve bunun da deprem sırasında yıkımı tetiklediği bildirildi.
Galeria altındaki spor merkezine ait yüzme havuzundan sızan suyun da temele akışından dolayı yapının zarar gördüğü dile getirildi.
MÜTEAHHİT FİRMADA DA RESMİ KURUMLARDA SORUMLU
Ek raporda, perde beton uygulamasının yönetmeliğe zorunlu olarak konulmamasından dolayı, yönetmeliği hazırlayan kurumun sorumluluk oranının yüzde 15 olduğu, yapının mimari, statik, betonarme hesaplarını yapan proje sorumluları ile yapan ve projeyi onaylayanların yanlış uygulama nedeniyle sorumluluk oranının yüzde 20 olduğu ifade edildi.
Beton karot örnekleri ve test sonuçlarının depreme karşı yetersiz mukavemette olduğu için müteahhit firma, şantiye şefi ve bina fenni mesulünün sorumluluğunun da yüzde 20 olduğu kaydedildi.
ZAYIF KAT OLUŞTURUP DEPREMİ TETİKLEDİLER
Galeria sitesinin zemin kontrollerini yapan, vize veren, imar izni veren, projelerini kontrol edip onaylayan, sonradan değiştirilen bölümlere ait değişiklikleri kabul eden makamların, ayrıca binaya çok yakın yerde gerekli zemin önlemlerinin alınmasını ikaz etmeyen belediye yetkililerinin yüzde 15 kusurlu olduğu belirtildi.
Bina altındaki iş yerlerinin statik ve mimari revizyonlar yaparak zayıf kat oluşturan iş yeri sahipleri ile bina ve bina altındaki AVM yönetiminin bu tür değişikliklere izin verdikleri için ve vatandaşların tahliyesine yardımcı olacak, binadan AVM’ye açılan giriş kapılarının kapatılarak çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle yüzde 20 sorumlu oldukları bildirildi.
Galeria bitişiğinde temel kazılan plazalarla ilgili zemin güvenliği alınmadığı için projeyi uygulayan yapı denetim firmasının da yüzde 10 kusurlu olduğu ifade edildi.
89 kişi yaşamını yitirmişti… Bilirkişi raporunda çarpıcı detay yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>