?> ?> açabilir arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 22 Feb 2025 12:41:37 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png açabilir arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Çocuklarda Geçmeyen Grip Ciddi Hastalıklara Yol Açabilir https://kocaelibasin.com.tr/cocuklarda-gecmeyen-grip-ciddi-hastaliklara-yol-acabilir/ Sat, 22 Feb 2025 12:41:36 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cocuklarda-gecmeyen-grip-ciddi-hastaliklara-yol-acabilir/ Kış ayları, özellikle okul çocukları için hastalıklar açısından büyük risk taşıyor.

Çocuklarda Geçmeyen Grip Ciddi Hastalıklara Yol Açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kış ayları, özellikle okul çocukları için hastalıklar açısından büyük risk taşıyor. Çocuklar üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha sık yakalanıyor, grip çocuklar arasında zincirleme bir şekilde yayılmaya devam ediyor. Grip, çocuklarda yetişkinlere benzer belirtiler göstererek, daha hızlı seyredebiliyor. Özellikle bağışıklık sistemi yetişkinlere göre daha zayıf olan çocuklarda, grip hızlı bir şekilde zatürre ve bronşite kadar ilerleyebiliyor. Yüksek ateş, karın ağrıları ve özellikle kusma çocuklarda daha şiddetli oluyor ve kusma nedeniyle vücuttaki sıvı kaybı da fazla olduğu için hastanede tedavi edilmeleri gerekebiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Eser Akkuş, çocuklarda mevsimsel grip ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi. 

 

Ailelere önemli görev düşüyor

Çocuklar sağlığına gerekli özeni gösteremeyebilirler. Burada ailelere önemli görevler düşmektedir. Özellikle genel durumu iyi olmayan çocuklar mutlaka doktora götürülmeli ve antibiyotik gibi ilaçlar doktora sormadan verilmemelidir. Çocuklarda grip belirtileri çok iyi gözlenmelidir. 

Bu belirtiler şu şekilde sıralanabilir: 

  • Yüksek ve düşmeyen ateş 
  • Halsizlik 
  • Karın ağrısı 
  • Kusma
  • Öksürük 

Hastalık döneminde çocuklar çok daha özenli beslenmeli 

Aileler grip olan çocuklarda ilaç tedavisine ek olarak çocukların beslenmesine çok dikkat etmelidir. Tedavi sağlıklı ve dengeli bir beslenme ile desteklenmezse bu tür gribal enfeksiyonlardan sonra en çok orta kulak iltihabı ve alt solunum yolu enfeksiyonları görülebileceği unutulmamalıdır. Çocuklarda grip döneminde hem ateş hem de beslenmeye bağlı olarak sıvı kaybı olabilmektedir. Bu nedenle sıvı alımı artırılmalıdır. Dengeli ve sağlıklı beslenmeye dikkat edilmelidir. Özel bir menü hazırlamaya gerek yoktur ancak çocuklara katkısız, koruyucu madde içermeyen besin gruplarından verilmelidir. 

 

D vitamini desteği doktor önerisiyle alınmalı

Kış mevsiminde güneş ile olan temas azaldığından dolayı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde D vitaminin azaldığı görülmektedir. D vitaminin az olması da hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Doktor tavsiyesiyle eksik olan kan düzeyine bakılarak, yaşa uygun bir şekilde D vitamini damla olarak verilmelidir. D vitamini doktor önerisiyle alınmalı, aileler bu konuda kendi istekleri doğrultusunda çocuğa D vitamini vermemelidir. 

 

Çocuk hastayken okula gönderilmemeli

Grip tanısı konulan bir çocukta 5 gün süren yüksek ateş olabilir. Özellikle ateşli döneminde çocuğu okula göndermemek gerekmektedir. Yaklaşık 5 – 7 gün boyunca çocuklar evde sağlıklı beslenmeli ve doktorunun verdiği ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Bir hasta çocuğun tüm sınıfı olumsuz yönde etkileyeceği ve hasta edebileceği unutulmamalıdır. 

 

Grip genelde aile bireylerinden birine bulaştığında tüm fertlerde görülebilmektedir. Evde grip olan bir kişi varsa o kişi sağlıklı olanlardan uzak durmalı, ev sık sık havalandırılmalı, eller düzenli olarak yıkanmalı, başta havlu olmak üzere ortak eşya kullanımı kısıtlanmalıdır. Bu şekilde bulaştırıcılık riskini azaltmak mümkündür. 

 

Çocuğunuz sık grip oluyorsa…

Bir kez grip olan çocuk, mikrobu aldığı için bir daha kolay kolay hasta olmayacaktır. Ancak yine de okulda sıra arkadaşının hasta olması çocuk için bir risktir. Bütün kurallara dikkat edilse de çocuk böyle bir durumda yeniden hastalanabilir. Bu tür durumlarda da özellikle sık hastalanan çocuklar için kapsamlı tetkiklerin yaptırılması ve bağışıklığının daha fazla güçlenmesi için doktor önerisiyle gerekli tedavinin başlatılması gereklidir. 

 

Ateş 5 günden uzun sürerse dikkat!

Grip tanısı konulan bir çocuğun ateşinin 5 gün sürmesi ve düşmemesi normal kabul edilmektedir. Ancak ateş 5 günden uzun sürüyorsa, çocukta genel durumu çok iyi değilse, solunum sıkıntısı, öksürük, nefes daralması, ciddi bir orta kulak ağrısı varsa o zaman komplikasyon gelişmiş olabilir. Bu durumda tekrar hekime başvurulmalıdır. Çocuktaki hastalık bulgularına göre ayaktan ya da yatarak tedavi uygulanır. Gerekirse akciğer filmi, kan testleri yapılır ve ek ilaçlar önerilir. Akciğer enfeksiyonları hızlı ve ağır seyredebileceği için önemlidir ve takibi gereklidir. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuklarda Geçmeyen Grip Ciddi Hastalıklara Yol Açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kronik Mide Ekşimesi Yemek Borusu Kanserine Yol Açabilir https://kocaelibasin.com.tr/kronik-mide-eksimesi-yemek-borusu-kanserine-yol-acabilir/ Thu, 23 Jan 2025 10:20:12 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kronik-mide-eksimesi-yemek-borusu-kanserine-yol-acabilir/ Çoğunlukla erkeklerde görülen yemek borusu (özefagus) kanseri dünya çapında kanserle ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir.

Kronik Mide Ekşimesi Yemek Borusu Kanserine Yol Açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çoğunlukla erkeklerde görülen yemek borusu (özefagus) kanseri dünya çapında kanserle ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Yemek borusu kanseri, boğazınızı midenize bağlayan tüp olan yemek borusunda gelişir. Tümörler, yemek borusunun iç astarı olan mukozada ortaya çıkar. Toplumun yemek borusu kanseri nedenleri ve belirtileri hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın önlenmesi veya başarıyla tedavi edilmesinin önündeki en büyük engellerdir. 

 

Tedaviden olumlu sonuç almak için erken teşhis büyük önem taşımaktadır. Belirtilerden biri veya birkaçı görüldüğünde doktora başvurmak ve gerekli tetkikleri yaptırmak kanserin hayati tehdidinden korumaya yardımcı olacaktır. Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, yemek borusu kanseri hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. 

 

Beslenme şekli önemli bir risk faktörü 

Yüksek oranlarda yemek borusu kanseri görülen ülkelerin başında gelen doğu toplumlarında (Çin, Hindistan, Japonya gibi ülkelerde), yemek borusu kanserine yol açtığı kanıtlanan en önemli etkenlerin başında beslenme şekli ve besinlerin hazırlanmış biçimi gelmektedir. Örneğin tütsülenmiş balık yani tütsüleme tekniği önemli bir risk faktörüdür. 

 

Alkol tüketimi de önemli rol oynuyor

Genel olarak toplumlarda aşırı alkol tüketimi yemek borusu kanserinin diğer bir önemli risk faktörüdür. Özellikle Batı toplumlarında aşırı alkol kullanımı beslenme şekline göre daha ön plana çıkmaktadır. Öte yandan ülkemize bakıldığında, özefagus kanseri Doğu Anadolu bölgesinde diğer bölgelere göre daha sık görülür. Bunun sebeplerinden bazıları aşırı sıcak çay vb tüketimi ile birlikte uygunsuz şekilde yapılmış mangal-et pişirme yöntemleridir. Mangal yapımında besinin aşırı sıcakta kömürleşecek kadar fazla pişirilmesi, besinin moleküler yapısını bozar ve kanserojen hale dönüşümüne yol açabilir. 

 

Özetle sebze ve meyveler de dahil olmak üzere tüm besinlerin doğal olarak hazırlanması ve tüketilmesi özefagus kanseri riskini azaltır. 

 

Diğer risk faktörleri de şunlardır;

  • Tütün ve tütün ürünleri kullanımı 
  • Kronik mide ekşimesi veya asit reflüsü
  • Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD)
  • Barrett özofagusu, bazen GERD’li kişilerde gelişen bir durum
  • Akalazya, alt özofagustaki kasların nadir bir rahatsızlığı

 

Yutma güçlüğüne dikkat! 

Hastalığın erken evresinde yaygın olarak görülen ilk belirti, katı yiyecekleri yutma güçlüğüdür. Şikayetler tanıdan birkaç ay önce başlamakta; ancak hasta tarafından sıradan bir yutma güçlüğü olarak algılandığı çoğu zaman şikayetlerinin ne anlama geldiği bilinmemektedir. Hastalığın diğer belirtileri göğüste ağrı ve kanlı öksürüktür. Yemek borusu kanseri tümörü hastalarında görülen ani kilo kaybı da (bir ayda 6-7 kilo kaybı) diğer bir belirtidir. Ayrıca ses kısıklığı, mide ekşimesinin kötüleşmesi de görülebilir. 

 

Erken evrede cerrahi yüz güldürüyor

Yemek borusu kanserinin erken evrede tedavisi için yemek borusu alınır ve mide ya da kalın bağırsaktan bir tüp oluşturarak yemek geçişi sağlanır. İleri evrede yapılacak tedavinin şekli ve kapsamı, hastalığın ne kadar yayıldığına bağlı olarak değişiklik gösterir. Gelişen teknolojilerin kullanıldığı yöntemler sayesinde hasta açısından daha konforlu ameliyatlar uygulanabilmektedir. Ameliyat öncesinde hastaya kemoterapi ve radyoterapi yöntemleri kullanılabilmektedir. 

 

Hastaya tedavi edici bir ameliyat yapılamıyorsa, öncelikle yemek borusu içinde açılan ve yemek geçecek kadar yer açan “stent” kullanılmaktadır. Hastalık çok ileri düzeyde ise mideye takılan bir beslenme tüpü yardımıyla hastanın hayatını devam ettirmesi sağlanmaktadır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kronik Mide Ekşimesi Yemek Borusu Kanserine Yol Açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yanlış makyaj ürünü gözde enfeksiyona yol açabilir https://kocaelibasin.com.tr/yanlis-makyaj-urunu-gozde-enfeksiyona-yol-acabilir/ Mon, 16 Dec 2024 10:00:03 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yanlis-makyaj-urunu-gozde-enfeksiyona-yol-acabilir/ Makyaj, çoğu insanın günlük rutininde vazgeçilmez bir yer tutuyor.

Yanlış makyaj ürünü gözde enfeksiyona yol açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Makyaj, çoğu insanın günlük rutininde vazgeçilmez bir yer tutuyor. Göz sağlığını korumak ve göz çevresine zarar vermemek için makyaj ürünlerinin bilinçli seçilmesinin göz sağlığı açısından çok önemli olduğunu paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Yanlış ürün seçimi çeşitli enfeksiyonlar, kirpik kenarı iltihapları, alerjik reaksiyonlar veya göz kuruluğu gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Göz ve çevresinde kızarıklık, batma, sulanma, çapaklanma ve görmenin bulanıklaşması gibi belirtilerin gözlemlendiği noktada hızlıca hekime başvurmak çok önemli” dedi.

 

Makyaj materyallerinin kirpik hattı ve meibomian bezlerinde birikmesi kronik inflamasyon ve göz kuruluğuna sebep olabilir. Bu yüzden her gün makyaj yapmaktansa, bu malzemelerin sadece özel günlerde kullanılmasının olası riskleri önemli ölçüde azaltabileceğini dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Bu ürünlerin alerjik etkileri de çok önemli. Piyasadaki makyaj malzemelerinin çoğunda alerjik reaksiyon riski azaltılmış anlamına gelen hipoallerjenik ibaresi yer alsa da her bünyede etkilerin farklı olabileceği unutulmamalı. Kendimizi tanımalı ve vücudumuzun hangi ürüne nasıl tepki verdiğini aklımızda tutarak bize iyi gelmeyenlerden uzak durmalıyız” diye konuştu.

 

Makyaj mutlaka temizlenmeli

Her gün sonunda cildin makyajdan iyi bir şekilde arındırılması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Burcu Usta Uslu, “Piyasada çokça bulunan makyaj temizleme ürünlerinden hangisinin seçileceği konusunda bir göz doktoruna, dermatoloğa ya da eczacıya danışılması en sağlıklı opsiyondur. Ancak burada unutulmaması gereken nokta; seçilen ürün içeriğinin temiz olması, herkese uygun olacağı anlamına gelmediğidir. Alerjik reaksiyonlar açısından ürünün kişiye zarar vermeyeceğinden emin olmanın en iyi yolu deneme yanılmadır. Bu yüzden de amacı ne olursa olsun gözünüze uygulamayı düşündüğünüz her yeni ürünün tester’ını kullanmak ve vücudunuzun vereceği tepkiyi düşük dozlarda uygulayarak görmek, oluşabilecek zararları minimuma düşürür” şeklinde konuştu.

 

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Burcu Usta Uslu, makyaj yaparken göz sağlığına zarar gelmesini önleyecek 11 öneriyi paylaştı:

 

  1. Göz çevresine yakın bölgelerde kapatıcılardan, suya dayanıklı ve parlaklık veren ürünlerden olabildiğince uzak durulmalı. 
  2. Her gün makyaj yapılmamalı, yapılıyorsa da en azından günlük rutinde minimal ürünler gerektiren sade makyajlar tercih edilmeli.
  3. Kullanılan tüm makyaj ve makyaj temizleyici ürünlerin içeriği incelenmeli ve toksik barındırmamasına dikkat edilmeli, temiz içerikliler kullanılmalı.
  4. Satın alınan ürünlerin son kullanma tarihleri takip edilmeli ve tarihi geçen malzemeler enfeksiyon riskini artırdığı için kullanılmamalı. 
  5. Makyaj malzemeleri ortak kullanılmamalı, kişiye özel olmalı. 
  6. Rimel, kirpik diplerine çok temas etmeden üst ve uç kısımlara uygulanmalı.
  7. Göz kapağı iç kenar ve hatlarına eyeliner veya kapatıcı değdirilmemeli. Özellikle ürünlerin korneaya temasından kaçınılmalı.
  8. Yapılan makyaj, kalıntı bırakmayacak şekilde temizlenmeli. Blefrait, seboreik alt yapı veya demodex gibi paraziter bir göz hastalığı öyküsü varsa göz makyajı temizlik ürünü seçimi konusunda kesinlikle göz doktoruna danışılmadan hareket edilmemeli.
  9. Makyaj yapmadan hemen önce eller iyice yıkanıp kurutulmalı. 
  10. Viral veya üst solunum yolu enfeksiyonları esnasında makyaj yapmaktan uzak durulmalı.
  11. Kirpik kıvırıcısının sık kullanılması, kirpiklerde mekanik ve termal hasarlar oluşturabileceği için kullanım sıklığında aşırıya kaçılmamalı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yanlış makyaj ürünü gözde enfeksiyona yol açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çene Eklemi Rahatsızlığı Kalça Ağrısına Yol Açabilir https://kocaelibasin.com.tr/cene-eklemi-rahatsizligi-kalca-agrisina-yol-acabilir/ Tue, 03 Dec 2024 08:30:12 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cene-eklemi-rahatsizligi-kalca-agrisina-yol-acabilir/ Çene eklemi rahatsızlıkları en çok kadınlarda ve özellikle depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkları olan kişilerde ortaya çıkıyor.

Çene Eklemi Rahatsızlığı Kalça Ağrısına Yol Açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çene eklemi rahatsızlıkları en çok kadınlarda ve özellikle depresyon, anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıkları olan kişilerde ortaya çıkıyor. Yalnızca çene bölgesiyle sınırlı kalmayarak baş ağrısı, kulak çınlaması, boyun ağrısı, postür bozuklukları ve hatta kalça ağrısına kadar birçok farklı soruna neden olabiliyor. Bu rahatsızlığı yaşayanların çene cerrahisinin yanı sıra hangi şikayetlere sahiplerse ilgili branş hekimleri, fizik tedavi uzmanları hatta psikiyatristler tarafından oluşan bir ekiple multidisipliner yaklaşımla tedavi edilmesi önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Nöral Terapi Uzmanı Uz. Dr. Aziz Denli, çene eklemi rahatsızlıkları ve tedavi uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Çene eklemi bozuklukları yaşam kalitesini düşürüyor

Temporomandibular eklem (TME) yani çene eklemi, kafatası kemiklerinden temporal kemik ile alt çene kemiği yani mandibulanın birleşmesi ile oluşan eklemdir. 

Kafatasına yakın olması ve birçok yapı ile ilişkili olması nedeni ile hem çok önemli hem de karmaşık bir eklem olarak nitelendirilmektedir. Bu eklem, sinir ve kas bağlantıları aracılığıyla vücudun farklı bölgeleriyle doğrudan etkileşim halindedir. Çene hareketlerini sağlayan ve konuşma, yutkunma gibi günlük aktivitelerde hayati öneme sahip bir yapıdır. Ancak, bu eklemin bozuklukları bireylerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir.  

Komşulukları, ortak sinir ve kas bağlantıları nedeni ile dişler, kulak, boyun bölgesinin üst kısmı ve kafatası ile ilgili rahatsızlıklardan etkilendiği gibi, bu eklemle ilgili rahatsızlıklar da bu komşu yapıları ilgilendirir.

Pek çok nedenle ortaya çıkabilir

Dişlerle ilgili yapısal problemler, çiğneme kaslarındaki tetik nokta denilen ağrılı kas gerginlikleri, eklemin aşırı zorlanması ve kullanılması yani mikro travmalar, boğaz ve kulak enfeksiyonları ve çeşitli romatizmal hastalıklar da temporomandibular eklemde fonksiyon bozukluklarına neden olabilmektedir.

Bu belirtilere dikkat!

Temporomandibular eklem rahatsızlıklarında sadece eklemle ilgili ağrı, şişlik, çene eklemini açmada zorluk, çiğnemede zorluk gibi lokal şikayetler ortaya çıkmamakta, aksine çok geniş yelpazede bir çok klinik bulgularla kendini gösterebilmektedir. Bunun dışında şu belirtilere de dikkat edilmelidir:

  • Baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Kulak ağrısı
  • Gözlerde görme problemleri
  • Boyun ağrısı
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Çocuklarda okulda başarısızlık
  • Uyurken dişleri sıkma yani bruksizm
  • Kulak çınlaması 
  • Duruş bozukluğu ve kalça bölgesindeki ağrı

Çene ve kalça eklemi arasındaki bağlantı hastaları şaşırtıyor

Bu belirtiler arasında kalça ağrısı oldukça dikkat çekicidir. Pek çok insan “Çene eklemi problemlerinde kalça ağrısı mı olur?” diye düşünebilmektedir. Ancak bu ilişki doğrudur ve çene eklemi rahatsızlıklarında postür yani duruş bozukluğu ile kalça ağrısı görülebilmektedir.

Çene eklemi yani temporomandibular eklem ile doktora başvuran hastalarda en çok sorulan sorulardan biri de özellikle aynı taraftaki sakroiliak eklemde de bir ağrı ya da sabah tutukluğunun olup olmadığıdır. Nedenine gelince, hem kas zinciri, hem fasya ve sinir bağlantıları nedeni ile çene eklemi ve kuyruk sokumuna komşu bir eklem olan sakroiliak eklem birbirleri ile direkt bağlantılıdır. Tedavi edilmediği takdirde ikisi de birbirini karşılıklı etkileyebilmektedir. Ve ikisi de tedavi edilmediği zaman sırt bölgesindeki omurgalarda hem ağrı hem de skolyoz gibi şekil bozukluklarına ve dolayısı ile postüral problemlere neden olabilmektedir.

Kişiye özel tedavi ve bütüncül yaklaşım önemli!

Bu rahatsızlığı olanlar genellikle ya diş hekimlerine ya da eğer bulabilirlerse bir çene cerrahına başvurmaktadırlar. Evet doğrusu da bu olmalıdır ancak yetersiz gelecektir. Diş hekimlerinin yanı sıra fizik tedavi uzmanları ve hatta psikiyatristler bu tabloyu birlikte değerlendirmelidir. Bu durumda fizik tedavi ve rehabilitasyon hekiminin mutlak yönetimi şarttır. Onun yönlendirmeleri ile diğer branş hekimleri de devreye girecektir.

Bu eklem kompleks bir eklemdir ve bir çok komşu yapı ile ilişkili olduğu için tedavisi de bir o kadar kompleks olabilmektedir.  Özellikle fizik tedavi uygulamaları, çene eklemi ve çiğneme kaslarına yönelik çeşitli egzersizler, dişlerle ilgili okluzal bozuklukların düzeltilmesi, kişinin stresle mücadeleyi öğrenmesi, anksiyete ve depresyonla mücadele başlıca tedavi yöntemlerindendir. Yani tedavisi mültidisipliner olmalıdır. 

Son yıllarda nöralterapi ve manuel terapi yöntemleri ise diğer tedavilerle birlikte yapıldığında son derece başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Nöralterapide kullanılan ilaçlar (düşük doz lidokain veya prokain) gerek kas rahatsızlıklarını, eklem içindeki enflamasyonu ve tüm sistemi etkileyen otonom sinir sistemini ve gerekse de uzak veya yakın bir bozucu alanları tedavi edebildiği için hem güvenli hem de çok etkili olabilmektedir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çene Eklemi Rahatsızlığı Kalça Ağrısına Yol Açabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>