?>
?>
Manisa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Güney Temiz, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Temiz için Manisa Büyükşehir Belediyesi önünde tören düzenlendi. Temiz, Saruhanlı ilçesi Kumkuyucak Mahallesi’nde defnedildi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Güney Temiz, akşam saatlerinde evinde geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetti. Temiz için Manisa Büyükşehir Belediyesi önünde tören düzenlendi. Törene Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, belediye başkanları, milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, daire başkanları, personeller, Güney Temiz’in ailesi, arkadaşları ve sevenleri katıldı.
“Ben Arkadaşımı Kaybettim, Belediye Gülen Yüzünü Kaybetti”
Manisa Büyükşehir Belediyesi hizmet binası önünde düzenlenen törende konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, üzüntü içinde olduğunu söyledi. Başkan Zeyrek, “Dün akşam (27 Mart Perşembe) Turgutlu’da bir programda birlikteydik. ‘Abi ben çok yoruldum, gideyim biraz dinleneyim’ dedi. Aslında veda etmiş. Sonrasında gece saatlerinde acı haberini aldım. Ben bir arkadaşımı kaybettim. Ne söylenir bilemiyorum, sözün bittiği yerdeyiz. Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Kendisi benim arkadaşımdı, belediyemizin gülen yüzüydü. Belediyemiz gülen yüzünü kaybetti. Ruhu şad olsun. Ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum” diye konuştu.
Düzenlenen tören ve yapılan konuşma sonrasında Manisa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı merhum Güney Temiz, Saruhanlı ilçesi Kumkuyucak Mahallesi’nde kılınan cenaze namazı sonrasında defnedilerek son yolculuğuna uğurlandı.
Güney Temiz Kimdir?
1987 Saruhanlı doğumlu Manisa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Güney Temiz, Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde tamamladığı lisans eğitiminin ardından profesyonel iş hayatına ilk adımını İzmir’de muhabir olarak atmış, ardından Ankara’da çalışma hayatına devam etmiştir. Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi’nde yüksek lisans yapan Temiz, sivil toplum örgütlerinde başkanlık görevinin yanı sıra gençlik yıllarında da CHP il yöneticiliği yapmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milletvekilliği danışmanlığı, genel sekreter danışmanlığı ve basın danışmanlığı görevlerinde bulunmuştur. Temiz, Karşıyaka Belediyesi’nde müdürlük ve başkan yardımcılığı görevleri de yapmıştır. Evli ve bir çocuk babası olan Güney Temiz, 2024 yerel seçimi sonrasında Manisa Büyükşehir Belediyesi’nde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevini yürütüyordu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir Belediyesi’nin Acı Günü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Eskiden tasada ve sevinçte ortak bir ‘millet olma’ bilinci vardı; bu da felaketler karşısında kenetlenmemizi, acıyı bölüşüp dayanışmayı mümkün kılıyordu.” diyen Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Özellikle ‘Bana bir şey olmadı, o hâlde şanslıyım’ düşüncesi, acıyı görmezden gelmek ve onu zihinsel olarak uzak tutmak için kullanılan bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkıyor.” diye konuştu.
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, Kartalkaya’daki oteldeki yangın enkazında hâlâ cesetler aranırken, çevredeki otellerde olup bitene kayıtsız bir şekilde piste çıkan tatilcilerin oluşturduğu tabloyu değerlendirdi.
Kayıtsız bir şekilde piste çıkan tatilciler…
Prof. Dr. Barış Erdoğan, yangın sonrasına yaşananlara ilişkin, “Kartalkaya’daki oteldeki yangın enkazında hâlâ cesetler aranırken, çevredeki otellerde olup bitene kayıtsız bir şekilde piste çıkan tatilcilerin oluşturduğu tablo toplum olarak vicdanlarımızı bir kez daha derinden yaraladı. Aynı karede acı ve eğlenceyi buluşturan bu manzara, bugün empati ve toplumsal duyarlılık adına geldiğimiz noktayı sorgulamamız gerektiğini açıkça gözler önüne seriyor.” dedi.
Yas, dayanışma ve komşuluk gibi kavramların büyük ölçüde aşındığına tanık oluyoruz
Toplumumuzun kültürel belleğinde yüzyıllardır derin kökleri olan yas, dayanışma ve komşuluk gibi kavramların büyük ölçüde aşındığına tanık olunduğunu dile getiren Prof. Dr. Barış Erdoğan, şöyle devam etti:
“Eskiden, yakın bir çevremizde cenaze olduğunda bırakın eğlenmeyi evde televizyon veya radyo açmaktan bile kaçınırdık. Yüksek sesle gülmeyi bile uygun bulmayan bu yaklaşım, Anadolu irfanının derin bir empati kültürüne nasıl ev sahipliği yaptığını gösteriyordu. Böyle bir tavır, sadece nezaket kuralı değil aynı zamanda kederli olanın acısını yüreğimizde hissetmenin bir yansımasıydı. Gelgelelim, günümüzde bu duyarlılığın giderek zayıfladığını görüyoruz. Orman yangınları ya da depremler gibi büyük felaketler söz konusu olduğunda, olaydan etkilenmeyen bazı kesimlerin hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmesi bunun en somut göstergesi. Oysaki eskiden tasada ve sevinçte ortak bir ‘millet olma’ bilinci vardı; bu da felaketler karşısında kenetlenmemizi, acıyı bölüşüp dayanışmayı mümkün kılıyordu. Bugün ise bu paylaşma duygusunun zayıfladığını gözlemlemek ne yazık ki zor değil.”
Hem dayanışma reflekslerimiz köreliyor hem de empati kültürümüz erozyona uğruyor!
Bu değişimin ardında çeşitli etkenlerin yattığını da kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Öncelikle, modern şehirleşme ve bireyselleşmenin yaygınlaşmasıyla birlikte, kendimizi kolektif bir yapının parçası gibi görmek yerine özel alanlarımıza çekilmeyi daha çok tercih eder hâle geldik. Kendi hayatlarımıza ve sorunlarımıza odaklanmak, toplumsal sorumluluk ve hassasiyeti ikinci plana itiyor. Böylece hem dayanışma reflekslerimiz köreliyor hem de empati kültürümüz erozyona uğruyor. Buna ek olarak, günümüzün popüler kültürü ‘anı yaşamak’ ve ‘hayattan keyif almak’ mottoları üzerine kurulu. Tüketim kültürü, bizi durmaksızın yeni deneyimler, alışveriş ve eğlencenin peşinde koşturmaya yönlendiriyor. Sürekli değişen, hızla akıp giden gündem içinde, toplumsal acılar ve kayıplar kısa sürede gündemden düşüyor.” şeklinde konuştu.
‘Bana bir şey olmadı, o hâlde şanslıyım’ düşüncesi acıyı görmezden geliyor…
Öte yandan sosyal medyanın bu süreçteki etkisinin de yadsınamaz olduğunu belirten Prof. Dr. Barış Erdoğan, şöyle devam etti:
“Toplumsal acılar ve kayıplarla ilgili haberler çok hızlı biçimde dolaşıma giriyor fakat aynı hızla gündemden düşüyor. Bu durum bazen ‘duyarsızlaşmaya’ kapı aralıyor. Eskiden yerel ölçekte yaşanan acılar çevredekiler tarafından daha uzun süre hissedilir ve paylaşılırdı; oysa şimdi dünyanın her köşesinden felaket görüntüleriyle sürekli karşılaşan insanlar, olağan dışı durumlara bile hızla alışabiliyor. Özellikle ‘Bana bir şey olmadı, o hâlde şanslıyım’ düşüncesi, acıyı görmezden gelmek ve onu zihinsel olarak uzak tutmak için kullanılan bir savunma mekanizması olarak karşımıza çıkıyor.”
Yas tutanlara ve kayıplara saygı göstermek toplumun temel değerlerinden biri…
Tüm bu gelişmelere rağmen, unutulmaması gereken temel gerçeğe işaret eden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Acılar paylaşıldıkça hafifler. Yas tutmak ya da en azından yas tutanlara ve kayıplara saygı göstermek, yalnızca eski bir gelenek değildir; aynı zamanda bir toplumu toplum yapan temel değerlerden biridir. Eğer bu değerleri korumak istiyorsak, dayanışmayı yeniden canlı tutacak, empatiyi güçlendirecek adımlar atmamız gerekiyor. Toplumsal sorumluluk ve duyarlılık yalnızca acı anlarında değil, gündelik hayatın her alanında kolektif bilinci ve insanî değerleri diri tutabilmekle mümkün. Ortak geçmişimizde var olan dayanışma ruhunu geleceğe taşımak, hepimizin omuz omuza yürütmesi gereken bir görevdir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Aynı karedeki acı ve eğlence vicdanları yaraladı! Yangın sonrası tatilcilerin tavrı toplumsal duyarlılığı sorgulattı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Film, nişan töreni için bir araya gelen iki ailenin başından geçen trajikomik olayları konu alıyor. Zengin oyuncu kadrosuyla sinema severlerin ilgisini çekmeyi başaran Acı Kahve, genç ve dinamik bir ekiple tecrübeli oyuncuları bir araya getiriyor.
“Kız isteme merasimi performans sanatını andırıyor”
Evlilik öncesi ritüellerin işlendiği film, takı pazarlığından sarma tarifine, toplumsal cinsiyet rollerinden sosyal meselelere kadar birçok konuyu ele alıyor. Yönetmen Soner Sert, “Kız isteme organizasyonu” olarak tanımlanan bu etkinliklerde birçok kez bulunduğunu belirterek, “Bu etkinlikler bir performans sanatını andırıyor. Aileler birbirlerini dürüst, çalışkan ve erdemli olduklarına dair ikna etmeye çalışıyor. Halbuki gerçek öyle değil. İnsanlar zaafları ve çelişkileriyle var olurlar.” diyerek filmin temel tartışmasının sahtelik olduğunu vurguladı ve bu tema üzerinden küçük burjuva taşlamasına giriştiğini ifade etti.
KÜNYE
Yazan & Yöneten: Soner Sert
Yapım: Rodin Film
Yapımcı: Soner Sert
Ortak Yapım: Işık Sanat – B & A Partners
Ortak Yapımcı: Kaan Korkmaz, Bişar Abdi Alınak
Dağıtımcı: Chantier Films
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Acı Kahve filmi 3 Ocak’ta Sinemalarda! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ambulansla Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Prof. Dr. Hüseyin Özdağ, zatürre ve solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti.
Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Özdağ’ın yarın saat 12.00’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi. Cenazeye Selvi Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Kemal Kılıçdaroğlu’nun da katılacağı belirtildi.
EMEKLİ ÖĞRETİM ÜYESİ
Hayatını kaybeden Prof. Dr. Hüseyin Özdağ’ın Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Mühendislik-Mimar Fakültesi Maden Mühendisliği bölümünden 2017 yılında emekli olduğu ve bir süredir de Alzheimer rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü belirtildi.
MANSUR YAVAŞ’TAN BAŞSAĞLIĞI PAYLAŞIMI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Sayın Selvi Kılıçdaroğlu’nun sevgili ağabeyi Hüseyin Özdağ’ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet; Selvi Hanım’a, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum” dedi.
KARAMOLLAOĞLU’NDAN TAZİYE MESAJI
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ağabeyi Hüseyin Özdağ’ın vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayınladı. Karamollaoğlu’nun bu akşam Twitter hesabından yaptığı açıklama şöyle:
“Sayın Selvi Kılıçdaroğlu Hanımefendi’nin ağabeyi Prof. Dr. Hüseyin Özdağ’ın vefatını üzüntüyle öğrendim. Merhuma Allah’tan rahmet, Selvi Hanım ve Kemal Bey başta olmak üzere, ailesine ve tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.”

Yapılan yazılı açıklamada, “Bahar Kalkanı Harekat bölgesinde bir üs bölgemizde 7 Mayıs 2023 tarihinde kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Mehmet Sevim silah kazası sonucu yaralanarak derhal hastaneye sevk edilmiş, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz” denildi.
Acı haberi MSB duyurdu: 1 asker şehit oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>