?>
?>
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Yago Lopez, şunları söyledi:
“Vodafone olarak, müşterilerimize daha iyi iletişim hizmetleri sunan yüksek kaliteli iletişim şebekeleri kurmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Artan hizmet türlerinin getirdiği zorluklar ve kapasitelerdeki artışların büyüklüğü, radyolink şebekelerini daha da zorlayıcı hale getirebiliyor. Geleneksel operasyon ve bakım süreçlerinin bazı önemli zorlukları bulunuyor. Bunların arasında, hizmetleri pazara sunma süresinin uzunluğu, pasif işletme ve bakım hizmetlerinin verimsiz olması ve trafik sıkışıklıklarının manuel olarak tespit edilmesi gibi zorluklar yer alıyor. Vodafone olarak, 5G’de ve gelecekteki yeni şebekelerde müşteri deneyimini ve ağ otomasyonunu iyileştirmenin yanı sıra işletme ve bakım verimliliğini artırıp operasyon giderlerini düşürmeyi de hedefliyoruz.”
Konfigürasyon verimliliğinde %30 artış
Vodafone’un yaptığı, şebekenin otomatik keşfine yönelik testler, hızlı topoloji keşfinde ve yanlış konfigüre edilmiş bağlantıların otomatik olarak tespit edilmesinde olumlu sonuçlar verdi. Otomatik Hizmet Sağlama özelliği, konfigürasyon verimliliğinde %30 artış sundu. Ayrıca, akıllı özelliklerin uygulanmasıyla elektrik enerjisinde %10’dan fazla tasarruf sağlanırken, Otomatik Trafik Tahminleme ise şebekedeki tıkanmaları önlemek ve müşteri deneyimini doğrudan iyileştirmek üzere, trafikte sıkışacak noktaları daha oluşmadan önce belirleyebildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vodafone Radyolink Şebekesine Özel Yazılım Tanımlı Ağ Çözümünü İlk Kez Test Etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’de işletmelerin %90’ı ağlarına sızmaya çalışan saldırganlarla karşılaşırken, şirketlerin %46’sı kötü niyetli kişilerin ağlarında kötü amaçlı kod çalıştırdığını veya güvenliği ihlal edilmiş sistemlerle iletişim kurmaya ve kontrolü ele geçirmeye çalıştığını bildirdi.
Büyük şirketler, kapsamlı koruma önlemlerine sahip olmalarına rağmen aynı zamanda en yüksek oranda ağ güvenliği vakası yaşanan şirketler olarak dikkat çekiyor. Küçük ve orta ölçekli şirketler de ağ güvenliği konusunda zorluklarla karşılaşıyor ve vakaların önemli bir yüzdesi şirket çalışanlarının kasıtlı veya kasıtsız eylemlerine bağlı olarak gerçekleşiyor.
Ağ güvenliği tehditleri işletmeler için hala en endişe verici konu
Ağ güvenliği tehditleri, şirket ağlarına sızarak ve hassas verilere, uygulamalara ve iş yüklerine zarar vererek sistem açıklarından yararlanmayı amaçlıyor. Siber suçlular sistemde zayıf bir nokta tespit ettiğinde, bunu yetkisiz erişim elde etmek ve kötü amaçlı yazılım, casus yazılım veya diğer zararlı yazılımları yüklemek için kullanıyorlar. Bu zayıf noktalar aynı zamanda bireylerin daha kolay bir hedef haline geldiği sosyal mühendislik saldırıları için de bir geçit görevi görüyor.
Giderek daha fazla veri elektronik ortamda oluşturuldukça, depolandıkça ve iletildikçe, hassas bilgileri tehlikeye atabilecek siber saldırı riski de artıyor. Ağ güvenliği sorunlarının süregelen yaygınlığına katkıda bulunan temel faktörlerden biri, siber tehditlerin artan karmaşıklığı olarak öne çıkıyor. Siber suçlular, geleneksel güvenlik önlemlerini atlatmak için sürekli yeni taktikler ve teknikler geliştiriyor, bu da işletmelerin bir adım önde olmasını zorlaştırıyor. Kimlik avı dolandırıcılığı ve fidye yazılımı saldırılarından DDoS saldırıları ve APT’lere kadar, siber suçluların bir şirketin ağındaki güvenlik açıklarından yararlanabileceği çok sayıda yol mevcut.
Ayrıca, uzaktan çalışma ve BYOD (kendi cihazını getir) politikalarının yükselişi ağ güvenliği için yeni zorluklar yaratıyor. Çalışanların şirket verilerine çeşitli konumlardan ve cihazlardan erişmesi, güvenlik ihlalleri potansiyelini artıran bir risk. Bu durum, uygun güvenlik protokollerinin ve çalışan eğitiminin eksikliği ile birleştiğinde, siber saldırıların gerçekleşmesi adına savunmasız bir ortam yaratıyor.
Bir diğer büyük baş ağrısı insan faktörü
İnsan hataları, güvenlik olaylarına katkıda bulunan bir diğer önemli faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki şirketlerin %43’ü, kendi çalışanlarının bilinçli ya da bilinçsiz olarak eylemleri ya da eylemsizlikleri ile düşmanlara yardım ettiği vakalar bildirdi. Bu olayların çoğu orta ve küçük ölçekli işletmelerde yaşanırken, büyük kuruluşlar bu sorunla çok daha az karşılaşıyor.
Çalışanların güvenlik bilinci eksikliği veya yetersiz eğitim nedeniyle yaptıkları hatalar veya ihmaller, kuruluşlardaki siber ihlallerin ve veri sızıntılarının önde gelen nedenleri arasında yer alıyor. Çalışanların farkında olmadan kötü niyetli bağlantılara tıkladığı veya dolandırıcılara hassas bilgiler verdiği oltalama saldırıları yaygın bir tehdit. Çalışanların kasıtlı veya kasıtsız olarak gizli verileri sızdırdığı içeriden tehditler de şirketin güvenliği için önemli bir risk oluşturabiliyor. Çalışanların siber güvenlik konusundaki ihmallerinin sonuçları ağır olabiliyor, zira veri ihlalleri genellikle mali kayıplara, şirketin itibarının zedelenmesine ve yasal yansımalara neden oluyor. Daha da ileriyle giden durumlarda, şirketler hassas bilgileri yeterince koruyamadıkları için para cezaları ve yasal işlemlerle karşı karşıya kalabiliyor.
KOBİ’ler, sağlam siber güvenlik önlemlerine ve çalışan eğitimine yatırım yapmak için daha fazla kaynağa sahip olan büyük şirketlere kıyasla kendi çalışanlarının neden olduğu veri ihlallerine karşı genellikle daha savunmasız. Küçük ve orta ölçekli şirketler hassas bilgilerini yeterince korumak için gerekli altyapı ve farkındalıktan yoksun olabiliyorlar, bu da onları güvenlik zincirindeki zayıf halkalardan yararlanmak isteyen siber suçlular için kolay bir hedef haline getiriyor.
Daha iyi koruma için öneriler
İnsan hatasından kaynaklanan siber saldırı riskini azaltmak için şirketlerin, çalışanları siber tehditler konusunda bilinçlendirecek adımlar atması ve kapsamlı siber güvenlik eğitim programlarına yatırım yapması gerekiyor.
Düzenli güvenlik denetimleri ve izleme, güvenlik açıklarının tespit edilmesine ve siber suçlular tarafından istismar edilmeden önce ele alınmasına yardımcı olabilir. Kaspersky Next ürün serisinin bir parçası olarak sağlananlar gibi özel çözümler, her büyüklükteki ve sektördeki kuruluşlar için EDR ve XDR’nin gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, araştırma ve müdahale özellikleriyle bir şirketin varlıklarını koruyabilir.
Sonuç olarak, teknolojik çözümlerin ve proaktif çalışan eğitiminin kombinasyonu, şirketin verilerini ve dijital ortamdaki itibarını korumak adına çok önemli adımları simgeliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kaspersky’nin raporuna göre, Türkiye’de saldırıya uğrayan şirketlerin %90’ında ağ güvenliği hedef alınıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İşletmelerin yoğun rekabet ortamında hedeflerine ulaşması için dijital dönüşümlerine öncülük eden Vodafone Business, sunmuş olduğu yeni nesil bağlantı teknolojilerine paralel olarak, geleneksel ağ yönetiminin yanında yazılım tabanlı ağ yönetim sistemleri çözümlerini de müşterilerine sunmaya başladı. Bu noktada yerel ağların yazılım tabanlı olarak yönetilmesine imkân tanıyan SD-LAN (Yazılım Tabanlı Yerel Alan Ağı) teknolojisiyle partnerlerine sağladığı performans ve güvenlik avantajlarıyla işletmeleri rekabette öne geçmelerine yardımcı olacak olan Vodafone Business, bu sayede verimliliği, inovasyonu ve gelişmiş kullanıcı tecrübesini de iş ortaklarına deneyimletecek.
Geleneksel ağlara göre daha fazla esnek ve değişen iş gereksinimlerine kolayca uyum sağlamaya fırsat tanıyan SD-LAN işletmelere otomasyon imkânı sunarken, geleneksel yerel ağların genişleme konusundaki sınırlarının aksine dinamik kaynak tahsisi ile ölçeklenebilirlik sağlamasıyla da şirketlerin dijital dönüşümleri için fark yaratacak. Vodafone Business, böylelikle tüm internet altyapısını da uçtan uca yönetmiş olacak.
Anahtar teslim SD-LAN imkânı
Kurumsal ağların artık yalnızca cihazlar için ağ bağlantısı şeklinde geleneksel rolünün ötesine geçmiş bulunduğunu ifade eden Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şöyle konuştu:
“Günümüzde sadece donanımın değil birbiriyle ilişkili ağ yönetimi, analitik ve güvenlik uygulamalarına ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz. SD-LAN da tam bu noktada devreye giriyor. Sunmuş olduğumuz SD-LAN çözümüyle işletmelere hızlı, güvenilir ve merkezi yönetilebilir bir yerel ağ (LAN) deneyimi sunarak iş operasyonlarını bir adım öteye taşıyoruz. Artık müşterilerimiz LAN altyapılarını uzaktan yönetebilirken, dijital dönüşüm yolculuklarında daha güvenli bir adım atabilme imkânı da yakalamış oluyor. Bu hizmetimizle yerel ağların yanında, konfigürasyon, yönetim ve optimizasyon işlemlerinin de merkezi hale getirilmesini sağlıyoruz. Bununla beraber kurumların ağ görünürlüğünü artırarak dinamik ağ protokolleriyle, işletmelere çeviklik sunmamızın yanında verimliliği de artırırken, SD-LAN ile şirketlerin ağlarına akıl katarak, bulut ve güvenlik uygulamaları ile entegrasyonuna fırsat tanıyoruz.
Kısacası Vodafone Business olarak anahtar teslim hizmet olarak sunduğumuz SD-LAN çözümüyle iş ortaklarımız adına uçtan uca tüm internet yapısını kendimiz yöneterek, müşterilerimizin dijitalleşme yolculuğunda da çok önemli bir adımı daha hayata geçiriyoruz.”
SD-LAN ağ yönetimi alanında devrim yaratıyor
Yerel ağ yönetiminde devrim yaratan son teknoloji bir ağ yönetim mimarisi olan SD-LAN, geleneksel ağ sistemlerinin yerini alarak, ağ yönetimini yazılım tabanlı bir yaklaşımla optimize etmeyi sağlıyor. SD-WAN geniş ağları yönetirken, SD-LAN ise yerel ağın yazılım tabanlı olarak yönetilmesini sağlayan, merkezileştiren, akıllı hale getiren ve verimliliği artıran bir çözüm olarak kullanılıyor. Bu teknoloji sayesinde işletmeler, ağ altyapısını daha esnek, dinamik ve kolay yönetilebilir hale getirirken, ağ performansını da anlık olarak izleyebilme imkânına sahip oluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vodafone Business, SD-LAN çözümüyle yerel ağ yönetiminde fark yaratacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone Business, sunmuş olduğu yeni nesil bağlantı teknolojileriyle şirketlere yedekli, güvenli ve hızlı iletişim ağları sağlarken, müşterilerinin dijital dönüşümlerine destek olmayı da sürdürüyor. Son olarak güçlü altyapısı ve Opet ve Sunpet markalarıyla yaklaşık bin 900 istasyonuyla Türkiye’nin en sevilen akaryakıt dağıtım markası olan Opet’in bu alandaki çözüm ortağı olan Vodafone Business, şu anda bin 600’den fazla istasyonda kurmuş olduğu SD-WAN (yazılım tabanlı geniş alan ağı sistemi) hizmetiyle yeni iş ortağının verimliliğini artırarak, müşterisine esnek, güvenli ve sürdürülebilir bir iş süreci sağlamış olacak.
“Ağ yönetimi efektif bir şekilde optimize edilerek ağ performansı artacak”
Müşterilerinin kritik uygulamalarını kesintisiz, güvenli ve verimli şekilde yönetirken, sundukları bağlantı çözümlerle partnerlerine iş sürekliliği sağlama hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini dile getiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şunları söyledi:
“Günümüzde merkez ve istasyonlar arasındaki bağlantının standart olmaması, eski tip modemler nedeniyle doğan arıza süreçlerinin istasyonlarda kesintiye ve iş kaybına neden olması işletmelerin önündeki en önemli sorunlardan biri. Vodafone Business olarak, teknoloji iş ortağımız Opet ile de tam da bu noktada bir iş birliğine gitmiş olduk. Opet’in ülke genelinde faaliyetlerini yürüttüğü aktif istasyonları ile merkez arasında SD-WAN oluşturmasını sağlarken; tüm Opet ve Sunpet istasyonlarının, müşterimiz tarafından belirlenen güvenlik politikasıyla sistemdeki tüm bileşenlerle 7/24 erişebilir olmasına imkân sunduk. Bu sayede ağ trafiğini daha efektif bir şekilde yöneterek ağ performansını artıracak olan Opet’in, cihazlar arasındaki veri transfer hızı da artacak. Bunun yanında veri merkezleri ile müşterimizin akaryakıt istasyonları arasında uçtan uca hızlı, güvenli ve kesintisiz bir iletişim de sağlanmış olacak.”
Opet Bilgi Teknolojileri Direktörü Barış Gündüz ise gerçekleşen iş birliği hakkında şöyle konuştu:
“Opet ve Sunpet markalarıyla Türkiye genelinde yaklaşık bin 900 istasyonumuzla müşterilerimize kusursuz hizmet vermek için çalışıyoruz. Hizmet devamlılığımız için bayilerimizle aramızda kesintisiz bir ağ bağlantısı çok önemli. Vodafone Business, bu konuda sunmuş olduğu hizmetlerle geçmişten beri bizim için önemli bir teknolojik ortak konumunda. Gerçekleştirdiğimiz yeni iş birliği sayesinde ağ altyapımızı daha esnek, kesintisiz ve güvenli bir yapıya kavuşturduk. Yine bu sayede altyapımızı merkezden yönetilebilir bir hale getirerek verimliliğimizi artırdık. Vodafone Business ile gerçekleştirdiğimiz SD-WAN projesiyle iletişim hızımızı yükseltirken, uçtan uca daha güvenli ve hızlı bir ağ altyapısına da kavuşmuş olduk.”
SD-WAN, BT maliyetlerini düşüyor
Geleneksel WAN’ı hayata geçirmek ve yönetimini gerçekleştirmek, bilişim teknolojileri alanında en maliyetli süreçler arasında yer alıyor. SD-WAN çözümüyle ise esnek, ölçeklenebilir ve geleneksel olarak bir WAN oluşturmanın yanında oldukça uygun maliyetlerle ihtiyaçlara yanıt bulunabiliyor. Özellikle farklı lokasyonlarda şubeleri ve ofisleri bulunan kurumların bilişim teknolojileri altyapılarının olmazsa olmazı olan geniş alan ağlarının uygun maliyetler ile en hızlı ve en basit şekilde oluşturulmasını sağlayan SD-WAN, geleneksel yöntemlerden farklı olarak bulut ağı üzerinden iş yönetme şansı verirken, Geleneksel WAN teknolojilerine göre daha esnek ve düşük maliyetli bir ağ çözümü sunuyor.
Şirketler SD-WAN’la neler kazanıyor?
SD-WAN, merkezî bir kontrol noktası kullanarak ağ trafiğinin yönetimini gerçekleştiriyor. Bu da ağ yönetiminde esneklik imkânı sunuyor. Ağ yönetimi esnekliğiyle, performansı ve kaynaklarının kullanımını optimize etme olanağı sağlayarak iş sürekliliğini mümkün kılıyor.
Ağ trafiğini daha efektif bir şekilde yönetebildiğinden, ağ performansını artıran SD-WAN, ağ trafiğini en doğru şekilde yönlendirerek, cihazlar arasındaki veri transfer hızını yükseltiyor ve yönetim işlemleri tek bir merkezden sağlanıyor. Bu da ağın farklı noktalarına gidip cihazları elle yapılandırmak gibi zahmetli işlemleri ortadan kaldırıyor.
Bununla beraber SD-WAN’la ağ güvenliği artıyor; çünkü ağ trafiğini düzenleyerek, güvenli olmayan bağlantılar engelliyor. Ağ yönetiminde fiziksel cihazların kullanımı azaltması sayesinde ağ yönetim maliyetlerini düşüren SD-WAN, bulut tabanlı çözümleri de desteklediği için bulut tabanlı uygulamaların ağa bağlanmasını kolaylaştırıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vodafone Business, yeni nesil bağlantı çözümüyle Opet’in ağ performansını yükseltecek. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaspersky’nin coğrafi olarak dağıtılmış şirketlerle ilgili son raporuna göre, şirketlerin yaklaşık %60’ı her ay altyapılarında ağ sorunlarıyla karşılaşıyor. Bu durum önemli finansal ve itibar kaybına yol açıyor ve saat başına binlerce dolara mal olabiliyor. Bu nedenle, şirketlerin herhangi bir ağ kesintisini proaktif olarak önlemek için güvenilir çözümler uygulaması son derece önemli.
Kaspersky SD-WAN, hataya dayanıklı bir iş altyapısı oluşturmak ve coğrafi olarak dağıtılmış ağları korumak için tasarlandı. Bu çözüm kurumların çeşitli iletişim kanallarını kullanmasına, bulut bağlantılarını optimize etmesine, güvenliği artırmasına, uygulama performansını iyileştirmesine ve yeni hizmetlerin uygulanmasını hızlandırmasına olanak tanıyor.
Tünel kullanılabilirliği izleme mekanizmasını iyileştirmek için Bağlantı Durumu Kontrolü
Herhangi bir yazılım tanımlı ağda, gerektiğinde anında daha istikrarlı bağlantılara geçmek için iletişim kanallarının kalitesini ve kullanılabilirliğini sürekli olarak izlemek gerekir. Bu noktada kapsamlı doğrulama sağlamak ve yöneticilerin işini kolaylaştırmak için herhangi bir kanal ve tünel kesintisi saniyeden kısa bir süre içinde tespit edilmelidir.
Yeni güncelleme ile Kaspersky SD-WAN’ın tünel kullanılabilirliği izleme mekanizması, manuel yapılandırma ihtiyacını ortadan kaldıran Bağlantı Durumu Kontrolü teknolojisi sayesinde önemli ölçüde geliştirildi. Bu kontroller artık protokol seviyesinde ve tamamen otomatik olarak gerçekleştiriliyor. Her tünelin bağlantı kalitesi ayrı ayrı ölçülüyor. Bu yeni özellik, Kaspersky SD-WAN’ın kararlılığını ve güvenilirliğini artırarak ağ performansını yeni bir seviyeye yükseltiyor.
Diğer geliştirmeler
Bu güncellemeyle Kaspersky, Veri Düzlemi Geliştirme Kitine (DPDK) dayalı CPE ürün yazılımı için yeni yönetim ve kullanılabilirlik araçlarının yanı sıra Müşteri Tesisleri Ekipmanı (CPE) kayıt sürecini yeniden başlatmak için yeni bir mekanizma sundu. Ayrıca SD-WAN yükleyicisi, Sıfır Dokunuşla Sağlama kullanıcı deneyimi ve CPE silme mekanizmasını da geliştirildi.
Kaspersky Secure Access Service Edge İş Geliştirme Müdürü Maxim Kaminsky, şunları söyledi: “Her zaman, her şeyi kapsayan ürünler geliştirmeye ve şirketlere tüm varlıkları ve süreçleri için kapsamlı güvenlik sağlamaya çalışıyoruz. Yeni güncellemeyle Kaspersky SD-WAN’ı geliştirerek işletmelerin kesintileri saniyenin çok küçük bir bölümünde tespit etmelerini sağladık. Böylece ağlarının güvenilirliğini ve istikrarını yeni bir seviyeye yükselttik ve potansiyel finansal ve itibar kaybı riskini en aza indirdik.”
Kaspersky SD-WAN, şube ofisleri olan şirketler, dağıtık konumlara sahip üretim tesisleri ve uzak ev ofisleri veya otomatik vezne makineleri (ATM’ler) olan şirketler için eşit derecede faydalı bir çözüm. Kaspersky SD-WAN hakkında daha fazla bilgi edinmek için lütfen web sitesini ziyaret edin.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Güncellenen Kaspersky SD-WAN, daha iyi ağ güvenilirliği ve kararlılığı sunuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Samsung Electronics ve KT Corporation (KT), Kore Cumhuriyeti (Güney Kore, ROK) Deniz Kuvvetleri tarafından ‘Akıllı Donanma Limanı’ projesi için özel bir 5G ağı kurma görevine seçildi. Proje, bir deniz üssünde gerçekleşen ilk 5G ağı kurulumu olacak. Kore Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri, bu projeyle savaş gemisi ve üs operasyon destek yeteneklerini geliştirmeyi ve üssün kapsamlı bir şekilde korunmasını sağlamayı amaçlıyor. 2024’ün yaz aylarından bu yana bu proje üzerinde iş birliği yapan Samsung ve KT’nin hedefi, kurulumu Aralık 2025’e kadar tamamlamak. İki şirket, Kore Cumhuriyeti Deniz Kuvvetlerinin 2. Filosuna kesintisiz kapsama alanı ve gelişmiş bağlantı sağlamak için daha akıllı ve tamamen bağımsız bir ağ altyapısı kuracak.
Özel 5G çözümleri, sorunsuz ve etkin operasyon yönetiminde ultra yüksek hızlar ve hiper bağlantılı iletişim gerektiren ulusal savunma sektörlerinin desteklenmesi açısından büyük önem taşıyor. Söz konusu çözümlerin Deniz Kuvvetlerine özel yüksek güvenilirliğe sahip bir ağ oluşturarak güvenliği artırması ve güvenlik açıklarını azaltması hedefleniyor.
Deniz Kuvvetleri’nin özel 5G kurulumunu gerçekleştirecek olan Samsung ve KT ayrıca, iş güvenliğinin ve verimliliğinin de sağlanmasına destek olmak amacıyla, akıllı ve yapay zeka destekli bağlantı çözümlerini uygulayacak ve farklı yeni nesil uygulamalara destek verecek. Proje kapsamında, mürettebatsız araç operasyonları, cephanelik yönetimi ve mühimmat deposu yönetimi gibi 13 ayrı sistemi kapsayan kapsamlı bir Bilgi ve İletişim Teknolojisi (ICT) altyapısı kuracak. Spesifik kullanım senaryolarına ise aşağıdakiler dahil edilecek:
KT Enterprise Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Kamu Müşterileri İş Birimi Başkanı Jun-Ho Kim, “KT olarak, Akıllı Deniz Limanı projesiyle Kore Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri için standardize edilmiş bir sistemin kurulmasına katkıda bulunacağız. Savaş gemisi ve deniz üssü operasyonlarına destek kabiliyetini geliştirecek olan ‘Akıllı Deniz Limanı’nın temelini atmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.
Proje kapsamında Samsung, savunma alanında başarısı kanıtlanmış uçtan uca özel 5G ağ çözümlerini sunacak. Özel 5G SA Compact Core ağı, iç ve dış mekan radyo çözümleri ve ağ yönetimi yazılımı, Samsung’un sunacağı çözümler arasında yer alıyor. Tüm bu çözümler, askeri alanda yaygın olarak kullanılan orta bant (n79, 4.7GHz) spektrumunu destekliyor.
Samsung’un tek bir sunucu donanımı üzerinde çalışabilen ve özel 5G ağının tamamında uygulanabilen kompakt çözümü sayesinde Deniz Kuvvetlerine, hızlı kurulum ve daha sade operasyon avantajı sunuluyor. Özel 5G telsizleri, devlet kurumlarının çok sayıda cihaza aynı anda büyük miktarda veri yüklemesine yardımcı olacak şekilde tasarlanan optimizasyonlu yukarı bağlantı özellikleriyle, iyileştirilmiş bir yukarı bağlantı performansı sunacak.
Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve B2B-B2G İş Geliştirme Grubu Başkanı Simon Lee, şunları söyledi: “Samsung’un özel 5G çözümleri, Güney Kore, ABD ve Japonya gibi ülkelerde özel sektör ve kamu sektörü nezdinde güvenliği ve kanıtlanmış ticari uzmanlığı sayesinde güvenilirliğini kanıtladı. KT iş birliği ile Güney Kore’nin ilk özel 5G sisteminin kurulumunu bir deniz üssünde gerçekleştirmekten heyecan duyuyoruz. Bu proje, 5G’nin potansiyelini çok farklı kategorilerden müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde geliştirme konusunda kararlılıkla sürdürdüğümüz çalışmalarımızın bir meyvesi oldu.”
Samsung, hastanelerden üniversitelere, şantiyelerden askeri ve yerel devlet kurumlarına kadar çok çeşitli sektörlerden müşterilerine aktif olarak özel 5G ağları sunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kore Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri 5G ağ altyapısının kurulumu için Samsung ve KT’yi tercih etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Endüstriyel şirketler genellikle farklı yerlerde bulunan fabrikalar, şubeler ve diğer kritik tesislerle coğrafi olarak dağıtılmış bir altyapı üzerinden faaliyet gösteriyorlar. Bu durum lojistik sorunlar, iletişim engelleri, operasyonların koordine edilmesindeki zorluklar, tutarlı kalite standartlarının sürdürülmesi ve yerel düzenlemelere uyumun sağlanması gibi bir dizi soruna yol açabiliyor.
Yukarıda belirtilen zorluklara ek olarak, birden fazla lokasyona sahip endüstriyel işletmeler düzenli olarak BT altyapısı ve bilgi güvenliği sorunlarıyla karşılaşıyor. Kaspersky’nin ‘Coğrafi olarak dağınık işletmeleri yönetmek: zorluklar ve çözümler’ (Managing geographically distributed businesses: challenges and solutions) başlıklı raporuna göre, üretim şirketlerinin %49’u siber güvenlik olaylarının etkili bir şekilde tespit edilmesi ve çözülmesinin en zorlu görev olduğunu düşünüyor. Ayrıca güvenlik önlemlerinin uygulanmasının izlenmesi (%46) ve uyumlu bir güvenlik politikası oluşturulması (%42) da önemli zorluklar olarak öne çıkıyor.
Katılımcıların neredeyse %30’u ağ arızaları veya kesintileri, hizmet ve uygulamaların düşük performansı ve yetersiz bağlantı kapasitesi gibi ağ sorunlarını düzenli olarak yaşadıklarını belirtiyor. Katılımcıların %38’i bu tür sorunlarla ayda bir ila üç kez karşılaşırken, %28’i birkaç ayda bir, %7’si ise her hafta karşılaştığını söylüyor.
Bir arıza veya kesinti sonrasında ağı eski haline getirmek için gereken süreye ilişkin olarak, katılımcıların çoğunluğu (%74) genellikle 1 ila 5 saate ihtiyaç duyduklarını belirtirken, %15’i 1 saatten daha az zaman harcadıklarını ve %10’u bir tam iş gününe kadar zamana ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Bu gibi kesinti süreleri önemli mali ve itibar kaybına yol açıyor ve dakika başına binlerce dolara, saat başına çok daha fazlasına mal olabiliyor. Bu nedenle, şirketlerin olası ağ kesintilerini önlemeleri ve ortaya çıkmaları halinde bunları hızla onarabilecek kapasitede olmaları önem taşıyor.
Kaspersky Güvenli Erişim Hizmeti Edge İş Geliştirme Müdürü Maxim Kaminsky, şunları söylüyor: “Endüstriyel işletmelerdeki ağ sorunları genellikle gecikmelere, üretim seviyelerinde düşüşe, mali kayıplara ve itibar risklerine neden olur. Bir ağ çöktüğünde iletişim ve iş süreçleri kesintiye uğrar, çalışanlar önemli bilgilere erişimlerini kaybeder. Tüm bunlar üretkenlikte düşüşe yol açar ve hatta müşteri güvenine zarar verir. Bu nedenle şirketler iş sürekliliğini sağlamak için operasyonlarını koruma altına almalıdır. Ağ sorunlarının potansiyel nedenlerini anlayarak ve zamanında stratejik önlemler alarak şirketler bu zorluklarla mücadele edebilirler ve tüm süreçleri koruyabilirler.”
Kaspersky, ağ sorunları olasılığını en aza indirmek ve endüstriyel şirketlerdeki tüm varlıklar ve süreçler için güvenilir kapsamlı koruma altına almak için şunları öneriyor:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Endüstriyel şirketlerinin neredeyse yarısı her ay ağ sorunları yaşıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>