?>
?>
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kemal Paksoy, tedavi edilmeyen boyun ağrısının neden olabileceği sağlık sorunlarından bahsetti.
Fiziksel ve fonksiyonel problemlerin nedeni boyun ağrısı olabilir!
Tedavi edilmeyen boyun ağrısının birçok sağlık sorununa yol açabileceğini dile getiren Op. Dr. Kemal Paksoy, “Uzun süreli veya kronik boyun ağrısı, birçok fiziksel ve fonksiyonel problem oluşturabilir. Bunların başında da kas ve iskelet sistemi sorunları gelir.” dedi.
Uzun süreli boyun ağrısının, omurga disklerinin zayıflamasına veya fıtıklaşmasına neden olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu durum, sinir köklerine baskı yaparak ağrı ve uyuşmaya yol açabilir. Boyun ağrısı ayrıca, boyun omurlarında osteoartrit gelişimine katkıda bulunabilir. Bu, eklem ağrılarına ve hareket kısıtlılığına yol açabilir.” şeklinde konuştu.
Kas zayıflıklarından uyku bozukluklarına kadar farklı sorunlar ortaya çıkabilir!
Boyun ağrısı tedavi edilmezse, ilgili kasların zayıflayabileceğini, bu durumun da genel fiziksel zayıflığa ve hareket kısıtlılığına neden olabileceğini aktaran Op. Dr. Kemal Paksoy, “Kronik boyun ağrısı, kas disfonksiyonuna yol açabilir. Bu, boyun kaslarının düzgün çalışmaması ve ek ağrılara yol açabilir.” dedi.
Sinir sıkışması ve sinir problemleri de görülebileceğini dile getiren Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Boyun bölgesindeki sinir köklerinin sıkışması, boyundan kollara veya ellere yayılan ağrılara ve uyuşmalara neden olabilir. Uzun süreli ağrı ve sinir baskısı, sinir hasarına ve nöropatiye yol açabilir. Bu durum, duyu kaybı, uyuşma ve karıncalanma hissi gibi semptomlara neden olabilir. Boyun ağrısı, boynun hareket aralığını kısıtlayabilir ve günlük aktiviteleri zorlaştırabilir. Bu, kişinin yaşam kalitesini etkileyebilir.
Kronik boyun ağrısı, duruş bozukluklarına yol açabilir. Kötü duruş alışkanlıkları, boyun ağrısını daha da kötüleştirebilir ve omurga sorunlarına yol açabilir. Boyun ağrısı, gerilim tipi baş ağrılarına yol açabilir. Bu baş ağrıları, stres ve kas gerginliği ile ilişkili olabilir. Kronik ağrı, uyku kalitesini bozabilir ve genel yorgunluğa neden olabilir. Rahat bir uyku uyumayı zorlaştırabileceği için uyku bozukluklarına da yol açabilir.”
Kronikleşen ağrı depresyon riskini artırıyor!
Boyun ağrısının sadece fiziksel değil ruhsal etkileri de olabileceğine vurgu yapan Op. Dr. Kemal Paksoy, “Kronik ağrı, stres ve anksiyeteyi artırabilir. Bu da kişinin genel ruh hali ve mental sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.” dedi.
Sürekli ağrının, depresyon riskini de artırabileceğini ifade eden Op. Dr. Kemal Paksoy, “Kronik ağrı çeken kişiler, yaşam kalitesinin düştüğünü hissedebilir ve bu, depresyon riskini artırabilir. Boyun ağrısı, günlük aktiviteleri, iş ve sosyal yaşamı kısıtlayabilir. Bu da yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilir.” şeklinde konuştu.
Erken teşhisle, diğer sağlık sorunları önlenebilir…
Boyun ağrısı oluşumunu önlemek ve etkilerini en aza düşürmek için erken müdahalenin önemli olduğunu aktaran Op. Dr. Kemal Paksoy, “Boyun ağrısının erken dönemde tedavi edilmesi, neden olabileceği sağlık sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir.” dedi.
Boyun ağrısı tedavisi için kullanılan yöntemlere de değinen Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle tamamladı:
“Egzersiz ve fizik tedavi, boyun ağrısını yönetmek ve uzun vadeli komplikasyonları önlemek için etkili olabilir. İyi duruş alışkanlıklarının benimsenmesi ve ergonomik düzenlemeler yapılması, ağrı ve ilgili sorunları azaltabilir.
Kronik boyun ağrısının sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek ve tedavi etmek için bir sağlık profesyoneline danışmak önemli bir nokta. Ağrının nedenlerini belirlemek ve etkili bir tedavi planı oluşturmak için gerekir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tedavi edilmeyen boyun ağrısı birçok sorunu tetikleyebilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Safra kesesi; içine safra doldukça genişleyen, besin alımı ile birlikte kasılarak içindeki safrayı bağırsağa akıtan içi boş bir organdır. Safra ise; yiyeceklerin içindeki yağları parçalayarak bağırsaklarda emilmelerini sağlayan bir sıvıdır. Safra içeriği dengeli kişilerde kese içinde taş ya da çamur oluşmayacağını belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı ve Genel Cerrahi Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Sedat Karademir, “Oluşması durumunda hastada ağrı, ateş, bulantı gibi şikayetlere neden olabilir. Şikâyete neden oluyorsa önerilecek tedavi cerrahidir” dedi.
Şikâyet yaratmadan sessiz duran taşlar için yaklaşımın farklı olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Karademir, “Yaşın ve taşın küçük olduğu kişilere cerrahi, büyük olduğu kişilere ise takip önerilebilir. Yaş küçüklüğü, taşların sorun yaratabileceği beklenen yaşam süresinin uzun olması nedeni ile, 4-7 mm çaplı küçük taşların varlığı ise ana safra kanalına düşerek ciddi bir sağlık problemi olan pankreas iltihabı geliştirebilme riski nedeni ile önemlidir” dedi.
Kapalı ameliyat iyileşme süresini hızlandırıyor
Günümüzde çoğu safra kesesi ameliyatının iyileşme sürecini hızlandıran kapalı yöntemle yapıldığını söyleyen Dr. Karademir, “Laparoskopik yani kapalı ameliyat yönteminde kesiğin küçük olması, hastanede kalış süresini kısaltıyor ve ağrıları azaltıyor. Bu yöntemle yapılan sorunsuz bir safra kesesi ameliyatının ertesi günü hasta kahvaltısını yaptıktan sonra taburcu olur, 3-4 gün dinlendikten sonra da yaklaşık 1 hafta içinde günlük yaşamına dönebilir. Açık yöntemin tercih edildiği durumlarda ise hastanede kalış süresi 2-3 gündür, ağrı yakınması daha belirgindir ve en az 10 günlük bir istirahat süresine ihtiyaç duyulur” diye konuştu.
Düşük bir ihtimal olsa da ameliyat sırasında safra yollarının zarar görebileceğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Karademir, “Yaralanma oluşması halinde, onarımın safra yolları cerrahisinde deneyimli bir cerrah tarafından yapılması, sürecin en az hasarla atlatılmasını sağlar” dedi.
Operasyondan sonra yumurta ve çikolata gibi safra yapımını artırıcı besinlerden uzak durulması önerilebilir
Normal bir safra kesesi ameliyatından sonra beslenme alışkanlarında herhangi bir değişime ihtiyaç duyulmayacağını ifade eden Dr. Karademir, “Bu tür diyet önerileri ise cerrahi sonrası bazı kişilerde oluşabilecek kısa süreli ishal ya da şişkinlik yakınmalarının azalmasına yardımcı olabilir” açıklamasında bulundu.
Cerrahi tedavi için geç kalınırsa ana safra kanalı tıkanabilir
Hastalardaki ağrı, bulantı gibi şikayetlerin, taş ya da çamurun safra kesesi çıkışını kapatması ile ortaya çıktığını belirten Dr. Karademir, “Safra koliği dediğimiz bu durum, birkaç saatin ardından sonlanabilir. Ancak kimi hastalarda tıkanma uzar, kasılmalar artar, safra duvarı kalınlaşır, kanlanma bozulur. Ortama bakterilerin gelmesi ile iltihap gelişir ve şikayetlere ateş de eklenir. Bu hastalar, tedavileri hastane şartlarında yapılmak üzere yatırılır. Kesedeki taş ya da çamurun safra kesesinde kalmayıp ana safra kanalına düşmesi halinde hastalar tıkanma sarılığı ve pankreas iltihaplanması gibi ciddi sağlık problemleri ile karşı karşıya kalabilirler. Önerilmesine rağmen cerrahi tedavide geç kalınması, gereksiz risk almak anlamına gelir” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yemek sonrası gelen karın ağrısı safra taşı habercisi olabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kemal Paksoy, boyun ağrısı ve migren arasındaki ilişkiye değindi ve birbirlerini nasıl tetiklediklerini açıkladı.
Boyun ağrısı ile migren arasında karmaşık bir ilişki var
Boyun ağrısı ve migren arasındaki ilişkinin karmaşık olabileceğini dile getiren Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu iki durum birbirini çeşitli şekillerde tetikleyebilir ve etkileyebilir.” dedi.
Boyundaki sinir kökleri veya sinirlerin, gerilme veya sıkışma sonucu irritasyona uğrayabileceğini söyleyen Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu durum, başın arkasındaki veya yanındaki ağrıya yol açarak migreni tetikleyebilir. Boyundaki kasların aşırı gerilmesi veya spazmı, baş ağrısına neden olabilir. Bu tür bir ağrı, başa yayılan ağrıyı tetikleyerek migren benzeri belirtileri artırabilir.” şeklinde konuştu.
Duruş bozuklukları migren ağrısını şiddetlendirebiliyor
Bilgisayar başında uzun süre oturmak gibi uzun süreli kötü duruş alışkanlıklarının boyun ağrısına ve kas gerginliğine yol açabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu durum, migren ataklarını tetikleyebilir. Boyundaki kaslar ve damarlar üzerindeki baskı, beyne giden kan akışını etkileyebilir. Bu durum, migrenin tetiklenmesine veya şiddetinin artmasına neden olabilir.” dedi.
Duruş bozukluklarının kas gerginliği, omurga dengesizliği ve kas zayıflığı gibi sorunlara neden olabileceğini ve boyun kaslarında ağrı ortaya çıkması veya var olan ağrının kötüleşmesiyle sonuçlanabileceğini ifade eden Op. Dr. Kemal Paksoy, kas gerginliği ve sinir sıkışmalarının migreni tetiklemesi, yayılmasına neden olması veya şiddetlendirmesinin mümkün olduğunu aktardı.
Stres, kasları gerginleştirdiğinden migreni de tetikliyor!
Stres ve anksiyetenin, hem boyun ağrısını hem de migreni tetikleyebileceğinin de altını çizen Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Stres, boyun kaslarının gerginleşmesine ve spazmına neden olabilir. Stres altındaki kişiler, kaslarını farkında olmadan sıkarlar, bu da boyun ağrısına ve sertliğine yol açabilir. Stres, kötü duruş alışkanlıklarını da artırabilir. Özellikle stresli durumlarda veya endişe anlarında insanlar sıklıkla omuzlarını yukarı kaldırır veya başlarını öne eğer, bu da boyun ağrısına neden olabilir. Uzun süreli stres, kaslarda sürekli gerilime yol açabilir. Bu da boyun ağrısını kronikleştirebilir ve tedavi edilmezse ağrının sürekli hale gelmesine neden olabilir.
Stres, gerilim tipi baş ağrılarına neden olabilir ve bu tür baş ağrıları migreni tetikleyebilir. Gerilim baş ağrıları, migreni daha da kötüleştirebilir. Kişilerin ağrı eşiğini düşürebilir, bu da migren ataklarını daha sık ve şiddetli hale getirebilir. Stres, hormon düzeylerinde değişikliklere neden olabilir. Bu değişiklikler, migren ataklarının sıklığını ve şiddetini etkileyebilir.”
Stres yönetimi, fiziksel aktivite ve duruş düzenlemeleri önemli…
Boyun ağrısı kaynaklı migren ağrılarını önlemek için stres yönetiminin yapılması gerektiğine vurgu yapan Op. Dr. Kemal Paksoy, “Gevşeme tekniklerinin yanında, fiziksel aktiviteye de önem verilmesi gerekir.” dedi.
Boyun ağrısı ve neden olduğu migreni önlemek için duruş düzenlemeleri de yapılması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bilgisayar, masa ve sandalye gibi çalışma alanlarının ergonomik olarak düzenlenmesi, kötü duruşun önlenmesine yardımcı olabilir. Bilgisayar ekranının göz hizasında olması ve sandalyenin sırt desteği olması önemlidir. Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren ve esneten egzersizler yapmak, duruşu iyileştirebilir ve ağrıyı azaltabilir. Günlük yaşamda doğru duruş alışkanlıklarının benimsenmesi ve kötü duruş alışkanlıklarının düzeltilmesi, boyun ağrısını ve migreni önleyebilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Boyun ağrısı migreni tetikleyebiliyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>