?> ?> aids arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 30 Nov 2024 14:50:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png aids arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 AIDS ve HIV yayılımında “etiketlenme ve damgalanma” endişesi etkili oluyor https://kocaelibasin.com.tr/aids-ve-hiv-yayiliminda-etiketlenme-ve-damgalanma-endisesi-etkili-oluyor/ Sat, 30 Nov 2024 14:49:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/aids-ve-hiv-yayiliminda-etiketlenme-ve-damgalanma-endisesi-etkili-oluyor/ Günümüzdeki etkili ve ulaşılabilir tedavi yöntemlerinin, HIV enfeksiyonunu düzenli tedavi ile kontrol altında tutulabilen diğer kronik enfeksiyonlardan farksız kıldığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç.

AIDS ve HIV yayılımında “etiketlenme ve damgalanma” endişesi etkili oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Günümüzdeki etkili ve ulaşılabilir tedavi yöntemlerinin, HIV enfeksiyonunu düzenli tedavi ile kontrol altında tutulabilen diğer kronik enfeksiyonlardan farksız kıldığını belirten İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Ünlü, erken dönemde tedavinin önemine işaret ediyor. Tedavinin aksatılmaması ve sürecin iyi takip edilmesi gerektiğini belirten Ünlü, etiketlenme ve damgalanma endişesinin AIDS ve HIV yayılımında etkili olduğuna dikkat çekti. 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından HIV/AIDS konusunda toplum farkındalığını artırmak amacıyla 1 Aralık günü 1988 yılından beri Dünya AIDS Günü olarak anılıyor. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özge Ünlü, HIV virüsü ile AIDS belirtileri, tedavisi ve korunma yollarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

HIV, bağışıklık sistemini hedef alıyor

HIV’in “İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü” anlamına geldiğini belirten Ünlü, “Bu virüs, bağışıklık hücrelerini hedef alır ve HIV enfeksiyonuna yol açar. HIV vücuda girdiği andan itibaren akyuvarların içerisinde çoğalır ve sayılarının azalmasına neden olur. Akyuvarlar vücudun uzun süreli bağışıklık mekanizmasının temelini oluşturur. HIV ile enfekte olan akyuvarların sayısının ve işlevinin azalması ve giderek yok olmasıyla bağışıklık sistemi bozulur” dedi. 

Dünyada yaklaşık 40 milyon kişi HIV’le yaşamını sürdürüyor

Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) raporuna göre, epideminin başından bugüne dek 88,4 milyon kişinin enfekte olduğunu, 42,3 milyon kişinin ise AIDS nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirten Ünlü, “2023 yılı sonunda dünyada 39,9 milyon kişi HIV ile birlikte yaşamını sürdürmektedir. Yeni olguların sayısı, enfeksiyonun en yoğun göründüğü 1995 yılına kıyasla yüzde 60 oranında azalmış; AIDS ilişkili ölümler ise 2004 yılındaki tepe noktasına kıyasla yüzde 69 oranında azalmıştır” diye konuştu.

Bağışıklık sistemi çöküyor

AIDS’in HIV enfeksiyonunun ileri dönemlerinde ortaya çıkan bir sendrom olduğunu belirten Ünlü, “HIV, bağışıklık sisteminin temel hücrelerinden olan CD4 hücrelerini yok eder. Bu nedenle hastanın bağışıklık sistemi çöker. Bağışıklık sisteminin çökmesi sonucunda vücut diğer enfeksiyon etkenlerine ve kanserlere karşı savunmasız kalır. Dolayısıyla AIDS’li bireylerde çok basit mikroorganizmalar bile ciddi ve ölümcül hastalıklara yol açabilir ve kanserler çok hızlı ilerleyebilir” uyarısında bulundu.

Erken dönemdeki belirtilere dikkat!

Doç. Dr. Özge Ünlü, erken dönemdeki en önemli belirtilerin yorgunluk, kolay hastalanma, vücudun değişik yerlerinde açıkça nedeni belli olmayan yaraların ortaya çıkması, yara iyileşmesinde bozulma ve çoğunlukla gribal hastalıklarla ilişkilendirilen etkiler olduğunu söyledi. Ünlü, “Uzun sürede ortaya çeşitli kanser türleri, kemik yıkımları, akciğer ve ağız enfeksiyonları çıkar ve hastalık tedavi edilmediği takdirde ölümle sonuçlanır” dedi.

Tedavide hedef: Virüsün artmasını engellemek ve akyuvarların azalmasını durdurmak 

HIV vücuda girdikten sonra hızla akyuvarların içine yerleştiğini ve onların sayısını azalttığına dikkat çeken Ünlü, “Bahsedilen belirtiler ve HIV şüphesi olan kişilerin bu dönemde tedaviye başlamaları çok önemlidir. Tedavide virüsün sayısının artmasını engellemek ve akyuvarların azalmasını durdurmak esastır. Bu iki konuda başarılı olunması sayesinde HIV ile yaşayan bireyler, sağlıklı kişiler gibi yaşayabilirler ve AIDS geliştirmeyebilirler” diye konuştu.

HIV ile yaşayan her birey AIDS değildir

“AIDS’in oluşması için HIV enfeksiyonu gereklidir ancak her HIV ile yaşayan birey AIDS’li değildir” diyen Ünlü, “AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri dönemlerinde ortaya çıkan bir sendromdur yani HIV enfeksiyonunun bir evresidir ve tek başına bir hastalık değildir” dedi.

HIV sarılmakla ve tokalaşmakla bulaşmaz

HIV’in enfekte bir kişi ile kurulacak korunmasız cinsel ilişki, kontamine enjektör-iğne paylaşımı ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde doğum sırasında enfekte anneden bebeğe ya da emzirme yoluyla bulaşabildiğini belirten Ünlü, “Öte yandan HIV, HIV ile yaşayan bireyler ile tokalaşmakla, sarılmakla, aynı ortamda bulunmak ve aynı havayı solumakla, aynı kaptan yemek veya giysileri paylaşmak gibi durumlar ile bulaşmaz” uyarısında bulundu.

HIV enfeksiyonu ve bulaş yolları hakkında bilinçlendirme önemli

HIV’in önlenmesi için alınması gereken önlemlere de dikkat çeken Ünlü, “Her şeyden önemlisi, toplum HIV enfeksiyonu ve bulaş yolları hakkında bilinçlendirilmelidir. Cinsel yoldan bulasan HIV’in önlenmesi için korunmalı cinsel ilişki ve tek eşlilik teşvik edilmelidir. Enjektör ve iğne ile bulaşın önüne geçilmesi için tek kullanımlık ve steril enjektör ve iğneler tedarik edilmelidir. Anneden bebeğe bulaşı engellemek için gebenin HIV tedavisi olan antiretroviral tedaviye erişimi sağlanmalıdır” diye konuştu.

Etiketlenme ve damgalanma hastalıkla mücadeleyi zorlaştırıyor

AIDS ve HIV ile ilgili etiketlenme, toplum içerisinde damgalanma gibi problemlerin hastalıkla mücadelede yol açtığı sorunlara değinen Ünlü, “Toplumda ‘AIDS hastası, AIDS’li birey, HIV ile enfekte birey, HIV pozitif birey’ ifadeleri çok sık kullanılan ifadelerdir. Bu şekilde kullanılan kavramlar bireyleri etiketleme, damgalama ve toplum içerisinde ayrımcılığa yol açabilmektedir. Bu terimler yerlerini, düzenli tedavi ile ‘yaşamayı’ ön plana koyan ‘HIV ile yaşayan bireyler’ kavramına bırakmıştır. AIDS, HIV enfeksiyonunun ileri dönemdeki bir evresidir, her HIV ile yaşayan birey AIDS değildir ve tedavisini aksatmayan HIV ile yaşayan bireyler de AIDS evresine gelmeyebilirler. Burada anahtar, hastaların tedaviyi aksatmamasıdır” diye konuştu.

Etiketleme ve damgalama problemlerinin, HIV şüphesi olan bireylerin tanı testlerini yaptırmamasına neden olduğunu belirten Ünlü, HIV ile yaşayan bireylerin dışlanma korkusu ile HIV pozitif olduklarını sakladıklarını ve ilgisiz kişilerce öğrenilebilir endişesiyle sağlık hizmetlerine başvurmaktan çekindiklerini söyledi.

Etiketleme ve damgalama enfeksiyonun yayılımını artırmada etkili oluyor

Test yaptırmaktan çekinen bireylerin şüphelerine rağmen test yaptırmadığını belirten Ünlü, “HIV enfeksiyonu uzun yıllar belirtisiz seyredebildiği için herhangi bir belirti görmedikçe bu bireylerin şüpheleri de zamanla hafiflemekte, bu durumda HIV pozitif olduklarından haberdar olmamakta ve bu süreçte virüsü başkalarına da bulaştırabilmektedir. Örneğin Türkiye’de HIV ile yaşayan kişi sayısının gerçekte mevcut sayının en az 2 katı, hatta 3 katı olabileceği tahmin ediliyor. Yani HIV/AIDS ile ilgili etiketleme ve damgalama enfeksiyonun yayılımını da ciddi oranda artırmaktadır” uyarısında bulundu.

 95-95-95+95 hedefleri nelerdir?

Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS)’in, 2030 yılına kadar HIV yayılımını durdurmak ve ayrımcılığı engellemek amacıyla koyduğu küresel hedefler olduğunu belirten Ünlü, “Bu bağlamda birinci 95, dünya genelindeki tüm HIV ile yaşayan bireylerin en az yüzde 95’inin tanı alması yani HIV pozitif olduklarını biliyor olmaları, ikinci 95; dünya genelindeki tüm HIV ile yaşayan bireylerin en az yüzde 95’inin antiretroviral tedaviye erişebiliyor olması, üçüncü 95; HIV tedavisi alan HIV ile yaşayan bireylerin en az yüzde 95’inin viral yüklerinin (kanda ölçülebilen HIV miktarı) HIV’in bulaştırılmasını önleyen seviyeye baskılanmasını ve son 95 ise viral yükü baskılanmış olan HIV ile yaşayan bireylerin yüzde 95’inin sahip oldukları hakları damgalanma ve ayrımcılık yaşamadan kullanabilmelerini kapsamaktadır” dedi.

Tedavi aksatılmadığı takdirde yaşamlarına devam edebilirler

HIV ile yaşayan bireylere ve ailelerine önerilerde bulunan Doç. Dr. Özge Ünlü, özellikle konu hakkında güncel bilgilerin takip edilmesinin önemini vurguladı. Ünlü sözlerini şöyle tamamladı:

“2017 yılında CDC (Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi), U=U (‘Undetectable=Untransmittable’ / B = B ‘Belirlenemeyen=Bulaşmayan’) sloganıyla HIV ile yaşayan bireylerin kandaki HIV miktarı B (belirlenemeyen) seviyede ise cinsel partnerlerine HIV bulaştırmayacaklarını açıkladı. Yani düzenli tedavi ile kanda ölçülebilen HIV miktarı ‘belirlenemeyen’ seviyeye indirildiğinde HIV ile yaşayan bireyin artık bulaştırıcı olmadığı açıklandı. Ardından bu bilimsel kanıt üzerinde tüm bilim otoriteleri Dünya Sağlık Örgütü, UNAIDS hemfikir oldu. Bu da HIV ile yaşayan kişilerin, tedavilerini aksatmadıkları takdirde tüm sağlıklı bireyler gibi aile kurabilmelerine, tıbbi bir müdahaleye gerek olmaksızın doğal yolla bebek sahibi olabilmelerine, HIV ile yaşayan kadınların ise vajinal doğum yapmalarına olanak tanıdı. Günümüzdeki etkili ve ulaşılabilir tedavi yöntemleri HIV enfeksiyonunu, düzenli tedavi ile kontrol altında tutulabilen diğer bir kronik enfeksiyonlardan farksız kıldı. Bu nedenle hastalara, yönetilebilir bir enfeksiyona sahip olduklarını, tedavilerini aksatmamalarını, ailelerine HIV ile yaşayan bireye koşulsuz sevgileri ile her zaman destek olmalarını öneririm.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

AIDS ve HIV yayılımında “etiketlenme ve damgalanma” endişesi etkili oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
AIDS hakkında doğru bilgi, enfeksiyonun yayılmasını engellemede önemli! https://kocaelibasin.com.tr/aids-hakkinda-dogru-bilgi-enfeksiyonun-yayilmasini-engellemede-onemli/ Sat, 30 Nov 2024 08:10:22 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/aids-hakkinda-dogru-bilgi-enfeksiyonun-yayilmasini-engellemede-onemli/ 1 Aralık Dünya AIDS Farkındalık Günü kapsamında, AIDS ve HIV hakkında doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr.

AIDS hakkında doğru bilgi, enfeksiyonun yayılmasını engellemede önemli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
1 Aralık Dünya AIDS Farkındalık Günü kapsamında, AIDS ve HIV hakkında doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, özellikle gençlerin doğru bilgi sahibi olmalarının enfeksiyonun yayılmasını önlemede kritik bir role sahip olduğunu söyledi. Doğru bilginin riskli davranışları ve yanlış inanışları azaltacağını vurgulayan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Gençlerin AIDS hakkındaki farkındalığını artırmak için eğitim programları, televizyon, radyo ve sosyal medyada doğru bilgilerin yaygınlaştırılması, açık ve dürüst iletişim gibi yöntemler kullanılabilir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, 1 Aralık Dünya AIDS Farkındalık Günü kapsamında, gençlerin AIDS ve HIV hakkında doğru bilgi sahibi olmalarının önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Sosyal medya ve yanlış bilgilerin yaygınlaşması, doğru kaynaklara ulaşılmasını zorlaştırabiliyor

Gençlerin AIDS ve HIV hakkında doğru bilgi sahibi olmalarının, enfeksiyonun yayılmasını önlemede kritik bir role sahip olduğuna vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Çünkü doğru bilgi riskli davranışları azaltır. Gençler, bulaşma yollarını bilerek korunma yöntemlerini daha etkin kullanabilirler.” dedi.

Doğru bilgilerin HIV pozitif kişilere yönelik yanlış inançları azaltarak, onların sağlık hizmetlerine ulaşmalarını kolaylaştırdığını ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bilgili gençler, çevrelerini de bilinçlendirerek daha geniş bir kitleye ulaşabilirler. Gözlemlerime dayanarak, gençlerin AIDS hakkında genel bir bilgiye sahip olduklarını söyleyebiliriz. Ancak, bu bilginin her zaman doğru ve güncel olmadığını da belirtmek gerekir. Özellikle sosyal medya ve yanlış bilgilerin yaygınlaşması, gençlerin doğru kaynaklara ulaşmasını zorlaştırabilir.” açıklamasını yaptı.

HIV pozitif çiftler basit önlemlerle HIV negatif bebek sahibi olabilir! 

AIDS ile ilgili gençler arasında yaygın olan mitler ve yanlış bilgilere değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “HIV’in sadece belirli gruplarda görüldüğü düşünülüyor. Oysa HIV, herkesi etkileyebilen bir virüstür.” dedi.

Dr. Dilek Leyla Mamçu, diğer yanlış bilinen konular hakkında şunları söyledi:

“HIV’in sadece cinsel yolla bulaştığı bilgisi de yanlış. HIV, kan ve kan ürünleri yoluyla, anneden bebeğe ve bazı durumlarda ortak iğne kullanımıyla da bulaşabilir. HIV’in belirtileri olduğu için kolayca anlaşılabileceği düşünülüyor. HIV’in ilk evrelerinde belirti vermemesi veya grip benzeri hafif belirtiler göstermesi, teşhisi geciktirebilir. HIV’in ölümcül bir hastalık değildir. Günümüzde HIV, etkili ilaçlarla kontrol altına alınabilen kronik bir hastalık haline gelmiştir. HIV bir hastalık değil AIDS’e yol açabilen virüsün adıdır. HIV pozitifler, doğru ve düzenli tedavi ile sağlıklı bir ömür yaşarlar.

HIV pozitif erkek veya kadınlar bebek sahibi olabilir. HIV taşıyıcılığını kronik bir tıbbi durum seviyesine indirgeyen ilaçların bulunduğu 1996’dan beri, HIV pozitif çiftler çok basit önlemlerle HIV negatif bebek sahibi olabilirler. HIV’in günahkarlar için bir ceza olduğu inanışına sahip olunabilir. HIV sadece bir virüstür ve vücuda girerken kişinin dinine, mesleğine, cinsiyetine, eğitim düzeyine bakmaz.”

Farklı virüs tipleri arasındaki transferden kaynaklı çapraz direnç gelişebiliyor!

HIV hakkında yayılan yanlış bilgilerden birinin de iki HIV pozitif kişinin korunmalarına gerek olmadan birlikte olabileceği düşüncesi olduğunu dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu bilgi eksiktir. Şöyle ki; eğer kişiler düzenli HIV ilaç tedavisi görüyorlarsa, vücutlarındaki virüs belirlenemeyen seviyeye baskılandıysa ve bu seviye korunuyorsa kondom kullanmalarına gerek yoktur. Ancak henüz ilaç tedavisi görmüyorlarsa veya tedaviye rağmen henüz belirlenemeyen seviyede değillerse, her ikisi de tedavi başarısızlığına uğramamak için daha sıkı korunmalıdır.  Çünkü virüsün farklı tipleri vardır ve farklı virüs tipleri arasındaki transferden kaynaklı çapraz direnç gelişebilir.” uyarısında bulundu.

AIDS hakkında doğru bilgilerin yaygınlaştırılması önemli! 

Gençlerin AIDS hakkındaki farkındalığını artırmak için kullanılabilecek etkili yöntemler olduğunu belirten Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:

“Bu konuda eğitim programları büyük önem taşır. Okullarda, gençlik merkezlerinde ve sosyal medya platformlarında düzenli olarak HIV/AIDS eğitimleri verilmeli. Gençlerin sorularını çekinmeden sorabilecekleri, açık ve dürüst iletişim kurulabilen güvenli ortamlar oluşturulmalı. HIV pozitif olanların hikayelerinin paylaşılması, gençlere ilham verebilir ve yanlış anlamaları düzeltebilir. Televizyon, radyo ve sosyal medya gibi platformlarda doğru bilgilerin yaygınlaştırılması da önemli bir nokta. Toplum tabanlı örgütler güçlendirilmeli. Bu örgütler, gençlere ulaşmada ve onları desteklemede önemli bir role sahiptir.”

“Gençlerin HIV testi yaptırma konusunda çekinceleri olabiliyor”

Gençlerin HIV testi yaptırma eğilimlerinin ülkeye, kültüre ve sosyal çevreye göre farklılık gösterdiğini dile getiren Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Genel olarak, gençlerin HIV testi yaptırma konusunda çekinceleri olabiliyor.” dedi.

Bu çekincelerin nedenlerine değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, sözlerini şöyle tamamladı:

“Test sonucunun pozitif çıkması halinde toplum tarafından dışlanma korkusu yaşayabiliyorlar. Testin nasıl yapıldığı, sonuçların ne anlama geldiği gibi konularda yetersiz bilgi sahibi olabiliyorlar. Test merkezlerine ulaşımın zor olması veya testin ücretli olması da test yaptırma konusunda engel oluşturabiliyor. Gençlerin HIV testi yaptırma oranlarını artırmak için testlerin kolaylaştırılması, gizlilik ve güvenliğin sağlanması, danışmanlık hizmetlerinin sunulması gibi uygulamalara gidilebilir. Bu sayede gençler sorularına cevap bulabilir ve destek alabilirler, böylece çekinceleri de azalabilir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

AIDS hakkında doğru bilgi, enfeksiyonun yayılmasını engellemede önemli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>