?>
?>
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu da Rize’nin ardından Trabzon mitingine katıldı.
“TERÖRİZM PROPAGANDASI YAPMAYIN”
Kürsüye ilk çıkan Mansur Yavaş, şu açıklamalarda bulundu:
“Neymiş? Hani dağda 85 tane terörist kalmıştı? Hani ayakkabı numaralarını biliyordunuz? Ne oldu? Birden bire 50 milyon terörist mi çıktı meydana? Terörizmin propagandasını yapmayın. Teröristlerin arkasına da saklanmayın.
“TÜRKİYE YAŞ PASTA MI Kİ BÖLÜNECEK?”
Bu PKK denen eli kanlı caniler 40 yıldır kan kusturdular, bölemediler; yaş pasta mı ki Türkiye bölünecek Allah aşkına? İlk önce Trabzonlular buna izin vermez. Böyle boş laflarla insanları birbiriyle kutuplaştırmasın, düşmanlaştırmasınlar. Mevsimlik milliyetçilik yapmasınlar.
“40 YILLIK TÜRK MİLLİYETÇÖİSİYİM, TERÖRÜN BENİM YANIMDA NE İŞİ VAR?”
Bizi terörle işbirliği ile suçluyorlar. 40 yıllık Türk milliyetçisiyim, terörün benim yanımda ne işi var? Seçime gidiyorsunuz, ‘millilerle gayri milliler…’ Önce bunu diyen yurtdışındaki oğlunun paralarını bir getirsin. Hep insanları kutuplaştırıcı laflar…
“E NASIL OLACAK BU?”
‘Altı birbirine benzemez’ derken, altılı masa güzelce iki yıldır ortak mutabakat metnini çıkardı. Cenap’ı Allah bunlara da altıyı tutturdu. Bize ‘benzemez’ diyordu, şimdi öyle bir hale geldi ki… ‘Siz benziyor musunuz?’ dediğimiz zaman, ‘O bizden değil’, ‘O ayrı’, ‘O şöyle…’ E nasıl olacak bu?
“PKK’YA LAF EDİYORLAR AMA…”
PKK’ya laf ediyorlar ama bir hafta önce Akşener söylemişti ‘Yine İmralı’ya birilerini gönderdiler’ diye. Bugün Mardin eski Belediye Başkanı da söyledi… Yine göndermişler.”
“BEN KOLLARI SIVAYINCA BUNLARA BİR ŞEY OLUYOR”
Ardından kürsüye çıkan Ekrem İmamoğlu, vatandaşların “çıkar ceketi” sloganı sonrası, gülerek, “Beni hasta” edeceksiniz dedi ancak yine de ceketini çıkarıp, gömleğinin kollarını kıvırarak konuşmasını sürdürdü.
“Ben kolları sıvayınca bunlara bir şey oluyor biliyorsunuz, dağılıyorlar” diyen İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“KÖTÜ SÖZ SÖYLENMEZ”
“Biz; milletine umut veren, kötü dil kullanmayan… Bize annemiz babamız öyle öğretti, kötü söz konuşulmaz. Kimsenin kalbi kırılmaz. Daha ötesi, beni bu memleketin anne babaları izliyor. Daha ötesi, bu memleketin çocukları izliyor. Nasıl kötü söz söylenir? Söylenmez. Kötü dil söylenmez. Yalan konuşmayan, iftira atmayan…
“BİR OY UĞRUNA TAŞ ATTIRANLAR VAR”
Diğer tarafta ne var? Bir oy uğruna her türlü ağır hakareti yapan, hatta oy için kumpas kurup, milleti azmettirip, taş attıranlar var.
“ERZURUM’DA TATSIZ OLAYLAR YAŞADIK”
Erzurum’da tatsız olaylar yaşadık. Saldırılan, taş yağmuruna tutulan biz. Ne dediler? ‘Taşları kendileri getirdi, kendi kendilerine taş attılar…’ Bunlar şaşırmış. Akla ziyan sözler. Bir gün geçti, ondan vazgeçtiler, ‘provokasyonu FETÖ yaptı’ demeye başladılar. Karşımızda öyle bir yalan ve iftira makinesi var ki, bir oy uğruna, İmralı’dan gelen mektubu okuttular… Kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı devlet televizyonunda konuşturdular.
“ATATÜRK’E ALERJİSİ OLANLAR…”
Bugün bir tarafta; anayasanın ilk dört maddesine kayıtsız şartsız sahip çıkan biz varız. Cumhuriyet’e, Türk Bayrağı’na, demokrasiye, başkent Ankara’ya ve İstiklal Marşı’na… Ya Atatürk’e alerjisi olanlar onlar; Gaffar Okkan’ı şehit eden terör örgütüne ilintili bir parti onların yanında. Bunun bir genel başkanını İstanbul’dan milletvekili adayı gösteriyorlar. Sinan Ateş’in katillerini bulamıyorlar.
“AHLAK YOKSUNLARI”
Ondan sonra neymiş efendim: ‘CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, bütün bu kadrolar, kötü…’ Kardeşim bizim ittifakımız belli. Bizim kadromuza laf bile edemezler. Mansur Yavaş mı vatan haini? Ekrem İmamoğlu mu vatan haini? Sayın Meral Akşener mi hain? Hadi oradan. Hadi oradan. Hadi oradan. Ahlak yoksunu sizler.”
İMAMOĞLU KÜRSÜDE HORON TEPTİ
İmamoğlu, konuşmasını bitirdikten sonra kürsüye gelen folklor ekibiyle birlikte horon tepti.
Akşener: Hırsız olanların aklı çıkmış durumda… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Çanakkale’de halka sesleniyor. Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:
Akşener, Çanakkale’de halka sesleniyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Şimdi siz burayı hani birisi diyor ya ‘lebaleb’ doldurmuşsunuz. Şimdi bakacaklar, bakacaklar, küfürler artacak küfürler artacak. Bozmuşsunuz yine birilerinin sinirlerini.
“İKİ ŞEY OLACAK”
*İki şey olacak: 13. Cumhurbaşkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Meral Akşener. 30 yıldır aktif politika yapıyorum. Siyasi bir ailenin kızıyım 50 yıllık bir siyasi hafızam var. Kadınlara bu kadar hakaret eden, kötü bir dil kullanan, gençlere hakaret eden ve muhalefete küfür eden, iftira atan, tehdit eden bir dille ilk defa bir seçime gidiyoruz.
*Pek çok seçime şahit oldum ama milletini darbeci diyen bir zihniyete hiç şahit olmadım. Milletine işgalci diyen bir siyasiye, bir dile hiç rastlamadım. Propaganda faaliyetleri için gezdiğimiz yerlerde bizi hedef göstere bir dile hiç rastlamadım.
*Bakın önce kadınlara çürük dendi, sürtük dendi, düşük dendi. Gençlere süfli dendi. Millete işgalci dendi, darbeci dendi. Ondan sonra hedef gösterildik. Sonra biri çıktı önce bizi Gabar’a gömdüler. Sayın Kılıçdaroğlu’yla ikimizi… Birimizi Gabar’a… Bunları diyen Recep Bey ve yandaşları… Sayın Kılıçdaroğlu’yla beni birimizi Gabar’a birimizi Cudi’ye… Benim mezar kazılırken petrol bulundu. Ya Gabar’da.
“YAKINDA PEYGAMBERLİĞİNİ İLAN EDERSE HİÇ ŞAŞIRMAM”
*Milletine kitapsız diyen, Allahsız diyen, dinsiz diyen bir dille de hiç karşılaşmadık. Diyor ki ‘Biz Allah’tan emir alırız.’ Arkadaş arkadaş bu nasıl bir iştir? Bu nasıl bir kötü, pis bir dildir? Yakında peygamberliğini ilan ederse hiç şaşırmam.
*Kafalar gitti, kafalar gitti. Bir an evvel 14 Mayıs akşamı bu işi bitirmeliyiz. Birinci turda bitirmeliyiz. Gerçekten psikiyatristlerin tedavisine muhtaç hale gelen insanlar bu ülkeyi yönetiyor. Dolayısıyla her bir arkadaşım, her bir kardeşim, her bir evladım sadece kendisini ailesini değil, bütün arkadaşlarınızı, komşularınızı sandığa götürüyorsunuz ve birinci turda Sayın Kılıçdaroğlu’nu 14 Mayıs’ta 13. Cumhurbaşkanı seçiyoruz ve Recep Bey ve arkadaşlarını da emekli ediyoruz.
*Türkiye’nin bu böyle bir rezil dili taşıması mümkün değil. Demokrasi için yargının bağımsızlığı için haksızlığa sebep olan, harama el uzatanların bu ülkenin yönetiminden gitmesi için 14 Mayıs’ta bitinci turda hem cumhurbaşkanlığını hem de Meclis’i almak durumundayız.
“SEÇİMİ KAYBETTİKLERİNİ GÖRDÜLER”
*Bir tanesi çıktı dedi ki, sonra da Erzurum’da yaptırılan, sonra da CHP’liler yaptı denilen provokasyondan bahsedeceğim. Erzurum’da, Erzurumlu kardeşlerimi de çok üzen dadaşları çok üzen Erzurum’da yapılan sayın Ekrem İmamoğlu’na yapılan o taşlama, linç etme ve provokasyonun karşısında bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bu ülkede İçişleri Bakanlığı yapmış bir şahıs eğer kalkıp da Ekrem İmamoğlu’nu ve CHP’yi suçluyorsa artık kelimeler bitmiştir. Dolayısıyla 14 Mayıs’ta bu işi kaybettiğini anlayıp artık son olarak işi cilletliğe, zorbalığa vurmuş demektir. Seçimi kaybettiklerini gördüler.
“ONLARLA BİR OLMAYACAĞIZ”
Böyle bir harami düzeni, 14 Mayıs’ta emekli edecek miyiz? Son olarak Tarzan zorda. Recep Bey attaya gidiyor. Ama biz sabırlı olacağız. Biz, akıllı olacağız, biz zeki olacağız ve bunların yaptığı yanlışlıkları göreceğiz, engelleyeceğiz, onlarla bir olmayacağız. Bir de sandıkları koruyacağız.”
Akşener: Yakında peygamberliğini ilan ederse hiç şaşırmam yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Kıymetli Akşener ailesine misafirperverlikleri için teşekkür ederim. Bugün tanık olduklarımıza rağmen güzel bir geceydi. Bu ülkenin huzura, sevgiye ve kardeşliğe çok ihtiyacı var. Bahar geliyor.”

– Seçmen velinimettir. Millet patrondur. Elbette siz isterseniz, 13. Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu olacak, ben de başbakan olacağım demektir.
NE ARA FETÖ DÜŞMANI OLDUN?
– Böyle sesleniyorsunuz ama birilerinin sinirlerini laçka etti. İlaç kullanıyorlar, ilaç. Biri çıktı dedi ki “Kazanırlarsa FETÖ kazanır.” Ama onlar zamanında FETÖ’yü övüyordu. Onlar “Hocaefendi” derdi. Uzun uzun överlerdi. Ne ara FETÖ düşmanı oldun?
– Biri de diyor ki “Kazanırlarsa şampanya patlatacaklar ama biz kazanırsak tertemiz alnımız seccadeye değecek.” Kadınlar öldürüldüğünde, kadınlar tecavüz edildiğinde, 82 puanla atanamayanların döneminde, kul hakkının yenildiği dönemde senin alnının neresi tertemiz? Kapkara alnınız, kapkara!
– Biz kazanırsak erkeklerle erkekler evlenecekmiş ama fantezide sınır yok. Erkekler ile hayvanların evliliğini de serbest bırakacakmışız. Psikiyatristler bunları muayene edip tedavi etmeli. Hiçbirinin cezai ehliyeti kalmadı, şu anda ülkeyi yönetecek durumda değiller!
Akşener: Birilerinin sinirlerini laçka ettik, ilaç kullanıyorlar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>*Tehditlerin, hakaretlerin havada uçuştuğu bir seçim. Milletine ilk defa işgalci diyen bir dil. Türk milletine darbeci diyen bir dil bütün psikiyatristleri bu arkadaşı tedavi için davet ediyorum.
*İki de bir bir kasetten bahsediyor Recep Bey… Var mıdır yok mudur belli değil, bir kasetten bahsediyorsun da dün sizin bir aile dostunuz seninle birlikte başına bir iş gelmesin diye hapse giren Yeşildağ ailesinin bir ferdi bir video yayınladı.
“NASIL HIRSIZLIK YAPILDIĞINI ANLATIYOR”
*O kasette çok enteresan nasıl hırsızlık yapıldığını anlatıyor. Ali Yeşildağ diyor ki, Antalya Havalimanı yıl 2007 bu havalimanı işletmesi satışa çıkıyor. Bir firma 5 milyar dolar veriyor.
*Buna karşılık o firmanın dosyasından evrak çalınıyor yakınlarından birine 3 milyar dolar veriliyor. 1 milyar dolar cebe indiriliyor ve bu kişi Erdoğan tarafından 1 milyar doların alındığını söylüyor.
“BU 1 MİLYAR DOLAR KİMİN CEBİNE GİRMİŞ?”
*Recep Bey hazır kaset orada, hazır video orada. Bu iddiaları senin araştırman gerekiyor.
*Sen Cumhurbaşkanısın, bize sövmek yerine sen bu videoyu bir sor bu 1 milyar dolar kimin cebine girmiş. Ali Yeşildağ’ın iddiasına göre senin cebine girmiş.
Akşener, Erdoğan’a sordu: 1 milyar dolar kimin cebine girdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yavaş’ın ardından kürsüye çıkan Akşener, 2019’daki ortak mitingi hatırlattı. “Aklıma 2019’daki ortak mitingimiz geldi” diyen Akşener, “Allah’ıma bin şükür ilerisine geçmişiz, ardında kalmamışız” diyerek konuşmasına başladı.
AKŞENER’DEN AYDINLILARA ADNAN MENDERES TEKLİFİ
Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:
“Biraz evvel il başkanım dedi ki, ‘Bu sözü vereceksin…’ Demokrasi şehidimiz rahmetli Menderesimiz, ‘Eğer Yassıada’dan kurtulursam Çine Çayı’ndan öbür tarafa geçmeyeceğim’ demişti. ‘Bunu bir vasiyet olarak kabul et’ dedi bana biraz evvel il başkanımız. Ben de ‘baş üstüne’ dedim. Ailesiyle görüşüp mezarını, eğer siz de isterseniz Çakırbeyli’ye getirmek boynumun borcu olsun.
“BERABER TARİH YAZACAĞIZ”
Çok ilginç bir seçime gidiyoruz. ‘Allah Allah’ nidalarıyla sanki savaşa gidiyoruz… (Orada ön sırada bulunan vatandaşlara seslenerek) Kızlar bu durumu nasıl karşılıyorsunuz? Hayatımızda işitmediğimiz küfürleri, iftiraları işittik. Sürtük olduk, çürük olduk, düşük olduk, yetmedi siz de süfli oldunuz. Beraber tarih yazacağız. 14 Mayıs akşamında hep birlikte bir oy Kemal’e, bir oy Meral’e.
“O DANIŞMANLARIN YÜZÜNÜ ÇOK MERAK EDİYORUM”
Ondan sonra ne yapacağız? Gideceğiz, ‘buyurunuz’ diyeceğiz. Nezaketimizle emekliye sevk edeceğiz Recep Bey ve arkadaşlarını. 5 maaş, 10 maaş, 15 maaş alan; yan gelip yatan, sizin hakkınızı yiyen, haram yiyen o danışmanların yüzünü çok merak ediyorum… Yazıııık… Pudra çekemeyecekler… Yazıııık…
“BU KAFAYI KIRMIŞLARDAN KURTULUYORUZ”
Bir tanesi var… Neyse 8 gün kaldı… Bu kafayı kırmışlardan kurtuluyoruz… Güvenlikten sorumlu muhteremin kafayı taktığı şey ne? Erkek erkeğe evlilik. Daha ileri gitti. Erkeklerle hayvanların evliliğini serbest bırakacakmışız. Ben birçok manyaklık gördüm de böylesini görmedim.”
Akşener: Yazıııık… Pudra çekemeyecekler… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Akşener Cumhur İttifakı’nın güçlü olduğu illere ilişkin kendisine yöneltilen soruya şu cevabı verdi:
“Bunlar Sivas, Elazığ, Malatya gibi Doğu Anadolu’nun dini hassasiyeti çok yüksek yaşadığı iller, Karadeniz’in bir bölümünü de dahil edersek eğer, oralarda 2018 ile mukayese ettiğimde iki ile çarpılmış bir ilgi alaka görüyorum. Biz Mansur Bey ile geziyoruz oraları. İYİ Parti Genel Başkanı olarak CHP yöneticilerinden herhangi bir yardım istemiyorum, gerçeği görebilmek için. Enteresan bir biçimde o bölgenin AKP’ye üst üste birçok seçimde oy vermiş, özellikle kadınlarda inanılmaz bir hareket var. Samimi söylüyorum şaşkınım. Çünkü, yorulmuyorlar. Biz iki kişi konuşuyoruz. Mansur Bey birçok şe anlatıyor, sonra ben çıkıyorum ve insanlar yorulmuyor. Tam tersine canlılık sürüyor, şaşırtan beni o. Üç yıldır esnaf geziyorum; 20 Ocak 2020’de yola çıktığımda, Antalya’da ilk gittiğim dükkanlarda karşılaştığım AKP seçmeninin tutumu ile bugün AKP’den vazgeçmiş seçmenin tutumunu görebiliyorum. Ana nedeni ekonomi ama insanlar da yorulmuş. Şimdi, ben üç yıldır bir şey yaptım. O tutmuş. Esnaf için şuydu, esnaf için müşteri velinimettir. Aslında hepimiz için, seçmen velinimet olmalıdır… Kitle partilerinde hedefteki, özne seçmendir. Onu dinlersiniz… Ondan sonra da çözümlerinizi üretirsiniz. O çözümleri paylaşırsınız. Seçime kadar bunları yaparsınız. Seçimde de bütün siyasi partiler, seçmenin gönlünü almak, derdine çare üretmek üzere çare üretirsiniz. Rekabetinizin öznesi hizmetinizdir. Türkiye, fark ettim ki uzun bir süredir siyasetçiler yan gelip oy almışlar. Yani, kutuplaştır, kolonize et, dolayısıyla iki böl harika bir durum… Sesimizin duyulmadığı bir sistemde, ben bunu üç yıl boyunca konuşa konuşa orada bir mesafe almışız. Ekonomi çok önemli. Ekonomideki dertlerin duyulmaması çok mühim ama bir de bu çatıştırma halinden bıkmış insanlar.”
“İLK DEFA BİR SEÇİMDE BU KADAR VAAT VERİYOR SAYIN ERDOĞAN”
Akşener, vatandaşların kutuplaşmasına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
“Çok kolay bir şekilde yıkılamaz ama buradaki farkı anladı erişebildiğimiz seçmen. Dikkat ederseniz, Sayın Erdoğan yine küfrediyor, yine hakaret ediyor, yine bir sürü şey yapıyor ama inanılmaz da bir vaat veriyor. İlk defa bir seçimde bu kadar vaat veriyor Sayın Erdoğan. Vatandaşın onu beklediğini fark ettiler. Buradaki değişimle bir tek ben yaptım desem ayıp olur; değişimde pay sahibiyim ben. Doğru Yol Partisi’nde başladığım siyasetin bende bir alışkanlığı…”
“NE KISMETLİ KADINIM”
Cumhur İttifakı’nın vaatlerinde devlet gücü kullanılıp kullanılmadığın ilişkin soruya Akşener şu yanıtı verdi:
“Devlet gücü elbette kullanılıyor. Biz bunlara alıştık; özellikle 2017’deki referandumdan sonraki seçimlerde bunlar büyük bir güçle üzerimize geldi. Dolayısıyla yargısı ile geldi, hukuku ile geldi… Ama 2019’dan beri bu ülkede bir şeyler değişti. Devlet gücü kullanılıyor bu arada bunu bir tehdit unsuru olarak kullanıyor. Yani, TOGG hepimiz almak zorundayız; alalım da yanlış hatırlamıyorsam sokakta 4 TOGG var. Şimdi, eleştirilmiyor böyle şeyler, hepimiz alkışlamaktan öldük. Arkadaş, sen bunu yapmak zorundasın. Benim param ile yapıyorsun. Onu denetleme hakkım var benim. Seçmen olarak vatandaş olarak söylüyorum. Biliyor musunuz Gabar’a beni gömecekti, Cudi’ye de Sayın Kılıçdaroğlu’nu. Şimdi o mezar kazılırken petrol bulundu. Ne kısmetli kadınım. Sayın Kılıçdaroğlu’nun mezarı kazılırken, Cudi’den bakalım ne çıkacak?”
“15 MAYIS SABAHINDAN İTİBAREN…”
İktidar tarafından yapılan hizmetlerin denetlenebilirliğine ilişkin ise Akşener, şunları dedi:
“Siyasetin denetleme aracı, Meclis’tir. Benim davet edildiğim ama gidemeyeceğim her yere benim adıma milletvekillerin grup başkanı olan Sayın Tatlıoğlu’nu gönderiyoruz. Bir küskünlük yok. Söylemek istediğim şey şu, buna ne kadar para harcandı, AR-GE’si ne oldu, hangi mühendisler çalıştı gibi soruları sorduğunuzda vatan hainisiniz. Şu sözü verebilirim ben size, 14 Mayıs akşamından itibaren 15 Mayıs sabahından itibaren denetleme dediğimiz sistem devreye girecek.”
“ÖNCELİK GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEME GEÇİŞ”
14 Mayıs’tan sonra ilk yapılacak eylem planını Akşener, şöyle açıkladı:
“Biliyorsunuz, bizim üç metnimiz var. Birincisi, bu güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş. Yani altı siyasi partinin beraber çalışıp, sonra kamuoyu ile paylaştığınız varsa bazı düzeltmelerin yapılabileceği güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş yol haritası. Bu en önemlisi. Çünkü, Sayın Erdoğan’ın yanlışlıklarını söylüyoruz ama bunları bu hale getiren bu ucube sistem. Bu sistemi bırakmaya canları istemiyor. Sonra, altı siyasi partinin bir araya gelip yaptığı bu somut konularla ilgili öğretmen tayininden köy okullarının açılmasına kadar ortak politikalar mutabakat metnimiz var. İkincisi de bu, ciddi bir metin bu; 2800 maddelik falan bir şey.
“100 BİN ÖĞRETMEN TAYİN EDECEĞİZ”
Derhal bir ay içerisinde 100 bin öğretmen tayin edeceğiz. 20 bin civarında kapalı köy okulu var, bunun 11 bini derhal açılabilir pozisyonda; küçük bir tadilat ile bütün köy okulları açacağız. Ondan sonra 150 bin öğretmeni derhal tayin edilecek. Tarımda; gıda güvenliğinin beka meselesi olduğunu öğrenmiş olduk. Ata tohumlarından tutun, havza bazlı üretime gelin, gençlerin köylerde üretim yapmasına teşviki için her türlü şeyi ortaya koyacağız. Bir aile köyüne dönüp, toprağını işlemeye başlayınca onların 5 yıl boyunca SSK ya da BAĞ KUR’larını devlet olarak biz ödeyeceğiz. Mazot, elektrik, yem ve ilaç da 20 ile 30 arasında indirim yapacağız.”
“BİZDEN SAYIN BİLGE YILMAZ İLE SAYIN BİROL AYDEMİR’İ GÖREVLENDİRDİM”
Millet İttifakı’nın ekonomi politikalarını yönetecek kadrolarına ilişkin soruya Akşener, şunları dedi:
“Sayın Kılıçdaroğlu ile bir telefon görüşmesi yaptık, üç dört gün oluyor. Bana dedi ki ‘Siz iki kişi, biz Selin Sayek Böke ile Faik Öztrak’ı görevlendiriyorum. Diğer siyasi partileri arayacağım, ikişer kişi onlar da versin. Bu arkadaşlar bir araya gelsin, son durumu kendi aralarında göz geçirsinler’ dedi. Bizden Sayın Bilge Yılmaz ile Sayın Birol Aydemir’i görevlendirdim. Onlar bir araya geleceklerdi, son durum hakkında gerçekten bir bilgim yok. Ama Sayın Kılıçdaroğlu’nun Şampiyon Ligi’ndeki insanlar onlar. Onlarla ilgili bir durum var ama yarın çıkacaklar mı inanın bilmiyorum. Milletvekili olan hiçbir arkadaşımız bakan olmayacak, öyle de karar aldık. Dolayısı ile Birol Bey ile Bilge Bey’i gönderiyorum. 12 kişi bir araya gelecek.”
“KAÇ MİLLETVEKİLİ LİSTELERDE BEN ONU BİLMEM. SORMAK AYIPTIR”
Millet İttifakı’nın 14 Mayıs’tan sonra iktidara geldiğinde bakanlık dağılımına ilişkin Akşener, şu açıklamayı yaptı:
“Koalisyon görüşmelerini bilen bir insanım. O masada da tek kişi benim. Ben iki koalisyonunun kuruluşunda arka kapı diplomasisini yürütenlerden birisiydim ve DYP-SHP, koalisyonun da içinde DYP’li bir vatandaş olarak, bir siyasetçi olarak gördüm orayı. Bütün bu ortak şeyler, yaptığımız her türlü çalışmaların altına imza attığımız andan itibaren o partinin sözüdür. O imzaların her biri kurullarımızda alınan kararlar ile atılır. Dolayısıyla onlar hepimizin. 14 Mayıs akşamı, bizim haricimizde diğer 4 parti CHP listesinden girdi. CHP ile biz Millet İttifakı olarak kendi logosu ile giren iki siyasi partiyiz. Kaç milletvekili alındı, kaç milletvekili listelerde ben onu bilmem. Sormak ayıptır.
“BİZİM AÇIMIZDAN EKONOMİYE DAİR BİLGE BEY, YÖNETECEK”
Biz, 16 – 17 ilde beraber giriyoruz. Seçim olacak, kaç milletvekili çıkarılacak, kaç oy alınacak bu bu iki parti arasında hesaplanır. Ondan sonra da oturursunuz, görevlendirmeleri çalışırsınız. Dolayısıyla, Hazine Bakanlığı birindeyse, Maliye öbüründe olur. Adalet Bakanlığı birindeyse, İçişleri birinde olur. Bunları hiç konuşmadık. Yıllarca yapılan usul bu. Dolayısıyla somut bir şey konuşulmadı ama bizim açımızdan ekonomiye dair Bilge Bey, yönetecek.”
“EN AZ YÜZDE 50 ZAM”
Emeklilere, memurlara, işçilerin maaşına ilişkin Akşener şu açıklamayı yaptı:
“Ocak ayında arkadaşlarımız çalışmışlardı ve bu zammın yüzde 55 olması gerektiğini söylemişlerdi. O kadar yapılmadı. Şimdi tekrar çalıştı arkadaşlarımız ve en az yüzde 50 olmak üzere Temmuz başında, o zammın o şekilde yapılması gerektiğini söylemişlerdi ama rakamlar nereye vardı, enkaz devralacağız edebiyatı da yapmayayım ama hiçbir bilgimiz yok. Öğrenmeye çalışıyoruz. Nerede ne var, problem ne kadar derinleşti diye. Dolayısıyla o rakamlara göre bunun revize edilmesi gerekiyor ama temel hedefimiz şu. Kimsenin açta ve açıkta kalmadığı, sadece çocuklar değil; anne ve babalar da açıkta yatıyor. Asgari ücreti bütün bunlarla yeniden hesaplayacaksınız, enflasyon ile alakalı hesaplayacaksınız. TÜİK daha dürüst bir hale gelecek. Hem memurun, hem emeklinin hem emekçinin aklınıza gelen asgari ücretlinin Türkiye şu anda yanlış hatırlamıyorsam yüzde 50’yi geçen bir halde asgari ücretlilerin çalıştığı bir ülke. Emekliye zam yaptılar 7 bin 500 liraya. Emekli maaşı alanlar da 7 bin 500 lira oldu. Bütün her şey, buna eşitleniyor. Biz yoklukta eşitleniyoruz.”
“HER ŞEYDEN EVVEL YARGININ MÜDAHALE EDECEĞİ BİR SUÇ…”
Akşener; CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’in, İçişleri Bakanlığı’nda paralel bir seçim takip sistemi kurulduğunu tespit ettiklerini yönündeki açıklamasının anımsatılması üzerine şunları söyledi:
“Kaymakamlar, valilerin büyük bir çoğunluğu AKP’nin ilçe başkanlığı makamı olmakla birlikte bu ülkenin yetiştirdiği elbette her bakanlıkta bu ülkenin hafızası gibi kalmış doğru dürüst bürokratlar da var. Bu arkadaşın bakanlığı döneminde AKP’liler polis dövdü. Bu arkadaşın bakanlığı döneminde polis, AKP’li olmayan insan dövdü. Böyle bir saçmalık var.
Polislerimizi siyasiler dövmeyecek, vatandaşlar dövmeyecek, tokatlamayacak. Polis müdür çıkıp ‘hazır ol’da, gençlik kolları başkanı yanında emniyet müdürü kalkıp ‘hazır ol’da selam durmayacak. Ama polis de hukuka uygun, adaletin yargının bağımsız olduğu bir sistem içinde vatandaş polis ilişkisi kuracak.
Bunu neden söyledim, bu kaymakamlar için de valiler için de geçerli. Öyle bir şey var ki İçişleri Bakanı’nın ya da başka bir bakanın yanlış bir talimatı verdiğinizde uygulamama hakkı vardır. Yazılısını ister; yazılısı da hukuka aykırı ise onu da uygulamama hakkı vardır ve siz onu görevden aldığınızda mahkeme iade eder. Bütün bunlar ortadan kalktı. Yargı devreden çıkınca bu böyle oluyor. Bu arkadaş, canını istediğini yapabilir. Bu suç. Ama bu suç, her şeyden evvel yargının müdahale edeceği bir suç.
“BÜTÜN MESELE BİR PSİKOLOJİK HARP”
Bütün mesele bir psikolojik harp. Bir taraftan bizlerle ilgili, bir taraftan Sayın Erdoğan’ın gözüne girme çabası var. Ama İstanbul örneğinden kimse korkmasın. Bütün abidik gubidikler, bütün hileler sandığın başında olur. Onun için de Millet İttifakı’nın iki partisi olarak biz oraya insan verebiliyoruz. Bizim arkadaşlarımız orada, aynı İstanbul’da olduğu gibi ıslak tutanaklar olmamış olsaydı 13 bin 500 fark kalıcı olamazdı. Ne yaptılar? İptal ettiler. İptal edince ne oldu? 805 bin fark attı. Yani AKP’Li seçmen de oy verdi. Şimdi bu millet, iradesine el uzatmaya uyuz olur. Onun için biz darbelerden çok hızlı çıktık. Onun için paşaların işaret ettiği yere değil, tam tersine verildi. O ‘darbeci’ diyerek iradeye el uzatıyor. Şimdi vatandaşın iradesine siz darbe dediğiniz andan itibaren, kendi partinize oy vermeyenleri hain, terörist, vatan haini, işgalci dediğiniz andan itibaren ötesine gidiyorsunuz demektir. Bu normallik değil. Bunların cezai ehliyetleri yok.”
Akşener, Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“BİZİ YÖNETENLER VALLAHİ BAŞTAN SONA, TEPEDEN AŞAĞI DOĞRU SIYIRMIŞ DURUMDA”
İktidar sözcülerinin seçime yönelik söylemlerine dikkat çekerek konuşmasına başlayan Akşener, “Şu an için bizi yönetenler vallahi baştan sona, tepeden aşağı doğru sıyırmış durumda. Çünkü konuşulanlara baktığımız zaman inanın aklını yitirmiş bir ruh haliyle yönetiliyoruz. Ben bu ucube sistemden kurtulalım propagandası yaparak gezerken bu arkadaşların konuşmalarının ortaya çıkardığı psikoloji, aynı zamanda bu arkadaşların emekli edilmesini de şart koşuyor, zorunda bırakıyor” diye konuştu.

“FANTEZİDE DÜNYA MARKASI”
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya da yüklenen Akşener “Bu işlerin başındaki şahsın kafayı taktığı şey ne? LGBT. Biz kazanırsak erkekler, erkeklerle evlenecekmiş. Aynı arkadaşa göre erkeklerle hayvanlar evlenecekmiş. Fantezide dünya markası” dedi.
“BÜTÜN PSİKİYATRİSTLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUM, MUAYENE EDİN ŞUNLARI”
Binali Yıldırım’ın ‘işgalci’ sözlerine ilişkin konuşmasına devam eden Akşener “Allah’ım, ya rabbim bu arkadaşların aklına mukayyet ol, fikrine mukayyet ol. Bütün psikiyatristleri göreve çağırıyorum, muayene edin şunları. Bunlar gerçekten raporluk. İş göremez raporuna sahip olmak zorundalar. Ya bir tanesi başbakanlık yaptı adam diyor ki işgal güçleri. Yani başbakanlık yaptın ve sizi, bu milleti, seçmeni diyor ki onlar işgal güçleri” ifadelerini kullandı.

“BU CÜMLELERİ KURAN KİŞİNİN PSİKİYATRİST TEDAVİSİNE İHTİYACI VAR DEMEK”
Suriyeli sığınmacı politikası üzerinden Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştiren Akşener, “Ya Suriye’yle ben kavga etmişim bu durumda. Kimine göre 6, kimine göre 8, kimine göre 10 milyon sığınmacı Türkiye’ye gelmiş. İstanbul neredeyse Suriye’nin başkenti hâline dönmüş. Ya bunları ben yapmışım. Kim biliyor musunuz bunu diyen? Recep bey. Şimdi bu cümleleri kuran bir kişinin gerçekten psikiyatrist tedavisine ihtiyacı var demektir” açıklamasında bulundu.
“SAYIN ERDOĞAN, PATATES SOĞAN YİYEMEYENLER SENİ SANDIKTA YİYECEK”
Erdoğan’ın “Bir soğana, bir patatese liderinizi kurban etmeyin” sözlerine ilişkin Akşener, “Patates soğan güle güle Erdoğan. Sayın Erdoğan üzgünüm söylemeliyim. Patates soğan yiyemeyenler seni yiyecek. Nerede yiyecekler? Sandıkta yiyecekler. Nasıl yiyecekler? Helal oylarıyla yiyecekler. Sonuç ne olacak? 14 Mayıs akşamı sana güle güle diyeceğiz, emekli edeceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nu da Çankaya’ya alkışlar arasında götüreceğiz” dedi.
Akşener: Şu an için bizi yönetenler baştan sona, tepeden aşağı doğru sıyırmış durumda yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>