?> ?> alın arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Wed, 30 Apr 2025 07:29:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png alın arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 “Büyüyen Türkiye’nin harcı işçinin alın teridir” https://kocaelibasin.com.tr/buyuyen-turkiyenin-harci-iscinin-alin-teridir/ Wed, 30 Apr 2025 07:29:53 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/buyuyen-turkiyenin-harci-iscinin-alin-teridir/ Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.

“Büyüyen Türkiye’nin harcı işçinin alın teridir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, milletimizin kalkınmasında, şehirlerimizin imarında, toplumsal huzurun inşasında alın teriyle hayatı omuzlayan işçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. Başkan Büyükakın, “Büyüyen Türkiye’nin harcı işçimizin alın teriyle karılmaktadır. Emekçilerimiz kalkınmanın temel dinamiğidir, işçinin emeği bu topraklara ve milletimize duyulan aidiyetin bir tezahürüdür” dedi.

 

İnsan emeğine değer vermenin vicdan, adalet ve inancın bir gereği olduğunu ifade eden başkan Büyükakın, sözlerine şöyle devam etti: “Bu topraklarda taş üstüne taş koyan, geleceğe alın teriyle yol açan her işçi kardeşimi gönülden selamlıyorum. Bir milletin geleceği, sabahın ilk ışıklarıyla tezgâh başına geçen, atölyelerinde üretimi soluyan, yolları, köprüleri, şehirleri inşa eden eli nasırlı emekçilerle kurulur. Peygamber Efendimiz’in, “İşçinin ücretini, alın teri kurumadan veriniz” hadisi; emeğe verilen değerin en veciz ifadesidir. Bu anlayışla hareket ediyor, emeği kutsal gören bir medeniyetin evlatları olarak sorumluluğumuzu da derin bir bilinçle taşıyoruz.

 

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak; çalışanlarımızın haklarını gözetmeyi, kentimizdeki tüm emekçilerin hayat standartlarını yükseltmeyi asli vazifemiz biliyoruz. Sosyal belediyecilik anlayışımızın merkezine insanı koyarken, emekçiye kulak vermeyi, onların taleplerini dikkate almayı daima önceliyoruz. Bugün olduğu gibi yarın da emeğin yanındayız, alın terinin kıymetini bilmeye devam edeceğiz.

 

Bu anlamlı gün vesilesiyle, ülkemizin geleceği için gecesini gündüzüne katan, sanayide, sokakta, tarlada ve her alanda alın teri döken tüm emekçi kardeşlerime gönülden teşekkür ediyorum. Emekle büyüyen bir Türkiye idealine katkı sunan her bir işçimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Emeklerinin bereket, hayatlarının sağlık ve huzur içinde olmasını diliyorum.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Büyüyen Türkiye’nin harcı işçinin alın teridir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çalık: Emeğin Olduğu Her Yerde, Alın Terinin Damladığı Her Noktada Var Olmaya Devam Edeceğiz https://kocaelibasin.com.tr/calik-emegin-oldugu-her-yerde-alin-terinin-damladigi-her-noktada-var-olmaya-devam-edecegiz/ Wed, 26 Feb 2025 16:10:13 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/calik-emegin-oldugu-her-yerde-alin-terinin-damladigi-her-noktada-var-olmaya-devam-edecegiz/ Beylikdüzü Belediyesi ve DİSK Genel-İş Sendikası, belediye çalışanlarının haklarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla toplu iş sözleşmesine imza attı.

Çalık: Emeğin Olduğu Her Yerde, Alın Terinin Damladığı Her Noktada Var Olmaya Devam Edeceğiz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Beylikdüzü Belediyesi ve DİSK Genel-İş Sendikası, belediye çalışanlarının haklarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla toplu iş sözleşmesine imza attı. Sözleşme kapsamında çalışanların yevmiyelerine yüzde 40 oranında zam yapıldı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, emeğin karşılığını vermenin bir zorunluluktan öte vicdani bir sorumluluk olduğunu dile getirerek, “Bu sözleşme, sosyal belediyeciliğin sürdürülebilir belediyeciliğe geçtiğinin bir nişanesidir. Çalışanlarımız mutluysa Beylikdüzü de mutludur. İşçi dostu olmaya devam edeceğiz” dedi. 

 

Kamu emekçilerinin haklarını alması ve demokratik bir düzende çalışmalarını sağlaması hedefiyle daima iş birliği içerisinde olan Beylikdüzü Belediyesi ve DİSK Genel-İş Sendikası, toplu iş sözleşmesine imza attı. İşçilerin ekonomik, demokratik, sosyal ve kültürel düzeylerini daha da iyi noktaya taşımayı amaçlayan sözleşmenin imza töreni Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirildi. İmza törenine Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık,  DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Genel- İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Genel- İş Sendikası Araştırma Daire Başkanı ve CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu Üyesi Adil Çiftçi, CHP Sendikalardan Sorumlu İstanbul İl Başkan Yardımcısı İbrahim Zeki Yılmaz, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Gürbüz Erdagüz, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş, Genel İş Sendikası 2 No’lu Şube Başkanı Süreyya Doğan ile 4 No’lu Şube Başkanı Lütfü Uzundağ ve yönetim kurulu üyeleri ile belediye personelleri katılım sağladı. 

 

Çalık: Adil ve huzurlu bir gelecek için birlikte çalışıyoruz

 

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, törende yaptığı konuşmada, sözleşme kapsamında çalışanların yevmiyelerine yüzde 40 oranında zam yapıldığını dile getirerek, sözleşmenin sosyal adaletin ve çalışan haklarının ne kadar ciddiyetle ele alındığının göstergesi olduğunu ifade etti. Başkan Çalık, “Bu imza, hakkınız olanı almanız için gösterdiğimiz çabanın, ekonominin tepetaklak gittiği günlerde bile sosyal adaleti savunma kararlılığımızın ispatıdır. Beylikdüzü’nde yaşayan 415 bin komşumuzun huzurunun, refahının ve mutluluğunun daim olması için çalışırken, birlikte omuz omuza verdiğimiz mücadele, bizi daha güçlü kılıyor. Emeğin kıymetini bilen bir belediyecilik anlayışıyla, çalışanlarımızın hiçbir zaman yalnız olmadığını, her adımda yanlarında olduğumuzu bilmenizi istiyorum. Çünkü biliyoruz ki, siz mutluysanız Beylikdüzü de mutludur, siz huzurluysanız Beylikdüzü huzurludur. Biz, Beylikdüzü Belediyesi olarak, emeğin olduğu her yerde, alın terinin damladığı her noktada var olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

Türkiye’de yaşanan zorluklar toplu iş sözleşmeleri sayesinde aşılmaya çalışılıyor

 

“Bugün çok güzel bir günde bir aradayız” diyerek sözlerine başlayan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, imzalanan sözleşmenin sadece bir belge olmadığını, aynı zamanda işçilerin emeğine ve ekmeğine sahip çıkmanın, karşılarına çıkan engelleri aşmada bir araç olduğunu vurguladı. Çerkezoğlu konuşmasında ayrıca Türkiye’de yaşanan zorlukların ve engellerin, toplu iş sözleşmeleri sayesinde aşılmaya çalışıldığını da dile getirdi. DİSK Genel- İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan ise sağlık, eğitim ve gelecek gibi temel alanlarda yaşanan eşitsizliklere dikkat çekerek, dayanışmanın ve birlikte hareket etmenin önemine vurgu yaptı. Sözleşmenin, Beylikdüzü halkı, belediye çalışanları ve emekçi aileler için umut dolu bir tablo oluşturduğunu sözlerine ekleyen Çalışkan, “Ülkemizin geleceği için, alın terimiz, emeğimiz ve çocuklarımızın geleceği adına güçlü olmak ve birlikte hareket etmek durumundayız” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çalık: Emeğin Olduğu Her Yerde, Alın Terinin Damladığı Her Noktada Var Olmaya Devam Edeceğiz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Demansa karşı Mind diyeti ile önlem alın https://kocaelibasin.com.tr/demansa-karsi-mind-diyeti-ile-onlem-alin/ Tue, 19 Nov 2024 10:40:18 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/demansa-karsi-mind-diyeti-ile-onlem-alin/ Günümüzde yaşlı nüfusun artışına bağlı olarak yaşlanmayla ilişkili bilişsel fonksiyonun azalması ve buna bağlı Alzheimer ve Demans gibi hastalıkların artmasının önemli bir sağlık sorunu oluşturduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt.

Demansa karşı Mind diyeti ile önlem alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Günümüzde yaşlı nüfusun artışına bağlı olarak yaşlanmayla ilişkili bilişsel fonksiyonun azalması ve buna bağlı Alzheimer ve Demans gibi hastalıkların artmasının önemli bir sağlık sorunu oluşturduğunun altını çizen VM Medical Park Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Nimet Kültekin“Mind diyetinde bilişsel fonksiyonun korunması, Demans’ın önlenmesi veya ilerleyişinin yavaşlatılması hedeflenmiştir” dedi.

Mind diyetinin yaşa bağlı olan bilişsel hastalıklar için Rush Üniversitesi’nden Dr. Martha Clare Morris ve arkadaşları tarafından 2015 yılında oluşturulduğunu belirten VM Medical Park Ankara Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Nimet Kültekin, bilgilendirmede bulundu.

Mind diyetinin Akdeniz diyeti ve DASH diyetinin (Hipertansiyonu Durdurmak İçin Beslenme Yaklaşımı) bir karışımı olduğunu dile getiren Dyt. Nimet Kültekin, “Mind diyetinde bilişsel fonksiyonun korunması, Demans’ın önlenmesi veya ilerleyişinin yavaşlatılması hedeflenmiştir” ifadelerine yer verdi.

MİND DİYETİNİN İÇERİĞİ NEDİR?
 

Mind diyeti Akdeniz diyeti ve DASH diyetinin birleşimi olup doğal, bitki temelli, bir diyet olduğunu belirten Dyt. Nimet Kültekin, “Özellikle üzümsü meyveleri (böğürtlen, ahududu gibi) ve yeşil yapraklı sebzelerin tüketimini öneren, hayvansal kaynaklı ürünlerin ve doymuş yağ içeriği yüksek yiyeceklerin alımını sınırlandıran bir beslenme programıdır. Mind diyeti 15 diyet bileşeninden oluşturmaktadır. Bunların 10’u beyin için sağlıklı, 5’i ise sağlıksız besinlerden oluşturmaktadır” diye konuştu.

TÜKETİLMESİ ÖNERİLEN BESİNLER 

Dyt. Nimet Kültekin, Mind diyetinde tüketilmesi gereken besinleri şu şekilde sıraladı:

  • Yeşil yapraklı sebzeler: Haftada en az altı porsiyon yeşil salata gibi yeşil yapraklı sebzeleri pişmiş ya da çiğ hâlde.
  • Diğer sebzeler: Yeşil yapraklı sebzelerin yanı sıra günde en azından bir sebze daha tüketilmeli
  • Sert kabuklu yemişler: Haftada en az 5 porsiyon çiğ kuruyemiş.
  • Çilekgiller: Çilek, yaban mersini, ahududu ve böğürtlen gibi kırmızı-mor meyvelerden haftada en az 2 kez.
  • Kurubaklagiller: Haftada en az 4 porsiyon kuru fasülye, barbunya gibi baklagiller.
  • Tam tahıllar: Günde 3 veya daha fazla porsiyon en az işlenmiş tam tahıl.  
  • Balık: Haftada en az 1 kere balık. 
  • Kümes hayvanları: Haftada en az 2 kez tavuk veya hindi eti. 
  • Zeytinyağı: Yemeklerde temel pişirme kaynağı olarak tüketilmeli.

Akdeniz ve DASH diyetinde önerilen yüksek sebze-meyve tüketimi yerine Mind diyetinde özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ve üzümsü meyvelerin tüketiminin artırılması üzerinde durulduğunu belirten Dyt. Nimet Kültekin şunları söyledi:

 

“Rush Memory and Aging Project çalışmasında, günde 1-2 porsiyon yeşil yapraklı sebze tüketenlerle hiç tüketmeyenlerin veya çok seyrek tüketenlerin karşılaştırılması sonucunda her gün 1-2 porsiyon yeşil yapraklı sebze tüketenlerin bilişsel yaşlanmasının daha yavaş olduğu ve bu farkın neredeyse 11 yıla eşdeğer olduğu gözlenmiştir.”

 

MİND DİYETİNDE TÜKETİLMEMESİ GEREKEN BESİNLER 

 

Dyt. Nimet Kültekin, Mind diyetinde tüketilmemesi gereken besinleri şu şekilde sıraladı:

“Kırmızı etler, tereyağı ve margarin, peynir, hamur işleri ve tatlılar, kızarmış veya fast-food gibi besinlerin sınırlandırılması önerilmektedir. Tereyağının günde bir yemek kaşığından daha az, peynir, kızarmış ya da fast–food gıdalardan herhangi üçü haftada bir kereden az tüketilmesi önerilmektedir. Morris ve arkadaşlarının 2015 yılında yaptıkları çalışmaya göre yaşları 58-98   yıl  aralığında  olan   923  bireyin  4.5   yıl takibi  sonucunda,  Mind   diyetine  uyumu  yüksek   olan bireylerdin Alzheimer riskinin yüzde 53 oranında, diyetinde ılımlı değişiklikler yapan bireylerin  ise yüzde 35 oranında azaldığı saptanmıştır.”

ANTİOKSİDAN BESİN ÖĞELERİ YETERLİ ŞEKİLDE ALINMALI

Sağlıklı diyet modellerinin benimsenmesinin tek bir besin, besin grubu veya gıda takviyesinden daha etkili olduğu göz önünde bulundurulması gerektiğini sözlerine ekleyen Dyt. Nimet Kültekin, şunları söyledi:

“Bitkisel kaynaklı besinlerin, Mind diyetinde de üzerinde durulan yeşil yapraklı sebzeler ve üzümsü meyvelerin ağırlıklı olduğu, kırmızı et yerine balık tüketiminin artırıldığı, basit şeker ve rafine edilmiş besinlerin azaltıldığı diyet modellerinin bilişsel fonksiyonun korunmasında,  Demans ve Alzheimer hastalığının gelişiminin önlenmesinde yardımcı olduğu bilinmektedir. Bilişsel fonksiyonun korunmasında diyet yaklaşımları; sağlıklı diyet modellerinin yaşam boyu sürdürülmesi, antioksidan besin öğelerinin yeterli alımı, besin öğesi yetersizliklerinin önlenmesi şeklinde özetlenebilir.” 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Demansa karşı Mind diyeti ile önlem alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uzmanı Uyardı: 35 Yaşında Başlıyor, Ölüme Yol Açabiliyor, Önleminizi Erken Yaşlarda Alın https://kocaelibasin.com.tr/uzmani-uyardi-35-yasinda-basliyor-olume-yol-acabiliyor-onleminizi-erken-yaslarda-alin/ Wed, 13 Nov 2024 10:00:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uzmani-uyardi-35-yasinda-basliyor-olume-yol-acabiliyor-onleminizi-erken-yaslarda-alin/ Yaşlanma vücutta birçok değişikliğe yol açıyor.

Uzmanı Uyardı: 35 Yaşında Başlıyor, Ölüme Yol Açabiliyor, Önleminizi Erken Yaşlarda Alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yaşlanma vücutta birçok değişikliğe yol açıyor. Yaş aldıkça ilk kaybettiğimiz dokunun iskelet kası olduğunu belirten uzmanlar, özellikle boğaz ve yutak kaslarında yaşanan zayıflığın kişiyi ölüme dahi götürebileceği uyarısında bulunuyor.

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve aynı zamanda Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehtap Kaçar, yaşlılıkta ortaya çıkan en önemli sorunlardan biri olan Sarkopeni (Yaşa bağlı kas kaybı) ile ilgili bilgi verdi. 

İlerleyen yaşlarda kas dokusu kütlesi, gücü ve işlevinde kayıplar olduğunu belirten Prof. Dr. Kaçar, “Sarkopeni genel olarak 35 yaşında başlar ve düzenli olarak kas yapıcı antrenman yapmayan yetişkinler her on yılda yaklaşık 2 ila 3 kg kas kaybederler. Özellikle 60 yaşından sonra sık görülür ve 80 yaşın üzerindeki yetişkinlerin yaklaşık yüzde 50’sini etkiler” dedi. 

Başlıca Sorumlu Hareketsiz Yaşam

Sarkopeninin nasıl olduğunun tam olarak açıklanamadığına işaret eden Mehtap Kaçar, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Temelde hareketsiz yaşam ve düzenli egzersiz yapmama olmak üzere, testosteron azlığı, insülin direnci, büyüme hormonu azlığı gibi hormonal değişiklikler, yetersiz protein tüketimi, kas sinirlerinde bozulma, kronik inflamasyon, kasın protein üretme kapasitesinde azalma ve kas proteinlerinin yıkılmasında artma sebepler arasında gösterilebilir.”

Düşme Riski Artıyor

Kaç yaşında olursak olalım bir bardak suyu kaldırıp içebilmek için kaslarımıza ihtiyaç olduğunu anımsatan Prof. Dr. Mehtap Kaçar, sarkopeninin yol açtığı sorunları ise şöyle sıraladı: 

“Günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilememesi yaşlıların bakıma muhtaç hale gelmesine neden olabilir. Bacak kaslarındaki zayıflıklar, dengesizliğe ve düşme riskinin artmasına yol açmaktadır. Bu da ev kazalarına, kalça kırığı başta olmak üzere kemik kırıklarına, kafa travmalarına ve hatta beyin kanamalarına sebep olabilmektedir.” 

Boğulmaya Yol Açabilir

Sarkopeni’nin yardımcı solunum kaslarını, boğaz ve yutak kaslarını da etkileyebileceğine dikkati çeken Kaçar, şunları kaydetti:

“Solunum kaslarındaki zayıflık, zatürre ve solunum yetmezliğini riskini arttırabilir. Boğaz ve yutak kaslarındaki zayıflığın yol açtığı hayati tehlike arz eden sorunlar özellikle endişe vericidir, çünkü boğulmalara yol açabilir. Yiyeceklerin veya içeceklerin nefes borusuna kaçma riski artar; bu da kişinin gıdaları soluk borusuna oradan da akciğere kaçırmasına ve ardından da aspirasyon pnömonisi dediğimiz akciğer enfeksiyonlarına neden olabilir. Bu olayların yaşanması hastanede uzun süre kalma, ileri tıbbi müdahalelerin gerekmesi gibi sonuçlar doğurabilir ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Diğer yandan, yaşlı bireyler özellikle yeme içme sırasında yaşadıkları bu tür problemler nedeniyle bir süre sonra gıda almayı ya da su içmeyi riskli olarak algılayıp yeterince beslenemeyebilir ve yeterince sıvı-su tüketemeyebilir.”

Güvenli Beslenme Ortamı Oluşturun

Fizik tedavinin yutma ve solunumla ilgili kasları güçlendirmede önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Mehtap Kaçar, “Güvenli bir beslenme ortamı oluşturulması, doğru yeme-içme pozisyonunun öğretilmesi ve yutma terapisi, küçük lokmalar ile besinlerin yavaş tüketilmesi, katı ve sıvı besinlerin aynı anda alınmaması ve sıvı yoğunluğunun azaltılması besinlerin soluk borusuna kaçma riskini azaltacaktır” diye konuştu. Aile üyelerinin de, fiziksel aktiviteyi teşvik ederek, proteinden zengin beslenme, fizik tedavi ve düzenli sağlık kontrolleri ile güvenli bir yaşam ortamı oluşturarak yaşlı yakınlarına destek olabileceklerini söyledi. 

Erken Yaşta Tedbir Almaya Başlayın

Prof. Dr. Mehtap Kaçar, kasların zayıflamaması veya mümkün olduğunca geç zayıflaması için yaşam boyu alınabilecek önlemleri ise şöyle sıraladı:
“Düzenli egzersiz, uygun beslenme ve önleyici sağlık yöntemleri kullanılarak ömür boyu alınacak önlemlerle kas zayıflamasının önüne geçilebileceği gibi kişiye özgü tasarlanan ağırlık antrenmanını içeren düzenli fiziksel aktivitenin yaşlı bireylerde kas gücünü ve işlevini artırdığı gösterilmiştir. Yeterli protein alımı kas kütlesini koruyamaya yardımcı olur, çünkü proteinler kas onarımı ve büyümesi için gereklidir. Ayrıca, özellikle yaşlı bireylerin sağlık kontrollerini düzenli bir şekilde yaptırmaları, kas sağlığının izlenmesi ve erken dönemde gerekli müdahalelerin yapılması son derece önemlidir.”

Günlük Protein Miktarı…

Günlük tüketilmesi gereken protein miktarının boy, kilo, yaş, cinsiyet ve günlük aktivite düzeyine bağlı olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kaçar, “Bir yetişkinin günlük kilogram başına en az 0.8 gram protein tüketmesi gerekir. Örneğin egzersiz yapmayan 50 yaşında 63 kilogram bir kadında günlük protein ihtiyacı 53 gram iken, egzersiz yapan aynı yaşta bir kadında egzersiz yoğunluğu ve şiddetine bağlı olarak bu ihtiyaç 2-3 katına çıkabilir” dedi. Protein dendiğinde ilk olarak kırmızı etin geldiğini de ifade eden Kaçar, şunları kaydetti:

“Bunun yerine daha sağlıklı gıdalar tercih edilmelidir. Örneğin; 90 gram somon, alabalık veya mezgit 21 gram, 90 gram pişmiş hindi veya tavuk 19 gram; 170 gram yoğurt 17 gram, ½ su bardağı beyaz peynir 14 gram;  ½ su bardağı pişmiş fasulye 8 gram; 1 su bardağı süt 8 gram; 1 yumurta 6 gram, 35 gram badem 7 gram protein içermektedir. Proteinin yanı sıra elbette karbonhidrat ve yağ gibi diğer besin gruplarının, vitamin ve minerallerin de günlük ihtiyaçları karşılayacak şekilde ve sağlıklı besin gruplarından karşılanması sağlıklı bir yaşamın vazgeçilmez gereksinimidir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uzmanı Uyardı: 35 Yaşında Başlıyor, Ölüme Yol Açabiliyor, Önleminizi Erken Yaşlarda Alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gribe Karşı Önleminizi Şimdiden Alın https://kocaelibasin.com.tr/gribe-karsi-onleminizi-simdiden-alin/ Wed, 30 Oct 2024 10:00:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/gribe-karsi-onleminizi-simdiden-alin/ Grip her yıl dünyada yaklaşık 3 ila 5 milyon arasında kişiyi etkilemektedir.

Gribe Karşı Önleminizi Şimdiden Alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Grip her yıl dünyada yaklaşık 3 ila 5 milyon arasında kişiyi etkilemektedir. 250-500 bin insanın hayatını kaybetmesine neden olan influenza virüsünün yol açtığı grip bir enfeksiyon hastalığıdır. Havaların soğumasıyla birlikte grip görülme sıklığı artacaktır ancak alınacak önlemler ile bulaşıcı olan hastalığın yayılması engellenebilir. Gripten korunmada kişisel hijyen çok önemlidir. Özellikle çocukların ve tüm bireylerin kişisel hijyen konusunda bilinçlenmeleri, hayatları boyunca hastalıklardan korunmalarında büyük katkı sağlayacaktır. Memorial Antalya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Şirin Elmi, gripten korunmak için alınması gereken önlemleri anlattı.  

Eller hiç masum değil!

Günlük yaşantıda tüm ihtiyaçları karşılayan eller birçok bulaşıcı hastalık taşır. Temiz görünen ellerde hastalık yapıcı binlerce mikroorganizma bulunabilir. Grip, sarılık, ishal yapan etkenler, bağırsak parazitleri eller aracılığı ile ağza, oradan da vücuda yayılır. Çocuklar vücut dirençleri daha zayıf olduğu için daha kolay hasta olurlar. Özellikle tuvaletten sonra ellerin gerektiği gibi yıkanmaması, okulda çocuklar arasında yapılan silgi, kalem gibi eşyaların alışverişinde bile mikrop transferine neden olur. Öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara bulaşan hastalık yapıcı mikroplar eller aracılığıyla vücuda alınabilir.  

Eller 1 dakika yıkanmalı

El yıkama diğer birçok bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi gribin bulaşmasının engellenmesinde altın kuraldır. El yıkarken, ellerin bütün yüzeyleri ve parmak araları su ve sabun ile iyice köpürtülerek yıkanmalıdır. Suya ulaşılamayan durumlarda alkol içeren el antiseptikler kullanılabilir. Yıkama süresi en az 40 – 60 saniye olmalıdır. Eller normal zamana göre daha sık ve şüpheli yüzeylere temastan sonra yıkanmalıdır. 

En az 1 metre mesafe bırakılmalı  

Grip; influenza virüslerinin sebep olduğu yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı ile seyreder. Hastalık belirtilerinin başlamasından 1 gün önce bulaştırıcılık başlar ve 7 gün süresince devam edebilir. Küçük çocuklarda bulaştırma süresi 10 güne kadar uzayabilir. Enfeksiyon öksürme, hapşırma, konuşma esnasında çıkan damlacıklarla ve solunum yolu salgılarının ağız, burun mukozası ve göze teması ile yayılır. Öksürük ya da hapşırık sırasında ağız ellerle kapatıldığında virüsler ellere, oradan da dokunulan çeşitli yüzeylere bulaşır. İnsanlar bu yüzeylere elle temas ederek virüsü alırlar ve ellerini ağızlarına, burunlarına ve gözlerine temas ettirerek hastalığı yayarlar. Bir metrelik mesafe bulaşma için riskli alandır. Virüs 0-4 C arasında haftalarca canlılığını sürdürebildiği için kış aylarında daha sık enfeksiyon oluşturur. 

Grip aşısı diğer üst solunum yolu hastalıklarına karşı korumaz

Gripten korunmada en etkili yollardan bir tanesi de aşıdır. Grip aşısının içeriği her yıl yenilenmektedir. Aşı ile vücuda verilen cansız influenza virüs antijenleri, savunma hücrelerini harekete geçirir ve vücutta virüse karşı savunma oluşturur. Savunma hücrelerinin oluşması için 2-3 haftalık bir süre geçmesi gerekir. Bu süreden sonra vücut influenza virüsü ile karşılaştığında, daha önceden aşı ile vücut virüsü tanımış olduğu için hemen müdahale etmekte ve hastalık oluşmasını önlemektedir. Koruyuculuğu % 80 civarındadır. Grip aşısı canlı virüs içermediği için gribe sebep olmaz. Grip aşısı diğer üst solunum yolu enfeksiyonu yapan virüslere karşı koruyuculuk sağlamaz. 

Kronik hastalığı olanlar grip aşısı yaptırmalı!

Gribin tedavisinde istirahat çok önemlidir ve bulaştırıcılığı önlemek için hastalık belirtilerinin geçmesinden bir gün sonrasına kadar sürmelidir. Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir fakat çocuklarda bu amaçla aspirin kullanılmamalıdır. Bol sıvı alınmalı, beslenmeye dikkat edilmeli ve sigara içmemeli. Hastalık bir virüs tarafından oluşturulduğu için antibiyotik kullanımı gereksiz ve faydasızdır. Grip çoğunlukla hastaneye gitmeyi gerektirecek bir hastalık olmamasına rağmen beş günden fazla süren 38°C ve üstü ateş, koyu iltihaplı balgam, zor nefes alma veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ishal ve kusma gibi şikayetler oluştuğunda ise mutlaka bir hastaneye başvurmak gerekir. Risk altındaki kişilerin ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. 60 yaş üstü olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda, sağlık çalışanlarında gribin riski daha yüksektir. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Gribe Karşı Önleminizi Şimdiden Alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
D vitamini eksikliğine karşı önleminizi alın https://kocaelibasin.com.tr/d-vitamini-eksikligine-karsi-onleminizi-alin/ Wed, 16 Oct 2024 09:20:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/d-vitamini-eksikligine-karsi-onleminizi-alin/ Vitaminler vücudun sağlıklı işleyişi için büyük önem taşıyor.

D vitamini eksikliğine karşı önleminizi alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Vitaminler vücudun sağlıklı işleyişi için büyük önem taşıyor. Hem vitamin hem de hormon olan D vitamininin kas-kemik sağlığı, ruh sağlığı, metabolizma işleyişi, bağışıklık ve sinir sisteminin düzgün çalışması başta olmak üzere vücutta birçok önemli görevi bulunuyor. Memorial Şişli Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. İbrahim Şahin, D vitamini ve sağlık için önemi hakkında bilgi verdi. 

 

Vücutta bir hormon olarak işlev gören D vitamini kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin emilimini ve kullanımını artırarak kemik sağlığını destekler. Bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur, vücudu enfeksiyonlara karşı korur. Kas fonksiyonlarını düzenler ve kas gücünü artırır. Hücrelerin normal şekilde büyümesi ve gelişmesine yardımcı olur. Sinir sistemi ve beyin fonksiyonlarını destekler.

 

Kış aylarında D vitamini eksikliği daha sık görülüyor

D vitamini sadece belirli besinlerde (yağlı derin su balıkları, süt, yumurtanın sarısı vb.) ve az miktarda bulunur. D vitamini ihtiyacının yaklaşık %20’si gıdalardan karşılanmaktadır. Bundan dolayı sadece beslenme ile tüm ihtiyacın karşılanması zordur. İhtiyacımızın %80’i ise güneş ışıklarının yardımı ile vücutta üretilir.  D vitamini sentezi için güneş ışınlarının cilde belli aylarda  (mayıs-kasım arası), günün belli saatlerinde  (saat 10.00-15.00), yüz, kollar ve bacaklar açık şekilde, ortalama en az günlük 15-30 dakika direkt teması gerekmektedir. Fakat çoğu zaman güneşten faydalanarak da yeterli miktarda D vitamini üretilemeyebilir. Dolayısı ile dünyada ve ülkemizde D vitamini eksikliği ya da yetersizliği oldukça sık görülür, kış aylarında görülme sıklığı daha da artar.

 

Kimler D vitamini kullanmalı? 

Herkese rutin D vitamini bakılması ya da tedavi başlanması önerilmemektedir. D vitamini eksikliği olma riski olan kişilere D vitamin düzeyi ölçülmesi ve yetersizliği ya da eksikliği olanlara uygun dozda başlanması gerekir.  D vitamini eksikliği yönünden yüksek riskli kişiler;

 

  1. Yeterince güneşlenemeyenler,  
  2. Yaşlılar,
  3. Koyu cilt rengine sahip olanlar,
  4. ­Obez bireyler / obezite ameliyatı olanlar,
  5. ­D vitamini metabolizmasını etkileyen ilaçları kullananlar, 
  6. Kronik böbrek yetmezliği olanlar,
  7. Kronik karaciğer yetmezliği olanlar, 
  8. Emilimini bozan mide bağırsak sistemi hastalığı olanlar,
  9. ­Paratiroid bezi hastalığı olanlardır. 

 

D vitamini ihtiyaçtan fazla alınmamalı

D vitamini düzeyinin 20 ng/ml’nin (50 nmol/L) üzerinde olmasını normal kabul edilir. ­Ancak ideali 30-50 ng/ml düzeyinde olması olmasıdır. D vitamini düzeyinin 10 ile 20 ng/ml (25-50 nmol/L) arasında olması D vitamini yetersizliği, ­ D vitamini düzeyinin 10 ng/ml’nin (25 nmol/L) altında olması ise D vitamini eksikliğidir. Günlük alınması gereken en az doz 19-70 yaş arası için 600 IU D vitamini (kolekalsiferol), 71 yaş ve üstü için 800 IU D vitaminidir (kolekalsiferol).

Yaşlılarda ve D vitamini eksikliği yönünden riskli kişilerde daha yüksek günlük D vitamini dozu gerekebilir. Böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği ve hipoparatiroidi gibi ek hastalığı olanlarda tedavide kullanılan D vitamini formları ve dozları farklıdır. D vitamini ihtiyaçtan fazla alındığında vücuda zarar verebilir. Ayrıca D vitamini ile birlikte mutlaka yeterli kalsiyum alımı sağlanmalıdır. D vitamini eksikliğinin ya da yetersizliğinin tedavisi mutlaka doktor tarafından yapılmalıdır.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

D vitamini eksikliğine karşı önleminizi alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bugün fuar zamanı, alın sevdiklerinizi gelin https://kocaelibasin.com.tr/bugun-fuar-zamani-alin-sevdiklerinizi-gelin/ Sun, 13 Oct 2024 20:40:06 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bugun-fuar-zamani-alin-sevdiklerinizi-gelin/ 14.

Bugün fuar zamanı, alın sevdiklerinizi gelin yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
14. Kocaeli Kitap Fuarı, seneye yeniden buluşmak dileğiyle bu akşam kapılarını kapatıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Kongre Merkezinde 530 yayınevi, 980 söyleşi, onlarca yazar ve şairin yanı sıra stantlarda yerini alan bir milyona yakın kitapla düzenlediği fuarın bugün son günü. Fuarda yine söyleşiler, etkinlikler, yazar imzaları ve dünyanın en seçkin yazarlarının elinden çıkmış kitaplar sizleri bekliyor. Aileler, çocuklar, gençler ve her yaştan kitap tutkunları, sevdiklerinizin elini tutup fuara gelin. 14. Kocaeli Kitap Fuarının son gününü kaçırmayın.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bugün fuar zamanı, alın sevdiklerinizi gelin yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>