?>
?>
Toplumda sanılanın aksine hemoroid bir hastalık değil herkeste bulunan anatomik bir yapı. Bu yapının iltihaplanması sonucu hemoroid şikayetlerinin oluştuğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Vafi Atalay, “Hemoroid dokusu, anüsün tam kapanmasını sağlayarak istemsiz gaz ve dışkı kaçışını önlemeye yardımcı olur. Bu damarsal yapıların şişerek sarkması ise hemoridal hastalıkları oluşturur. Halk arasında bu hastalıklara kısaca hemoroid ya da basur deniyor” şeklinde konuştu.
Hemoroid belirtileri göz ardı edilmemeli
Rektal kanama, ağrı veya dışarıya sarkan doku gibi semptomların varlığında vakit kaybetmeden bir sağlık merkezine başvurulması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Vafi Atalay, “Makattan gelen her kanamanın kaynağı hemoroid olmayabilir. Bu hastalık toplumda yaygın olarak bilindiği için çoğu kişi kanamanın nedeninin bu olduğunu düşünür ve doktora başvurmaya gerek duymaz. Kanamanın tümör veya başka bir bağırsak hastalığının da sinyali olabileceği unutulmamalı ve ciddiye alınmalı” dedi.
Uzun süre hemoroid tedavisi alan genç hastalarda da tümör ile karşılaşabildiklerini ekleyen Prof. Dr. Vafi Atalay, “Kolorektal kanser dünyada en sık rastlanan türlerden biri, görülme sıklığı yükselirken rastlanma yaşı gittikçe düşüyor. Bu yüzden rektal kanama varsa mutlaka kolonoskopi yaptırılmalı” uyarısında bulundu.
Hamilelik sürecinde risk artıyor
Hamilelik sırasında hormonal değişikliklerin kabızlığı arttırdığını ve basınç artışına bağlı olarak da hemoroide sık rastlandığını hatırlatan Prof. Dr. Atalay, “Doğum sırasında aşırı ıkınma ile hemoroid daha çok büyür ve emzirme dönemde şikâyet yaratmaya devam eder. Ancak hamilelik sırasında bebeğe etkileri açısından hemoroid ilaçları kullanılmaz, doğum sancılarını erkenden başlatabileceği için sıcak su banyosu da önerilmez. Bu sebeple hamilelik ve emzirme sürecinde hemoroidal hastalıklar konusunda yaşam tarzı ve beslenme dışında bir tedavi yöntemi tavsiye edilmez. Hastanın şikayetleri doğumdan sonra da devam ederse, hemoroid ameliyatı en az 6 ay sonra yapılabilir” şeklinde konuştu.
Yaşam alışkanlıkları değiştirilmeli
Kabızlığa meyilli kişilerin özellikle dikkat edebileceği bazı noktalar olduğunu paylaşan Atalay, “Tuvalete çıkmayı kolaylaştıran lif bakımından zengin meyve ve sebze ağırlıklı bir beslenme düzenini benimsemek, dışkılama esnasında uzun süre ıkınmamak ve gün içinde bol su içmek gibi basit ama etkili yaşam tarzı değişiklikleriyle hemoroidin önüne geçilebilir. İlaç tedavisinde ise hemoroid damarlarını büzüştüren ilaçlar kullanılabilir. Bu tedavi yöntemi kanamayı ve ödemi azaltabilir ancak rahatsızlığı tamamen yok etmez bu yüzden en etkili seçenek standart hemoroid ameliyatıdır” bilgilerini verdi.
Tedavi edilmezse anemiye yol açabilir
Hemoroidin ciddiye alınmadığı için tedavisine başlanılamadığı durumlarda bölgedeki kanamaya bağlı olarak ciddi bir anemi yani kansızlık gelişebileceğinin altını çizen Atalay, “Bunun sonucunda da ufak bir efor ile nefesinizin daralacağı kadar yorgun hissetmeye başlarsınız. Ten renginiz soluklaşır. Anemi özellikle ileri yaşlarda kalbi ekstra yorar ve hatta kalp yetmezliği bulguları ortaya çıkartabilir. İhmal edilen hemoroidler dışarı çıktıktan sonra ödemlenip yeniden içeriye giremeyebilir, makattaki şişlik de artacağı için bölgede kangrene ve ülserlere zemin hazırlanır. Bu gibi senaryolarda acil ameliyat şarttır, ani müdahalelere mecbur kalmadan yani hastalığın ilerlemesini beklemeden bir sağlık merkezine başvurmak çok önemli” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tuvalette telefon alışkanlığı hemoroid sebebi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ağız ve diş sağlığı bilincinin küçük yaşlarda kazanılması konusunda ailelere büyük görevler düştüğünü hatırlatan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü Klinik Koordinatörü Dt. Arzu Tekkeli, “İlk eğitim evde ve ailede başlar. Diş fırçalamayı teşvik için bazı oyunlar geliştirilebilir, örneğin çocuğun önüne kum saati konarak kum bitene kadar fırçalaması istenebilir. Çocuk küçük yaşlarda ve henüz bir diş problemi yaşamamışken diş hekimi ile tanıştırılmalı, korku gelişmemesi için ilk muayene tamamen sohbet ve oyun ile ilerlemeli” diye konuştu.
Dt. Arzu Tekkeli, “Son teknoloji cihazların kullanıldığı, anestezi yöntemlerinin ve ilaçlarının çok daha efektif olduğu günümüz şartlarında hastaların diş hekimlerinden korkmasını gerektirecek hiçbir sebep kalmadı” açıklamasında bulundu.
Dişleri beyazlatmak ve temizlemek için macun dışında ürün kullanılmamalı
Ağız bakımı sırasının; diş ipi kullanımı, diş fırçalama ve gargara olarak ilerlemesi gerektiğini paylaşan Dt. Arzu Tekkeli, “Dişleri beyazlatmak ya da temizlemek için Macun dışında farklı ürünler kullanılmasını önermiyoruz. Çünkü bu tarz ürünler dişlerimizin çizilmesine sebep olur ve bu da dişlerimizin daha hızlı lekelenmesi sonucunu doğurur” dedi.
En yaygın görülen ağız içi problemlerinden biri diş çürüğü
En yaygın görülen ağız içi problemlerinin diş çürüğü ve diş taşı varlığı, dişeti kanaması, ağız kokusu gibi diş eti hastalıkları olduğunu söyleyen Dt. Arzu Tekkeli, “Bu sorunların tümü eksik ağız bakımı sonucu oluşur. 6 ayda bir yapılacak diş hekimi kontrolleri ile bu sorunlar en aza indirilebilir” uyarısında bulundu.
Tedavi edilmeyen diş çürükleri sinüzit ve diyabete yol açabilir
Tedavi edilmeyen ağız içi hastalıklarının sebep olduğu bazı problemler olduğunu, bunların başında ise diş kökü enfeksiyonlarının geldiğini vurgulayan Dt. Arzu Tekkeli, “Bu enfeksiyonlar diş kökleri vasıtasıyla vücudun farklı alanlarına yayılabilir ve ciddi sorunlara yol açabilir. Yine aynı şekilde tedavi edilmemiş çürükler sinüzit, şeker hastalığı, bademcik iltihabı, romatizmal hastalıklar ve çene kemiklerinde erime gibi sonuçlar doğurabilir. Bunun yanında, kalp ve böbrek yetmezliği, şeker ve ülser gibi sistemik hastalıkların ağız sağlığı ile direkt bağlantısı vardır” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kürdan alışkanlığı diş sağlığını bozabilir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“40 BİN İLKOKUL 1. SINIF ÖĞRENCİSİNE ULAŞIYORUZ”
Zeytinburnu’ndaki ilkokul 1. Sınıf öğrencilerine bu yıl 8’inci kez doğru el yıkama tekniklerini uygulamalı anlatmak için Gazipaşa İlkokulu’nda bir araya geldiklerini dile getiren Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, “Bu gördüğünüz hareketli lavaboda uzmanlar bize gerçekten hijyenik olan, el yıkama tekniğinin nasıl uygulanacağını detaylı olarak anlatıyorlar. Biraz önce de söylediğim gibi bu yıl 8’incisini düzenlediğimiz ‘Sağlık Elde Başlar’ projemizle bu güne kadar 35 bin ilkokul 1. Sınıf öğrencisine ulaşmışız. Bu rakamın üzerine bu yıl 5 bin daha eklemiş olacağız. Çocuklarımıza sınıflarında bir uzmanımız eşliğinde doğru el yıkamayı öğreteceğiz ve bir de belediyemizin hediyesi olan hijyen kiti dağıtımını yapacağız. Biz bu projenin önemini salgın sırasında çok daha fazla fark ettik. Asıl hastalığa bulaşmamanın, sağlıklı olarak kalmanın önce elden başladığı meselesi büyük salgında daha çok ortaya çıktı. Bu projenin yürümesinde işbirlikleri için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’müze, Okul Müdürleri’mize ve tabii ki Koç Üniversitesi Hastanesi’ne çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
EN KÜÇÜKTEN EN BÜYÜĞE DOĞRU HİJYEN BİLİNCİ
Zeytinburnu ilçesindeki 15 ilkokulda yaklaşık 5 bin 1. Sınıf öğrencisine ulaşması hedeflenen projede, çocuklara erken yaşta el ve tırnak temizliği ve doğru el yıkama alışkanlığının kazandırılması amaçlanıyor. Söz konusu proje kapsamında 2017’den günümüze 35 bin ilkokul 1. Sınıf öğrencisine ulaşıldı
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Her Yıl 5 Bin İlkokul 1. Sınıf Öğrencisi Doğru El Yıkama Alışkanlığı Kazanıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>