?> ?> almanın arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Mon, 02 Dec 2024 13:07:40 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png almanın arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Ani Isı Değişimlerinde Hastalığa Karşı Önlem Almanın Yolları https://kocaelibasin.com.tr/ani-isi-degisimlerinde-hastaliga-karsi-onlem-almanin-yollari/ Mon, 02 Dec 2024 13:07:39 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ani-isi-degisimlerinde-hastaliga-karsi-onlem-almanin-yollari/ Ülkemizde son yıllarda görülen meteorolojik olaylardaki alışıldık olmayan artış eğilimi, iklim değişikliğinin göstergesi olarak ortaya çıkıyor.

Ani Isı Değişimlerinde Hastalığa Karşı Önlem Almanın Yolları yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ülkemizde son yıllarda görülen meteorolojik olaylardaki alışıldık olmayan artış eğilimi, iklim değişikliğinin göstergesi olarak ortaya çıkıyor. Hem sıcaklık ve yağış normallerinde değişim gözleniyor, hem de iklim özellikleri gittikçe farklılaşıyor. Bazı zamanlar güne sağanak yağmurla başlanıp, öğleden sonra çıkan güneşin yakıcılığı ile karşılaşılırken; şiddetli rüzgar ve soğuk hava, aynı gün içinde yerini sıcak ve nemli havaya bırakabiliyor. Mevsimler bu kadar öngörülemez olduğundan, kişilerin kendini koruması da gittikçe zorlaşıyor ve bu ani ısı değişimleri hastalıklara eskisinden daha çok olanak sağlıyor. Memorial Antalya Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. İrem Özçelik, ani ısı değişikliklerinin sağlığa olumsuz etkileri ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

   

Gün içindeki ısı farkları hazırlıksız yakalıyor!

Sağlıklı bir kişide görülmesi gereken ortalama vücut ısısının 36,5-37 derecedir. Beyindeki kontrol merkezi dış ortam ile ilgili gerekli uyarıları alarak bu ısı ayarını düzenli olarak kan damarları, ter bezleri, akciğer, deri, böbrekler, böbrek üstü bezleri, yağ dokusu ve kaslar ile dengelemeye çalışır. Terleme ve üşüme duygusu da damarların genişlediği, büzüldüğü, ter bezleri salgılarının artıp azaldığı bu düzenleme sırasında ortaya çıkmaktadır. Hava şartlarında ani değişimler meydana geldiğinde, hissedilen rüzgar ve soğuk,  vücudumuzu hazırlıksız yakalayarak; bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden olmaktadır. Direncin düştüğü bu zayıf dönemde hastalıklara yakalanmak da kaçınılmaz hale gelebilmektedir. 

 

Bol sıvı tüketmek şart!

Bu dönemde tüketilecek doğru gıdalar metabolizmanın güçlenmesine yardımcı olmakta ve hastalıklara karşı kalkan oluşturabilmektedir. Gün içinde yeşil ve sarı meyveleri tüketmek C vitamini açısından zengin bir beslenme sağlayacaktır. Özellikle boğazda duyulan hassasiyet ya da öksürük için bu meyveler oldukça faydalı olabilmektedir. Günün geri kalanında ise bitki çayları tüketmek sıvı alımını sağlarken, güçlü bir koruma için metabolizmaya destek olmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirirken önem verilmesi gereken diğer doğal takviyeler ise ekinezya bitkisi ve ekmek mayasından üretilen beta-glukandır. Öte yandan vücudun savunma sisteminin işlevini yapabiliyor olması için burun ve ağızdan başlayan giriş yollarının sağlıklı olması büyük önem taşır. Bu sistemin düzgün çalışması için günde ortalama 2-3 litre su tüketilmelidir.

 

Kaliteli bir uyku ve katlı kıyafet seçimi…

Günde en az 7-8 saatlik kaliteli bir uyku vücudun dinlenmesi ve ertesi gün için gerekli enerjiyi toplaması için önemlidir. Uyuduğunuz ortamın özelliklerine dikkat etmek önemlidir. İyi havalandırılmamış, nemli, çok sıcak veya çok soğuk bir ortam, uyku kalitenizi düşüreceğinden bağışıklık sisteminizi de olumsuz etkileyecektir. Kaliteli bir uykunun ardından alınacak ılık bir duş ise; sizi güne hazırlayacak ve gün boyu zinde kalmanızı sağlayacaktır.

 

Sıcaklık değişimlerinin sık yaşandığı günlerde en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri de havaya uygun giyinmektir. Soğuktan korunmak veya sıcaktan etkilenmemek için doğru kıyafetlerin seçilmesi gerekir. Tahmin edilemeyecek hava değişimlerine karşı giyim konusunda hazırlıklı olmanın, mümkünse kat kat giyimi tercih etmek önemlidir. Fazla sıkı veya gereğinden bol kıyafetler vücut ısısının korunmasını zorlaştırır.

 

Egzersiz ile bağışıklık sisteminizi güçlendirin

Vücudun savunma mekanizmasını desteklemek için düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendiren bir etkendir. Haftada 3-4 gün yapılan düzenli yürüyüşlerin yanı sıra; yaş ve fiziksel özellikler göz önünde bulundurularak tercih edilecek çeşitli sporlar hastalıkları önlemeye yardımcı olacaktır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ani Isı Değişimlerinde Hastalığa Karşı Önlem Almanın Yolları yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tiroid Ameliyatları Sonrası Kilo Almanın Mekanizması Aydınlatıldı https://kocaelibasin.com.tr/tiroid-ameliyatlari-sonrasi-kilo-almanin-mekanizmasi-aydinlatildi/ Mon, 25 Nov 2024 10:00:10 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tiroid-ameliyatlari-sonrasi-kilo-almanin-mekanizmasi-aydinlatildi/ Yeni bir araştırma, tiroid ameliyatları sonrası kilo alımının sorumlusunun tiroid hormonları değil, tiroid bezinde bulunan ‘kalsitonin’ hormon eksikliği olduğunu ortaya koydu.

Tiroid Ameliyatları Sonrası Kilo Almanın Mekanizması Aydınlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yeni bir araştırma, tiroid ameliyatları sonrası kilo alımının sorumlusunun tiroid hormonları değil, tiroid bezinde bulunan ‘kalsitonin’ hormon eksikliği olduğunu ortaya koydu. Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan, bu bulgular ışığında ameliyat tekniklerinin yeniden değerlendirilmesi ve tiroid bezinin sağlıklı kısımlarının mümkün olduğunca korunması gerektiğini vurguladı.  Prof. Dr. Ayşan, “Tiroid bezi vücudun orkestra şefidir. Artık biliyoruz ki bu şefin başka bir görevi daha var: Kalsitonin salgılamak. Son bulgular, tiroid ameliyatlarında çok daha titiz davranmamız gerektiğini bir kez daha gösterdi” dedi.

 

Tiroid ameliyatı geçiren hastaların en çok şikayet ettiği konuların başında kilo alımı geliyor. Yeditepe Üniversitesi, Koşuyolu Hastanesi Endokrin Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erhan Ayşan konuyla ilgili yaptığı ve uluslararası saygın bir dergi olan Endocrinology and Metabolism dergisinde yayınlanan yeni araştırmasının bulgularını paylaştı. Bugüne kadar bu durumun genellikle tiroid hormonlarının eksikliğine bağlandığını ancak bu görüşün gerçeği yansıtmadığını ifade eden Prof. Dr. Ayşan, “Hastalar sıklıkla ‘tiroidimi aldırdım, hormonlarım eksildi ve bu yüzden kilo aldım’ diye düşünüyorlar. Oysa son yapılan araştırmalar, kilo alımının sebebinin tiroid hormonları değil, tiroid bezinden salgılanan kalsitonin hormon eksikliği olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

‘KİLO ALIMININ NEDENİ TİROİD HORMONLARI DEĞİL, KALSİTONİN EKSİKLİĞİ’

Prof. Dr. Ayşan, kalsitonin hormonu hakkında, “Kalsitonin, uzun yıllardır sadece kemik sağlığı ile ilgili bir hormon olarak biliniyordu. Ancak yeni araştırmalar, bu hormonun tokluk hissi sağlamada, mide boşalmasını yavaşlatmada ve insülin duyarlılığını artırmada önemli bir rol oynadığını ortaya koydu. Kalsitonin, aslında sadece kemikler için değil, metabolizma için de kritik öneme sahip. Tiroidin tamamının alındığı ameliyatlarda, yalnızca tiroid hormonlarını değil, kalsitonini de kaybediyoruz. Bu da kilo alımına yol açıyor” ifadelerini kullandı.

‘TİROİD AMELİYATLARINDA SAĞLIKLI DOKUYU KORUMAK ÇOK ÖNEMLİ’

Prof. Dr. Ayşan, tiroid ameliyatlarında sağlıklı tiroid dokusunu koruyucu cerrahi yöntemlerin önemine dikkat çekerek koruyla ilgili şu bilgiler verdi: “Tiroid ameliyatlarında, tiroid bezinin tamamının değil sadece hastalıklı kısmın çıkartılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Bu sayede, kalsitonin hormonu salgılayan hücreler korunabilir ve hastaların ameliyat sonrası kilo alma riski azaltılabilir.” dedi. İnsan dışındaki tüm memeli canlılarda kalsitonin hormonunun tiroid bezi dışında ‘ultimobrankial organ’ adı verilen farklı bir organdan salgılandığını belirten Prof. Ayşan, “Bu organ sadece insanda yok ve ilginç bir şekilde bu organı oluşturan hücreler insanda tiroid bezi içinde yayılmış olarak bulunuyorlar. Yani aslında tiroid bezi bir değil, iki organdan oluşuyor. İşte biz ameliyatla tiroid bezinin tamamını aldığımızda, bu organı da ortadan kaldırmış oluyoruz. Ancak tiroid bezinin bir kısmı bırakıldığında, vücutta yeterli miktarda kalsitonin kalabilir ve bu da kilo alımını önleyebilir” diye konuştu.

‘KALSİTONİN TAKVİYESİ MÜMKÜN DEĞİL’

Kalsitonin hormonunun dışarıdan ilaç olarak alınmasının şu an için mümkün olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Erhan Ayşan, “Geçmişte kalsitonin ilaçları mevcuttu ancak yan etkileri nedeniyle satışı yasaklandı. Bu nedenle tiroid hormonları gibi kalsitonini dışarıdan almak şu an bir seçenek değil. Dolayısıyla, hastaların ameliyat sonrası metabolik dengesini korumanın en etkili yolu, sağlıklı tiroid dokusunu mümkün olduğunca yerinde bırakmak” ifadelerini kullandı.

KANSER DURUMUNDA TÜM TİROİD ALINABİLİR

Tiroid kanseri vakalarında ya da ciddi ve büyük nodüllerin varlığında, tiroid bezinin tamamının alınmasının zorunlu olabileceğini belirten Prof. Dr. Ayşan, bu durumlarda hastaların önceliğinin kanseri tedavi etmek olması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Ayşan şöyle konuştu: “Kanser gibi ciddi bir durum söz konusuysa tiroid bezinin tamamının alınması hayati öneme sahip olabilir. Ancak küçük tümörlerde ve daha az riskli vakalarda sadece hastalıklı kısmın çıkartılarak sağlıklı dokunun korunması hastanın hem genel sağlığı, hem de kilo kontrolü açısından daha avantajlı olacaktır.”

‘TİROİD BEZİNİN DEĞERİ BİR KAT DAHA ARTTI’

Prof. Dr. Ayşan son olarak, tiroid bezinin vücutta zaten bir ‘orkestra şefi’ olarak tanımlandığını ve yeni bulgularla birlikte bu orkestra şefinin görevlerinin daha da önem kazandığını belirterek, “Hekimler hep derler ki ‘tiroid bezi vücudun orkestra şefidir’. Tiroid, hormonlarıyla vücudu yönetir. Ama şimdi görüyoruz ki, bu şefin bir görevi daha var: Kalsitonin salgılamak. Şimdi bu verilerle tiroid bezinin değerini bir kat daha arttırmış olduk. Dolayısıyla, artık tiroid ameliyatlarında çok daha titiz ve korumacı davranmamız gerektiğini bir kez daha öğrenmiş olduk. Modern cerrahi yaklaşım, hastalarımızın hem sağlığını koruyacak hem de yaşam kalitesini artıracaktır” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tiroid Ameliyatları Sonrası Kilo Almanın Mekanizması Aydınlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>