?>
?>
10 yaşındayken İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün okullarda yürüttüğü sportif yetenek taramaları sırasında keşfedilen Sema Mete, yaşadığı zorlu sakatlıklara, yoğun antrenman temposuna ve yaşça büyük rakiplerine karşı verdiği mücadeleyle dikkat çekiyor. Türkiye ve uluslararası arenada birçok madalyanın sahibi olan genç sporcunun yeni hedefi olimpiyat madalyası.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün okullarda yürüttüğü sportif yetenek taramaları sırasında keşfedilen kulübün lisanslı judocusu Sema Mete, ulusal ve uluslararası arenada büyük başarılar elde etti. 2019 yılından bu yana katıldığı ulusal turnuvalarda 10 Türkiye Şampiyonluğu kazanan 17 yaşındaki milli judocu, 2024 ve 2025 yıllarında katıldığı Ümitler ve Gençler Türkiye şampiyonalarından da üç altın madalya çıkarmayı başardı. Ocak ayında ilk kez yarıştığı “Büyükler” kategorisinde ise gümüş madalyanın sahibi oldu.
Avrupa’da büyük performans
Ulusal düzeyde katıldığı tüm turnuvalarda zirveye ulaşan Sema Mete, rotasını Avrupa’ya çevirdi. Katıldığı 14 uluslararası organizasyonda Slovenya, Almanya, Rusya, Polonya, Romanya, Kazakistan, Litvanya, Avusturya, Estonya, Hollanda, İngiltere, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Özbekistan, Azerbaycan ve Makedonya’dan rakiplerini tek tek mağlup ederek önemli başarılara ulaştı. Nisan 2024’de Çekya ve Almanya’da düzenlenen Ümitler Avrupa Kupası ile Temmuz 2024’de yine Almanya’da gerçekleştirilen Avrupa Kupası’nda üçüncülük kürsüsüne çıkan judocu, 8-9 Mart 2025 tarihlerinde Karadağ’ın başkenti Podgoritsa’da yapılan ve 29 ülkeden 302 sporcunun katıldığı Büyükler Avrupa Kupası’nda kendisinden 13 yaş büyük rakibine yenilerek gümüş madalyada kaldı.
“Sakatlık beni durdurmadı”
Kariyerinin başında ciddi bir sakatlık yaşayan ve ön çapraz bağ ameliyatı geçiren genç sporcu Sema Mete, bu başarılar hiç de kolay gelmediğini belirterek, “Sakatlık sonrası geri dönmek kolay olmadı. Bir buçuk yıl boyunca hem bedenimi hem psikolojimi toparlamaya çalıştım. İlk yarışmamda üçüncü oldum ama Balkan Şampiyonluğu’nu kazanınca ‘Tamam, ben başladım!’ dedim. Sonrasında dünya şampiyonasında bronz madalya almak bana büyük moral verdi” dedi.
“Büyüklerle yarışmak farklı bir seviye”
Genç yaşına rağmen büyükler kategorisinde mücadele etmeye başlayan Sema Mete, burada yaşadığı deneyimin önemli olduğunu söyleyerek, “Benden yaşça büyük rakiplerle mücadele ettim. Önce çok stres yaşadım ama antrenmanlarda harcadığım saatleri, ailemden uzak kaldığım günleri düşündüm. ‘Bu kadar emeğin karşılığı olmalı’ dedim ve kendimi mental olarak çok iyi hazırladım. Karadağ’da finale çıktığımda elim ayağım titriyordu. Kazanmayı çok istiyordum ama son 20 saniyede bir hata yaptım ve rakibime kaybettim. Bu bana çok büyük bir ders oldu. Büyüklerde başarılı olabilmem için daha fazla çalışmam gerektiğini anladım” diye konuştu.
Sıkı disiplin, büyük fedakarlık
Mete’nin bir günü oldukça yoğun geçiyor. Sabah erken saatlerde doğa yürüyüşüyle başlayan gün, çift antrenman ve mental hazırlıklarla devam ediyor. Genç sporcu, “Antrenmanlardan önce ve sonra her detayımıza dikkat ediyoruz. Beslenmemizden uyku düzenimize kadar her şey belli bir programda. Arkadaşlarım gezerken ben antrenmandayım ama biliyorum ki ileride kazanan biz olacağız” dedi.
Hedef olimpiyat madalyası
Judo kariyeriyle birlikte lise öğrenimine de devam eden Sema, geleceğe odaklanmış durumda. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, şampiyon sporcular yetiştirme ve destekleme hedefinin kendisini ve arkadaşlarını daha da motive ettiğini belirten Sema Mete, en büyük hayalinin ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada zirveye taşımak olduğunu söyleyerek, “Şimdi önümüzde daha büyük hedefler var. Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında daha büyük başarılar elde etmek, Los Angeles Olimpiyatlarında madalya kazanmak istiyorum. Yetişmemde emeği olan hocalarıma ve takım arkadaşlarıma minnettarım. Daha çok çalışacağım ve en iyisi için mücadele edeceğim” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Henüz 17 yaşında ama başarılarıyla zirvede Sema’nın hedefi olimpiyat madalyası yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Usta sanatçılardan eşsiz eserler
15 Aralık 2024’te açılan sergide, Lütfiye & Altan Altın Aile Koleksiyonu’ndan seçilen bu eserler, sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Fikret Mualla, Avni Arbaş gibi Türk resim tarihine damga vurmuş sanatçıların daha önce sergilenmemiş küçük ebatlı eserleri ve desen çalışmaları yer alıyor. Altan Altın, eşi Lütfiye Altın ile birlikte büyük ustaların eserlerini sanatseverlerle buluşturmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.
Başkan Ömer Eşki: “Bornova, sanatın kalbinin attığı yer olacak”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, sanatın toplum için taşıdığı önemi vurgulayarak,”Sanatı desteklemek, kentin ruhunu beslemek demektir. Bornova Belediyesi olarak sanata ve sanatçılara desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Dramalılar Köşkü’nün tarihi hamamını sanata kazandırarak açtığımız Galeri Hamam Sanat, sanatseverler için özel bir merkez olacak. ‘Küçük İşler Büyük İmzalar’ sergisi ile ustaların daha önce gün yüzüne çıkmamış eserlerini Bornova’da sanatseverlerle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.
Sergide eserleri yer alan sanatçılar
Abidin Dino, Avni Arbaş, Bedri Rahmi, Cevat Dereli, Süleyman Şahin, Fikret Mualla, Habib Gerez, Habib Aydoğdu, Hasan Kavruk, Hüseyin Baban, İbrahim Balaban, Kayıhan Keskinok, Leyla Gamsız, Mürşide İçmeli, Necdet Kalay, Nejad Melih Devrim, Nevzat Akoral, Nüzhet İslimyeli, Selim Turan, Şadan Bezeyiş, Şefik Bursalı, Şeref Akdik, Şeref Bigalı, Teymur Ağalıoğlu, Turgut Atalay, Ümmet Karaca ve Yaşar Yeniceli.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bornova’da büyük ustalardan küçük ama değerli dokunuşlar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Her yıl dünya genelinde yaklaşık 150 milyon çocuk alt solunum yolu hastalığı olan bronşiolite yakalanıyor. Ülkemizde de bebeklerde ve küçük çocuklarda oldukça sık görülen bronşioliti en sık tetikleyen virüs olan RSV (Respiratuar Sinsityal Virüsü) özellikle soğuk ve kuru havalarda daha aktif hale geliyor. Ayrıca, soğuk havalarda daha çok zaman geçirdiğimiz kapalı mekanlarda hasta kişinin öksürük veya hapşırığı sırasında havaya karışan damlacıklar yoluyla kolayca bulaşabiliyor. Dolayısıyla bronşiolit kış aylarında çocuk polikliniklerine en sık başvuru sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tarkan İkizoğlu, genellikle hafif seyretse de bronşiolitin bazı durumlarda solunum sıkıntısı ve yetmezliği gibi ciddi tablolara yol açabildiğine dikkat çekerek, “Bronşiolit özellikle küçük veya prematüre doğan bebeklerde ve kronik hastalığı olan çocuklarda daha ciddi seyredebiliyor. Ağır tablolarda solunum sıkıntısı ve yetmezliği gibi önemli komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemli. Hastalığın şiddetlenmemesi için tedavi sürecinde çocuğun bol bol sıvı tüketmesini, dinlenmesini ve sağlıklı beslenmesini sağlamak gerekiyor” diyor.
Çocuklarda 2 yaş öncesinde daha sık görülüyor!
Bronşiolit sıklıkla 2 yaş öncesinde ve özellikle 2-6 aylık bebeklerde daha yaygın görülüyor. Bunun nedeni ise bebeklerin bağışıklık sistemleri tam gelişmediği için virüslere karşı daha savunmasız olmaları ve henüz dar olması nedeniyle hava yollarının daha kolay tıkanması. Genellikle doktorun çocuğu muayene etmesi ve belirtileri değerlendirmesiyle tanı konuluyor. Gerekli durumlarda, virüsün teşhis edilmesi ve ayırıcı tanı için testler yapılabiliyor.
Genellikle soğuk algınlığı gibi başlıyor!
Bronşiolit, çoğunlukla soğuk algınlığına benzer belirtilerle başlayan, küçük hava yollarının iltihaplanmasına yol açan ve bunun sonucunda çocuğun nefes almasını zorlaştıran hastalık. Burun tıkanıklığı veya akıntısı, hafif öksürük, ateş ile iştah azalması, bronşiolitin başlangıç belirtilerini oluşturuyor. Hastalık ilerledikçe belirtiler şiddetleniyor; hırıltı, nefes almada güçlük, göğüste çekilme, solgunluk, hızlı nefes alma, nefesler arasında uzun duraklamalar, şiddetli öksürük, yüksek ve düşmeyen ateş, dudak ile tırnaklarda morarma, yeme ve içme zorluğu gibi sorunlar yaşanıyor. Bronşiolit genellikle kendiliğinden veya evde uygulanan tedaviyle geçse de bazı durumlarda önemli sorunlara yol açabiliyor. Dr. Öğretim Üyesi Tarkan İkizoğlu, bu nedenle özellikle ilerleyen döneme ait belirtilerden biri bile varsa, zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Temel amaç nefes almasını kolaylaştırmak
Bronşiolit tedavisinin temel amacı, çocuğun nefes almasını kolaylaştırmak, enfeksiyonla mücadelesini desteklemek ve olası komplikasyonları önlemek. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tarkan İkizoğlu, bronşiolitin genellikle ciddi komplikasyonlara yol açmadan yaklaşık iki hafta içinde geçtiğini vurgulayarak, “Ateş düşürücü ve balgam yumuşatıcı gibi ilaçlarla belirtiler hafifletiliyor. Bol sıvı alımı, bebeklerde emzirmeye devam edilmesi, dinlenme, yumuşak ve sindirilebilir gıdalar ile beslenme tedavide büyük öneme sahip. Bronşiolit virüslerden kaynaklandığı için genellikle antibiyotik kullanılmıyor. Ancak, bakteriyel bir enfeksiyonun da eşlik ettiği durumlarda antibiyotik tedavisine başlanabiliyor” diyor. Bronşiolit hastalığında genellikle evde uygulanan tedaviyle iyileşme sağlandığını belirten Dr. Öğretim Üyesi Tarkan İkizloğlu, ancak şiddetli tablolarda hastaneye yatış gerekebildiğini söylüyor.
Rahat nefes alabilmesi için 3 önemli kural!
Bronşiolit hastalığında yaşanan en önemli sorun, solunum sıkıntısı oluyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tarkan İkizoğlu, çocuğunuzun rahat nefes alabilmesi için evde 3 önemli kurala dikkat etmeniz gerektiğini belirterek, “Buhar makinesiyle veya odaya ıslak havlu asarak ortamı nemlendirmeye çalışın. Düzenli olarak tuzlu suyla burun temizliği yapın. Bunların yanı sıra uyurken başını biraz yüksekte tutmaya özen gösterin” diyor.
———–kutu bilgisi——-
Bronşiolitten korumak için 5 etkili önlem!
Dr. Öğretim Üyesi Tarkan İkizoğlu, çocukları bronşiolitten korumak için ebeveynlerin almaları gereken 5 önlemi şöyle özetliyor:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bu Hastalık Soğuk Algınlığı Gibi Başlıyor Ama… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bir kupa atom meyve suyunun günlük C vitamini gereksinmenin en az yüzde 70’ini karşılayabildiğini kaydeden Beslenme Uzmanı Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, aşırı tüketimi durumunda karşılaşılabilecek potansiyel sağlık risklerine de değinerek, kan şekerini yükseltebileceğini ve insülin direnci riskini arttırarak uzun vadede tip 2 diyabet riskini de etkileyebileceğini, aşırı C vitamini alımının oksalat maddesinin vücutta birikmesine ve böbrek taşı oluşumuna neden olabileceğini anlattı.
Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, bağışıklık sistemini desteklemek için kış aylarında sıkça tercih edilen “atom meyve suları” hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
C vitamini deposu atom meyve suları
Kış aylarında, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve hastalıklara karşı korunmak amacıyla C vitamininden zengin meyve sularının daha fazla tercih edildiğini dile getiren Hatunoğlu, “Atom meyve suyu tabiri, genellikle C vitamini açısından yüksek olan ve bağışıklığı destekleyen meyve sularını tanımlamak için kullanılır. Bu tür meyve sularında genellikle portakal, nar, kivi, limon, greyfurt gibi meyveler bulunur. Antioksidan etki gösteren A, C, E vitaminleri, potasyum, folik asit gibi besin ögelerini içerdiği için besin değeri yüksektir ancak posa içerikleri meyvenin kendisine kıyasla daha düşüktür.” dedi.
C vitamini, bağışıklık sistemini desteklemeye de yardımcı
Atom meyve suları hakkında bilgi veren Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, şöyle devam etti:
“Özellikle antioksidan etki gösteren besin ögeleri sayesinde vücuda giren patojenlerle savaşarak enfeksiyonlara karşı koruma sağlamada yardımcıdırlar, serbest radikalleri etkisiz hale getirerek hücrelere zarar vermelerini engellerler ve cilt hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olarak cilt bariyerini güçlendirirler. Ayrıca C vitamini, demir emilimini arttırması yönünden de bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcıdır. Potasyum, vücuttaki sıvı dengesini korur, kas ve sinir fonksiyonlarını düzenler ve kalp sağlığını destekler. Sağlıklı bir kalp ve sinir sistemi ise bağışıklık hücrelerinin doğru şekilde çalışmasına yardımcı olur. Türkiye Beslenme Rehberine göre günlük yaklaşık 2000 kkal’lik enerji içeren bir diyette C vitamini ihtiyacı erkek ve kadınlarda 70 mg’dır.”
Bir kupa atom meyve suyu günlük gereksinmenin en az yüzde 70’ini karşılayabilir
Genellikle bu tür içeceklerin portakal, nar, limon gibi C vitamini bakımından zengin meyveler ile hazırlandığına işaret eden Öğr. Gör. Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Bir kupa (yaklaşık 240 ml) atom meyve suyu, kullanılan meyvelerin çeşidine bağlı olarak değişmekle birlikte, genellikle 50 – 150 mg arası C vitamini içerebilir ve günlük gereksinmenin en az yüzde 70’ini karşılayabilir.” diye konuştu.
Taze sıkılmış meyve suları kısa sürede tüketilmeli
Hazır meyve sularında C vitamininin genellikle daha düşük miktarlarda olduğunu, çünkü işleme sırasında bazı vitaminler kaybolabildiğini kaydeden Hatunoğlu, “Ayrıca hazır meyve suları ekstra şeker ve katkı maddeleri de içerebilir. Taze sıkılmış meyve sularını ise C vitamini kayıplarını önlemek amacıyla çok bekletmeden kısa sürede tüketmek önemlidir.” dedi.
Faydalarının yanında riskler de bulunuyor
Atom meyve sularının aşırı tüketimi durumunda karşılaşılabilecek potansiyel sağlık risklerine de değinen Beslenme Uzmanı Hatice Nurseda Hatunoğlu, “Meyve suları, yüksek miktarda doğal bir şeker olan fruktozu içerir ve fruktoz basit bir şeker olduğu için hızla kana karışarak kan şekerini yükseltebilir. Bu durum, insülin direnci riskini arttırarak uzun vadede tip 2 diyabet riskini de etkileyebilir. Aşırı enerji ve şeker alımı, ağırlık kazanımına neden olabilir. Meyve sularında yüksek miktarda fruktoz bulunduğu için yüksek miktarda tüketimi karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Meyve sularında, meyvenin kendisine kıyasla posa içeriği düşüktür. Posanın ise kabızlığı önlemede ve kan şekeri kontrolünü sağlamada önemli işlevleri mevcuttur.” şeklinde konuştu.
Aşırı C vitamini alımı böbrek taşı oluşumuna neden olabilir
Atom meyve sularının, özellikle portakal, limon, greyfurt gibi asidik meyveler ile yapıldığında, düşük pH değerine sahip olduklarını ifade eden Hatunoğlu, “Bu asidik ortam, diş minesi üzerinde olumsuz etki gösterebilir. Ayrıca yüksek miktarda asidik meyve suyu tüketmek, mide asidini artırabilir ve reflü ortaya çıkabilir. Bazı meyve suları, özellikle nar, ananas ve kivi gibi meyvelerden yapılanlar, bireylerde kaşıntı, döküntü, şişlik gibi alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Ayrıca aşırı C vitamini alımı oksalat maddesinin vücutta birikmesine ve böbrek taşı oluşumuna neden olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Atom meyve suları bağışıklığı güçlendiriyor ama tüketirken dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, basın mensuplarının İzmir Körfezi’nin temizlenmesine yönelik gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı. Başkan Tugay, “Biz belediyemizin gücüyle yapabildiğimiz her şeyi yapacağız. İyi sonuç alacağımıza da inanıyoruz. Bakanlık seyir mi edecek, göstermelik işler mi yapacak yoksa gerçekten katılacak mı hep beraber göreceğiz. Yani yapmazlarsa yapmadıklarını bütün İzmir, bütün Türkiye hatta bütün dünya bilecek. Burası onların hizmet etmek zorunda olduğu bir şehir. Zahmet olacak ama İzmir Körfezi’ne müdahale etsinler. Onlar da katkılarını versinler. Bu kirlenme 5-10 yıllık, 15-20 yıllık bir durum değil. En az 60-70 yıllık bir sürecin sonunda olan bir durum. O yüzden belli bir dönemi ya da belli insanları suçlayarak ‘Bu bizim işimiz değil’ diyemezler. Öyle bir şey yapmaya hakları yok. Bu etik bir davranış değil. Bunları kamuoyuyla paylaşacağız” diye konuştu.
“Bakanlık tarafından somut atılmış hiçbir adım yok”
Körfez temizliği için bakanlık ile bir protokol yapılıp yapılmadığı sorusunu yanıtlayan Başkan Tugay, “Bakanlık ile bir protokol zaten yok. Bakanlık kendi işini yapsın istiyoruz, biz kendi işimizi yapalım istiyoruz. Bilim Kurulu diye hazırlanan raporun altına imza atmamı istediler, o imzayı attım ama şerhlerini de belirttim. Yani şu ana kadar bakanlık tarafından somut atılmış hiçbir adım yok. Biz kendi bildiğimiz yolda yürüyoruz. Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin 4. fazı hızla yapılmaya devam ediliyor. Yağmur suyu ayrıştırmaları için bugünlerde üst üste ihalelerimiz olacak. Onun dışında Körfez’de bir miktar dip taraması yapmak için de arkadaşlarımız hazırlık yapıyor” açıklamasında bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay’dan Körfez açıklaması “Zahmet olacak ama İzmir Körfezi’ne müdahale etsinler” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“ERDOĞAN’IN VE BAKANLARIN TUTUMU ÇOK GEVŞEK OLDU”
Babacan’ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle oldu:
“Erzurum’da Sayın İmamoğlu’na karşı yapılan taşlama hadisesinde Sayın Erdoğan’ın ve ilgili bakanların tutumu maalesef çok gevşek oldu. Bu kadar açıklıkla söyleyemediler ama biraz daha ileri gitseler ‘Erzurum kendine yakışanı yaptı’ gibi bir ifade de kullanabilirlerdi. Biz buna kesinlikle karşı çıktık. ‘Bundan sonra olacak her şiddet eyleminin sorumlusu siz olursunuz’ dedik.
Önümüzdeki birkaç günde herkesin sağ duyusunu, aklıselimini mutlaka ön plana çıkartması lazım. Kolluk kuvvetlerin çok dikkatli olması lazım. Başta Sayın Cumhurbaşkanı’nın, aynı zamanda ona bağlı ilgili bakanların da işlerini ciddi bir şekilde yapmaları lazım. ‘Seçim dönemi var, propaganda yapıyorum’ diye kendi işlerini ihmal etmemeleri ya da kendi sahip oldukları o imkanları muhalefetin aleyhine kullanmamaları lazım. Hele hele şiddetin önünü açan bir dil asla kullanmamaları lazım. Hukuki sorumluluğu da vebali de kendi boyunlarına olur. Onun için dikkat etsinler.
“200 BİN SANDIKTA DA VARIZ”
Seçim güvenliği işinin iki tane kilit noktası var. Bir; oy pusulaları torbaya doldurulup mühürlenmeden ıslak imzalı sandık sonuç tutanağının görevliler tarafından kontrollü bir şekilde imzalanması gerekiyor. Biz DEVA Partisi olarak altı partinin ortak sistemine sadece biz 26 bin isim verdik. 200 bin sandığın 200 bininde de 6 partinin ortak mekanizması var. 200 bin sandıkta hiç boşluğumuz yok bugün itibariyle. Önemli olan o sonuç tutanaklarının hemen fotoğraflarının çekilip o fotoğrafların hızlı bir şekilde bilgi işlem sistemine girilmesi.
“VATANDAŞLARIMIZA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”
Bir de müşahitler var. Ben buradan tekrar bütün vatandaşlara çağrı yapıyorum, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sandık müşahidi olabilir. Güvendiği bir partiye gidip ‘Ben müşahit olmak istiyorum’ diyecek. Kartını alacak ve o gün orada izleyecek. Bu, her vatandaşımızın hakkı. Elimizden geldiğince tedbir alıyoruz ama hep beraber sahip çıkmaz zorundayız. Bütün seçmenlerimiz ‘Bu, bizim işimiz’ demeli. Sadece siyasi partilere değil, bütün vatandaşlarımıza büyük görev düşüyor bu konuda.
“İNŞALLAH SİSTEME KEDİ GİRMEZ”
İşin ikinci anahtarı da bu oylar ilçe seçim kurullarında bilgisayara girilirken bilgisayar veri giriş hatası olur mu olmaz mı diye kontrol edilmesi. Nerede kontrol edilecek? O da yine, 6 partinin kullandığı ortak bilgi işlem sistemleri var. Bazı partilerin de kendi partisine özel geliştirdiği bilgi işlem sistemleri var. YSK bu ucu açıyor siyasi partilere. İnşallah sistemin içine kedi girmez o gece, bir şeyler olmaz diye ümit ediyoruz. YSK ‘Biz bunu size açacağız’ dedi. YSK kendi verilerini açtığı anda bizim kendi veri tabanımızdaki veriler ile bilgi işlem ortamında mukayese edip, tutarsızlığın olduğu sandıklarda derhal kırmızı ışığın yanıp onunla ilgili gerekli müdahalelerin bulunmasıyla alakalı da bir alt yapıyı da oluşturduk. Elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapıyoruz.”
Babacan: Tedbir alıyoruz ama hep beraber sahip çıkmak zorundayız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Erzurum’daki konuşması sırasında yaşanan olaylara da değindi. Varank, konu hakkında şöyle konuştu:
Erzurum’da bir olay yaşandı. Bunlar siyasette olmaması gereken işler. Siyasette şiddetin yeri olmaz. Biz şiddete karşıyız. Ama biz ikiyüzlülüğe de karşıyız. Bakınız, şimdi seçim otobüsleri taşlanıyor diye konuşanlar, 2011 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın otobüsü Hopa’da taşlanırken ağızlarını açtılar mı?” dedi. (DHA)
Bakan Varank: Siyasette şiddet olmaz ama siz de ikiyüzlülüğü bırakın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“VASIFSIZ YÖNETİCİLERİN YALAKALIĞI YÜZÜNDEN BİZLER ZAN ALTINDA KALMAYALIM”
* Erzurum’dan bir polis kardeşimin mesajını iletiyorum. ‘Sayın vekilim. Bugün Erzurum’da yaşananlardan bir polis olarak çok utandım ama bizler emir kuluyuz, başımızdaki vasıfsız yöneticilerin yüzünden biz memurlar da zan altında kalıyoruz. Parti olarak tepkinizi lütfen vasıfsız yöneticilerimize gösterin.
* Teşkilatta Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Bey’e karşı çok güzel bir tutum var. Vasıfsız yöneticilerin yalakalığı yüzünden bizler zan altında kalmayalım. Görevini layıkıyla yapan sadece devletin polisi olan arkadaşlarımız da küsmesin. Başarılar diliyorum. İnşallah her şey çok güzel olsun.’
* Bu provokasyonun sorumlusu Erdoğan, Bahçeli, Soylu, Belediye Başkanı, Vali, Emniyet Müdürü ve onların kontrolündekilerdir. Her şey çok güzel olacak. Sana söz değerli kardeşim. Buradan polis kardeşlerimi de uyarıyorum kimden gelirse gelsin kanunsuz emirlere uymayın, suça ortak olmayın.
“İKTİDARINIZDA, EMNİYETİ SİYASETTEN TEMİZLEYİNİZ”
Bakan’ın paylaştığı bir başka polisin mesajı ise şöyle:
* Biz sadece halkın memuru olmak istiyoruz. İktidarınızda, emniyeti siyasetten temizleyiniz vekilim. Çok yara aldık. Halkımız bizi parti gençlik kolu görüyor. Utanıyoruz. (ANKA)
CHP’li vekil paylaştı: Polis ‘Çok utandım ama bizler emir kuluyuz’ mesajı attı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
AKP’Lİ VEKİL SÖZÜNÜ TUTMADI
Yeni yapılan stada Elazığ Stadyumu tabelasının sehven asıldığını belirten AKP MKYK üyesi ve Elazığ Milletvekili Metin Bulut, “Elazığ Stadyumu tabelası sehven asılmış bir tabela. Elazığ stadyumu işin adı müteahhit firma da işin adını öyle asmış. İsim daha belirlenmedi ama Atatürk stadyumu olduğu için bizim niyetimiz şöyle; Atatürk Stadyumu olarak değil sadece Atatürk Spor kompleksi olarak belirleyelim. Atatürk Spor komplesinde olarak Atatürk Stadyumu olarak belirleyelim. Yani kompleksin hepsi yine eski ismiyle muhafaza edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Eski ismi de muhafaza edilecektir” diye konuşmuştu.
ATATÜRK’Ü UNUTTULAR, PARTİ BAYRAKLARINI ASTILAR
Bugün açılışı yapılacak stadyuma Atatürk ismini eklenmemesine karşın çok sayıda AKP ve MHP bayraklarının asıldığı görüldü. MHP Elazığ Milletvekili adayı Semih Işıkver, ilk maçın oynanacağı yeni stadyumda 18 bin 500 bilet alarak taraftarları maça davet etmişti.

AKP VE MHP’Lİ ORTAKLAR TARAFINDAN YAPILDI
2018’de yapım sözleşmesinin imzalandığı ve 2019 yılında yapımına başlanan stadın 128 milyon 368 bin liraya AKP Elazığ il yöneticisi Mustafa Tetik’in kardeşi Yılmaz Tetik’in yönetim kurulu başkanı olduğu ve MHP Elazığ Milletvekili adayı Semih Işıkver’in yönetim kurulu üyesi olduğu M.Y.S. Yol Yapı tarafından stadyum 2022 yılında tamamlanmıştı.
‘Atatürk^adını unuttular ama partilerinin bayraklarını asmayı unutmadılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>