?> ?> ameliyat arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Fri, 29 Nov 2024 11:20:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png ameliyat arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Bel fıtığında tek çözüm ameliyat değil! Ameliyatsız yöntemlerle bel fıtığı semptomlarını yönetmek mümkün… https://kocaelibasin.com.tr/bel-fitiginda-tek-cozum-ameliyat-degil-ameliyatsiz-yontemlerle-bel-fitigi-semptomlarini-yonetmek-mumkun/ Fri, 29 Nov 2024 11:20:04 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bel-fitiginda-tek-cozum-ameliyat-degil-ameliyatsiz-yontemlerle-bel-fitigi-semptomlarini-yonetmek-mumkun/ Bel fıtığının insanların hayatını olumsuz etkileyen bir rahatsızlık olduğunu belirten Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op.

Bel fıtığında tek çözüm ameliyat değil! Ameliyatsız yöntemlerle bel fıtığı semptomlarını yönetmek mümkün… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bel fıtığının insanların hayatını olumsuz etkileyen bir rahatsızlık olduğunu belirten Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, fıtığın erken veya orta evrelerinde ağrı ve diğer semptomları hafifletmek amacıyla ameliyatsız yöntemler uygulanabileceğini açıkladı. Ameliyatsız yöntemlerin, hastanın fıtık seviyesine, semptomlarının şiddetine ve genel sağlık durumuna göre belirlendiğini aktaran Op. Dr. İdris Avcı, “Daha önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat olmuş ancak ağrı ve diğer semptomlardan kurtulamamış hastalar için de ameliyatsız tedavi yöntemleri söz konusu olabilir.” dedi. Avcı ayrıca ameliyatsız bel fıtığı tedavisi gören hastaların, tedavi sürecinin başarıya ulaşması ve semptomların tekrarlamaması için dikkat etmeleri gereken bazı noktalar olduğuna vurgu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, bel fıtığı tedavisinde kullanılan ameliyatsız yöntemler hakkında açıklamalarda bulundu.

Ağrı ve diğer semptomlar ameliyatsız yöntemlerle hafifletilebiliyor

Bel fıtığının, omurlar arasındaki disklerin yerinden kayarak omurilik ve sinir köklerine baskı yapması sonucunda oluşan bir rahatsızlık olduğunu hatırlatan Op. Dr. İdris Avcı, “Bel fıtığının yol açtığı ağrı, uyuşma ve hareket kısıtlılığı hastaların günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir. Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi, fıtığın erken veya orta evrelerinde cerrahi müdahale gerektirmeden ağrı ve diğer semptomların hafifletilmesi amacıyla kullanılan yöntemleri kapsar.” dedi.

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinin fıtığın bulunduğu bölgedeki baskıyı azaltarak hastanın ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi semptomlarını kontrol altına almayı hedeflediğini dile getiren Op. Dr. İdris Avcı, ameliyatsız yöntemlerin, bazı durumlarda ileri evrelerdeki hastalarda da uygulanabildiğine dikkat çekti.

Ameliyatsız uygulamalar hastanın durumuna göre planlanıyor 

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinde kullanılan yöntemlerin, hastanın fıtık seviyesine, semptomlarının şiddetine ve genel sağlık durumuna göre belirlendiğini aktaran Op. Dr. İdris Avcı, “Fizik tedavi, bel fıtığı tedavisinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Fizik tedavi sırasında hastanın omurga çevresindeki kasları güçlendirilir, esneklik artırılır ve omurgaya binen yük azaltılır. Bu tedavi yöntemi özellikle fıtığın erken evrelerinde tercih edilir.” dedi.

Avcı, diğer yöntemleri ise şöyle açıkladı:

“Spinal dekompresyon terapisi, omurgaya uygulanan bir çekme kuvveti ile diskler arasındaki basıncı azaltmayı hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, diskin doğal olarak iyileşmesine yardımcı olur ve sinir üzerindeki baskıyı azaltır. Genellikle kronik bel ağrısı çeken ve konservatif tedavilere yanıt vermeyen hastalarda uygulanır. Epidural enjeksiyon, fıtık bölgesine steroid enjekte edilerek inflamasyonu azaltır ve sinirlerin rahatlamasını sağlar. Bu yöntem, daha şiddetli ağrı yaşayan ve fizik tedaviye yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir. Epidural enjeksiyonlar geçici rahatlama sağlasa da, kalıcı çözüm için diğer tedavi yöntemleri ile kombine edilmesi gerekebilir. Radyo frekans yöntemiyle sinir kökleri üzerinde minimal invaziv bir işlem uygulanarak ağrı sinyallerinin beyne iletilmesi engellenir. Bu yöntem genellikle ileri seviye bel fıtığı ağrısı olan hastalarda kullanılır.”

Ameliyattan başarılı sonuç alamayanlar da ameliyatsız yöntemlerden faydalanabilir

Daha önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat olmuş ancak ağrı ve diğer semptomlardan kurtulamamış hastalar için de ameliyatsız tedavi yöntemlerinin söz konusu olabileceğinin altını çizen Op. Dr. İdris Avcı, “Özellikle fizik tedavi ve epidural enjeksiyonlar, ameliyat sonrası devam eden ağrıları azaltmada etkili olabilir. Ayrıca spinal dekompresyon terapisi, omurgadaki basıncı azaltarak rahatlama sağlayabilir. Ameliyat geçirmiş hastaların tekrar cerrahi riskine maruz kalmamak için ameliyatsız yöntemlere yönelmeleri, yaşam kalitelerini artırabilir.” dedi.

Bu hastalarda tedavi sürecinin daha dikkatli bir şekilde yönetilmesi ve omurga üzerindeki stresin en aza indirilmesi gerektiğine vurgu yapan Avcı, ameliyat sonrası oluşabilecek skar dokusu gibi komplikasyonların da tedavi planlamasında göz önünde bulundurulması gerektiğini aktardı.

Ameliyatsız yöntemler genellikle güvenli ancak bazı yan etkiler görülebilir!

Ameliyatsız bel fıtığı tedavi yöntemlerinin genel olarak güvenli olduğuna, ancak bazı riskler ve yan etkiler görülebildiğine dikkat çeken Op. Dr. İdris Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fizik tedavi sürecinde yanlış hareket veya fazla zorlanma sonucu ağrı artabilir. Bu nedenle, egzersizlerin bir uzman gözetiminde yapılması önemlidir. Steroid enjeksiyonları, nadiren de olsa enfeksiyon, kanama veya sinir hasarı gibi riskler taşıyabilir. Steroid kullanımının uzun vadeli yan etkileri de olabilir; bu nedenle enjeksiyonlar sınırlı sayıda uygulanır.

Dekompresyon terapisinin omurga üzerindeki basıncı azaltma etkisi, tüm hastalarda aynı sonucu veremeyebilir. Ayrıca bazı hastalarda kas spazmları veya geçici rahatsızlıklar gözlenebilir. Radyo frekans ablasyonu sırasında nadiren sinir hasarı veya enjeksiyon bölgesinde enfeksiyon gibi komplikasyonlar gelişebilir. Ancak işlem minimal invaziv olduğu için genellikle güvenlidir. 

Bu yöntemlerin genel başarı oranı yüksektir ve çoğu hasta ağrı ve semptomlarında belirgin bir iyileşme yaşar. Ancak her hastanın yanıtı farklı olabileceği için tedavi süreci kişiye özel olarak planlanmalıdır.”

Bel fıtığı semptomlarının yönetimi için bunlara dikkat!

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi gören hastaların, tedavi sürecinin başarıya ulaşması ve semptomların tekrarlamaması için dikkat etmeleri gereken bazı noktalar olduğunu ifade eden Op. Dr. İdris Avcı, “Doktorun önerdiği egzersizlerin düzenli olarak yapılması, doğru duruş ve oturma pozisyonlarına dikkat edilmesi, ideal kilonun korunması, ağır yük kaldırılmaması ve uzun süre oturmayıp belirli aralıklarla yürünmesi, bel fıtığı semptomlarının daha iyi yönetilmesine ve yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olur.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bel fıtığında tek çözüm ameliyat değil! Ameliyatsız yöntemlerle bel fıtığı semptomlarını yönetmek mümkün… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Her meme kanseri ameliyat edilmeli mi? https://kocaelibasin.com.tr/her-meme-kanseri-ameliyat-edilmeli-mi/ Mon, 14 Oct 2024 09:10:04 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/her-meme-kanseri-ameliyat-edilmeli-mi/ Meme kanseri, anormal meme hücrelerinin kontrolden çıkarak tümör oluşturduğu bir hastalıktır.

Her meme kanseri ameliyat edilmeli mi? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Meme kanseri, anormal meme hücrelerinin kontrolden çıkarak tümör oluşturduğu bir hastalıktır. Kontrol altına alınmadığında, tümörler vücuda yayılabilir ve ölümcül olabilir. Kadın cinsiyeti meme kanserinin en güçlü risk faktörüdür ve tüm meme kanserlerinin yaklaşık yarısı, cinsiyet ve yaş dışında herhangi bir spesifik risk faktörü olmayan kadınlarda görülmektedir. Meme kanserlerinin yaklaşık %0,5-1’i de erkeklerde ortaya çıkar. 

 

Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır ve tedavisinde ilk sırada cerrahi akla gelmektedir. Ancak her meme kanseri hastası ameliyat olmalı mıdır? Bu sorunun yanıtını Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Nazlı Yavuzer Türe verdi ve “1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı” nedeniyle, meme kanserinde cerrahinin yapılabildiği durumlar hakkında önemli bilgiler aktardı.

 

Erken tanı hayat kurtarır!

Çoğu kişi kanser henüz erken evredeyken herhangi bir belirti yaşamaz, bu nedenle erken teşhisin önemi büyüktür. WHO Küresel Meme Kanseri Girişimi, küresel meme kanseri ölüm oranını yılda %2,5 oranında azaltarak, 2020 ile 2040 yılları arasında küresel olarak 2,5 milyon meme kanseri ölümünü önlemeyi amaçlamıştır. Küresel meme kanseri ölüm oranını yılda %2,5 oranında azaltmak, 2030 yılına kadar meme kanseri ölümlerinin %25’ini ve 2040 yılına kadar 70 yaş altı kadınlarda meme kanseri ölümlerinin %40’ını önleyecektir. Bu hedeflere ulaşmak için erken tanı ve tanı aldıktan sonra kapsamlı bir sağlık kuruluşunda meme kanseri tedavisi şarttır. 

 

Bu belirtilere dikkat!

  • Genellikle ağrısız bir meme kitlesi 
  • Memenin boyutunda, şeklinde veya görünümünde değişiklik
  • Çukurlaşma, kızarıklık veya ciltte diğer değişiklikler
  • Meme ucunda veya meme ucunu çevreleyen ciltte değişiklik
  • Meme ucundan sıvı gelmesi

 

Unutulmamalıdır ki memede ele gelen çoğu meme kitle kanser değildir. Kanserli meme kitleleri küçük olduklarında ve yakındaki lenf düğümlerine yayılmadıklarında başarılı bir şekilde tedavi edilme olasılıkları daha yüksektir.

 

“Güvenli cerrahi sınır” elde edilmeli

Meme kanserinde ölümlere; tümörün karaciğer, kemik, akciğer ve diğer organlara yayılması neden olur. Bu nedenle hastanın kanserli bir doku ile hayatına devam etmesi mümkün değildir. Genel durumu gerek fiziksel, gerekse psikolojik anlamda iyi hale getirildikten sonra ameliyat yapılmalıdır. Ameliyat öncesi, öncelikle hastanın ve memenin durumu değerlendirilmeli, hastalığın meme dokusu üzerinde ne kadar ilerlediğine bakılmalıdır. Eğer meme dokusu üzerinde çok fazla ilerleme söz konusuysa, hastalık memeyi bütünüyle kaplamışsa, ameliyat sırasında “güvenli cerrahi bir sınır” elde edilemeyeceği için ve ameliyat sonrasında bölgesel olarak hastalığın tekrar görülmesi gibi bir olasılık olduğundan, öncelikle kemoterapiye başlanmalıdır. 2 cm üzerinde olan kitlelere mutlaka ameliyat öncesi kemoterapi verilir, kitle küçültülür. Böylece tüm memenin alınmasına gerek kalmaz ve bu sayede hastaların estetik kaygısı ortadan kalkar ve daha küçük cerrahi girişim yapılmış olur.

 

Nüksetme riski iyi değerlendirilmeli

Güvenli bir cerrahi sınır, hastalığın nüksetme riskini azaltır. Bu nedenle meme kanseri cerrahisinde ameliyat sırasında çıkarılan doku frozena gönderilir ve cerrahi sınır kontrolü mutlaka yapılır. Bu sayede ameliyat esnasında kesi yapılan alanda tümör hücrelerinin bulunmaması ve bu alanın tümör hücrelerinden mümkün olduğunca uzak olması sağlanabilir. Eğer kesi yapılan alanda tümör hücreleri bulunursa ameliyattan kısa bir süre sonra deri üzerinde tümörler oluşmaya başlar ve nüks oluşur. Bunların tedavileri de oldukça zordur. Deride oluşan bu tümörler hastanın bundan sonraki yaşam kalitesini olumsuz etkiler. 

 

Hastalık kontrol altına alınmadan ameliyat yapılmamalı

Memedeki tümör çok büyük olmasa da kanserli hücreler diğer organlara yayılmışsa, hastanın ameliyat olmaması gerekir.  Böyle durumdaki hastalarda öncelikle ilaç tedavisine başlanmalı bu alanlar kontrol altına alınmalıdır. Vücuda yayılmış ve ilerlemiş bir kanser söz konusu olduğunda, memeye yapılacak bir müdahalenin faydası olmadığı gibi hastaya zararı da olabilir. Büyük bir müdahale hastada hem ameliyat travmasına neden olacak hem de bağışıklık sistemini olumsuz etkileyerek hastalığın daha da ilerlemesine neden olacaktır. Cerrahi müdahale hastalık kontrol altına alınabilecekse tercih edilmelidir.  

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Her meme kanseri ameliyat edilmeli mi? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>