?> ?> ameliyatsız arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Mon, 16 Jun 2025 00:09:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png ameliyatsız arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Menisküs Yırtığı Ameliyatsız Tedavi ve Hareket Kısıtlaması https://kocaelibasin.com.tr/meniskus-yirtigi-ameliyatsiz-tedavi-ve-hareket-kisitlamasi/ Mon, 16 Jun 2025 00:09:50 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/?p=87331 Menisküs yırtığı, diz bölgesinde meydana gelen ve hareket kabiliyetini önemli ölçüde sınırlayan ortopedik bir sorundur. Günümüzde cerrahi müdahale olmadan da iyileşme süreci desteklenebilmektedir. Fizik tedavi, özel egzersiz programları ve dinlenme süreci, bu tip rahatsızlıklarda oldukça etkilidir. Özellikle erken teşhis edilen yırtıklarda, iyileşme şansı daha yüksektir. Özellikle ameliyatsız menisküs tedavisi, kişinin doğal doku onarımını destekler ve […]

Menisküs Yırtığı Ameliyatsız Tedavi ve Hareket Kısıtlaması yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Menisküs yırtığı, diz bölgesinde meydana gelen ve hareket kabiliyetini önemli ölçüde sınırlayan ortopedik bir sorundur. Günümüzde cerrahi müdahale olmadan da iyileşme süreci desteklenebilmektedir. Fizik tedavi, özel egzersiz programları ve dinlenme süreci, bu tip rahatsızlıklarda oldukça etkilidir. Özellikle erken teşhis edilen yırtıklarda, iyileşme şansı daha yüksektir.

Özellikle ameliyatsız menisküs tedavisi, kişinin doğal doku onarımını destekler ve risk faktörlerini en aza indirir. Bu yöntemle, diz fonksiyonlarının yeniden kazanılması mümkün olabilir. Menisküs yırtığının her türü ameliyat gerektirmez; bazen doğru bakım, uzun vadeli iyileşme için yeterli olabilir.

Menisküs Yırtığı Ameliyatsız Tedavi ile Spor Hayatı

Sporcular için menisküs yırtığı, kariyerlerinde belirleyici bir dönemeç olabilir. Ancak her yırtık, ameliyat gerektirmez. Sporculara özel geliştirilen rehabilitasyon programları sayesinde, diz sağlığı korunabilir ve performans zamanla yeniden yükselebilir. Sürecin en önemli ayağı, hastanın disiplinli olması ve tedavi planına sadık kalmasıdır.

Aktif yaşam tarzından kopmak istemeyen bireyler için farklı tedavi yolları uygulanmaktadır. Bu seçenekler arasında enjeksiyon uygulamaları da yer alır. Özellikle menisküs iğne tedavisi, hasarlı dokunun yenilenmesini hızlandırabilir ve ameliyat gereksinimini azaltabilir. Kontrollü egzersiz ve uzman fizyoterapist desteğiyle eski form yeniden yakalanabilir.

Yaralanma sonrası süreçte sabır büyük önem taşır. Spora dönüş aşamasında adımlar dikkatle planlanmalı, diz yük altında kalacak pozisyonlardan kaçınılmalıdır. Menisküs yırtığı ameliyatsız tedavi, zaman içinde sağlam diz fonksiyonu kazandırabilir. Bu yöntemler hem günlük yaşamı kolaylaştırır hem de aktif spor yaşantısına dönüşü mümkün kılar.

Menisküs Yırtığı Ameliyatsız Tedavi ve Hareket Kısıtlaması yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
NanoKnife Yöntemiyle Ameliyatsız Çözüm https://kocaelibasin.com.tr/nanoknife-yontemiyle-ameliyatsiz-cozum/ Tue, 14 Jan 2025 22:19:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/nanoknife-yontemiyle-ameliyatsiz-cozum/ TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi, Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof.

NanoKnife Yöntemiyle Ameliyatsız Çözüm yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi, Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Öztuğ Adsan liderliğinde, prostat kanseri tedavisinde yeni bir dönem başlatan NanoKnife (IRE) teknolojisini hastalarının hizmetine sunuyor.

Prof. Dr. Öztuğ Adsan: “Nanoknife Tedavisi Büyük Bir Umut”

Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Öztuğ Adsan, bu yöntemin prostat kanseri tedavisinde çığır açtığını belirterek, “Hastalarımızın yaşam kalitesini koruyarak kanseri etkili bir şekilde tedavi edebilmek büyük bir başarıdır. NanoKnife teknolojisi, komplikasyon riskini en aza indirirken, tedavi sürecini hasta dostu hale getiren bir yöntemdir” dedi.

Ameliyat gerektirmeyen ve yan etkileri en aza indiren bu yenilikçi yöntemin, prostat kanserine karşı etkili bir çözüm sunarak hastaların yaşam kalitesini koruma hedefiyle dikkat çektiğini ifade eden Prof. Dr. Adsan, prostat kanserinin, erkeklerde en sık görülen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilen hastalıklardan biri olduğunu  ancak geleneksel yöntemlerin aksine, NanoKnife tedavisinde kesiye gerek kalmadan uygulama yapıldığını ve kalıcı yan etkilerin önüne geçildiğini söyledi.

“Bu teknolojiyle tedavi edilen hastalar; idrar kaçırma, sertleşme bozukluğu gibi komplikasyonlarla karşılaşmadan hızla günlük yaşamlarına dönebiliyor.” Diyen Prof. Adsan,  Prostat kanserinde devrim yaratan bu yöntemin, hem etkili hem de hasta dostu bir tedavi sunduğuna dikkat çekti. 

Füzyon Biyopsi ile Doğru Tanı ve Hedefe Yönelik Tedavi

Hastanede kullanılan ileri düzey füzyon biyopsi sistemlerinin, MR görüntüleme ile prostat kanserini detaylı şekilde tespit etmeyi sağladığı bilgisini veren Prof. Adsan şöyle devam etti ; “Hedefe yönelik biyopsi sayesinde kanserli dokular hassas bir şekilde belirlenip tedavi ediliyor. NanoKnife teknolojisi, sadece kanserli bölgelere müdahale ederek çevre dokulara zarar vermeden, tedavi sürecini mümkün olan en az riskle gerçekleştiriyor.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

NanoKnife Yöntemiyle Ameliyatsız Çözüm yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yüzünüzü Ameliyatsız Gençleştirmeniz Mümkün https://kocaelibasin.com.tr/yuzunuzu-ameliyatsiz-genclestirmeniz-mumkun/ Fri, 10 Jan 2025 11:50:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yuzunuzu-ameliyatsiz-genclestirmeniz-mumkun/ Ameliyat olmadan, sosyal hayattan kopmadan, yaşlanma belirtilerini ortadan kaldıran, gıdı ve yüz sarkmalarını tedavi eden birçok yöntem bulunuyor.

Yüzünüzü Ameliyatsız Gençleştirmeniz Mümkün yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ameliyat olmadan, sosyal hayattan kopmadan, yaşlanma belirtilerini ortadan kaldıran, gıdı ve yüz sarkmalarını tedavi eden birçok yöntem bulunuyor. Minimal invaziv olmaları, hızlı iyileşme süreleri ve genellikle daha uygun maliyetleriyle dikkat çeken bu yöntemleri “İğneli radyofrekans, fokus ultrason, ip uygulamaları, likid yani sıvı yüz germe” olarak sıralayan Liv Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Günay Mammadova, problemlerin farklı yöntemlerle çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Yıllar içerisinde cildimiz güneş, yerçekimi ve çevre kirliliği gibi etkenler sebebiyle esnekliğini kaybeder, özellikle yüz ovalinde cilt sarkmaya, hacmini kaybetmeye başlar ve kırışıklıklar oluşur. Bu sorunun çözümü olarak karşımıza çoğu zaman cerrahi müdahaleler çıksa da son yıllarda ameliyatsız yüz gerdirme, süreci cerrahi seçeneklere çok daha kolay hale getirmesinden dolayı sıkça tercih edilen bir yöntem haline geldi. Hastanın beklentilerine ve uygulanacağı bölgeye göre farklılık gösteren yüz gençleştirme yöntemleri arasında; iğneli radyofrekans, fokus ultrason, ip uygulamaları, likid yani sıvı yüz germe bulunuyor ve bu noktada cilt problemi dikkate alınarak kişiye özgü yöntemler uygulanıyor. “Cildi gençleştirmek için kişinin yaşını ve cilt yapısını göz önünde bulundurarak hangi yöntemle maksimum derecede ciltte toparlanma sağlayabiliriz, aynı zamanda kolajenleri de uyararak hastanın cildine nasıl yatırım yapabiliriz sorularının cevabını arıyor ve aldığımız sonuçlara göre de kişiye özel yöntemler kullanıyoruz” şeklinde konuşan Liv Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Günay Mammadova farklı problemlerin farklı yöntemlerle çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kolajen üretimini uyarıyor

45 yaş altı için genellikle fokus ultrason, sıvı yüz germe gibi yöntemlerin ön planda olduğunu belirten Dr. Günay Mammodova, bu yöntemin daha çok kalın ve yağlı deriye sahip kişilerde kullanıldığını belirtiyor. Gözenek problemleri olan birinde ise önceliklerinin iğneli radyofrekans yöntemi olduğunu ifade eden Dr. Günay Mammodova, “Altın iğne, cildin alt katmanlarına mikro iğnelerle ince ve küçük delikler açarak doğal iyileşme sürecini tetikleyen ve kolajenlerin uyarılmasını hedefleyen bir tedavi yöntemi. Bu yöntemle cilt mikro travmalarla uyarılıyor, yeni hücrelerin üretimi artıyor ve derin kırışıklıklar, ince çizgiler gibi yaşlanma belirtileri azalıyor. Özetle aslında kolajen üretimini uyararak cildin daha genç, daha sıkı, daha pürüzsüz ve daha ışıltılı görünmesini sağlıyor. Tedavi sonrası ciltteki sıkılaşma, gerginlik genellikle birkaç hafta içerisinde belirginleşmeye başlıyor” dedi.

“Cilt yaşını yıllar önceki cilt yaşına geri çevirmeyi amaçlıyoruz”

İğneli radyofrekansı sadece yüz germe için değil akne izleri ve cilt lekelerinde de kullandıklarını belirten Dr. Mammodova sözlerine şöyle devam etti: “Sarkmadan farklı olarak kombine kullandığımız mezoterapi içerikleri değişiyor. Örneğin kuru ya da ince cilde sahipseniz bunu hyaluronik asit içeren mezoterapi ya da gençlik aşıları ile kombine tedavi şeklinde planlayarak uyguluyoruz. Özellikle yaş aldıkça yerçekiminin de etkisiyle, çene hattındaki ‘bulldog sarkmaları’nı tedavi ediyor, sarkmış göz kapaklarını düzeltiyor bunun haricinde gıdı toparlanması, çene hattının dolgu enjeksiyonu olmadan belirginleşmesini sağlayarak kişinin cilt yaşını yıllar önceki haline geri çevirmeyi amaçlıyoruz.”

Dr. Mammodova, ameliyatsız yüz germe tekniklerini ve uygulama yöntemlerini şöyle sıraladı;

Örümcek ağı ve ip tedavisi: Ortalama 30 dakika sürüyor. İşlem sırasında anesteziye gerek olmuyor ve uygulama lokalanestezik kremlerle, genellikle 35 ile 70 yaş arası gruba yapılıyor. Ancak yöntem 25’li yaşlarda da uygulanabiliyor. 

İğneli radyofrekans: Fraksiyonel radyo frekans cihazının altın iğne uçları ile sorunlu bölgedeki cilt altına yüksek radyo dalgaları verilmesiyle yapılıyor. Uygulama; ihtiyaca göre 35-40 dakika boyunca devam ediyor. Cildin durumuna göre ortalama 3 seans sonunda etki gösteriyor, ortalama 2-4 hafta ara ile yapılıyor.

Fokus ultrason: Tek seanslık bir uygulama olan fokus ultrason, hafif ve orta derecede cilt gevşekliği olan kişilerde tek seans da bile sonuç veriyor.  Klinik gözlemlere göre 1,5-2 sene kadar etkisini sürdüren bu uygulamada asıl sonuçlar vücudun doğal olarak kolajeni yeniden üreteceği 2-3 ay içinde gerçekleşiyor. 

Likid yüz germe: Bu işlemde, uygulama bölgesi anestezik krem sürülerek uyuşturuluyor. Çok ince uçlu iğneler kullanılarak daha önce belirlenen bölgelerden deri altına sıvı yüz germe enjekte ediliyor. Yaş ve cilt yapısına bağlı olarak bir ay arayla 2 seans şeklinde yapılan bu uygulamanın senede bir defa yaptırılması tavsiye ediliyor. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yüzünüzü Ameliyatsız Gençleştirmeniz Mümkün yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Prostat Büyümesinde Ameliyatsız Yöntem: Rezum (Su Buharı) Tedavisi https://kocaelibasin.com.tr/prostat-buyumesinde-ameliyatsiz-yontem-rezum-su-buhari-tedavisi/ Fri, 03 Jan 2025 09:30:02 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/prostat-buyumesinde-ameliyatsiz-yontem-rezum-su-buhari-tedavisi/ İyi huylu prostat büyümesinin belirtileri arasında; sık idrara çıkma, ani gelen idrar hissi, idrar kaçırma, idrar yapmaya başlarken zorlanma, ıkınarak idrar yapma, kesik kesik idrar yapma, idrar akım hızında azalma, idrar yaptıktan sonra idrar torbasının boşaltılmamış gibi hissedilmesi, idrar bitiminde damlama gibi şikâyetlerin yer aldığını belirten Prof.

Prostat Büyümesinde Ameliyatsız Yöntem: Rezum (Su Buharı) Tedavisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İyi huylu prostat büyümesinin belirtileri arasında; sık idrara çıkma, ani gelen idrar hissi, idrar kaçırma, idrar yapmaya başlarken zorlanma, ıkınarak idrar yapma, kesik kesik idrar yapma, idrar akım hızında azalma, idrar yaptıktan sonra idrar torbasının boşaltılmamış gibi hissedilmesi, idrar bitiminde damlama gibi şikâyetlerin yer aldığını belirten Prof. Dr. Murat, ‘Rezum (su buharı) tedavisi son yıllarda uygulanan etkili ve güncel tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır’ dedi.

 

Cinsel Fonksiyonu Etkilemez

 

Prostat büyümesinin cerrahi tedavisinde Amerika, İngiltere ve Kanada gibi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan rezum (su buharı) yönteminin özellikle genç erkeklerde ereksiyon ve ejakülasyon denilen meni çıkışı ve sertleşme problemlerine yol açmaması nedeniyle oldukça revaçta bir yöntem olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Arslan, ‘Son yıllarda prostat büyümesinde kullandığımız lazer, TUR ve diğer cerrahi yöntemlere göre rezum (su buharı) tedavisinin en büyük avantajı cinsel fonksiyonları neredeyse hiç etkilememesi, meni çıkışını bozmaması ve ereksiyon fonksiyonun ameliyat sonrası da devam etmesidir. Bu açıdan rezum tedavisi özellikle genç erkeklerde prostat cerrahisinde öncelikle sunduğumuz bir yöntemdir’ şeklinde konuştu. 

 

Tedavi Süreci ve Sonrası

 

Rezum su buharı tedavisinin nasıl uygulandığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Murat Arslan, Rezum (su buharı) tedavisi lokal anestezi ile ortalama 10-15 dakika kadar sürmektedir.

Sistoskopi ile idrar yolundan girerek prostatın uzunluğu ölçülür. Prostatın her 1 ve 1.5 santimetresine sağ ve sol olmak üzere içeriye 120 dereceye kadar ısıtılmış su buharı enjeksiyonu yapılır. Bu şekilde 3 hafta içerisinde prostatın içerisindeki hücreler yok olarak prostat denatüre olur ve oradan idrarın daha rahat akacağı bir alan meydana gelmiş olur. Yaklaşık 10-15 dakika kadar süren bu işlemin ardından hasta aynı gün içerisinde taburcu edilerek normal hayatına dönebilir. Tam iyileşme semptomlarının tamamen düzelmesi birkaç hafta sürebilir. Bu süre zarfında doktorun önerdiği ilaçlar kullanılmalı ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalıdır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prostat Büyümesinde Ameliyatsız Yöntem: Rezum (Su Buharı) Tedavisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bel fıtığında tek çözüm ameliyat değil! Ameliyatsız yöntemlerle bel fıtığı semptomlarını yönetmek mümkün… https://kocaelibasin.com.tr/bel-fitiginda-tek-cozum-ameliyat-degil-ameliyatsiz-yontemlerle-bel-fitigi-semptomlarini-yonetmek-mumkun/ Fri, 29 Nov 2024 11:20:04 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bel-fitiginda-tek-cozum-ameliyat-degil-ameliyatsiz-yontemlerle-bel-fitigi-semptomlarini-yonetmek-mumkun/ Bel fıtığının insanların hayatını olumsuz etkileyen bir rahatsızlık olduğunu belirten Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op.

Bel fıtığında tek çözüm ameliyat değil! Ameliyatsız yöntemlerle bel fıtığı semptomlarını yönetmek mümkün… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bel fıtığının insanların hayatını olumsuz etkileyen bir rahatsızlık olduğunu belirten Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, fıtığın erken veya orta evrelerinde ağrı ve diğer semptomları hafifletmek amacıyla ameliyatsız yöntemler uygulanabileceğini açıkladı. Ameliyatsız yöntemlerin, hastanın fıtık seviyesine, semptomlarının şiddetine ve genel sağlık durumuna göre belirlendiğini aktaran Op. Dr. İdris Avcı, “Daha önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat olmuş ancak ağrı ve diğer semptomlardan kurtulamamış hastalar için de ameliyatsız tedavi yöntemleri söz konusu olabilir.” dedi. Avcı ayrıca ameliyatsız bel fıtığı tedavisi gören hastaların, tedavi sürecinin başarıya ulaşması ve semptomların tekrarlamaması için dikkat etmeleri gereken bazı noktalar olduğuna vurgu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, bel fıtığı tedavisinde kullanılan ameliyatsız yöntemler hakkında açıklamalarda bulundu.

Ağrı ve diğer semptomlar ameliyatsız yöntemlerle hafifletilebiliyor

Bel fıtığının, omurlar arasındaki disklerin yerinden kayarak omurilik ve sinir köklerine baskı yapması sonucunda oluşan bir rahatsızlık olduğunu hatırlatan Op. Dr. İdris Avcı, “Bel fıtığının yol açtığı ağrı, uyuşma ve hareket kısıtlılığı hastaların günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir. Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi, fıtığın erken veya orta evrelerinde cerrahi müdahale gerektirmeden ağrı ve diğer semptomların hafifletilmesi amacıyla kullanılan yöntemleri kapsar.” dedi.

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinin fıtığın bulunduğu bölgedeki baskıyı azaltarak hastanın ağrı ve hareket kısıtlılığı gibi semptomlarını kontrol altına almayı hedeflediğini dile getiren Op. Dr. İdris Avcı, ameliyatsız yöntemlerin, bazı durumlarda ileri evrelerdeki hastalarda da uygulanabildiğine dikkat çekti.

Ameliyatsız uygulamalar hastanın durumuna göre planlanıyor 

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisinde kullanılan yöntemlerin, hastanın fıtık seviyesine, semptomlarının şiddetine ve genel sağlık durumuna göre belirlendiğini aktaran Op. Dr. İdris Avcı, “Fizik tedavi, bel fıtığı tedavisinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biridir. Fizik tedavi sırasında hastanın omurga çevresindeki kasları güçlendirilir, esneklik artırılır ve omurgaya binen yük azaltılır. Bu tedavi yöntemi özellikle fıtığın erken evrelerinde tercih edilir.” dedi.

Avcı, diğer yöntemleri ise şöyle açıkladı:

“Spinal dekompresyon terapisi, omurgaya uygulanan bir çekme kuvveti ile diskler arasındaki basıncı azaltmayı hedefleyen bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, diskin doğal olarak iyileşmesine yardımcı olur ve sinir üzerindeki baskıyı azaltır. Genellikle kronik bel ağrısı çeken ve konservatif tedavilere yanıt vermeyen hastalarda uygulanır. Epidural enjeksiyon, fıtık bölgesine steroid enjekte edilerek inflamasyonu azaltır ve sinirlerin rahatlamasını sağlar. Bu yöntem, daha şiddetli ağrı yaşayan ve fizik tedaviye yanıt vermeyen hastalarda tercih edilir. Epidural enjeksiyonlar geçici rahatlama sağlasa da, kalıcı çözüm için diğer tedavi yöntemleri ile kombine edilmesi gerekebilir. Radyo frekans yöntemiyle sinir kökleri üzerinde minimal invaziv bir işlem uygulanarak ağrı sinyallerinin beyne iletilmesi engellenir. Bu yöntem genellikle ileri seviye bel fıtığı ağrısı olan hastalarda kullanılır.”

Ameliyattan başarılı sonuç alamayanlar da ameliyatsız yöntemlerden faydalanabilir

Daha önce bel fıtığı nedeniyle ameliyat olmuş ancak ağrı ve diğer semptomlardan kurtulamamış hastalar için de ameliyatsız tedavi yöntemlerinin söz konusu olabileceğinin altını çizen Op. Dr. İdris Avcı, “Özellikle fizik tedavi ve epidural enjeksiyonlar, ameliyat sonrası devam eden ağrıları azaltmada etkili olabilir. Ayrıca spinal dekompresyon terapisi, omurgadaki basıncı azaltarak rahatlama sağlayabilir. Ameliyat geçirmiş hastaların tekrar cerrahi riskine maruz kalmamak için ameliyatsız yöntemlere yönelmeleri, yaşam kalitelerini artırabilir.” dedi.

Bu hastalarda tedavi sürecinin daha dikkatli bir şekilde yönetilmesi ve omurga üzerindeki stresin en aza indirilmesi gerektiğine vurgu yapan Avcı, ameliyat sonrası oluşabilecek skar dokusu gibi komplikasyonların da tedavi planlamasında göz önünde bulundurulması gerektiğini aktardı.

Ameliyatsız yöntemler genellikle güvenli ancak bazı yan etkiler görülebilir!

Ameliyatsız bel fıtığı tedavi yöntemlerinin genel olarak güvenli olduğuna, ancak bazı riskler ve yan etkiler görülebildiğine dikkat çeken Op. Dr. İdris Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fizik tedavi sürecinde yanlış hareket veya fazla zorlanma sonucu ağrı artabilir. Bu nedenle, egzersizlerin bir uzman gözetiminde yapılması önemlidir. Steroid enjeksiyonları, nadiren de olsa enfeksiyon, kanama veya sinir hasarı gibi riskler taşıyabilir. Steroid kullanımının uzun vadeli yan etkileri de olabilir; bu nedenle enjeksiyonlar sınırlı sayıda uygulanır.

Dekompresyon terapisinin omurga üzerindeki basıncı azaltma etkisi, tüm hastalarda aynı sonucu veremeyebilir. Ayrıca bazı hastalarda kas spazmları veya geçici rahatsızlıklar gözlenebilir. Radyo frekans ablasyonu sırasında nadiren sinir hasarı veya enjeksiyon bölgesinde enfeksiyon gibi komplikasyonlar gelişebilir. Ancak işlem minimal invaziv olduğu için genellikle güvenlidir. 

Bu yöntemlerin genel başarı oranı yüksektir ve çoğu hasta ağrı ve semptomlarında belirgin bir iyileşme yaşar. Ancak her hastanın yanıtı farklı olabileceği için tedavi süreci kişiye özel olarak planlanmalıdır.”

Bel fıtığı semptomlarının yönetimi için bunlara dikkat!

Ameliyatsız bel fıtığı tedavisi gören hastaların, tedavi sürecinin başarıya ulaşması ve semptomların tekrarlamaması için dikkat etmeleri gereken bazı noktalar olduğunu ifade eden Op. Dr. İdris Avcı, “Doktorun önerdiği egzersizlerin düzenli olarak yapılması, doğru duruş ve oturma pozisyonlarına dikkat edilmesi, ideal kilonun korunması, ağır yük kaldırılmaması ve uzun süre oturmayıp belirli aralıklarla yürünmesi, bel fıtığı semptomlarının daha iyi yönetilmesine ve yaşam kalitesinin artırılmasına yardımcı olur.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bel fıtığında tek çözüm ameliyat değil! Ameliyatsız yöntemlerle bel fıtığı semptomlarını yönetmek mümkün… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>