?>
?>
EMLAKÇILAR BİLGİLENDİRİLRDİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, “Kriz Dönemlerinde Yatırım Stratejileri” konulu eğitim düzenleyerek emlakçıları bilgilendirdi. Emlakçılar ve gayrimenkul danışmanlarının katılım sağladığı eğitimde, özellikle kriz dönemlerinde doğru yatırım stratejilerinin nasıl belirleneceği konusunda detaylı bilgiler verildi. Bu kapsamda alanında uzman isim olan Doç. Dr. Ramazan Kağan Kurtoğlu, krizlerin ekonomik belirsizlik yarattığı dönemlerde yatırımcıların nasıl doğru kararlar alabileceğini ve piyasaların değişen koşullarına nasıl uyum sağlayabileceğini katılımcılara aktardı.
“STRATEJİ GELİŞTİRMELİYİZ”
Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Kriz Dönemlerinde Yatırım Stratejileri” eğitiminde konuşan Kurtoğlu, dünyadaki değişimlerin hızla ilerlediğini belirterek, bu değişimlere ayak uydurmanın önemini vurguladı. Kadınların toplumsal değişimin dinamosu olduğunu ifade eden Kurtoğlu, İslam dünyasının, bilim ve teknolojiye daha fazla yatırım yaparak geleceğe yönelik stratejiler geliştirmesi gerektiğini söyledi.
“TEKNOLOJİK DEĞİŞİM ZORUNLU”
Konuşmasında teknolojinin İslam dünyası için hayati bir öneme sahip olduğuna dikkat çeken Kurtoğlu, özellikle elektromanyetik sistemler ve biyogenetik gibi ileri düzey teknolojilerin hızla geliştiğini belirtti. Bu alanlarda geri kalmanın İslam dünyasını büyük zorluklarla karşı karşıya bırakacağını belirten Kurtoğlu, “Teknolojik devrimler sadece ekonomik büyüme için değil, toplumsal yapının sürdürülebilirliği için de kritik. Bu gelişmelere ayak uydurmak sadece gelişmiş ülkelerle rekabet edebilmek için değil, aynı zamanda küresel bir güç olabilmek için de zorunlu hale gelmiştir” ifadelerini kullandı.
“TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMALIYIZ”
Türkiye özelinde doğum oranlarındaki düşüşün, gelecekte iş gücü ve ekonomik büyüme açısından ciddi sorunlara yol açabileceğini sözlerine ekleyen Kurtoğlu, bu durumun teknolojiye yatırım yapmanın ve genç nüfusu bilim ve teknoloji alanlarına yönlendirmenin önemli olduğunu hatırlattı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Emlakçılara Doğru Yatırım Stratejileri Anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyükşehir, “Mutlu Şehir Okulları Ramazan’da Bir Başka” etkinlikleri kapsamında kadınlara yönelik söyleşi gerçekleştirdi. “Evlilikte Sağlıklı İletişim: Dinlemek ve Anlamak” konulu söyleşide konuşan Psikolog İrem Oturaklıoğlu, evlilikte sağlıklı iletişimin yollarını anlattı.
DİNLEMEK VE ANLAMAK ÖNEMLİ
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, spordan sağlığa, eğitimden danışmanlığa kadar birçok farklı alanda sunduğu hizmetlerle toplumun yaşam kalitesini artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen “Evlilikte Sağlıklı İletişim: Dinlenmek ve Anlamak’” konulu söyleşide sağlıklı iletişimin temelleri, eşler arasındaki duygu ve düşünce paylaşımı ile iletişimde yapılan hatalar ele alındı. Psikolog İrem Oturaklıoğlu, günümüzde telefonla fazla vakit geçirmenin çiftler arasındaki iletişimi nasıl olumsuz etkilediğini vurguladı.
İLETİŞİMDE ANLAMANIN ÖNEMİ
Söyleşide, eskiden de televizyon karşısında geçirilen zamanın benzer bir etki yarattığını belirten Oturaklıoğlu, eşlerin birbirini gerçekten dinleyip anlamalarının, sağlıklı bir ilişkinin temel taşlarından biri olduğunu ifade etti. Katılımcılara, eşlerine ne sıklıkla özür diledikleri ve birbirlerini ne kadar anladıkları üzerine düşünmeleri için sorular yöneltti. Mutlu Şehir Okulları kapsamında düzenlenen etkinlikler Ramazan ayı boyunca devam edecek. Detaylı bilgi ve kayıt için 0 262 318 27 29 numaralı telefondan ulaşabiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Evlilikte sağlıklı iletişim kurmanın yolları anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kemer Belediyesi Kültür Salonu’nda yapılan etkinliğe, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, Ahmet Erkal Destek Eğitim Kursu Müdürü Suat Göv ile kurs öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun “Eğitim varsa gelecek var” projesi kapsamında, kursta üniversite sınavına ücretsiz şekilde hazırlanan öğrenciler, Avukat Umut Güneş, Eczacı Ece Bandırma, Mimar Okan Yantaç, Uzman Doktor Ahmet Orhan ile bir araya geldi.
Öğrenciler, etkinlikte, konuşmacıların kendi bilgi ve deneyimlerini dikkatle dinleyerek notlar aldı.
Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yaptığı açıklamada, genç nesillere bir şeyler vermesi için programa katılan konuşmacılara teşekkür ettiğini söyledi.
Konuşmacılar arasında avukat, eczacı, doktor ve mimar olduğunu hatırlatan Başkan Topaloğlu, “Ben de emekli bir öğretmenim. 27 yıl ilkokul öğretmenliği yaptım. Biz de okullarda belli şartlardan ve zorluklardan geçtik. Yokluklar içinde bu işler böyle devam etti. Sizler yokluk görmeyin diye elimizden gelen desteği verdik ve vermeye de devam ediyoruz. Ülkemizde eğitim ve sağlık paraya döndü. Aslında böyle olmaması lazım. Çok zeki gençlerimiz var ama maddi imkansızlıklar onları çok zorluyor. Biz de bir nebze olsun destek olmak için ana okulundan üniversiteye kadar sizin yanınızda oluyoruz. Şu anda öğrenim gördüğünüz Kemer Belediyesi Ahmet Erkal Destek Eğitim Kursu’nda sizleri üniversite sınavına ücretsiz şekilde hazırlıyoruz. Üniversiteyi kazanan öğrencilerimize aylık 2 bin 500 lira burs desteği veriyoruz. Anasınıfından 8’inci sınıfa kadar olan 6 bin 500 öğrenciye ücretsiz kırtasiye malzemesi veriyoruz. Lise öğrencilerini ücretsiz taşıyoruz. Bunları yaparken zevkle yapıyoruz. Ben yokluğu gördüm. Siz yokluk görmeyin diye uğraşıyorum. Şartlar ne olursa olsun umudumuzu yitirmeyeceğiz. Bu ülke mutlaka güzel günler görecektir. Hepinize teşekkür ediyorum.” dedi.
Daha çok sohbet havasında ve samimi şekilde geçen programda öğrenciler daha sonra konuşmacılara merak ettikleri soruları yöneltti.
Program sonrası öğrenciler katılımcılara hediyeleri verirken, Başkan Topaloğlu konuşmacılarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kariyer Günleri’nde öğrencilere meslekler anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Parşömenin ilk olarak Bergama’da ortaya çıktığını dile getiren Prof. Dr. Elif Eser Eke Bayramoğlu, “Parşömenin, Pergamon-Bergama’da yazı kağıdı olarak gelişimi aslında Mısır İskenderiye Kütüphanesi ve Bergama Kütüphanesi arasındaki rekabete dayalı olarak Mısır kralının papirüs ithalatını yasaklamasıyla ortaya çıktı. Bu yasaklama sonucu Bergama Krallığında bir yarışma düzenlendi ve M.Ö. 190 yılında Kütüphane Müdürü Krates ve yardımcısı İrodikos, oğlak derisini işleyerek yazı malzemesi olarak kullanılan parşömeni geliştirdiler” dedi.
Parşömen ve papirüs arasındaki farka değinen Prof. Dr. Bayramoğlu, “Parşömen oğlak ve kuzu gibi az yağlı ve sıkı yapılı hayvanların derilerinin kireçleme ve yıkama işlemlerinden geçirilerek imal ediliyorken, papirüs ise Antik Mısır’da sulak bir saz olan papirüs bitkisinden üretiliyor. Papirüs tek taraflı kullanılabilirken, parşömenin iki tarafı da kullanılabiliyor” diye konuştu.
EÜ Deri Mühendisliği Bölümünde de parşömenlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getiren Prof. Dr. Bayramoğlu, “Deri Mühendisliği bölümünde yaptığımız çeşitli araştırmalarla, doğal boyar maddelerle farklı renkte parşömenler ürettik. Ayrıca farklı hayvan derilerinden ve materyallerden değişik yapıda parşömenler geliştirdik. Araştırmalarımızı, sanatsal ve bilimsel olarak birleştirdik ve bu konuda yaptığımız sanatsal çalışmaları da uluslararası SCI bilimsel dergilerde yayınladık” dedi.
“Günümüzde Parşömen Bir Lüks”
Parşömenin günümüzde sanat yanında çok lüks dekoratif malzeme olarak popülerleştiğini ifade eden Prof. Dr. Bayramoğlu, “Günümüzde özellikle lüks arabaların döşemelerinde, yatların iç dizaynında ve mobilyacılık gibi pek çok alanda da parşömen kullanılıyor” dedi.
Etkinliğin sonunda Müze Müdürü Doç. Dr. Dilek Maktal Canko, Prof. Dr. Eser Eke Bayramoğlu’na “Teşekkür Belgesi” takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Etnografya Müzesinde parşömenin tarihi ve kullanım alanları anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Girişimcilerin en yüksek olduğu kesimin göçmenler olduğunu dile getiren Prof. Dr. İbrahim Sirkeci, “Göçmen nüfusu çoğunlukla genç insanlardan oluşur. Girişimcilerin en büyük özellikleri risk almaktan korkmamaları ve hırslı olmalarıdır. Bu yüzden girişimcilik oranı en yüksek olan sınıf göçmenlerdir” dedi.
İngiltere’de eğitim görmenin şartlarından bahseden Prof. Dr. İbrahim Sirkeci “İngiltere dünyadaki en iyi üniversitelerden birkaçına sahip ve lisans programları 3 yıl gibi bir sürede tamamlanabiliyor. ABD’den sonra en çok göç alan ülke. Konum olarak avantajlı ve kültürel çeşitliliği sahip. İngiltere’de eğitim alabilmek için yapmanız gereken belli şeyler var, İngiltere’deki çoğu üniversite, öğrencilerden TOEFL, IELTS gibi yabancı dil sınavları talep ediyor. Başvurunuzda özgeçmiş, niyet ve referans mektupları faydalı olur. Kabul aldığınız ülkeye öğrenci vizesi başvurusu yapın. Başvuru sırasında genellikle finansal yeterlilik, sağlık sigortası ve kabul mektubu gibi belgeler talep edilir” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ’de öğrencilere yurt dışı eğitim olanakları anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Binlerce kahraman Türk askerinin şehit olduğu Sarıkamış Harekâtı’nın 110. yılı münasebetiyle; Gölcük Belediyesi tarafından Kervansaray Kültür Yapısı’nda, “Tarihin En Soğuk Günü” konulu söyleşi düzenlendi. Binlerce kahraman askerin şehit olduğu harekâtın 110. yıl dönümünde, Prof. Dr. Bingür Sönmez ve Kurtuluş Savaşı’nın kahraman komutanlarından Kazım Karabekir’in kızı Timsal Karabekir’in katılımıyla düzenlenen söyleşide Sarıkamış Harekatı hakkında önemli bilgiler paylaşıldı.
ŞEHİTLERİ ANMAK İSTEYENLER SALONU DOLDURDU
Gölcük, çevre ilçe ve illerden katılımcıların yoğun ilgi gösterdikleri programa; Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Nuh Zafer Cantürk, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, AK Parti İlçe Başkanı Kemal Yavuz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Caferi Tayyar Mert, Gaziler Derneği Gölcük Şubesi Başkanı Mehmet Aslan, Sarıkamış Kalkınma Vakfı Başkanı Oktay Yavlal, söyleşinin düzenlenmesinde büyük emeği olan Araştırmacı Yazar Volkan Aydemir ve vatandaşlar katıldı.
VATAN VE MUKADDESAT UĞRUNA CANLARINI FEDA ETTİLER
Programda söz alarak salonu dolduran tüm hemşehrilerine teşekkür ederek sözlerine başlayan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Devletlerin tarihinde büyük zaferler olduğu gibi mağlubiyetler de olur. Bu toprakları vatan haline getirirken verilen mücadele çerçevesinde çok sayıda şehit verdik. Bu toprağın bağrında sıra dağlar gibi duranlar bu toprakları vatan haline getirdiler. Sarıkamış Harekâtı büyük bir harekât. Şehidin sayısı bir olsa da bin olsa da aynı” dedi.
TÜM ŞEHİTLERİ RAHMETLE YAD EDİYORUZ
Bu vatanda özgür bir şekilde yaşayabilmemiz için mukaddesatımız için canlarını seve seve feda ettiler. Devlet milleti ve vatanı koruyan bir kurumdur. Bu uğurda daha önce yaşanan zor koşulları anlatımlarla idrak edeceğiz. Bundan sonra yaşanabilecek hadiselerle ilgili olarak tedbirimizi alacağız. Geçmiş yaşandı bitti diye bir hadise yok. Ben başta Sarıkamış Şehitleri olmak üzere bu toprakların aziz vatanımız olması için hayatını seve seve feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm gazilerimize yine Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu.
YETİMLERİN BABASI KAZIM KARABEKİR
Sarıkamış Harekatı söyleşisindeki konuşmasına Kazım Karabekir’in iyi bir asker olduğuna değinerek başlayan Timsal Karabekir, “Ben babamı dolu dolu 7 yıl gördüm. 7. Yaş günümde ani bir ölümle kaybettik. Babam bize çok şefkatli bir baba oldu. Ki bizden önceki 6 bin evladına da çok iyi bir baba olmuş. Bu baba olduğu dönemde gerçek bir evladı yok. Babam özellikle çocuklara kıyamıyor. İmanlı bir baba. Savaşmışız ama düşman evlatlarına bile kıyamıyor. Ermenilerin bıraktığı yetim evlatlara kucak açıyor. Özellikle kız çocuklarının okuması için elinizden geleni yapacaksınız dedi. Bu da bizde bir aile geleneği haline dönüştü” şeklinde konuştu.
SARIKAMIŞ GARİBAN KÖY ÇOCUKLARININ SAVAŞI
Sarıkamış Harekatı’nın araştırmak için çok mücadele ettiğini söyleyen ve aynı zamanda kendisi de Sarıkamışlı olan Prof. Dr. Binnur Sönmez, “Sarıkamış Harekatı çok ilginç. Çanakkale Savaşı hakkında istediğiniz kadar materyal bulabilirsiniz ama Sarıkamış öyle değil. Sarıkamış, gariban köy çocuklarının savaşı. Subayların bile okuma yazma bilmediği bir ordu düşünün. Hatıralar, anılar, fotoğraflar yok. Hiçbir şey saklanmamış Sarıkamış’ta. Silahlar, tüfekler, top parçaları, giysiler, mermiler bu tür malzemeleri topladım Sarıkamış Müzesi’ne emanet etmek üzere bekliyorum” ifadelerini kullandı.
GÖĞÜS GÖĞSE SÜNGÜ SÜNGÜYE SAVAŞTILAR
Sönmez, “İstiklal Marşı’nın, “Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!” cümlesinin Sarıkamış çok acı bir örneği olduğuna değinen Sönmez, “Bakü-Ceyhan boru hattının yapımında eşilen her yerden şehit kemikleri çıktı. Dağın başında telekomünikasyon hattı çalışmasına direk dikmek için açılan çukurdan bile şehit kemikleri çıktı. 2003 yılından beri ‘Kurşun bile atmadan öldüler’ söylemi karşısında mücadele veriyoruz. Böyle bir şey yok. Erzurum-Sarıkamış arası 120 kilometre. Bu 120 kilometre boyunca göğüs göğse süngü süngüye savaşlar var” diyerek hazırladığı sunumda Sarıkamış Harekatı’nı adım adım anlattı.
KAHRAMANLARIN DESTANI ALKIŞLARLA BÖLÜNDÜ
Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Cephesi’nin en büyük kara harekâtı olan Sarıkamış Harekatı’nın konuşuldu. Zor şartlardaki büyük mücadelenin anlatıldığı söyleşide salondakiler zaman zaman duygu dolu anlar yaşadılar. Prof. Dr. Bingür Sönmez’in adım adım harekatın her safhası hakkında bilgiler paylaşıldığı söyleşi, zaman zaman izleyicilerin yoğun alkışları ile bölündü.
SÖNMEZ VE KARABEKİR’E YOĞUN İLGİ
Sunumun ardından Timsal Karabekir ise Sarıkamış’ta yetim kalan çocukları sahiplenerek yaşamdan eğitime her alanda çocukların gelişimine destek olan Kazım Karabekir’in “Yetim Babası” olarak anılması hakkında bilgiler verdi. Söyleşi sonrasında Başkan Sezer ve davetli protokol tarafından Prof. Dr. Sönmez ve Karabekir’e günün anısına hediyeler takdim edildi. Söyleşi sonrasında salondaki izleyiciler ise Sönmez ve Karabekir’e yoğun ilgi göstererek günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdiler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sarıkamış Harekatının Kahramanlık Destanı Gölcük’te Anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
AKÇA KOCA BEY PANELİNE YOĞUN İLGİ
Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen panel, ilk olarak fuaye sergi alanında manav kültür tanıtımıyla başladı. Akça Koca Otağ Çadırının da kurulduğu alanda misafirlere yöresel lezzetler ikram edildi. Bu anlamlı günde Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Hasan Ayaz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen, Kocaeli Manav Kültürü Dernekleri Federasyonu Başkanı Şükrü Başaran, İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan, Türkiye Muhtarlar Derneği Şube Başkanı Mustafa Ersoy, esnaf oda başkanları, STK temsilcileri ve vatandaşlar yerini aldı.
“UNUTULMAZ BİR TÜRK BEYİDİR”
Programın açılış konuşmasını yapan Manav Kültürü Dernekleri Federasyonu Başkanı Şükrü Başaran, Akça Koca Anıtının bulunduğu bölgeyi daha çekici kılmayı hedeflediklerini söyledi. Başaran, “Akça Koca Bey bizim için Kocaeli Fatihidir. Manavlar olarak Akça Koca’yı tanıtmak için çalışmalar yapıyoruz. Kocaeli’nin adı Akça Koca’dan gelmektedir. Fuaye alanında Manav kültürüne ilişkin değerlerimizi sergiledik. Kültürümüzü burada tanıttık” diye konuştu. Kandıra Belediye Başkanı Erol Ölmez ise “Benim için Akça Koca; bilge, taktisyen, unutulmaz bir Türk Beyidir. İstanbul’un fethinin öncüsü olmuştur. İşte bu medeniyetin bekçisi olan bizler her harekette bayrak ve vatan için birlik içinde beraber olmalıyız. Manav topluluğu herkesle barışık, iç içe, her ortamda insanlarla kaynaşabilen bir inanışı temsil ediyor. Geçmişimizi en iyi şekilde öğrenip, çocuklarımıza da aktarmalıyız. İnşallah Akça Koca sadece bir anıt mezar olarak değil anlayış olarak da Kandıra kültüründe yer alacaktır” dedi.
“AKÇA KOCA BEY’İN ZİHNİYETİNE İHTİYACIMIZ VAR”
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Hasan Ayaz konuşmasına Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın selamını ileterek başladı. Ayaz, “Akça Koca Bey’in zihniyetine ihtiyacımız var. Bu programlar bu noktada çok önemli. Manavların bu ülkeye verdiği değeri topluma duyurmak gerekir. Akça Koca Bey’e ve Kocaeli’nin fethine dair çok önemli bilgileri bu akşam kazanacağız” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından herkesin ilgiyle beklediği panele geçildi.
“MANAVLAR VATANPERVERDİRLER”
Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin silah arkadaşı, Orhan Gazi’nin lalası ve Kocaeli’ne ismini veren büyük kahraman Akça Koca, düzenlenen panelle anıldı. Panelde Kocaeli bölgesindeki ilk fetihleri ve Akça Koca’yı anlatan Şahin sözlerine yörüklerin ve manavların boyunlarına taktıkları kefiyeden bahsederek başladı. Şahin, “Kimin boynunda kefiye görürseniz ya Yörük ya da Manav’dır. Yani o Türk evladıdır. Kefiyede bulunan renkler şu anlama gelmektedir: Kızımı al bayrağımızın simgesi. Manavlar her zaman vatanperverdiler. Beyaz, ruh ve beden temizliğini ifade eder. İyi niyetli topluluktur Manavlar. Yeşil imanımızın, sarı bereketin mavi ise Oğuz Boylarının sembolüdür” dedi.
“SULTANLARIN GÖZBEBEĞİYDİ”
Konuşmasına devam eden Şahin, kutlu bir coğrafyada yaşadığımıza dikkat çekti. Haçlı seferlerinin ilk olarak Doğu Marmara’da durdurulduğunu anlatan Şahin, “Bu coğrafyada Osmanlı Devleti yaşadı. Osmanlı’nın kuruluşu aşamasında Osman Bey bulunuyor ama Turgut Alp, Konur Alp, Akça Koca Bey ve pek çok isimde vardır. Hepsi birer Osman Bey’dir. Sadece bir kişinin inisiyatifi söz konusu olsaydı belki de Osmanlı olmazdı. Alpler dediğimiz insanlar en az hükümdarlar kadar etkiliydi. Bunlar her birisi kendi adına ferihler yapabilen insanlardı. Fethettikleri yerlere ruh kazandırırlardı. Osmanlı Devleti’ni bir el gibi düşünün. Parmaklar birbirinden farklı görünse de bir tanesi eksik olsa çok şey eksik kalır. Bu parmakları birleştirirseniz yumruk olur. O zaman medeniyeti inşa edersiniz. Akça Koca bu coğrafyada, bu kültürün en önemli unsurlarından birisiydi. Sultanların göz bebeğiydi” şeklinde konuştu.
“TARİHİNİ UNUTAN MİLLET YOK OLUR GİDER”
Bir diğer konuşması Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi ise şunları söyledi: “Tarih olmasa toplum hafızasını kaybetmiş insan gibi olur. Akça Koca Bey Türkmen’dir ve Uç beyidir. Osmanlı tarihinin ilk yıllarında pek çok Akça Koca Bey vardır. Kendisi vefalı, gayretli ve sadakati yüksek biridir. Akça Koca bir Alp’tir. Yaşadığı yeri savunmayı bilen bir şahsiyettir. Bölgemiz bugün hareketli ve fırtınalı. Bir millet sosyal kodunu ve dününü unutursa yok olur gider. Tarihin bir yüzü akademik yüz olabilir ama bir yüzü de toplumu bir arada tutmasıdır. Akça Koca da bu noktada çok önemlidir.”
“HAZİRAN 1974’TE YENİ HALİYLE AÇILMIŞTIR”
Prof. Dr. Nevbahar Erdoğan ise Akça Koca Anıtı’nın mimarisi ile ilgili önemli bilgiler verdi. Erdoğan, “Büyükşehir Belediyesi’ne anıtı yerinde görmek için talepte bulundum. Sağ olsunlar beni anıta götürdüler. Zamanında anıt ahşaptan inşa edilmiş ama ahşap anıt ne zaman yapılmış kesin bilgi yok. Ahşap anıt yıpranmış. Kandıra Babaköy’deki anıt 22 Haziran 1974’te yeni haliyle açılmış. Anıt mezara giden yol yeşil, cennet gibi bir yer. Yol üzerindeki köyler Manavlar tarafından kurulmuş. Anıt, bugün görünümü ve çevresindeki yerleşimlerle emin ellerde olduğunu gösteriyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Akça Koca Bey panelde anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Buca Belediyesi, Kadın Aktivite Merkezi Kız Kardeşlik Salonu’nda “Türkiye’de Kadınların Yurttaşlık Mücadelesi ve Kazanımları” semineri düzenledi. Büyük ilgi gören seminerde konuşan Sosyolog Dr. Sıla Aydemir Korkmaz, geçmişten günümüze değin gelen süreçte kadın haklarının elde ediliş sürecini anlattı.
Türkiye’de kadınlara yönelik kazanımların ardında büyük bir mücadele süreci olduğunu belirten Korkmaz, “1980’lerdeki kadın araştırmalarında Türkiye’deki kadın hareketinin, Osmanlı döneminde başladığını görüyoruz. Tanzimat ve İkinci Meşrutiyet dönemlerinde kadınların mücadelesi hız kazandı. Bu kadınlar, tarlada çalışan kadınlar değillerdi. Bunlar zengin ailelerin eğitim almış kızlarıydı. Kadınların eğitim almaları, okuma yazmayı öğrenmeleri ile dergicilik faaliyetleri başladı. Ardından ise dernekler kurulmaya başladı. Nezihe Muhiddin, Fatma Aliye, Suat Derviş, Sabiha Sertel gibi isimler, kadınların seçme ve seçilme mücadelesinin öncüsü oldular” dedi.
Daha sonra, Kadın Adayları Destekleme Derneği (KADER) tarafından hazırlanan, “18: Yolları Açan Kadınlar” isimli belgesel film gösterildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konak Belediyesi’nin Art Terapi Derneği ve Kadın Haklarını Koruma Derneği iş birliğinde hayata geçirdiği “Renkler İçimde Anne-Çocuk Resim Terapisi” atölyesi kapsamında kadınlar için “Adalete Erişim Mekanizmaları” konulu söyleşi düzenlendi. Basmane’de bulunan İzmir Kadın Müzesi’nde gerçekleştirilen söyleşide Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şube Başkanı Avukat Hülya Çağlayan Gültekin ve Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şubesi Genel Sekreteri Avukat Ece Uncu Danyıldız tarafından şiddetin türleri, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve yasal haklar konusunda bilgilendirme yapıldı. Şiddet anında başvuru mekanizmalarının da ele alındığı etkinlikte Gültekin ve Danyıldız, katılımcıların sorularını da yanıtladı.
“Kadınların güçlenmesi lazım”
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Kadın Haklarını Koruma Derneği Onursal Başkanı Dilek Özen, 30 yıl önce kurulan derneğin kadınlar için çalışan hak temelli bir oluşum olduğunu belirterek, “Kadınların güçlenmesi lazım. Bugün size yönetim kurulumuzdan iki değerli avukat arkadaşımız haklarımızla ilgili bilgilendirme yapacak. Katıldığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bu projeyi başlatan Konak Belediye Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
“Bu mücadeleyi Türkiye’de kutlayamıyoruz”
Etkinlik salonunu dolduran kadınlara şiddet ve türleri hakkında bilgi veren Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şubesi Genel Sekreteri Avukat Ece Uncu Danyıldız, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü geride bıraktık. Biz bu mücadeleyi ne yazık ki Türkiye nezdinde kutlayamıyoruz. Geçtiğimiz ekim ayı kadın cinayetlerinde tarihi bir andı. 14 yılın en yüksek kadın cinayeti işlendi, bir cins kırım gerçekleşti. Şiddet türlerini dörde ayırıyoruz ama günümüzde farklı şiddet türleri de var. Psikolojik, fiziksel, cinsel, dijital ve flört şiddeti de bunlardan bazıları. 400 00 04 numaralı İzmir Barosu Kadın Hakları Danışma ve Hukuk Araştırmaları Merkezimizin telefonunu mutlaka kaydedin. Merkezimiz kadınlara ücretsiz avukatlık ve danışmanlık hizmeti sağlıyor” ifadelerini kullandı.
“Şiddetin nedeni eşitsizlik”
Şiddetin toplumsal bir olgu olduğunun altını çizen Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şubesi Genel Sekreteri Avukat Hülya Çağlayan Gültekin de, “Türkiye’de kadına yönelik şiddet olayları her geçen gün artıyor. Araştırmalar bunun sebebinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitsizliği sıralamasında 146 ülke arasında 134. sırada. Eşitliği sağlayabilmek için yolumuz çok uzun. Cinsiyet ayrımcılığı insan hakları ihlalidir ve evrensel bir sorundur. Telefonunuza mutlaka KADES uygulamasını indirin. Sizin ihtiyacınız olmayabilir belki ama yanınızda ya da yolda yürürken birisinin şiddete uğradığını gördüğünüzde o uygulamayı kullandığınızda hayatı kurtulacak.
“Kadın dostu bir başkan”
Kadın Haklarını Koruma Derneği İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Emine Özcan ise “Çok güzide bir topluluğumuz var, emeklerinize sağlık. Bunları gerçekleştirmemiz için bize olanak tanıyan Konak Belediye Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya gönülden teşekkür ediyoruz. Kadın dostu bir başkan, kız kardeşlik formunu hepimize uyguluyor. Daha büyük projelerde de birlikte olmak istiyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konaklı kadınlara şiddete karşı adalete erişim mekanizmaları anlatıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
BİBERİYE, TIBBİ NANE, OĞUL OTU
Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi arasında yürütülen proje doğrultusunda Arslanbey Yerleşkesinde kurulan Aromatik Bitki Ar-Ge ve Üretim Sahası’nda biberiye, tıbbi nane ve oğul otu yetiştiriliyor. Bu kapsamda Doç. Dr. Funda Dökmen, KOÜ Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü öğrencilerine, “Sulama ve Drenaj” konusunda ders anlattı. Ar-Ge ve üretim sahasında gerçekleşen programda Dökmen, öğrencilerin sorularını cevaplandırırken, ders bitiminde üretim sahasını gezen öğrencilere Büyükşehir ziraat mühendislerince aromatik ve tıbbi bitki yetiştiriciliği konusunda bilgi verildi. TABİP ile 5 milyon tıbbi ve aromatik bitkinin toprakla buluşturulduğunu öğrenen öğrenciler, bu projenin hayata geçmesinden dolayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
İLAÇ, KOZMETİK SEKTÖRÜNDE KULLANILIYOR
Büyükşehir’in inşa ettiği Türkiye’nin en büyük Tıbbi Aromatik Bitkiler Distilasyon Merkezi’nde su buharı yöntemiyle distile edilerek, uçucu yağlar elde ediliyor. Bu kapsamda uçucu yağlar ilaç, takviye gıda ve kozmetik sektöründe kullanılıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) iş birliğinde kurulan Sekapark AŞ Süper Kritik Akışkan Ekstraksiyon Tesisinde ise ürünler yüksek teknoloji ile işlenerek, uluslararası standartlara uygun olarak antioksidanlar elde ediliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
TABİP öğrencilere anlatıldı; 5 milyon fide toprakla buluşturuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>