?> ?> araştırılacak arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Fri, 24 Jan 2025 17:21:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png araştırılacak arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Karadut ve adaçayının, hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisine etkisi araştırılacak https://kocaelibasin.com.tr/karadut-ve-adacayinin-hastane-kaynakli-enfeksiyona-neden-olan-bakterilerin-tedavisine-etkisi-arastirilacak/ Fri, 24 Jan 2025 17:21:51 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/karadut-ve-adacayinin-hastane-kaynakli-enfeksiyona-neden-olan-bakterilerin-tedavisine-etkisi-arastirilacak/ Eczacılık Fakültesi  Temel Eczacılık Bölümü Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.

Karadut ve adaçayının, hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisine etkisi araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Eczacılık Fakültesi  Temel Eczacılık Bölümü Farmasötik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Bayrı Eraç’ın yürütücülüğünü yaptığı “Morus nigra L., Salvia tomentosa Mill. ve Salvia dichroantha Stapf. Ekstrelerinin Stenotrophomonas maltophilia ve Acinetobacter baumannii kökenlerinin virülans faktörlerine etkileri” başlıklı proje TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı.

Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite, sağlık temalı araştırma üniversitemiz, sağlık alanında yenilikçi projeler üretmeye devam ediyor. Hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisinde yönelik hazırladıkları projeleri TÜBİTAK tarafından kabul gören Eczacılık Fakültesi öğretim üyemiz Prof. Dr. Bayrı Eraç’ı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.

Proje ile  ilgili bilgi veren Prof. Dr. Bayrı Eraç,  “Günümüzde tüm dünya için bir tehdit oluşturan antibiyotik direnci nedeni ile, S. maltophilia ve A. baumannii gibi hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisinde güçlük çekilmektedir. Yeni antibiyotiklerin kullanıma girmesinde büyük bir yavaşlama görülen çağımızda, antibiyotik direncini indüklemeyen alternatif yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kapsamda projemizde, geleneksel-tamamlayıcı tedavide yeri olan karadut (Morus nigra L.) meyve özütünün ve iki adaçayı türünün (Salvia tomentosa ve Salvia dichroantha) ekstrelerinin, hastane enfeksiyonu etkeni mikrooganizmaların hastalık yapıcı faktörleri üzerindeki etkilerini incelemek hedeflenmiştir. Morus nigra, Salvia dichroantha ve S. tomentosa bitkilerinin halk arasında üst solunum yolu enfeksiyonu, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetlerinde kullanımları kayıtlıdır. Projemizin özellikle hastane kaynaklı enfeksiyonların en önemli etkenleri arasında yer alan S. maltophilia ve A. baumannii bakterilerinin hastalık oluşturucu mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasına ve bunları inhibe edebilecek stratejilerin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağı düşünülmektedir.” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Karadut ve adaçayının, hastane kaynaklı enfeksiyona neden olan bakterilerin tedavisine etkisi araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Babaların yenidoğan bakımına hazır oluşlukları ile doğum sonu güvenlik hissi arasındaki ilişki araştırılacak https://kocaelibasin.com.tr/babalarin-yenidogan-bakimina-hazir-olusluklari-ile-dogum-sonu-guvenlik-hissi-arasindaki-iliski-arastirilacak/ Mon, 23 Dec 2024 08:20:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/babalarin-yenidogan-bakimina-hazir-olusluklari-ile-dogum-sonu-guvenlik-hissi-arasindaki-iliski-arastirilacak/ Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Babaların yenidoğan bakımına hazır oluşlukları ile doğum sonu güvenlik hissi arasındaki ilişki araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neriman Soğukpınar’ın yürütücülüğünü yaptığı “Babaların Yenidoğan Bakımına Hazır Oluşlukları ile Doğum Sonu Güvenlik Hissi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlıklı proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Proje ile babaların yenidoğan bakımına hazır oluşlukları ile doğum sonu güvenlik hissi arasındaki ilişki incelenecek.

Proje ekibini tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akredite bir araştırma üniversitesi olarak TÜBİTAK nezdindeki başarılarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Üniversitemizde oluşturduğumuz bilim ve araştırma ekosistemi sayesinde TÜBİTAK’a en çok proje yapan ve projesi en çok kabul gören üniversiteler arasında zirvede yer alıyoruz. Prof. Dr. Neriman Soğukpınar’ın yürütücülüğünü yaptığı, Uzm. Ebe Emine Alaçam’ın araştırmacı olarak yer aldığı proje, TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Proje ekibimizi tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum.” dedi.

         Proje ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Neriman Soğukpınar, “Bebeklerin-çocukların sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişmesinde anne ve babanın rolleri oldukça önemlidir. Babalık rolü, bir kadının gebeliği ile başlayan ve yaşam boyu devam eden bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Babaların aile içinde çeşitli rolleri olmakla birlikte, bu roller arasında çocukların bakımına katılmak ve eşe destek olmak yer almaktadır. Tarihsel olarak babaların rolleri, ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılayan bir rol figürü olmanın ötesine geçerek çocuğun bakımına katılan ve bakımı eşiyle paylaşan bir ebeveyn rolüne dönüşmüştür. Son yıllarda kadınların işgücüne katılımının artması, toplumsal yapıdaki değişimler ve cinsiyetler arasındaki eşitsizliğin azalması gibi nedenlerle babalar bebek bakımına daha fazla dahil olmaya başlasa da, babaların bebek bakımına katılımı hala istenen düzeyde değildir.” diye konuştu.

“Babaların bebek bakımına katılımının çocuğun gelişiminde olumlu etkisi var”

Çocukların güvende olması ve sağlıklı büyümesi için annelerin yanı sıra babaların da bebek bakımına katılmasını gerektirdiğini ifade eden Prof. Dr. Neriman Soğukpınar, “Babaların bebek bakımına katılımının çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim üzerinde olumlu etkileri vardır. Yapılan çalışmalarda, babaların bebeğin bakımına aktif katılmasının baba-bebek bağlanmasını olumlu yönde etkilediği ve bebeklerin daha güvenli bağlandığı bildirilmiştir. Bebeğin bezini değiştiren, banyo yaptıran, masaj yapan ve uyutan babaların, yapmayanlara göre baba-bebek bağlanma düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte babaların bebek bakımına hazır olması bebek, aile ve toplum sağlığı açısından oldukça önemlidir. Babaların bebek bakımına hazır oluşluklarının önemi nedeniyle, konuyla ilgili literatür incelendiğinde babalara yönelik çeşitli ölçeklerin geliştirildiği görülmektedir ancak babaların yenidoğan bakımına hazır olma durumlarını ölçen bir ölçüm aracına rastlanmamıştır. Babaların bebek bakımına hazır olma düzeylerinin ebe ve doğum hemşireleri tarafından güvenilir bir ölçüm aracı ile değerlendirilmesi, bilgi ihtiyaçlarının belirlenmesi ve eğitimlerin planlanması için yol gösterici olacak ve babaların bebek bakımına hazır olma düzeylerine önemli katkı sağlayacaktır.” dedi.

“Literatürde ilk defa araştırılıyor”

Literatür incelendiğinde, babaların yenidoğan bakımına hazır oluşluklarını değerlendiren bir ölçeğe rastlanmadığını belirten Prof. Dr. Neriman Soğukpınar,

ayrıca, babaların yenidoğan bakımına hazır olma durumları ile doğum sonrası kendilerini güvende hissetme durumları arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışma da bulunmadığını söyledi. Prof. Dr. Neriman Soğukpınar, “Bu nedenlerle bu projenin, ilk aşamasında babaların yenidoğan bakımına hazır olma durumlarını değerlendiren bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Projenin ikinci aşamasında, babaların yenidoğan bakımına hazır oluşluk durumları ile doğum sonrası kendilerini güvende hissetme durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Projenin üçüncü aşamasında ise, çalışmanın sonunda babalara sunulmak üzere Babalar için Yenidoğan Bakım Rehberi isimli araştırmacı tarafından hazırlanan kitapçık geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu projede geliştirilecek ölçek ile babaların doğum öncesi ve doğum sonrası dönemde yenidoğan bakımına hazır olma durumlarının ve bilgi ihtiyaçlarının belirlenmesi ve bu sonuçların babalara yönelik eğitimlerin planlanmasında kullanılması hedeflenmektedir.” diye konuştu.

Yürütücülüğünü Prof. Dr. Neriman Soğukpınar’ın yaptığı projede, Uzman Ebe Emine Alaçam ise araştırmacı olarak yer alıyor. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Babaların yenidoğan bakımına hazır oluşlukları ile doğum sonu güvenlik hissi arasındaki ilişki araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bu proje ile Krotalarya bitkisinin yetiştiriciliği, Yem Kalite Özellikleri ve İn vivo – İn vitro Sindirebilirlik özelliklerine yönelik ideal uygulamalar araştırılacak https://kocaelibasin.com.tr/bu-proje-ile-krotalarya-bitkisinin-yetistiriciligi-yem-kalite-ozellikleri-ve-in-vivo-in-vitro-sindirebilirlik-ozelliklerine-yonelik-ideal-uygulamalar-arastirilacak/ Fri, 25 Oct 2024 20:00:21 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bu-proje-ile-krotalarya-bitkisinin-yetistiriciligi-yem-kalite-ozellikleri-ve-in-vivo-in-vitro-sindirebilirlik-ozelliklerine-yonelik-ideal-uygulamalar-arastirilacak/ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç.

Bu proje ile Krotalarya bitkisinin yetiştiriciliği, Yem Kalite Özellikleri ve İn vivo – İn vitro Sindirebilirlik özelliklerine yönelik ideal uygulamalar araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gülcan Demiroğlu Topçu’nun yürütücülüğünü yaptığı “Farklı Gelişme Dönemlerinin Alternatif Kaba Yem Kaynağı Krotalarya (Crotalaria juncea L.) Bitkisinin Bazı Verim ve Yem Kalite Özellikleri ile İn vivo – İn vitro Sindirebilirlik, Metabolik Enerji ve Enterik Metan Oluşumuna Etkilerinin Belirlenmesi”  proje TÜBİTAK tarafından desteklenmeye uygun bulundu.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Doç. Dr. Gülcan Demiroğlu Topçu’yu makamında ağırlayarak tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Budak, “Tam akreditasyona sahip araştırma üniversitemiz akademisyenleri, multidisipliner bir anlayış ve  yenilikçi bir bakış açısıyla projeler üretmeye devam ediyorlar. Üniversitemizin ziraat alanında köklü bir geçmişi ve büyük bir müktesebatı bulunuyor. Doç. Dr. Gülcan Demiroğlu Topçu hocamız ve ekibi tarafından hazırlanan, Akdeniz iklimi ve benzer ekolojilerde Krotalarya bitkisinin yetiştirilmesi ve Yem Kalite Özellikleri ile İn vivo – İn vitro Sindirebilirlik özelliklerine ait önerilebilecek ideal uygulamanın belirlenmesine yönelik proje TÜBİTAK’tan destek almaya hak kazandı. Fakültemiz bünyesinde bu tür araştırmaların gerçekleştirilmesi bizleri ziyadesiyle mutlu ediyor. Bu değerli çalışmaları için akademisyenlerimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

 Proje ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Gülcan Demiroğlu Topçu, “Ülkemiz için orijinal ve ümit var potansiyele sahip bir baklagil bitkisi olan Krotalarya (Crotalaria juncea L.) bitkisel materyal olarak kullanılacağı projemizde Akdeniz iklim koşulları altındaki İzmir’in Bornova ilçesinde,  Krotalarya bitkisinin farklı gelişme dönemlerinde bazı verim özellikleri, yem kalite özellikleri, in vivo ve in vitro yem değerinin; sindirebilirlik, metabolik enerji ve in vitro metan gazı oluşumunun belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda belirlenen verim ve yem kalite özellikleri değerlendirilerek ruminant hayvanların beslenmesine yönelik önerilerde bulunulması planlanmaktadır. Krotalarya bitkisinin farklı gelişme dönemlerinde bazı verim ve yem kalite özellikleri, in vivo ve in vitro sindirebilirlik, yem metabolik enerji değeri ve in vitro enterik metan gazı oluşumu özelliklerinin yanı sıra ham besin maddeleri ile aminoasit ve toplam yağ asidi kompozisyonlarının saptanması amaçlanmaktadır.  Ayrıca, Akdeniz ekolojik koşulları ve benzer yörelerimizde yaygın olarak kullanılan bitkisel üretim sistemlerine, değişen ekolojik koşullar altında yeni alternatifler geliştirmesi ve ürün deseninin münavebeye girebilecek yeni bitki türleri ile zenginleştirilmesi hedeflenmektedir. Projeden elde edilen veriler ile Ege Bölgesi ve benzeri ekolojilerde, Krotalarya bitkisinin yetiştirilmesinde önerilebilecek ideal uygulamaların belirlenmesi, bilime, tarım politikalarının gelişmesine ve özellikle yem ve hayvancılık faaliyeti gösteren işletmelere görsel ve yazılı kaynak oluşturulması, başlıca amaç ve hedeflerimizi oluşturmaktadır” diye konuştu.

Yürütücülüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Gülcan Demiroğlu Topçu’nun yaptığı projede, Ziraat Fakültesi öğretim elemanları Doç. Dr. Muazzez Cömert Acar,  Dr. Şükrü Sezgi Özkan ve Öğr. Gör. Dr. Fatma Akkaya araştırmacı olarak görev alıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bu proje ile Krotalarya bitkisinin yetiştiriciliği, Yem Kalite Özellikleri ve İn vivo – İn vitro Sindirebilirlik özelliklerine yönelik ideal uygulamalar araştırılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>