?>
?>
İstinye Üniversitesi, küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda, Moskova Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi (MEPhI) heyetini ağırladı. MEPhI Uluslararası Ofis Başkanı liderliğindeki heyet, İstinye Üniversitesi Uluslararası Ofis ekibi tarafından karşılanarak kampüs turuna katıldı. Ardından, İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ile gerçekleştirilen toplantıda, MEPhI temsilcileri üniversitelerinin akademik yapısını, araştırma merkezlerini ve uluslararası sıralamalardaki konumunu tanıtan kapsamlı bir sunum yaptı. Görüşmelerde, İstinye Üniversitesi öğrencileri için sunulabilecek burs olanakları, ortak eğitim programları ve sektörel iş birlikleri gibi başlıklar değerlendirildi.
“Bilim ve teknolojide küresel ölçekte güçlü ortaklıklara önem veriyoruz”
İstinye Üniversitesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, ziyaretin iki üniversite arasındaki iş birliği açısından önemli bir adım olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“İstinye Üniversitesi olarak, bilim ve teknoloji alanında küresel ölçekte güçlü ortaklıklar kurmaya büyük önem veriyoruz. MEPhI gibi köklü ve araştırma odaklı bir üniversite ile gerçekleştirilecek iş birlikleri, öğrencilerimiz ve akademisyenlerimiz için yeni fırsatlar sunacaktır. Özellikle mühendislik, nükleer enerji ve yapay zekâ gibi kritik alanlarda bilgi paylaşımını artırarak, uluslararası düzeyde rekabetçi mezunlar yetiştirmeyi hedefliyoruz.”
Ortak akademik ve mesleki programlar oluşturulacak
Toplantıda ayrıca, ortak akademik ve mesleki programların oluşturulması, öğrenci ve akademisyen değişim fırsatlarının artırılması ve iki ülke arasındaki dil ve eğitim iş birliğinin güçlendirilmesi konuları ele alındı. Heyet, MEPhI’nin Mısır’ın İskenderiye kentinde açmayı planladığı kampüs ve Türkiye’nin Sinop ilinde inşası süren nükleer santralde çalışacak teknik personel ihtiyacına yönelik eğitim programları hakkında bilgi verdi. Bu kapsamda, meslek yüksekokullarına yönelik teknik iş gücü yetiştirme programlarının geliştirilmesi önerildi.
Öğrenci değişim programları, staj imkanları ve sektörel iş birlikleri planlanıyor
Ziyaret sırasında, MEPhI öğrencilerinin İstinye Üniversitesi hastanelerinde staj yapma imkanları, teknik iletişim becerilerini geliştirmeye yönelik dil programlarının oluşturulması ve sektörel iş birlikleri üzerine görüşmeler yapıldı. Ayrıca, Türkiye’de çalışan Rus vatandaşları için Türkçe, Rusya’da çalışan Türk profesyoneller için ise Rusça eğitim programlarının çevrimiçi ve yüz yüze seçeneklerle sunulması değerlendirildi.
İş birliği protokolü imzalanacak
Görüşmelerin ardından, taraflar İkili İş Birliği Protokolü (MoU) imzalanması konusunda mutabakata vardı. MEPhI Rektör Yardımcısının İstanbul’a gerçekleştireceği ziyarette, iş birliği detaylarının görüşülerek somut adımlar atılması kararlaştırıldı. İstinye Üniversitesi, küresel akademik iş birliklerini genişletmeye ve uluslararası düzeyde öncü projelere imza atmaya yönelik çalışmalarına devam ediyor. Üniversite, bu doğrultuda, dünya çapında saygın üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla stratejik ortaklıklar kurarak, öğrencilerine ve akademisyenlerine uluslararası eğitim, araştırma ve kariyer fırsatları sunuyor. Farklı disiplinlerdeki bilimsel araştırmaları güçlendirmek, öğrenci ve akademisyen değişim programlarını artırmak ve sektörel iş birliklerini genişletmek ana odak noktaları arasında yer alıyor.
Uluslararası düzeyde eğitim ve araştırma olanakları için çalışmalar sürüyor
MEPhI ile gerçekleştirilen bu görüşmeler, İstinye Üniversitesi’nin mühendislik, yapay zekâ, nükleer enerji ve sağlık bilimleri gibi kritik alanlarda küresel ölçekte etkileşimini artırma vizyonunun bir parçası olarak önem taşıyor. Önümüzdeki süreçte, İstinye Üniversitesi, MEPhI ve diğer uluslararası ortaklarıyla daha kapsamlı akademik ve bilimsel projeler geliştirmeye devam ederek, öğrencilere ve akademisyenlere uluslararası düzeyde rekabetçi bir eğitim ve araştırma ortamı sunmayı amaçlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Moskova Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi’nden (MEPhI) İstinye Üniversitesi’ne ziyaret yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Multidisipliner araştırma gruplarının önemini vurgulayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizin bilimsel üretkenliğini artırma noktasında, Araştırma Koordinatörlüğümüz kritik rol oynuyor. Farklı disiplinlerden alanlarında yetkin bilim insanlarının ve araştırmacıların bir araya gelerek, güncel ve kompleks sorunlara yenilikçi çözümler geliştirilmeleri önem taşıyor. Bu araştırma grupları, yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda başta insanlığın karşı karşıya kaldıkları sorunlar olmak üzere öncelikli alanlara yönelik somut çıktılar ortaya koyuyor. Bu tür multidisipliner yaklaşımlar, disiplinler arası etkileşimi teşvik ederek, geleneksel araştırma sınırlarının aşılmasını sağlıyor. Öğrenciler, araştırmacılar ve öğretim üyeleri arasındaki iş birliği, farklı bakış açılarını ve yöntemleri harmanlayarak daha kapsamlı ve derinlemesine analizler yapma imkânı sunuyor. Bu sinerji, yalnızca akademik çevreler için değil, aynı zamanda toplumsal sorunların çözümü ve sürdürülebilir gelişim hedefleri için de büyük önem taşıyor. Ege Üniversitesi olarak, multidisipliner araştırma gruplarıyla birlikte bilimsel araştırmaların sınırlarını zorlamaya ve topluma değer katmaya devam ediyoruz” diye konuştu.
“Sağlıkta, tarımda, mühendislikte sürdürülebilirlik ve verim artıyor”
Multidisipliner Araştırma Grupları bünyesindeki çalışmaların topluma önemli faydaları olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Bu gruplar; farklı disiplinlerin bir araya geldiği ve birbirini tamamlayan bir yapıyı oluşturdukları için sağlık, tarım, mühendislik gibi pek çok alanda önemli katkılar sağlıyor. Sağlık alanında, biyoteknoloji, genetik, kimya ve tıp gibi farklı bilim dallarının birleşimi, hastalıkların daha hızlı ve etkili bir şekilde teşhis edilmesine, tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine olanak tanıyor. Ayrıca, multidisipliner yaklaşımlar sayesinde halk sağlığı, sağlık politikaları ve biyomedikal mühendislik gibi alanlarda da yenilikçi çözümler üretilerek, toplum sağlığını iyileştiren, sürdürülebilir sağlık sistemlerinin oluşturmasına yardımcı oluyor. Tarım ve mühendislik gibi alanlarda ise multidisipliner araştırmalar, verimliliği artırmak, kaynakları daha etkin kullanmak ve çevresel etkileri en aza indirmek adına büyük bir potansiyel taşıyor. Tarımda, bitki biyoteknolojisi, çevre bilimleri ve mühendislik gibi farklı alanlar bir araya gelerek daha dayanıklı ve verimli tarım yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlıyor. Mühendislikte ise; nanoteknoloji, malzeme bilimleri, bilgisayar mühendisliği ve fizik gibi disiplinlerin birleşimiyle, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve inovasyon odaklı yeni teknolojiler üretiliyor. Bu sayede hem ekonomik hem de çevresel açıdan daha sürdürülebilir çözümler ortaya çıkıyor” dedi.
Her alana yönelik araştırma grupları mevcut
Ege Üniversitesi Araştırma Koordinatörlüğü bünyesinde; Hastane Öncesi Acil ve Afet, BioAgri Innovate Tarımsal Biyoloji, İklim Değişimine Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bitki Bazlı Gıda Sistemlerinin Geliştirilmesi, Solaris, ESBAG (Entegre Sağlık Ve Bilim Araştırma Grubu), BioMed INNOVATE , TÜBİTAK 3005, Geleceğin Gıda Teknolojileri, Interdisciplinary Research Group on Digital Learning in Sciences and Humanities, Tekstil-Sağlık-Makina(TekSaMa), Toplanabilme Teorisi, nanoBioSens lab, Suyla, Multiderm, SağTek Rehabilitasyon, Güneş Enerjisi Dönüşüm Sistemleri, EGE AGEM, Bilgisayar Grafikleri, Tarım ve Gıda Ekonomisi, Sürdürülebilir Malzemeler, Girişimcilik ve Eğitim Alanında Yenilikçi Uygulamalar (INNOVEGE), Topoloji ve Uygulamaları, Spor Bilimleri, Fonksiyonel ve Anatomik Akciğer Görüntüleme ve Yapay Zeka, Biyomimetik Mikrosistemler, Bitkilerde Ekstrem Koşullara Uyumun Moleküler Mekanizmaları, Geopes, Endogen, Aptamer Tabanlı Yeni-Nesil Antimikrobiyaller Çalışma Grubu, Quantum Nanostructures, Water and Energy Research Group (Q-NanoWE), Biyofonksiyonel Platformların Tasarım ve Uygulamaları Araştırma Grubu: -Bio -Nano -SURF, Yeşil Horizon: Tarım ve Sağlık Bilimleri (TS-BAG), Hedef Kuantum, Kapalı Alanlarda Bitkisel Üretim Grubu (Ege Sera) ve Digi-Nurse gibi multidisipliner araştırma grupları bulunuyor. Bu gruplar, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın başkanlığında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün’ün koordinatörlüğünde araştırma geliştirme faaliyetlerini sürdürüyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ’de Multidisipliner Araştırma Grupları Ar-Ge faaliyetlerini sürdürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tohum, yaşam zincirinin önemli bir halkası olarak bir milli güvenlik meselesidir. Tohum, biyolojik anlamda da, gıda güvenliği anlamında da önemli bir stratejik unsur. Uluslararası Tohum Test Analiz Merkezimiz, son üç yılda önemli başarılara imza atarak, uluslararası alanda akredite ve İSKA üyesi bir laboratuvar olarak dünyada bu alanda ilk yedi üniversite arasına girmiş bulunuyor. Avrupa’da, Orta Doğu’da ve Balkanlar’da tohumculuk anlamında en üst referans merkezi konumundayız. Avrupa’daki firmaların tohumlarını Ege Üniversitesinde test ediyoruz” diye konuştu.
EÜ Tohum Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. İsmail Can Paylan, “EGE TOTEM, yapılan test analizlerinin çeşitliliği açısından, ülkemizin tek ve en gelişmiş tohum araştırma merkezi olma özelliğini koruyor. TOTEM, uluslararası akreditasyona sahip bir merkezdir. Merkezimiz, Uluslararası Tohum Test Analiz Merkezinin (ISTA) 5 üyesinden biridir. Tohum bizim her şeyimiz, geleceğimiz, kültürel mirasımızdır. Özellikle küresel ısınma ve salgın hastalıklardan sonra gıdanın önemi giderek daha da arttığını müşahede ediyoruz. Mevcut tarım alanlarından daha fazla verim almayı hedeflemeliyiz. Türkiye iklim olarak tarıma elverişli topraklara sahiptir. Hem yerli şirketler hem çok uluslu şirketler, ülkemizde üretim yapıyorlar. Ayrıca pek çok tohumun anavatanı Türkiye’dir. Bir tohumun atalık tohum olduğunu bilmek için, atalarımızın nereye kadar uzandığını bilmemiz gerekiyor. Örneğin günümüzde domatessiz yemek yapmıyoruz, ancak domates ülkemize 20. yüzyılın başlarında gelmiştir. Ama buğday, 8 bin yıldır bu topraklarda yetişmektedir. Türkiye, buğdayın anavatanıdır. Bu tohumları kaybetmememiz ve korumamız çok önemli, çünkü onları çocuklarımıza miras bırakacağız. Hem atalık tohumlar korunmalı hem ticari tohum üretimine devam edilmelidir.” dedi.
“Tehlikeli olan hibrit tohum değil”
EGE TOTEM Teknik Müdürü Mühendis Dr. Adem Gökçöl, “Son zamanlarda insanlar, hibrit tohum konusunda tedirgin davranıyor. Tehlikeli olan hibrit tohum değil, genetiği değiştirilmiş organizmalardır. Genetiği değiştirilmiş organizmalar, tarım ilacı kullanımını azaltmak için yararlı bir amaçla ortaya çıkarılsa da insan sağlığına zarar vermektedir ve geleceği belirsiz bir durumdur. Glüten insan doğasına uygun değildir. Ata tohumumuz olan buğdayda eser miktarda glüten yokken, verimi yükseltmek için ticari tohumlarla üretilen buğdaylı ürünlerde glüten oranı yükselmektedir” diye konuştu.
“Atalık tohumların çoğaltılmasına katkı sağlayacağız”
Merkezin projelerini anlatan Dr. Adem Gökçöl, “TÜBİTAK 1004- Mükemmeliyet Merkezi Destek Programı ve Tarım Bakanlığı destekli, 4 yıl sürecek projemiz başladı. Proje ile yerli-milli tohum gen kaynaklarımızın korunmasına yönelik depo oluşumunu amaçlıyoruz. Norveç Kıyamet Ambarına benzer bir depo oluşturacağız. Tüm Türkiye’den tohumlar toplayıp bunların DNA analizlerini yaparak yerli oluşlarını ispatlayıp kaydedecek, gelecekte de tanınmalarını sağlayacağız. Amacımız bu tohumları kontrollü koşullar altında korumak ve saklamak olacak. Böylece doğru atalık tohumların çoğaltılmasına katkı sağlayacağız. EÜ olarak, TÜBİTAK destekli Türkiye Tarımsal Üretiminde Küresel İklim Değişikliğine Uyumlu Sürdürülebilir Tarım Teknolojileri Platformuna (S-ATP) üye olan yaklaşık 20 kurumdan biriyiz” dedi.
Dr. Adem Gökçöl, “Ülkedeki tüm tohum analizlerini biz yapıyoruz ve bu konudaki mahkemelerde bilir kişi kurumuyuz. Tohumlarımız şu an analiz kapsamında ancak başladığımız proje sonuçlandığında tüm vatandaşlara açık bir tohum koleksiyonumuz olacak” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Tohum Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi ata tohumlarına sahip çıkıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya’yı makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesinin en stratejik hedeflerinden olan uluslararasılaşma misyonunda, yurt dışına yönelik gerçekleştirilen projeler önemli bir rol oynuyor. Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya hocamızın NARNIA başlıklı projesi de bu kapsamda desteklenen uluslararası projelerimiz arasında yerini aldı. Hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
“Proje, yeni ufuklar açabilecek potansiyele sahip”
Proje hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya, “Projemiz kapsamında; beyin aktivitesinin sürdürülmesinde ve geri dönüşü olmayan hasarın önlenmesinde kritik bir rol oynayan serebral otoregülasyon ve nörovasküler eşleşme arasındaki ilişkinin, çoklu-modalite görüntüleme yöntemleriyle yenilikçi bir şekilde gerçekleştirilmesine yönelik araştırmalar yapılacak. Nörogörüntüleme yöntemlerindeki devrim niteliğindeki ilerlemelere rağmen, serebral hemodinami (kan akışı, oksijenlenme, vasküler düzenleme) ile nöronal aktivite arasındaki ilişki ve karşılıklı etkileşimler hakkında hâlâ birçok soru bulunmaktadır. Projemiz ile bu karmaşık ilişkiyi çözmek amacıyla, 32-64 kanallı grafen bazlı çözelti ile kapılı alan etkili transistörler (gSGFET) ve yeni yüksek-yoğunluklu Benek Zıtlık Tomografisi kullanarak yüksek uzamsal-zamansal çözünürlüklü, çok-modlu bir kortikal nöronal aktivite ve hemodinamik görüntüleme sistemi geliştireceğiz. Araştırmamız, nörovasküler bilimlerde üniversitemizin uluslararası iş birliğini güçlendirecek ve dünya çapındaki bilim insanlarına yeni araştırma fırsatları sunacak. Ayrıca, bu araştırma, beyin hastalıklarının anlaşılması ve tedavisinde yeni ufuklar açabilecek potansiyele sahip” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya, bilimsel çalışmalarını İspanya’nın Barcelona şehrinde bulunan Fotonik Bilimler Enstitüsü’nde (Institute of Photonic Sciences, ICFO) yürütecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Egeli akademisyen beyin hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik inovatif proje ile İspanya’da araştırma yürütecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
AREA Araştırma tarafından Ekim 2024’te yayımlanan kapsamlı “Ulaşım ve Paylaşımlı Yolculuk” raporu, Martı TAG’ın ulaşım sektörünün dönüşümünü ne denli etkilediğini ortaya koyuyor. Raporda, katılımcıların paylaşımlı yolculukla ilgili çarpıcı bulguları yer alıyor.
Taksi sorununa akılcı bir yaklaşım
AREA’nın raporuna göre, katılımcıların %59,7’si Martı TAG gibi yenilikçi platformların mevcut taksi sorununu çözebileceğine inanıyor. Daha da dikkat çekici bir bulgu olarak, %70,7’lik bir oran, paylaşımlı yolculuk uygulamalarının yasal bir zemine oturtulmasını destekliyor. %40,5 oranında katılımcı ise bir siyasetçinin paylaşımlı yolculuğu desteklemesinin oy tercihlerini etkileyeceğini belirtiyor. Bu rakamlar, paylaşımlı yolculuğun bireysel bir tercih olmasının ötesinde, toplumsal bir ihtiyacı karşılayan çözüm olduğunu gösteriyor.
Oğuz Alper Öktem bilinirlik oranı ve güven
Raporda, Martı’nın kurucusu Oğuz Alper Öktem’in liderlik becerileri de öne çıkıyor. Katılımcıların
%38,2’si Öktem’i tanırken, %74,4’ü olumlu liderlik özellikleriyle tanımlıyor. Ayrıca taksi sistemi üzerinde yapılacak reformlara verdiği destek kamuoyunda geniş yankı buluyor. Katılımcıların %82’si, Öktem’in bu mücadelesini desteklediğini ifade ediyor.
Martı TAG memnuniyet oranı zirvede
Martı TAG’ın hizmet kalitesinde ulaşılması zor bir standart yakaladığını gösteren araştırmada katılımcıların %93,8’i Martı TAG’ın hizmetlerinden memnun olduklarını belirtirken, sürücülerle ilgili memnuniyet oranı %93,1 seviyesinde. Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar, Martı TAG’ın sunduğu konfor ve hızın ulaşım sorunlarına çözüm sunduğunda hemfikir. Ankete katılanların %21,5’i Martı TAG’ı kullandığını ifade ederken, bu orandaki artış dikkat çekiyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
AREA Araştırma, Ulaşım ve Paylaşımlı Yolculuk araştırmasını kamuoyu ile paylaştı: Martı TAG memnuniyet oranı %93,8! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Empatika ile bankacılık sektöründe bir ilk gerçekleştiriyor ve müşteri odaklı yeni bir dönem başlatıyoruz”
Kuveyt Türk Dijital Bankacılık Grup Müdürü Dr. Okan Acar, Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezi ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Kuveyt Türk olarak her zaman müşteri odaklı, yenilikçi ve güvene dayalı bir finans anlayışını benimsiyoruz. Bu anlayışla müşterilerimizin ihtiyaçlarını derinlemesine anlamak ve sektörümüze öncülük edecek hizmetleri geliştirmek için çalışıyoruz. Bankacılık sektöründe müşteri deneyimini artırmak ve sektörün sınırlarını genişletmek amacıyla kurduğumuz Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezi aynı zamanda nöropazarlama alanında da öncü olarak yenilikçi bir örnek teşkil ediyor. Nöropazarlama yöntemleriyle müşterilerimizin duygu, düşünce ve davranışlarını daha derinlemesine analiz ederek, onların ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Merkezimizde yaptığımız çalışmalar, kampanya optimizasyonlarından dijital kanallardaki kullanıcı deneyimlerine, çalışan süreç deneyiminden ürün geliştirme ve tasarım süreçlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Empatika’nın Kuveyt Türk’ün marka algısını güçlendirmesine katkı sağlayacağını düşünüyor, sektördeki tüm şirketler için de yeni bir vizyon ortaya koyacağına inanıyoruz.”
Dijitalleşme ve inovasyonda yeni bir adım
Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezi, nörobilim ve pazarlama disiplinlerini bir araya getiren bir araştırma merkezi olarak faaliyet gösterecek. Empatika, Kuveyt Türk bünyesindeki dijital pazarlama, müşteri deneyimi, kobi müşteri yönetimi, bireysel içgörü, kurumsal iletişim, tüzel pazarlama gibi birçok farklı birimde çalışanların bir araya gelerek oluşturduğu disiplinler arası uzmanlık içeren 11 kişilik bir ekipten oluşuyor. Kuveyt Türk, Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezi’nde yürütülen tüm çalışmalar, “önce insan” prensibiyle teknolojiyi insan lehine şekillendirmek üzere etik ve ahlaki kodlara uygun şekilde gerçekleştiriliyor. Merkez, etik değerleri ve veri güvenliğini en üst düzeyde gözetiyor. Tüm müşteri verileri anonim olarak işleniyor ve şeffaflık ilkesi doğrultusunda değerlendiriliyor. Tüm bu süreç sonunda da gerçekleştirilen bilimsel çalışmaların da paylaşılmasıyla nörobilim literatürünün ilerlemesine katkıda bulunulması amaçlanıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kuveyt Türk’ten bankacılık sektöründe bir ilk: Empatika Nöropazarlama Araştırma Merkezi açıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesinde model uygulama olarak hayata geçirilen Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezinde, araştırma yürüten ve proje hazırlayan öğrencilerle bir araya gelen Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, öğrencilerden gerçekleştirdikleri projelerle ilgili bilgi aldı.
Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, sağlık temalı, araştırma üniversitemiz bünyesinde öğrenimlerine devam eden öğrencilerimiz, bilim ve teknoloji alanında ulusal ve uluslararası projelerini büyük bir özveriyle sürdürüyorlar. Hem moral ve motivasyon sağlamak hem de sohbet amacıyla gerçekleştirdiğimiz programımız kapsamında, öğrencilerimizin sağlık temalı projeleri ve araştırma-geliştirme ekosistemimize sundukları katkıları görmekten ziyadesiyle memnuniyet duydum. Öğrencilerimizle keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.” dedi.
Yükseköğretim kurumlarının sadece eğitim öğretim veren fiziksel mekânlar olmadığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversiteler, konumlandıkları kentin bölgenin ve ülkenin sosyo-kültürel gelişime katkı sunan bilim ve teknolojinin üretildiği araştırma geliştirmenin yapıldığı merkezlerdir. Biz de Ege Üniversitesi olarak bu kapsamda öğrencilerimize Ar-Ge kültürü kazanmalarına yönelik faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Türk yükseköğrenimine örnek olan 90’a yakın uygulamayı kazandırarak ülkemizin öğrenci odaklılıkta ilk ve tek ödüllü üniversitesi unvanını taşıyoruz. Öğrencilerimizin projelerini en verimli şekilde hayata geçirmeleri ve gerekli desteği almaları adına kurduğumuz Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezinde gençlerimize Ar-Ge kültürü kazandırıyoruz. Bilgi ve teknoloji geliştirmeleri, proje hazırlamaları, bu projeleri tescilleyerek ticarileştirmeleri yönünde önemli eğitimler veriyoruz. Hayata geçirdiğimiz proaktif yönetim anlayışı sonucunda oluşturduğumuz araştırma kültürü ve girişimcilik ekosistemimizi öğrencilerimizle el ele vererek daha ileriye taşımak istiyoruz” diye konuştu.
“Gençler proje üretim süreçlerinde yer almalı”
Gençlerin, hem araştırma hem de proje üretim süreci içinde yer almalarını çok önemli bulduklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Öğrencilerimizin bilimsel düşünme becerilerini geliştirmeyi ve yenilikçi fikirlerini desteklemeyi temel ilke olarak benimseyerek, birçok yenilikçi çalışmayı hayata geçiriyor ve eğitim-öğretim temelli, bilimsel gelişime öncülük eden projeleri teşvik etmeyi sürdürüyoruz. Üniversitemizin vizyonu doğrultusunda, ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz başarılı projeler ve Ar-Ge çalışmalarımızla rekabet gücümüzü artırıyor, topluma değer katan projelerin geliştirilmesine öncülük ediyoruz. Üniversitemizin bilimsel altyapısını ve araştırma kapasitesini daha ileriye taşımak için başta öğrencilerimiz olmak üzere tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, araştırma yürüten ve proje hazırlayan öğrencilerle bir araya geldi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Merkez Müdürü Prof. Dr. Arif Taner Özgüney, Merkez Müdür Yardımcıları Prof. Dr. Gamze Süpüren Mengüç ve Doç. Dr. Gözde Ertekin, Kalite Yöneticisi Dr. Fatma Gündüz Balpetek, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret ederek Akreditasyon Belgesini takdim ettiler.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, akreditasyonun önemine dikkat çekerek “Ege Üniversitesi olarak hem kurumsal düzeyde hem de birimler düzeyinde kalite ve akreditasyon çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Tam akredite, öğrenci odaklı bir araştırma üniversitesi olarak kalite ve akreditasyon çalışmalarını bir kültüre dönüştürdük ve sürdürülebilir bir konsepte taşıdık. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, tüm birimlerimiz bu kültür kapsamında kalite çalışmalarını sürdürmektedir. Ege Üniversitesi, hem eğitim-öğretim hem de araştırma-geliştirme alanlarında kalitesi tescillenmiş bir yükseköğretim kurumu konumundadır.” diye konuştu.
TEKAUM’un TÜRKAK denetimlerinden başarıyla geçtiğini belirten Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Merkezimiz, ülkemizin birçok kurum ve kuruluşunun testlerini gerçekleştirmektedir. Türk Tekstil ve Hazır Giyim Sanayinin üretim verimliliğini ve kalitesini artırma, yeni ürün tiplerinin geliştirilmesi ve ulusal standartlara uyumun sağlanması konularında öncü araştırmalar ve projeler yürütmektedir. TEKAUM laboratuvarları, Ege Üniversitesi markasının güvenilirliği ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirlenen kriterler doğrultusunda uluslararası kalite standartlarında hizmet sunmaktadır. TÜRKAK tarafından yapılan denetimler sonucunda laboratuvarlarımız bir kez daha akredite edilmiştir. Bu vesileyle merkezimiz yönetimini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma ve Uygulama Merkezi Akreditasyonunu Yeniledi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Taylan Günay’ın yürütücülüğünü yaptığı projede; Ege Üniversitesi Yenilikçilik ve Girişimcilik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Özge Andiç Çakır, Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (UZEM) Müdürü Doç. Dr. Fırat Sarsar ve Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ninel Alver yer alıyor. İspanya ve Portekiz’deki çeşitli kurum ve kuruluşlarının da ortaklığıyla yürütülecek olan toplam 250 bin Euro bütçeli proje ile mühendislik alanında yer alan öğrenci, eğitimci ve profesyonellerin dijital ikiz (digital twin) teknolojisi ve bu teknolojinin kullanımı hakkında bilgi sahibi olmaları amaçlanıyor.
Proje ekibini makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi. Rektör Prof. Dr. Budak, “Tam akreditasyona sahip araştırma üniversitemiz akademisyenleri, multidisipliner bir anlayış, yenilikçi bir bakış açısıyla projeler üretmeye devam ediyorlar. Üniversitemizin INNOVEGE multidisipliner araştırma grubunun öncülüğünde hazırlanan proje ERASMUS Plus programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Değerli çalışmaları için akademisyenlerimiz Doç. Dr. Taylan Günay, Prof. Dr. Özge Andiç Çakır, Doç. Dr. Fırat Sarsar ve Prof. Dr. Ninel Alver’i tebrik ediyor başarılar diliyorum.” dedi.
“İklim değişikliği farkındalığı artırılacak”
Proje ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Taylan Günay, “Erasmus KA220-HED çağrısına başvurusu yapılan Digital Twins for Climate Resilience isimli proje ERASMUS Plus programı tarafından desteklenmeye hak kazandı. Toplam bütçesi 250 bin Euro olarak belirlenen proje, İspanya ve Portekiz’deki çeşitli kurum ve kuruluşların ortaklığıyla yürütülecek. Projede, mühendislik alanında yer alan öğrenci, eğitimci ve profesyonellerin dijital ikiz (digital twin) teknolojisi ve bu teknolojinin kullanımı hakkında bilgi sahibi olmaları amaçlanmaktadır. Proje kapsamında ‘Yapıların Dijital İkizleri Nasıl Oluşturulur’ başlıklı bir eğitim programı sunulacak ve bu sayede katılımcılara dijital ikizlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı nasıl kullanılabileceği aktarılacaktır. Ayrıca, projede inşaat sektörü profesyonellerinin iklim değişikliğine dair farkındalığının artırılması hedeflenmektedir” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ INNOVEGE Araştırma Grubundan 250 bin Euro’luk AB ERASMUS Plus Projesi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>‘Muğla Turizm Araştırma ve Strateji Geliştirme Platformu tanıtım toplantısı’ 31 Ekim Perşembe günü Büyükşehir Belediyesi Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde saat 11:00’da gerçekleştirilecek.
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülşah Deniz Atalar, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Eker, TUREB Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Hakan Eğinoğlu, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Hüseyin Özcan Koray, Turizmci Yücel Okutur ile Muğla Turizm Araştırma ve Strateji Geliştirme Platformu Koordinatörü Cumhur Güven Taşbaşı katılım sağlayacak.
Başkan Aras: “Muğla dünya turizminin başkenti olabilecek potansiyele sahip”
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras Turizm Araştırma ve Strateji Geliştirme Platformu ile Dünya Kenti Muğla vizyonunun önemli bir ayağını tüm paydaşları ile ele alacaklarını söyledi. Başkan Aras; “Dünya’nın ve ülkemizin en önemli turizm başkentlerinden birinde yaşıyoruz. Muğla; doğası, güzellikleri ve tarihi ile deniz turizmi yanında, kültür, spor, sağlık, eko, agro gibi tüm turizm etaplarına uygun bir şehirdir. Turizmi şehrimizde 12 aya yaymak, yerli ve yabancı misafirlerimizi şehrimizde ağırlamak için Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu nedenle tüm turizm paydaşlarını bir arada toplayacağımız Turizm Araştırma ve Strateji Geliştirme Platformu’nu kurduk. Muğla’mızı ortak akıl ve ilerici fikirlerle geleceğe hazırlıyoruz. Muğla sahip olduğu değerlerle dünya turizminin başkenti olabilecek potansiyele sahip.” açıklamalarında bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Muğla Büyükşehir Belediyesi Turizm Araştırma ve Strateji Geliştirme Platformu’nu tanıtıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>