?> ?> araştırması arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 22 Feb 2025 12:40:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png araştırması arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 ING Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması yenilendi https://kocaelibasin.com.tr/ing-turkiyenin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-yenilendi/ Sat, 22 Feb 2025 12:40:35 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ing-turkiyenin-tasarruf-egilimleri-arastirmasi-yenilendi/ ING Türkiye, 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nı, daha zengin, kapsamlı ve derinlemesine bir içerik sunmak amacıyla Nielsen iş birliğiyle yeniledi.

ING Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması yenilendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
ING Türkiye, 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nı, daha zengin, kapsamlı ve derinlemesine bir içerik sunmak amacıyla Nielsen iş birliğiyle yeniledi. 

Metodoloji ve içerik kapsamında yenilenen araştırma, Türkiye’deki tasarruf eğilimlerine dair önemli içgörüler elde edilmesini sağlarken, finansal konularda genel yaklaşımlarla ilgili veriler de sunuyor. Araştırmanın 2024 yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, her iki kişiden biri tasarruf sahibi olduğunu belirtirken, tasarruf araç tercihlerinde altın, değerli taşlar ve metal hesapları ile TL Vadeli Hesap öne çıkıyor. Katılımcıların yüzde 64 ile büyük bir kısmı, finansal sağlıklarını korumak amacıyla harcamalarını kontrol ediyor. Yatırım ürünleri konusunda bilgili olduklarını ifade eden erkeklerin oranı ise kadınlardan daha yüksek. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “2011 yılından beri yürüttüğümüz Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nı yenilemekten ve zenginleştirmekten mutluyuz. Güncellenen metodolojimiz sayesinde bireylerin finansal kararlarını nasıl şekillendirdiğini daha bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz. Araştırmamız, aynı zamanda sektör paydaşları ve akademi için önemli bir referans niteliği taşıyor” dedi. 

Sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığın güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedefleyen ING Türkiye, 2011 yılından bu yana gerçekleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması ile kentsel yerleşim yerlerinde bireylerin tasarruf eğilimlerini inceleyerek kamuoyuna yönelik açık bir kaynak sunuyor. Daha zengin, kapsamlı ve derinlemesine bir içerik sunmak amacıyla Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması’nı Nielsen iş birliğiyle yenileyen ING Türkiye, tasarruf eğilimlerine dair önemli içgörüler elde edilmesine katkı sağlıyor. Metodoloji ve içerik kapsamında yenilenen araştırma, aynı zamanda finansal durum memnuniyeti, finansal kararlar, bütçe takibi, borçluluk durumu gibi finansal konularla ilgili genel yaklaşımlarla ilgili de veriler sunuyor. ING Türkiye’nin kapsamlı veri setleri ve derinlemesine analizlerle zenginleştirdiği Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması, sosyo-ekonomik durum, eğitim seviyesi, medeni durum ve çocuk sahibi olma gibi faktörlerin de etkilerini dikkate alıyor.

Türkiye’de her iki kişiden biri tasarruf yapıyor

2024 yılı üçüncü çeyrek araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de her iki kişiden biri tasarruf yapıyor. Katılımcıların yüzde 55’i tasarruf sahibi olduklarını belirtirken, bu kitlenin yüzde 72’si düzenli tasarruf ettiğini aktarıyor. Düzenli tasarruf yapanların yüzde 18’i gelirlerinin yüzde 10’undan azını, yüzde 81’i ise gelirlerinin yüzde 20’sinden azını tasarrufa ayırabildiğini belirtiyor. Tasarruf motivasyonları incelendiğinde, geleceğe yatırım en önemli neden olarak öne çıkıyor. 

Tasarruf araç tercihlerinde altın, değerli taşlar, metal hesapları ve TL Vadeli Hesap öne çıkıyor

Tasarrufu olanların tasarruf aracı tercihine bakıldığında ise; yüzde 52 ile en çok tercih edilen yatırım aracı olarak altın, değerli taşlar ve metal hesapları; yüzde 24 ile TL Vadeli Hesap ve yüzde 20 ile yastık altı döviz ve TL nakit takip ediyor. Hisse senedi ve borsaya yatırım yapanların oranı yüzde 17 olarak öne çıkıyor. Kadınların yüzde 20 oranı ile yastık altı tasarrufu erkeklere göre daha fazla tercih ettiği görülürken, erkeklerde yüzde 16 ile bireysel emeklilik fonlarının anlamlı ölçüde yüksek olduğu dikkat çekiyor.   25-44 yaş grubu ise yüzde 23 oranı ile borsa/hisse senedine en fazla yatırım yapan kitle olarak dikkat çekiyor. Tasarrufu olanların getiri beklentileri orta vadeye odaklanırken, genç yaş grupları ile lise ve üzeri eğitim düzeyine sahip olanların daha kısa vadede getiri beklentisi içinde olduğu görülüyor. Araştırmaya göre yaklaşık her 2 kişiden biri borcu olduğunu belirtirken, tasarrufu olanların yüzde 53’ü, tasarrufu olmayanların ise yüzde 62’si borçlu olduğu söylüyor. 

 Finansal sağlığı korumaya özen gösteriliyor. 

Araştırma bireylerin finansal konulara yaklaşımlarını da detaylı bir şekilde inceliyor. Katılımcıların yüzde 64 ile büyük bir kısmı, finansal sağlıklarını korumak amacıyla harcamalarını kontrol ediyor. Yaklaşık her 2 kişiden 1’i daha yüksek gramajlı ürünleri tercih ederek, indirimleri bekleyerek veya sadece zorunlu ihtiyaçlarını satın alarak finansal sağlığını korumayı hedefliyor. Ayrıca kitlenin yüzde 19’u parayı daha kazanç sağlayan ürünlerde değerlendirdiğini belirtirken, katılımcıların 17’si yatırımlarını çeşitlendirmeyi tercih ediyor. Finansal durumundan memnun olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 44 ve finansal durumu yönetmenin kolay olduğu aktaranların oranı yüzde 41 olarak gerçekleşiyor. 

Yatırım ürünleri konusunda bilgili olduklarını ifade eden erkeklerin oranı kadınlardan daha yüksek. 

Katılımcıların yüzde 94’ü bankacılık hizmetleri alırken, son bir ayda internet veya mobil bankacılık hizmeti kullananların oranı ise yüzde 89’a ulaşıyor. Yatırım ürünleri konusunda bilgili olduklarını ifade edenlerin oranı genel kitlede yüzde 53 iken bu oran erkeklerde yüzde 58 ile kadınlardan 11 puan daha yüksek. Her zaman aylık bütçe takibi yaptığını belirtenlerin oranı ise yüzde 20 seviyesinde gerçekleşiyor. 

Alper Gökgöz: “Araştırmamız, sektör paydaşları ve akademi için önemli bir referans niteliği taşıyor”

Yenilenen araştırmayla ilgili görüşlerini aktaran ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “ING Türkiye olarak sürdürülebilirliği stratejik önceliklerimiz arasında konumluyor, bu kapsamda inovatif ürünler ve bilgi paylaşımı ile finansal sağlığın güçlendirilmesine katkı sağlıyoruz. Finansal sağlığı güçlendirmek için tasarrufu destekleyici dijital finansal araçlar sunmanın önemine inanıyoruz. İnovatif ürün ve hizmetlerimizle Türkiye’nin tasarruf bankası olma yolunda ilerliyoruz. Bu yaklaşımla, dijital, yüksek kazanç sağlayan, inovatif Turuncu Hesap gibi yatırım araçlarımız ile müşterilerimizi desteklerken, aynı zamanda tasarruf konusunda kamuoyuna açık bir kaynak yaratmanın da önemli olduğuna inanıyoruz. Bu yaklaşımda, 2011 yılından beri yürüttüğümüz Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması yenilemekten ve zenginleştirmekten mutluyuz. Güncellenen metodolojimiz sayesinde bireylerin finansal kararlarını nasıl şekillendirdiğini daha bütüncül bir perspektifle ele alıyoruz. Araştırmamız, aynı zamanda sektör paydaşları ve akademi için önemli bir referans niteliği taşıyor. Yenilenen araştırmanın, finansal ekosistemin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ING Türkiye’nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması yenilendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaspersky araştırması, siber korumadaki eksikliklerin işletmeleri yapay zeka destekli tehditlere karşı savunmasız bıraktığını ortaya koyuyor https://kocaelibasin.com.tr/kaspersky-arastirmasi-siber-korumadaki-eksikliklerin-isletmeleri-yapay-zeka-destekli-tehditlere-karsi-savunmasiz-biraktigini-ortaya-koyuyor/ Tue, 14 Jan 2025 22:20:29 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kaspersky-arastirmasi-siber-korumadaki-eksikliklerin-isletmeleri-yapay-zeka-destekli-tehditlere-karsi-savunmasiz-biraktigini-ortaya-koyuyor/ Yapay zeka siber güvenlik ortamını yeniden şekillendirirken, dünya çapındaki kuruluşlar karmaşık yapay zeka destekli saldırılara karşı korunma noktasında giderek artan zorluklarla karşılaşıyor.

Kaspersky araştırması, siber korumadaki eksikliklerin işletmeleri yapay zeka destekli tehditlere karşı savunmasız bıraktığını ortaya koyuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zeka siber güvenlik ortamını yeniden şekillendirirken, dünya çapındaki kuruluşlar karmaşık yapay zeka destekli saldırılara karşı korunma noktasında giderek artan zorluklarla karşılaşıyor. İşletmeler, tehdidin ciddiyetini anlamalarına rağmen siber suçların hızlı gelişimine ayak uydurmakta zorlanıyor. Beceri eksikliği, yapay zeka destekli araçların eksikliği ve gelişmiş siber güvenlik altyapılarını yönetmenin karmaşıklığı gibi engeller birçok kuruluşu savunmasız bırakıyor.

Kaspersky, “Siber savunma ve yapay zeka: Kurumunuzu korumaya hazır mısınız?” (Cyber defense & AI: Are you ready to protect your organization?) başlıklı son araştırmasında, KOBİ’ler ve büyük işletmelerdeki BT ve Bilgi Güvenliği profesyonellerinin görüşlerini topladı. Araştırma, işletmeler arasında yapay zeka kaynaklı siber tehditlere hazırlanma konusunda artan bir aciliyet duygusu olduğunu ortaya koyarken, küresel olarak katılımcıların %19’u, Türkiye’deki katılımcıların %27’si siber korumalarında önemli boşluklar olduğunu belirtiyor. Çalışma ayrıca etkili siber güvenliğe ulaşmanın önündeki engelleri ve uyum sağlayamamanın olumsuz sonuçlarını da araştırıyor.

Riskleri anlamalarına rağmen işletmeler sağlam siber güvenlik oluşturma konusunda önemli engellerle karşılaşıyor. Araştırmaya göre, küresel olarak kuruluşların %44’ü ve Türkiye’dekilerin %56’sı, çalışanlar için yapay zeka ile ilgili siber güvenlik eğitiminin eksikliğini kritik bir sorun olarak belirtiyor. Küresel katılımcıların %44’ü ve Türkiye’dekilerin %49’u siber güvenlik altyapısını yönetmenin karmaşıklığına işaret ediyor. Bu da saldırganların önüne geçmeyi zorlaştırıyor. Gelişmiş araçların yetersizliği bir diğer önemli zorluk olarak öne çıkıyor. Küresel katılımcıların yaklaşık %43’ü ve Türkiye’den katılanların %40’ı kuruluşlarının modern yapay zeka destekli siber güvenlik çözümlerinden yoksun olduğunu itiraf ederken, küresel olarak %41’i ve Türkiye’den katılanların %38’i yapay zeka ile ilgili gelişen tehdit ortamı hakkında dış uzmanların bilgi eksikliği ile mücadele ediyor. Buna ek olarak, küresel katılımcıların %39’u ve Türkiye’den karılanların %53’ü nitelikli InfoSec profesyonelleri bulma sıkıntısını yaşadığını, bunun da işletmeleri giderek daha sofistike hale gelen tehditlere karşı savunmasız bıraktığını dile getirdi.

Uyum sağlayamamanın sonuçları da ciddi ve geniş kapsamlı olarak ortaya çıkıyor. Ankete katılan profesyonellerin yarısından fazlası (küresel olarak %58 ve Türkiye’de %73) hazırlıksızlığın gizli veri sızıntılarına neden olmasından çekinirken, küresel olarak %52’si müşteri güveninin kaybedileceğini (Türkiye’de %53) ve hisse senedi değerinin düşmesi ve iş fırsatlarının kaybedilmesi de dahil olmak üzere önemli mali kayıplar yaşanacağını (Türkiye için %56) öngörüyor. Bir siber saldırının uzun vadeli etkilerinden endişe eden katılımcıların %47’si (Türkiye’de %62) için itibar kaybı bir endişe kaynağını oluşturuyor. Diğer potansiyel sonuçlar arasında mali cezalar (küresel olarak %33 ve Türkiye’de %40), yatırımcıların geri çekilmesi (küresel olarak %31 ve Türkiye’de %33), davalar (küresel olarak %29 ve Türkiye’de %44) ve hatta işlerin kısmen kapanması (küresel olarak %23 ve Türkiye’de %29) yer alıyor.

Kaspersky Bilgi Güvenliği Direktörü Alexey Vovk, şunları söylüyor: “Yapay zeka güdümlü siber saldırıların yükselişi, siber güvenlik ortamında bir dönüm noktasına işaret ediyor. Kuruluşlar savunmalarını güçlendirmek için şimdiden harekete geçmelidir. Bu, yapay zeka destekli araçlara yatırım yapmayı, çalışanları yapay zeka ile ilgili tehditleri tanımaları için eğitmeyi, yapay zeka içeren ürün ve hizmetler için siber güvenlik kontrollerinin geliştirilmesini ve uygulanmasını içerir. Uyum sağlanamaması önemli finansal, operasyonel ve itibar hasarlarına yol açabilir. Bu yeni siber tehdit çağında hazırlıklı olmak sadece bir seçenek değil, bir gerekliliktir.”

Kaspersky, yapay zeka destekli siber tehditlere karşı korunmak isteyen işletmelere şunları öneriyor:

  • BT ağınızın her seviyesinin ve unsurunun sağlam, çok katmanlı koruyucu çözümlerle korunduğundan emin olun. Kaspersky Next ürün serisiyle başlayan Kaspersky çözümlerinin tümü, ortaya çıkan tehditleri otomatik olarak engellemek için tasarlanmış gelişmiş yapay zeka teknolojilerine sahiptir.
  • En iyi siber güvenlik uzmanlığından yararlanarak, yapay zeka araçlarının saldırganların daha hassas hedefli saldırılar düzenlemesine yardımcı olduğu, karmaşık, odaklanmış saldırıları tespit edebilir ve kontrol altına alabilirsiniz. Şirket içinde bu uzmanlığa sahip değilseniz, Kaspersky Managed Detection & Response ile birlikte çevrimiçi ve canlı Kaspersky Siber Güvenlik Eğitimi ile, şirket içi becerilerinizi güçlendiren güçlü seçeneklerdir.
  • Siber güvenlik davranışları aşılayan Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu ile ofis iş gücünüzü ekstra bir savunma katmanına dönüştürebilirsiniz. Bu platform, yapay zeka destekli tehditlere ve yapay zeka araçlarının güvenli kullanımına adanmış özel bölümler içerir ve yapay zeka araçlarının giderek yaygınlaşmasıyla ilişkili risklerden kaçınmaya yardımcı olur.
  • Kaspersky Destek Forumu’nun Yapay Zeka Teknolojisi Araştırma bölümünde siber güvenlikte yapay zeka ile ilgili konular hakkında tartışma başlatabilirsiniz. Ayrıca Kaspersky Daily AI bölümünde, Kaspersky’nin BrightTalk kanalında ve YouTube videolarında bulunan Kaspersky’nin kapsamlı kaynaklarını keşfederek yapay zeka ile ilgili sorularınızın birçoğunu yanıtlayabilirsiniz.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kaspersky araştırması, siber korumadaki eksikliklerin işletmeleri yapay zeka destekli tehditlere karşı savunmasız bıraktığını ortaya koyuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar Üniversitesi Erkekler ‘Bekarlık Sultanlık Demiyor’! “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” Sonuçları açıklandı! https://kocaelibasin.com.tr/uskudar-universitesi-erkekler-bekarlik-sultanlik-demiyor-erkeklerin-dunyasi-2024-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/ Wed, 18 Dec 2024 13:40:13 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uskudar-universitesi-erkekler-bekarlik-sultanlik-demiyor-erkeklerin-dunyasi-2024-arastirmasi-sonuclari-aciklandi/ Türkiye’nin en kapsamlı ilk erkek araştırması; temizlik ve hijyen, bedensel sağlık, psikoloji, cinsel hayat, evlilik ve aile değerlerine bakış konularında ilgi çekici sonuçlar ortaya koydu!  7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması”, evli erkeklerin yüzde 79’u kendini ‘mutlu ve güvenli’ hissettiğini söylüyor.

Üsküdar Üniversitesi Erkekler ‘Bekarlık Sultanlık Demiyor’! “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” Sonuçları açıklandı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’nin en kapsamlı ilk erkek araştırması; temizlik ve hijyen, bedensel sağlık, psikoloji, cinsel hayat, evlilik ve aile değerlerine bakış konularında ilgi çekici sonuçlar ortaya koydu! 

7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması”, evli erkeklerin yüzde 79’u kendini ‘mutlu ve güvenli’ hissettiğini söylüyor. Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun olduğunu ifade ediyor. Evlilik ve aile konusunda da katılımcıların yüzde 79’u ‘Evlilik kutsaldır’, yüzde 93’ü de ‘Aile kutsaldır’ görüşünü paylaştı.

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: 

“Türkiye’de aile, evlilik çocuk gibi değerler kutsal. Erkekler düşünüldüğü gibi ‘Bekarlık sultanlıktır’ demiyor. Erkekler hala aile babası olmayı, iyi evlilikler kurmayı istiyorlar.”

Prof. Dr. Barış Erdoğan:

 “Kadın erkek ilişkilerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Kral erkekten, azarlanan erkeğe geldik… Herkes eski sistemin avantajlı konumunu korumak istiyor. Ama yeni duruma göre de pozisyon almak istiyor.”

Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah:

“Stres konusunda bütün erkeklerin fikir birliğine vardığı görülüyor. Erkekler ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.”

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) ile Method Research Company tarafından gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” sonuçları Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Senato Salonu’nda 18 Aralık 2024 Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

Türkiye’de erkeklerin profilini ortaya koyma amacıyla, Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde kapsamlı ilk erkek araştırması gerçekleştirildi. 

Basın toplantısında Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ile Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah birer konuşma yaptı.

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Erkeklerin temel rolü hasar aldı”

Bir araştırmalar dizisi yapıldığını ve erkeklerin temel toplumsal rolünün irdelendiğini dile getiren Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Depremin ardından toplumsal roller açısından bakıldığında erkeklerin çok ihmal edildiğini, temel rollerini kaybedenlerin erkekler olduğunu düşündük. Erkeklerin temel toplumsal rolü olan evine ekmek götürmek ve ailesini güvende tutmak gibi temel rolünün hasar aldığını gördük.” dedi.

Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Türkiye’de aile, evlilik çocuk gibi değerler kutsal. Erkekler düşünüldüğü gibi ‘Bekarlık sultanlıktır’ demiyor. Erkekler hala aile babası olmayı, iyi evlilikler kurmayı istiyorlar. Onları strese sokan temel neden de kendileriyle ilgili mesele değil aileleriyle ilgili sorumlulukları yerine getirememe konusu. Mutlu olmaya meyilliler, hallerinden memnuniyetsiz değiller ama şikâyet etmeyi seviyorlar. Erkekler muhafazakârlar.” diye konuştu.

Prof. Dr. Kaynak: “Erkekleri tanımadan rehabilite edici tedavi uygulanamaz”

Erkekleri tanımadan, erkeklerin dünyasını bilmeden toplum için rehabilite edici bir tedavi uygulanamayacağını kaydeden Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “İçinden geçtiğimiz dönemin birkaç problemi var. Bir uygarlık dönüşümü yaşanıyor. Bunun yarattığı kitleler üzerinde sosyolojik baskı ve psikolojik baskı var. Türkiye’nin içinden geçtiği uzun yıllar teröre maruziyet, darbeler, ekonomik koşullar gibi çok ciddi problemler var. Deprem, sel gibi doğal afetlere maruz kalmış bir toplumuz. Bunların büyük bit çoğunluğu travma sonrası stres bozukluğu yaratıyor. Travma sonrası büyüme diye bir konu da var. Travma sonrası büyümek için belli bir takım stratejik kararlar almak ve onlara uygun taktikler geliştirmek lazım.” şeklinde konuştu.

Erkeklerin ihmali, kadın sorunlarını mı büyütüyor?

Toplumda erkeklerin ihmal edilmişliklerinin, yeterli araştırmaların olmamasının kadın sorunlarını büyüten bir faktör olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Esas problemimizin buradan kaynaklandığını düşünüyoruz.” dedi.

Prof. Dr. Barış Erdoğan: “Kral erkekten, azarlanan erkeğe geldik”

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, değişen dünyada erkeklerin de değiştiğini ve onların da birçok sorunla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, eskiden erkeğin evinde kendini şatosunun kralı gibi hissettiğini, “Şimdi evine gelen erkek yemek yapmak, bulaşığı yıkamak zorunda kalıyor hatta bu işi iyi yapmadığı için eşi tarafından azarlanıyor. Yani kral erkekten azarlanan erkeğe geldik” diye konuştu.

Prof. Dr. Barış Erdoğan, erkeklerin “bize ne oluyor” diye düşündüğünü de dile getirerek, “Yıllardır ataerkil düzen içinde erkek sürekli pohpohlanmış, sürekli sen güçlüsün, istediğini yaparsından bir anda erkeklik krizine gelindi. Erkeklik krizi sadece ev içinde değil sokakta ve toplumsal hayatta da var. Erkeği anlamak lazım. İçindeki öfkeyi anlamak lazım. Sempati değil ama empati yapmak lazım. Son yıllarda Türkiye’de de dünyada da gitgide artan şiddet eğiliminin arkasında da bunlar var.” dedi.

“Kadın-Erkek ilişkisinde kartlar yeniden dağıtılıyor…”

Erkeklerin eskiye özleminin olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Kadın erkek ilişkilerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Herkes eski sistemin avantajlı konumunu hem korumak istiyor. Ama yeni duruma göre de pozisyon almak istiyor. Kadınlar eski sistemdeki erkek tarafından maddi manevi güvenceye alınmak istiyor. Ama diğer taraftan özgürlüğünü talep ediyor. Herkes eski sistemin avantajını istiyor ama özgürlükleri de vermek istemiyor. Bu da belli bir çatışma alanı oluşmasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.

Esengül Berişah: “Erkeklerin ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.” 

Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah, araştırma sonuçlarını açıkladı.

Esengül Berişah, “Araştırmada Marmara Bölgesi daha realist olarak gözüküyor. Eğitim düzeyi, farkındalık ve analiz etmenin yorumlamanın daha gerçekçi olduğu görülüyor. Stres konusunda bütün erkeklerin fikir birliğine vardığı görülüyor. Erkeklerin ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.” dedi.

Araştırmanın ikinci aşamasında kadınlara da aynı soruların sorulacağını dile getiren Berişah, güzel bir çalışmanın ortaya çıkacağını söyledi.

Araştırmaya 7 bölge 22 şehirden 761 erkek katıldı

7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” temizlik ve hijyen, bedensel sağlık, psikoloji, cinsel hayat, evlilik ve aile değerlerine bakış konularında ilgi çekici sonuçlar ortaya koydu.  

Katılımcıların yüzde 60’ı evli, yüzde 40’ı bekar olan araştırmada, katılımcıların yüzde 32’si yüksek eğitim, yüzde 45’i orta eğitim, yüzde 23’ü de düşük eğitim seviyesinde.

Erkeklerin yüzde 70’i kendi kişisel bakım ve hijyenini yeterli buldu! 

Temizlik ve hijyen başlıklı bölümünde ‘Türk erkeğine göre toplumların kişisel bakım / hijyen algısı nasıldır?’ sorusuna erkeklerin yüzde 49’u ‘batı toplumlarındaki erkeklerin kişisel bakım ve hijyenini yeterli’ bulurken, erkeklerin yüzde 42’si ‘Türkiye’deki erkeklerin kişisel bakım ve hijyenini yeterli buldu. Erkeklerin yüzde 27’sinin ‘doğu toplumlarındaki erkeklerin’ kişisel bakım ve hijyenini yeterli bulmadığı görüldü.

Araştırmada erkeklerin yüzde 70’i kendi kişisel bakım ve hijyenini yeterli bulurken, günde ortalama 7 kez ellerini yıkadıklarını, haftada ortalama 2 kez tıraş olduklarını ve günde ortalama 1 kez dişlerini fırçaladıklarını, haftada ortalama 4 kez deodorant kullandıklarını, haftada ortalama 5 kez duş aldıklarını ve haftada ortalama 5 kez parfüm kullandıklarını belirtti.

Yüzde 78’i kendini sağlıklı hissediyor…

Araştırmaya katılan erkeklerin; yüzde 78’i sağlıklı, yüzde 11’i bazen sağlıklı, yüzde 11’i ise sağlıklı hissetmediklerini dile getirdi.

Sağlıklı hissetme nedenlerine bakıldığında yüzde 25 hastalığım yok, yüzde 21 sağlıklı besleniyorum, yüzde 21 spor yapıyorum, yüzde 15 hasta olmuyorum gibi yanıtlar verilirken, sağlıksız hissetme nedenlerinin başında da yüzde 51 oranında hastalığım var yanıtı verildi. Erkeklerin yüzde 24’ü kronik bir hastalığı olduğunu belirtti.

Haftalık olarak alışkanlıkların da incelendiği araştırmada, atıştırmalık tüketme 4,8 kez, sigara kullanımı 5,7 paket ve alkol kullanımı 2,1 kez olarak ifade edildi. Alkol hiç içmeyen yüzde 69, sigara hiç içmeyen de yüzde 51 olarak belirlendi.

Evli erkeklerin yüzde 79’u mutlu ve güvenli hissediyor

Erkeklerin; evde ve işte hissettiklerinin de irdelendiği araştırmada katılımcıların yüzde 81’i evde, yüzde 59’u işte sevgi hissettiğini, yüzde 79’u evde yüzde 59’u da işte mutlu olduğunu söylerken, yüzde 85’i evde yüzde 67’si de işte güvenli hissettiğini kaydetti.

Erkeklerin yüzde 35’i ‘evin reisi benim’, yüzde 28’i ‘Evdeki saygınlığım yüksektir’, yüzde 27’si ‘eşimle eşitiz’, yüzde 11’i de ‘Evde beni sayan yok’ diyor.

Erkeklerin aşkta hissettiklerine bakıldığında; evli erkeklerin yüzde 79’u mutlu ve güvenli, bekar erkeklerin de yüzde 55’i sakin, yüzde 48’i de güçlü hissettiği dile getirildi.

Erkeklerin yüzde 41’i, işte saygınlığım var 

Araştırmada, erkeklerin çalışma durumu da ele alındı. Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 70’i sadece çalışıyor. Ortalama iş değiştirme adedi de 4 olarak belirlendi. Erkeklerin işteki rolüne bakıldığında da yüzde 41’i ‘saygınlığım var’, yüzde 24’ü ‘yöneticiyim’, yüzde 15 ‘Fikir alırlar’ ve yüzde 5’i de ‘varlığım belirsin’ yanıtını verdi.

2 erkekten 1’i aşk ortamındaki rolünü “Karşılıklı sevgi ve bağlılık” olarak tanımlıyor…

‘Aşk ortamındaki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade?’ sorusuna da katılımcıların yüzde 51’i ‘Karşılıklı sevgi ve bağlılık’, yüzde 16’ı ‘Ben daha çok seviyorum’, yüzde 8’i ‘alışkanlık’, yüzde 6’sı ‘Karşı taraf daha çok seviyor’ ve yüzde 3’ü de ‘Birbirimizi sevmiyoruz’ şeklinde yanıt verdi.

Erkekler hayatları boyunca ortalama 5 ciddi ilişki deneyimi yaşadıklarını belirtti

Araştırmanın ‘Cinsel hayat’ başlıklı bölümü de ilginç sonuçlar ortaya koydu. Erkeklerin bugüne kadar olan partner sayısına ilişkin bölümde; Erkekler hayatları boyunca ortalama 7 farklı partnerle birlikte olduklarını ve 5 ciddi ilişki deneyimi yaşadıklarını belirttiler.

Erkeklerin yüzde 78’i evlilik insan doğasına uygun diyor…

Evlilik insan doğasına uygun mu? sorusuna katılımcıların yüzde 78’i olumlu yanıt verirken, çok eşliliğe katılıyor musunuz? sorusuna da erkeklerin 7’si olumlu cevap verdi.

Yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun. Yüzde 7’si aldatıldığını düşünüyor!

Katılımcılar arasında “Evdeki kadın, çocuklarımın annesidir; Dışarıdaki kadın ise cinsel hayatımı devam ettirmemi sağlayan kişidir.” cümlesine katılanların oranı yüzde 16 olarak belirlendi.

Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 7’si aldatıldığını düşünüyor. Yine erkeklerin yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun olduğunu ifade ediyor.

Katılımcıların evlilik biçimlerine bakıldığında ise yüzde 36’sı ‘evli değilim’, yüzde 32’si ‘Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler onayladı’, yüzde 23’ü ‘Görücü usulü’, yüzde 5’i ‘Kendi isteğimle, kaçarak evlendim’ ile yüzde 4’ü ‘Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler istememesine rağmen evlendik’ yanıtını verdi.

Araştırmaya katılanların evlilik hakkındaki düşüncelerinin de bazıları ilgi çekiyor. Onlar da şöyle; Yüzde 23’ü ‘Gerekli olduğunu düşünüyorum’, yüzde 20’si ‘Güzel’, yüzde 11’i ‘Mutluluk verdiğini düşünüyorum’.

Katılımcıların yüzde 93’ü ‘Aile kutsaldır’ diyor

Evlilik ve aile konusunda da katılımcıların yüzde 79’u ‘Evlilik kutsaldır’, yüzde 93’ü de ‘Aile kutsaldır’ görüşünü paylaştı.

Yüzde 30 oranında ‘Evlilik olmasa da çiftler birlikte yaşayabilir’, yüzde 17 oranında ‘Evlilik dışı çocuk sahibi olunabilir’, yüzde 6 oranında da ‘Aynı cinsiyetten bireyler evlenebilir’.

Katılımcıların yüzde 29’u ‘Sadece imam nikahı ile evlilik olabilir’, yüzde 26’sı da ‘Sadece imam nikahı ile çocuk sahibi olunabilir’ görüşünü dile getirdi. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üsküdar Üniversitesi Erkekler ‘Bekarlık Sultanlık Demiyor’! “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” Sonuçları açıklandı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>