?>
?>
Bu güçlü iş birliği ile BASF’nin dünya çapındaki kalite, inovasyon ve sürdürülebilirlik konusundaki öncülüğü, uluslararası mobilite grubu Bakırcı Group’un otomotiv satış sonrası hizmetlerindeki derin tecrübesi, güçlü ağı, ileri teknolojili müşteri deneyimi ve Garagineering altyapısı ile birleşerek, sektörde verimliliği artırırken, boyanın ötesinde değer yaratma yolculuğunu daha da güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.
BASF Coatings’in Glasurit, Baslac ve Norbin markaları, üstün renk doğruluğu, çevre dostu formülleri ve OEM onaylı sistemleriyle global çapta tercih edilen markalar arasında yer alıyor. Bakırcı Group’un bu markaların Türkiye’deki dağıtımını üstlenmesiyle birlikte; teknik destek, eğitim, dijital çözümler ve iş geliştirme gibi birçok alanda değer yaratan çalışmalar hayata geçirilecek.
“Sürdürülebilir büyümemize önemli katkı sağlayacak”
Bu iş birliği anlaşmasıyla sürdürülebilir büyümelerine önemli bir katkı sağladıklarını ifade eden Bakırcı Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Bakırcı, törende yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “BASF gibi global bir oyuncu ile güçlerimizi birleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu ortaklık; boya sektöründe rekabetçi, üretici standartlarında sürdürülebilir hizmetler sunma vizyonumuzu daha da ileriye taşıyacak. Uzun vadeli bir stratejik ortaklık planlayarak eğitim, teknik destek, dijitalleşme çözümleri ve iş geliştirme projeleri gibi alanlarda iş ortaklarımıza değer katan çalışmalar gerçekleştireceğiz.”
“Türkiye BASF Coatings için önemli bir pazar”
BASF Coatings adına konuşan Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Bölge Direktörü Marco Hoepker ise Türkiye’nin kendileri için stratejik öneme sahip bir pazar olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti; “Bakırcı Group ile kurduğumuz bu yeni ortaklıktan heyecan duyuyoruz. Başlattığımız iş birliği sayesinde, markalarımızın Türkiye’deki pazar payını artıracak ve müşterilerimize daha güçlü çözümler sunacağız.”
İmza töreni; Bakırcı Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Bakırcı, CEO’su Mehmet Karakoç, Yönetim Kurulu Üyesi Kuzey Karakoç, Yönetim Kurulu Üyesi Umut Emirler, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Uyan, Kıdemli Danışman Mübin Karpuzcu BASF Coatings’ten Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Bölge Direktörü Marco Hoepker, Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Premium Segment Satış Yöneticisi Arman Yeşilkaya ve Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Fiyat Performans Segmenti Satış Yöneticisi Umut Hıra’nın katılımlarıyla gerçekleşti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dünya devi Türkiye’deki pazar payını artırmayı hedefliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kaspersky IT Security Economics, BT Güvenliği karar vericilerinin bütçelerindeki değişiklikleri, ihlalleri ve zorlukları ortaya koyan yıllık bir rapor olarak yayınladı. Rapor, çeşitli büyüklüklere ve sektörlere dahil olarak çalışan BT ve BT güvenliği profesyonelleriyle yapılan görüşmeleri temel alıyor. Anket, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı Avrupa, Asya-Pasifik bölgesi, Orta Doğu, Afrika, Latin ve Kuzey Amerika’da bulunan 27 ülkede gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre şirketler BT güvenlik bütçelerini %9’a kadar artırmayı planlıyor. Büyük işletmelerin ortalama siber güvenlik bütçeleri genel olarak BT için ayrılan 41,8 milyon dolar içinde 5,7 milyon dolara ulaşırken, KOBİ’ler 1,6 milyon dolarlık ortalama BT bütçesinden BT güvenliğine 200 bin dolar yatırım yaptı.
Artan yatırımın olası nedenleri arasında siber olaylardan kaynaklanan mali kayıpların analizi yer alıyor. Büyük işletmeler bu yıl ortalama 12 olay yaşadı ve bu olaylardan kurtulmak için 6,2 milyon dolar harcadı. Bu rakam genel olarak BT güvenliği için ayrılan bütçenin 1,1 katına denk geliyor. Sahip oldukları daha fazla kaynağa ve gelişmiş güvenlik altyapılarına rağmen, büyük kurumsal şirketlerin ölçeği ve karmaşıklığı onları maliyetli güvenlik ihlallerine karşı daha duyarlı hale getiriyor. Bu kuruluşlar genellikle olayları hızlı bir şekilde tespit etmek için daha donanımlı olsalar da tehditlere tam olarak yanıt vermek ve etkilerini azaltmak için gereken süre saatlerce uzayabiliyor. Bu da yaygın ve karmaşık BT ortamlarını yönetmenin zorluğunun altını çiziyor.
KOBİ’ler ise bu yıl ortalama 16 olay yaşarken, iyileştirme için 300 bin dolar harcadılar. Bu da genel BT güvenliği bütçelerinin 1,5 katına denk geliyor. KOBİ’ler bütçesel etki açısından en orantısız şekilde etkilenen grubu oluşturuypr. Genellikle sağlam siber güvenlik politikaları ve prosedürlerinden yoksunlar. Bu da onları genel buluttaki yanlış yapılandırmalar ve üst düzey izinleri içeren olaylara karşı savunmasız bırakıyor.
Raporda Türkiye’deki her büyüklükteki kuruluşun bir yıl içinde ortalama 13 vaka yaşadığını tespiti yer alıyor.
Kaspersky Kurumsal İş Uzmanlığı Merkezi Başkan Yardımcısı Veniamin Levtsov, şunları söylüyor: “Bu veriler, tüm pazar segmentlerinde siber güvenlik harcamalarının artmasına yönelik mevcut eğilimin devam ettiğini gösteriyor. Büyüme en az üç temel faktörden kaynaklanıyor. İlk olarak ve açık bir şekilde, siber güvenlik tehditlerinin karmaşıklığındaki sürekli artış, şirketleri saldırı izlerinin tespitini geliştirmek ve yanıtları otomatikleştirmek için daha gelişmiş çözümler benimsemeye zorluyor. İkinci olarak hükümetlerin dijital egemenlikle ilgili artan endişeleri, yeni düzenlemelerin ve düzenleyici gerekliliklerin ortaya çıkmasına ve sonuç olarak harcamaların artmasına neden oluyor. Siber güvenlik bütçelerinin ve maliyetlerinin büyümesini etkileyen üçüncü faktör ise çeşitli siber güvenlik alanlarındaki profesyonellerin maaş beklentilerindeki sürekli artıştan kaynaklanıyor.”
Kaspersky, şirketlerin kendilerini siber tehditlere karşı korumaları için şunları öneriyor:
İşletmelerdeki BT güvenlik maliyetleri ve bütçeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için interaktif BT Güvenlik Hesaplayıcısını ziyaret edin.
Brezilya, Şili, Çin, Mısır, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kazakistan, Suudi Arabistan, Malezya, Meksika, Pakistan, Filipinler, Rusya, Güney Afrika, Güney Kore, Singapur, İspanya, Tayland, Türkiye, Vietnam, BAE, İngiltere ve ABD’de yapılan anketlere dayanan IT Security Economics raporunun tamamını okumak için web sitesini ziyaret edin.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Şirketler önümüzdeki iki yıl içinde BT Güvenliği bütçelerini %9’a kadar artırmayı planlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul’dan Kahire’ye yapılan direkt uçuşlarla Mısır’ın canlı başkenti, ortak tarihi ve Mısır kültürünün zenginliğini keşfetmek isteyen Türkiyeli gezginler için cazip bir destinasyon haline geldi.
Kahire, ailelere, macera arayanlara ve lüks gezginlere hitap eden, küresel turizm haritasında önde gelen bir destinasyon olarak kendini kanıtlamıştır. Antik harikalar ve modern cazibe merkezlerinin eşsiz karışımı, ziyaretçilere gelişmiş bir deneyim sunarak burayı mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer haline getiriyor. Geçtiğimiz hafta Büyük Mısır Müzesi, titizlikle seçilmiş on iki sergi salonunun özel bir ön gösterimini sunarak deneme faaliyetleri için kapılarını açtı. Bu adım, dünyanın tek bir medeniyete adanmış en büyük müzesi olacak ve Mısır’ın kültürel ve tarihi önemini daha da vurgulayacak olan müzenin merakla beklenen açılışından önce geldi.
Mısır Turizm Otoritesi Uluslararası Turizm Genel Müdürü Mohamed Atta Elsherbeiny şunları söyledi: “İlişkilerimizi güçlendirmemize, deneyimlerimizi paylaşmamıza ve artan sayıda uluslararası gezgine hitap eden pazarlar geliştirmemize olanak tanıyan bu haftaki Türk turizm fuarına katılmaktan memnuniyet duyuyoruz. Mısır ve Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan ortak bir tarihi ve uluslararası ziyaretçilerin keşfedebileceği zengin bir kültürü paylaşıyor. 2023 yılında 15 milyonun üzerinde uluslararası ziyaretçiyi ağırlayarak bir önceki yıla göre yüzde 28’lik bir artış kaydettik. Turizm sektörümüzün artan dinamizmini teyit eder şekilde, 2024 yılında küresel varışlarda yüzde dörtlük bir artış bekliyoruz.”
Mısır, yeni bir sürdürülebilirlik dönemine giriyor
Mısır, Luksor gibi önemli destinasyonlara yeni tatil köyleri ve gelişmiş, daha hızlı ve çevre dostu ulaşım imkanları sunarak, gelişmekte olan destinasyonları aktif bir şekilde tanıtmakta ve gezginlerin arkeolojik alanlardaki deneyimlerini arttırmaktadır. Mısır’ın turizm endüstrisi için yeni bir dönemin başlangıcına işaret eden ülke, sürdürülebilir turizm girişimlerini iki katına çıkarıyor. Mısır, çevresel etkilerini azaltmayı ve çevre dostu turizmi desteklemeyi amaçlayan çok sayıda yeşil projeyi hayata geçirdi. Önemli girişimler arasında enerji tasarruflu binalar ve sürdürülebilir ulaşım seçenekleri gibi çevre dostu altyapı yatırımları yer alıyor. Ayrıca, Mısır’ın doğal ve tarihi alanlarını korumak için koruma programları uygulanmakta ve turizmin kültürel mirasın ve çevrenin korunmasına olumlu katkıda bulunması sağlanmaktadır. Birçok otel ve tur operatörü de çevresel etkilerini daha da azaltmak için atık azaltma ve kaynakların korunması gibi yeşil uygulamaları benimsiyor.
Siwa Vahasına Sağlık Turizmi
Kahire canlı şehir yaşamıyla ziyaretçileri çekmeye devam ederken, Mısır’ın sağlıklı yaşam turizmine olan bağlılığı gezginlere doğayla bağlantı kurma ve gençleşme şansı sunuyor. Uzak Batı Çölü’nde yer alan Siwa Vahası bu eğilimi örneklemektedir. Sakin manzaraları ve doğal iyileştirici özellikleriyle tanınan Siwa, şehir hayatının koşuşturmasından kaçmak isteyenler için aranan bir yer haline geliyor.
Akdeniz kıyılarında yeni bir gündem
Canlı şehirleri ve sakin vahalarının yanı sıra Mısır, Akdeniz kıyısında tarihi önemi ve modern lüks olanaklarıyla bilinen büyüleyici bir şehir olan El Alamein’e de ışık tutuyor. Bir zamanlar İkinci Dünya Savaşı’nda önemli bir savaş alanı olan El Alamein, Mısır hükümetinin turizme ayırdığı 4,464 milyar Avro da dâhil olmak üzere son dönemde yaptığı yatırımlarla cazip bir tatil beldesine dönüşüyor. Güzel plajlara, lüks otellere ve giderek artan kültürel cazibe merkezlerine sahip olan şehir, hem dinlenmek hem de tarihle anlamlı bir bağ kurmak isteyen gezginler için mükemmel bir kaçış noktasıdır. Mısır turizm olanaklarını çeşitlendirmeye devam ederken, El Alamein geçmişle bugünün keyifli bir karışımı olarak öne çıkıyor ve ziyaretçileri gündüzleri tarihi mekanlarını keşfetmeye, akşamları ise lüks olanaklarının tadını çıkarmaya davet ediyor.
Mısır Turizm Otoritesi Hakkında:
1981 yılında kurulan Mısır Turizm Otoritesi (ETA), Mısır’ın geniş tarihi varlıklarını ve çeşitli destinasyonlarını tanıtmaya, iç turizmi teşvik etmeye ve Mısırlıları zengin miraslarıyla buluşturmaya kendini adamıştır. Turizm Bakanı’nın liderliğinde ETA, pazarlama stratejilerine öncülük etmekte, turizm gelişimini desteklemekte ve Mısır’ın turizm endüstrisini geliştirmek için çeşitli etkinliklere sponsor olmaktadır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sürdürülebilir turizm girişimleriyle turist sayısını artırmayı hedefliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>