?> ?> arttırıyor arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 04 Jan 2025 09:39:58 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png arttırıyor arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Aynı köyde veya yakın köyden yapılan evlilikler genetik hastalık riskini arttırıyor. https://kocaelibasin.com.tr/ayni-koyde-veya-yakin-koyden-yapilan-evlilikler-genetik-hastalik-riskini-arttiriyor/ Sat, 04 Jan 2025 09:39:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ayni-koyde-veya-yakin-koyden-yapilan-evlilikler-genetik-hastalik-riskini-arttiriyor/ Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir ve Tanısız Hastalıklar Komisyonu Başkanı Prof.

Aynı köyde veya yakın köyden yapılan evlilikler genetik hastalık riskini arttırıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Avrupa Tıp Uzmanları Birliği Nadir ve Tanısız Hastalıklar Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Serdar Ceylaner konu ile ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’de aynı köy ya da yakın köyden yapılan evliliklerin aynı popülasyondan yapılması sebebiyle genetik taşıyıcılık hastalık riskinin arttığını söyledi.

Prof. Dr. Serdar Ceylaner,   bir çok kişinin akraba evliliği yapmadığını düşünerek genetik hastalıklar için bir risk taşımadığını düşündüğüne dikkat çekerek,  “ Aynı köye yada yakın köyden yapılan evliliklerdeki genetik benzerlik bazen tahmin edemeyeceğiniz kadar yüksek olabilmektedir” dedi.

Aynı köyden evliliklere dikkat 

 Küçük kasabalarda veya köylerde yıllarca yaşayan toplumlarda aynı gen havuzundan gelen bireyler bulunduğunu ifade eden Prof. Ceylaner,  aynı köyden evlilik yapan bireylerde özellikle genetik hastalıkların bir grubu olan otozomal resesif hastalıkların riski artırdığını belirtti. Prof Ceylaner şöyle devam etti : “ Biz tüm genleri çift doz taşırız. Birisini annemizden diğerini babamızdan alırız. Her ikisinden de mutasyon olan gen alınması durumunda hastalık ortaya çıkar.  Bu sebeple normalde nadir görülen bu hastalıkların akraba evliliği yapan kişilerde riski artmaktadır. Aynı şekilde aynı köy veya yakın köyden evli kişilerde de risk artmaktadır.”

Resmi Verilerde Genetik Tehlike

Türkiye’de akraba evliliği oranlarına  bakıldığında tespit edilen rakamlar ve otozomal resesif hastalıkların Türkiye’de tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu vurgulayan Ceylaner,  “Aile’nin hasta bir çocuğu olduğunda “eşinizle akrabalığınız var mı?” sorusu daha detaylandırılmalıdır. “Uzaktan da olsa akrabalığınız var mı?” “aynı köylü müsünüz?” hatta “eşinizle yakın köylü müsünüz?” diye sorulmalı ve “evet” cevabı alınırsa otozomal resesif bir hastalık olabileceği akılda tutulmalıdır.” Dedi

Evlenmeden Önce Genetik Danışmanlık Alınmalı

Akraba evliliği yapan çiftlerin veya aynı köy ile yakın köyden evlilik yapan çiftlerin sağlıklı çocuklarının   olabileceği bilgisini veren Ceylaner,  genetik hastalık riskinin bu ailelerde çok arttığı için bu ailelerin çocuk sahibi olmadan bir genetik merkezine başvururlarsa taşıdıkları önemli hastalıkları tespit edilebileceklerini ve gebeliklerinde bu hastalıkların olmasının önlenebileceğini söyledi.  Ceylaner, “Neredeyse akraba evliliği yapan her üç aileden birisinde eşlerin her ikisi de önemli bir hastalık taşımaktadır. Bu ailelere gebelik öncesi bilgi verip gerekirse tüp bebek yöntemi uygulanarak preimplantasyon genetik tanı yapılabilmekte ve önceden saptanan riskli hastalığın çocuklarında çıkmaması sağlanabilmektedir.” Şeklinde konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Aynı köyde veya yakın köyden yapılan evlilikler genetik hastalık riskini arttırıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sosyal medyanın hızlı olması, bağımlılık yapıcı etkisini arttırıyor! Tanımadığınız insanları çocuğunuzun odasına sokmayın! https://kocaelibasin.com.tr/sosyal-medyanin-hizli-olmasi-bagimlilik-yapici-etkisini-arttiriyor-tanimadiginiz-insanlari-cocugunuzun-odasina-sokmayin/ Tue, 24 Dec 2024 12:10:12 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sosyal-medyanin-hizli-olmasi-bagimlilik-yapici-etkisini-arttiriyor-tanimadiginiz-insanlari-cocugunuzun-odasina-sokmayin/ Çocukların interneti kontrollü kullanması gerektiğine dikkat çeken Prof.

Sosyal medyanın hızlı olması, bağımlılık yapıcı etkisini arttırıyor! Tanımadığınız insanları çocuğunuzun odasına sokmayın! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çocukların interneti kontrollü kullanması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Çocuğunuz eline ipad ya da telefonu aldığı zaman hiç bilmediği yerlere gidiyor, hiç tanımadığı insanlar o sırada onun odasına geliyor.” dedi. Prof. Dr. Dilbaz ayrıca, telefon olmazsa insanların yalnız hissettiğine ve birlikte olmaktan uzaklaşmaya başladığına vurgu yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, sosyal medyanın hayatımıza etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Hızlı olması, bağımlılık yapıcı özellik demek

Bir şeyin ne kadar hızlı ise o kadar etkili ve bağımlılık yapıcı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Eskiden bu tür telefonlar yokken çocuklar televizyon izlerler, reklamlar ile yemek yerdi. Şimdi de aynı şekilde ellerinde telefon ya da ipad ile yemek yiyorlar izledikleri şeyler hızlı dönüyor. Bir şeyin hızlı dönmesi bağımlılık yapıcı özellik demektir.” dedi.

Bu durumun kumarda da benzer şekilde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “En hızlı dönen kumar bağımlılık yapar. Sosyal medyada insanlar en güzel anlarını paylaşıyor. Bu durum başka insanlarda ‘ben mutsuz muyum?’ algısının oluşmasına neden olabiliyor. Mutsuzluk, kaygı ve depresyon bu durum ile birlikte geliyor. Ancak unutmamak gerekiyor ki herkes en güzel ve mutlu anını sosyal medyada paylaşıyor, kimse mutsuz anını paylaşmıyor.” şeklinde konuştu.

Çocuklar interneti kontrollü kullanmalı

Çocukları sosyal medyadan nasıl korumamız gerektiği konusuna değinen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, şunları söyledi:

“Tanımadığınız birini evinize alır mısınız? Çocuğunuzu bir arkadaşına gönderirken arkadaşının evini bilmek, annesini babasını tanımak istersiniz. Çocuğunuz eline ipad ya da telefonu aldığı zaman hiç bilmediği yerlere gidiyor, hiç tanımadığı insanlar o sırada onun odasına geliyor. Durumu bu şekilde değerlendirmek gerekiyor. Cihazı çocuğun elinden tamamen almak değil ancak kontrollü kullanımı sağlanabilir.

Tiktok gibi sosyal medya uygulamasına girmelerini engelleyebiliriz. Anne baba yanındayken ipad ve telefonun eline verilmesi gerekir. Çocukları odasına gönderip ipad ve telefon vermek doğru bir yaklaşım değil. Çocuk interneti kontrollü kullanmalı.”

“Telefon olmazsa yalnız hissediyoruz”

Zaman zaman sosyal medya uygulamalarının çökmesi nedeniyle uygulamalara erişemeyen kişilerin de çökkünlük yaşayabildiğine vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Bağımlılık bu şekilde geliyor. New York’ta bir araştırma yapılmış. Bir gece elektrikler kesilmiş, 9 ay 10 gün sonra doğum patlaması olmuş, çünkü televizyon seyredememişler.” dedi.

Sosyal medyanın bağımlılık yapıcı etkisinin oldukça yüksek olduğunu yineleyen Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sosyal medya birden bire yalnız hissetmemize neden oluyor. Aynı masada kimse birbirine bakmadan telefon ile ilgileniyor. Telefon olmazsa yalnız hissediyoruz. Birlikte olmaktan artık uzaklaşmaya başladık. Covid-19 pandemisi bize yalnızlığı öğretti, ama yalnızlığı olumsuz öğretti. Pandemi sırasında ve sonrasında yapılan araştırmalara göre insanlar kendilerini çok yalnız hissediyordu. Sosyal medya aracılığı ile biraz yalnızlığımızı giderdik, ama bu hiçbir zaman için dokunmak gibi olmuyor.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sosyal medyanın hızlı olması, bağımlılık yapıcı etkisini arttırıyor! Tanımadığınız insanları çocuğunuzun odasına sokmayın! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sarılmak stres seviyesini düşürüyor, bağlılığı ve mutluluğu arttırıyor! https://kocaelibasin.com.tr/sarilmak-stres-seviyesini-dusuruyor-bagliligi-ve-mutlulugu-arttiriyor/ Sat, 14 Dec 2024 10:20:29 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sarilmak-stres-seviyesini-dusuruyor-bagliligi-ve-mutlulugu-arttiriyor/ Fiziksel temasın ilişkilerin sağlıklı gelişimi için temel ögelerden biri olarak kabul edildiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Hem arkadaşlık hem aile içinde hem de romantik ilişkilerde fiziksel temas, samimiyetin ve güvenin pekişmesine; sevgiyi ve bağlılığı ifade etmenin yanı sıra duygusal desteğin sağlanmasına ve duygusal bağların güçlenip, ilişkilerin derinleşmesine vesile olabilmektedir.

Sarılmak stres seviyesini düşürüyor, bağlılığı ve mutluluğu arttırıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Fiziksel temasın ilişkilerin sağlıklı gelişimi için temel ögelerden biri olarak kabul edildiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Hem arkadaşlık hem aile içinde hem de romantik ilişkilerde fiziksel temas, samimiyetin ve güvenin pekişmesine; sevgiyi ve bağlılığı ifade etmenin yanı sıra duygusal desteğin sağlanmasına ve duygusal bağların güçlenip, ilişkilerin derinleşmesine vesile olabilmektedir.” dedi. Hem çiftlerin hem de ailelerin fiziksel teması arttırmak için bu hususa önem vermeleri gerektiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, öte yandan karşıdaki kişinin sınırlarına saygı duyulması, fiziksel teması karşılıklı rızaya dayalı olarak doğal bir şekilde günlük akışa dâhil etmek gerektiğine dikkat çekti.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, aile, arkadaşlık veya romantik ilişkilerde fiziksel temasın önemi hakkında açıklamalarda bulundu.

Stres seviyelerini düşürüyor, mutluluk hissini destekliyor…

Fiziksel teması sarılma, el sıkışması, dokunma veya doğrudan beden teması gibi çeşitli şekillerde insanların birbirleriyle etkileşimde bulunması hali olarak tanımlayan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Bireylerin duygusal bağlarının güçlenmesinde ve sosyal ilişkilerinin sürmesinde önemli bir etkisi vardır fiziksel temasın. Ayrıca psikolojik ve duygusal sağlığa olan etkileri oldukça fazladır.” dedi.

Fiziksel temas üzerine yapılan araştırmaları hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Fiziksel temasın stres seviyelerini düşürdüğünü, oksitosin adı verilen ‘bağlanma hormonunun’ salgılanmasını artırdığını ve genel olarak mutluluk hissini desteklediğini görüyoruz. Oksitosin hormonu, bireylerde güven ve yakınlık duygularını artırarak sosyal bağları güçlendirir ve depresyon, anksiyete gibi duygusal sorunların azalmasında bir nevi yardımcı bir etken olabilir. Ayrıca, vücutta endorfin salgılanmasını tetikleyerek acı hissini de azaltabilir ve genel iyilik halini de artırabilir.” bilgisini verdi.

Fiziksel temas eksikliği ilişkileri olumsuz etkileyebiliyor!

Fiziksel temasın arkadaşlık, aile ve romantik ilişkilerdeki rolüne değinen Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Fiziksel temas, arkadaşlık, aile ve romantik ilişkilerde önemli bir vazife görür. İlişkilerin de sağlıklı gelişimi için temel ögelerden biri olarak kabul edilebilir. Hem arkadaşlık hem aile içinde hem de romantik ilişkilerde fiziksel temas, samimiyetin ve güvenin pekişmesine; sevgiyi ve bağlılığı ifade etmenin yanı sıra duygusal desteğin sağlanmasına ve duygusal bağların güçlenip, ilişkilerin derinleşmesine vesile olabilmektedir.” dedi.

Fiziksel temas eksikliğinin ise ilişkiler üzerinde olumsuz etkileri olabildiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “İlişkilerde duygusal mesafenin artmasına, duygusal soğukluk ve yakınlığın azalmasına, güvensizlik ve ilişkinin sağlamlığına dair endişelerin artmasına ve duygusal gelişim sorunları, düşük özsaygı gibi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilir.” şeklinde konuştu.

Farklı fiziksel temas türleri farklı anlamlar taşıyabilir…

Farklı fiziksel temas türlerinin, ilişkilerde önemli ve birbirinden ayrı etkilere sahip olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, şunları söyledi:

“Örneğin sarılma, duygusal bağları kuvvetlendirir, sevgi ve güven hislerini yoğunlaştırabilir. Bu temas şekli, stresi azaltarak rahatlama sağlayabilir ve insanların duygusal destek almasını kolaylaştırır. El ele tutuşma ise yakınlık ve bağlılık hislerini artırabilir, güven duygusunu pekiştirir ve duygusal destek sağlayabilir. Öpüşme ise romantik ilişkilerde duygusal, cinsel bağları güçlendirebilir, mutluluk hormonlarının salgılanmasını artırabilir. İlişkinin türüne, kültürel normlara ve tercihlere göre bu temaslar farklı anlamlar taşıyabilir, ancak genel olarak insan ilişkilerinde olumlu etkiler sağlar ve iletişimi güçlendirir.”

Olumlu etkilerine rağmen sınırları olmalı! 

Hem çiftlerin hem de ailelerin fiziksel teması arttırmaları için olağan akışta zaman ayırmaları ve bu hususa önem vermeleri gerektiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, “Mesela gün içerisinde fiziksel temas etmek gibi küçük ritüeller oluşturmak, duygusal bağların güçlenmesine ve iletişimin derinleşmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, birlikte spor yapmak, dans etmek veya yürüyüş yapmak gibi ortak ilgi alanlarına odaklanılarak aktivitelere katılmak, hem duygusal hem de fiziksel yakınlığı teşvik edebilir.” dedi.

Fiziksel temas her ne kadar olumlu etkilere sahip olsa da sınırları olması gerektiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bunun sınırlarını belirlerken günlük iletişimde evvela hassasiyet göstermek ve karşılıklı rızaya dayalı olarak fiziksel teması doğal bir şekilde günlük akışa dâhil etmek, sağlıklı sınırları korumanın önemli bir parçasıdır. Her bireyin sınırlarını ve rahatlık düzeyini anlamaya çalışmak, rahatsız edici olmaktan kaçınmak ve açık iletişimle sınırları netleştirmeye yönelmek, ilişkilerde güveni ve saygıyı kuvvetlendirebilir. Böylelikle, sağlıklı bir şekilde fiziksel temas artırılabilir ve ilişkilerindeki bağlar daha da derinleştirilebilir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sarılmak stres seviyesini düşürüyor, bağlılığı ve mutluluğu arttırıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Muğla Büyükşehir 100 Yaş Evi Sayısını Arttırıyor https://kocaelibasin.com.tr/mugla-buyuksehir-100-yas-evi-sayisini-arttiriyor/ Sat, 26 Oct 2024 09:10:32 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/mugla-buyuksehir-100-yas-evi-sayisini-arttiriyor/ Muğla Büyükşehir Belediyesi, 60 yaş üstü vatandaşların sosyal yaşama daha aktif katılımını sağlamak amacıyla başlattığı 100 Yaş Evlerinin sayısını artırıyor.

Muğla Büyükşehir 100 Yaş Evi Sayısını Arttırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Muğla Büyükşehir Belediyesi, 60 yaş üstü vatandaşların sosyal yaşama daha aktif katılımını sağlamak amacıyla başlattığı 100 Yaş Evlerinin sayısını artırıyor. 

60 yaş üstü vatandaşların sosyal yaşama daha aktif katılmalarını ve üretkenliklerinin devamını sağlamak amacıyla Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından ilk olarak 2018 yılında Menteşe ilçesinde hayata geçirilen daha sonra Fethiye’de açılan 100 Yaş Evi şimdi Dalaman ve Kavaklıdere ilçelerinde açılarak Muğla genelinde yaygınlaştırılacak.

100 Yaş Evleri: Sosyal Destek ve Gelişim Merkezi

Büyükşehir Belediyesi Nilüfer Caner ve Fethiye 100 Yaş Evi, 60 yaş üstü bireylere sağlık hizmetlerinden sanat ve teknolojiye kadar pek çok olanaktan ücretsiz faydalanma imkânı sunuyor. İngilizce ve resim kursları, spor dersleri, sanat atölyeleri ve koro çalışmaları gibi etkinliklerin yanı sıra üyeler ücretsiz çay ikramları eşliğinde sosyalleşme fırsatı buluyor. 100 Yaş Evleri, yaşlı bireylerin yalnız kalmadan ilgi alanlarına yönelik çeşitli etkinliklere katılmasını sağlayarak sosyal hayata uyumlarını destekliyor.

Ahmet Muhtar Eroğlu: “İmkânlarımız çok güzel”

100 Yaş Evinde bulunan imkânları çok beğendiğini söyleyen üye Ahmet Muhtar Eroğlu: “2018’den beri buradayım. Kütüphanesi, oyun salonu ve temiz ortamıyla burada olmak güzel. Bize bu hizmeti sunan herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 

Fevzi Besli: “100 Yaş Evinde lisans eğitimimi tamamladım”

100 Yaş Evi’nde bulunan imkânlar sayesinde lisans eğitimini tamamladığını anlatan üye Fevzi Besli: “Son derece memnunum, burası bizim için bir sığınak gibi. İngilizce kursuna katılıyorum, burada bilgisayar ve internet erişimi sayesinde lisans eğitimimi tamamladım. Her gün buraya mesaiye gelir gibi geliyorum ve burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.” açıklamalarında bulundu.

 Nurten Alparslan: “Buradan çok memnunum”

100 Yaş Evi üyesi Nurten Alparslan: “Uzun zamandır geliyorum, çok memnunum ve herkesi buraya yönlendiriyorum. Büyükşehir’e çok teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Aysun Çakır: “100 Yaş Evinde sosyalleşiyoruz”

100 Yaş Evinin 3 yıldır üyesi olan Aysun Çakır: “3 yıldan beri buraya geliyorum. El işi sergileri, sağlık memurları ve mükemmel bir personel var. Belediyemize teşekkür ediyorum, burada sosyalleşiyoruz.” dedi.

Ünsal Paşalı: “Diğer ilçelerimizde de 100 Yaş Evi ile hizmet vereceğiz”

Muğla Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ünsal Paşalı, 100 Yaş Evleri’ne yoğun ilgi olduğunu ifade ederek, “100 Yaş Evlerimizde 60 yaş ve üzeri bireylerimiz bir araya gelip keyifli zaman geçiriyor. Üyelerimize İngilizce atölye çalışmaları, tarihi kültürel geziler ve sinema seyirleri gibi etkinliklerle zengin bir program sunuyoruz. Üyelerimizden gelen olumlu geri bildirimler üzerine Sayın Ahmet Başkanımızın da öncülüğünde diğer ilçelerimizde de 100 Yaş Evi’ni faaliyete geçirme kararı aldık.” dedi.

Başkan Aras: “Hemşehrilerimizin mutluluğu için sosyal projelerimiz devam edecek”

Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, 1 Ekim Yaşlılar Günü’nde Nilüfer Caner 100 Yaş Evi üyeleriyle bir araya gelerek projeyi daha da genişleteceklerini duyurmuştu. Başkan Aras, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve çocuklar için sosyal hizmetleri artıracaklarının da altını çizmişti. Bir sözünü daha yerine getiren Başkan Aras; “Hemşehrilerimizi bir araya getiren, emekli olduktan sonra evlerinden çıkararak çeşitli aktivitelerle ilgilenmelerini, sosyalleşmelerini sağlayan 100 Yaş Evlerimiz büyük ilgi görüyor. Çok kıymetli hemşehrilerimiz için bu hizmeti il genelinde yaygınlaştıracağımızı söylemiştik. Dalaman ve Kavaklıdere ilçelerimizde de 100 Yaş  Evlerini hayata geçirmek için çalışmalara başladık. Muğlamızın tüm ilçelerinde hemşehrilerimizin mutluluğu için sosyal projelerimiz devam edecek, her zaman onların yanında olduğumuzu hissettireceğiz. ” ifadelerini kullandı. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Muğla Büyükşehir 100 Yaş Evi Sayısını Arttırıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>