?>
?>
Rüyada ayakta kalmak, pek çok farklı şekilde yorumlanabilir. Örneğin, ayakta kalabilmek, kontrolü elde tutmak anlamına gelebilir. Belki de iş hayatında veya özel yaşamda kararlılığınızı sürdürmek için mücadele ediyorsunuz. Bu rüya, aslında kendinize olan inancınızı ve mücadele etme kararlılığını da sembolize edebilir. Hatta rüyada düşmekten korkuyor olabilirsiniz; bu da yaşamda karşılaştığınız zorluklara karşı duyduğunuz endişelerin bir göstergesi.
Farklı Durumlar ve Duygular
Rüyada ayakta kalırken hissettiğiniz duygular da oldukça önemli. Eğer kendinizi güçlü hissettiyseniz, bu, başarılarınıza da işaret eder. Diğer yandan, eğer korku veya kaygı içinde iseniz, bu, günlük yaşamınızdaki stres faktörlerini yansıtıyor olabilir. Belki de bir şeyler yolunda gitmiyor ve bu durum, rüyanıza yansıyor. Rüyalar, içsel yaşantılarınızı ve bilinçaltınızdaki çatışmaları açığa çıkarma konusunda müthiş bir işlevselliğe sahiptir.
Rüyada ayakta kalmayı daima bir güç sembolü olarak değerlendirmemek gerek. Bazen, yaşadığınız zorluklar ve onun getirdiği ağırlık hissi rüyalarınıza yansır. Kimi zaman rüyalarınız, aslında duygusal ve psikolojik bir denge sağlama çabalarınızı simgeler. Bu sayede, rüyalarınızı daha iyi anlamaya ve kendinizi daha derinlemesine çözümlemeye başlayabilirsiniz.
Zihinsel Zorluklar ve Korkular: Rüya, bazen bilinçaltınızda saklanan korkuları da ortaya çıkarabilir. Eğer ayakta kalmakta zorlanıyorsanız, belki de kaygılarınızla yüzleşme zamanıdır. Rüyalar, korkularımızı simgeler ve bu korkularla başa çıkmak için bir fırsat sunarlar. Ayakta durmak, bu mücadelede ne kadar güçlü olduğunuzu, karşılaştığınız engellerle nasıl başa çıktığınızı gösterir.
Günlük Hayatla İlişki: Rüyalarımız, çoğu zaman günlük hayatımızda yaşadıklarımızla bağlantılıdır. Eğer iş hayatında veya özel yaşamda zorlu bir dönem geçiriyorsanız, rüyada ayakta kalma durumu kaybetme korkusuyla yüzleştiğinizi ortaya koyuyor olabilir. Belki de sorumluluklarınızı yerine getirme çabası içindesinizdir ve bu durum rüyanıza yansıyabilir.
Kendini Bulmak: Bu tür rüyalar, kendinizi bulma yolculuğunuzda önemli bir adım da olabilir. Kendinizi nasıl hissettiğinizi sorgulamak, duygusal durumunuzu anlamak için bir fırsat sunar. Rüyada ayakta kalmak, hayatınızın kontrolünü elinize alma isteğinin bir yansıması olarak okunabilir. Hayatın zorluklarına karşı dimdik durma arzusunu temsil eder. Kısacası, rüyalarınız, içsel dünyanızın bir yansımasıdır ve duygusal durumunuza ışık tutar.
Zihnimizin ve bedenimizin uyum ilişkisi üzerine düşündüğümüzde, ayakta durmak kendimizi ifade etmenin en basit ama etkili yollarından biri. Ayakta duran bir kişi, sadece fiziksel bir konumda değil, aynı zamanda yaşamın içinde var olmanın ve onun sunduğu deneyimlerin farkında olduğunu gösteriyor. Bu, derin bir iç görü sağlar; aslında, ayakta durmak, hayata dair bir duruş sergilemek anlamına geliyor.
Rüya boyutu, bilinçaltımızın derinliklerinde saklı olan arzular ve korkular ile dolu bir dünya. Uyanıkken ayakta durma eylemi, bazen bu derinliklere bir kapı açar. Rüyalar, genellikle bilinçaltımızın yansımasıdır. Uyanık kalmak, rüyalarımızı etkileyebilir. Peki, bu iki durumu nasıl birleştirebiliriz? Rüyalarımızda karşımıza çıkan semboller, ayakta durma eylemi ile bir şekilde ilişkilidir. Örneğin, rüya boyunca ayakta kalmak, kararlılık ve cesaret simgesi olabilir.
Sonuç olarak, ayakta durmak, hem fiziksel bir duruş hem de zihinsel bir güç simgesi. Bu iki boyut bir araya geldiğinde, yaşam enerjimizi ve rüyalarımızı daha iyi anlayabiliriz. Hayatın karmaşasında ayakta kalmak, sadece bir savunma değil, aynı zamanda bir keşif yolculuğu demektir.
Her gece uykuya daldığınızda, zihninizin derinliklerinde neler olup bittiğini anlamak için harika bir fırsat sunarsınız kendinize. Rüyalar, stresli bir günün ardından kurtuluş arayışının bir ürünü olabilir. Örneğin, yoğun bir iş gününün ardından gördüğünüz kaçış temalı bir rüya, içsel bir rahatlama isteğinin dışavurumu olabilir. Ya da korkulu bir rüya, bastırdığınız kaygıların açığa çıkışıdır. İşte bu nedenle rüyalar, ruh halimizin önemli bir yansımasıdır.
Hatta, rüyaların belirli duygusal süreçleri tetikleyerek uyanık yaşamımızda bile etkili olabileceğini biliyor muydunuz? İçinizdeki kaygıyı veya mutluluğu keşfetmek için rüyalarınızı gözlemlemek harika bir yol olabilir. Kimi zaman rüyanızda yaşadığınız bir olay, gün içinde üzerinizde taşıdığınız bir yükü hafifletebilir, sizi özgürleştirebilir. Bu yüzden, rüyanızın içindeki sembolleri ve hisleri dikkatlice incelemek, zihninizin size vermek istediği mesajları anlamanıza yardımcı olabilir.
Ayrıca rüyalar, kişisel büyümenin sıklıkla fark edilmediği alanları da gün yüzüne çıkarır. Kendinizi bir rüya içinde kaybolmuş hissettiğinizde, aslında kendinizle olan ilişkinizi sorgulama şansı bulursunuz. Belki de görünmeyen duygularınızı keşfetmek için bir fırsat, neden olmasın? Rüyalar, ruhun derinliklerindeki yanıtları ortaya çıkarmanız için bekleyen küçük işaretlerdir. Bu yolda, ruh halinizi anlamanızı ve kabullenmenizi sağlayacak bir rehber olarak görev yapabilirler.
Rüya günlüğü tutmak, sadece korkuları anlamakla kalmaz; aynı zamanda karar verme süreçlerimizi şekillendirir. Rüyalarımız, bazen gün içerisinde karşılaştığımız ikilemler üzerine düşündürür. Yıldızların altında, rüyalarımızda beliren imgeler adeta bir pusula gibi yön gösterir. Unutmayalım ki, rüyalarımızda aldığımız bu kararlar, uyandığımızda da etkisini sürdürebilir. Bir nevi içsel rehberlik işlevi görür. Bir karar vermeden önce, rüya günlüklerinizi gözden geçirmek, hangi yolu seçeceğinizi belirlemenize yardımcı olabilir.
Tabii ki, burada öz güven de önemli bir rol oynar. Rüyalar, kavuşmak istediğimiz güçlü taraflarımızı, potansiyelimizi yansıtır. Bu yüzden “ayakta kalmak”, sadece fiziksel bir mücadele değil; duygusal ve zihinsel bir savaşın da ifadesidir. Kendimize olan güvenimizi arttırmak için, rüya günlüğü bize yeni açılımlar sunar. Kendimizi sorgularken, içsel sesimizin önünü açmak için yazmak, sanki bir resmin her bir fırça darbesiyle canlanmasını sağlamak gibi. Kendinize bir fırsat tanıyın; korkularınızı, kararlarınızı ve öz güveninizi keşfetmek için rüya günlüğü tutmanın tadını çıkarın.
Hayatımızda çoğu zaman kendimizi ayakta tutmak için savaşıyoruz, değil mi? Bu rüyayı gördüğünüzde, belki de gerçek hayatta yaşadığınız zorlukları yansıtıyor. Kimi zaman stresli bir iş, karmaşık ilişkiler ya da karar vermekte zorlandığınız durumlar aklınızda dönüp duruyor olabilir. Rüyada ayakta durmak, bu mücadelelerinizi aşma isteğinizi simgeler. Böyle bir rüya, öz güveninizi ve dayanıklılığınızı sorgulamanıza da neden olabilir.
Duygusal yansımaları açısından bakarsak, ayakta kalmak çoğu zaman güvence arayışını temsil eder. Rüyada bulunduğunuz duruma ve ruh halinize bağlı olarak, ayakta durmak bir güç sembolü ya da gerginlik kaynağı olabilir. Kendinizi güçlü ve kararlı hissediyorsanız, bu rüya sizi cesaretlendirirken; eğer zayıf ve güçsüz hissediyorsanız, belki de bir içsel çatışmayı işaret ediyordur.
Rüyaların bir başka ilginç yanı da, kişisel deneyimlerinize göre değişiklik göstermeleridir. Rüyada ayakta kalmanın getirdiği mesajları alabilmek için, rüyanızdaki detayları ve hislerinizi iyi analiz etmelisiniz. Gördüğünüz manzara, duyularınız ve hatta rüya sırasında hissettiğiniz korku ya da huzur, rüyanızın anlamını derinleştiren unsurlar arasında yer alır. Bu bakımdan, rüyaların dilini çözmek ve anlam katmanlarını keşfetmek, kendi içsel dünyanıza yapacağınız bir yolculuk gibidir.
Rüyada ayakta kalmak, çoğu zaman kişinin kendine olan güvenini artırır. Hayatta karşılaşılan zorluklar bazen bizi sarsabilir. Ancak ayakta kalmak, bu zorluklara meydan okuma isteğini simgeler. Kendinizi güvende hissetmeniz, bu tür rüyaların anahtarıdır. Rüyalar, bilinçaltının çağrılarıdır; bu rüya da belki size "sen yapabilirsin" mesajı veriyor.
Rüyanın diğer bir teması da duygusal dengeyi sağlamaktır. Ayakta kalmak, bir tür dengeyi temsil eder. Duygusal sıkıntılar veya hayat koşullarının getirdiği baskılarla mücadele ederken, ayakta kalma çabası, içsel huzuru bulma arzusunu simgeler. Duygularınızı dengelemek için çaba gösteriyor musunuz? İşte bu rüyalar, bilinçaltınızın bu arayışıyla ilişkilidir.
Rüyada ayakta kalmanın bir başka anlamı da özgürlük arzusudur. Kimi zaman hayatta kalmak, özgün olmak için savaşmak gibidir. Ayakta kalmak, baskılardan kurtulma ve kendi yolu oluşturma isteğini temsil eder. Bu durumu bir kuşun kafesten uçması gibi düşünebilirsiniz; özgürlüğe açılan bir kapıdır.
Son olarak, bu rüya sosyal ilişkilerle de örtüşebilir. Ayakta kalmak, çevremizdeki insanlarla olan bağlantılarımızı güçlendirme çabamızın bir yansıması olabilir. Yaşamakta olduğunuz sosyal baskılar veya ilişkilerdeki belirsizlikler, rüyalarınıza yansıyabilir. Yapılandırıcı ilişkiler kurmak için çabalıyor musunuz? Bu yönüyle, rüyalarınız size önemli mesajlar taşıyor olabilir.
Ancak zamanla, modern yaklaşımlar devreye girdi. Günümüzde rüya tabirleri, sadece klasik sembollerle sınırlı değil. Artık rüyaların sosyal yaşamımız, psikolojik durumumuz ve günlük streslerimizle nasıl bir etkileşim içinde olduğunu anlamaya yönelik yeni yöntemler de var. Birçok uzman, rüya analizinin, bireylerin gündelik hayatlarında karşılaştıkları sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olabileceğini savunuyor. Örneğin, sık sık tekrar eden bir kabus, aslında çözülmemiş bir sorunun veya sıkıntının tezahürü olabilir.
Rüya tabirlerinin ayakta kalma yöntemi de burada devreye giriyor. Rüyalarımız, yaşamsal mücadelelerimizi ve içsel tatminsizliklerimizi yansıtıyor. Bu nedenle, bazen rüyalarımızı dikkate alarak, kendimizi daha iyi anlayabilir ve sonunda kendi hayatımızla barışabiliriz. Düşünün, bir kabus gördüğünüzde, o anki korkunun altında yatan gerçek nedenleri sorgulamak, belki de size bir aydınlanma yaşatabilir: Bu, sizi yıpratan bir ilişkiden ya da yaşam tarzınızdan duyduğunuz rahatsızlık olabilir.
Rüyaların dünyasıyla olan bu yolculuğunuz, içsel huzurunuzu bulmanıza ve kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, rüyalarınızın her bir detayı, kendi hikayenizi yazmanıza yardımcı olacak ipuçları barındırır. Klasik ve modern yorumlar arasında gidip gelirken, her bir rüyanın size ait olduğunu ve kendi hayatınıza dair önemli dersler sunduğunu göz ardı etmeyin.
Rüyada ayakta durmak, kişinin güçlü hissettiğini ve zorluklarla başa çıkma yeteneğine sahip olduğunu gösterir. Aynı zamanda özgüvenin artması, kararlılık ve bağımsızlık duygusunu simgeler. Rüyada ayakta durmanın anlamı, kişinin yaşamında karşılaştığı engelleri aşma iradesine ve dayanıklılığına işaret edebilir.
Rüyada ayakta kalmak, kişinin güçlü bir iradeye sahip olduğunu, zorluklarla başa çıkma yeteneğini ve dayanıklılığını simgeler. Aynı zamanda, rüya sahibinin kendine güveninin artacağına ve hayatta karşılaştığı engelleri aşabileceğine işaret eder.
Rüyada ayakta kalmak, genellikle güç, direnç ve kararlılığı simgeler. Aynı zamanda zorlukların üstesinden gelme yeteneği, özgüven ve kendini ifade etme isteği olarak da yorumlanabilir. Rüya, kişinin hayatındaki mücadeleler karşısında dimdik durma arzusunu yansıtıyor olabilir.
Rüyada ayakta kalmak korkusu, genellikle kişinin günlük yaşamında hissettiği stres, kaygı veya yetersizlik duygularının bir yansımasıdır. Bu tür rüyalar, kişinin kontrol kaybı yaşadığı durumlarla ilgili bilinçaltındaki endişeleri ortaya koyar. Sağlıklı bir şekilde başa çıkmak için bu duyguların kaynağını anlamak önemlidir.
Rüyada ayakta kalmak, genellikle kişinin güçlü bir dayanıklılığa sahip olduğunu veya hayatta duruşunu koruyabileceğini gösterir. Bu tür rüyalar, zorluklara karşı direncin ve kararlılığın işareti olabilir. Ancak, bazı yorumculara göre, ayakta kalmak, stres veya baskı altında olduğunuzu da simgeler. Rüyanın diğer unsurlarıyla birlikte değerlendirilmesi önerilir.
Rüyada Ayakta Kalmak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk şiirinin evrensel sesi, Dünya ve Türk Edebiyatına sayısız eserler kazandıran büyük şair Nâzım Hikmet, doğumunun 123. yılında Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos salonunda düzenlenen etkinlikle anıldı. Sanat yönetmenliğini Alpdoğan Esenoğlu’nun üstlendiği “Hikmet’in Oğlu” adlı müzikli gösterisi şairin yaşamını, aşklarını, devrimci ruhunu, mücadelesini ve umut dolu dizelerini sahneye taşıdı. Salonu dolduran Nazım Hikmet hayranlarına unutulmaz bir akşam yaşadı.
MUHTEŞEM PERFORMANS
Esenoğlu’nun muhteşem sahne performansı Nazım Hikmet’i adeta yaşattı. Gecede ünlü şairin, edebiyat literatürüne giren birbirinden özel şiirleri müzik, dans ve tiyatral bir şekilde harmanlanarak sahnelendi. Şairin memleket hasreti ve aşklarına dair şiirlerinde duygu dolu anlar yaşayan seyirciler gözyaşlarını tutamadı. Nazım Hikmet’in bestelenen şiirleri arasında yer alan ‘Karlı Kayın’ ve ‘Gülhane Parkı’ eserlerine hep bir ağızdan eşlik eden seyirciler gösteriyi ayakta alkışladı.
SANAT ŞEHRİ ANTALYA
Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Akkoyun, gecenin sonunda muhteşem bir gösteri sunan oyunculara teşekkür etti. Başkan Vekili Hasan Akkoyun, “Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından birisi kopmuş demektir’ sözünün ışığında Muhittin Böcek başkanımızın önderliğinde Antalya’mızı sadece tarımın ve turizmin başkenti değil, aynı zamanda bir sanat şehri yapmak için canla başla çalışmaktayız. Hürriyet, memleket ve sevda kalemi Nazım Hikmet’i böylesine güzel bir günde andık. Bu güzel gösteride emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hikmet’in Oğlu ayakta alkışlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başrollerinde Emine Ün, Ruhi Sarı, İlker Kalay ve Elif Çelik’in yer aldığı güldürürken düşündüren bu anlamlı oyun izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Etkinliğe katılan izleyiciler, gösterinin sonunda oyuncuları uzun süre ayakta alkışlayarak beğenilerini sundu.
Sanatın Birleştirici Gücü
Oyunu hemşehrileri ile birlikte izleyen Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman oyun sonunda sahneye çıkarak sanatçılara çiçek takdim etti ve tiyatro ekibinin başarılı performansları için tebriklerini iletti. Başkan Kocaman, ‘’Tiyatro, hayatı anlamanın ve insana dair duyguları en güzel şekilde paylaşmanın yollarından biridir. Bugün burada bu sahneden bize ulaşan güçlü mesajlar hepimize ilham verdi. Kartepe Belediyesi olarak sanat ve kültür etkinliklerine her zaman destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Sanatın birleştirici gücünü her zaman hissetmek dileğiyle emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.’’ ifadelerini kullandı.
Kartepe Belediyesi’nin kış sezonu kültür-sanat etkinlikleri, Kartepelilerin beğenisi doğrultusunda önümüzdeki günlerde de devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Başka Sen Yok Ki” Kartepe’de Ayakta Alkışlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İki gün boyunca tüm kategorilerde üçer yarışın yapıldığı organizasyon sonunda, micro kategoride Zayn Sofuoğlu birinciliği, Bulut Tırınk ikinciliği ve Ali Ersin Yücesan üçüncülüğü kazanırken, mini kategoride Can Özler birinci, Ali Fuat Miras ikinci, Rüzgar Evci üçüncü oldular.
Junior kategoride Erin Ünlüdoğan birinci, Demir Sağım ikinci, Oğuz Aydoğan ise üçüncü sırada yer aldı. Senior kategoride ise ilk üç sırayı Yağız Tekşan, Leyla Sulyak ve Kerim Sulyak oluştururken, senior kadınlarda Leyla Sulyak birinci ve Zeynep Çukurova ikinci olarak podyuma çıktı. Master kategoride ise Murathan Gür birinciliği, İlyas Vurgeç ikinciliği, Mehmet Çınar üçüncülüğü elde ederken, takımlar birincisi Dynamic Racing Team oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Karting Son Ayakta Büyük Çekişme yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, aramızdan ayrılışının 86. yıl dönümünde özlem ve saygıyla anıldı. Resmi tören ile başlayan programlar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 350 metrelik dev Atatürk posteri ile “Ata’ya Saygı Yürüyüşü”, “İzmir Ata’sının İzinde” koreografisi ve çeşitli etkinliklerde devam etti. Akşam ise Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) orkestra şefi ve besteci Tolga Taviş’in librettosunu yazdığı ve bestelediği “Sensin Atatürk!” adlı senfonik melodram sahnelendi.
Hafızalara kazındı
Tüm salonun dolu olduğu etkinlikte; İzBB Ahmed Adnan Saygun Senfoni Orkestrası, İzBB Çoksesli Çocuk Korosu ve İzBB Çoksesli Korosu sahneye çıktı. Senfonik olduğu kadar tiyatrâl de olan projeyi Murat Göksu sahneledi. Murat Göksu anlatıcı olarak hem koroya hem de seyircilere Atatürk’ün insani erdemlerini anlattı. 100’ü aşkın koristle performans sergileyen koroların şefliğini ise Türker Barmanbek üstlendi. Prodüksiyon hem bir ders hem de bir masal olarak hafızalara kazındı. Büyük beğeni alan senfonik melodram ayakta alkışlanırken, İzmirliler geceyi “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları ve alkışlarla sonlandırdı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Sensin Atatürk” ayakta alkışlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü nedeniyle kemik sağlığı ile ilgili kadınlara tavsiyelerde bulundu.
Osteoporoz yaşam süresinin uzamasıyla birlikte daha sık görülüyor
Osteoporozun, sedanter yaşam tarzı, kötü beslenme alışkanlıkları ve yaşam süresinin uzamasıyla birlikte daha sık görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. İdris Avcı, “Erkek ve kadınlarda osteoporoz oluşma riski vardır, fakat ileri yaş kadınlarda hormon değişikleri sonucu daha şiddetli olarak karşımıza çıkıyor. Uzun süreli steroid kullanımı, diyaliz ve organ nakli geçmişi olan immünsüpresif insanlarda (bağışıklık sisteminin aktivasyonu veya etkinliği azalan) daha genç yaşta osteoporoz görülebilir. Kemik yoğunluğu azaldıkça, vücudumuzu taşıyan kemiklerin ve özellikle omurga, kalça ve diz eklemlerindeki yükler artar. Şiddetli sırt, bel ve kalça ağrıları, yürüme mesafesinde azalma ve basit travmalar sonucu bile kemik kırıkları ortaya çıkabilir. Bu nedenle kemik sağlığımızı korumak için erkenden yol almamız gerekecektir.” dedi.
Çocukluk çağından itibaren kalsiyum ve magnezyumdan zengin beslenmek önemli
Her insanın yaşlandıkça kemik yoğunluğunun azaldığını ve osteoporoza aday olduğunu ifade eden Op. Dr. İdris Avcı, “Çocukluk çağından itibaren kalsiyum ve magnezyumdan zengin beslenerek (ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, domates, patates, süt ve süt ürünleri) depolarımızı arttırabiliriz. Düzenli egzersizler ile kilo alımına dikkat ederek kemiklerimize binecek yükü azaltıp, kas sistemimizi güçlendirebiliriz. Vitamin D eksikliği de osteoporoza zemin hazırladığı ispatlanmıştır. Bu nedenle olabildikçe dışarda temiz havada vakit geçirmemiz ve güneş ışığından faydalanmamız gerekecektir. Ofis çalışanları gibi günün çoğunu kapalı alanda geçiren insanlar için D vitamini içeren gıda takviyesi kullanabilirler.” şeklinde konuştu.
65 yaş üstü kadınlar yıllık kemik dansitometrisi ölçümü yaptırmalı
Osteoporoz tanısı alan kişilerin mutlaka omurga cerrahisi ve endokrinoloji hekimlerine muayene olması gerektiğine de işaret eden Op. Dr. İdris Avcı, “Osteoporoz araştırma ve önleme topluluğu, 65 yaş üstü kadınların yıllık kemik dansitometrisi ölçümü yaptırmalarını öneriyor. Diyabeti olan, uzun süreli steroid kullanan ve immünsüpresif insanlar için endokrinoloji ve omurga cerrahisinin belirlediği risk oranına göre daha erken yaşlarda kemik ölçüm taramaları öneriliyor. Erkeklerde ise o kadar keskin veriler bulunmuyor ve rutin olarak kemik dansitometri ölçümü yapılması sadece özellikli durumlarda tavsiye ediliyor” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dimdik ayakta kalmak için kemik sağlığına dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Micro kategoride Enes Hakkı Yeten, micro kategoride Can Özler, junior kategoride Erin Ünlüdoğan, senior kategoride Leyla Sulyak ve master kategoride de İlyas Vurgeç birincilikleri paylaşan isimler oldular. Junior kadınlarda Zeynep Büyükpınar, senior kadınlarda ise Leyla Sulyak birinci sırada yer alırken yarışın takımlar birinciliğini Dynamic Racing Team elde etti.
Aynı zamanda 2024 TOSFED Micro Karting Kupası son ayağı olan organizasyonun ardından, 5 yaşındaki Türkiye’nin en genç karting sporcusu olan Borusan Otomotiv Motorsport (BOM) Karting pilotu Zayn Sofuoğlu 2024 TOSFED Micro Karting Kupası birincisi oldu.
Şampiyona, 16-17 Kasım tarihlerinde Otomobil Sporlarında Kadın Spor Kulübü tarafından düzenlenecek 6. ayak yarışları ile devam edecek.
MOTUL 2024 TÜRKİYE KARTING ŞAMPİYONASI 5. AYAK SONUÇLAR
Master Kategori
1. İlyas Vurgeç
2. Murathan Gür
3. Serkan Burak Köse
Senior Kategori
1. Leyla Sulyak
2. Yağız Tektaş
3. Onur Müldür
Junior Kategori
1. Erin Ünlüdoğan
2. Demir Sağım
3. Ömer Ulaş Akbağ
Mini Kategori
1. Can Özler
2. Ali Sururi Akgün
3. Ali Fuat Miras
Micro Kategori
1. Enes Hakkı Yeten
2. Zayn Sofuoğlu
3. Bulut Tırınk
Senior Kadınlar
1. Leyla Sulyak
2. Zeynep Çukurova
Junior Kadınlar
1. Zeynep Büyükpınar
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Karting 5. Ayakta Büyük Çekişme yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
BAŞKAN KIZ ÇOCUKLARINA SÖZ VERDİ
Dünya Kız Çocukları Günü’nde kız çocuklarına, hayatlarını yeniden şekillendirebilme cesaretini aşılamak amacıyla gerçekleştiren programda konuşan Başkan Büyükakın, “Evlatlarımızın kıymetini bildiğimizi özellikle ifade ediyoruz. Kadın Aile Hizmetleri Daire Başkanlığımız ile birlikte kız çocukları ve kadınlar için çok şey yapacağız. Söz veriyoruz” diye konuştu.
BAŞKAN BÜYÜKAKIN’A TEŞEKKÜR
Yazar Dilek Cesur ise konuşmasına Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a kız çocuklarına, kadına ve eğitime verdiği değerden dolayı teşekkür ederek başladı. “Rota Yeniden Oluşturuluyor” adlı bir söyleşi yapan Cesur, kız çocuklarının karşılaştıkları zorlukları aşarken yeni rotalar çizebileceklerini ve kendi geleceklerini güçlü bir şekilde inşa edebileceklerini anlattı.
“BİR KADIN EĞİTİLİRSE DÜNYA EĞİTİLİR”
“Bir kadın eğitilirse dünya eğitilir” diyen Cesur, şöyle konuştu; “Annem bir gün ‘Bu mahallenin çamurlu sokaklarından kurtulmak istiyorsan kendi ayaklarının üzerinde durmalısın’ dedi. Hayallerimizin olması bizi sadece çamurlu sokaklardan kurtarmıyor, yolumuzu aydınlatıyor. Dünyada her kız çocuğu annesi ve babası tarafından sevilsin, eğitim hakkı verilsin. Bütün kız çocuklarımıza güzel bir dünya diliyorum.”
“BİZ KENDİMİZ İÇİN DEĞİL TOPLUM İÇİN DE ÇOCUK BÜYÜTÜYORUZ”
Cesur, çocukların bir biblo ya da bir çiçek olmadığını vurguladı. Çocuklar şımarıyorsa, yaramazlık yapıyorsa şükür edilmesi gerektiğini aktaran Cesur, Eğer bir çocuk bu kadar varlığını ortaya koyuyorsa ben buradayım diyordur. Çocukluk bir gün geçer. Evinize o sakinlik de gelir. Çocuğunuza bağırırken, tokat atarken onun hayatınıza girecek eşine de tokat atıyorsunuz. Siz çocuğunuza şiddet uygularsanız o da eşine, çocuğuna ve komşusuna yapacak. Biz kendimiz için değil toplum için de çocuk büyütüyoruz. Bu bilinçte olsaydık kız çocuklarının ve kadınların öldürüldüğünü değil belki de projelerini konuşacaktık. Bugün her arsızın, her katilin ve caninin arkasında kötü bir çocukluk var. Sevgisiz bir anne baba var. Anne baba olmak sadece çocuğun karnını doyurmak, üzerini giydirmek, eğitim aldırmak değil anne baba olmak bireyi topluma kazandırmaktır” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Büyükakın: Dünyadaki tüm ihlallere karşı sizlerle birlikte dimdik ayakta duracağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mahalle sakini Mehmet Ali Bahçeci:
“Yeni yapılan köprüler yıkıldı ama bu sağlam”
HATAY – Hatay’da yaşanan depremlerin ardından yeni yapılan köprülerin aksine 200 yıllık Hanne Çayı Köprüsü sağlamlığı ile dikkat çekiyor.
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından Hatay’da bir çok köprü hasar aldı. Bazı köprülerin kullanılmaz hale geldiği deprem sonrasında Hanne Çayı Köprüsü sağlamlığı ile dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 yılı önce yapıldığı bilinen köprü üzerinden ise enkaz çalışmalarına katılan iş makinaları geçmeye devam ediyor. Güven veren köprü bugünlerde yeni köprülere göre daha çok tercih ediliyor.
“Deprem bu köprüyü etkilemedi”
Köprünün bulunduğu mahallesi sakini Kerim Aşgar, köprünün 200 yıl önce yapıldığını belirterek, “Depremin etkilemediği köprü sağlım” dedi.
“Yeni yapılan köprü yıkıldı ama bu sağlam”
Mahalle sakinlerinden Mehmet Ali Bahçeci, ise köprü hakkında şunu söyledi:
“Bu köprü 200 yıldan fazla yaştadır. Fransızlardan kalma bir köprü. Hanne Köprüsü olarak geçer. Yeni yapılan bir çok köprü yıkıldı. Ama bu köprü ayakta kaldı. Tarihi bir köprü. Kamyonlar ve iş makinalar üstünden geçiyor. Bir şey olmuyor. Yeni yapılan köprünün üstünden geçmiyorlar.”
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ahmet Arslan – Güncel
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından Hatay’da bir çok köprü hasar aldı. Bazı köprülerin kullanılmaz hale geldiği deprem sonrasında Hanne Çayı Köprüsü sağlamlığı ile dikkat çekiyor. Yaklaşık 200 yılı önce yapıldığı bilinen köprü üzerinden ise enkaz çalışmalarına katılan iş makinaları geçmeye devam ediyor. Güven veren köprü bugünlerde yeni köprülere göre daha çok tercih ediliyor.
“Deprem bu köprüyü etkilemedi”
Köprünün bulunduğu mahallesi sakini Kerim Aşgar, köprünün 200 yıl önce yapıldığını belirterek, “Depremin etkilemediği köprü sağlam” dedi.
“Yeni yapılan köprü yıkıldı ama bu sağlam”
Mahalle sakinlerinden Mehmet Ali Bahçeci, ise köprü hakkında şunu söyledi:
“Bu köprü 200 yıldan fazla yaştadır. Fransızlardan kalma bir köprü. Hanne Köprüsü olarak geçer. Yeni yapılan bir çok köprü yıkıldı. Ama bu köprü ayakta kaldı. Tarihi bir köprü. Kamyonlar ve iş makinalar üstünden geçiyor. Bir şey olmuyor. Yeni yapılan köprünün üstünden geçmiyorlar.” – HATAY
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel