?>
?>
Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Sağlığı Daire Başkanlığı’na bağlı Çevre Sağlığı Şube Müdürlüğü 19 ilçede 913 mahallede görevlendirilen yaklaşık 1500 personel ve 110 araçla, sivrisinek, karasinek, hamam böceği ve fare gibi zararlılara karşı yıl boyu yoğun bir mücadele yürütüyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylı ilaçlarla gerçekleştirilen bu çalışmalarda, kış aylarında özellikle larva ve uçkun oluşumuna zemin hazırlayan alanlara yönelik ilaçlama işlemleri yapılıyor.
1500 PERSONEL ÇALIŞIYOR
Çevre sağlığı Şube Müdürlüğü’nde görevli Çevre Mühendisi Fatma Damla Kılınç, halk sağlığını korumaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti. Çevre Mühendisi Kılınç, ilaçlama çalışmalarıyla ilgili şu bilgileri verdi; “19 ilçede 913 mahallede yaklaşık 1500 personel ve 110 araç ile çalışmalarımız sürüyor. Sivrisinek, karasinek, hamam böceği, fare gibi canlılara yönelik larva ve uçkun mücadelesini kış aylarında da aralıksız bir şekilde devam ettiriyoruz. Vektörle mücadele yapan personellerimiz Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan eğitimin sonunda biyosidal ürün uygulayıcısı belgesini alarak sahada çalışmalarını gerçekleştiriyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vektörle mücadele kış aylarında da sürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaman, özellikle kış aylarında meydana gelen kayma ve düşmelere bağlı sakatlıklar hakkında bilgi verdi.
Kış aylarında kırık ve çatlak vakalarına daha sık rastlanıyor
Kış aylarında düşmeler ve kayma sonucunda oluşan sakatlıkların, genellikle buzlu ve kaygan zeminlerin neden olduğu durumlar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Onur Yaman, “Bu tür sakatlıklar özellikle soğuk havaların bir parçası olduğu için kış aylarında daha yaygın görülür.” dedi.
Kayma ve düşme sonucu burkulmalar, kırıklar, çatlamalar, kas zorlanmaları ve baş yaralanmalarına sıkça rastlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Onur Yaman, “Bireysel düzeyde kayma ve düşmelerin performansı, yaş, sağlık durumu ve özelliklerine bağlı olarak değişiklik gösterir. Yaşlı bireyler ve sağlık sorunları olan bireyler, bu tür kazalardan daha fazla etkilenebilir. Ayrıca, düzgün temizlenmeyen kaldırımlar, yollardaki buz tabakaları ve kar birikintileri kazaların artmasında büyük rol oynar.” şeklinde konuştu.
Düşme sonucu meydana gelen sakatlıklar farklı belirtilerle görülebilir
Düşme sonucu oluşan sakatlıkların, çeşitli şiddetlerde ortaya çıkabileceğini aktaran Prof. Dr. Onur Yaman, şöyle devam etti:
“Bel sakatlıklarının belirtileri düşmenin şiddetine ve şekline göre değişiklik gösterebilir. Belirtiler arasında genellikle; keskin veya zonklayan ağrı, sürekli ağrı, belde hareket kısıtlılığı, kas spazmları, bacaklarda his kaybı veya zayıflık, şişlik ve morarma, sırtın üst kısmı veya karın bölgesinde ağrı görülebilir.
Daha ciddi bir sakatlığın habercisi olabilecek belirtiler arasında ise şiddetli dayanılmaz ağrı, nefes almakta zorlanma, baş yaralanması ve bayılma bulunur.”
Doğru müdahale olası sorunların ilerlemesini engelleyebilir!
Düşme sonrasında ilk müdahalenin oldukça önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Onur Yaman, “Çünkü doğru bir şekilde müdahale etmek, olası sorunların daha fazla ilerlemesini engelleyebilir.” dedi.
Düşen birinin kalkmasına yardımcı olmak için neler yapılması gerektiğine de değinen Prof. Dr. Onur Yaman, sözlerini şöyle tamamladı:
“İlk olarak çevre güvenliği sağlanmalı. Kişi trafikte, kesici aletler arasında veya kaygan zeminde düşmüşse öncelikle olası tehlikelerin ortadan kalkması gerekir. Eğer kişinin daha ağır bir yaralanma riski varsa, onu hareket ettirmemek en iyisidir. Özellikle baş, boyun, omurga yaralanması şüphesi varsa yardım çağırmak daha önemli olacaktır.
Düşen kişiyle iletişim kurmak önemli bir adımdır. ‘Nasıl hissediyorsun? Bir yerin ağrıyor mu?’ gibi sorularla durum değerlendirilmesi yapılabilir. Eğer kişi bilincini kaybetmediyse, başını, boynunu ve sırtını sabit tutmaya özen gösterilir. Kişinin hareket etmesi durumunda kişi daha fazla zarar görebilir. Baygınsa, acil yardım çağrılmalı.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kış aylarında yaşlılar ve sağlık sorunu olanlarda sakatlanma riski daha yüksek! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sıcak çorbayla güne başlayan vatandaşlar, uygulamadan büyük memnuniyet duyduklarını dile getiriyor. Ekipler, çorba ikramının devam edeceğini belirtti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kahramankazan Belediyesi, soğuk kış aylarında içleri ısıtmak için vatandaşlara her sabah sıcak çorba ikram ediyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından Kuşadası ve Didim ilçelerinde gerçekleştirilen çalışmalar sürüyor. Kış mevsiminin gelmesi ile birlikte turizm faaliyetlerinin azaldığı tatil bölgelerinde 2025 yılı turizm sezonuna hazırlık çalışmaları başladı.
Didim ve Kuşadası genelinde bulunan Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki yollarda sürücü ve yaya güvenliğini tehlikeye atan ağaçların budama çalışmalarını da hayata geçiren ekipler, ana arterlerde yoğun mesailerine 24 saat devam ediyor. Ekipler aynı zamanda mevsimlik budama çalışmalarının yanı sıra dikim, peyzaj ve çevre düzenlemelerini de hayata geçiriyor. Kavşak ve refüjleri rengarenk mevsimlik çiçekler ile süsleyen ekiplerin çalışmaları vatandaşlar tarafından da takdirle karşılanıyor.
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı fidanlıklarda yetiştirilen rengarenk çiçekler ile süslenen Kuşadası ve Didim, Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları ile güzelleşiyor.
Başkan Çerçioğlu: Çalışmalarımıza devam edeceğiz
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Aydın’ın dört bir yanında gerçekleştirilen çalışmaların devam edeceğini belirtti. Başkan Çerçioğlu, “Güzel kentimizin her bir noktasında çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Ekiplerimizin mesai mefhumu gözetmeksizin sürdürdüğü çalışmalarımız ile vatandaşlarımıza en iyi hizmeti ulaştırıyoruz. Aydınımıza değer katan çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ataklar saatler, hatta günlerce sürebiliyor!
Baş ağrısına neden olabilecek ve hayatı tehdit edebilen enfeksiyon, tümör, kanama gibi nedenlerin olmadığı, baş ağrısının bizzat hastalığın kendisi olduğu duruma “primer” baş ağrısı deniliyor. Migren de gerilim tipi baş ağrısından sonra en sık görülen “primer” baş ağrısı hastalığı olarak karşımıza çıkıyor. Başın bir tarafında, zonklayıcı ve şiddetli baş ağrısı şeklinde görülen migren atakları 4 saat ila 3 gün kadar sürebiliyor. Baş ağrısına bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti eşlik edebiliyor. Ataklardan önce “aura” adı verilen görsel ve duyusal belirtiler gözlemlenebiliyor.
Ülkemizde yaklaşık 13 milyon kişi migren hastası!
Özellikle 20-50 yaş arasındaki bireylerde daha sık ortaya çıkan migren, yaşattığı zorluklar nedeniyle okul, çalışma ve sosyal yaşamda ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ülkemizde yaklaşık 13 milyon kişiye tanı konulduğundan hareketle migren hastalığının toplumda yüzde 16,4 oranında görüldüğü söylenebiliyor. Gerçekte bu oranın daha yüksek olduğu, ancak hastaların bir bölümünün hasta olduklarını fark etmedikleri varsayılıyor.
Görülme yaşı düşüyor, hastalar artıyor
Son yıllarda dünyada ve ülkemizde migren görülme yaşının düştüğüne ve görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi “Kesin yıllık tanı oranları açıklanmamış olsa da her yıl yüz binlerce kişinin migren tanısı aldığı tahmin ediliyor. Migrenin görülme yaşı konusunda düşüş ve vaka artışı, artan dijitalleşme, stres ve çevresel faktörlerle ilişkilendiriliyor. Migren hastalarının yüzde 90’ı stres ve düzensiz uyku gibi faktörlerin atağı tetiklediğini ifade ediyor. Oysa migren tedavi edilebilir bir hastalıktır, ancak hastalığın kronikleşmemesi için uzmana başvurmak çok önemlidir” diyor.
Açlık, susuzluk, uykusuzluk gibi durumlar tetikliyor
Migren ataklarını tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişmekle birlikte en sık görülen migren tetikleyiciler “Açlık ya da öğün atlamak, uykusuzluk ya da tam tersine rutin süreden fazla uyumak, duygusal stres, yorgunluk adet dönemlerinde hormonlar, doğum kontrol hapları, kırmızı şarap ve bira gibi mayalı içecekler, kafein alımının artması, monosodyum glutamat içeren gıdalar, yapay tatlandırıcılar, badana boya kokuları, bazı parfümler, hava basıncında değişiklikler, ani rakım değişiklikleri, lodos, yeterince su içmemek” olarak sıralanıyor. Tetikleyicilerin bir arada daha güçlü olduğunu vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Beyza Çitçi “Birkaç tetikleyici bir araya gelince şiddetli bir migren atağı gelişiyor. Örneğin lodos var ve o gün aç kaldınız ya da uykusuzdunuz veya o gün az su içtiniz gibi. Bu nedenle atak sıklığını azaltmak için tetikleyicileri bilmek ve dikkat etmek gerekiyor” sözleriyle uyarıda bulunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kış Aylarında Migren Atakları Artıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kar küreme, tuzlama ve yol açma çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydeden Başkan Uzun, ulaşımda yaşanabilecek olumsuzlukları en aza indirgemek için çalıştıklarını ifade etti.
Başkan Uzun “24 Kasım’da şehrimize ilk kar yağışı gerçekleşti. Sivas Belediyesi olarak 65 mahallede hızlı bir şekilde ekiplerimiz çalışmaya başladılar. Kar yağmadan 2 hafta önce müdürlerimizle toplantı yaparak planlamalarımızı gerçekleştirmiştik. Hazırlıklarımızın ne kadar doğru olduğunu da 24 Kasım tarihinde görmüş olduk. Önümüzdeki günlerde de kar yağışı devam edecek. Şu an itibariyle 65 iş makinesi ve araç ile birlikte 255 personelimiz Sivas halkının hizmetinde… İnşallah bu sene kar yağışı anlamında çok bereketli olur. Şimdiden tüm ekip arkadaşlarımıza gayretleri ve çabaları için teşekkürlerimi sunuyorum. İnşallah hep birlikte bu sene iyi bir hizmet ortaya koyacağımıza inanıyorum. Ekibimize yapacağı çalışmalarda başarılar diliyorum.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sivas Belediyesi, kış aylarında şehir içi ulaşımın aksamaması adına 65 araç ve 255 personel ile 7 gün 24 saat görev yapıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bağışıklık sistemi, vücuda giren hastalık yapıcı mikropları ortadan kaldırmak için savaşıyor. Bu yüzden de öncelikli olarak bu sistemi zayıf düşüren faktörlerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu faktörler; hatalı beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, sigara, uyku düzensizliği ve stres. Bunların varlığı halen devam ederken bağışıklık güçlendiren takviyeler veya vitaminli bir besini aşırı tüketmek tek başına hiçbir işe yaramaz” dedi.
Tuba Örnek, kış mevsiminde bağışıklığı güçlendirmek için 12 beslenme önerisinde bulundu:
Şekerli yiyecekler ve kızartmalardan uzak durun
Öncelikle şeker ve şeker eklenmiş yiyecekler-içecekler, hamur işleri, kızartmalar, katkı maddesi içeren hazır yiyecekler, işlenmiş etler, katı yağ ile yapılmış yiyeceklerden uzak durmak gerekir. İlk kural dört besin grubundan yeterli derecede beslenmektir. Bunlar; süt ürünleri, et ürünleri, sebze-meyveler ve tahıllardır. Bu gruplar içerisinde enfeksiyon ile savaşma konusunda çok başarılı besinler ve besin öğeleri mevcut.
Sebze-meyve tüketimine ağırlık verin
Çeşitli antioksidan ve lif içerikleri nedeniyle kıymetli olan; soğan, sarımsak, lahanagiller, turpgiller, brokoli, nar, portakal, avokado başta olmak üzere tüm sebze ve meyvelere beslenme programınızda yer verin. Her yemeğin yanında zeytinyağlı sirkeli bol salata tüketin.
Yoğurt, kefir ve turşu tüketin
Sebze ve meyvelerin bağırsaklarımızdaki yararlı bakteriler olan probiyotiklerin çoğalmasına yardımcı olması özelliği de savunma sistemimize güç katar. Probiyotik sayımızı arttırmak için yoğurt, kefir, turşu, sirke gibi fermente ürünlerden faydalanacağımız gibi probiyotik-prebiyotik takviyelerden de doktor ve diyetisyeniniz uygun görürse kullanabilirsiniz.
Lifli, kepekli tahılları tercih edin
Karbonhidrat olarak basit yani sofra şekeri ve şekerle yapılan yiyeceklere ihtiyacımız olmadığı gibi bağışıklık sistemini de zayıflatır. Dolayısıyla lifli olan kompleks karbonhidrat yani rafine edilmemiş, kepekli, kabuklu tahıllar tercih etmeliyiz. Örneğin tam buğday ekmeği, karabuğday, yulaf ve bulgur tüketebilirsiniz.
Protein tüketin
Bağışıklık sisteminin salgıladığı antikorlar protein yapıdadır. Protein alımınızı yeterli düzeyde tutmalısınız. Et, tavuk, balık, hindi, yumurta, süt ürünleri, bakliyatlar protein içerir. Ayrıca bu grupta çinko minerali direncimizi arttırmamızda yardımcı olur.
Omega 3 içeren balık, ceviz ve semizotu tüketiminizi artırın
Omega 3 yağ asitleri de bağışıklık sistemimizi güçlendirmede önemli rol oynar. Başta balık olmak üzere semizotu ve cevizde de bulunur. Balık tüketiminiz ızgara veya fırında olmalı. Haftada 3 porsiyon öneriyoruz. Tüketemiyorsanız balık yağı kapsüllerini doktor veya diyetisyeninize danışarak tüketebilirsiniz.
Çorbalarınıza zerdeçal ekleyin
Kurkumin içeren zerdeçal son zamanlarda üzerinde en çok çalışma yapılan bitkilerden biri. Bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini biliyoruz. Baharat olarak karabiberle birlikte çorbalarınızda kullanabilirsiniz. Doktor veya diyetisyeninizin kontrolünde takviye olarak da kullanılabilir.
Zeytinyağı ve avokadoya beslenmenizde yer verin
Yağlı tohumlardan ceviz, fındık ve bademin E vitamininin bitkisel yağ asidi ve çeşitli mineral içeriği oldukça faydalı. Yağ çeşidi olarak özellikle zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, çörekotu yağı, avokado yağı güçlü antioksidanlardır.
Bitki çayları ile vücut direncinizi artırın
Vücut direncinizi arttıracak örnek bitki çayı olarak; yeşil çay+ adaçayı+ 1 çay kaşığı doğal bal + birkaç karanfil ekleyip karıştırarak günde 2 fincan tüketebilirsiniz. Ihlamur, rezene, zencefil, kuşburnu çayları da önerilebilir.
Doktor kontrolünde propolis tüketin
Arıların kovanlarının hijyenini sağlamak için ürettiği Propolisin de bağışıklığımızı arttırdığına dair çalışmalar mevcut. Üretim koşullarının güvenirliği ve kişiye alerjik etkisi riski nedeniyle yine doktor veya diyetisyen görüşü alınmalıdır.
D vitamini düzeyinize dikkat edin
D vitamini düzeylerinizi arttırmak için güneşten yararlanın. Doktor önerisiyle gerekiyorsa takviyelerinizi kullanın.
Bol su için
Bol su tüketimi vücuttaki toksinlerden arınmak ve metabolizmayı canlandırmak için önemli.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kış aylarında bağışıklığı güçlendirmenin 12 yolu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>