?>
?>
Rüyalarda babayı görmek, çoğu zaman içsel huzurlarımızla veya çatışmalarımızla yüzleşmemizi simgeler. Birçok insan için baba figürü, koruma ve rehberlik anlamına gelir. Eğer babanız hayatta değilse, bu rüya onun hatıralarıyla ilgili bir duygusal sürecin yaşandığını gösterir. Belki de babanızdan aldığınız bir ders ya da hayatınıza yön veren bir düşünce var. Böyle rüyalar, bazen özlemimizi dile getirmenin bir yoludur.
Babanızın Duygusal Durumu
Rüyada babayı görmek, onun ruh halini de yansıtabilir. Eğer rüyanızda babanızın üzgün veya kaygılı olduğunu gördüyseniz, belki de kendinizde ya da ailenizde bir sorun olduğuna işaret ediyor. Bu tür rüyalar, aslında sizi kendinize dönmeye, içsel motivasyon bulmaya ve belki de aile ilişkilerinizi gözden geçirmeye davet ediyor olabilir.
Kişisel Gelişiminiz Üzerindeki Etkisi
Rüyada baba görüldüğünde, kişinin yaşamındaki dönüşümler de önemli bir etki alanıdır. Rüya, kişisel gelişiminiz hakkında bir sinyal veya uyarı görevi görebilir. Her biri, babanın varlığıyla bağlantılı özdeğerini, sevgi arayışını ve yaşamı nasıl sürdürdüğünü sorgulamanız adına bir fırsattır. Rüyalar, bize yol göstermeyi, farkındalık sağlamayı ve belki de içsel huzuru bulmayı amaçlayan birer penceredir.
Rüyada baba görmek çok katmanlı bir deneyimdir ve her biri farklı ruh halinizi; kaygılarınızı, sevinçlerinizi ve içsel yolculuğunuzu yansıtabilir. Rüyalarınıza dikkate alarak, kendinizi daha iyi anlamak için bir adım atmış olursunuz.
Bazen de, baba ile olan ilişki geçmişte yaşanan travmaların veya bastırılmış duyguların ortaya çıkmasına neden olabilir. Eğer ailenizle olan ilişkiniz karmaşıkysa, rüyalarınızda babanızın karşınıza çıkması bir tür psikolojik yüzleşmeyi simgeler. Bu durumda, onunla yaşadığınız anıların ya da hissettiğiniz duyguların üzerine gitmek, içsel huzurunuza katkı sağlayabilir.
Rüyada babanın gülen yüzü, mutluluğu ve sevgi dolu anıları hatırlatırken, somut bir destek arayışında olduğunuzu da gösterebilir. İş hayatında ya da sosyal ilişkilerde yaşadığınız sorunlar, babanızın bu rüyadaki varlığında kendini gösterir. Belki de, hayatınızdaki belirsizliklerde bir tür rehberlik arıyorsunuz ve bu durum, bilinçaltınızın bir yansıması olarak ortaya çıkıyor.
Diğer yandan, babanın üzüntülü ya da kızgın hali, içsel rahatsızlıklar ya da bastırılmış bir suçluluk duygusunu tetikleyebilir. Bu noktada, kendinize dürüst olmak ve onunla olan ilişkiniz hakkında derinlemesine düşünmek gerekebilir. Rüyalar, zaman zaman geçmişin yaralarını sarmak için bir fırsat sunar.
Rüyalar, çoğu zaman hayatımızdaki duygusal dinamikleri aydınlatan bir aynadır. Babamızın rüyalarımızdaki yeri, hayatımızın çeşitli dönemlerinde nasıl hissettiğimiz ve ne tür erdemler geliştirdiğimizle yakından ilişkilidir. Gerçekten de, yüksek sesle düşündüğümüzde, bu rüyalardaki mesajları görmezden gelmek, kendi iç dünyamızla olan bağımızı zayıflatmak anlamına gelebilir.
Öncelikle, kayıp temasına odaklanalım. Bir baba rüyada, yani rüyamızda bir babayı görmek, kaybettiğimiz birini özlemle anmanın en etkili yollarından biri. Bu muazzam his, görünmeyen bağlarımıza geri dönüş yapmamıza olanak tanır. Rüyada babayı görmek, sanki onun yanındaymışız gibi bir huzur hissetmemizi sağlar. Bazen bu rüyalar, bizim için önemli olan öğütler ve tavsiyelerle doludur. Ne de olsa, babalar genellikle güçlü bir rehber vb. rolü üstlenirler.
Ancak rüyaların yalnızca nostaljik bir değeri yok. Özlem, bu rüyaların bir diğer güçlü bileşenidir. Geçmişte yaşanan güzel anılara ve paylaşılmış deneyimlere duyulan özlem, rüyaya yansıyan bir tema olabilir. Gözlerimizi kapattığımızda ve bilinçaltımıza daldığımızda, kaybettiğimiz bu özel bağları yeniden yaşıyoruz. Belki de bir babanın sevgi dolu bakışları, neredeyse fiziksel bir sıcaklık hissi uyandırır. Bu yüzden özlem, rüyalarımızın en derin köklerine inebilmemize yardımcı olur.
Aynı zamanda, bir babanın rüyada belirmesi, rehberlik sunmak için de ortaya çıkabilir. Hayatın karmaşası içinde kaybolmuş hissediyorsanız, rüyanızdaki baba figürü sizlere bir yol haritası sunabilir. Belki de onun tavsiyeleri, bilinçli dünyamızda fark etmediğimiz ama aslında olan birikimlerimizi aydınlatır. Bu noktada, hem kaybın getirdiği özlem hem de rehberliğin sağladığı güç, bir bütün olarak birleşir ve rüyayı daha derin bir anlam katına büründürür.
Birçok kültürde babalar, güç ve güven sembolüdür. Baba figürü, yalnızca koruyucu bir rol değil, aynı zamanda yaşam yolculuğunuzda rehberlik eden bir karakterdir. Eğer rüyanızda babanızı görüyorsanız, bu durum, onunla olan ilişkinizin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösterebilir. Sizce, bu ilişkiyi nasıl tanımlarsınız? Belki de geçmişte yaşadığınız bir sorun ya da mutluluk, şu anda hayatınızı etkiliyor. Rüyalar, bu gibi konular üzerinde düşünme fırsatı sunar.
Rüyada babayı görmek, bazı durumlarda güven arayışınızı da simgeler. Belki de hayatta daha sağlam bir destek arıyorsunuz. Düşünsenize, bir şeyler ters gittiğinde ilk aklınıza gelen kim? İşte bu rüya, hayatta sahip olduğunuz güven ilişkilerini sorgulamanız için bir çağrı olabilir. Rüyanızda babanız, sizlere yol gösteriyor gibi görünüyorsa, bu durum, mevcut yaşam koşullarında kendinize güven duymanız gerektiğine işaret edebilir.
Ayrıca, eğer babanızı rüyanızda üzgün ya da kaygılı bir şekilde görüyorsanız, belki de onunla ya da ailenizle ilgili endişeler taşıyorsunuzdur. Bu rüya, hislerinizi yüzeye çıkarmanız için bir uyarı niteliği taşıyabilir. Genel olarak, rüyada baba görmek, ailenizle olan bağlarınızı, güven duygunuzu ve kişisel ilişkilerinizi sorgulamak için mükemmel bir fırsattır. Rüyalar, dikkatle ele alındığında, hayat yolculuğunuzda rehberlik eden değerli ipuçları sunar.
Anksiyete ve Koruma İhtiyacı: Eğer rüyalarınızda babanızı sıkça görüyorsanız, bu muhtemel bir kaygının işareti olabilir. Bir güven kaynağı olarak gördüğünüz babanız, hayatta karşılaştığınız zorluklarla başa çıkma isteğinizi yansıtıyor olabilir. Unutmayın, babalar genellikle koruyucu figürlerdir.
Geçmişi Yüzleşme İsteği: Rüyalarımız zaman zaman geçmişe dair pişmanlıkları veya çözülmemiş sorunları gündeme getirir. Eğer baba rüyaları, sizi geçmişteki anılara götürüyorsa, bu durum, hislerinizi işlemenizin ve geçmişteki deneyimlerle yüzleşmenizin bir yolunu oluşturuyor demektir. Kendinize bir zaman dilimi ayırıp bu anıları düşünmek, rahatlamanızı sağlayabilir.
Duygu İfadesi: Rüyalar, çoğu zaman duygularımızı ifade etme biçimimizdir. Babanızla ilgili rüyalar görüyorsanız, onunla olan ilişkinizde hissettiğiniz duyguları yansıtıyor olabilirsiniz. Bu tür rüyalar, bazen sevgi, bazen de özlem ve kayıp duygusu taşıyabilir. Kendi içsel dünyanıza bir yolculuk yaparak ne hissettiğinizi keşfedebilirsiniz.
Yardım Arayışı: Babanızın rüyanızda belirmesi, aynı zamanda bir yardım arayışının da işareti olabilir. Hayatınızda karşılaştığınız zorluklarla başa çıkmakta zorlanıyorsanız, onun bilgeliğine başvurmak isteğindesiniz demektir. Babanızın tavsiyelerini düşünmek, size yeni bir perspektif kazandırabilir.
Kimlik Arayışı: Son olarak, baba rüyaları, kendi kimlik arayışınızı da temsil edebilir. Babanızın hayatınızdaki rolü, kendi benliğinizi şekillendirmede önemli bir etkiye sahip olabilir. Onunla olan ilişkiniz, sizin kim olduğunuzu ve kimin olmayı istediğinizi sorgulamanıza neden olabilir. Kendinize bu soruları sormak, içgörü sağlamanın anahtarıdır.
Rüyada baba görmek, genellikle güven, otorite ve rehberlik arayışını simgeler. Bu tür bir rüya, kişinin hayatındaki erkek figürlerle olan ilişkisini, babalık rolünü veya güç dinamiklerini yansıtabilir. Ayrıca, duygusal destek ve koruma ihtiyacını da ifade edebilir.
Bir rüyada baba ile konuşmak, genellikle kişinin yaşamında önemli bir değişim veya karar aşamasında olduğuna işaret eder. Bu rüya, babanızın size olan desteğini veya başkalarının fikirlerine ihtiyacınız olduğunu simgeler. Ayrıca, baba figürü genellikle otorite ve sorumluluk ile ilişkilendirilir, bu nedenle bu rüya, içsel bir rehberlik arayışını da yansıtabilir.
Rüyada baba görmek, genel olarak güven, otorite ve aile bağlarını simgeler. Rüya sahibinin hayatında önemli bir destek kaynağının mevcut olduğunu veya gelecekte olumlu gelişmelerin yaşanabileceğini gösterir. Ancak, rüyada baba ile ilgili hissettiğiniz duygular, bunun iyi ya da kötü bir işaret olduğunu belirleyebilir. Olumlu duygular, genellikle olumlu anlamlar taşırken; olumsuz duygular, bazı içsel çatışmalara ya da kaygılara işaret edebilir.
Rüyada baba kaybetmek, genellikle kaygı, yalnızlık veya birinin hayatında önemli bir değişim yaşanacağına dair bir işaret olarak yorumlanır. Bu rüya, kişinin hayatındaki otorite figürlerine duyduğu özlemi ya da belirsizlikleri simgeler. Rüya sahibinin içsel duygusal durumu hakkında bilgi verebilir, geçmişteki ilişkilerle yüzleşme ihtiyacını ortaya koyabilir.
Rüyada baba görmek, genellikle koruma, güven ve otorite figürü olarak yorumlanır. Babayı rüyada görmek, kişinin hayatında önemli bir yönlendirme veya destek arayışı içinde olduğunu gösterir. Bu rüya, aynı zamanda bilinçaltındaki baba figürüyle ilgili duyguların, ilişkilerin veya geçmişle yüzleşmenin yansımalarını da ifade edebilir.
Rüyada Baba Görmek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan araştırmalara göre; her 6 erkekten 1’i yaşamı boyunca infertilite sorunu yaşıyor. Sperm sayısının ve kalitesinin düşmesi ise infertilitede önemli bir yer tutuyor! Üstelik, son 50 yılda, dünya genelinde sperm sayısında ve kalitesinde kayda değer bir düşüş yaşanıyor. Bu konuda yapılan çalışmaların değerlendirildiği 2023 yılında, birden fazla bilimsel çalışmaların sonucunu birleştiren istatiksel analize göre; sperm sayısı 1973 yılında mililitrede ortalama 100 milyon iken 2018’de mililitrede 50 milyona düşmüş. Bu rakamlar spermlerin yüzde 50 gibi yüksek bir oranda azaldığını ortaya koyuyor! Acıbadem International Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, günümüzde çevresel etkenlerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin bu artışta belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekerek, “Üstelik sperm sağlığını tehdit eden alışkanlıklar günümüzde gittikçe artmaktadır. Dolayısıyla infertilite problemi yaşayan erkeklerde öncelikle yaşam alışkanlıklarının gözden geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Sorunu çözmeye yönelik adımlarla sperm kalitesini ve sayısını artırmak mümkün olabilmektedir” diyor.
SPERMLERİ OLUMSUZ ETKİLEYEN 3 ÖNEMLİ NEDEN!
Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, erkeklerde sperm sayısı ile kalitesini etkileyen üç önemli faktörü şöyle özetliyor:
Çevresel faktörler
Plastiklerde ve kişisel bakım ürünlerinde bulunan bisfenol A (BPA) ve ftalaitler gibi hormonal sistemlere zarar verebilen kimyasallara maruz kalmak erkek üreme sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca kurşun, kadmiyum ile cıva gibi ağır metaller, tarım ilaçları ve endüstriyel kimyasal atıklar gibi çevresel kirleticilere maruz kalmak da sperm hareketliliğinde, yapısında ve sayısında sorun oluşturabiliyor. Bu faktörler oksidatif strese yol açarak spermde DNA hasarına ve bunun sonucunda infertiliteye sebep olabiliyor. Bunların yanı sıra artan hava kirliliği de serbest radikal üretimini artırarak spermlerde DNA hasarına yol açabiliyor.
Yaşam tarzı faktörleri
Sigara ve düzenli alkol tüketimi sperm kalitesinin düşmesine neden olabiliyor. Testosteron takviyeleri de dahil olmak üzere belirli ilaçların kullanımı da geçici veya kalıcı kısırlık oluşturabiliyor. Bunların yanı sıra hazır yemek tüketimi, paketli gıdalar, yüksek şekerli diyetler ile obezite hormonal dengesizliklere ve sperm kalitesinde düşüşe yol açabiliyor.
Radyasyon ve elektromanyetik elementler
Elektronik cihazlardan kaynaklanan radyasyona ve elektromanyetik alanlara maruz kalmak oksidatif strese, yani sperm DNA’sında meydana gelen oksitlenmeye ve DNA hasarına neden olarak sperm kalitesini olumsuz etkileyebiliyor.
SPERM KALİTESİNİ VE SAYISINI ARTIRAN 8 ÖNEMLİ ÖNERİ
Çevresel faktörler, yaşam alışkanlıkları ile radyasyon ve elektromanyetik elementler sperm sayısı ile kalitesini tehdit eden faktörler. Ancak alınacak önlemlerle erkeklerde üreme sağlığını olumsuz etkileyen bu etkenlerden korunmak mümkün. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, sperm sayısını ve kalitesini artıran 8 önemli öneriyi şöyle özetliyor:
Akdeniz tipi beslenin
Antioksidanlar, vitaminler ve minerallerden zengin dengeli bir beslenme alışkanlığı edinmek sperm parametrelerini iyileştirebiliyor. Yapılan çalışmalarda; bol miktarda meyve, sebze, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar içeren Akdeniz diyeti gibi beslenme alışkanlıkları daha iyi sperm kalitesiyle ilişkilendirilmiş.
Çevresel toksin seviyelerini azaltın
Plastikleştiren ürünlere, plastiklere, kimyasallara ve endokrin bozan etkenlere maruziyeti azaltmak sperm kalitesini korumaya yardımcı olabiliyor. Bu nedenle paketli gıdalardan uzak durmanız ve organik tarım ürünlerine öncelik vermeniz fayda sağlayabiliyor.
İdeal kilonuzu koruyun
Obezitede artan yağ dokusu nedeniyle vücut ısısı ve hormonal denge bozuluyor, testislerdeki ısı artıyor, sperm yapımında etkili olan testosteron düzeyi azalıyor ve testosteron ile östrojen dengesi bozuluyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, bu faktörlerin de sperm sayısının ve hareketliliğinin azalmasına yol açabildiğine işaret ederken, üreme sağlığı için sağlıklı bir kiloyu korumanızın çok önemli olduğunu belirtiyor.
Düzenli egzersiz yapın
Düzenli fiziksel aktivitede bulunmak genel sağlığı iyileştirerek ve oksidatif stresi, yani sperm DNA’sında meydana gelen oksitlenmeyi azaltarak, sperm kalitesini artırabiliyor. Ancak dikkat! Aşırı egzersiz, halter gibi ağırlık kaldırma egzersizleri özellikle varikoseli olan kişilerde hastalığın ilerlemesine yol açması nedeniyle olumsuz etkilere sahip olabiliyor.
Sigara ve alkolü bırakın!
Sigara ile aşırı alkol tüketimi oksidatif stresi artırıyor ve spermin hareketliliğinin yanı sıra kalitesini de olumsuz etkiliyor. Sigarayı bırakmak ve alkol alımını azaltmak, sperm üretimi ile kalitesinde artış sağlayabiliyor.
Laptopunuzu kucağınızda kullanmayın
Günümüzde evden çalışma sisteminin artmasına paralel olarak laptopun kucakta kullanımı da artış gösteriyor. Ancak laptopun uzun süre kucakta kalması cihazın çalışırken ürettiği ısı sebebiyle testislerde sıcaklık artışına yol açarak sperm üretimini olumsuz etkiliyor ve sperm sayısında azalmaya neden olabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Yavuz Akman, “Laptopu dizüstü yerine masa gibi düz bir yüzeyde kullanmak sperm sağlığını koruma açısından son derece önemlidir” diyor.
Yüksek sıcaklıktaki ortamlarda bulunmayın
Sıcak küvet banyoları ve sauna gibi sıcak ortamlara uzun süre maruz kalmak sperm üretimini bozabiliyor.
Stresten kaçının
Çağımızın önemli bir sorunu olan kronik stres hormonal dengeyi ve sperm üretimini olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle, stresli durumlardan mümkün olduğunca kaçının ve ihtiyaç halinde psikolojik danışmanlık veya farkındalık gibi stres yönetimi tekniklerinden faydalanın.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Baba olma ihtimalini artıran 8 önemli öneri! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bir sorunu tanımlamadan çözümüne ulaşmak mümkün değil. Eğer korunmasız düzenli birlikteliğe rağmen 1 yıl boyunca gebelik oluşmamış ise bir sorunun varlığından bahsedebiliriz. Sonra da sorunun ne olduğunu anlayabilmek için ilk etapta muayene, sonrasında da bir takım testler yapılması gerekir.
Erkeklerin sperm analizi yaptırarak sperm değerlerinin kontrol edilmesi bu testlerden biridir. Kadınlarda ise yumurtalık hormonlarının yanında tiroid ve süt bezi hormonlarının da kontrol edilmesi gerekmekte. Hormon tahlilleri yumurtalıkların çalışması hakkında fikir verebilirken, rahim filmi de tüpler ve rahimde fiziksel bir sorun olup olmadığı hakkında bilgi verir. Bu testlerin sonuçlarına göre uygun tedavi protokolü seçilir. Tüp bebek tedavisi, bu tedavi yöntemleri arasında en etkili yöntemdir.
Tüp Bebek Tedavisine Kimlere Uygulanır?
Tüplerde ve sperm değerlerinde sorun olan, yumurtalık rezervi azalmış olan veya ileri yaştaki hastalarda tüp bebek tedavisi ön plana çıkmaktadır. Bu tedavi yönteminde yumurtalıklar uyarılarak yumurta hücresi elde etmeye çalışılır. Bu yumurtalar anestezi altında toplandıktan sonra hastanın eşinin verdiği spermlerle laboratuvar şartlarında birleştirilerek döllenmeleri sağlanır. Rahim hazırlığının ardından döllenmiş yumurta rahim içine yerleştirilir. Tüm süreç tedavinin başından itibaren 15-20 gün civarında sürmekte, yumurta toplama işlemi de anestezi altında yapıldığı için hastalarımız ağrılı bir süreç yaşamamaktadır. Sanılanın aksine, hastalarımız tüm bu süreçte aktif yaşantılarından kopmamakta, normal hayatlarını devam ettirebilmektedirler. Özellikle 35 yaş üzeri hastalarda yumurtalık rezervi ve kalitesinde düşme, gebelik şansını azaltabilmektedir. Bu yüzden, anne baba olmayı planlayan çiftlere önerimiz, 1 yıl boyunca gebelik oluşmaması durumunda zaman kaybetmeden bir uzman hekime başvurmaları, zaman kaybetmemeleri olacaktır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Anne Baba Olmak Hayal Değil! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yenişehir Belediyesi, Marmara Üniversitesi iş birliğiyle ebeveynlere ücretsiz verdiği eğitimlerle çocukların sağlıklı gelişimine katkıda bulunuyor. 2019 yılında başlatılan proje ile ebeveynlere erken çocukluk gelişim dönemlerinin özellikleri, yaş gruplarına yönelik oyun ve destek sistemleri, aile olmanın önemi ve aile olgusunun gelişim dönemlerine etkisi, okul öncesi eğitim, yeni doğan temel eğitimi ve rehberlik ile psikolojik danışmanlık eğitimleri veriliyor.
Eğitimler uzman akademisyenler tarafından veriliyor
“Her aile bir okuldur” ve “Öğrenen anne-baba gelişen çocuk” sloganıyla verilen eğitimlerin ardından ebeveynler çocuklarının erken dönemdeki gelişim süreçleri hakkında daha fazla bilgiye sahip oluyor. Marmara Üniversitesi bünyesinde çalışmalar yürüten Marmara Aile Becerileri Eğitim Programı(MABEP)’nda görevli uzman akademisyenler tarafından çevrimiçi verilen eğitimlerle çocukların sağlıklı gelişimine rehberlik ediliyor.
Eğitim alan ailelere ücretsiz kitap setleri ulaştırılıyor
Eğitimlerden önce klinik psikolog aracılığıyla çocukların gelişimsel değerlendirmeleri de yapılırken, ailelere eğitimde kullanacakları kitap setleri ve çocuklar için eğitici oyuncaklar ücretsiz olarak veriliyor. Projeye dahil olan aileler ayrıca Yenişehir Belediyesinin proje kapsamında kurduğu Bebek Kütüphanesi’nden de yararlanabiliyor.
Eğitimlere katılmak isteyen veya proje hakkında detaylı bilgi almak isteyen ebeveynler, 0324 327 46 40 telefon numarasını arayarak, projenin yürütüldüğü Yenişehir Belediyesi Akademiye ulaşabilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yenişehir Belediyesi anne ve baba eğitimlerini sürdürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kızına göre “sıkıcı bir baba” olan Murat’ın, “yılın en komik babası” olabilme çabasının anlatıldığı, aksiyon ve macera dolu Yeşilçam tadında bir aile komedisinin anlatıldığı “Baba Beni Güldürsene” filminin basın toplantısı Levent The Tamtam’da yapıldı. Basın toplantısında çocuk oyuncular Aylin Akpınar, Ali Semi Sefil, Arven Beren, Kaan Alp Dayı, Ela Şafak ile birlikte kameralar karşısına çıkan Ahmet Kürşat Öçalan, Merve Sevi, Levent Özdilek, Ceyhun Fersoy, Tolga Canbeyli ve Tevhide Dadı soruları yanıtladı.
Kaybettiğimiz değerleri anlatıyor
Sözü ilk başlayan Merve Sevi, çekimlerde çok eğlendiklerini söyleyerek, “Herkesi çok eğlenceli, çok güzel bir film bekliyor. Son derece kıymetli bir kadromuz var. Ben de filmde, son derece zeki bir kızın annesini oynadım. İzleyenlerin mutlu olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu. “Baba Beni Güldürsene, kaybettiğimiz değerlerimizi bize çocuklar üzerinden anlatan kıymetli bir film” diyerek sözü rol arkadaşı Ahmet Kürşat Öçalan’a devretti.
Eğlenerek çalıştık
Güzel bir aile filmi olduğunu dile getiren Ahmet Kürşat Öçalan, “Ben filmde hem eşiyle hem de kızıyla arasını düzeltmeye çalışan bir babayı canlandırıyorum. Karakterin temel amacı, daha eğlenceli bir baba olmaya çalışmak. Ekip olarak son derece eğlenerek çalıştık ve güzel bir ürün ortaya koyduk. Herkesi filmimize bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Aileler çocuklarını alıp gelsin
Filmde dedeye hayat veren usta oyuncu Levent Özdilek, “Ailelerin çocuklarını da yanlarına alarak izlemesi gereken bir işe imza attığımızı ifade edebilirim” diyerek, sinemaseverlerin ailecek izleyebileceği bir film olduğunu söyledi.
Bende onların yaşında mesleğe başladım
Filmin Vahap karakterine hayat veren Ceyhun Fersoy, “Ben bu filmin karikatür tarafına oynadım. Biraz üçkağıtçı bir karakterdi. Bu filmde olduğum için çok mutluyum. Filmin ne kadar gişe yapacağından ziyade, çok güzel bir arşiv filmi. Ailelerin hep birlikte gidebileceği bir film oldu. İzleyenlerin yüzünde bir tebessüm bırakabilirsek, ne mutlu bize. Küçük kardeşlerimizle keyifle oynadık, bir anda kendimi gördüm. Ben de onların yaşında başladım bu mesleğe” diyerek eski günlerini yad etti.
Vizyon ve doğum günü aynı anda
Filmde Şahap karakterine hayat veren Tolga Canbeyli, “Filmin vizyon tarihi benim doğum günümle aynı. Bana hediye almak isteyen filme gitsin” diyerek espri yaptı.
Ekip olarak güzel bir uyum yakaladık
Altın Kelebek ödüllü çocuk oyuncu Aylin Akpınar, filmin çok eğlenceli olduğunu ifade ederek, “Ekip olarak çok güzel bir uyum yakaladık. Herkesin ailesiyle beraber gelebileceği bir film oldu. Biz çekerken çok güldük. İzleyenlerin de güleceğini düşünüyorum” dedi.
Aile dizilimi meselesini ele aldık
Yönetmen Emrah Aguş, “Burada, son dönem herkesin gündeminde olan ‘aile dizilimi’ meselesinin yansımalarını izliyoruz. Baba karakterinin kendi babasıyla yaşadığı sıkıntıların, kızıyla ilişkisine yansıdığını gördüğümüz bir hikayemiz var. Filmimizin, sadece çocukların değil, ailelerin izlemesi gereken bir yapım olduğunu düşünüyorum. Herkesin fazlasıyla güleceği, bazı anlarda da hüzünleneceği çok güzel bir aile filmi olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Yapımcı Özgür Akbaş, sinemaseverleri, çocukların merkezde olduğu bir aile komedisinin beklediğini belirterek, filmin bir baba ile kızının ilişkisine odaklandığını vurguladı. Akbaş, “Karşımızda hayatla ilişkisi biraz problemli, uyum sorunları yaşayan bir baba var. Kızı ise bunun tersine, son derece akıllı ama okulunda arkadaşları tarafından zorbalık görüyor. Akran zorbalığı şu anda çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Çocuklar bu durumu ailelerinden saklayabiliyor. Filmde de babanın bütün bu sorunları nasıl çözdüğünü ve kızının arkadaşlarıyla bağını yeni baştan nasıl kurduğunu izliyoruz. Baba Beni Güldürsene, son derece eğlenceli ve güzel animasyonların olduğu bir aile filmi oldu” dedi.
Baba Beni Güldürsene 8 Kasım 2024’te sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu eğlenceli maceraya tanık olmaya hazır olun!
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Baba Beni Güldürsene filminin basın toplantısı yapıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yapımcılığını Wovie, Retropro ve DMC’nin yaptığı, yönetmen koltuğunda Emrah Aguş’un oturduğu, senaryosunu ise Dinar Kahveci’nin kaleme aldığı “Baba Beni Güldürsene” filminin güzel oyuncusu Merve Sevi, kızını her şeyden çok seven Beyza karakteriyle sevenlerini karşısına çıkacak. 8 Kasım’da vizyona girecek olan “Baba Beni Güldürsene” filmiyle uzun bir süre ayrı kaldığı beyazperdeye geri dönen güzel oyuncu Merve Sevi, Yeşilçam’a olan özlemini de bu filmle giderdi.
Son zamanlarda Yeşilçam’daki sıcaklığı özleyenlerin özlemlerinin nihayet giderileceğini söyleyen güzel oyuncu Merve Sevi, “Yeşilçam genellikle hayatın zorlukları, aşk, aile dramları ve toplumsal eşitsizlikleri ele alır. Bu durumu çok güzel izah ederler. Dönemin dili en iyi şekilde kullanılır ve herkese hitap eder. Bunların en iyi örneği de ‘Neşeli Günler’dir. Bizim filmimizin anlatım dili çok samimi, sıcak, mesajı net veren ve bu anlamda Yeşilçam’ı baya andırıyor” diyerek “Baba Beni Güldürsene” filminin o sıcaklığı yakaladığını söyledi. Yeşilçam’ın birbirinden efsane isimlerini anmayı unutmayan Sevi, “Birçok Yeşilçam filmi, kültürel miras oluşturmuştur. Bu çok kıymetli. Bu kıymeti de değerli ustalar verdi. Haddim değil tabii ki ama Şener Şen benim için bambaşka” dedi.
Başrollerinde Ahmet Kürşat Öçalan ve Altın Kelebek ödüllü Aylin Akpınar’ın yer aldığı filmde; Ali Semi Sefil, Arven Beren, Kaan Alp Dayı, Ela Şafak gibi çocuk yıldızların yanı sıra Merve Sevi, Levent Özdilek, Ceyhun Fersoy ve Tevhide Dadı gibi birçok başarılı oyuncu yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Merve Sevi: Baba Beni Güldürsene filminde Yeşilçam sıcaklığını yakaladık yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Beylikdüzü Belediyesi tarafından hizmete açılan Ayten İlgün Harman ve 100. Yıl Güli Akkuş anne ve çocuk merkezleri, en doğru ebeveyn davranışını sergilemek isteyen anne babalar için “Mükemmeliyetçi Anne Baba Tutumları” adlı seminere ev sahipliği yaptı. Uzman psikolog Fahri Açar’ın konuk edildiği seminerde, sırasıyla mükemmeliyetçi, baskıcı-otoriter, aşırı koruyucu, aşırı hoşgörülü, ilgisiz, tutarsız, demokratik anne baba tutumları açıklanırken; özellikle mükemmeliyetçi tutumun muhtemel etkileri üzerinde duruldu.
“En doğru anne baba tutumu, demokratik tutumdur”
Otoriter tutumun silik ve çekingen; aşırı koruyucu tutumun özgüvensiz, sorumsuz ve içe dönük ya da saldırgan; ilgisiz tutumun zararlı alışkanlıklara ve suç işlemeye meyilli; tutarsız tutumun insanlara karşı güvensiz ve ürkek bireylerin gelişimine sebebiyet verdiğini açıklayan Fahri Açar; kendine güvenen, sağlıklı bireyler yetiştirmek için en doğru tutumun “demokratik tutum” olduğunu söyledi. Açar, bu tutuma uygun olarak kuralların çocuklara mantıklı bir şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı.
“Mükemmel değilsiniz, mükemmeli bekleyemezsiniz”
Uzman psikolog, seminerin odağındaki “mükemmeliyetçi tutum” konusunda ise şunları söyledi: “Bu anne babaları memnun etmek zordur. Çocuk çırpınıp çabaladıkça onlar daha fazlasını ister. Zamanla çocuk aşırı kaygı, stres, tedirginlik, hayal kırıklığı gibi duyguları yaşamaya başlar. Tırnak yeme, kekemelik, alt ıslatma, yalan gibi davranış sorunlarıyla kendini ifade eder. İleride, yetişkinliğinde de ‘yetersiz’ hissedecektir. Eğer ona mükemmel şartları sunamıyorsanız, çocuğunuzdan mükemmeli beklememelisiniz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mükemmeliyetçi Anne Baba Tutumları Semineri yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bir “baba” kelimesi bakın nasıl ağlattı
Bu kelimeleri duyabilmek için 2 bin 353 kilometre yol kat ettiler
KOCAELİ – Fransa’da gelişim geriliği teşhisi konulan 3 yaşındaki Berkay, ailesinin desteği, eğitimcilerinin özverisiyle ilk kelimelerini yıllar sonra çıkardı. O anları anlatan baba Cengiz Georgiev, gözyaşlarına hakim olamadı.
Fransa’da yaşayan Cengiz ve Zeynep Georgiev çifti, 3 yaşındaki oğulları Berkay’ın, 1.5 yaşında iken kendileri ile iletişim ve göz kontağı kuramaması, konuşamaması, ikiz kardeşi Berfin ile oyun oynayamaması üzerine endişelenerek, hastanenin yolunu tuttu. Yapılan testlerde otizm belirtilerinin olduğu tespit edildi. Aile, vakit kaybetmeden Fransa’da eğitimlere başladı. Berkay’ı uzun süre gözlemleyen aile, eğitimlerin yetersiz olması sebebiyle özel eğitim merkezi araştırmaya karar verdi. Anne Zeynep Georgiev, internette yaptığı araştırmalarında Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Danışmanlık Merkezi’ni keşfetti. Çocuklarının “anne” ve “baba” demesine hasret kalan çift, 2 bin 353 kilometre yol kat ederek, Fransa’dan Kocaeli’ye geldi.
Atlantis’te eğitimlere başlayan Berkay, 1 hafta gibi kısa bir sürede, bu zamana kadar hiç iletişim kuramadığı ailesine “anne” ve “baba” demeye başladı. Eğitim sürecinde iken hastaneye başvuran çift çocuklarında otizm belirtilerinin önemli derece azaldığını, otizm değil uyaran eksikliği olabileceğini öğrendi. Tarifsiz mutluluk yaşayan çift, evlatlarının gelişimi için bir süre daha Kocaeli’de kalmaya karar verdi ve eğitimleri uzattı. Doğa ile iç içe, hayvanlar ile terapi ve kaliteli eğitim sayesinde çevresiyle iletişim kuran, konuşan, oyunlar oynayan ve yüzünden tebessüm eksik olmayan Berkay, hem ailesini hem de merkezde kendisiyle ilgilenen eğitimcileri sevindirdi.
“Oğlum artık benimle oyun oynamak istiyor”
Berkay’ın eğitimlerden önce çevresiyle göz kontağı dahi kurmakta güçlük çektiğini ifade eden baba Cengiz Georgiev, “Kocaeli’ye 6 Mart’ta geldik. 1 ay kalmayı planlıyorduk ama bu süreyi uzattık. İyi ki de uzattık çünkü ilk haftadan bile çocuğumda çok güzel değişimler gördük. Çocuğumun göz kontağı yoktu, işaret etmiyordu. Şu an hepsini yapabiliyor, çocuklarla oynayabiliyor. İkiz kardeşiyle oynamaya başladı, göz kontağı arttı. Atlantis’e gelmeden önce saydıklarımın hiçbiri yoktu. Oyun oynasın diye parka götürüyorduk, ikiz kardeşi çocukların arasına karışıyordu ama Berkay kenarda tek başına oynuyordu. Berkay hiç çocuklarla iletişime geçmiyordu. Atlantis’te eğitim almaya başladıktan bir hafta sonra her şey çok değişti. Oğlum çocuklarla ve benimle iletişime geçti. Daha önce benimle hiç iletişim kurmuyordu, hep annesiyle iletişim kuruyordu. Artık benimle de iletişim kurmaya başladı. Oğlum artık benime oyun oynamak istiyor. Anlatılmaz yaşanır. Atlantis gibi yer bence dünya üzerinde yoktur” dedi.
“Berkay şimdi bambaşka bir çocuk oldu”
Yaşadığı zorlukları anlatan anne Zeynep Georgiev, “Oğlumda çok fazla otizm belirtileri vardı. Belirtiler başlıyor sonra birden bire geçiyordu. Fransa’da da eğitim aldık ama burası gibi yoğun değildi. Özel bir çocuğa o eğitim yetmez. Berkay eskiden bambaşka bir çocuk oldu. Evde bir çocuk vardı ama yok gibiydi. Berkay oyuna, sosyalleşmeye çok isteksizdi. Berkay hep bana bağlıydı, ikiz kardeşine ve babasına çok fazla ilgi göstermiyordu. Berkay şimdi bambaşka bir çocuk oldu. Normalleşti, bizim dünyamıza geri döndü. Berkay şimdi yaramazlık yapıyor, kelime, cümle kurmaya başladı. Atlantis’e gelmeden önce de birkaç kelime söylüyordu ama cümle kuramıyordu. Şimdi Berkay, ‘Yağmur yağıyor’ diyebiliyor. ‘Kurbağa zıplıyor, köpek düştü, inek düştü’ diyor. Berkay’ın bana ‘Anne’ deyişini ben fark etmedim ama arkadaşım duymuş. Güzel bir duyguydu, anlatılmaz, yaşanmalı. İçten bir mutluluktu, anneler beni anlar” ifadelerini kullandı.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ardacan Uzun – Güncel