?> ?> bağımlılığı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 22 Feb 2025 12:40:17 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png bağımlılığı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Öğrencilere Yönelik Teknoloji Bağımlılığı Eğitimi https://kocaelibasin.com.tr/ogrencilere-yonelik-teknoloji-bagimliligi-egitimi/ Sat, 22 Feb 2025 12:40:15 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ogrencilere-yonelik-teknoloji-bagimliligi-egitimi/ Keçiören Belediyesi stajyerlere yönelik Teknoloji Bağımlılığı Eğitimi düzenledi.

Öğrencilere Yönelik Teknoloji Bağımlılığı Eğitimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Keçiören Belediyesi stajyerlere yönelik Teknoloji Bağımlılığı Eğitimi düzenledi. Keçiören Belediyesi ve İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen eğitimde Toplum Sağlığı Hekimi Dr. Mustafa Üye ekran bağımlılığının çağımızın çok ciddi sorunlarından biri haline geldiğini kaydetti. Karşılıklı etkileşimin ön planda olduğu eğitimde öğrenciler merak ettiği sorulara cevap buldu.

Bağımlılıktan kurtulmanın altın anahtarı

Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu tarafından davranışsal bağımlılıklar kategorisinde değerlendirilerek bağımlılık kabul edilen ekran bağımlılığının, çağımızın çok ciddi sorunlarından biri haline gelmeye başladığının altı çizildi. Sunumlar sırasında sosyal medya, oyunlar ve cep telefonu gibi teknolojik imkanların bilinçli kullanımlarının getirdiği faydaların yanı sıra aşırı kullanımında insanlar üzerindeki çok yönlü zararlarına değinildi. Teknoloji bağımlılığı nedir?, Teknoloji bağımlısı olduğumuzu nasıl anlarız?, Nasıl mücadele edilir? gibi konu başlıklarından oluşan eğitim yaklaşık bir saat sürdü. Her yaştan insanı fark etmeden içine çeken bu bağımlılığın fiziksel, psikolojik ve zihinsel sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerinin tehlikeli boyutlara ulaştığı konusundaki farkındalığın artmasının önemi vurgulandı. Son olarak bu durumdan kurtulmanın altın anahtarının doğru beslenmek, spor yapmak ve sağlıklı arkadaşlık ve aile ilişkileri kurmak olduğu öğrencilere anlatıldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Öğrencilere Yönelik Teknoloji Bağımlılığı Eğitimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dijital Oyun Bağımlılığı Çocuklarda Ciddi Bir Sorun Olarak Büyüyor https://kocaelibasin.com.tr/dijital-oyun-bagimliligi-cocuklarda-ciddi-bir-sorun-olarak-buyuyor/ Wed, 04 Dec 2024 09:40:00 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dijital-oyun-bagimliligi-cocuklarda-ciddi-bir-sorun-olarak-buyuyor/ Geçmişte çocuk dendiğinde akıllara gelen parklarda ve sokaklarda oynadıkları oyun etkinlikleri, son yıllarda evlerde, internet salonlarında, akıllı telefon veya bilgisayar başında gerçekleştirilen sanal etkinlikler haline geldi.

Dijital Oyun Bağımlılığı Çocuklarda Ciddi Bir Sorun Olarak Büyüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Geçmişte çocuk dendiğinde akıllara gelen parklarda ve sokaklarda oynadıkları oyun etkinlikleri, son yıllarda evlerde, internet salonlarında, akıllı telefon veya bilgisayar başında gerçekleştirilen sanal etkinlikler haline geldi. Günümüzde çocuk ev ergenler hatta yetişkinlerde kullanımı giderek yaygınlaşan dijital oyunları “dijital oyun bağımlılığı” kavramını gündeme getirmiştir. Bu kavram oyunların aşırı ve kontrolsüz kullanımı, oynama süresini kontrol edememe, diğer etkinliklere karşı ilgi kaybı, olumsuz sonuçlarına rağmen oynamaya devam etme, oyun oynayamadığı zaman yoksunluk hissetme gibi belirtileri içermektedir. Son zamanlarda dijital oyun bağımlılığı nedeniyle psikiyatri kliniklerine başvurular artmış, aileler destek ve çözüm arayışlarına girmiştir. 

 

Dijital Oyun Bağımlılığı Birçok Soruna Neden Oluyor! 

 

Dijital oyunlarla aşırı zaman harcayan kullanıcılarda; düşük akademik başarı, uyku düzeninin bozulması, yeme alışkanlıklarının değişmesi (abur cubur/ fast food gibi sağlıksız yeme alışkanlıkları) ve yetersiz fiziksel egzersiz/sedanter yaşam bağlı obezite, sürekli masa başında oturmaya bağlı kas iskelet sistemi sorunları ve özbakımda yetersizlik gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Dijital oyun bağımlılığında dikkat edilmesi gereken diğer önemli nokta oyunun içeriğidir. Özellikle şiddet içeren dijital oyunlarının yalnızlık, depresyon, anksiyete, dikkat sorunları, okul başarısında düşme, düşük empati, yaşam doyumunun azalması, saldırganlık, şiddet eğilimi, olumlu sosyal davranışlarda azalma, düşmanca duygu ve davranışlarda artış, şiddete karşı duyarsızlaşma hatta normalleştirme gibi psikososyal bozuklukla ilişkili olduğu bildirilmektedir. 

 

 

Erkenden Tedavi Edilmesi Gereken Bir Durum 

 

Çocuk/ergenlerde birçok problemi beraberinde getiren dijital oyun bağımlılığının erken dönemde önlenmesi ve tedavisi önemlidir. Özellikle bu bozukluğun, aile içi çatışmaların olduğu ortamlardan beslendiği ve ebeveyn-çocuk/ergen arasındaki yapıcı ve güçlü ilişkilerin ise problemi azalttığı bilinmektedir. Bilgisayar oyunlarının olumsuz etkisini gören bireylerin ve ailerin “Normal oyun oynama süresi ne kadar? “Normal ve problemli oyun oynamayı nasıl ayırt edebilirim” gibi soruları var ve çocuklarında dijital oyun bağımlılığı açısından risk altında olduğunu düşünüyorsa ve tedavide ne yapacakları ile ilgili destek almak istiyorlarsa psikiyatrik danışmanlık almaları önemlidir. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dijital Oyun Bağımlılığı Çocuklarda Ciddi Bir Sorun Olarak Büyüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sanal kumar ve bahis bağımlılığı gençleri tehdit ediyor! https://kocaelibasin.com.tr/sanal-kumar-ve-bahis-bagimliligi-gencleri-tehdit-ediyor/ Thu, 14 Nov 2024 09:20:14 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sanal-kumar-ve-bahis-bagimliligi-gencleri-tehdit-ediyor/ Son dönemlerde sık sık gündeme gelen sanal kumar bağımlılığına yönelik haberler, dikkatleri artış gösteren bu bağımlılık türüne çekti.

Sanal kumar ve bahis bağımlılığı gençleri tehdit ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Son dönemlerde sık sık gündeme gelen sanal kumar bağımlılığına yönelik haberler, dikkatleri artış gösteren bu bağımlılık türüne çekti. 

Kumar bağımlılığının dijital teknolojilerin gelişmesi ve pandemi ile birlikte giderek artış gösteren bir bağımlılık olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Kişinin kumar oynama dürtüsünü kontrol edememesi, durmayı tam olarak gerçekleştirememesi bizim bağımlılık belirtisi dediğimiz durumlar.” dedi. Özellikle gençlerin çabuk para kazanma dürtüleri nedeniyle kumar ya da bahis gibi oyunlara yöneldiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Onur Noyan, gençleri bu bağımlılıktan korumak için çocuk ve ergenlerin bu tarz oyunlarla tanışmalarının engellenmesi gerektiğini söyledi ve bağımlıların ailelerine ‘borçlarını ödemek yerine tedaviye yönlendirerek destek olun’ önerisinde bulundu.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, günümüzün en büyük sorunlarından biri haline gelmeye başlayan sanal kumar bağımlılığı hakkında bilgi verdi.

Beyin bir kısır döngüye giriyor…

Kumar bağımlılığının dijital teknolojilerin gelişmesi ve pandemi ile birlikte giderek artış gösteren bir bağımlılık olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Kumar dediğimiz zaman buna her şey dahil, bahis, iddia, sanal bahis, sanal iddia, at yarışları, borsa, kripto, kumarhanelerde oynanan çeşitli ışıklı oyunlar, son zamanlarda sosyal medyada çok sık karşımıza çıkan şeker ve dede gibi oyunlar, kumar bağımlılığının içerisine dahil olan oyunlar.” dedi.

Bahis oynamanın bir alışkanlık mı yoksa bağımlılık mı olduğunun nasıl ayırt edileceği konusuna değinen Prof. Dr. Onur Noyan, “Kişinin kumar oynama dürtüsünü kontrol edememesi, durmayı tam olarak gerçekleştirememesi bizim bağımlılık belirtisi dediğimiz durumlar. Kişi istemli bir şekilde bahis, kumar oynamaya başlıyor, bu durum kişinin beyninin ödül merkezini aşırı uyarıyor. Kişi bir süre sonra fark etmeden de olsa çok fazla keyif alıyor ve beyni dopamin salgılıyor. Beyni fazla dopamin salgıladığı zaman, bu sefer de diğer aktivitelerden keyif alamamaya başlıyor ve bu nedenle her canı sıkıldığında hep kumar oynamak istiyor. Kumar oynadığında ise beynin ödül merkezi daha çok çalışıyor ve bir kısır döngü devreye giriyor.” açıklamasını yaptı.

Bu kısır döngü sonucunda da beynin ödül merkezinin düzensiz çalışmaya başladığını ve görevini yerine getiremediğini ifade eden Prof. Dr. Noyan, sonuç olarak kişinin kumar davranışını kontrol edememesine, fren mekanizmasının bozulmasına yol açtığını söyledi. 

Bağımlılık tedavisinde hasta, aile ve doktor iş birliği sorunu çözebilir 

Belirtileri arasında, kumar oynamaya karşı yoğun bir istek duymak ve kumar oynamayı durduramamak olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Onur Noyan, “En büyük belirtilerinden biri ise zararları gizlemek için yalan söylemek. Bu süreçte maddi, sosyal ve ilişki sorunları ortaya çıkmaya başlar. Kişi daha önce de kumar oynamayı bırakmak istemiş olabilir ancak bir türlü bırakamaz. Oynanan bahis, oyun miktarı sürekli artar, sahip olunan para biter ve kişi borçlanmaya başlar. Kumar bağımlılığı bu belirtilerle seyreden bir hastalık.” dedi.

Hastaların sıklıkla tüm umutları tükendiğinde profesyonel desteğe başvurduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Onur Noyan, şunları söyledi:

“Kişi büyük bir çaresizlikle bize geliyor. Eşler ile tartışılmış, ekonomik sorunlar artmış, ciddi sıkıntılar ortaya çıkmış bir şekilde, tedavi ile ilgili bir noktaya varmaya çalışıyoruz. Destek almak için geldiklerinde artık son noktada olduklarını düşünüyorlar ama onlara son noktada olmadıklarını, yolun başında olduklarını hatırlatıyoruz. Bağımlılık tedavisinde hasta, aile ve doktor iş birliği ile bu sorun çözülebilir.”

Hastanın düzenli takibi önemli… 

Kumar bağımlılığını tedavi etmek için öncelikle durum analizi yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Kumar oynama davranışı nerede daha çok karşımıza çıkıyor, hangi durumlarda daha çok artıyor, kişi ne zaman kumar oynamayı istiyor, kumar oynama isteği ile birlikte kişi nerede problem yaşıyor, bunları ortaya çıkartmaya başlıyor ve sonra bir tedavi planı hazırlıyoruz. Sıklıkla ilaç tedavisine başlıyoruz ve psikoterapi ile birlikte tedaviye devam ediyoruz. Daha sonra aile bireyleri devreye giriyor. Aile bireylerinin de bu durumda yapması gereken şeyler var ve en önemlisi hastanın düzenli takibinin yapılması. Kumar bağımlısının düzenli bir şekilde doktor ve psikolog randevularına gitmesi, gelişiminin takip edilmesi gerekir ki olası risklerin önüne geçilebilsin.” açıklamasını yaptı.

Zihnin tamamıyla kumara odaklanması en büyük sorunlardan biri… 

Kumar oynamanın altında yatan faktörlere değinen Prof. Dr. Onur Noyan, “Gençler neden kumar oynuyor? İlk olarak çabuk para kazanma dürtüleri var. Hızlı bir şekilde yükselmek ve hayatın içerisine karışmak istiyorlar. Sosyal medya ve diğer mecralardan başkalarının ne yaptığını takip edip, kendileri de aynı noktaya gelmek için kumar ya da bahis gibi oyunlara yöneliyorlar.” dedi. 

Sanal oyunlarda sürekli kazanılıyormuş algısının oluşturulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Onur Noyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu tür oyunlarda sürekli kazanıyormuş imajının oluşturulması, gençleri bir an önce o oyuna gitmeye ve denemeye teşvik ediyor. Zaten arka planda ekonomik sorun yaşayan bir birey bu videoları gördükten sonra hemen kendisini kumara atıyor. Yenilik ve heyecan arayışı yüksek bireylerin kumar oynama açısından riskli oldukları söylenebilir. Duyguları ile baş etmekten kaçan, duygularından çekinen bireyler kumarı bir kaçış aracı olarak kullanıyorlar. Öte yandan kumar oynadıkça zihnin tamamıyla kumara odaklanması kişinin en büyük sorunlarından biri haline geliyor. Kumar, kişinin bütün dikkatini alıyor, işlevselliğini, aile ilişkisini bozuyor, yalan söyletiyor ve çevreden koparıyor. Çevreden koptukça yalnızlaşıyor, yalnızlaştıkça kumar oynama eğilimi artıyor.”

Teknoloji kumar bağımlılığına sebep olabiliyor! 

“Teknolojinin ve internetin yaygınlaşması ile kumar oynama davranışı çok arttı.” diyen Prof. Dr. Onur Noyan, “Çünkü başkalarının ne yaptığını görüp onları takip eder hale geldik. Karşımıza çok fazla reklam çıkmaya başladı ve bu reklamlar kişi için tetikleyici olabiliyor. Meraktan dolayı girilen bir oyun kişinin ödül merkezini bozarak çok kolay bir şekilde bağımlılığa sebep olabiliyor diyebiliriz.” uyarısını yaptı.

Çocuk ve ergenlerin bu tarz oyunlarla tanışmaları engellenmeli…

Ebeveynlere, gençleri sanal kumar ve bahis bağımlılığından korumak için önerilerde bulunan Prof. Dr. Onur Noyan, “Bize başvuran yetişkin hastaların, çocukluk döneminde mutlaka bir iddia bayisine gitmiş ve bu tür oyunlarla tanışmış olduklarını görüyoruz. Bazen ebeveynlerinin kuponlarını yatırmak için, bazen arkadaşları ile oynamak için gittiklerini söyleyenler var. Yetişkinler olarak bizlerin, çocuk ve ergenlerin bu tarz oyunlarla tanışmalarını engellememiz gerekiyor. Ebeveynlerin kumar ve iddia gibi oyunlar oynamayarak gençlere örnek olması gerekiyor. Aksi halde günümüzdeki en büyük salgınlardan biri olan kumar bağımlılığı giderek artacak ve gençler ile ilgili başka sorunlarla karşılaşacağız.” şeklinde konuştu.

Destek noktası borçları ödemek değil, tedaviye yönlendirmek olmalı… 

Sanal kumar ve bahis bağımlılığı olan kişilerin kendi kendine yardım edebilmesi için öncelikle farkındalık kazanması gerektiğinin altını çizen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Birey ne oynadığını ve ne yaptığını bilmeli. Kişi bağımlı olup olmadığını fark edemeyebilir. Bu nedenle zaman zaman durup, ‘evet ben bir oyun oynuyorum, bahis ve kumar oynuyorum ancak bunun bana ne gibi bir faydası var?’ diye düşünmeli.” dedi.

Sıklıkla ‘çok para kaybettim, kaybettiklerimi kazanmak için oynamaya devam ediyorum’ diyen hastalarla karşılaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu büyük bir tuzak. Aynı zamanda kişi kaybettiklerini kazanmak için oynadığını düşünerek kendini de kandırıyor. Kaybettiklerini kazanmak için oynarken tekrar tekrar kaybediyor, kaybettikçe borçlanıyor derken bir bakmışsınız işin içinden çıkılmaz bir hale gelmiş. Kişi kumardan dolayı çevresindeki herkesin güvenini kaybediyor, beraberinde depresyon ve kendine zarar verme davranışları gelebiliyor. Kumar bağımlılığı genellikle değişebilen bir davranış olarak görülüyor, bir hastalık olduğu düşünülmüyor. Bu nedenle de tedaviye başvurmak çoğu kişinin aklına bile gelmiyor.

Ailelerin yaptığı en büyük yanlış, ortaya çıkan kumar borçlarını hemen kapatmak oluyor. Borçlar kapanınca kişi tekrar oynamaya başlıyor. Aileler, bağımlılığı olan yakınlarına ekonomik yönden değil, tedaviye başlaması için destek olmalı. Önemli olan bu durumun bir hastalık olduğunu kabul etmek.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sanal kumar ve bahis bağımlılığı gençleri tehdit ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır ve tedavi edilmesi şarttır” https://kocaelibasin.com.tr/prof-dr-sevil-atasoy-madde-bagimliligi-bir-beyin-hastaligidir-ve-tedavi-edilmesi-sarttir/ Wed, 23 Oct 2024 08:40:02 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/prof-dr-sevil-atasoy-madde-bagimliligi-bir-beyin-hastaligidir-ve-tedavi-edilmesi-sarttir/ 2024-2025 Akademik Yılı Oryantasyon Günleri kapsamında Bağımlılıkla Mücadele Konferansı’nda öğrencilerle bir araya gelen Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.

Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır ve tedavi edilmesi şarttır” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2024-2025 Akademik Yılı Oryantasyon Günleri kapsamında Bağımlılıkla Mücadele Konferansı’nda öğrencilerle bir araya gelen Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy, transit ülke pozisyonunda kullanıcı ülke pozisyona geçildiğine dikkat çekti. Atasoy, “Madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır ve tedavi edilmesi şarttır. İşte bu nedenle madde bağımlılarının cezaevlerine konmasına hararetle karşıyız.” diye konuştu. 

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, 2024-2025 Akademik Yılı Oryantasyon Günleri kapsamında Bağımlılıkla Mücadele Konferansı’nda öğrencilere seslendi. 

Atasoy, bu yıl 2024-2025 akademik yılında, Türkiye’deki tüm üniversitelerin oryantasyon programlarında ilk kez Bağımlılıkla Mücadele başlığı altında bir konferans düzenlendiğini dile getirdi. 

“Öncelikli olarak, ‘hayır’ demeyi öğrenmemiz gerekiyor”

Gençlerin her an karşısına çıkabilecek ister doğal ister kimyasal olsun çeşitli maddeler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bu maddeler denenebilir, ancak bir noktadan sonra ticari boyut devreye giriyor ve bu durumda, sizi bağımlılığa sürüklemek isteyen bazı güçlerin olduğunu unutmamalıyız. Bugün, genç yetişkinler için madde bağımlılığının ne kadar tehlikeli ve ne kadar yaygın bir durum olduğunun altını çiziyoruz. Bu yaşlarda en zor olan kendinize uzatılan herhangi bir ilacı veya içinde bir madde bulunan sigara ya da nargileyi elde etmemenizdir. Öncelikle olarak, ‘hayır’ demeyi öğrenmemiz gerekiyor.” diye konuştu.

“Madde kullanımının gerçek risklerini öğrenmemiz gerekir”

Prof. Dr. Sevil Atasoy, gençlere ‘kederli anınızda size uzatılan herhangi bir şeye hayır demesini bilmeniz gerekiyor’ tavsiyesinde bulunarak, “Çünkü o çok geçici olarak sizi belki rahatlatabilir. Belki bu sıkıntınızı kısa bir süre için çözebilir ama sıkıntınız, probleminiz orada durdukça yeniden aynı döngünün içine düşeceksiniz. O nedenle sorunun kendisini çözmeyi öncelikle bir hale getirmemiz şart. Madde kullanımının gerçek risklerini öğrenmemiz gerekir.” şeklinde konuştu.

“Madde bağımlılarının cezaevlerine konmasına karşıyız”

Bazı ülkelerde yasal değişikliklerle esrar kullanımının serbest bırakıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Bu arada ‘esrar ottur, zararı yoktur’ lafının bir şehir efsanesi olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bütün maddeler kötüye kullanıldıkları takdirde, yani tıbbi amaçlı olanlar dahi kötüye kullanıldığı takdirde beyin hasarına yol açar. Kısacası madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır ve tedavi edilmesi şarttır. İşte bu nedenle madde bağımlılarının cezaevlerine konmasına hararetle karşıyız. Mutlaka tedavi edilmeleri gerekir. Ama çağdaş ve bilimsel yöntemlerle tedavi edilmesi gerekir.” dedi.

 

Sosyal medya kullanılarak madde kullanımı özendiriliyor

“Arkadaşlar arasında herhangi bir maddeyle karşılaştığınızda birbirinize destek olmaktan çekinmeyin. Sadece kendinizi değil, çevrenizdeki arkadaşlarınızı, kardeşlerinizi ve aile üyelerinizi de korumamız gerekir.” diyen Prof. Dr. Sevil Atasoy, şöyle devam etti:

“Sosyal medyanın tabii ki çok büyük tehlikesi var. Çünkü bu, milyar dolarlık, birçok ülkenin kendi gelirinden de daha fazla gelir getiren bir örgütlü suç. Bunlar sosyal medyaları da kullanıyorlar. Orada gördüğümüz her madde ile ilgili ya da herhangi bir ilaçla ilgili paylaşım aslında sizin de bir kullanıcı olmanız veya sizin bunu birilerine özendirmeniz için oluşturulmuş bir tuzak. Bunun farkında olun. Sosyal medyada madde kullanımıyla ilgili övgü dolu yorumlara sıkça rastlayabilirsiniz; bunun algoritmalar tarafından desteklendiğini unutmayın. Sıkça karşılaştığınız bu içerikler, günün birinde size uzatılan bir maddeyi kabul etmenize sebep olabilir.”

Reçeteli ilaçların kötüye kullanılmasına dikkat!

Günümüzde, geleneksel bağımlılık yapıcı maddelerin yerini laboratuvar ortamında üretilen ve kolayca elde edilebilen sentetik maddelerin aldığını, bu maddelerin de bağımlılık yapıcı etkilerinin güçlü olmasına rağmen daha ucuz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Üniversite öğrencileri için tehlikeli olan bir diğer bağımlılık türü ise reçeteli ilaçların kötüye kullanılmasıdır. Dünyanın her yerinde, kadınlar ve erkekler madde kullanabiliyor; ancak kadınlar daha çok antidepresanlar, uyku ilaçları ve ağrı kesiciler gibi reçeteli ilaçları, tedavi amacı dışında kötüye kullanma eğiliminde olabiliyor.” diye konuştu.

Dünyada madde bağımlılığı giderek artan bir sorun!

Dünyada madde bağımlılığının giderek artan bir sorun haline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Sevil Atasoy, 2022 yılına ait istatistiklere göre, dünya genelinde 292 milyon kişinin madde kullandığını, bu sayının, son 10 yılda yüzde 20 oranında artış gösterdiğini, madde kullanıcıları arasında en yaygın olanının esrar olduğunu, esrarı, eroin, amfetamin, kokain ve ekstazinin izlediğini ve bu durumun uyuşturucu ile mücadelenin insanlık için ne kadar ciddi bir sorun olduğunu gözler önüne serdiğini kaydetti.

“Türkiye eroin bağımlısı olmadı ama şu anda metamfetamin bağımlısı oluyor”

Dünyada geniş bir suç ağı bulunduğunu ve uyuşturucu ticaretinin bu ağın önemli bir parçası olduğunu anlatan Prof. Dr. Sevil Atasoy, şunları dile getirdi:

“Farklı uyuşturucu türleri farklı yollarla taşınıyor. Örneğin, kokain için yeşil, eroin için kırmızı yollar kullanılıyor. Aynı güzergâhlarda insan kaçakçılığı gibi yasadışı faaliyetler de gerçekleşiyor. Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle Balkan yolu üzerinde yer alıyor. Bu yol, tarih boyunca İpek Yolu’nun Çin’den Avrupa’ya kadar uzanan kısmının bir parçası olarak ticaret için kullanıldı. İşte bu yüzden biz eroin için hep bu trafiğin üstünde olan bir ülkeydik. Afganistan’da Taliban’ın yönetimi ele geçirmesiyle haşhaş ekimi yasaklandı. Afgan köylüleri artık eroin üretiminden para kazanamadıkları için metamfetamin sentezlemeye yöneldi. Bu durum Türkiye’yi, eroinin yerine metamfetamin ticaretinin geçtiği bir transit ülke haline getirdi. Transit ülkeler genellikle uyuşturucunun yerel kullanımından da etkilenirler. Türkiye eroin bağımlısı olmadı ama Türkiye şu anda metamfetamin bağımlısı oluyor.”

Son iki yılda dörde katlandı!

Türkiye’de son yıllarda hızla artan bazı maddeler arasında sentetik ecza ve sahte ilaçlar, özellikle de sentetik esrarın yer aldığını, sentetik esrarın, esrarın etkin maddesini içeren ancak gerçek esrar olmayan “bonzai” olarak bilinen maddeler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sevil Atasoy, son iki yıl içinde metamfetamin yakalanma oranları dörde katlandığını, bu durumun, piyasada yasadışı maddelerin artışını ve çeşitlenmesini gösterdiğini söyledi.

Transit ülkeydik ama artık kullanıcısıyız!

Ülkemizin, üzerinden geçen uyuşturucunun yüzde 35 ile yüzde 40’ını yakalayarak dünya genelinde yüksek bir başarı sergilediğine işaret eden Prof. Dr. Sevil Atasoy, “Ancak bu, toplam miktarın sadece yarısı; gerisi kaçakçıların elinde kalıyor. Polisin çabalarına rağmen yakalanamayan ciddi miktarda uyuşturucu, Pasifik, Batı ülkeleri ve Arap Yarımadası’ndan kapıdan gönderilmeye devam ediyor. Her gün sokaklarda uyuşturucu satan torbacılar da yakalanıyor; ancak yoksulluk ve işsizlik nedeniyle onların yerini alacak yeni kişilerin bulunması kolay oluyor. Bağımlıların tedavi edilmesi gerekmektedir. Tüm hekimlerin bağımlılık tedavisi hakkında bilgi sahibi olması ve özel hastanelerin sayısının artması şart. Ancak şu anki durumda, bağımlı bireylerin tedavi almak istemesi halinde hastaneye kabulü hemen sağlanamıyor; genellikle üç ay ya da altı ay sonra gelinmesi isteniyor. Biz transit bir ülkeydik. Ama artık kullanıcısıyız.” diye konuştu.

Atasoy aynı gün içerisinde ikinci konferansında da NP Sağlık Yerleşkesi İbn-i Sina Oditoryumunda sağlık öğrencileriyle buluştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prof. Dr. Sevil Atasoy: “Madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır ve tedavi edilmesi şarttır” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bazı psikiyatrik sorunların temelinde oyun bağımlılığı olabiliyor! https://kocaelibasin.com.tr/bazi-psikiyatrik-sorunlarin-temelinde-oyun-bagimliligi-olabiliyor/ Mon, 14 Oct 2024 08:40:16 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bazi-psikiyatrik-sorunlarin-temelinde-oyun-bagimliligi-olabiliyor/ Oyun oynarken yaşamsal faaliyetlerini yapamayacak duruma kadar gelebilen tablolarla karşılaşabildiklerine dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof.

Bazı psikiyatrik sorunların temelinde oyun bağımlılığı olabiliyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Oyun oynarken yaşamsal faaliyetlerini yapamayacak duruma kadar gelebilen tablolarla karşılaşabildiklerine dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Çocukların ekran kullanım sürelerini takip etmek ve belirgin sınırlar koyup bu sınırlar aşıldığında da ekran kullanıma izin vermemek çok önemli.” dedi. Bazı psikiyatrik sorunların temelinde oyun bağımlılığı olabildiğine de vurgu yapan Prof. Dr. Onur Noyan “Depresyon, kaygı bozukluğu, okul başarısının düşmesi, arkadaşlarıyla tartışma, öfke ya da davranış problemleri görülebiliyor.” uyarısını yaptı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, çocuklarda oyun bağımlılığı hakkında bilgi verdi ve bu bağımlılığın önlenmesi için ailelere önerilerde bulundu.

Oyun bağımlılığı yaşamsal faaliyetleri yerine getirememeye kadar varabiliyor

Dijital oyunlarda kişinin saatini, zamanını bilmediği bir alemde vakit geçirdiğini söyleyen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Oyun oynarken yaşamsal faaliyetlerini yapamayacak duruma kadar gelebilen tablolarla karşılaşabiliyoruz. Bazen oyundan dolayı yemek yemeyen, dışarıya arkadaşlarıyla oynamaya çıkmayan, onlarla görüşmek istemeyen, zaman zaman uykusunu düzenleyemeyen, kendi öz bakımını veremeyen vakalar olabiliyor.” dedi.

Ailelerin, çocukların dijital mecradaki davranışlarını kontrol etmemesi durumunda, bağımlılığın çok hızlı bir şekilde gelişebileceğini, ailenin ve kişinin kontrolünden çıkabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Onur Noyan, “Burada bir davranışın beyinde bağımlılığa yol açması için dopamin dediğimiz bir hormon devreye giriyor. Oyunlarda kazanılan ya da oyunların tetiklediği, salgılanmasına sebep olduğu dopamin, o bireyin tekrar tekrar oyun oynamasına, orada zaman geçirmesine sebep olabiliyor. Artık biz fark ettiğimizde bu davranış bir bağımlılık haline gelmiş olabiliyor.” şeklinde konuştu.

Çocukların dijital mecralarda nasıl vakit geçirdiğini bilmiyorsak, büyük risk altındalar!

Çocuklarda oyun bağımlılığının önlenebilmesi için ekran kullanım süresi farkındalığının çocuklarda geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Onur Noyan, “Çocukların ekran sürelerini izlemek ve belirli sınırlar koymak önemli. Ebeveyn bu sınırları koyup devam ettirdiğinde, çocuk da uyum sağlayacaktır. Ancak ebeveyn biraz esnek davranıyorsa çocuk da bu sınırların aşıldığını bilip ona göre davranacaktır.” uyarısında bulundu.

Çocukların oynadığı oyunların içeriklerine hakim olunması gerektiğine de vurgu yapan Prof. Dr. Onur Noyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eğer çocukların ne oynadığını, onlara ne mesaj geldiğini ne gibi davranışlara maruz kaldığını bilmiyorsak çocuklar gerçekten çok büyük risk altındadır diyebiliriz. Bu konuda mutlaka ve mutlaka ailelerin bildiği oyunları oynamalarına izin vermek gerekir. Ebeveyn içerik denetim programlarını kullanmak da çok önemli. Çünkü çocuklar, ailelerinin gözetimi dışında riskli alanlara girebilir. Bu ihtimali de göz önünde bulundurarak çocuğun yaş grubuna göre denetim programları seçilmeli ve takip edilmeli. Çocukların VPN ya da başka uygulamalarla oyunlara girmelerine izin verilmemeli.”

“Bir oyunun yasaklanması bağımlılığı azaltmayacak”

Bir oyunun yasaklanmasının ebeveynleri sorunlardan kurtarmadığının altını çizen Prof. Dr. Onur Noyan, “Bu risk hep devam edecek. Bizim yapmamız gereken şey hem ebeveynlere hem çocuklara dijital medya okur yazarlığı verebilmek. Bazı oyunlar sadece oyun değil, içerisinde çok fazla riskli davranış barındırıyor. Çocuklara karşı zorbalık, mobing, isim takmalar, kötü davranışlar, cinsel içerikli yazılar, resimler, mesajlar ya da şiddet içeren davranışlara özendiren oyunlar içerebiliyorlar. Bir oyun kapatılsa ya da erişimi engellense bile arkasından benzer içerikli oyunlar gelebilir. Yani bir oyunun yasaklanması bağımlılığı azaltmayacak.” dedi.

Oyunların yasaklanmasının çocukların ve ailelerin farkındalığının artmasını ve toplumun daha dikkatli olmasını sağlayabileceğini dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, önemli olanın ebeveynlerin, çocuklarının neyle ilgilendiğinden, neyle oynadığından haberdar olmaları için çocuklarıyla biraz daha yakın ilişki kurmaları olduğunu söyledi.

“Dijitalleşmeyi belirli miktarda, belirli sürelerle hayatımıza sokmalıyız”

“Çocukların, bir nevi hipnoza sebep olan dijital mecralardan uzak kalmalarını sağlamak ebeveynlerin görevi olarak duruyor.” diyen Prof. Dr. Onur Noyan, “Dijitalleşmenin olumsuz etkileri de var faydaları da var. O zaman bizim ebeveynler olarak yapmamız gereken, dijitalleşmeyi belirli miktarda ve belirli sürelerle hayatımıza, çocukların hayatına sokmak.” dedi.

Çocukların dijital mecra dışında da hayatlarının olmasına olanak tanınması ve fırsat verilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Onur Noyan, şöyle devam etti:

“Çocuklarla sürekli ebeveynlerin oynaması çok mümkün olmayabilir. Çocukların dışarıda oyun oynayacak alanlarının olması, belirli bir spor alanına kanalize edilip bu alanda kendilerini geliştirmelerinin sağlanması önemli. Ancak çocukları birden fazla spora, birden fazla ilgi alanı ve hobiye yöneltmek de doğru bir yaklaşım değil. Çocukların ilgi ve yeteneklerine göre, uygun alanları bulup çocukları bu alanlara yöneltmek ve bir alanda başarılı olmalarını sağlamak, çocukları dijital mecralardan biraz daha uzak tutacaktır. Eğer biz çocuğu bölük pörçük her alana götürüp bir alanda gelişmelerini sağlayamazsak, çocuğun kendini ifade edeceği ve kendini başarılı hissedeceği bir alan olmayacaktır. Bu nedenle en kolay yoldan başarılı olduğu bir oyun oynamayı ve burada yükselmeyi tercih edecektir.

Çocukla kurduğumuz ilişki de çok önemli. Çocuklarımızla aynı masada oturmak, yemek yemek, birlikte sohbet etmek, ne olursa olsun ekranları kapatıp sofrada iletişim içerisinde olmayı sağlamak çok kıymetli.”

Bazı psikiyatrik sorunların temelinde oyun bağımlılığı olabiliyor!

Prof. Dr. Onur Noyan, oyun bağımlılığı yaşayan çocukların sıkça depresyon, kaygı bozukluğu, okul başarısında düşüş, öfke ve davranış problemleri yaşadıklarını belirterek, bu durumların genellikle uzun oyun süreleriyle ilişkili olduğunu gözlemlediklerini ifade etti.

Bu noktada aile ile plan yapılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Onur Noyan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Öncelikli olarak oyunu ve oyunla bağlantılı olan diğer davranışları çocuğun hayatından çıkartıyoruz. Sonrasında eşlik eden diğer psikiyatrik sorunları netleştirerek tanıya uygun ilaç tedavisi ve mutlaka bir psikoterapi süreci planlıyoruz. Psikoterapi sürecinde kişinin neden oyun oynadığı, oyunda yaşadığı duygular, oyun oynamadığında ortaya çıkacak duygularla nasıl baş edeceği konularında tedavi uyguluyoruz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bazı psikiyatrik sorunların temelinde oyun bağımlılığı olabiliyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>