?> ?> bağışıklık arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 08 Mar 2025 07:30:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png bağışıklık arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Kunak’tan bağışıklık güçlendirici tarifler https://kocaelibasin.com.tr/kunaktan-bagisiklik-guclendirici-tarifler/ Sat, 08 Mar 2025 07:30:16 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kunaktan-bagisiklik-guclendirici-tarifler/     Büyükşehir’in düzenlediği Mutlu Şehir Okulları etkinliklerinde Dr.

Kunak’tan bağışıklık güçlendirici tarifler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
 

 

Büyükşehir’in düzenlediği Mutlu Şehir Okulları etkinliklerinde Dr. Feridun Kunak, doğal reçetelerle bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını anlattı

 

Kunak’tan bağışıklık güçlendirici tarifler

 

Büyükşehir tarafından düzenlenen “Mutlu Şehir Okulları Ramazan’da Bi’ Başka” etkinlikleri bilgilendirici söyleşilerle devam ediyor. “Doğal Reçeteler ile Bağışıklık Güçlendirmek” konulu söyleşide konuşan Dr. Feridun Kunak, katılımcılara sağlıklı yaşama dair beslenme ve tedavi yöntemleri sundu.

 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN DOĞAL REÇETELER

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının manevi havasını Kocaeli’nin her kesimine sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda pek çok etkinlik planlayan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Dr. Feridun Kunak’ın katılımı ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdi. Sağlıklı yaşama dair pratik bilgi ve tedavi yöntemleri sunan Dr. Kunak, söyleşide bağışıklık sisteminin nasıl güçlendirilebileceğini, doğal ve sağlıklı beslenmenin önemini, bağışıklık sistemini destekleyen bitkisel karışımları, doğal kürleri ve sağlıklı yaşam önerilerini katılımcılar ile paylaşarak evde hazırlanabilecek tarifler sundu.

 

GÜNLÜK YAŞAMDA FAYDALI OLACAK ÖNEMLİ BİLGİLER

Söyleşi boyunca kadınların sorularını da yanıtlayan Kunak, bireysel sağlık önerileriyle katılımcılara rehberlik etti. Program sonunda üyeler, etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, verilen bilgilerin günlük yaşamlarında faydalı olacağını ifade etti.

 

ETKİNLİKLER RAMAZAN BOYUNCA DEVAM EDECEK

Ramazan ayı boyunca devam edecek Mutlu Şehir Okulları etkinlikleri hakkında detaylı bilgi almak isteyenler için 0 262 318 27 29 numaralı telefonu arayarak bilgi alabilirler.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kunak’tan bağışıklık güçlendirici tarifler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bağışıklık sistemini güçlendiren 7 önemli beslenme önerisi https://kocaelibasin.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendiren-7-onemli-beslenme-onerisi/ Fri, 03 Jan 2025 09:40:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bagisiklik-sistemini-guclendiren-7-onemli-beslenme-onerisi/ Kış aylarında havaların soğumasıyla beraber grip, larenjit ve farenjit gibi solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskimiz artıyor.

Bağışıklık sistemini güçlendiren 7 önemli beslenme önerisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kış aylarında havaların soğumasıyla beraber grip, larenjit ve farenjit gibi solunum yolu hastalıklarına yakalanma riskimiz artıyor. Zira, bu dönemde, yeteri kadar havalandırma veya temiz hava sirkülasyonu sağlanamayan kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirmemiz mikropların hızlıca   bulaşmasına neden oluyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, dolayısıyla kış aylarında hastalıklara karşı en etkili silahımız olan bağışıklık sistemimizi güçlü tutmanın oldukça önem kazandığına dikkat çekerek, “Bağışıklık sistemimizin güçlü kalabilmesi için yeterli ve dengeli beslenmemiz önem kazanmaktadır. Kış aylarında tek bir besin grubuna odaklanmak yerine,  her besin grubundan ve mevsimine uygun beslendiğimizden emin olmamız gerekmektedir” diyor. 

Taze sebze – meyve tüketimine özen gösterin

Taze sebze ve meyveler çoğunlukla vitamin, mineral ile antioksidanlar bakımından oldukça zenginler. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bağışıklık sistemimizin güçlü kalması için çok çeşitli vitamin ve minerallere ihtiyaç duyduğumuzu belirterek, “Tümünü yeterli ve dengeli alabilmek için çeşitli gıdalarla beslenmek önemlidir. Diyabet hastalığı veya meyve alımına engel başka bir hastalık yoksa, günde 2 porsiyon meyve tüketilmelidir. Bir porsiyon meyve yaklaşık bir yumruk büyüklüğüdür. Sebzeler ise her öğüne mutlaka eklenmelidir” diyor. 

Vitamin ve mineral kaybını önleyin 

Taze sebze ve meyveler farklı türlerde vitamin ve mineral içeriyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, ancak ısı ve havayla temas ettiğinde ya da hatalı pişirme teknikleri kullanıldığında vitamin-mineral kaybı yaşanabildiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle, örneğin tahıllarda bulunan B grubu vitaminlerinin kaybolmaması için makarna ve kuskus gibi tahılları, suyunu çektirerek pişirmek gerekir. Bu sayede suya geçen ve suyu döktüğümüzde kaybedebileceğimiz vitaminler korunmuş olacaktır. Brokoli C vitamininden zengin bir sebzedir ve C vitamini kayıplarını minimuma indirmek için buharda pişirme yöntemi tercih edilmelidir. Portakal, mandalina veya taze yeşil sebzelerde bulunan C vitamini de ısı ve hava temasına karşı hassastır. Dolayısıyla çiğ tüketilmesi mümkün olan besinleri iyice yıkayarak temizliğinden emin olduktan sonra hemen tüketmek faydalı olacaktır. Yine C   vitamininden zengin portakal ve mandalina gibi meyveler de kabuğu soyulduktan sonra havayla temasını azaltmak için bekletmeden yenilmelidir” 

Bağırsak sağlığını önemseyin

Probiyotikler sağlığı olumlu yönde etkileyen ve vücuda alındıklarında bağırsağa canlı şekilde ulaşabilen mikroorganizmalardır. Bağırsak duvarı normalde patojen ve toksik mikroorganizmaların vücuda girmelerini engelliyor. Bağırsaktaki sağlıklı bakterilerin sayısının artması bağırsakların bu koruyucu görevini destekliyor.  Kötü beslenme alışkanlıkları veya diğer faktörlerden ötürü bağırsak florasının bozulması ise bağırsağın geçirgen hale gelmesine, dolayısıyla koruyucu görevini yerine getirememesine yol açabiliyor. Bu nedenle kefir veya probiyotik yoğurt gibi besinlerle bağırsak sağlığınızı, dolayısıyla bağışıklık sisteminizi desteklemeyi ihmal etmeyin.

Makro besin gruplarını dengeli şekilde alın

Protein, yağ ve karbonhidrat gibi makro besin grupları bağışıklık sistemini güçlü tutmak için bir uyum halinde çalışıyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bu nedenle herhangi birinin eksikliğinin bağışıklık sisteminin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çekerek, “Kilo kontrolü veya başka sebeplerden ötürü ekmek ve makarna gibi karbonhidrat içeren besinlerden kaçınmak büyük bir hata. Zira bu davranış primer enerji kaynağı olan karbonhidratların eksikliğine neden olup, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Bağışıklık sistemi hücreleri farklı dönemlerde farklı makro besin gruplarını öncelikli olarak kullanabiliyorlar. Bu nedenle tüm makro besin gruplarını düzenli ve dengeli olarak almak önemlidir” diyor.  

Renklerin gücünden faydalanın

Renkli meyve ve sebzelerdeki vitaminler ile antioksidanlar bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyorlar.  Beslenmenizde farklı renkte besinler tüketmeye özen gösterin. Örneğin, ayvada bulunan C vitamini, balkabağında bulunan A vitamini, narda bulunan antosiyanin gibi maddeler antioksidan etkileriyle bağışıklık sisteminin güçlenmesinde rol oynuyorlar.  

Haftada iki kez balık çok önemli, çünkü… 

Omega 3 ve balıkta bulunan taurin ile triptofan gibi   diğer bileşenler bağışıklık sistemini düzenliyorlar. Ayrıca balık düzenli olarak tüketildiğinde bağırsaktaki yararlı bakteri sayısının artışına ve bu sayede de bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabiliyorBeslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, balık mevsiminde olmanın avantajını kullanarak haftada 2 kez balık tüketmeye özen göstermemiz gerektiğini söylüyor. 

Su içmek için susamayı beklemeyin

Yeterli su tüketimi toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına  destek olarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde etkili oluyor. Bu nedenle gün içerisinde su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Ancak su içmek için susamayı beklemeyin, zira susama refleksi vücudun su kaybetmeye başladığına işaret ediyor.  Günlük içmeniz gereken su miktarınızı kilonuzu 30 ml ile çarparak bulabilirsiniz. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bağışıklık sistemini güçlendiren 7 önemli beslenme önerisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Zona Bağışıklık Sistemi Güçsüzleri Seviyor https://kocaelibasin.com.tr/zona-bagisiklik-sistemi-gucsuzleri-seviyor/ Mon, 16 Dec 2024 10:00:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/zona-bagisiklik-sistemi-gucsuzleri-seviyor/ İsim olarak birçok kişinin bildiği Zona (Herpes Zoster) aslında çok iyi tanınan bir hastalık değil.

Zona Bağışıklık Sistemi Güçsüzleri Seviyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İsim olarak birçok kişinin bildiği Zona (Herpes Zoster) aslında çok iyi tanınan bir hastalık değil. Yetişkinlerin yaklaşık yüzde 20-30’unu etkileyen bu sorunun bağışıklık durumu ile yakından ilişkili olduğunu söyleyen Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Aliye Sevdem Gülcan, zonanın nadir de olsa bazen uzun süreli sinir ağrısı ve görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlara neden olabileceğine işaret etti. Bu nedenle hastalığın önemsenmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Gülcan, hastalıktan korunmak için aşılanmanın önemine işaret etti. 

 

Ağrılı ve döküntülü bir hastalık olan zona, bağışıklık sistemi ile yakın ilişkili olan bir sorun. Hastalığın özellikle stres, yorgunluk ya da bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlarda ortaya çıkarak kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğünü söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Aliye Sevdem Gülcan, özellikle içinde bulunduğumuz kış aylarında artan enfeksiyon hastalıkları ve zayıflayan bağışıklık sisteminin zonanın ortaya çıkma riskini de artırabileceğine işaret etti. “Bu dönemde grip, soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlar arttığı için vücut daha savunmasız hale gelir. Eğer kişi çocuklukta suçiçeği geçirmişse, suçiçeğine neden olan varicella-zoster virüsü (VZV) tekrar aktive olarak zona hastalığını tetikleyebilir” dedi. 

“GİZLİ KALMIŞ SUÇİÇEĞİ VİRÜSÜNÜN AKTİVE OLMASIYLA ZONA GELİŞYOR”

Halk arasında daha çok “gece yanığı” olarak da bilinen zona, varisella zoster virüsünden kaynaklanıyor ve yetişkinlerin yaklaşık yüzde 20-30’unda görülüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl tahminen bir milyon vaka tespit edildiğini söyleyen Dr. Aliye Sevdem Gülcan, “Zona, geçirilmiş suçiçeği enfeksiyonundan sonra, sinir köklerinde gizli kalan ve su çiçeğine neden olan varisella-zoster virüsünün yeniden aktif hala gelmesiyle ortaya çıkan viral bir hastalıktır.” dedi. Dr. Gülcan, “Suçiçeği geçiren bir kişide virüs vücudunda kalır. Yaşamının bir döneminde virüsün aktifleşmesi sonucu zona ortaya çıkar. Ancak hiç suçiçeği geçirmemiş ya da suçiçeği aşısı olmamış kişiler, hastalık olan bir kişiden VZV ile enfekte olabilir. Yani virüsü alabilir” diye konuştu. 

 

“BAĞIŞIKLIĞI GÜÇLÜ KİŞİLERDE NADİREN GELİŞİYOR”

Zona görülme sıklığının bağışıklık durumu ile güçlü bir şekilde ilişki içinde olduğunu ve bağışıklığı güçlü bireylerde nadiren zona geliştiğini söyleyen Dr. Gülcan, “Bağışıklık sistemi zayıf kişilerin zona hastalığına yakalanma riski sağlıklı kişilere göre 100 kat daha fazladır. Kemik iliği veya organ nakli ya da lösemilenfoma veya solid malignite gibi herhangi bir nedenle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kişiler zona hastalığı açısından risk altında olabilir. HIV enfeksiyonu, diyabet ve romatolojik hastalıklar gibi kronik hastalıklar nedeniyle uzun süreli immünsüpresif ilaç kullanımı da zona hastalığı gelişiminde rol oynamaktadır. Bunun yanında ileri yaş, duygusal stres, akut veya kronik hastalık varlığı gibi birçok etken hastalığın ortaya çıkmasında tetikleyici rol üstlenir.”

 

ŞİKAYETLER ÖNCE TEK TARAFLI BAŞLIYOR

Zona hastalığı olan kişilerde genellikle ilk bulgunun vücudun sağ veya sol tarafında olmak üzere tek taraflı, belirli bir alanda, yanıcı batıcı şekilde şiddetli ağrı olduğunu belirten Dr. Gülcan, belirtiler konusunda şunları anlattı: “İlk bulguları takiben birkaç gün içinde, aynı bölgede döküntü başlar ve o alana yayılır. Döküntülerin zamanla içleri sıvı dolup daha sonra da kuruyup dökülürler ve bu süre ortalama 2-3 hafta sürebilir.”

 

DÖKÜNTÜ OLMADAN DA OLUŞABİLİR

Hastalığın çok nadir de olsa döküntü olmadan da oluşabildiğini ve bu durumun tanıyı da zorlaştırdığını söyleyen Dr. Gülcan, “Bununla birlikte nadir de olsa zona bazen yüzde göz veya kulak bölgesinde tutulum yapabilir, bu durumlarda görme kaybı veya duyma kaybı gibi önemli komplikasyonların önlenmesi amacıyla acil tedavi gerekir.” Diye konuştu. 

Virüsün temas yoluyla bulaştığını hatırlatan Dr. Gülcan, “Özellikle gebeler, kanser hastaları, kemoterapi/radyoterapi alan, yani bağışıklığı baskılanmış kişilerin zonaya yakalanma ihtimali daha yüksektir. Aynı zamanda bu kişilerde hastalığın seyri de sağlıklı bireylere göre çok daha şiddetlidir. Bu nedenle zona tanısı alanların özellikle riskli gruplardaki kişilerden uzak durması çok önemlidir” Dedi.

KENDİNİZİ AŞIYLA KORUYUN

Hem hastalığın önlenmesi hem de olası komplikasyonların önüne geçilmesi için aşılanmanın önemine işaret eden Dr. Aliye Sevdem Gülcan, sözlerine şöyle devam etti; “Aşı, kişinin zonaya yakalanma riskini tamamen ortadan kaldırmaz, ancak zona aşısı hastalığın seyrini hafifletebilir, şiddetini azaltabilir ve postherpetik nevralji olarak isimlendirilen zona sonrası görülen uzun süreli sinir hasarına bağlı ağrı riskini düşürebilir. Bu nedenle özellikle yaşla birlikte risk arttığı için 50 yaş üzerindekilere, hastalıklar ya da tedaviler dolayısıyla bağışıklık sistemi zayıflayan kişilere ve hastalıkla karşılaşma yüksek olduğu için suçiçeği geçirmiş olanların aşılanması çok önemlidir.”

 

“HASTALIĞI OLANLAR BAŞKALARINI KORUMAK İÇİN BU ÖNLEMLERİ ALMALI”

Hastalığa yakalanmış kişilerin kabarcıklar ortaya çıkmadan veya döküntüler kabuk bağladıktan sonra virüsü yayma tehlikesinin bulunmadığını belirten Dr. Gülcan, virüsün başkalarına geçmesini önlemek için yapılması gerekenler konusunda şu bilgileri verdi; “Virüsün başkalarına bulaşmasını engellemek için yapılması gerekenlerin başında döküntü bölgesinin örtülü tutulması geliyor. Ayrıca, kişisel giysi ve havlu gibi eşyalar başkalarıyla paylaşılmamalı. Özellikle suçiçeği aşısı olmamış, bağışıklığı düşük hamile kadınlar, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, kanser hastalarında ve bir aylıktan küçük bebeklerde enfeksiyon ağır seyredebileceğinden temas etmekten kaçınılmalı. Temas gerektiren sporlardan uzak durulmalı. Bir diğer önemli nokta ise el hijyeni. Döküntüyle temas halinde eller mutlaka yıkanmalı.”

 

TEDAVİDE AMAÇ HASTALIĞIN SÜRESİNİ VE ŞİDDETİNİ AZALTMAK

Zona iyileştikten sonra bile, birçok hasta postherpetik nevralji olarak bilinen orta ila şiddetli ağrıdan muzdarip olmaya devam ettiğini hatırlatan Dr. Gülcan, “Bu nedenle teşhisin erken konulup ilk 2-3 gün içinde anti-viral tedaviye başlanılması komplikasyonların önlenmesi açısından önemlidir” diye konuştu. Zona tedavisinde kullanılan ilaçlarla, virüsün yayılmasının kontrol altına alınabildiğini aynı zamanda enfeksiyonun süresini ve şiddetini azaltmanın mümkün olabildiğini söyleyen Dr. Aliye Sevdem Gülcan, “Ancak ilaçların etkinliği şikayetler başladıktan sonraki ilk 72 saatte en yüksek olduğundan tedaviye erken başlanması çok önemlidir. Bunun dışında ağrıyı hafifletmek ve kontrol altına almak için ağrı kesici ilaçlar, döküntü üzerine antibiyotikli kremler de kullanılmaktadır. Bu noktada önemli nokta zamanında hekime başvurmaktır. Ayrıca postherpetik nevralji ve diğer komplikasyonlardan korunmak adına 50 yaş üstü, kronik hastalığı olan kişilerin mutlaka zona aşısı yaptırmaları son derece önemlidir.” Diye konuştu. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Zona Bağışıklık Sistemi Güçsüzleri Seviyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>