?>
?>
Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü tarafından 70. Yılda 70 Etkinlikleri kapsamında başlatılan bu hizmet sayesinde; Nevşehir merkez sınırları içerisinde gelinliklerini Belediyeden alan bütün gelin adaylarına ÜCRETSİZ gelin başı kuaförlük hizmeti verileceği bildirildi.
Sosyal Belediyecilik anlayışı kapsamında “Ücretsiz Gelin Başı Kuaförlük Hizmeti” hakkında detaylı bilgi almak ve randevu başvurusunda bulunmak isteyen vatandaşlarımız Nevşehir Belediyesi Turkuaz Masaya başvuru yapabilirler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nevşehir Belediyesi’nden “Ücretsiz Gelin Başı Kuaförlük Hizmeti” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı Op. Dr. İdris Avcı, özellikle masa başı çalışanlar için risk oluşturan boyun düzleşmesi hakkında bilgi verdi.
Öne doğru eğilerek çalışmak boyun bölgesinde aşırı baskıya yol açıyor!
Boyun düzleşmesinin, boyun omurgasının doğal eğriliğinin kaybolması sonucu omurların düz bir hatta yer alması olduğunu dile getiren Op. Dr. İdris Avcı, “Bu durum, boyun kaslarında gerginlik, ağrı ve omurga sağlığına olumsuz etkiler yaratır.” dedi.
Özellikle masa başı işlerde çalışan bireylerde bu durumun sıkça görüldüğünün altını çizen Op. Dr. İdris Avcı, “Uzun süre öne doğru eğilerek çalışmak veya bilgisayar ekranına uzun süre bakmak, boyun bölgesinde aşırı baskıya yol açar. Bu durum, boyun omurlarının doğal eğrisinin kaybolmasına neden olabilir. Fiziksel aktivite eksikliği, boyun kaslarının güçsüzleşmesine ve omurganın destek yapılarının zayıflamasına yol açar. Masa başı çalışanlar, aynı pozisyonda uzun süre kaldıklarında boyun kaslarında gerginlik artar. Bu, zamanla boyun omurlarının düzleşmesine neden olabilir. Mobil cihazlara uzun süre öne eğilerek bakmak, boyun düzleşmesi riskini artırır. Boyun, aşağıya doğru sürekli büküldüğünde omurga üzerinde ekstra yük oluşur. Bu faktörler, boyun omurlarının yanlış pozisyonlarda kalmasına neden olarak boyun düzleşmesi riskini artırır.” açıklamasını yaptı.
Boyun ve üst sırt bölgesindeki ağrı yaygın bir belirti
Boyun düzleşmesinin, başlangıçta hafif semptomlarla kendini gösterebileceğine dikkat çeken Op. Dr. İdris Avcı, boyun düzleşmesi belirtilerini şöyle açıkladı:
“Boyun düzleşmesi olan kişilerde boyun ve üst sırt bölgesinde ağrı yaygındır. Bu ağrı, genellikle uzun süreli oturma veya yanlış duruş sonrası artar. Boyundaki kasların gerginliği başa kadar yayılabilir ve kronik baş ağrısına neden olabilir. Boyun hareketlerinde sertlik ve sınırlı hareket kabiliyeti yaşanabilir. Özellikle boynu sağa-sola veya öne-arkaya çevirmekte zorlanma gözlenir. Sinir sıkışması durumunda kollarda veya ellerde uyuşma ve karıncalanma meydana gelebilir.”
Op. Dr. İdris Avcı ayrıca boyun düzleşmesinin, doktor muayenesi ve görüntüleme yöntemleriyle teşhis edildiğini aktardı.
Düzenli egzersizlerle boyun düzleşmesi önlenebilir!
Boyun düzleşmesinin düzenli egzersizlerle önlenebileceğini ve hafifletilebileceğini ifade eden Op. Dr. İdris Avcı, “Boyun ve sırt kaslarını güçlendirmek, omurgaya binen yükü azaltır ve doğal eğriliği destekler. Özellikle çene çekme, omuz sıkıştırma, boyun esnetme, döngüsel baş hareketleri ve kobra pozisyonu gibi egzersiz yöntemleri düzenli olarak uygulandığında boyun kaslarını güçlendirir, omurga sağlığını korur ve boyun düzleşmesini önler. Ancak egzersizlere başlamadan önce bir doktora danışmak, doğru bir egzersiz programı oluşturmak açısından önemlidir.” şeklinde konuştu.
Kısa molalar verilmeli, esneme hareketleri yapılmalı
Masa başında çalışanların boyun düzleşmesini önlemek için günlük yaşamlarında bazı alışkanlıkları kazanmalarının önemli olduğunu vurgulayan Op. Dr. İdris Avcı, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bilgisayar ekranı göz hizasında ve kol mesafesinde olmalı. Sandalye yüksekliği ve masa düzeni ayarlanarak omurganın doğal duruşu korunmalı. Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak için her 30-40 dakikada bir kısa molalar verilmeli. Bu molalarda boyun ve sırt kaslarını esneten hafif hareketler yapılabilir. Telefon veya tablet kullanırken başın öne eğilmesi yerine, cihaz göz hizasında tutulmalı. Sandalyede bel desteği sağlanarak dik oturulmalı ve çene hafifçe geri çekilerek başın doğru pozisyonda tutulmasına özen gösterilmeli.
Bu basit önlemler, boyun kaslarının aşırı gerginliğini önleyerek omurga sağlığını korur.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Masa başı çalışanlarda risk daha fazla! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Aylık ortalama kişi başı brüt kazanç 26 bin 402 TL olarak gerçekleşti. Ücretli çalışan erkekler için aylık ortalama brüt kazanç 26 bin 638 TL olurken, kadınlar için 25 bin 931 TL oldu.
Aylık ücretli çalışılan saat 200 olarak gerçekleşti. Erkeklerde aylık ücretli çalışılan saat 205 olarak gerçekleşirken kadınlarda 190 saat olarak gerçekleşti.
Saatlik ortalama brüt ücret-maaş 119 TL olarak gerçekleşti. Ücretli çalışan erkekler saatlik ortalama 117 TL brüt ücret-maaş alırken, kadınlar 123 TL brüt ücret-maaş aldı.
Yıllık ortalama brüt kazanç 305 784 TL oldu
Yıllık ortalama brüt kazanç 305 bin 784 TL oldu. Bu değer, erkeklerde 314 bin 242 TL ve kadınlarda 289 bin 720 TL oldu.
En yüksek kazancı yükseköğretim eğitim düzeyine sahip olanlar elde etti
Kazanç düzeylerinin hem erkeklerde hem de kadınlarda eğitim durumu ile birlikte yükseldiği görüldü. Eğitim durumuna göre en yüksek yıllık ortalama brüt kazancı yükseköğretim eğitim düzeyine sahip olanlar elde etti. Bu eğitim düzeyinde yıllık ortalama brüt kazanç erkeklerde 431 bin 364 TL, kadınlarda ise 354 bin 149 TL oldu.
En yüksek yıllık ortalama brüt ücret-maaşı yükseköğretim eğitim düzeyine sahip olanlar elde ederken, bu eğitim düzeyinde erkeklerin brüt ücret-maaşı 364 bin 370 TL, kadınların ise 301 bin 73 TL olarak gerçekleşti.
En yüksek kazanç finans ve sigorta faaliyetleri sektöründe gerçekleşti
Ücretli çalışanların brüt kazançları, ekonomik faaliyet ayrımında incelendiğinde, en yüksek yıllık ortalama brüt kazanç 640 bin 739 TL ile finans ve sigorta faaliyetlerinde oldu. Bu ekonomik faaliyeti, 605 bin 317 TL ile bilgi ve iletişim ve 461 bin 514 TL ile kültür, sanat, eğlence, dinlence ve spor faaliyetleri izledi.
En düşük yıllık ortalama brüt kazançlar ise sırasıyla 213 bin 518 TL ile konaklama ve yiyecek hizmeti faaliyetleri, 218 bin 815 TL ile gayrimenkul faaliyetleri ve 227 bin 284 TL ile diğer hizmet faaliyetlerinde oldu.
Kadın çalışanların yıllık ortalama brüt kazancı, ulaştırma ve depolama faaliyetinde 414 bin 502 TL, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı faaliyetinde 453 bin 413 TL ile bu sektörlerdeki erkek çalışanların yıllık ortalama brüt kazancının üzerinde gerçekleşti.
Nitelikli tarım, ormancılık ve su ürünleri çalışanları en düşük kazancı elde etti
En yüksek yıllık ortalama brüt kazancı 538 bin 530 TL ile yöneticiler meslek grubunda çalışanlar elde etti. Bu meslek grubunu 409 bin 767 TL ile profesyonel meslek mensupları izledi. En düşük yıllık ortalama brüt kazanç ise 202 bin 809 TL ile nitelikli tarım, ormancılık ve su ürünleri çalışanları grubunda gerçekleşti.
Kadın-erkek arası ücret veya kazanç farkı tüm eğitim düzeylerinde erkek lehine gerçekleşti
Yıllık ortalama brüt kazanç ile hesaplanan gösterge için en yüksek fark %20,0 ile lise mezunlarında, en düşük fark ise %14,9 ile ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti. Yıllık ortalama brüt ücret-maaş ile hesaplanan gösterge için ise en yüksek fark %17,4 ile yükseköğretim mezunlarında, en düşük fark %13,2 ile yine ilkokul ve altı mezunlarda gerçekleşti.
Kadın-erkek arası ücret veya kazanç farkı tüm meslek gruplarında erkek lehine gerçekleşti
Kadın-erkek arası kazanç farkının en yüksek olduğu meslek grupları; %23,5 ile sanatkârlar ve ilgili işlerde çalışanlar ve %22,9 ile teknisyenler, teknikerler ve yardımcı profesyonel meslek mensupları olmuştur. En düşük olduğu meslek grupları ise %2,0 ile yöneticiler ve %7,2 ile hizmet ve satış elemanlarıdır.
Kadın-erkek arası ücret farkının en yüksek olduğu meslek grupları; %21,1 ile profesyonel meslek mensupları, %20,3 ile tesis ve makine operatörleri ve montajcılar ve aynı oran ile sanatkârlar ve ilgili işlerde çalışanlar olmuştur. En düşük olduğu meslek grupları ise %1,8 ile yöneticiler ve %6,4 ile nitelik gerektirmeyen mesleklerdir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Aylık ortalama kişi başı brüt kazanç 26 402 TL oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Çocukların aktif spor hayatları, sınav dönemlerindeki yarış maratonları, okullardaki akran zorbalığı, ebeveynlerden ilk ayrılışlarla birlikte kreş veya yeni bir okula adaptasyon süreçleri, ebeveynlerle yaşanılan iletişim problemleri veya ev ortamında yaşanan huzursuzluklar artık çok küçük yaşlardan itibaren hastalarımızı bruksizm yani diş sıkma alışkanlığı tanısıyla takip etmemize sebep oluyor.” diyen Nurgül Demir sözlerine şöyle devam etti: “Genç bireylerdeki diş sıkma alışkanlığı da yetişkinlerde olduğu gibi, uyku sırasında başlayabilir veya gün içinde tekrarlayabilir. Diş sıkma alışkanlığına, diş gıcırdatma da eşlik edebilir. Yaşı küçük olan hastalarımızda farkındalık yaratmak çok daha zor olduğu için, bruksizm tanısı koyduğumuz hastalarımızda asıl sorumluluk ise ebeveynlere düşmektedir.”
Kulak ağrısı, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri varsa dikkat!
Ebeveynlerin çocukları uyku sırasında kontrol etmelerinin önemine dikkat çeken Nurgül Demir “Diş sıkmaya diş gıcırdatma da eşlik ediyorsa çocuğunun diş sıktığının farkına varabilir; ancak sadece diş sıkma alışkanlığı olan hastalarımızda teşhis genellikle kulak ağrısı, baş ağrısı, uyku düzensizlikleri gibi şikayetler oluşmaya başladığında konulur. Henüz şiddetli şikayetleri olmayan bruksizm hastalarımızda ilk teşhis ise, diş muayenesi sırasında konulmaktadır. Diş yüzeylerinde aşınmalar, çatlaklar, dolgu ve diş yüzeylerinde kırılmalar, çene eklemi bölgesinde ağrı ile bruksizm tanısının erken konulması, ileride oluşabilecek ciddi problemlerin önüne geçer. Hastadan alınan detaylı bir tıbbi hikaye ile etkene ve hastaya yönelik bir takip planlaması yapılarak, ileride oluşacak problemlerin önüne geçilebilir.” diye konuştu. Şiddetli bruksizm alışkanlığı olan hastalarda çene eklemlerinde hasar oluşmaya başlayabileceğinin de altını çizen Demir “Ayrıca uykuda nefes tutma alışkanlığının çocukluk bruksizmine eşlik edebileceği de bilinmektedir. Çocuklarda bruksizm plağı, botoks uygulaması gibi tedaviler kesinlikle uygun olmadığı için diş sıkma alışkanlığı olan çocuklarda dikkat edilmesi gereken konuları şu şekilde sıraladı;
1-Gece uyku sırasında çocuğun diş gıcırdattığı duyulduğu takdirde, derin uykudan uyandırmak, alışkanlık sırasında çiğneme kasları ile iletilen kuvvetin gücünü azaltarak meydana gelen hasarın azaltılmasında yardımcı olacaktır. Buna ek olarak, alışkanlığın sıklığının azaltılması, kas hafızasının zayıflatılmasına ve bruksizmin zamanla tamamen bırakılmasına fayda sağlayabilir.
2-Sakız çiğnemek çiğneme kaslarının sürekli aktifleştirilerek güçlenmesine, diş sıkma sırasında çene eklemine ve dişlere daha fazla kuvvet iletilmesine sebep olabilir. Diş sıkma alışkanlığı kontrol altına alınana kadar çocukların sakız çiğnemesi mümkün olduğu kadar engellenmelidir.
3-Diş sıkma alışkanlığının çene eklemi üzerinde yaratmış olabileceği hasarı da göz önünde bulundurarak, elma, hamburger gibi besinler parçalara bölünerek tüketilmeli, ağız açık konumda çene eklemine kontrolsüz kuvvet iletilmesinden kaçınılmalıdır.
4-İleri seviyede diş sıkan çocuklarda, zaman içinde dişlerde aşınmalar ve alt yüz boyutlarında düşme meydana gelebileceği için, gerektiği takdirde prefabrike kaplamalar ile dişlerin düşme yaşlarına kadar ağızda tutulması sağlanmalıdır.
5-Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı kontrol altına alınana kadar, rutin çocuk diş hekimi kontrolleri aksatılmamalıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocuğunuzun başı ağrıyorsa nedeni bu olabilir… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Genç bir oyuncu ve otoriter bir yönetmenin hikâyesinin anlatıldığı oyun, 30 Ekim 2024 Çarşamba günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de ilk gösterimini yaptı.
Oyunun sonunda söz alan Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever:
“Bugün burada olmayı tercih ettiğiniz için hepinize çok teşekkür ederim. Şehir Tiyatroları Türkiye’nin en uzun soluklu gençlik festivalini yapıyor. Bu sene 38.’sini gerçekleştirdik. Hem içerdeki hem dışarıdaki genç arkadaşlarımız oyunlar hazırladılar. Bu sene 6 tane iç yapımımız vardı. Biz 1 tanesini seçtik. O da Alp’inkiydi. Alp çok cesaretli davrandı. Hem yazdı hem yönetti hem oynadı.
Gençlerimizin özgüveni hepimizi çok gururlandırıyor. Alp de bu özgüvenle çakı gibi bir oyun çıkardı. Ayrıca bu oyun tamamen gönüllülük esasına göre yapılmıştır. Yani repertuvara alınacak diye değil sadece kendi özgüvenleri, kendi tiyatro aşklarıyla yaptıkları bir oyundu. O yüzden çok daha kıymetli.” dedi.
Dramaturgisini Dilek Tekintaş-Gökhan Aktemur’un, müziğini Şan Üstüntaş’ın, ışık tasarımını Fatih Kara’nın, efekt tasarımını Metin Taşkıran’ın, dekor ve aksesuar tasarımını Özgür Öztürk-Samet Küçükyılmaz’ın yaptığı oyunda; Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor.
İkinci Perdenin Başı
Genç ve umutsuz bir oyuncu olan Muhsin, ünlü tiyatro yönetmeni Afet’in açtığı oyuncu seçmesine girme fırsatı bulur. Böylesi bir dönüm noktasında, hayatta hiçbir şeyin yolunda gitmemiş olmasının gerginliğini yaşamaktadır. Seçmelere saatinde yetişemediğinden dolayı içeri girip girmeme konusunda kararsız kalır.
Herhangi bir mesleğe yeni başlayan pek çok genç için bu tür seçme veya sınavlar aslında kaybolan umutları bulma ve yeniden hayal kurabilmek için önemli bir eşiktir. Muhsin için ise bir adım ötesinde varoluş imtihanı başlayacaktır.
Oyun, 31 Ekim-2 Kasım 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bir Oyuncunun Varoluş Mücadelesi İkinci Perdenin Başı Seyirciyle Buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Şikâyet ediyoruz. Her şeyden, herkesten, çevremizde olup bitenlerden… Aşamadığımız bir tembellikle bunları mazeretlerimizin üstüne koyup bu yükle dolaşıyoruz. Başarı elde etmek için defalarca başarısız olmayı göze alamıyoruz. Egolarımızı, hayallerimizin önüne koyuyoruz. Hayal ettiklerimizin -nasılsa hak ettiğimizi düşündüğümüz için- harekete geçmeden, gerçekleşmesini bekliyoruz. Hepimiz yeteneklerimizin önüne koca koca duvarlar örüyoruz. Fark edilmeyi beklerken, homurdanan, söylenen, temelsiz eleştiren, kıskanan, fakat hiçbir şey yapmayan ve aslında güzel olabilecek hiç bir şeyi benimsemeyen bireyler haline geliyoruz.
Hepimiz Muhsin ve Afet kadar çektik a dostlar!.. Model aldığımız veya hayalini kurduğumuz kişi olmayı gerçekten istiyor muyuz? Peki ya olursak?.. O zaman Afet kadar yalnız olmayı ya da Muhsin kadar kararsız kalmayı becerebilecek miyiz?
İstanbul Şehir Tiyatroları Genç Günler Projesi olan oyunumuzun macerası, tam da bu söylediklerimin üzerine başladı. Şehir Tiyatrolarının yeni yazarlara, yönetmen ve oyunculara bu zemini hazırlaması Türk Tiyatrosu için çok değerli. Sizinle bu sahnede buluşabilmemiz için çok kişi gönüllü olarak emek verdi. Öncelikle sevgili dramaturglarımız Dilek Tekintaş ve Gökhan Aktemur’un projeye olan inançları ve destekleri oyun metninin sahneye taşınma sürecinin temelini oluşturdu. Genç bir yazar, oyuncu ve yönetmen olabilmek için birçok kez yenildim. Birçok kez vazgeçmenin eşiğinden döndüm. Çok sevgili arkadaşlarımın desteği ile yılmadan çabaladık. Oyunu ilk okuduğunda beni heyecanla arayan partnerim Ebru Üstüntaş ile aynı sahneyi paylaşmak büyük bir gurur benim için. Yardımcı Yönetmenimiz Direnç Dedeoğlu parke üzerinde bizi emniyette tutan sevgili dostumuz. Işık tasarımında Fatih Kara; efekt tasarımında Metin Taşkıran nokta atış yaptılar. Ve ileride ismini kim bilir nerelerde duyacağımız 13 yaşındaki müzisyenimiz Şan Üstüntaş; oyun için yaptığı bestesi ve provalardaki doğaçlamalarıyla bize enerji verdi.”
Dramaturgisini Dilek Tekintaş-Gökhan Aktemur’un, müziğini Şan Üstüntaş’ın, ışık tasarımını Fatih Kara’nın, efekt tasarımını Metin Taşkıran’ın, dekor ve aksesuar tasarımını Özgür Öztürk-Samet Küçükyılmaz’ın yaptığı oyunda; Ebru Üstüntaş, Alp Tuğhan Taş rol alıyor.
Oyun, 30 Ekim-2 Kasım 2024 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İYİ Parti Ankara 3. Bölge Milletvekili Adayı Kürşad Zorlu, bugün yaptığı açıklamada, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zorlu, şunları söyledi:
*Bizim iktidarımız özellikle kadınlar açısından çok farklı olacak, çünkü hükümetin en yetkili Cumhurbaşkanı Yardımcısı bir kadın olacak. Hemen akabinde de Sayın Genel Başkanımız, Başbakanlığa talip olacak. Yeni süreci böyle böyle inşa edeceğiz.
“TÜRK KADINI BAŞI DİK VE GELECEĞE UMUTLA YÜRÜYECEK”
*Ülkeyi elbette ortak akılla hep birlikte yöneteceğiz ama devletin başına da bir kadın geçecek. 15 Mayıs sabahı Türk kadını, başı çok daha dik ve geleceğe umutla yürüyecek.
*Zorlu, “Demokrasiyi düzeltme anlamında koalisyonların avantajı var ancak ittifaktaki fikir ayrılıkları gelecekte sorun yaratır mı? Uyum içinde çalışma başarılacak mı” sorusunu ise şöyle yanıtladı:
*Millet İttifakı 2019’da kuruldu ve bu süreçte ciddi de bir öyküsü oluştu. Tabii ki zaman zaman fikir ayrılıkları yaşandı ancak bunlar aşıldı. Bunların hepsi bir test alanıydı bizim için. Hatta büyük meselelerin zaman içerisinde çok da çabuk aşıldığını test ettik.
“İŞ BİRLİĞİMİZ TARTIŞMASIZ YÜRÜYECEK”
*Zaten köklü meselelerde sıkıntı yaşamamak adına çözüm üretip ortak mutabakat metni oluşturduk ve metinde yazan her şeye tüm partiler imza attı. Bu nedenle seçim sonrasında atacağımız adımların birçoğu şimdiden hazır ve iş birliğimiz tartışmasız yürüyecek.
*Mevcut hükümetin Türkiye’ye artık hiçbir şey verme şansı kalmadı. Her seçim döneminde, ‘Bu kadar da artık olamaz’ denilen ne varsa katbekatını yaptılar. Onun için alacakları artı bir netice, kötülüğün daha da yükselmesi olur. Biz ise iyiliği getirmeye çalışıyoruz, dolayısıyla da başaracağız.
“SOSYAL YARDIM AĞINI YOKSULLUĞU YÖNETMEK İÇİN KULLANAN BİR İKTİDAR”
*Evet, belirli bir seçmen grubu AK Parti konusunda kararlılığını sürdürüyor ancak büyük kitleler uyanmaya başladı. AK Parti, devlet imkanları ile kurduğu sosyal yardım ağını yoksulluğu yönetmek için kullanan bir siyasi iktidar.
*Hükümet değiştiğinde sosyal yardımların kesileceği endişesine bugün en güzel cevabı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Ankara’da yaptığı destek yardımları veriyor aslında.
“TÜM ÜLKEYİ KUCAKLAYACAK BİR NEFES ALMA ALANI OLDUK”
*Yaşanabilir bir ülke olmaktan çok ciddi şekilde uzaklaşmış durumdayız. İnsanlar belirli bölgelerde yoğunlaşarak yaşama tercihinde bulunmaya çalışıyor. Birçok bölgede insanlar, sosyal yaşamda da nefes alamaz hale geldi. Dolayısıyla artık zengin fakir demeden herkesin yaşam pratiği yerle bir olmuş durumda.
Biz, makulün sesiyiz ve hiçbir etnik ve mezhepsel ayrım gözetmeden tüm ülkeyi kucaklayacak bir nefes alma alanı olduk. Zaten İYİ Parti bunun için kuruldu. Cumhurbaşkanlığı’nda Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis’te ise İYİ Parti vücut buluyor.
Kürşad Zorlu: 15 Mayıs sabahı Türk kadını başı daha dik ve umutla yürüyecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Gece yayımlanan videoda kısa süre önce öldürülmüş Wagner savaşçılarının cesetlerini gösteren Prigojin, bu savaşçıların birilerinin çocukları ve birilerinin babaları olduğunu belirtti. Savaşçıların mühimmat yetersizliğinden öldürüldüğüne dikkati çeken Prigojin, mühimmat vermeyenlerin “cehennemde yanacaklarını” dile getirdi.

Prigojin, Rus hükümetine çok sert tepki gösterdi.
Prigojin, bağırarak sinirli şekilde yaptığı konuşmada, “Bizim yüzde 70 oranında mühimmatımız yetmiyor. Şoygu! Gerasimov! Nerede mühimmatlar? Bakın bunlara (yerdeki cesetlere)!” dedi.
Kendilerine mühimmat vermeyenlerin zengin kulüplerinde oturduklarını, keyiflerine göre savaşçılarının kaderlerini belirlediklerini öne süren Prigojin, depolarda var olan mühimmatın Wagner’e gerektiği kadar verilmesi halinde kayıplarının 5 kat daha az olacağını savundu. Prigojin, “(Savaşçılar) buraya gönüllü geldiler ve ölüyorlar” ifadesini kullandı.
Şubat ayından bu yana Prigojin, “kendilerine artık mühimmat temin edilmediğini” ileri sürerek, Rusya Savunma Bakanlığından destek istiyordu.
Prigojin, Rus ordusundan gereken mühimmatın kendilerine verilmemesi halinde Ukrayna askerleri ile çatıştıkları Bahmut’tan savaşçıların bir bölümünü çekeceklerini söylemişti.
Prigojin bugün yaptığı açıklamada, paralı askerlerin, 10 Mayıs’ta Bakhmut’tan ayrılacağını da açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Putin’in en güvendiği isimlerin başında gelen Prigojin, “Wagner savaşçıları adına, 10 Mayıs 2023’te yaralarımızı sarmak içiN Bakhmut’tan çekilme kararımızı duyurmak istiyorum” dedi.
Prigojin, “Wagner’i Bakhmut’tan çekiyorum çünkü mühimmat eksikliği yaşıyoruz” dedi.
İngiliz haber ajansı Reuters, Wagner paralı askerlerinin, geçen yazdan beri Bakhmut’u ele geçirmek için Ukrayna’daki en uzun ve kanlı çatışmalara katıldığını hatırlattı. (Ajanslar)
Rus paralı askerlerin başı: Ölüyoruz, mühimmat gönderin yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>