?>
?>
Bugün hâlâ kadınlar hak ettiği eşitliği göremezken; ücret adaletsizliği, siyasal temsilde eksiklik, eğitime erişim engelleri, şiddet ve çocuk gelinler gerçeği varken her günümüz kadınlar günü olmalıdır. Her günümüz, kadınların hiçbir baskıya, zorbalığa, ayrımcılığa uğramadan yaşaması, hak ettiği hak ve özgürlüklere ulaşması için çalışma günü olmalıdır.
Büyük Önderimiz Atatürk’ün dediği gibi, “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” Biz, dünyayı borçlu olduğumuz kadınların eşit şartlarda çalıştığı, emeklerinin görünür olduğu, şiddetin, kadın cinayetlerinin, ayrımcılığın ve adaletsizliğin son bulduğu bir dünyayı, Ata’mızın izinde hep birlikte kuracağız. Bu, sadece kadınların değil, insanlığın ortak meselesidir. Çünkü bir kadının emeği sömürüldüğünde, hakları elinden alındığında, bir kadın şiddete uğradığında tüm insanlığın hayatı çalınmış demektir. Çünkü kadın hakları, insan haklarıdır.
Kadınların hak ve özgürlüklerini bir kez daha hatırlatması, kadın emeğinin her yerde var olduğunu göstermesi dileğimle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tugay: Kadının emeğinin görünür olduğu bir dünyayı hep beraber kuracağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 6 Şubat 2023 tarihli 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli deprem felaketlerinin ikinci yıldönümünde Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Adıyaman’da düzenlenen sessiz yürüyüşe katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, CHP Genel Merkez yöneticileri, İzmir’den Adıyaman’a giden ilçe belediye başkanları, milletvekillerinin öncülük ettiği yürüyüş Adıyaman Belediye Başkanlığı’nın önünden başladı, deprem anında duran saat kulesi önünde sonlandı. Yakınlarını kaybeden vatandaşların da yer aldığı programda zaman zaman duygulu anlar yaşandı. Ayrıca depremde hayatını kaybedenler için gökyüzüne balonlar salındı, dualar okundu.
“Keşke gereken daha önce yapılsaydı bu insanlar ölmeseydi”
Adıyaman’daki yoğun programı değerlendiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay, “İki yıl önce tam bu saatlerde Adıyaman ve çevredeki 11 ilde yaşanan o büyük acı olayın tam saatinde yıl dönümünü yaşadık ve ölenleri, kaybettiklerimizi andık. Yakınlarını kaybetmiş on binlerce insanla beraber bu ortamda bulunmak bizim için bir görev. Onların acılarını paylaşmak için dayanışma duygularımızı onlara ifade etmek için buradayız. Ama diğer taraftan keşke bu insanlar ölmeseydi keşke gereken daha önceden yapılmış olsaydı diye de düşünmeden edemiyoruz” dedi.
“Deprem kader değil”
Başkan Tugay ayrıca, “Gerçekten çok acı bir olay. Telafisi olmayan binlerce insanın kaybı yaşandı. Gün boyunca çeşitli ortamlarda insanlarla buluştuk. Onların acılarını paylaşmaya çalıştık. İzmir halkının onlara selamını, sevgisini ve üzüntülerini ilettik. Küçük küçük ziyaretlerde pek çok destek olabileceğimiz fırsat olduğunu görmüş olduk. İyi ki geldik. Benimle birlikte ilçe belediye başkanlarımızın çoğu da buradalar. Burada bu acıyı hissetmek insana bir taraftan da benzer acılar yaşanmasın diye hepimize büyük sorumluluk düştüğünü tekrar tekrar hatırlatıyor. Diliyorum hiçbir zaman böyle acılar yaşanmaz. Sessiz yürüyüş sırasında, tam 04.17’de şunu düşünmeden edemedim; yaşadıklarımıza kader diyemeyiz. Deprem kader değil. Deprem mutlaka bir şekilde yaşanan bir doğa olayı. Buna karşı tedbirli olmak gerek. O tedbirler alındığı zaman insanlar da hayatlarını kaybetmiyor. Adıyaman halkına, diğer illerde yakınlarını kaybeden tüm vatandaşlarımıza başsağlığı diliyorum. Ülkemizin bir daha böyle acılar yaşamaması için hepimize düşen sorumlulukları yerine getirmemiz gerektiğini söylemek istiyorum” ifadelerini de kullandı.
Deprem bölgesi programında ilk gün yaşananlar:
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e eşlik eden Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay ilk gün programında deprem şehitliğini ziyaret etti. Vefat eden her yaştan vatandaşın mezarına karanfil bırakan Başkan Tugay, Adıyamanlılarla sohbet ederek acılarını paylaştı. CHP Genel Başkanı Özel, Başkan Tugay ve beraberindeki heyet ayrıca Adıyaman Valisi Osman Varol ve Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere tarafından makamlarında ağırlandı.
Hasar alarak yıkılan Mimar Sinan Kültür Parkı’ndaki nikah ve çok amaçlı salonun İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Adıyaman Belediyesi iş birliğiyle yeniden inşa edilmesi için hazırlanan projenin temeli atıldı. CHP lideri Özgür Özel ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay Adıyaman Belediyesi Millet Bahçesi’nde 6 Şubat deprem şehitleri anısına fidan dikti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, depremde yıkılan Adıyaman Belediyesi Hizmet Binası’nda vefat eden personelin ailelerini de unutmadı. Ailelerle bir araya gelen heyet konteyner kentte yaşayan halk buluşmasında yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ailelere ve çocuklara çeşitli hediyeler sunuldu.
Başkan Tugay, Adıyaman Belediyesi’nin öncülüğünde depremzede kadınların hazırladıkları “04.17” isimli belgeselin galasına da katıldı. Belgesel deprem sonrasında yaşananları tüm gerçekliğiyle konu alarak duygu dolu anlar yaşattı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay’dan felaketin yıl dönümünde halkla beraber sessiz yürüyüş “Yaşadıklarımıza kader diyemeyiz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 42. Olağan Meclis Toplantısı, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile birliğe üye belediye başkanlarının katılımıyla Balçova Kaya Termal Otel’de yapıldı. Toplantının açılış konuşmasında dünya ve Türkiye’deki toplum sağlığı grafikleri ve iklim değişikliğine ilişkin verileri paylaşan Başkan Tugay, “Cumhuriyeti’imizin 101. yıl dönümünü kutlayacağız. Cumhuriyet’imiz, asil milletimizin en önemli eseridir. Bu ülke, her şeyiyle bizlere emanet. En değerlisi de bu ülkenin insanlarının sağlığıdır. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği olarak bizlere çok önemli görevler düşüyor. O nedenle çalışalım, bize emanet edilen bu güzel ülkeyi hep beraber daha ileriye taşıyalım” diye konuştu.
“Yaşamın böyle devam etmesi mümkün değil”
Genel kurula ilişkin konuşan Başkan Tugay, “Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin Sağlıklı Kentler Ağı olarak Türkiye’de daha sağlıklı bir çevrede daha sağlıklı bir toplumun yaşam sürmesi için daha aktif olma yolunda kararlar alacağız. Bir taraftan üyelerimizin sayılarını artıralım ama diğer taraftan daha fazla üyemizi aktif olarak çalışmalara dahil edelim ve çalışmaları uygulamalarla tabana yayalım diye yola çıktık. Bugünkü genel kurul, önümüzdeki dönemin bir başlangıcı olarak da düşünebileceğimiz bir gün. Bir tabloyu ortaya koymak istiyorum. 2024 yılındayız. Grafiklere baktığımızda özellikle 1980 yılından sonra ortalama sıcaklıkların tüm dünyada nasıl yükseldiğini görüyoruz. Böyle devam edersek bu yüzyılın sonunda dünyanın ortalama sıcaklığı 4.9 derece artacak. Bunun bir felaket olduğunu ifade etmek isterim. Dünyadaki yaşamın sağlıklı şekilde böyle sıcaklık artışı ile devam edebilmesi mümkün değil. Beraberinde bir yağışsızlık yaşanıyor. Bu da yıllık ortalama yüzde 15 azalacak diye hesaplanmış. Böyle giderse yüzyılın sonunda yaşadığımız 365 günün yüzde 65’i sıcak gün olacak ve çok yağışlı günler de ortalama yüzde 30 daha fazla olacak. Yani sellerin yaşandığı günlerden bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Nüfusun yüzde 92’den fazlası kirli hava soluyor”
Grafiklere göre yüzyılın sonunda kurak günlerin sıklığı ve yoğunluğunda artışın, ıslak günlerin sıklığı ve yoğunluğunda ise azalmanın görüldüğünü kaydeden Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hava kirliliği konusunda grafiğe baktığımızda 2022 yılında insanların sağlıklı hava soluduğu iller sarı renkle işaretlenmiş. Türkiye’de 4 ilimiz sağlıklı hava soluyor. Bu tabloya baktığımızda Türkiye’nin neredeyse tamamının ciddi hava kirliliği sorunu yaşadığını ve ciddi sağlıksızlıklar yaşadığını bilmemiz lazım. Nüfusun yüzde 92’den fazlası kirli hava soluyor. Fosil yakıtların birinci enerji arzındaki payı yüzde 82.8. Elektriğin üretiminde kömürün payı yüzde 34.6. Yani kullanılan elektriğin 3’te 1’i kömürle üretiliyor. 30 yaş üstünde kaza, yaralanma ve Covid dışında kalan ölümlerin yüzde 14.2’si hava kirliliğinden kaynaklanıyor. Bu sayı geçen yıllara oranla daha yüksek.”
Gıda stratejisi vurgusu
Hem dünya hem Türkiye’nin demografik olarak yaşlı nüfusa sahip olduğunu belirten Başkan Tugay, “Artan sıcaklıklarla 100 bin kişinin 5.2’si hava sıcaklığı nedeniyle yaşamını yitiriyor. 2080 yılında bu oran 62’ye yükselecek diye hesaplanıyor. İklim değişikliği, ısı artışı, kuraklığın yanında gıdaya erişim ve gıda güvenliği sorunu var. İklim krizi ile bağlantılı gıda üretiminde düşüş var. Hepimizin yaşadığımız kentlerin gıda üretimi ve tüketimi ile ilgili stratejik planları olmalı. Türkiye’de çok az sayıda belediye Kentsel Gıda Belgesi hazırladı. Kentsel gıda üretimi, önemli amaçlardan biri olabilir. Bizim şunları hatırlamamızda fayda var; sağlıklı olmak kişisel bir durum ya da seçim değil. Toplumun kişilere sunduğu yaşam koşullarının ürünü ya da sonucudur. Sağlık, başlı başına bir haktır ve kentli haklarının en önemli bileşenlerinden biri sağlıklı ortamda yaşamaktadır. Yerel yönetimler iyilik halini destekler ve yerel yönetimler için sağlık bir haktır. Bu nedenle sorunlara yönelik çözümler üretebiliriz. Bizler birlik olarak bundan sonraki dönemde danışma kurulumuzun üye sayısını artırmanın sonuncunda onların rehberliğinde çalışmalar yapmayı planlıyoruz. Komisyonlar oluşturacağız. Önümüzdeki aylarda iki ya da üç ayda bir farklı şehirde tematik toplantılar düzenlemek istiyoruz. Uzman kişi ve kuruluşların bizlere yaptığı sunumları dinleyeceğiz. Buradan bazı eylem planları çıkarmayı düşünüyoruz. Hem toplantılar hem de birliğin iletişim için seçtiği her türlü yol, bilgi ve deneyim paylaşımını sağlayacak, yerinde gözlem fırsatı sunacak. Eğitim programları düzenleyeceğiz. İyi uygulamaları görünür kılacağız ve ödüllendireceğiz” dedi. Başkan Tugay, katılımcıların koltuklarına bırakılan kartlarda bulunan kare kodlar ile Türkiye ve dünyadan iyi uygulama örneklerine ulaşılabileceğini ve yakın zamanda bu bilgilendirmelerin basılı olarak da belediyelere ulaştırılacağını söyledi.
“Yaklaşımınız ilham verici”
Toplantıda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Ofisi Sağlıklı Şehirler Ağı Yöneticisi Kira Fortune, video kayıt yöntemi ile birlik üyelerine hitap etti. Başkan Tugay’ı tebrik eden Fortune, “Ağımızın 17’den fazla yeni belediyeyi kapsayacak şekilde büyümesi ve sayının 151’e ulaşması, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir şehirler yaratma konusundaki adanmışlığınızın ve kararlılığınızın kanıtıdır. Sağlıklı şehir koordinatörleri; rolünüz her zamankinden daha kritik. Sağlık politikalarının eyleme dönüştürülmesinin merkezinde yer alıyor, refahın kentsel planlama ve kent yönetiminin merkezinde olmasını sağlıyorsunuz. Tek sağlık, iklim değişikliği, su yönetimi, enerji, verimliliği gibi konulara ek olarak madde kullanımı, ruh sağlığı ve yaşlanma gibi konulara odaklanmanız, küresel önceliklerle uyumludur. Bunlar kürese olarak tüm şehirler için aciliyet arz eden konulardır ve proaktif yaklaşımınız ilham verici” diye seslendi.
Üye belediye sayısı 151 oldu
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 42. Olağan Meclis Toplantısı’nda yeni üye başvuruları da görüşüldü. İstanbul Ataşehir Belediyesi, Bayraklı Belediyesi, Beydağ Belediyesi, Bornova Belediyesi, Buca Belediyesi, Bulancak Belediyesi, Çeşme Belediyesi, Çiğli Belediyesi, Espiye Belediyesi, Foça Belediyesi, Gaziemir Belediyesi, Giresun Belediyesi, Hopa Belediyesi, Karabağlar Belediyesi, Karaburun Belediyesi, Kemalpaşa Belediyesi, Kiraz Belediyesi, Menderes Belediyesi, Narlıdere Belediyesi, Seferihisar Belediyesi olmak üzere 20 belediyenin üyelik başvuruları oy birliği ile kabul edildi. Böylece üye belediye sayısı 151 oldu. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği’nin yeni logosu da düzenlenen yarışmayla belirlendi. Bir sonraki toplantının İstanbul Bahçelievler Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenmesi kararlaştırıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“ERDOĞAN’IN VE BAKANLARIN TUTUMU ÇOK GEVŞEK OLDU”
Babacan’ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle oldu:
“Erzurum’da Sayın İmamoğlu’na karşı yapılan taşlama hadisesinde Sayın Erdoğan’ın ve ilgili bakanların tutumu maalesef çok gevşek oldu. Bu kadar açıklıkla söyleyemediler ama biraz daha ileri gitseler ‘Erzurum kendine yakışanı yaptı’ gibi bir ifade de kullanabilirlerdi. Biz buna kesinlikle karşı çıktık. ‘Bundan sonra olacak her şiddet eyleminin sorumlusu siz olursunuz’ dedik.
Önümüzdeki birkaç günde herkesin sağ duyusunu, aklıselimini mutlaka ön plana çıkartması lazım. Kolluk kuvvetlerin çok dikkatli olması lazım. Başta Sayın Cumhurbaşkanı’nın, aynı zamanda ona bağlı ilgili bakanların da işlerini ciddi bir şekilde yapmaları lazım. ‘Seçim dönemi var, propaganda yapıyorum’ diye kendi işlerini ihmal etmemeleri ya da kendi sahip oldukları o imkanları muhalefetin aleyhine kullanmamaları lazım. Hele hele şiddetin önünü açan bir dil asla kullanmamaları lazım. Hukuki sorumluluğu da vebali de kendi boyunlarına olur. Onun için dikkat etsinler.
“200 BİN SANDIKTA DA VARIZ”
Seçim güvenliği işinin iki tane kilit noktası var. Bir; oy pusulaları torbaya doldurulup mühürlenmeden ıslak imzalı sandık sonuç tutanağının görevliler tarafından kontrollü bir şekilde imzalanması gerekiyor. Biz DEVA Partisi olarak altı partinin ortak sistemine sadece biz 26 bin isim verdik. 200 bin sandığın 200 bininde de 6 partinin ortak mekanizması var. 200 bin sandıkta hiç boşluğumuz yok bugün itibariyle. Önemli olan o sonuç tutanaklarının hemen fotoğraflarının çekilip o fotoğrafların hızlı bir şekilde bilgi işlem sistemine girilmesi.
“VATANDAŞLARIMIZA BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR”
Bir de müşahitler var. Ben buradan tekrar bütün vatandaşlara çağrı yapıyorum, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sandık müşahidi olabilir. Güvendiği bir partiye gidip ‘Ben müşahit olmak istiyorum’ diyecek. Kartını alacak ve o gün orada izleyecek. Bu, her vatandaşımızın hakkı. Elimizden geldiğince tedbir alıyoruz ama hep beraber sahip çıkmaz zorundayız. Bütün seçmenlerimiz ‘Bu, bizim işimiz’ demeli. Sadece siyasi partilere değil, bütün vatandaşlarımıza büyük görev düşüyor bu konuda.
“İNŞALLAH SİSTEME KEDİ GİRMEZ”
İşin ikinci anahtarı da bu oylar ilçe seçim kurullarında bilgisayara girilirken bilgisayar veri giriş hatası olur mu olmaz mı diye kontrol edilmesi. Nerede kontrol edilecek? O da yine, 6 partinin kullandığı ortak bilgi işlem sistemleri var. Bazı partilerin de kendi partisine özel geliştirdiği bilgi işlem sistemleri var. YSK bu ucu açıyor siyasi partilere. İnşallah sistemin içine kedi girmez o gece, bir şeyler olmaz diye ümit ediyoruz. YSK ‘Biz bunu size açacağız’ dedi. YSK kendi verilerini açtığı anda bizim kendi veri tabanımızdaki veriler ile bilgi işlem ortamında mukayese edip, tutarsızlığın olduğu sandıklarda derhal kırmızı ışığın yanıp onunla ilgili gerekli müdahalelerin bulunmasıyla alakalı da bir alt yapıyı da oluşturduk. Elimizden ne geliyorsa sonuna kadar yapıyoruz.”
Babacan: Tedbir alıyoruz ama hep beraber sahip çıkmak zorundayız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Gaffar Okkan’ın 5 polis koruması ile birlikte katledildiği şehitlik semtine yaklaşık 2 kilometre uzakta iki yıl önce düzenlenen bir kan bağışı töreninde çekilen görüntüler 22 yılda nereden nereye gelindiğini gözler önüne seriyor.
HİZBULLAH’IN İŞKENCE UZMANIYLA, EMNİYET MÜDÜRÜ YAN YANA
Görüntülerde, 2019 yılının 9’uncu ayında Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne atanan Şükrü Yaman’ın kan bağışı için, Gaffar Okkan’ı katleden Hizbullah Terör Örgütü’nün işkence uzmanı iddiasıyla yakalandıktan sonra hüküm giyen ve 2019 yılı Ağustos ayından bu yana Kızılay Diyarbakır Bölge Kan Merkezi Müdürü Naif Yılmaz ile yan yana geldiği görülüyor.
Şükrü Yaman’ın kan bağışı töreninde Naif Yılmaz’ın geçmişi hakkında bilgisi var mıydı konusu soru işareti. Ancak Yılmaz’ın HÜDA-PAR ile AKP’nin 2019 seçimleri öncesinde yakınlaşmasından sonra 2019 yılının 9’uncu ayında Kızılay’a müdür olduğu bir gerçek.
HİZBULLAHÇILAR AKP DÖNEMİNDE SERBEST BIRAKILDI
Hizbullah davasından yakalanıp hüküm giyenler, AKP döneminde çıkan yasalar uyarınca yargılandıkları mahkemelere toplu dilekçe verip yargılamanın yenilenmesini istediler.
Bu talepleri kabul edilenler adil yargılanma hakkının ihlali, uzun gözaltı süresi uzunluğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Kriterleri ve “hak mağduriyeti” doğduğu gerekçe gösterilerek serbest bırakıldılar. Bu tahliyelerin de diğer Hizbullah tetikçilerinin tahliyesi gibi 31 Mart 2019 yerel seçimleri öncesi gerçekleşmesi dikkat çekti.
ARADAN GEÇEN 22 YILDA GELİNEN NOKTA
Aradan geçen yaklaşık 22 yıl sonra gelinen nokta ise şu; haklarında yeniden yargılama kararı çıksa da yargılanmayan eski Hizbullah hükümlüleri artık Kızılay görevlisi ve Gaffar Okkan ile 5 silah arkadaşının kanlarının döküldüğü Diyarbakır’da emniyetin en üst düzey isimleri ile birlikte kan topluyorlar.
22 yılda nereden nereye… Kimler kimlerle beraber yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Milletvekili adayı oldukları İstanbul 3’üncü bölgede seçim çalışmalarını sürdüren AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Silivri’de karşılaştı.
Zengin ve Altay, ilçede gençlerle Gesi Bağları türküsünü söyledi. Zengin, o anları sosyal medya hesabından “Ve bu karşılaşmaya şarkılarıyla eşlik eden Silivrili Gençlerden şahane ‘Gesi Bağları’ yorumu… Çok teşekkür ediyoruz… ” notuyla paylaştı.
“GELİN HEP BİRLİKTE BENCE MİLLETİN SESİNİ DİNLEYELİM”
Özlem Zengin’in paylaşımını alıntılayan Engin Altay ise “Özlem hanım, ikimizin de sesi güzel gibi ne dersiniz? Gelin hep birlikte bence milletin sesini dinleyelim. Ne diyelim? Haydi Türkiye’m Haydi” mesajını paylaştı.
Özlem Zengin de Engin Altay’ın mesajına “Engin Bey… Biz zaten Milletimizin sesini dinlediğimiz için 21 yıldır iktidarız… Ve cankulağıyla dinlemeye devam edeceğiz” yanıtını verdi.
İşte özlenen sahne: CHP’li ve AKP’li adaylar gençlerle beraber türkü söyledi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>