?>
?>
Uzman diyetisyenlerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, miniklere sağlıklı beslenmenin önemi anlatıldı ve paketli gıdaların etkileri konusunda farkındalık oluşturuldu.
Diyetisyen Seda Ertürk, Uzman Diyetisyen Şahika Nur Bidar ve Diyetisyen Ceren Gülmez’in rehberliğinde gerçekleştirilen seminerde, çocuklara doğal ve dengeli beslenmenin püf noktaları aktarıldı. Eğlenceli ve interaktif bir ortamda geçen etkinlikte, minikler sağlıklı gıdalar hakkında sorular sorarak bilinçli tüketim konusunda bilgi sahibi oldu.
Minikler sağlıklı beslenme eğitimiyle farkındalık kazandı
Etkinlik boyunca minikler, sağlıklı gıdalar hakkında sorular sorarak bilinçli tüketim konusunda bilgi sahibi oldular. Sağlıklı beslenmenin önemini oyunlarla ve renkli aktivitelerle öğrenen çocuklar, farkındalık kazandı. Seminer sonunda çocuklar, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını pekiştirmek adına hazırlanan mini testlerde hem eğlendi hem öğrendi. Uzman diyetisyenlerin çocuklara yönelik özel önerileri ve velilere sundukları pratik bilgiler de seminerin önemli bir parçası olarak öne çıktı.
Başkan Yıldız: “Sağlıklı nesiller için bilinçli beslenmeyi destekliyoruz”
Erken yaşta kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının tüm yaşamı etkilediğini kaydeden Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, “Çocuklarımızın sağlıklı bir geleceğe adım atmasını önemsiyoruz. Bu doğrultuda düzenlediğimiz ‘Okulda Sağlıklı Beslenme ve Paketli Gıda Tüketimi’ semineri ile miniklerimize bilinçli beslenmenin önemini anlattık. Uzman diyetisyenlerimizin rehberliğinde gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte, doğal ve dengeli beslenmenin püf noktalarını paylaştık ve çocuklarımızı bilinçli tüketici olmaya teşvik ettik. Erken yaşta kazanılan doğru beslenme alışkanlıklarının, bireylerin yaşam boyu sağlığını etkilediğini biliyoruz. Bu nedenle çocuklarımızın daha sağlıklı ve bilinçli bir şekilde büyümesi için bu tür farkındalık çalışmalarına devam edeceğiz. Çiğli Belediyesi olarak, sağlıklı nesiller yetiştirmek adına her zaman yanınızdayız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çiğli Belediyesi’nden Miniklere Sağlıklı Beslenme Semineri yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Beylikdüzü Belediyesi’nin 2022 yılında hayata geçirdiği ve tüm Türkiye’ye örnek olan “Beslenme Saati” uygulamasında 2024-2025 eğitim öğretim yılının yeni dönemi başladı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, yeni döneme ilişkin detayları Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi (BAKSM)’de gerçekleşen tanıtım toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Programa; Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Gürbüz Erdagöz, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Mülayim Demirtaş ile ilçe protokolü, basın mensupları ve çok sayıda STK temsilcisi katıldı.
“Bir çocuğun aç kalması siyaset üstü bir meseledir”
BAKSM Trakya Salonu’nda yapılan tanıtım toplantısında konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beslenme Saati uygulamasının bir hak olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Çalık, Beslenme Saati uygulamasının herhangi bir siyasi görüşün ötesinde, çocukların temel haklarıyla ilgili olduğunu belirterek, “Beslenme Saati yardım değil, haktır! Kamu idarelerinde sorumluluk sahibi herkesin bunu önceliğine alması gerekir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e göre memleketimizi aydınlıkla donatacak olan çocuklarımızdır. Her adımda Atatürk’ün, bu millet için yaptıklarından ilham alan bizler de onun gösterdiği yolda, çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sağlamak için durmadan çalışmaya devam ediyoruz. Ancak Cumhuriyet Halk Partimizin ve diğer muhalefet partilerinin okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesi için Meclis’e sunduğu önergeler, maalesef iktidar partisi milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Oysa bir çocuğun yatağa aç girmesinden hiçbir siyasi fikir fayda göremez, ama bir çocuğun mutluluğundan tüm millet fayda görür” şeklinde konuştu.
“Sosyal devlet ilkesini hayata geçiren kalıcı bir model”
Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beslenme Saati uygulamasının yalnızca bir proje değil, sosyal devlet ilkesini hayata geçiren kalıcı bir model olduğunu da vurguladı. Başkan Çalık, bu uygulamanın köklü bir değişimin parçası olduğuna dikkat çekerek, “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu öncülüğünde, İstanbul’da köklü bir değişim yaşandı. 2019 yılında pek çok proje hayata geçirildi, sosyal politikalar alanında ciddi atılımlar yapıldı. Tüm bunlar aynı sosyal adalet anlayışının ürünleridir. Biz bu uğurda mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz” şeklinde konuştu. Başkan Çalık, Beslenme Saati uygulamasının ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu da belirterek şunları ekledi, “İşte bu yüzden Beslenme Saati, bizim için alelade bir proje değildir. Hatta bir projeden öte, sosyal devlet ilkesini hayata geçiren kalıcı bir modeldir. Beslenme Saati, bizim ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. Çocuklarımızın eşit şartlarda büyüdüğü bir düzen için attığımız somut bir adımdır. 2021’den bu yana 10 mahallemizde, yaklaşık 5 bin 675 çocuğumuza toplam 600 bin adet beslenme çantası ulaştırdık. Çantaların üzerinde herhangi bir logo veya kurumsal imza yer almaz. Çünkü burada tek bir amacımız var, çocuklarımızın hayatındaki çok önemli bir eksiği kapatmak”
“Beslenme çantalarımız artık daha sağlıklı”
Beylikdüzü Belediyesi, yeni dönemde Beslenme Saati çantalarının içeriğini daha da zenginleştirdi. Başkan Çalık, bu yıl menüleri oluştururken Fonksiyonel Beslenme ve Bütünsel Sağlık Uzmanı Aslıhan Kaya’nın uzmanlığından faydalandıklarını hatırlatarak, “Çocuklarımızın beslenme çantalarını fiziksel ve zihinsel gelişimlerini destekleyecek şekilde titizlikle planladık. Artık çantalarımız çok daha nitelikli içeriklere sahip.” dedi. Beslenme Saati kapsamında hazırlanan beslenme çantalarında sandviç, kuruyemiş, meyve ve süt gibi temel gıdalar bulunuyor.
“Kalbi Türkiye’nin evlatlarıyla atan birileri var ve hep olacak”
Başkan Çalık, projenin sadece Beylikdüzü’nde değil, Türkiye’nin birçok farklı noktasında hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Beslenme Saati’ni kendi ilçelerinde uygulayan belediyelere teşekkür eden Başkan Çalık, hedeflerinin ihtiyaç sahibi çocuk sayısının azalması olduğunu belirterek “İnanın, temennim bu projeyi uygulayan ilçelerin, illerin artması değil. Esas arzum, beslenme çantası verebileceğimiz ihtiyaç sahibi çocuk kalmamasıdır. Her ailenin kendi evlatlarına yetebildiği bir ekonomik düzenin kurulmasıdır. O güne kadar çocuklarımıza destek olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Başkan Çalık, konuşmasını “Bu topraklarda hiçbir çocuğun açlıkla mücadele etmediği, hiçbir ailenin çaresizlik içinde olmadığı bir düzeni inşa etme yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Bu ülkenin çocukları için çalışan, hiçbir ayrım yapmaksızın kalbi Türkiye’nin evlatlarıyla atan birileri var ve hep olacak. Beslenme Saati’ni ortak geleceğimiz adına atılmış dev bir adım olarak görüyoruz. Bir çocuğun gülümsemesi, toplumun en büyük umududur. O umudu çoğaltmak da bizlerin görevidir” diyerek tamamladı.
“Beyoğlu Belediyesi olarak aynı projeyi hayata geçirdik”
Programa katılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de konuşmasında çocuk yoksulluğunun derinleştiğine dikkat çekerek, “Maalesef öyle bir düzende, öyle bir zamanda yaşıyoruz ki merhametsizliğin, adaletsizliğin kol gezdiği ve bunun bedelini çocukların ödediği günlerden geçiyoruz. Böyle zamanlarda hep beraber sınanıyoruz. Bunun bedelini maalesef çocuklarımız açlıkla ödüyor. Sayın Başkanımızın dediği gibi ‘Açlık ve yoksulluk hiçbir çocuğun kaderi olamaz!’ Sayın Belediye Başkanımız bunu sadece sözde bırakmamış, hayata geçirmiş, vücut bulmuş bir projeyle Beylikdüzü’nde çözdü” şeklinde konuştu. Başkan Çalık’ın sosyal belediyecilik anlayışını takdir eden Güney, Beyoğlu Belediyesi olarak aynı projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, “Sayın Başkanımız iyi bir belediye başkanı, iyi bir aile babası, iyi bir insan ve onun izlediği yolu biz de bu projeyle izledik. Çünkü parolamız, bakış açımız ve dünya görüşümüz aynı. Biz de aynı hissiyatla şu an Beyoğlu’nda 2 bin 96 çocuğumuza Beslenme Saati hizmetini veriyoruz. Beyoğlu’ndaki 2 bin 96 çocuğumuz adına, tüm Beyoğlu halkı adına ve şahsım olarak Sayın Başkanıma teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beylikdüzü Beslenme Saati Uygulamasında Yeni Dönem Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda gerçekleşecek tanıtım toplantısında uygulamanın yeni dönemine ilişkin tüm detayları kamuoyu ile paylaşacak.
Beylikdüzü Belediyesi’nin 2022 yılında başlattığı ve tüm Türkiye’ye yayılan “Beylikdüzü Beslenme Saati” uygulamasında 2024-2025 yılının yeni dönemi başlıyor. İhtiyaç sahibi ailelerin ilköğretim çağındaki çocuklarına, her gün bir öğünün ücretsiz olarak ulaştırıldığı ödüllü uygulamayla bugüne kadar 5 bin 675 çocuğa, uzmanlar eşliğinde hazırlanan 600 bin beslenme paketi ulaştırıldı. Çocukları ve gençleri hizmetlerinin merkezine koyarak topyekün bir eğitim seferberliği yürüten Beylikdüzü Belediyesi örnek projenin yeni döneminde, içeriği beslenme uzmanları tarafından zenginleştirilmiş menüler hazırladı.
BESLENME SAATİ HAKKINDA
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın “Beslenme Saati yardım değil, haktır!” dediği uygulama kapsamında beslenme çantası desteği verilen ihtiyaç sahibi aileler sosyal incelemeler sonucu tespit ediliyor. Diyetisyen ve gıda mühendislerinin de onayları alınarak Beylikdüzü Mutfak’ta hazırlanan beslenme çantalarının içerisinde sandviç, kuruyemiş, meyve ve süt gibi temel ihtiyaçlar yer alıyor. Menü seçimleri öğrencilerin günlük alması gereken protein ve karbonhidrat içeriğine göre düzenleniyor. Ebeveynler, üzerinde Belediye’nin kurumsal logosunun bulunmadığı çantaları, 10 mahallede oluşturulan 19 ayrı dağıtım noktasından ücretsiz teslim alarak çocuklarına ulaştırıyor. Sağlıklı gıdaya erişim eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen ve çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin desteklenmesine katkı sunan örnek proje, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok belediye tarafından da uygulanmaya başlandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beylikdüzü Beslenme Saati Uygulamasında Yeni Dönem Başlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirilen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Kentteki ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi bu kez ilkokul öğrencilerine beslenme paketi dağıtmaya başladı. İhtiyaç olduğu tespit edilen okullarda öğrenciler hizmetten yararlanıyor.
Okullarda 08.30-09.00 saatleri arasında dağıtılan beslenme paketlerinin içerikleri, İzmir Çocuk Meclisi üyelerinin tavsiyeleri ve uzman akademisyenlerin de bulunduğu kurulun önerileriyle oluşturuldu. Mevsimine uygun sebzelerle yapılmış besinlerin de yer aldığı beslenme paketi içerisinde mutlaka mevsim meyvesi ile ayran, süt gibi sağlıklı bir içecek bulunuyor. Ayrıca özel gereksinimi olan öğrencilerin eğitim aldığı 30 okula da günlük ortalama 2 bin 500 kişilik sıcak yemek hizmeti veriliyor.
“Ailelere önemli bir katkı oldu”
Hizmetten duyduğu memnuniyeti aktaran Veli Hamdiye Ötüken, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Ailelere önemli bir katkı oldu. Çok güzel bir hizmet. İnşallah devam eder. Bizim yaşadığımız yer ihtiyaçlı bir bölge. Benim gibi binlerce insan var. Güzel bir yardım oldu. Başkan’ımıza teşekkür ederiz” dedi.
“Anne eli değmiş hissiyatı vermek istiyoruz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni bir projeyi hayata geçirdiğini aktaran İzmir Büyükşehir Belediyesi Aşevleri Şube Müdürlüğü’nde görevli gıda mühendisi Yasemin Akman, “Toplam 5 ilkokulda yeni projemizle ihtiyaç sahibi yaklaşık 2 bin öğrenciye sağlıklı ve dengeli beslenmeleri için hijyenik koşullarda üretmiş olduğumuz besin değeri yüksek gıda paketleri dağıtıyoruz. Çocuklara anne eli değmiş hissiyatı vermek, onların yüzlerinde gülümseme oluşturmak güzel. 5 okulda başladık, ihtiyaç sahibi okullar tespit edildikçe yetişmeye çalışacağız. Okullarımızın ve öğrencilerimizin buna ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz. Her çocuğun eğitim ve beslenme hakkı vardır. Bir çocuğun beslenmesi ne kadar iyi olursa, hayata karşı da o kadar dirençli ve verimli olabileceğini düşünüyoruz” dedi.
Yaklaşık 2 bin kişilik dağıtım yapılıyor
Hijyenik ve sağlıklı gıdaların İzmirli çocuklara ulaştırıldığını belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde görevli gıda teknikeri Seren Yeşilova ise, “Projemiz 2025 yılında başlayan yeni bir proje. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak ilk defa gerçekleştiriyoruz. Şu an 5 farklı bölgemizde başladık. Okullara yaklaşık 2 bin kişilik kumanya veriyoruz. Ürünlerimiz günlük, hijyenik şekilde, beslenme programına uygun olarak hazırlanıyor. Çocuklarımıza sağlıklı beslenme programı oluşturmak adına başlattık bu çalışmayı” ifadelerini kullandı.
Hafta içi ortalama 15 bin kişilik sıcak yemek
Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Yerleşkesi’nde haftanın yedi günü aralıksız olarak yemek, kumanya, kahvaltılık üretim hizmeti veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Aşevleri Şube Müdürlüğü, günlük ortalama 15 bin kişilik sıcak yemek, 2 bin 500 kişilik kumanyayı ihtiyaçlı kesime dağıtıyor. Ayrıca günlük 5 bine yakın taziye pidesi üretiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den miniklere beslenme paketi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, beslenme alışkanlıkları ve ruh sağlığı ilişkisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Vitamin ve mineraller beyin sağlığı için hayati öneme sahip!
Beslenme ve ruh sağlığının birbiri üzerinde önemli etkileri olabileceğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Beslenme açısından ele aldığımızda, vitamin ve minerallerin yeterli düzeyde alınmasının beyin sağlığı için hayati öneme sahip olduğunu vurgulamalıyız.” dedi.
Vücudumuzdaki besinlerin beyin fonksiyonları için gereken enerji ve yapı taşlarını sağladığını aktaran Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Bu enerjiyi sağlayacak kaynak yeterli olmadığında serotonin, dopamin gibi mutluluk ve motivasyonla ilişkili nörotransmitterlerin üretimi olumsuz etkilenir. Dolayısıyla yetersiz ve dengesiz beslenme sonucunda depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik hastalık riskleri artabilir.” uyarısını yaptı.
Öte yandan psikiyatrik hastalıkların beslenme alışkanlıklarını ve iştahı etkileyebileceğinin de altını çizen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, yalnızca yeme bozukluğunda değil, duygudurum bozuklukları, psikotik bozukluklar, bağımlılık ve çeşitli psikopatolojilerde yeme davranışında kontrolsüz bir artış veya azalma görülebileceğini aktardı.
Beslenme bozuklukları farklı psikolojik sorunlara neden olabilir!
Beslenme bozukluklarının, hem fiziksel hem de psikolojik sorunlarla yakından ilişkili olduğuna dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, şunları söyledi:
“Anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu gibi durumlar, genellikle düşük benlik saygısı, özgüven sorunu, depresyon ve anksiyete ile birlikte görülür. Bu bozukluklar, özellikle yeme atakları sonrasında bireyde yoğun suçluluk, kontrol kaybı hisleri ve sosyal izolasyona yol açabilir. Bireyin bu durumu kendi yöntemleriyle kontrol altına alma çabası sonucunda ortaya çıkan yetersiz beslenme de beyin fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek konsantrasyon sorunları, ruhsal dalgalanmalar ve enerji eksikliğine neden olabilir.”
Yeme alışkanlıklarımızı değiştirerek ruh sağlığımızı iyileştirebilir miyiz?
Yeme alışkanlıklarımızı değiştirerek ruh sağlığımızı iyileştirmenin mümkün olabileceğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal “Ancak ilk adım normalin dışına çıkan yeme davranışının nedenlerini anlamak olmalı. Her psikolojik sorunda olduğu gibi değişim için öncelikle farkındalık gerekir.” dedi.
Omega-3 yağ asitleri açısından zengin olan balık tüketiminin, depresyon riskini azaltabileceğini de sözlerine ekleyen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Tam tahıllar ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar, enerji seviyelerini ve ruh halini dengede tutar. Yeşil yapraklı sebzeler, beyin sağlığı için gerekli olan folik asit açısından zengindir. Şekerli ve işlenmiş gıdaların azaltılması, ani ruhsal iniş çıkışları önleyebilir. Ayrıca, düzenli öğünler ve sağlıklı atıştırmalıklar kan şekeri dalgalanmalarını önleyerek enerjiyi ve ruh halini dengede tutabilir.” şeklinde konuştu.
Beslenme düzenindeki değişikliklerin etkisi uzun vadeli…
Psikolojik sorunları olan bireylerin beslenme düzeninde dikkat etmesi gerekenlere de değinen Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, “Bireyin duygusal açıdan tetiklendiği durumları fark etmesi ve o anlarda değişen davranışlarını özellikle de yemekle ilişkisini gözlemlemesi söz konusu davranışı üzerindeki kontrolünü arttırabilir.” dedi.
Hayatında birçok anlamda dengeyi sağlamaya çalışan bir bireyin öğün atlamamaya özen göstererek düzenli beslenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Sedef Koç Bal, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kan şekerini kontrol etmek üzere şeker tüketimini azaltmak da enerji seviyesinde dengeyi sağlayacaktır. Mikrobiyota dostu beslenme yani beyin-bağırsak ilişkisinde hem bağışıklığı hem ruh sağlığını korumak üzere probiyotikler ve lifli gıdalar açısından zengin yiyecekler tüketmek bağırsak sağlığını destekleyerek psikolojik durumu iyileştirebilir. B12 ve D vitamini seviyelerinin düşüklüğü de ruhsal hastalıklar üzerinde etken olabileceği için düzenli kontroller yaptırarak gerektiğinde doktor eşliğinde takviye alınabilir. Konsantrasyon sorunları ve ruh hali değişimlerinde etkisi olduğu bilinen dehidrasyondan kaçınmak için ise yeterli su tüketimi de ihmal edilmemeli.
Beslenme düzenindeki değişikliklerin uzun vadeli bir etkisi olduğunu unutmamak gerekir. Yalnızca belirtileri gidermek yerine davranışın ardındaki etmenleri anlamaya çalışmak için profesyonel psikolojik destek almak da önemli.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yetersiz ve dengesiz beslenme psikiyatrik hastalık riskini artırabiliyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstirahatta bile geçmeyen ağrı!
Halk arasında ‘kireçlenme’ ya da ‘kemik erimesi’ olarak bilinen romatizmal hastalıklar ile karıştırılabilen iltihaplı romatizma hakkında toplumumuzda yeterince farkındalık bulunmuyor. Eklemlerde iltihaplanma, şişlik ve istirahat halinde bile geçmeyen ağrılara yol açan, sabahları kişinin yataktan kaskatı şekilde ya da vücudu tutulmuş halde kalkmasına neden olan iltihaplı romatizmanın, romatizmal hastalıklardan farklı olduğunu ve 150 türü bulunduğunu belirten Acıbadem Bakırköy Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Karaarslan “İltihaplı romatizmanın temel nedeni; bağışıklık sisteminin farklı ve hatta aşırı çalışması sonucu vücudun kendi kendine zarar vermesidir. Bu hastalıklarda ailesel yatkınlık söz konusu olmakla birlikte sağlıksız beslenme, kilo fazlalığı ve sigara gibi çevresel faktörlerin hatta diş sağlığının bile etkisi vardır. Diş ve dişeti hastalıkları iltihaplı romatizmayı tetikleyici olabilmektedir” diyor.
İltihaplı romatizmanın görülme sıklığının hastalıktan hastalığa değişebildiğini, örneğin; ankilozan spondilit veya romatoid artrit gibi türlerinin göreceli olarak sık görülürken, Skleroderma veya sjögren hastalığının görülme sıklığının daha düşük olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Karaarslan sözlerine şöyle devam ediyor: “Yine iltihaplı romatizma hastalıklarında sayılan Ailevi Akdeniz ateşi veya Behçet gibi özel bir grup romatolojik hastalık, ülkemizde oldukça sık görülüyor. İltihaplı romatizmada ağrı en sık görülen belirtidir. Özellikle istirahat ile kötüleşen ağrı bizim için önemli bir ipucudur. Hastalar çoğunlukla sabah ağrısından şikayet ederler. Buna sabah tutukluğu ve katılık da eşlik eder. İltihaplı romatizma bazen çok ilgisiz görünen bir belirti ile de kendini gösterebilir. Örneğin; ağızda aft, göz kuruluğu, tekrarlayan karın ağrıları, nedeni bulunamayan ateş vb bile bu hastalıkların belirtisi olabilir.”
Beslenme kritik önem taşıyor!
İltihaplı romatizmanın tedavisinde beslenmenin ilaç kadar önemli bir rol oynadığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Karaarslan; bazı besinlerin vücuttaki iltihabı artırabildiğini, bazılarının ise iltihabın azalmasına yardımcı olabildiğini söylüyor. Romatolojik hastalıklarda iltihabı azaltmanın, ağrıyı hafifletmek ve eklem hasarını önlemek için çok önemli olduğunu belirten Karaarslan “Beslenme, sinir sistemini etkileyerek ağrıyı azaltabilir. Özellikle omega-3 yağ asitleri, ağrı kesici etkisiyle bilinir. Doğru beslenme, bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalığın ilerlemesini de yavaşlatabilir. Ancak her romatolojik hastalığın beslenme gereksinimlerinin fırklı olabildiğini belirten Mehmet Karaarslan, bu nedenle Beslenme ve Diyet Uzmanı ile çalışarak kişiye özel bir beslenme planı oluşturulmasının önemli olduğunu söylüyor.
Bu besinler fayda sağlıyor!
Dr. Öğretim Üyesi Karaarslan iltihaplı romatizmaya karşı fayda sağlayan besinleri şöyle anlatıyor: “Somon, uskumru ve sardalya gibi yağlı balıklar, ceviz, fındık ve badem gibi omega-3 yağ asitleri ve kalsiyum açısından zengin olan besinler, brokoli, karnabalar ve yeşil yapraklı sebzeler, çilek, böğürtlen vb kırmızı-turuncu ve mor renkli sebze-meyveler, tam tahıllar, kurubaklagiller, süt ve süt ürünleri, yoğurt, et, tavuk, yumurta kasların onarımı ve güçlenmesi için büyük önem taşıdığından, bu besinleri tüketmenizi engelleyecek herhangi bir hastalığınız yoksa sofranızda mutlaka yer verin.”
Bu besinlerden kaçının!
Hazır yemekler, paketlenmiş ürünler ve fast food gibi işlenmiş gıdalar ile şekerli içecekler, tatlılar, kek ve kurabiye gibi rafine şeker içeren besinlerden mutlaka uzak durulması gerektiğini belirten Karaarslan “Bu besinler iltihabı artırabildiğinden ve kilo alımına neden olabildiğinden mutlaka uzak durulmalıdır. Ayrıca kızartılmış gıdalar, yüksek miktarda trans yağ içerir; trans yağlar da vücutta iltihabı artırır. Alkolün de karaciğer hasarına yol açmasının yanı sıra bağışıklık sistemini zayıflatıcı ve vücutta iltihabı artırıcı etkisi vardır. Bu nedenle bu tür içeceklerden ve yiyeceklerden de uzak durmak gerekir” diyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İltihaplı Romatizmada Beslenme İlaç Kadar Önemli yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, dolayısıyla kış aylarında hastalıklara karşı en etkili silahımız olan bağışıklık sistemimizi güçlü tutmanın oldukça önem kazandığına dikkat çekerek, “Bağışıklık sistemimizin güçlü kalabilmesi için yeterli ve dengeli beslenmemiz önem kazanmaktadır. Kış aylarında tek bir besin grubuna odaklanmak yerine, her besin grubundan ve mevsimine uygun beslendiğimizden emin olmamız gerekmektedir” diyor.
Taze sebze – meyve tüketimine özen gösterin
Taze sebze ve meyveler çoğunlukla vitamin, mineral ile antioksidanlar bakımından oldukça zenginler. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bağışıklık sistemimizin güçlü kalması için çok çeşitli vitamin ve minerallere ihtiyaç duyduğumuzu belirterek, “Tümünü yeterli ve dengeli alabilmek için çeşitli gıdalarla beslenmek önemlidir. Diyabet hastalığı veya meyve alımına engel başka bir hastalık yoksa, günde 2 porsiyon meyve tüketilmelidir. Bir porsiyon meyve yaklaşık bir yumruk büyüklüğüdür. Sebzeler ise her öğüne mutlaka eklenmelidir” diyor.
Vitamin ve mineral kaybını önleyin
Taze sebze ve meyveler farklı türlerde vitamin ve mineral içeriyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, ancak ısı ve havayla temas ettiğinde ya da hatalı pişirme teknikleri kullanıldığında vitamin-mineral kaybı yaşanabildiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu nedenle, örneğin tahıllarda bulunan B grubu vitaminlerinin kaybolmaması için makarna ve kuskus gibi tahılları, suyunu çektirerek pişirmek gerekir. Bu sayede suya geçen ve suyu döktüğümüzde kaybedebileceğimiz vitaminler korunmuş olacaktır. Brokoli C vitamininden zengin bir sebzedir ve C vitamini kayıplarını minimuma indirmek için buharda pişirme yöntemi tercih edilmelidir. Portakal, mandalina veya taze yeşil sebzelerde bulunan C vitamini de ısı ve hava temasına karşı hassastır. Dolayısıyla çiğ tüketilmesi mümkün olan besinleri iyice yıkayarak temizliğinden emin olduktan sonra hemen tüketmek faydalı olacaktır. Yine C vitamininden zengin portakal ve mandalina gibi meyveler de kabuğu soyulduktan sonra havayla temasını azaltmak için bekletmeden yenilmelidir”
Bağırsak sağlığını önemseyin
Probiyotikler sağlığı olumlu yönde etkileyen ve vücuda alındıklarında bağırsağa canlı şekilde ulaşabilen mikroorganizmalardır. Bağırsak duvarı normalde patojen ve toksik mikroorganizmaların vücuda girmelerini engelliyor. Bağırsaktaki sağlıklı bakterilerin sayısının artması bağırsakların bu koruyucu görevini destekliyor. Kötü beslenme alışkanlıkları veya diğer faktörlerden ötürü bağırsak florasının bozulması ise bağırsağın geçirgen hale gelmesine, dolayısıyla koruyucu görevini yerine getirememesine yol açabiliyor. Bu nedenle kefir veya probiyotik yoğurt gibi besinlerle bağırsak sağlığınızı, dolayısıyla bağışıklık sisteminizi desteklemeyi ihmal etmeyin.
Makro besin gruplarını dengeli şekilde alın
Protein, yağ ve karbonhidrat gibi makro besin grupları bağışıklık sistemini güçlü tutmak için bir uyum halinde çalışıyorlar. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bu nedenle herhangi birinin eksikliğinin bağışıklık sisteminin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çekerek, “Kilo kontrolü veya başka sebeplerden ötürü ekmek ve makarna gibi karbonhidrat içeren besinlerden kaçınmak büyük bir hata. Zira bu davranış primer enerji kaynağı olan karbonhidratların eksikliğine neden olup, bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Bağışıklık sistemi hücreleri farklı dönemlerde farklı makro besin gruplarını öncelikli olarak kullanabiliyorlar. Bu nedenle tüm makro besin gruplarını düzenli ve dengeli olarak almak önemlidir” diyor.
Renklerin gücünden faydalanın
Renkli meyve ve sebzelerdeki vitaminler ile antioksidanlar bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı oluyorlar. Beslenmenizde farklı renkte besinler tüketmeye özen gösterin. Örneğin, ayvada bulunan C vitamini, balkabağında bulunan A vitamini, narda bulunan antosiyanin gibi maddeler antioksidan etkileriyle bağışıklık sisteminin güçlenmesinde rol oynuyorlar.
Haftada iki kez balık çok önemli, çünkü…
Omega 3 ve balıkta bulunan taurin ile triptofan gibi diğer bileşenler bağışıklık sistemini düzenliyorlar. Ayrıca balık düzenli olarak tüketildiğinde bağırsaktaki yararlı bakteri sayısının artışına ve bu sayede de bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, balık mevsiminde olmanın avantajını kullanarak haftada 2 kez balık tüketmeye özen göstermemiz gerektiğini söylüyor.
Su içmek için susamayı beklemeyin
Yeterli su tüketimi toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasına destek olarak bağışıklık sistemimizin güçlenmesinde etkili oluyor. Bu nedenle gün içerisinde su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Ancak su içmek için susamayı beklemeyin, zira susama refleksi vücudun su kaybetmeye başladığına işaret ediyor. Günlük içmeniz gereken su miktarınızı kilonuzu 30 ml ile çarparak bulabilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bağışıklık sistemini güçlendiren 7 önemli beslenme önerisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Şekerli Atıştırmalıklardan Kaçının!
İlkokul öğrencilerinin beslenme çantalarını değerlendirmek amacıyla yürütülen bir çalışmanın sonucuna göre düzenli olarak beslenme çantası getiren öğrenci sayısının oldukça düşük olduğu ve beslenme çantalarında sağlıksız olarak nitelendirdiğimiz; kek, hazır poğaça, çikolata, şekerli-asitli içecekler, bisküvi, kraker gibi ürünlerin yer aldığı görülmüştür. Bu durum çocukların sadece okul başarısını etkilemekle kalmayıp büyüme gelişmelerini de olumsuz etkileyebileceği ve çeşitli sağlık sorunları yaratabileceği ciddiye alınmalıdır. Özellikle çocukluk çağında sıklıkla rastlanan yeme bozuklukları çocukların psikolojik ve fiziksel gelişimlerini etkileyebilir.
Örneğin yetersiz ve dengesiz beslenmeyle beraber obezite, malnütrisyon, kalp hastalıkları ve diyabet gibi hastalıklara yakalanma riskleri artabilir. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda, mümkünse bir beslenme uzmanı desteği alarak ebeveynler ve öğretmenlerin iş birliğiyle çocuklara sağlıklı beslenme eğitimi verilmelidir.
Okul döneminde bazı öğünleri okulda yapmak durumunda olan çocukların sadece evdeki beslenmelerini iyileştirmek yeterli olmayacak, okuldaki beslenme düzenlerini de sağlıklı hale getirmek gerekecektir.
Çocuklara Sağlıklı Besin Seçimleri Konusunda Nasıl Yardımcı Olabiliriz?
Eğitici ve öğretici kitaplar, videolar ve beslenme uzmanları tarafından verilen eğitimler gibi içerikleri çocuklara keyifli halde sunan ebeveynler ve öğretmenler çocukların doğru ve sağlıklı beslenmeyi öğrenmelerine destek olacaktır. Daha sonra ise okulda ulaşabilecekleri yiyecekleri kontrol ediyor olmak ve beslenme çantalarını sağlıklı halde hazırlamak çocukların beslenmesi için yapılabilecek en önemli adımlardır.
Sağlıklı, Yeterli Ve Dengeli Beslenme Çantası Nasıl Olmalı?
Beslenme çantalarındaki yiyeceklerin çocukların ihtiyaçlarını karşılayacak yeterlilikte ve içerikte olması çocukların öğrenme ve kavrama yeteneklerini, büyüme, gelişmelerini ve bağışıklıklarını önemli düzeyde etkiliyor. Çocukların mutlu bir halde süreci yönetmeleri için beslenme çantalarında yer alacak besinler lezzet, görünüş ve onların sevdiği, istediği besinler önemsenerek hazırlanmalıdır.
Beslenme çantaları hazırlanırken sağlıklı ve dengeli olduğundan emin olmak için sağlıklı hazırlama yöntemleri kullanılarak dört temel besin grubuna da yeterli porsiyonlarda yer verilmelidir.
Dört Temel Besin Grubu Nedir?
Dengeli Besin Gruplarına Yer Verin
Beslenme çantası için örnek menü önerilerini Uzm. Dyt. İrem Aksoy şu şekilde sıraladı;
Okulda bulunma süresi uzun olan çocuklar için açlık sürelerini ve iştahlarını kontrol altına almak amacıyla beslenme çantalarına ek olarak ara öğün alternatifleri de sağlanabilir.
*Ara öğün atıştırmalıkları önerisi; çiğ kuruyemişler + taze veya kuru meyveler, ev yapımı kurabiyeler, evde hazırlanmış meyveli yoğurt gibi sağlıklı içerikler verilebilir.
Çocukların doğru beslenme alışkanlıkları edinmelerine ek olarak onları su tüketimi ve fiziksel aktivite konusunda da teşvik edici davranmanız onlar için yapılabilecek en önemli iyiliklerden biri olacaktır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocuklar İçin Sağlıklı Beslenme Çantası Hazırlamanın Altın Kuralları yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, proje ekibini makamında ağırlayarak hem hazırlanan yenilikçi proje ile ilgili bilgi aldı hem de çalışmalarında başarılar diledi. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Günümüzde sanal gerçeklik ve yapay zekâ teknolojileri her alana olduğu gibi sağlık sektörüne pek çok yenilik sunduğunu bilinmektedir. Yapay zeka teknolojilerinin sunduğu algoritmalar, hastalıkların tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini olumlu yönde etkilemektedir. Hemodiyaliz hastalarına yönelik sanal gerçeklik teknolojisi ile yenilikçi bir proje hazırlayan proje ekibini tebrik ediyorum” dedi.
Araştırmanın içeriği ve amacıyla ilgili bilgi veren proje danışmanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan “Konu ile ilgili hem ülkemiz hem de dünya literatürü incelendiğinde; çalışmalarda hemodiyaliz hastalarında tedaviye uyumu artırmak için bireysel veya grup eğitimlerine ek olarak yazılı materyallerin kullanılarak çoğunlukla hastaların yaşam kalitelerinin ve öz yeterliliklerinin değerlendirildiği, ancak hastaların beslenme ve sıvı kontrolünde kendi bireysel yönetimlerini sağlayacak yapay zeka destekli mobil uygulama yönteminin kullanılmadığı görülmektedir. Hemodiyaliz tedavisi alan hastalara yönelik geliştirilen mobil uygulamalarda genellikle, hastaların beslenme ve sıvı alımına uyumu artırmaya yönelik bilginin yer aldığı, ancak hastaların gün içerisinde vücutlarında biriken sıvı miktarını takip edebilecekleri bir mobil uygulamaya ulaşılamamıştır” dedi.
Proje ile bu eksiklikleri gidermeyi amaçladıklarını ifade eden Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, “Bu araştırma kapsamında, hemodiyaliz hastalarının beslenme ve intradiyalitik kilo kontrolünü sağlamaya yönelik oluşturulan animasyon eğitim modülü ve hastaların bireysel yönetimini artırmasına yönelik geliştirilen beslenme-sıvı takiplerini günlük kaydedebilecekleri takip sistemini içeren yapay zeka destekli mobil eğitim programı geliştirilecektir. Bu mobil destekli öğrenme programı ile hemodiyaliz hastaları her zaman kolaylıkla eğitim alıp bireysel takiplerini yapabilecekler. Ayrıca uygulama ile hemodiyaliz hastalarının tıbbi tedavi ve bakımında görev alan sağlık profesyonellerinin eğitimlerinde kullanabilecekleri yararlı bir materyal ortaya çıkmış olacak” diye konuştu.
Danışmanlığını Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan’ın yürütücülüğünü ise Öğr. Gör. Sevda Tüzün Özdemir’in yaptığı projede EÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mümtaz Yılmaz araştırmacı olarak yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hemodiyaliz hastalarının beslenme ve sıvı takibine yönelik yapay zeka destekli mobil uygulama geliştirecekler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>