?>
?>
-Tanıtım töreninde konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Konut bir lüks, yatırım aracı veya rant kapısı değildir. Konut temel bir insan hakkıdır. İzmir’de bunu yaptığımız işlerle göstereceğiz. İzmirlileri ev sahibi yapmak istiyoruz” dedi. Tugay, bir ülkenin gelişmişliğinin insanlarının huzur içinde yaşayacağı yuvalarla ölçüldüğünü belirterek “Burada sadece bina yapmayacağız. Aynı zamanda devletle halkın tekrar birbirine kavuştuğu, halkın devlete güveninin tekrar tesis edildiği bir sistem kuracağız. İzmir’den Türkiye’ye örnek olacağız” diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın seçim vaatlerinden olan 25 bin sosyal konut için harekete geçildi. Türkiye’deki ekonomik krizin derinleşmesiyle konut sıkıntısı yaşayan orta ve alt gelir grubundaki vatandaşlara nefes aldıracak projenin ilk etabı olan Egeşehir Menemen Konutları projesinin tanıtımı Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde yapıldı.
Projenin sunumunu Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji Anonim Şirketi (Egeşehir AŞ) Genel Müdür Süleyman Ekinci gerçekleştirdi. Başkan Dr. Cemil Tugay ise İzmir’den Türkiye’ye örnek bir proje başlattıklarını anlattı.
Projeye başvurular, yarından itibaren başlıyor. Egeşehir Menemen Konutları Sosyal Konut Başvuru formuna http://www.egesehir.com.tr/basvuru-form üzerinden ulaşılabiliyor. Başvuru sistemi bir ay açık olacak.
“Konut krizini gidermek için bir adım atmaya karar verdik”
Konut hakkının önemine değinen, ulusal ve uluslararası sözleşmelerden örnekler veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bugün seçim öncesinde verdiğimiz 25 bin sosyal konut vaadinin ilk etabı için bir aradayız. Belediye bu işi niye yapsın, yapabilir mi sorularının aklınızda oluştuğunu biliyorum. Her şeyden önce neden yaptığımızı sizlere söylemek isterim. Biliyorsunuz barınma hakkı en temel insan hakkıdır. Konut hakkı, Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nde Ekonomik Sosyal Kültürel Haklar Sözleşmesi’nde ifade edilmiş. Anayasamızda da Konut Hakkı başlıklı 57’nci maddede ‘Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten planlama çerçevesinde konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler’ denmiştir. İşte bu sorumlulukla özellikle son zamanlarda çok daha belirgin bir şekilde yaşadığımız konut krizini gidermek için bir adım atmaya karar verdik. İştirakimiz olan Egeşehir AŞ’yi görevlendirdik” dedi.
“İnsanlar aylık gelirleriyle bile kira ödeyemiyor”
Konut kredilerinin yüksek olması ve ödeme zorlukları nedeniyle konut sahibi olmanın zorlaştığına değinen Başkan Tugay, “İnşaat maliyetlerindeki artışlar, konut satış ücretlerinin yüksekliği, üretilen konutların belli bir gelir grubuna yönelik olması konut krizini derinleştirdi. Günümüz küresel ekonomisinde konut bir birikim aracı olarak ön plana çıkarken barınma ikinci plana atılmış durumda. Konut bir finansal araca dönüştü. Uluslararası verilere göre ödenen kira, hane gelirinin yüzde 30’unu geçmemelidir. Ama insanlar aylık gelirleriyle bile kira ödeyemiyor” diye konuştu.
“Türkiye’de güvenli bir çatı altında yaşamak kimsenin lütfuna bağlı olmamalı”
2010-2022 yılları arasında ülke genelinde konut fiyatlarının yüzde 91 oranında arttığını söyleyen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu oranla Türkiye, dünya ülkeleri arasında konut fiyatının en çok yükseldiği beşinci ülke oldu. 2022’den bugüne fiyatlar daha da arttı. Diğer yandan TÜİK verileri incelendiğinde konut inşaat ruhsatlarında özel sektörün payının yüzde 92,3, kamu sektörünün payının yüzde 6,3, kooperatiflerin payının ise yüzde 1,4 olduğu görülüyor. Bu veriler Türkiye’de konut üretiminin büyük ölçüde özel sektöre bırakıldığını gösteriyor. Biz ise tüm kamunun, yerel yönetimlerin de dahil olmak üzere sorumluluk alması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kendi arsalarımız ve kendi bütçemizin gücüyle insanlarımıza sosyal konut yapmayı bir görev edindik. Menemen’de 3 bin 100 konutu vatandaşlarımıza uygun şartlarda ödeme imkanıyla sunma kararını verdik. Türkiye’de güvenli bir çatı altında yaşamak kimsenin lütfuna bağlı olmamalıdır.”
“Kaynaklar barınma hakkı için değil rant için kullanıldı”
Kamunun kaynaklarının belirli bir azınlığın servetini büyütmek için kullanılmasını eleştiren Başkan Tugay, bunun en somut örneğinin de Kur Korumalı Mevduat (KKM) olduğunu belirtti. Sadece iki yılda bu sistem için Hazine ve Merkez Bankası’ndan tam 48 milyar dolar ödendiğini vurgulayan Tugay, “Bu paranın büyük kısmı, zaten zengin olan küçük bir azınlığın cebine aktarıldı. Oysa bu 48 milyar dolarla 972 bin sosyal konut inşa edebilirdik. 3 milyondan fazla vatandaşımızı güvenli ve nitelikli konut sahibi yapabilirdik. Ama bu tercih edilmedi. Konuta bir insan hakkı olarak değil, bir yatırım ve rant aracı olarak bakılıyor” şeklinde konuştu.
“Türkiye’ye örnek olacak bir proje olacaktır”
Konutun bir lüks, yatırım aracı ve rant kapısı olmadığını bir kez daha vurgulayan Başkan Tugay, “Konut temel bir insan hakkıdır. İzmir’de bunu yaptığımız işlerle göstereceğiz. İzmirlileri ev sahibi yapmak istiyoruz. Uygun bir finansman modeli geliştirdiğimize inanıyoruz. Asgari ücrete endeksli bir planlama yapıldı. Olağanüstü enflasyona karşı taksit artış oranında üst limiti yüzde 30 olarak belirledik” dedi.
Amaçlarının sadece konut değil insanlara yaşam alanı oluşturmak olduğunu belirten Tugay, “İnsanlarımızın nitelikli bir ortamda yaşamalarını sağlamak istiyoruz. Hem çevreci hem sosyal olanaklar açısından yeterli hem de güvenlik açısından sorunu olmayan atmosferler oluşturacağız. Bir ülkenin gelişmişliği gökdelenleriyle değil insanlarının huzur içinde yaşayacağı yuvalarıyla ölçülür. İzmirlilere, bu konutlarda oturacak vatandaşlarımıza şimdiden hayırlı olsun. Burada sadece bir bina yapmayacağız. Aynı zamanda devletle halkın tekrar birbirine kavuştuğu, halkın devlete güveninin tekrar tesis edildiği bir sistem kuracağız. Bir tür dayanışma geliştirdiğimize inanıyorum. Türkiye’ye örnek olacak bir proje olacaktır” ifadelerini kullandı.
“Somut ve tarihi adımlar atacağımıza inanıyorum”
Başkan Tugay, toplantının soru cevap bölümünde de konuştu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait arsayı satmak yerine halkın yararına kullanmayı seçtiklerini belirten Tugay, konutta sürdürülebilir finansman modelinin yeni konutların yapımı için kaynak oluşturabileceğini söyledi. Alanda deprem riski açısından her türlü çalışmanın yapıldığını da belirten Tugay, projenin devamı için “30 ilçemizde buna benzer projeler yapacağımızı söylemek isterim. En az 10 ilçemizde benzer rezerv alan üzerinden çalışmalar devam ediyor. Sadece metropol değil. Şehrin her alanında sağlıklı ve dengeli, çevreyle uyumlu yaşam alanları oluşturmayı planlıyoruz. Hiçbir bölgemizi dışarda bırakmayacağız. Altyapı, trafik, ulaşım ve kentsel dönüşümü çok önemsiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu hedeflerle ilgili somut ve tarihi adımlar atacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Büyük heyecan
Menemen’in Koyundere Mahallesi’nde 3 bin 100 konutun inşa edileceği proje büyük heyecan yarattı. Geniş peyzaj bölümleri, güvenli oyun parkları, spor ve kültür alanları, doğa dostu yapılar ve modern altyapı ile tasarlanan yeni yaşam merkezi, 120 ay vade ve 15 binden başlayan taksitlerle hayalleri gerçeğe dönüştürecek.
Sosyal ve yeşil alanlar
Proje kapsamında 90 bin metrekarelik yapılaşma alanı üzerinde 350 bin metrekarelik inşaat alanında 1+1, 2+1 ve 3+1 tipinde 3 bin 100 konut inşa edilecek. 1.Etap’ta 400 konut, 2. Etap’ta bin 100 konut, 3. Etap’ta 700 konut ve 4. Etap’ta ise 900 konut yapılacak. 5. Etap ise rekreasyon alanı olarak planlandı.
Keyifli vakit geçirmeye olanak tanıyan doğayla bütünleşik ortak yaşam alanları ile güvenli parklar ve modern spor sahalarıyla sağlıklı ve aktif yaşamı destekleyen alanlar, projenin temelini oluşturuyor. Yenilenebilir kaynaklardan güç alan yapılar, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir gelecek vadediyor. Bölgede 45 bin metrekarelik sosyal ve yeşil alan, 115 bin metrekarelik rekreasyon alanı, 90 bin metrekareye yakın park alanı, sosyal yaşam merkezi, spor tesisleri, sosyal ve kültürel mekanlar, sağlık birimleri ve kreş hizmetleri gibi donatılar yer alacak.
Önkoşul yok öncelik kriterleri var
Başvuru için herhangi bir önkoşul bulunmuyor. Ancak konut sahibi olup olmama durumu, İzmir’de ikamet süresi ve yeri, hane halkında engelli olup olmaması, şehit yakını veya gazi olması, çocuk bulunması gibi özel durumlar, medeni durum, hane nüfusu ve gelir durumu üzerinden puanlama sistemi var. Bu öncelik kriterleri ve puanlama sistemi sıralamada öne çıkarılacak grupları belirlemek için kullanılacak.
Birinci etabın temeli Mayıs ayında atılacak
25 bin sosyal konut vaadi kapsamında ilk etapta 3 bin 100 konut yapılacak. Bu rakamın 25 bine çıkartılması hedefleniyor. Kentin farklı bölgelerinde düşük ve orta gelirli vatandaşlara yönelik nitelikli ve erişilebilir konutlar için arsa geliştirme çalışmaları devam ediyor.
3 bin 100 konut için satış ofisi kurulumu ve ilk satışlar ise Nisan ayı itibari ile başlıyor. Tüm etaplar için yapım ihalesinin ardından 2 yıl içinde inşaatların tamamlanması ve dairelerin teslim edilmesi planlanıyor. 400 dairenin bulunduğu 1. Etap için Mayıs 2025’te temelin atılması, Mayıs 2027’de ise anahtar teslimi hedefleniyor. 2. Etabın yapımı Temmuz 2025’te, 3. Etap Eylül 2025’te, 4. Etap ise Kasım 2025’te başlayacak.
Her bütçeye göre ödeme seçeneği
Projede 75 adet 1+1 daire, kapalı ve açık mutfak seçenekleriyle 191 adet 2+1 daire, kapalı ve açık mutfak seçenekleriyle 134 adet 3+1 daire bulunuyor. Proje, ödeme kolaylığı ile dikkat çekiyor. 1+1 daireler 15 bin TL’den, 2+1 daireler 22 bin TL’den, 3+1 daireler ise 28 bin TL’den başlayan taksitlerle satışa sunulacak. Asgari ücrete endeksli finans modeli projenin temelini oluşturuyor. Vatandaşa birinci olarak “peşin ödemelerde yüzde 10 indirim”, ikinci olarak “yüzde 30 peşinat – 120 ay vade”, üçüncü olarak “yüzde 20 peşinat – 4 ara ödeme – 120 ay vade” şeklinde üç farklı ödeme seçeneği sunuluyor. Taksitli ödemelerde defaten toplu ödeme yapıldığı takdirde kolaylıklar da sağlanacak.
Banka sisteminden bağımsız
Ülkenin ekonomik koşulları ve olası krizler düşünülerek fiyat artışında üst barem olarak yüzde 30 oranı belirlendi. Ödeme planlarındaki rakamlar asgari ücret zammı oranında her yıl güncellenecek. Ara ödemenin olduğu finans modeli tercih edilirse, 4 ara ödeme başvuru tarihinden itibaren her yıl bir defa olacak şekilde alınacak.
Yeni nesil konut vizyonu
Proje, İzmir’in sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirilerek barınma ihtiyacına çözüm sunarken, aynı zamanda kentin sosyal ve ekonomik yapısını da destekleyecek.
Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji Anonim Şirketi (Egeşehir AŞ) sosyal donatılarla güçlendirilmiş, nitelikli altyapı sistemleri ile desteklenmiş yapılarla, yeni sosyal konut vizyonuna öncülük edecek.
Proje, afetlere dirençli kent vizyonu için de önemli bir adım olacak. Bölgede imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt çalışmaları yapıldı ve parseller yapılaşmaya en uygun zeminlerde konumlandırıldı. Mimari projeye esas detaylı zemin etüt çalışmaları ayrıca yapılacak.
Nefes alan binalar
İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’i sadece yenilemeyi değil, kenti aynı zamanda yaşanabilir, erişilebilir ve keyifli bir sosyal yaşam merkezi haline getirmeyi amaçlıyor. Sosyal Donatı Alanları kapsamında içinde tırmanma duvarı, park alanları, trambolin, kuru havuz, oyun parkuru bulunan çocuk oyun alanları, fitness salonu, basketbol sahası ve benzeri fonksiyonları bulunan spor alanları, sosyalleşme ve dinlenme alanları, market ve ticari alanlar olacak.
Doğayla barışık yeşil bir hayat sunulacak ortamda klasik peyzaj anlayışının dışına çıkılarak arazi ile uyumlu çözümler sunulacak. Geniş peyzaj alanları, yürüyüş yolları ile desteklenmiş sosyal donatılarla yaşanabilir bir mahalle kültürü oluşturulacak. Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çevre korunacak, sürdürülebilir bir gelecek için doğa dostu yapılar üretilecek. Daha az enerji harcayan, daha fazla nefes alan binalar inşa edilecek.
Ulaşımı kolay
Hem toplu taşımayla hem özel araçla kolay ulaşım imkanına sahip bir bölgede yapılacak proje alanı raylı sistem İZBAN’ın Egekent 2 durağına 1 buçuk kilometre, Konak merkeze 30 kilometre, Karşıyaka merkeze 16 kilometre, Çiğli’ye 10 kilometre, Menemen’e ise 4 kilometre mesafede yer alıyor.
Çanakkale Yolu, çevre yolu ve yapımı planlanan ikinci çevre yoluyla da konut alanına ulaşılabilecek. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından yapımı planlanan Ankara-İzmir Hızlı Tren Projesi kapsamında inşa edilecek istasyon da güçlü ulaşım ağına destek olacak. ESHOT otobüs hattı ve dolmuş hattı, ulaşım ağını tamamlayacak.
İki organize sanayi bölgesi, iki üniversite, Egekent 2 semti ve Menemen ilçe merkezine yakın olan yeni yaşam alanında sağlık, eğitim, ulaşım ve ticaret hizmetlerine hızlı şekilde ulaşılabilecek.
Büyükşehir paydaşları ile alanda olacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, konut alanlarının çevresinde paydaşları ile birlikte sosyal yaşam merkezi oluşturacak. Bu kapsamda vatandaşlar Halk Ekmek ile kaliteli ve uygun fiyatlı ekmeğe kolayca ulaşılabilecek. Yuvamız İzmir ile çocuklara güvenli, sıcak ve kaliteli bir eğitim ortamı sağlanacak. Ayrıca Grand Kafe, Kent Lokantası, İzmar da burada bulunacak.
Daire tesliminin ardından, site yönetimi İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşı olan İZELMAN AŞ tarafından yürütülecek. Ayrıca müteahhit firma teslim sonrasında 18 ay boyunca teknik personel aracılığıyla teknik hizmet vermeye devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmirliler kiradan bile düşük bedelle ev sahibi olacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyük üstad Neşet Ertaş’ın yeğeni olan ve bağlama üstadıyla yetişen Tahir Uçar söylediği türkülerle genç kuşağın beğenisini toplamayı başardı… Uçar, “Hayattaki en büyük amacım üstadın eserlerini yaşatmak ve onun izinden elimden geldiğince ilerlemek ve üstada layık bir müzisyen ve insan olabilmek.” dedi
Gençlik yıllarını halk ozanı Neşet Ertaş’la birlikte bağlama çalarak konserlerine eşlik ederek geçirdiğini söyleyen Tahir Uçar sesi ve türküleriyle ülkemizde ve yurtdışında beğeni toplamaya devam ediyor.
İdocan etiketiyle, söz müzik Özgür Ata imzalı şarkısı “Ben bile kendimi çekemiyorum” türküsünü geçtiğimiz günlerde müzikseverlerin beğenisine sunan Tahir Uçar, gençlere türkülerle ulaşmanın kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tahir Uçar, “Ben bile kendimi çekemiyorum”la müzikseverlerle buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“BİR DAMLA SU ARITILMADAN DENİZE DEŞARJ EDİLMİYOR”
Ülkemizin sanayi ve turizm kenti Kocaeli, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan altyapı ve çevre yatırımları ile birlikte denizi, havası, yeşil doğası ile ülkemizde yaşanacak kentlerin başında geliyor. Ancak son yıllarda artan küresel ısınma ve iklim değişikliği ile deniz sıcaklıklarının artması ve atık suların azot ve fosfor ayrımı yapılmadan denize bırakılması, Marmara Denizi’ni tehdit ediyor. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Tahir Büyükakın’ın “Mutlu Şehir Kocaeli” vizyonunun sağlam temelleri doğrultusunda, İSU Genel Müdürlüğü, bölgenin su kaynaklarını en verimli şekilde kullanma, kayıp-kaçak oranlarını en aza indirme ve bir damla atık suyu dahi arıtmadan denize bırakmama hedefiyle, teknolojinin tüm olanaklarını hayata geçirerek çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Türkiye’de örnek bir kurum olan İSU Genel Müdürlüğü, yıllar önce devreye aldığı %100 atık su arıtma tesisleri ile evsel atık suların tamamını arıtıyor ve doğaya temiz bir şekilde deşarj ediyor. Marmara Denizi’nin korunması açısından bu hassasiyet, bölgedeki diğer şehirler için de önem arz ediyor.
“23 ADET ATIK SU ARITMA TESİSİ İLE %100 ARITMA”
İnsan sağlığı ile çevrenin korunmasına büyük önem veren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, şehir merkezinden kırsal alanlara kadar her noktada bütün kenti kanalizasyon altyapı ağlarıyla işleyerek atık su arıtma tesisleri inşa etti. 23 adet atık su arıtma tesisi ile şehirde bir damla suyu arıtmadan doğaya bırakmayan İSU Genel Müdürlüğü, %73 oranında ileri biyolojik ve %100 biyolojik atık su arıtma gerçekleştiriyor. İleri biyolojik arıtma yapılmayan mevcut atık su arıtma tesislerinde, yatırım planı kapsamında yapılacak çalışmalar ile ileri biyolojik seviyesine çıkarılarak Türkiye’de ilk %100 ileri biyolojik arıtma yapan Büyükşehir Belediyesi olacak.
2024 YILINDA 172,7 MİLYON METREKÜP ATIK SU ARITILDI
İSU Genel Müdürlüğü, 2024 yılında Kocaeli genelinde 172,7 milyon metreküp atık su arıttı. Arıtılan atık suların 17 milyon 184 bin 704 metreküpü sanayi tesisleri ve yeşil alanların sulanmasında geri kazanım suyu olarak kullanılarak içme suyu kaynakları üzerindeki baskı azaltıldı. Geri kalan kısmı da arıtılarak deniz ile alıcı ortamlara deşarj edildi. Arıtılan atık sulardan çıkan 101 bin ton çamur da bertaraf edildi.
SIFIR KİRLİLİK
“Sıfır Kirlilik: %100 Arıtma” ilkesi ile hizmetlerini yürüten Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, atık suların arıtılması ve çıkan çamurun bertarafı ile çevre kirliliğini önlüyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
2024 Yılında 172,7 Milyon Metreküp Atık Su Arıtıldı, Bir Damla Bile Doğaya Arıtılmadan Bırakılmadı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ile Beslenme Atlası Kulübü tarafından düzenlenen 14 Kasım Diyabet Günü Diyabet ve Esenlik İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Paneli’nde diyabet, diyabet kontrolünde beslenme tedavisinin yeri, spor ve yaşam şekli arasındaki ilişkiye dikkat çekildi, diyabetli bireylerin yaşam kalitesinin yükseltilmesine ilişkin önerilerde bulunuldu.
Prof. Dr. M. Emel Alphan: “Diyabet bakımının merkezine refahı koyalım”
İstanbul Atlas Üniversitesi Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda düzenlenen panelde açılış konuşması yapan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Dünya Diyabet Günü 2024-26 temasının “Diyabet ve Esenlik” olduğunu söyledi.
Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun diyabet eğitimine son derece önem verdiğini belirten Alphan, milyonlarca diyabetlinin evde, işte ve okulda günlük öz yönetimlerini sağlamada zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek “Dayanıklı ve organize olmaları ve sorumluluk almaları, hem fiziksel hem de ruhsal iyilik hallerini etkileyecektir. Diyabet bakımı genellikle kan şekerine odaklanır ve gün içinde sürekli kan şekerine bakmak zorunda kalmaları, onları bunaltır. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun önerisi ile Dünya Diyabet Günü’nde diyabet bakımının merkezine refahı koyalım ve diyabetlilerin daha iyi yaşamaları için değişimi başlatalım” dedi.
Prof. Dr. Süleyman Hilmi İpekçi: “Diyabetten korunmada geride kalıyoruz”
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Hilmi İpekçi, diyabet, diyabet türleri, diyabetin teşhisi ve tedavisine ilişkin bilgiler verdiği sunumunda diyabetin önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirterek tüm dünyada hızla artış gösterdiğini söyledi. 2009’da 2030 yılı için 438 milyon diyabet hastasının tahmin edildiğini belirten İpekçi, “Dünya Diyabet Federasyonu (IDF) Diyabet Atlası verilerine göre, 438 milyonu 2019 yılında geçtik. Dünya olarak diyabetten korunmada olduğu gibi diyabetin artış hızını tahmin etmede de geride kalıyoruz, bugün 500 milyonu aşkın diyabetli var” dedi. IDF Diyabet Atlası verilerine göre Türkiye’nin Avrupa’da bayrağı üst sıralarda dalgalandırdığını belirten İpekçi, 2021 verilerine göre Türkiye’de diyabetli bireylerin oranının yüzde 14,5’e çıktığını söyledi. İpekçi, Türkiye’deki diyabetli sayısının da 10 milyonu aştığını söyledi.
Diyabet tanısının konmasının önemini de vurgulayan İpekçi, “Hastalık tanısı konursa hastalığı yönetmek ve hastayı eğitmek kolaylaşır. Hastalığın tedavisi konusunda hastaya dokunmuş oluruz. Ülkemizdeki tüm diyabetliler içerisinde diyabet tanısı konulmamış hasta oranının yüzde 50’lere yakın oluğunu görüyoruz. Yani, neredeyse iki diyabetliden biri diyabetli olduğunu bilmiyor ve tedaviye ulaşamıyor demek” dedi.
Prof. Dr. Süleyman Hilmi İpekçi: “Sigara diyabet geliştirme riskini üç kat artırıyor”
Tip 2 diyabetteki risk faktörlerine değinen İpekçi, “Obezite, kötü beslenme alışkanlıkları, egzersiz – hareket eksikliği ve sigara kullanımı önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Sigara kullanımı maalesef çok yaygın. Tek yumurta ikizi iki kişiden biri sigara içiyor, diğeri içmiyor. Kilo, beslenme ve egzersizleri aynı. Sigara içen ikiz kardeş diğerine göre üç kat daha fazla diyabet geliştirme riski taşıyor. Tek başına sigaranın diyabet geliştirme riski çok yüksek” diye konuştu.
Prof. Dr. M. Emel Alphan: “Beslenme tedavisi ve egzersizden asla vazgeçilemez”
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan da “Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisi” başlıklı sunumunda diyabet yönetimi ve kan şekeri kontrolünde beslenmenin ve yaşam tarzı değişikliğinin önemini anlattı. Eğitim, beslenme tedavisi ve egzersizin diyabet tedavisinin temel taşları olduğunu vurgulayan Alphan, “Diyabet tedavisinde ilaç ve/veya insülin kullanılsa bile beslenme tedavisi ve egzersizden asla vazgeçilemez” dedi.
Prof. Dr. M. Emel Alphan: “Kilo kaybı tedavinin ilk seçeneğidir”
Diyabet tedavisinde ağırlık kaybının önemini vurgulayan Alphan, “Kilo kaybı tedavinin ilk seçeneğidir. Sadece yüzde 5’lik bir ağırlık kaybının bile son derece olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz. 6-12 aylık bir sürede yüzde 7-10 civarındaki ağırlık kaybı için sağlıklı beslenmeye fiziksel aktiviteyi de ilave ederek enerji açığı sağlanabilir. Enerji alımı kısıtlanacak, fiziksel aktivite artırılacak ve davranış değişikliği yaratılacak. Bu ağırlık kaybıyla metabolik risk faktörlerinin hepsi azaltılabilir. Özellikle abdominal obezite yani elma tipi diğer adıyla erkek tipi şişmanlık metabolik olarak risklidir. Bu kişilerde sağlanan yüzde 7-10’luk ağırlık kaybı metabolik bozukluk riskini azaltır. Yüzde 10’luk ağırlık kaybı diyabetle ilgili ölümleri azaltır, Hemoglobin A1 C’yi düşürür, kan şekerini, kan yağlarını, kan basıncını düşürür, insülin kullanan diyabetlilerde insülin gereksinimini azaltır. Diyabetlilerde minimum insülinle maksimum yara sağlanır” dedi.
Ketojenik diyet ve aralıklı oruç gibi son dönemlerde popüler olan diyetlerin diyabetlilerde sakıncalı olabileceğini belirten Alphan, beslenme programında enerjinin karbonhidrattan gelen oranının yüzde 40’ın altına düşürülmesini önermediklerini söyledi.
Dr. Öğretim Üyesi Hikmet Uçgun, spor ve egzersizle ilgili tavsiyede bulundu
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hikmet Uçgun da “Diyabette Fiziksel Aktivite ve Egzersiz” başlıklı sunumunda diyabetin kontrolünde fiziksel aktivite ve egzersizin önemini vurguladı. Egzersiz ve aktivite sırasında kan glukoz düzeyinin kontrolü, yeterli sıvı alımı, ayak bakımının önemli olduğunu ifade eden Uçgun, “Spora uygun bir ayakkabı tercih edilmelidir. Vücut hijyenine dikkat edilmelidir. Aşırı yorgunluk, baş dönmesi, göğüste sıkıntı, ağrı ve ağırlık hissi, nefes darlığı ve bulantı gibi durumlarda egzersiz sonlandırılmalıdır. Ayrıca egzersiz sırasında kan şekeri 100-250 mg/dl arasında olmalı, bunun altında (hipoglisemi riski) ya da üzerinde (ketozis riski) olması durumunda egzersiz sonlandırılmalıdır. Egzersiz sırasında bireyler, yanlarında 15 gram karbonhidrat içeren meyve suyu, glikoz vb. basit karbonhidrat kaynaklarını bulundurmaları, insülin kullananların ise egzersiz yapabilmek için enjeksiyondan sonra 1-2 saat beklemeleri ve insülin uygulanan bölgeyi (ekstremiteyi) çalıştırmamayı tercih etmeleri gerekir” tavsiyesinde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Diyabet yönetiminde yüzde 5’lik kilo kaybı bile kan şekeri kontrolünü sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dün Erzurum’da gerçekleştirilen saldırıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya cevap veren İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı;
“BUNLARIN UTANMALARI BİLE KALMAMIŞ”
“Cumhurbaşkanı ne diyor; biz olayı provoke etmişiz. Onlara kalsa, utanmadan bir de kendimize taş attırmışız. Nasıl gücümüz var ki kendimize taş attırırken emniyet müdürüne de valiye de talimatı ben veriyorum. Biz öyle bir ahlaka sahip değiliz. Bunların utanmaları bile kalmamış.”
ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Erzurum’da Ekrem İmamoğlu’nun mitingine yapılan taşlı saldırıyla ilgili olarak bugün Edirne’de “Kendi provokasyonlarıyla olay çıkarıp utanmadan şehirlerimizi karalamaya çalışıyorlar. Bu milleti kirli oyunlarına alet edemeyecekler” dedi.
İmamoğlu’ndan Erdoğan’a yanıt: Bunların utanmaları bile kalmamış yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>