?>
?>
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Bilim Merkezi’ni ve ACV Süspansiyon Sistemleri şirketini ziyaret etti.
Fabrika ziyaretleri kapsamında Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ACV Süspansiyon Sistemleri şirketini ziyaret ederek yöneticilerle ve çalışanlarla görüşen Başkan Altay, çalışmalarında kolaylıklar diledi. Başkan Altay, “Konya’mız için üreten, istihdama ve ekonomimize katma değer sağlayan çalışanlarımızla yatırımcılarımıza gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Daha sonra TÜBİTAK destekli Türkiye’nin ilk ve en büyük Bilim Merkezi olan Konya Bilim Merkezi’ni ziyaret eden Başkan Altay, “Konya Bilim Merkezimizde Konya’mızdan ve çevre illerimizden gelen binlerce misafiri ağırlıyoruz. Karaman, Niğde, Isparta, Eskişehir, Aksaray, Nevşehir ve Ankara’dan gelen ziyaretçilerimizle selamlaştık” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay Bilim Merkezi’nde Öğrencileri, Organize Sanayi’de Çalışanları Ziyaret Etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Büyükşehir Belediyesi 2019 yılında oluşturduğu bilim kurulu ile Boğaçayı’nda yaşanan değişimleri, sorunları ve olası riskleri yakından takip ediyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz ve Başkan Danışmanı Çevre Yüksek Mühendisi Lokman Atasoy başkanlığında akademisyenler, ilgili meslek odaları, kurum temsilcileri ve alanında uzman isimlerden oluşan Boğaçayı Bilim Kurulu yaz sezonu uygulamaları için bir kez daha toplandı. Boğaçayı’nda yapılan saha incelemelerinin ardından Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü binasında toplanan bilim kurulu, Boğaçayı ekosistemini koruyacak tedbirleri arttıran kararları görüştü.
YENİ CANLI TÜRLERİ YAKINDAN TAKİP EDİLECEK
Bilim kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda, Boğaçayı’nda ilgili kurum ve kuruluşların katkısı ve bilimsel araştırmalar ile kıyı erozyonu ve taşkın riskini önleyici çalışmalar hızlandırılacak. Boğaçayı’nın batimetri ölçümleri neticesinde değişen topoğrafik yapısına uygun sucul bitki temizlik çalışmaları sucul ot biçme makineleri ile sürdürülecek. Yaz aylarında su debisinin düşmesi ile birlikte temizlik çalışmalarının devamlılığının sağlanabilmesi ve sucul bitkilerin kontrolsüz büyümesinin önüne geçilebilmesi için Boğaçayı’nın denizle bağlantı noktası kapatılacak. Yaz sezonunda uygulanacak vektör ile mücadele sucul ekosistemin sürdürülebilirliği gözetilerek hassasiyetle devam ettirilecek. Boğaçayı’nda yaşanan biyoçeşitlilik korunmasına yönelik tedbirler arttırılacak. Doğal değişimler ile birlikte alanda yaşamaya başlayan yeni kuş türleri, balıklar ve diğer canlı türleri yakından incelenmesi konuları görüşüldü.
BİLİMİN IŞINDA İLERLİYORUZ
Boğaçayı bilim kurulunun çalışmaları ve Boğaçayı’nda yaşanan değişimlere ilişkin bilgilendirmede bulunan Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz
“Boğaçayı’nda oluşan sıkıntıları, oluşumları ve değişimleri yakından takip ediyor ve bilim kurulumuzla kısa, orta ve uzun vadeli çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Her geçen gün kurulumuza katılım artıyor. İnşaat, çevre ve harita mühendisleri, üniversitelerimizden akademisyenler ve ilgi meslek odalarımızın katkıları ile bilimsel yöntemlerin ışığında Boğaçayı havzası için bir araya geliyoruz. İlk yapıldığı yıl sıkıntıların görülmeye başladığı Boğaçayı’nda yaz sezonu sucul bitkileri temizleme mecburiyetindeyiz. Büyükşehir Belediyemiz gerekli tüm çalışmaları aralıksız sürdürmekte” dedi.
SÜREÇ TİTİZLİKLE TAKİP EDİLİYOR
Zaman içerisinde en derin yeri 2,5 metre olan taban derinliğinin alüvyon taşınımı neticesi ile bugün 80 santimetreye kadar düştüğünü ifade eden Oğuz, “Bilim Kurulumuzun görüşü yaşanan taşkınlar ve alüvyon birikimi ile bu havzanın zamanla dolacağı yönünde. 6 yılda yaşanan değişimler de bu görüşü doğruluyor. Bizim burada en önemli konumuz kıyı erozyonudur. Denizle buluşamayan kum ve çakıllar ne yazık ki Konyaaltı sahilimizde bir gerilemeye neden olmaktadır. Bu sorunun çözümü de maalesef biraz zaman alacak. Doğal yolla sahilimizi besleyen kum ve çakıllar denizle yeniden buluşmaya başlayacak. Kurulumuz olarak Boğaçayı’ndaki değişim süreçlerini titizlikle yakından takip etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
YOSUN OLUŞUMU AZALIYOR
Bilim Kurulu toplantısına ilişkin değerlendirmede bulunan Akdeniz Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma Uygulama Merkezi Şube Müdürü Doç. Dr. Ethem Karadirek ise Boğaçayı ekosisteminin kendisine gelebilmesi için belirli bir süre gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Boğaçayı projesi yapıldıktan sonra ortaya çıkan lagünlerde sediman birikimi var. Bu nedenle Boğaçayı’nda bir kesit daralması var. Taşkın debisi geldiğinde buradaki kesit alanı bunu taşımak için yeterli mi değil mi bununla ilgili çalışmaları arttıracağız. Oluşan sazlıklar buradaki ekosistemin bir parçası. Bu oluşumlar karbon azot ve fosforu tutması neticesiyle yosun miktarında zaman içerisinde azalma oluşmakta bu değişimleri yakından inceliyoruz. Halkımızın rahatsız olduğu karasinek ve sivrisinekle ilgili biyolojik mücadeleleri de görüştük. Alınan kararlarımızı uyguladığımız müddetçe halkımızın burada rahatsız olacağı bir durum yaşanmayacaktır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Boğaçayı Bilim Kurulu yaz tedbirleri için toplandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>EYÜPSULTAN / İSTANBUL
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki Bilim Kurulu (Prof. Dr. Tarık Şengül, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Prof. Dr. Eser Çaktı, Prof. Dr. Himmet Karaman, Prof. Dr. Ejder Akgün Yıldırım, Prof. Dr. Şerif Barış, Doç. Dr. Pelin Alpkökin), kentte yaşanan depremler ve sonrasında oluşan panik haliyle ilgili açıklamalarda bulundu. 19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na vekalet eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir’in de hazır bulunduğu açıklamayı, İBB Bilim Kurulu adına Prof. Dr. Tarık Şengül okudu.
İBB BİLİM KURULU: “HASARLI BİNALARA GİRMEYİN”
Prof. Şengün tarafından okunan açıklama metninde, şu tespitler ve önerilerde bulunuldu:
“İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen, 6.2 büyüklüğündeki depremin hemen ardından İstanbul Deprem Bilim Kurulu, İBB AKOM tesislerinde bir araya gelerek konuyu değerlendirmiştir. Kurulumuz, bu erken aşamada ön bir değerlendirme yapmıştır. Konuya ilişkin daha geniş değerlendirmeler, önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bugün gerçekleştirilen toplantıda yapılan değerlendirmeler aşağıda yer almaktadır:
– Bu aşamada panik ve kaygıya kapılmadan, sadece yetkili çevrelerden gelen uyarıları dikkate alarak bilinçli davranmak vatandaşlarımız açısından son derece önemlidir. Sosyal medya ve benzeri mecralarda sorumsuzca yayılan spekülatif değerlendirmelere itibar edilmemelidir.
– Yaşanan 6.2 büyüklüğündeki deprem ve artçıları, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu deprem riskini ortadan kaldırmamıştır. Diğer yandan artçıların bir süre daha devam edeceğinin de bilinmesinde yarar vardır.
– Deprem sonucu hasarlı hale gelen binalara girilmemesi ve yetkililerin bilgilendirilmesi önemlidir.
– Depreme ilişkin yürütülen çalışmalarda, merkezi ve yerel yönetimlerin tüm ilgili birimlerinin eşgüdüm içinde çalışması etkili sonuçlar alabilmek açısından önemlidir. Benzer biçimde üniversitelerin ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katkıları da alınmalıdır.
– Depremin yarattığı kaygıları en aza indirgemek ve spekülasyonların önüne geçmek üzere, yetkili kurumların düzenli aralıklarla kamuoyunu bilgilendirmesi de önemli olacaktır.
Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.”
İBB GENEL SEKRETERİ PROF. DEMİR:
“628 ARAÇ VE 1000 PERSONELLE İTFAİYE, 225 ARAÇ VE 891 PERSONELİYLE DE ZABITA EKİPLERİMİZ GÖREVLERİNİN BAŞINDA”
İBB Genel Sekreteri Prof. Demir de kamuoyu ile şu bilgileri paylaştı:
“Şu an itibariyle İBB’ye bağlı birimlerde 628 araç ve 1000 personelle itfaiye ekiplerimiz, 225 araç ve 891 personeliyle de zabıta ekiplerimiz sabaha kadar görevlerinin başında olacaklardır tüm İstanbul’u kapsayacak şekilde. Hiçbir hizmetimizde aksama yok. Kontroller devam ediyor. Ayrıca, sahada 2 bin kişilik destek personelimiz, 150 araçla kumanya ve su dağıtımına devam etmekte. İstanbulluların gurur duyduğu ‘İstanbul Senin’ uygulaması üzerinden toplanma yerlerimizi, Yeşil İstanbul’daki tuvaletlerimizi ve diğer hizmetlerimizi, anlık görebilmeleri, idari bilgilere oradan ulaşmaları mümkündür. İSKİ’de, İGDAŞ’ta, metrolarımızda, İETT’de hiçbir aksama yoktur. Kontroller devam etmektedir. İdaremiz ve şirketlerimiz bünyesindeki teknik personel sahadadır. Bir kısmı da AFAD koordinasyonunda sahaya gitmek için beklemektedir hasar tespiti için.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İBB Bilim Kurulu, Depremin Ardından Uyardı: İstanbul İçin Deprem Riski Ortadan Kalkmadı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Botanik Bahçesi Herbaryum Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Yıldırım, “Türkiye’deki devlet kurumları arasındaki en eski botanik bahçelerinden biriyiz. Burası halka açık bir alan ve farklı yaş gruplarındaki öğrencilere bir saatlik eğitim tarzında gezi, bitki tanıtımı şeklinde turlar düzenliyoruz. Merkezimiz hem topluma yönelik hem de bilimsel çalışmalara hizmet için kurulmuştur. Botanik Bahçesi bünyesinde üç tane TÜBİTAK projemiz aktif şekilde devam etmektedir. Türkiye genelinde araştırma hedefli taksonomik çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Yaklaşık son on beş yıl içerisinde Botanik Bahçesi bünyesinde 80’e aşkın türü bilim dünyasına tanıttık. Bu anlamda bilime katkı sağlayan Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından biriyiz diyebiliriz. Bununla birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen 10’a yakın projede iş birliğimiz devam etmekte olup akademik olarak da oldukça aktif bir merkez olduğumuzu söylemek mümkün” diye konuştu.
“Likya Orkidesi’nin tohumundan doku kültürü Laboratuvarımızda üretmeyi başardık”
Botanik Bahçesinde nesli tükenmekte olan bitkilerle ilgili özel çalışmalar yapıldığından bahseden Prof. Dr. Yıldırım, “Burası deniz seviyesinde olduğu için genelde yüksek dağ koşullarında yayılış gösteren endemik bitkileri yetiştirme oldukça problemli olmaktadır. Daha yüksek dağ koşullarında yaşayan bitkileri deniz seviyesine indirmek ve o ortamda yetiştirmek çok zorlayıcı bir durum. Çünkü hassas bir ekolojiye ve yaşam koşullarına sahipler. Nadir bitkilere yönelik koruma çalışmaları yapıyor, özellikle orkideler üzerinde duruyoruz. Şu an doktora tezini gerçekleştiren öğrencim Nejdet Bozkurt’un çalışmaları sonucunda, nesli tükenmeye yüz tutmuş Likya Orkidesi’nin tohumundan üretmeyi başarmış durumdayız. Yakın zamanda üretilen bu yeni bitkicikler tekrardan kendi doğal ortamlarına aktarılarak Likya Orkidesinin popülasyonlarını güçlendirerek neslinin devamı için çalışmalarımıza devam etmeyi düşünüyoruz. Burası şehrin ortasında kalmış yeşil bir mimari ve karbon ayak izini en aza indirgeyebilecek bir yer. Bu bağlamda Ege Üniversitesi içinde oldukça önemli bir noktadayız. Projelerimizle bizler de bu konuları destekliyoruz. Sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde bizler birçok okulda seminerlere gidiyoruz. Buradaki akademisyenler de ağaç yaşken eğilir mantığıyla ilköğretim çağındaki birçok öğrenciyle bir araya gelerek teknik geziler düzenliyorlar. Gelen ziyaretçiler tarafından sera içerisindeki Tropikal kökenli bitkiler daha çok ilgi görüyor. Tropikal seramızda muzlardan kahve ağacına kadar birçok bitkiyi görme şansına sahipsiniz. Dünyada diğer canlılarla beraber yaşayabilmemiz açısından botanik bahçelerinin öneminin ve rolünün çok büyük olduğunu düşünüyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Botanik Bahçesi 15 yılda 80 endemik türü bilim dünyasına tanıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Bilim Merkezi’nin tüm Türkiye’de bilinen bir marka haline geldiğini ifade eden Başkan Altay, merkezde yıl boyunca çok sayıda bilimsel etkinlik gerçekleştirildiğini söyledi.
BİLİM MERKEZİ ÖNEMLİ ETKİNLİKLERE EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA DEVAM EDECEK
Başkan Altay, hem Konya’dan hem çevre illerden gelen ziyaretçiler için kalıcı sergilerle birlikte geçici eğitim alanları da oluşturulduğunu belirterek, “Bu hafta temamız tarım. Bildiğiniz gibi Tarım Fuarı nedeniyle Konya’da bu hafta tarım önemli bir gündem oldu. Bu vesileyle Bilim Merkezi’ne gelen çocuklarımıza ve misafirlerimize tarımı sevdirecek etkinlikler düzenledik. Konya sadece kendisi için değil Türkiye’nin gıda güvenliği için üreten bir şehir. Üretimin nesilden nesile aktarılması için çocuklarımıza tarımı sevdirmekle ilgili etkinlikler yapıyoruz. Konya Bilim Merkezi bundan sonra da önemli etkinliklerle misafirlerine ev sahipliği yapmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.
Başkan Altay, Konya Bilim Merkezi’ndeki ekinlik alanlarını inceleyerek, gençlerle ve ziyaretçilerle sohbet etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay Konya Bilim Merkezi’nde Gençlerle Buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
AKADEMİK MİRASI CANLANDIRMAK,
Alevi ve Bektaşi inancının bilimsel araştırmalarla gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefleyen ödül töreninin bu yıl üçüncü kez düzenlendiğini belirten Federasyon Başkanı Dr. Haydar Baki Doğan; “2021 yılından itibaren her yıl Alevilik ve Bektaşilik alanında uluslararası üniversitelerde yayımlanan doktora tezleri, yüksek lisans tezleri ve hakemli dergilerdeki makaleleri değerlendirdikleri” ifade etti. “Amacımız, bu kültürel mirasın akademide daha görünür olması ve genç araştırmacıları teşvik etmek” dedi.
İNANÇ İLE BİLİM BULUŞUYOR
Ödül programının uluslararası katılıma açık olduğunu vurgulayan Doğan, “Alevilik ve Bektaşilik yalnızca Anadolu’nun değil, dünya kültür mirasının bir parçası. Bu alanda çalışan akademisyenlerin emeklerini takdir etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kategoriler ve Değerlendirme Süreci Yarışma, üç ana kategoride düzenlendi.
Doktora Tezleri, Yüksek Lisans Tezleri, Hakemli Dergi Makaleleri, Başvurular, alanında uzman akademisyenlerden oluşan ön değerlendirme kurulu tarafından incelendi. Çalışmaların orijinalliği, metodolojik yaklaşımı ve kültürel mirasa katkısı gibi ölçütler ön planda tutuldu. Dereceye girenlere ödülleri törenle verildi.
HEDEF: KALICI BİR AKADEMİK PLATFORM
Alevi Vakıfları Federasyonu, ödül programını önümüzdeki yıllarda genişletmeyi planlıyor. 2026’dan itibaren uluslararası üniversitelerle iş birliği yaparak sempozyum ve workshoplar düzenlemek, ödül kapsamını kitaplara da taşımak hedefleniyor.
Dr. Doğan, “Amacımız, bu alanda çalışanlar için sürdürülebilir bir akademik platform oluşturmak. YÖK ile yaptığımız görüşmelerle bu ödülleri Doçentlik ölçütlerine uygun hale getirmeye çalışıyoruz. Alevilik ve Bektaşilik üzerine yapılan araştırmalar, küresel bir perspektifle ele alınmalı” çağrısında bulundu.
ÖDÜL ALAN AKADEMİSYENLER
Doktora Dalı: 1. İsmail Güngör, 2. Mehmet Şahin, 3. Satı Sarıaslan Atlı
Yüksek Lisans Dalı: 1. Sultan Yıldız Aydınlıoğlu, 2. Adem Şen, 3. Rahmi Can Gür
Makale Dalı: 1. Emine Yüksel, 2. İbrahim Çiftçi, 3. Melisa Öztürk
“Bilim Hizmet Onur Ödülü” Millî Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin tarafından Prof. Dr. Cemal Kafadar’a verildi.
TÖRENE KATILAN İSİMLER
Ödül törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Vali Yardımcısı Yücel Gemici, DEVA Partisi Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Fener Rum Patriği I. Bartholomeos, AKP MYKY Üyesi Veli Arslan, Almanya İstanbul Başkonsolosu Regine Grienberger, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ahmad Mohammadi ve İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Bilal Erdoğan katıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen törende, Alevilik ve Bektaşilik alanında yapılan akademik çalışmalara verilen destek vvurgulandı.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR HACI BEKTAŞ VELİ
Bakan Ersoy sözlerine başlamadan önce tören sonrasında konser verecek olan Grup Abdal’ın 23 yaşındaki kemancısı Cem Gülgel’in erken yaştaki vefatının derin üzüntüsünü yaşadığını söyleyerek genç sanatçıya Allahtan rahmet diledi.
Bakan Ersoy, Alevilik ve Bektaşiliğin Anadolu’nun kültürel mirasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun mayasını yoğuran, insan sevgisini, hoşgörüyü ve bilimi ön planda tutan bu değerler, bugün de toplumumuzun ortak vicdanını şekillendirmeye devam etmektedir. Büyük düşünür ve mutasavvıf Hacı Bektaş Veli’nin ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ sözü, bizlere bilginin ve ilimin ışığında ilerlememiz gerektiğini hatırlatmaktadır. Akademisyenlerimizin yaptığı araştırmalar, bizlere köklü tarihimiz hakkında daha fazla bilgi sunarken, aynı zamanda toplumsal barış ve hoşgörünün güçlenmesine de katkıda bulunmaktadır” şeklinde konuştu.
Gönül Bağını Güçlendirdiğimizi Görmekten Memnuniyet Duyuyorum
Alevi Bektaşi toplumuyla devlet arasındaki gönül bağının daha da güçlendiğini görmekten büyük bir mutluluk duyduğunu anlatan Ersoy, “Devletimiz, vatandaşlarımızın gönlündeki yerini sağlamlaştırmış, karşılıklı teveccühü artırmıştır. Aradaki engelleri birer birer kaldırarak, kardeşliğimizi pekiştiren adımlar atmış bulunuyoruz. Bu birlikteliğin, toplumsal barışımıza ve ortak geleceğimize katkı sağlamaya devam edeceğine inanıyorum” dedi.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cem evi Başkanlığı Çalışmalarına Devam Ediyor
Amacımız; “2022 yılında kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cem evi Başkanlığı Türkiye genelinde cem evlerimizin ihtiyaçlarını tespit etmek ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler üretmektir. Aynı zamanda sosyal, kültürel ve bilimsel çalışmalar yapmak amacıyla çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir” diyen Ersoy, 2024 yılı içerisinde toplam 364 cem evinin bakım, onarım ve tefrişat taleplerinin işleme alındığı bilgisini verdi.
Kültür Bakanı Ersoy, “Bu yıl 500’den fazla cem evinin bakım-onarım ve tefrişat taleplerini planladık ve gerekli işlemlere başladık” dedi.
Deprem bölgesinde 13 yeni cem evi inşa edilmesi için gerekli hazırlıkların tamamlandığını ve ihale aşamasına gelindiğini duyuran Ersoy, bu çalışmaların Alevi-Bektaşi toplumunun taleplerine duyarlılıkla yaklaşıldığını gösterdiğini vurguladı.
Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne dair çalışmalara verdikleri önemin devam edeceğini belirten Ersoy, 2025 yılında bu alanda çalışacak akademisyen sayısının 400’ü aşacağını öngördüklerini söyledi. Ersoy, “2024 yılında 15 kadar bilimsel toplantı yapmış ve bu toplantılarda 200’den fazla akademisyen ile Alevi-Bektaşi inanç ve kanaat önderinden istifade etmiştir. Bu vesileyle tüm akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı. Bakan Ersoy, ödül alan akademisyenleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise Alevilik ve Bektaşiliğin, Anadolu’nun derin kültürel mirasının hoşgörü anlayışının barış ve kardeşlik temelinde şekillenen felsefesinin en önemli değerleri arasında yer alan bir toplumsal değer olduğunu belirtti.
İNANÇLARINI ADALET VE DAYANIŞMA İLKELERİYLE YAŞAMAK
“Alevilik ve Bektaşilik yüzyıllar boyunca bu topraklarda adalet ve dayanışma ilkeleriyle yaşamış inançlarını, sanatlarını, müziklerini ve edebi birikimlerini nesilden nesile aktarmışlardır. Bu zengin mirası bilimsel bir bakış açısıyla ele almak, akademik çalışmalarla desteklemek ve yeni nesillere doğru bir şekilde aktarımda bulunmak hepimizin sorumluluğudur. Toplumsal huzur ve kalkınma fertlerinin birlik ve beraberliğiyle doğrudan ilişkili bir kavramdır. Birlik ve beraberliğimize dayalı bir barış ortamı ise diyalog, anlayış ve kuşkusuz adaletten geçer. Bu ilişki ağının sağlıklı bir zeminde yürümesi için bu buluşmayı gerçekten çok önemli buluyorum.” dedi.
Tören sonunda Alevilik ve Bektaşilik üzerine yaptıkları akademik çalışmalarla ödüle layık görülen bilim insanlarına ödülleri takdim edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
3.Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülleri Sahiplerine Verildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İnegöl Belediyesi 8-14 Mart tarihleri arasında kutlanan Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında kurumun bilim ve
teknoloji alanında yaptığı çalışmalar ile Baykoca Proje Takımlarının projelerinin yer aldığı özel bir sergi hazırladı.
İnegöl Belediyesi’nin nostaljik tramvayının da yer aldığı projeler 3 gün boyunca sergilenirken, sergiye öğrencilerin
İnegöl Belediyesi 8-14 Mart tarihleri arasında kutlanan Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında öğrencileri özel bir
sergi etkinliği ile buluşturdu. İnegöl Belediyesi’nin bilim ve teknoloji alanında yaptığı çalışmalar ile Baykoca Proje
Takımlarının projelerinin sergilendiği etkinlik Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı Projesi içerisinde yer alan sergi
salonunda 12 Mart Çarşamba günü başladı. 14 Mart Cuma gününe kadar devam edecek etkinlik ilk günden
itibaren okulların ve öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
NOSTALJİK TRAMVAYA BÜYÜK İLGİ
Sergi alanında en çok dikkat çeken projelerden biri Nostaljik Tramvay oldu. Tramvayla öğrencilere alanda mini
İNEGÖL BELEDİYESİ’NİN BİLİM VE TEKNOLOJİ PROJELERİ SERGİLENİYOR
Bilim ve Teknoloji Sergisinin ikinci gününde, bugün Maker Karavan aracı da heykel önündeki alanda etkinliğe dahil
oldu. Belediye Başkanı Alper Taban da bugün sergiyi ve Maker Karavan aracını ziyaret ederek incelemelerde
bulundu. Sergi ziyareti sırasında açıklama yapan Başkan Taban, “8-14 Mart tarihleri Bilim ve Teknoloji Haftası
olarak kutlanıyor. Bu vesileyle bizler de İnegöl Belediyesi olarak okullarımızla beraber güzel bir etkinliğe ev
sahipliği yapıyoruz. Bu kapsamda Arge Müdürlüğümüz kurumumuzun bilim ve teknoloji alanında yapmış olduğu
çalışmalar ve Baykoca Proje Takımlarımızın projelerinin de yer aldığı güzel bir sergi hazırladı. 12, 13, 14 Mart
tarihlerinde Kent Meydanı ve Yeni Yaşam Alanı projemizi çerisinde bulunan sergi salonunda sergimiz açık olacak.
Bu vesileyle ben tüm öğrencilerimizi ve bu konuda meraklıları sergiyi gezmeye davet ediyorum” dedi.
Sergi içeriğine ilişkin de bilgi veren Başkan Taban, “Sergide neler var? Geçtiğimiz dönem Baykoca takımlarımızın
yapmış olduğu Nostaljik Tramvay Projesini öğrencilerimiz ve vatandaşlarımız burada görebilecekler. Drone ile
kaçak yapı tespit projemiz, Dijital Teşhis Kapsülü ismini verdiğimiz sağlıkta yapay zeka projemiz, yine aynı şekilde
akıllı şehirler ve çevre projeleri, geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji gibi projeler, deney ve bilimsel keşif stantları
başlığı altında; Astronomi ve Uzay, Kimya Deneyleri, Alçak irtifa ve orta irtifa roket projesi tanıtımı, Makro
alemden mikro aleme proje tanıtımı, Biyoloji ve sağlık stantları, Su üretimi projesi standı sergide yer alacak. Eğitici
ve İnteraktif Atölyeler başlığı altında da Mühendislik ve maket yapımı atölyesi, Sağlıklı yaşam ve stres yönetimi
atölyesi ile Ahşap tasarım ve üretim atölyesi bulunuyor” diye konuştu.
MAKER KARAVAN DA ETKİNLİĞE DAHİL OLDU
Maker Karavan aracının da etkinliğe dahil olduğunu kaydeden Alper Taban, şöyle devam etti: “Burada da
öğrencilerimiz deneyimlemeler yapıyorlar. Maker Karavan nedir? Yeni Nesil Eğitim Sistemine uyumlu, çocukların
zihin-el koordinasyonlarını geliştirmeyi ve hayal güçlerini üretime dönüştürme becerilerine katkı sağlamayı
amaçlayan eğitim araç gereçleri üreten Ben Maker’in aracı. Hayal et, tasarla ve üret yaklaşımı ile “Kendin Yap”
kültürünü benimsetmeyi hedefleyen bir mobil STEAM eğitim aracı olan Maker Karavan, her kesimden çocuğa
ulaşarak eğitimde fırsat eşitliği sağlamayı ve üretim sevgisini yaygınlaştırmayı hedefleyen bir gezici araç. Ben
kendilerine bugün burada olarak etkinliğimizi destekledikleri için teşekkür ediyorum.”
GENÇLERİMİZ FIRSAT VERİLDİĞİNDE NELER YAPABİLECEKLERİNİ GÖSTERDİ
“Bilim ve teknolojiyi merkezde tutan bir kurumuz. Bunu önemsiyoruz. Geçtiğimiz dönem de gençlerimizle
yaptığımız pek çok proje vardı. Bunlar neydi? Baykoca Şehremini, Baykoca Barbaros, Baykoca Miras, Baykoca
Bulut, Baykoca İstikbal Roket, Baykoca Bulmaca, Baykoca Refakat, Baykoca Bekçi, Baykoca Kontrol, Baykoca
Nostaljik Rehber, Baykoca Sina, Baykoca Çınar, Baykoca Seha, Baykoca STU, Baykoca Umut ve Baykoca Testonom
adı altında birçok proje takımı oluştu. Bu takımlarımız katıldıkları Teknofest yarışmalarından birincilikler, ikincilikler
ve çeşitli dereceler aldılar. Ben öğrencilerimizi bir kez daha kutluyorum. Gençlerimiz, elde ettikleri bu başarılarla
kendilerine fırsatlar verildiğinde neler yapabileceklerini de göstermiş oldular.”
“İNEGÖL ÖĞRENCİLERİMİZİN PROJELERİYLE MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİNE DESTEK OLACAK”
“Ben öğrencilerimizin her birinin çok büyük hayalleri olmasını, bu hayalleri de nasıl hedeflere dönüştüreceklerini,
bizim onlara nasıl destek olabileceğimizi düşünüp çalışalım istiyorum. İnşallah İnegöl ülkemizin milli teknoloji
hamlesine de öğrencileri ve gençlerinin icatlarıyla destek olsun. Bu anlamda bizim de yaptığımız; Teknoloji
Festivalleri, Teknofest gezileri, Nöbetçi Kitaphaneleri arttırma çabamız, sportif ve kültürel anlamda yapılan
çalışmalar var. Bu dönem bunları arttırarak sürdüreceğiz. Geçtiğimiz günlerde de Bir Fikir Bir İnegöl olarak
açıkladığımız ödüllü bir fikir yarışmamız var. Lise ve üniversite düzeyinde Türkiye genelinden başvuru alacağız. Ben
bu vesileyle vatandaşlarımızı da sergimizi gezmeye davet ediyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnegöl’de bilim ve teknoloji çoşkusu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Proje ekibini makamında ağırlayan Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak, bilim ve teknoloji alanındaki yenilikçi çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal hocamızın öncülüğünde yapılan proje, TÜBİTAK tarafından destek almaya hak kazandı. Bu proje geri dönüştürülmüş pamuk liflerinden üretilen kumaşların performansları iyileştirilerek kullanımının yaygınlaştırılması ile, konvansiyonel üretime göre zamandan, maliyetten ve su tüketiminden tasarruf sağlanması hedefleniyor. Değerli hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.
“Çevre dostu üretim”
Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal, “Proje kapsamında farklı oranlarda geri dönüştürülmüş pamuk lifi içeren kumaşların enzimatik işlem ile performanslarının iyileştirilmesi üzerine odaklanılmıştır. Aynı zamanda farklı karışım oranlarının ve uygulanacak enzimatik işlemin çevresel yükü Yaşam Döngüsü Analizi (YDA) yöntemiyle hesaplanmış ve kumaşların fiziksel ve kimyasal özelliklerindeki değişimler incelenmiştir” dedi.
Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal, “Pamuk lifi doğal ve sürdürülebilir bir malzeme olarak görünse de üretim sırasındaki yoğun su tüketimi nedeniyle çevreci bir lif olmaktan çıkmıştır. Bu nedenle, daha sürdürülebilir üretim için virjin pamuk (konvansiyonel) yerine geri dönüştürülmüş pamuk kullanımının yaygınlaşması gerekli. Toplanan ve renklerine göre ayrıştırılan pamuk içerikli kumaş atıkları, mekanik geri dönüşümle açma işlemine tabi tutularak lifler elde edilmekte. Bu geri dönüştürülmüş pamuk lifleri hâlihazırda renklendirilmiş olduğundan, boyama işlemine tabi tutulmuyor. Böylece tarladan alınarak çeşitli işlemlerden geçirilip kumaş boyama sonrasına kadarki aşamalar yapılmadığı için maliyetten, enerjiden ve su tüketiminden kazanç sağlanarak çevre dostu üretim sağlanmış oluyor. Geri dönüştürülmüş ürünlerde boncuklanma en çok karşılaşılan problemlerden biri. Biz de projemiz ile bu kumaşların performansını iyileştirerek gerek tüketiciler gerekse üreticiler için tercih edilen bir malzeme haline gelmesine katkı sağlıyoruz.” diye konuştu.
Prof. Dr. Zümrüt Bahadır Ünal’ın yürütücülüğünü yaptığı projede Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümünden Doç. Dr. Derya Tama Birkocak, Doç. Dr. Ebru Bozacı, Arş. Gör. Dr. Eda Acar, Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümünden ise Prof. Dr. Nurdan Büyükkamacı araştırmacı olarak yer aldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Egeli bilim ekibinden “Geri Dönüştürülmüş Pamuk İçerikli Kumaşların Performanslarının İyileştirilmesi” projesi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Bilim Merkezi’ni ziyaret ederek LEGO Temalı BrickZone Sergi Alanı’ndaki etkinliklere katılan çocuklarla bir araya geldi.
“LEGO SERGİSİ’NE ÇOK YOĞUN BİR İLGİ VAR”
Türkiye’nin TÜBİTAK destekli ilk bilim merkezi olan Konya Bilim Merkezi’nin yarıyıl tatilinde de yoğun bir şekilde ziyaretçilerini ağırladığını belirten Başkan Altay, “Bir taraftan Bilim Merkezi’mizi geliştirmeye çalışırken bir taraftan da çocukların deneyimler elde edebileceği alanlar oluşturuyoruz. Bu lego alanımızı yeni açtık. Bin metrekarelik alanda çocukların deneyle uğraşabilecekleri ve kendilerini geliştirebilecekleri, lego dünyasına başlangıç yapacağımız bir alan oluşturduk. Ayrıca dijital bölümlerimizle de çocuklar yapmış olduğu legoları dijital alana aktarıyor. Çok yoğun bir ilgi var” diye konuştu.
TÜM KONYALILARI BİLİM MERKEZİ’NE DAVET ETTİ
Konya Bilim Merkezi’nin her geçen gün kendini yenileyerek, görevine devam ettiğini vurgulayan Başkan Altay, “Burada temel amacımız çocukların bilimle tanışmaları, kendilerini geliştirmesi ve gelecekte ülkemize yararlı bilim insanları olmalarını sağlamak. Emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Özellikle şehir dışından, komşu şehirlerimizden çokça ziyaretçi alıyoruz. Tüm Konyalıları Bilim Merkezi’mizde yeni açtığımız lego alanına ve diğer alanlarımıza çocuklarıyla güzel vakit geçirmeleri için davet ediyorum. Tatil, Bilim Merkezi ile çok güzel” değerlendirmesinde bulundu.
LEGO TEMALI BRİCKZONE SERGİ ALANI 2 ŞUBAT’A KADAR AÇIK
Her yaştan birey için eğlenceli olduğu kadar öğretici ve geliştirici bir deneyim sunan lego etkinlikleri, 2 Şubat tarihine kadar Konya Bilim Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay Tatilini Bilim Merkezi’nde Değerlendiren Çocuklarla Buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, araştırma üniversitemiz TÜBİTAK’ın farklı programlarında liderliğini sürdürüyor. Ege Üniversitesi olarak, en çok proje üreten ve projesi TÜBİTAK tarafından en çok kabul edilen üniversiteler arasında zirvede yer alıyoruz. Kabul alan bu projelerimizden birisi de EÜ Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara’nın yürütücülüğünü yaptığı bilim ekibi tarafından hazırlanan proje oldu. Projede destek alan hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.
Proje ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Pınar Kara, “ Projemiz kapsamında 3 boyutlu baskı teknolojisi kullanılarak tasarlanıp geliştirilecek olan üçlü elektrot sistemi ile mutasyonların, genetik ve mikrobiyolojik kökenli hastalıkların tanısına yönelik biyosensör teknolojisinde önemli bir adım atılacaktır. Bu da bir biyosensörün ana hedeflerinden biri olan hasta başı analiz (POC-Point of Care) sistemlerinin tasarımının önünü açmış olacaktır. Projede geliştirilmesi ve üretilmesi amaçlanan bu 3B baskılı üçlü elektrot sisteminin hedefi; mevcut kullan-at elektrotlara göre uygun maliyetli, kullanımı ve üretimi kolay, hızlı üretilebilen, çalışma alanı aşısından kontrol edilebilir bir alternatif geliştirmektir. Ayrıca bir diğer hedefimiz prototipimizi hasta takibi gerektiren, başta enfeksiyonlardan kaynaklı klinik hastalıkların hızlı ve hasta başı analizlerine yönelik piyasaya sürülebilir bir ürün haline getirmektir. Hem akademik çalışmalarda hem de biyoteknolojik firmalar tarafından kullanılabilecek bu ürünün önemli bir ulusal kazanım olacağı düşünülmektedir” diye konuştu.
Yürütücülüğünü Prof. Dr. Pınar Kara’nın yaptığı projede, Doç. Dr. F. Ferda Yılmaz, Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Ali Ege, Dr. Marina Serin, Sezin Yüksel, Fatma Selen Günden görev alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Egeli bilim ekibi, 3 boyutlu baskı ile biyosensör teknolojisinde öncü bir çalışma geliştirecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>