?>
?>
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Tarım Fuarı’nın son gününde fuara katılan firmalar, sektör temsilcileri ve ziyarete gelen vatandaşlarla buluştu.
Konya Ticaret Odası (KTO) TÜYAP Konya Uluslararası Fuar Merkezi’nde düzenlenen Tarım Fuarı’nın 20 ülkeden 436 firma ve firma temsilcisini ağırladığını anımsatan Başkan Altay, fuarın bu yıl da yoğun bir katılımla tamamlandığını ifade etti.
“TARIM FUARI SADECE TÜRKİYE’DE DEĞİL DÜNYADA BİLİNEN BİR MARKA HALİNE GELDİ”
Başkan Altay, Konya Tarım Fuarı’nın şehrin en önemli markalarından birisi haline geldiğini belirterek, “Fuarımız inşallah gelecek yıl çok daha büyüyerek ve güçlü şekilde yoluna devam edecek. Hem katılımcı firmalarımız hem ziyaretçilerimiz fuardan gayet memnun. Konya, tarımın başkenti, Tarım Fuarı da sadece Türkiye’de değil dünyada bilinen bir marka haline geldi. Emeği geçen ve katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Fuarımızın üreticilerimize ve tüketicilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” değerlendirmesinde bulundu.
“ÜRETİCİLERİMİZ İÇİN ÖNEMLİ İŞLER YAPIYORUZ”
Konya Büyükşehir Belediyesi olarak 42 bin kilometrekarelik alanda çeşitli tarımsal projeleri titizlikle yürüttüklerini ifade eden Başkan Altay, “Üreticilerimizin kendini geliştirebilmeleri, yeni ürünler edinebilmeleri için yeni teknolojilerle tanışmaları adına önemli işler yapıyoruz. Bundan sonra da kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın gelirini artırmak için onların yanında olmaya devam edeceğiz. Ticaret Odamıza ve TÜYAP’a fuardan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “Konya Tarım Fuarı dünyada bilinen bir marka haline geldi” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Gazi, “Sarı serum herkese uygulanmaz. Mutlaka öncesinde bir doktor muayenesi yapılmalı, muayene sonucunda doktorunuz uygun görürse acil servis ya da acil müdahale yapabilecek klinik ortamlarında uygulanmalıdır” dedi.
Atom yada kokteyl adıyla da bilinen bir ilaç karışımı. Özellikle kış aylarında sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları, soğuk algınlıkları, grip gibi enfeksiyonları iyileşmeyi hızlandırdığı düşünülen bir ilaç karışımıdır. İçindeki B vitaminleri ve C vitamini nedeniyle enerjiyi arttırır ve bağışıklığı kuvvetlendirir, ağrı kesici ve ateş düşürücülerle semptomları azaltır. Bakteriyal enfeksiyon olduğu düşünüldüğünde antibiyotikler , mide bulantısı yada kusma olduğunda bulantı yada kusmayı azaltıcı ilaçlar, tüm bu ilaçların irritan etkilerinden mide ve bağırsakları korumak için mide koruyucular, tüm ilaçların yapabileceği alerjik yan etkilerden kişiyi korumak için antihistaminikler ilave edilebilir. Dengeli elektrolitler içeren bir serum içerisinde damar yolundan uygulanır. Tek başına tedavi edici olmayıp, kişinin semptomlarını daha hızlı düzeltmek amacıyla uygulanır.
Sarı serum herkese uygulanmaz. Mutlaka öncesinde bir doktor muayenesi yapılmalı, muayene sonucunda doktorunuz uygun görürse acil servis ya da acil müdahale yapabilecek klinik ortamlarında uygulanmalıdır. İçeriğindeki ilaçlara karşı serum uygulaması sırasında ve uygulamadan birkaç saat sonra alerjik reaksiyon gelişebilir, bu alerjik reaksiyon ciltte oluşan kızarıklık ve kaşıntı gibi basit ya da solunum durmasına varacak kadar ciddi olabilir. Bu nedenle özellikle ev ortamında ya da acil müdahale yapılamayacak bir yerde kesinlikle yapılmamalıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Halk arasında ‘Atom’ olarak bilinen ‘Sarı Serum’ a dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Antalya’da, Osmanlı döneminde Macaristan’dan gelenlerin yerleştiği rivayet edilen ve eski adı Macarköy olan Serik ilçesi Gebiz Mahallesi’nde Türk-Macar kardeşliğini yaşatacak bir anıt yapıldı. Macaristan ve Türkiye arasındaki köklü dostluğun ve kültürel bağlarının güçlü bir sembolünü temsil eden anıtın açılışını Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Matis birlikte gerçekleştirdi.
Gebiz Aile Mezarlığı önünde bulunan ve iki ülkenin dostluğunu simgeleyen anıtın üzerinde: “Bu yerleşim Macarlarla Türklerin ilişkisinin Macarların yurt tutuşuyla sona ermediğinin apaçık bir kanıtıdır. Eski adı Macarköy olan Gebiz’in ismi ilk olarak Osmanlı kaynaklarında geçmekte ve yerel rivayetlere göre Macaristan’dan gelenlerin yerleşimi olarak bilinmektedir. Bu bölgede ortaya çıkan “Macar” halk ismi Ortaçağ’a kadar Türkleşmiş olan Orta Asyalı halkların kendilerini adlandırması da olabilir” yazısı bulunuyor.
ANTALYA’NIN TANITIMI İÇİN ÖNEMLİ
“Bu topraklar, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürel birikimiyle bizleri birbirine bağlamıştır” diyen Başkan Muhittin Böcek, işbirliği için Macaristan Büyükelçiliği’ne teşekkür etti. “Ortak kültürümüze sahip çıkmaya devam edeceğiz” diyen Başkan Muhittin Böcek şöyle konuştu: “Bu mezarda ecdadımız, büyüklerimiz Macarlar ve Türkler yan yanalar. Sayın Büyükelçimiz, Antalya Büyükşehir Belediyemizi 4 kez ziyaret etti. Her geldiğinde burasıyla ilgili çok önemli konular paylaştı. Ülkemize gelen Macarların yarısı; 134 bin 960 Macar Antalya’mızı ziyaret etti. Bu çok önemli ve anlamlı anıtın açılmasından sonra da hem Büyükelçimize hem sizlere Antalya’mızın tanıtımı anlamında büyük görev düşüyor.”
GEBİZLİLER UZAKTAN DA OLSA AKRABAMIZ
Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Matis de anıtın kazandırılması konusunda gösterdiği gayret ve işbirliği için Başkan Muhittin Böcek’e teşekkür ederek şunları söyledi: “Bugün Macaristan için gerçekten önemli bir gün. Çünkü Gebizliler yani Macarlılar uzaktan da olsa bizim akrabamız ve bu kesin. Ya bugünkü Romanya’dan bir köy buraya geldi ya da Orta Asya’dan göç başladığında Macar kavimlerden bir ikisi buraya geldi. Ama şu bellidir ki Macarlar buradaydı. Bugün de bu anıtı açmak benim için çok büyük mutluluk. Buranın Macarların gönlünde gerçekten önemli bir yeri var. Bu anıtı açmakla kalmayacağız Gebiz’in hikayesini Macaristan’da olabilecek en fazla yerde en fazla insana anlatacağız. Gebiz’i tanıtacağız. Yıllardır konuştuğumuz projeyi yerine getirdiğimiz için çok çok minnettarım.”
KAHVEDE ÇAY İÇTİLER
Açılışın ardından Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Macaristan Ankara Büyükelçisi Viktor Matis, Gebizli vatandaşlarla kahvede bir araya geldi. Başkan Böcek ve Büyükelçi Matis, çay içip vatandaşlarla sohbet etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Eski Macarköy olarak bilinen Serik Gebiz’de Macar dostluk anıtı açıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>EÜ Tıp Fakültesi Muhittin Erel Amfisi’nde yapılan ve EÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işıl Karaarslan’ın başkanlığını yaptığı sempozyuma; EÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcı Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu, EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Tahir Atik, İzmir Tabipler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt, konunun uzmanı bilim insanları, sağlık çalışanları, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Hekim ve halk oturumu olmak üzere 2 bölümden oluşan, topluma sağlıklı bir şekilde ulaşmak ve vücuttaki benler konusunda doğru bilinen yanlışların önüne geçmek amacıyla düzenlenen sempozyum kapsamında farklı disiplinlerden bilim insanları alanla ilgili en güncel bilgileri paylaştı.
“Ben farkındalığı artırmak için büyük bir fırsat”
Ege Üniversitesi olarak toplum bilincini artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını söyleyen Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Barutçuoğlu, “Ege Üniversitesi olarak toplum bilincini artırmanın ve sağlıklı bir yaşam anlayışını yaygınlaştırmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. Toplumsal önemi olan bir hastalık için böyle bir vurgu yapmak, Ege Üniversitesi için çok değerlidir. Hem çevrimiçi hem de yüz yüze katılımla gerçekleşen bu geniş kapsamlı program, halkın bu konulardaki farkındalığını artırmak için büyük bir fırsat. Üniversitemizin sağlık odaklı ve sürdürülebilir yaklaşımıyla bu tür etkinlikleri desteklemeye devam edeceğiz. Başta Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işıl Karaarslan olmak üzere emeği gecen tüm katılımcılara teşekkür ediyorum, başarılı bir sempozyum diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Yanlış uygulamalar, insan sağlığını tehlikeye atmaktadır”
Sempozyumun kapsamında genç hekimleri ve halkı doğru bilgilendirmeyi amaçladıklarını belirten Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Işıl Karaarslan, “Amacımız topluma sağlıklı bir şekilde ulaşmak ve doğru bilgiler aktarmaktır. Türk Dermatoloji Derneği çatısı altında çalışmakta olan Dermoskopi Çalışma Grubu olarak, hocalarımızla birlikte uzun zamandır deri kanseri erken tanı ve tedavisiyle ilgili çalışan ve toplumu bilgilendirmeyi amaçlayan bir grubuz. Ege Üniversitesi Dermatoloji Kliniği olarak bilgi ve hasta manipülasyonu anlamında güçlü deneyim ve birikimlerimizi insanlarla paylaşmak istiyoruz. Gelişen teknolojiyle sosyal medyada yayılan gerçeklikten uzak ifadeler ve yanlış uygulamalar, insan sağlığını tehlikeye atmaktadır. Bir hekim olarak bunun önüne geçmek için bu sempozyumu düzenledik. Benlerle ilgili gerekli yasal düzenlemelerin oluşması için bir plan oluşsun istiyoruz. Bu sempozyumu gerçekleştirmemizi sağlayan başta Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak olmak üzere tüm konuşmacı hocalarımıza ve emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
“Ben tedavisi istismara açık bir konu”
İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt ise, “İzmir Tabip Odası olarak, mesleğimizle ilgili bazı sorunlarla uğraşmak zorunda kalıyoruz. Özellikle yetkisi olmamasına rağmen tanı ve tedavi yöntemlerini uygulayan kişilerle ilgili çok sayıda şikâyet alıyoruz. Bu durumun dermatologlar ve plastik cerrahlar dışındaki hekimler tarafından yapılması hem yasal değil hem de doğru bir yaklaşım değil. Bu nedenle bu tür sorunları mümkün olduğunca olumlu bir şekilde çözmeye çalışıyoruz. Ayrıca, dermatoloji son yıllarda yoğun şekilde tercih edilen bir branş haline geldi. Ancak bu yoğunluk bazen uygunsuz uygulamalara olanak tanıyabiliyor. Ben tedavisi istismara açık bir konu ve biz bu tür durumları en aza indirmeye gayret ediyoruz. Tabip odaları ile üniversitelerin el ele vermesi, tıbbın gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Bu iş birliğini kesintisiz bir şekilde sürdürmemiz gerekiyor. Sempozyumda emeği geçenlere teşekkür ederim” diye konuştu.
Sempozyumun hekim oturumunda alanında uzman kişiler tarafından; “Ben nedir”, “Benlere doğru yaklaşım neden önemlidir”, “Gerçek benler için hasta yönetimi nasıl yapılmalıdır?”, “Hangi tip deri lezyonlarına lazer uygulanabilir?”, “Benlere yaklaşım ve malpraktis: klinisyen cerrah ve patologlar için bazı olumsuz sonuçlar” gibi konular ele alındı. Halk oturumunda ise “Hangisi gerçek hangisi masum hangisi riskli, lazer güvenli mi?”, “Topluma benler konusunda ne anlatmaya çalışıyoruz?” gibi konular ele alındı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uzman hekimler benler konusunda doğru bilinen yanlışları anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Doğru olduğu düşünülen yanlışlardan birinin dişlerdeki lekelerin karbonatla temizlenmesi olduğuna dikkat çeken Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Karbonat, anlık diş üzerindeki lekeleri temizleyebilir ama diş yüzeyinin aşırı çizilmesine sebep olur.” dedi. Bununla birlikte sık gargara kullanımı ve florsuz diş macunu seçimlerinin de doğru olmadığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, etkin diş temizliği için günde iki kez dişlerin fırçalanması ve diş yüzeyindeki birikintilerin tamamen temizlenmesi gerektiğini vurguladı.
Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, ağız ve diş sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.
Doğru bilinen uygulamalar dişlere zarar verebilir!
Ağız sağlığıyla ilgili doğru bilinen yanlışlardan ilkinin, dişlerde oluşan lekelenmelerin karbonatla temizlenmesi olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Karbonat, anlık diş üzerindeki lekeleri temizleyebilir ama diş yüzeyinin aşırı çizilmesine sebep olur.” dedi.
Gargara kullanımının da dikkat edilmesi gereken bir durum olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Çok fazla reklamı yapıldığından, rutinde gargara kullanımının faydalı olduğu düşünülebilir. Ancak gargara ağız içi mikroorganizma dengesini bozabileceğinden sık kullanımı tavsiye edilen bir bakım değildir. Florlu diş macunlarının zararlı olduğu söylentisi de yine bir hurafe diyebiliriz. Flor, diş macunlarının içerisinde çok küçük miktarlarda kullanılır. Flor dişlerin kendilerini daha iyi koruyabilmesi açısından değerlidir ve kullanılması tavsiye edilir. Bu açıdan zararlı görülmez. Diş yüzeyindeki mineral dengesi tükürükle beraber sürekli çözünür, yeniden birikir. Dolayısıyla tükürük içerisinde flor olması, florun diş yüzeyine girerek orayı daha güçlendirmesini sağlar.” şeklinde konuştu.
Macunun ferahlığı ile dişlerin temizlendiği düşünülmemeli!
Diş bakımında öncelikle dikkat edilmesi gereken şeyin her gün düzenli olarak diş fırçalama olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Günde iki kez dişlerini fırçalamayanların en azından akşamları dişlerini fırçalaması son derece önemli.” dedi.
Diş fırçalamasında da dikkat edilmesi gereken şeyler olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, şunları söyledi:
“Fırçalama sadece macunun ferahlığıyla, 15-20 saniye diş yüzeylerinde tuttuğumuz fırçayla istediğimiz etkinlikte temizliği sağlayamaz. Tüketilen gıdalar daha yumuşak ve yapışkan gıdalara döndükçe diş yüzeyindeki birikimler de artar. Bunları dişlerden temizlemek 15-20 saniye sürecek bir iş değildir. Bir fırçanın diş yüzeyine en az 6-7 kere teması gerekir. Macunun ferahlığı ile diş yüzeyinin temizlendiği düşünülmemeli. Dişlerin hem ön, hem iç, hem de üst yüzeylerine fırçanın temas etmesi gerekir ve bu şekilde fırçalama en az 2-5 dakika sürmeli.”
“Önemli olan diş yüzeyindeki birikintilerin tamamen temizlenmesi”
Yaşa göre diş bakımının belirgin şekilde değişmediğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, “Fırçalama ve temizlik işlerinin aynı şekilde yapılması gerekir. Sadece yaşla birlikte diş eti çekilmeleri ortaya çıkabilir. Diş eti çekilmesi olan hastalarda iki diş arasında karanlık alan denilen boşluklar varsa buralarda küçük fırçaların kullanılması tavsiye edilir.” dedi.
Sigara kullananların dişlerinde leke birikimini biraz da olsa önlemek için sigara içtikten sonra dişlerin fırçalanmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, sözlerini şöyle tamamladı:
“Sigara kullanan kişilerin de rutin diş bakımlarına dikkat etmesi gerekir. Önemli olan diş yüzeyindeki birikintilerin tamamen temizlenmesidir.
Dişlerle birlikte dilin fırçalanması da önerilir. Ağızdaki kokunun kaynağı özellikle dil yüzeyidir. Dilin fırçalanması için özel dil fırçaları ya da bazı diş fırçalarının arka kısmında özel çıkıntılar bulunur. Bunlarla dil fırçalanması arkadan öne doğru olacak bir şekilde gerçekleştirilebilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uzmanı uyardı! Doğru bilinen uygulamalar dişlere zarar verebilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>