?>
?>
Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 105. Yılında, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları büyük bir coşkuyla devam ediyor. 23 Nisanların geleneği haline gelen çocukların temsili olarak yönetici koltuğuna oturmaları töreni kapsamında, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da makamını bir süreliğine Fatih İlkokulu 4. Sınıf Öğrencisi Aynur Fırathan’a bıraktı.
”BİZ ÇOCUKLARA DUYULAN GÜVENİ GÖRMEK GURURLANDIRIYOR”
Temsili olarak Belediye Başkanlığı görevini üstlenen küçük başkan Aynur Fırathan, günün anlam ve önemine ilişkin bir konuşma yaptı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına teşekkür ederek sözlerine başlayan Fırathan,”23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bizlere armağan eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e teşekkür ediyorum. Tüm belediye çalışanlarımıza, Başkanımıza, öğretmen ve müdürümüze şükranlarımı sunuyorum. Bu görevi geçici olarak üstlenmiş olsam da, ülkemizin geleceği olan biz çocuklara duyulan güveni görmek hem gururlandırıyor hem de büyük bir sorumluluk duygusu yüklüyor.” dedi.
ENCÜMEN TOPLANTISINA KATILDI
Temsili görevini ciddiyetle sürdüren küçük başkan Aynur Fırathan, belediyede düzenlenen encümen toplantısına da katıldı. Toplantıda, daire müdürleri ve Başkan Alper Taban tarafından yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Başkan Alper Taban çocuklar için yapılan spor faaliyetlerinin, parkların, kitaphane çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini söyledi. Özellikle kitaphanelerin her mahalleye yayılması projesini ileten Başkan Alper Taban, küçük başkan Aynur’dan tam destek aldı.
23 NİSAN ETKİNLİKLERİNE TÜM İLÇE HALKI DAVET EDİLDİ
Küçük Başkan Aynur Fırathan, Başkan Alper Taban’a 23 Nisan’da yapılacak etkinlikleri sordu. Başkan Taban da programla ilgili bilgi vererek, tüm ilçe halkını etkinliklere davet etti. 23 Nisan Çarşamba günü sabah saat 09.00’da Heykel Meydanı’ndaki çelenk sunma töreniyle başlayacak kutlamalar, saat 10.00’da Amfi Tiyatro’daki resmi programla devam edecek. Saat 13.00 ile 19.00 arasında ise Heykel Meydanı arkasında bulunan Dörtçelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde çocuk şenliği düzenlenecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Küçük Başkan Aynur’dan Anlamlı Mesaj: “Bu Güven Gurur Verici” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kainatın yaratıcısı evreni ne için yarattı?
Kainatın yaratıcısının, her şeyden önce isim ve sıfatlarının tecellilerini görmek ve bir de şuurlu varlıklara göstermek için evreni yarattığını dile getiren Prof. Dr. Niyazi Beki, “Her cemal ve kemal sahibi kendi kemal ve cemalini görmek ve göstermek istemesi varlık aleminde herkes tarafından kabul edilen bir düsturdur. Kabiliyetli bir ressam bir resmi yaparken bu kabiliyetini görmek ve göstermek ister. Bir şair bir şiir yazarken şiir yazma maharetini görmek ve göstermek ister.” dedi.
Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister
Prof. Dr. Niyazi Beki, konuyu Bediüzzaman hazretlerinin ifadesini kısaltarak özet halinde şöyle dile getirdi:
“‘Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrınca; bu kâinatın şanı yüce sultanı dahi istedi ki, bir fuar açsın, içinde maharetini gösteren sergiler dizsin ki, saltanatının haşmetini, servetinin şaşaasını, kendi sanatının harikalarını, hem kendi marifetinin/ilim, kudret ve hikmetinin eşsiz tecellilerini teşhir edip göstersin. Ve böylece cemal ve kemal-i manevîsini iki vecihle müşahede etsin: Bir yönü; bizzat sanatın inci gibi en ince inceliklerine aşina olan kendi bakış açısıyla temaşa etsin. Diğer yönü de; başka şuurlu varlıkların nazarıyla baksın. İşte bu bakış açısını harekete geçirmek için başta insan olmak üzere Melek, cin gibi şuurlu varlıkların akıl ve şuurlarına hitap etmeyi ve bir elçi vasıtasıyla kâinattaki sanatın güzelliğini ve yaratıcının manevi cemal ve kemalini ders vermeyi uygun görmüştür. Zira güzel ve anlamlı bir kitap muhatapları tarafından tam anlaşılmıyorsa ve onu açıklayan bir muallimi de yoksa, o kitabın değer ifade eden bir kıymet-i harbiyesi olmaz.”
Evren dahi yaratıcısını tanıtmak üzere yazılmış ontolojik bir kitap
Evrenin dahi yaratıcısını tanıtmak üzere yazılmış ontolojik bir kitap olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Niyazi Beki, “Fakat yazılış gayesine uygun manalarını keşfedip ortaya koymak bir muallim olmadan olmaz, olamaz. İşte Hz. Muhammed’in (s.a.v) doğumu bu tanıtım işini icra etmesi bakımından eşsiz bir öneme sahiptir. Rabiü’l-evvel ayının günlerine tevafuk eden bu doğum gününün bu tevafuku ile, bir baharın habercisi, gül ve çiçeklerin açılmasının müjdecisi ve Nisan yağmuru gibi umumi bir rahmet olduğuna işaret edilmiştir.” ifadesinde bulundu.
Hz. Peygamberin dünyaya teşrifleri ne anlatıyor?
Hz. Peygamberin (s.a.v) dünyaya teşriflerinin her yönden kâinatın yaratıcısını tanıtması, emir ve yasakları çerçevesinde dünya ve ahiret hayatının mutluluğunu kazandırması hem prensipleriyle hem pratik hayatıyla insanlara insanlık ahlakını, insanlık değerlerini öğretmesi, diri diri kızlarını toprağa gömen bir toplumu haksız yere karıncayı öldürmekten imtina eden bir konuma getirmesinin eşsiz bir olay olduğunu anlatan Prof. Dr. Niyazi Beki, şöyle devam etti:
“Bütün dünyaca malûmdur ki, az bir kavmin âdetlerinden hakir, ehemmiyetsiz bir âdeti kaldırmak veya zelil, miskin bir taifenin cüz’î, zayıf huylarını ortadan kaldırmak, büyük bir hükümdarın kolayca yapamayacağı, uzun bir zamanda bile çok zahmetlere bağlıdır. Acaba hâkim olmamakla beraber, maddi kuvvete sahip olmadığı halde, az bir zamanda, eski kültür ve adetlerine nihayet derecede bağlı, inatçı ve fertleri pek çok olan bir toplumda kötü ahlaklarını terk ettiren; hem yerlerine gayet yüksek âdetleri, güzel ahlâkları tesis eden bir zât, hârikulâde olmaz mı? Özellikle insanın fıtratında ve vicdanında var olan istinat (Allah’a iman) ve istimdat (ahirete iman) noktalarını tatmin edecek bir fikri kalplerinde tesis etmek, müjdelerin ötesinde canlı bir hayat modelidir. Aciz olan insana her türlü yardımını esirgemeyen bir Allah’a iman; keza fakir olan bir insana lojistik destek sağlayan ahirete iman etmekten daha büyük bir müjde, daha büyük bir kazanç daha büyük bir servet olabilir mi?”
İman esaslarının ilmini öğrenmek, sonra öğrendiğimizle amel etmek…
Prof. Dr. Niyazi Beki, “Allah’ın bütün sıfatlarıyla kuddûs/kusurlardan münezzeh olduğuna, sonsuz rahmet sahibi Rahman ve Rahim olduğuna inanmak; keza her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, her ölüm uykusundan sonra da bir mahşer baharı ve kıyamet kışından sonra da bir haşir/yeniden dirilme baharı olduğuna iman etmek en büyük bir kazançtır. Önce, ilmi çalışmalar, programlar, seminer ve konferanslar gibi programları düzenlemek ve katılmak suretiyle bu tahkiki iman esaslarının ilmini öğrenmek, sonra öğrendiğimizle amel etmek, hayatımıza uygulamakla hem dünya hem ahiretimizi tamir etmiş olacağız.” diye konuştu.
Bu asırda özellikle ihtilaf, yoksulluk ve cehalet oldukça arttı!
Bu asırda özellikle ihtilaf, yoksulluk ve cehaletin oldukça arttığını, ihtilafların çoğunun akıl ve mantığın önünü kesen hissiyat olduğu için bunu yeniden aklın rotasına oturtmanın oldukça zor iş olduğunu kaydeden Prof. Dr. Niyazi Beki, “Yoksulluk, yanlış kanaat, tembellik ve yanlış tevekkül anlayışına bağlı olarak daha da ziyadeleşmiş olduğundan, sanayi ve teknoloji konularında çok ciddi gayretlere, himmetlere muhtaçtır, bu asırda bu ihtiyaç daha fazlalaşmış olduğundan yüksek feragat, cesaret, maharet ve marifete çok şiddetli ihtiyaç doğmuştur.” şeklinde konuştu.
Cehalet hastalığını bertaraf etmek için kitap ve sünnete bağlı gelişen rehberliğe ihtiyaç var
Cehalet hastalığının bu çağda bizzat materyalist fen ve felsefeden geldiği için dalaleti, yanlışı, şaşkınlığı bertaraf etmek için kitap ve sünnete bağlı gelişen rehberliğe büyük ihtiyaç doğduğunu ifade eden Prof. Dr. Niyazi Beki, “İlim kisvesine bürünmüş bir cehaletin ortadan kaldırılması takdir edersiniz ki çok zordur. Dört mezhep imamları ve ehl-i sünnet alimleri gibi ilmi ve aklı olmayanların, Abdulkadir Geylani ve imam Rabbani gibi takva sahibi olmayanların, İmam Gazali ve Bediüzzaman Said Nursi gibi akıl ve kalp ile birlikte seyr-u süluk etmeyi prensip edinmeyen, İbn Arabi ve Mevlana gibi maddi- manevi ilimleri mezç etmeyen kimselerin rehberliği bu asırda pek müessir olmayabilir. Bu da hastalıkların teşhisi, tedavisi için gereken faydayı sağlamaktan uzak olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prof. Dr. Niyazi Beki: “Bu asırda yüksek feragat, cesaret, maharet ve marifete çok şiddetli ihtiyaç doğmuştur.” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Salı
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, yayınladığı mesajla hemşehrilerinin ve tüm İslam aleminin Kadir Gecesi’ni kutladı
Başkan Büyükakın: “Bu gece, insanlık için kurtuluş reçetesidir”
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi, nuru ile insanlığın yolunu aydınlatan; rahmetin, affın ve bereketin en parlak ışığı olduğunu belirterek, “Bu gece, derin bir tefekkür ve muhasebe anıdır. İnsaniyetin kaybolmaya yüz tuttuğu, vicdanın ve merhametin sınandığı bir dünyada, Kadir Gecesi bizlere bir kurtuluş reçetesi sunar.” dedi.
Bugün kalpleri kasıp kavuran savaşlar, insanlığı kuşatan açlık ve yoksulluk, mazlumların yükselen feryadı, bizlere ortak bir hakikati hatırlattığını dile getiren Başkan Büyükakın, “Dünya, merhameti unuttuğunda ıstırap içinde kalır. Oysa Kadir Gecesi, bizlere yeniden kardeşliği, paylaşmayı, adil olmayı ve iyiliği büyütmeyi öğütler. İlahi kelamın yeryüzüne inmeye başladığı bu kutlu gecede vicdanlarımızı arındırmalı, yeryüzünde adaleti ve sevgiyi hâkim kılacak bir uyanışa vesile olmalıyız.” dedi.
Başkan Büyükakın sözlerine şöyle devam etti: “Bu gece, mazlumun yanında durduğumuzda, düşeni kaldırdığımızda, yetimin başını okşadığımızda anlam kazanır. Kadir Gecesi, kalpleri katılaştıran hırsın, kini ve nefreti besleyen bencilliğin karşısına, rahmet ve şefkatle çıkmamız gerektiğini haykırır. İnsanlık olarak, Kadir Gecesi’ni bir bağışlanma vesilesi kılarken, aynı zamanda adil ve vicdanlı bir dünya inşa etmenin de başlangıcı yapmalıyız.
Rabbimizden niyazımız odur ki; bu mübarek gecenin hürmetine zalimlerin kalplerini yumuşatsın, dualarımızı mazlumların duasına, gözyaşlarımızı mahzun gönüllerin duasına eklesin. Milletimizin ve tüm İslam âleminin Kadir Gecesi mübarek olsun.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Büyükakın: “Bu gece, insanlık için kurtuluş reçetesidir” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ramazan ayının ikinci iftarını Tireli vatandaşlarla birlikte açtı. Tire Belediyesi iş birliği ile Tire Hangar Kapalı Tren İstasyonu’nda düzenlenen iftar programı, çok sayıda vatandaşı bir araya getirdi. İftara İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu ve Bayındır Belediye Başkanı Davut Sakarsu da katıldı. Orucunu açtıktan sonra Tirelilere seslenen Başkan Tugay, “Bu güzel millete, bu güzel ülkeye birlik beraberlik ve bunun yanında iyilik çok yakışıyor. Bu asil millet, iyiliğiyle yücelsin. İnşallah bütün sıkıntılarının üstesinden gelsin” diye konuştu.
“Komşularım, dualarımız kabul olsun”
Tirelilere “Komşularım” diye hitap eden Başkan Tugay, “İzmir’de yaşayan herkes bizim komşumuz ama Tire’de iki yıl doktor olarak görev yaptım. Hayatımın en güzel iki yılından biriydi. Bu güzel günde, bu kutsal gecede bu masanın etrafında beraber iftar yapmak onurunu bizlere verdiğiniz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Tuttuğumuz oruçların, dualarımızın kabulünü diliyorum. Allah gönlünüzdeki en iyisini sizlere versin, dualarınız kabul olsun. İzmir’in dört bir yanında hem İzmir Büyükşehir Belediyesi hem ilçe belediyelerimiz vatandaşlarımıza benzer sofralar kuruyor. Aynı zamanda Kent Lokantalarımızdan iftar yemekleri veriyoruz. On binlerce yurttaşımızın evine yemek servisi yapıyoruz. İhtiyacı olan, bize ihtiyacını bildiren herkesin ihtiyacını karşılamaya, onlara yetişmeye çalışıyoruz. İyi niyetle, iyi duygularla bu kutsal ayda, bu kutsal görev çerçevesinde tüm vatandaşlarımıza elimizden gelen hizmetin en iyisini yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Hepimizin çok çalışması gerekiyor”
Ülkemizde yoksulluk ve işsizlik sorunu yaşandığını vurgulayan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekten çok büyük sıkıntılar içinde olan birçok vatandaşımız var. Ülkemizin bu sıkıntılarının üstesinden gelebilmesi için hepimizin çok çalışması gerekiyor. Özellikle sorumluluk almış kamu yöneticilerinin, siyasetçilerin, devlet insanlarının çok çalışmasını bekliyor. Dürüst ve namuslu bir şekilde çalışması gerekiyor. Hiçbir şeyde gözü olmadan, kimsenin hakkını yemeden çalışması gerekiyor. Şunu bilmenizi isterim; iyi niyetle vatanını ve milletini seven, ülkesine hizmet etmeye çalışan insanların hepsinin vatandaşımızın manevi desteğini görmeye ihtiyacı var. Sizlerin bize destek olduğunu görmemize ihtiyacımız var. Onun için böyle zamanlarda bu masanın, bu mütevazı sofralarının etrafında bir arada olmak inanın bizler için her şeyden daha fazla değerli.”
“Dualarınız iyilik için olsun”
“Her şeyden önce ağız tadıyla milletimizin birliği, beraberliği daim olsun” diyen Başkan Tugay işsizlerin ve yoksulların sıkıntılarına çare olacak şekilde ülkeye bolluk ve bereket gelmesini temenni etti. Başkan Tugay, “Şunu biliyorum; gençlerimizin ve sıkıntıda olan insanlarımızın hayatlarına girmeye çalışan, onları sömürmeye çalışan çok kötü insanlar var. Onlara kimi zaman kumar kimi zaman uyuşturucu belasını aşılamaya çalışanlar var. Bunların hepsinin bu ülkeden defolup gittiği güzel günler bizlerle olsun. Dualarınız iyilik için olsun. Her zaman bizden daha fazla sıkıntılı olan insanları görelim, onlara elimizden geldiğince yardım elimizi uzatalım” dedi.
“Hep birlikte dayanışma içinde olalım”
Tire Belediye Başkanı Hayati Okuroğlu da “Ramazan bereketi, böyle güzel sofraların oluşumuyla, birlik ve beraberlikle oluyor. Ne güzel ki bugün İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın önderliğinde bu sofrada hep birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz. İnşallah sonraki yıllarda da hep birlikte dayanışma içinde oluruz. Bugün buraya katılan tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. Ramazanımızın tüm insanlığa birlik, beraberlik sağlık getirmesini dilerim” ifadelerini kullandı.
“Ekonomik anlamda daha rahat bir döneme girelim”
İftara eşi Şule ve oğlu Furkan ile katılan Ersin Uçar, “Torbalı’dan Tire’ye gezmek için gelmiştik. Burada gayet güzel bir ortam var. Zor dönemlerden geçtik, inşallah tekrarını yaşamayız. Daha refah, ekonomik anlamda daha rahat, afetsiz bir döneme gideriz diye temenni ediyorum” dedi. İftara katılan Hazme Erdemci ise “Çok şükür, burası çok güzel. İnşallah bundan sonra hep beraber daha mutlu oluruz” diye konuştu.
“Demokrasi, adalet, hukuk istiyoruz”
İftara eşi ile katılan Gürsel Topkara “Ortam çok güzel. Belediyemiz yaptığı iftarla milletimizi buluşturuyor” derken, Şengül Topkara da “Demokrasi, adalet, hukuk istiyoruz. Birlik, beraberlik olsun” sözlerine yer verdi. İftara arkadaşları ile katılan Elif Gedik ise “Ramazan ayında bu tip iftar sofralarının, birlik ve beraberliği sağladığı için önemli olduğunu düşünüyorum. Benim duam, tüm Müslümanların günahlarının affolması ve barışın sağlandığı daha adil bir dünya” dedi.
Başkan Tugay, Tire’deki iftar buluşmasında vatandaşlarla sohbet de etti. Tirelilerin ramazan ayını kutlayan Başkan Tugay, onlarla fotoğraf çektirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Ramazan öncesi Edremit Şehitliği’ni ziyaret etti. Başkan yardımcıları ve meclis üyelerinin de eşlik ettiği anlamlı ziyarette Başkan Mehmet Ertaş şehitler için dua etti. Şehit olan kahramanların büyük fedakarlıkları sayesinde özgür ve bağımsız bir ülkede yaşadıklarını belirten Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş,
“Millet olarak bu toprakları vatan yapan ve vatanımızın bölünmezliği için canlarını hiçe sayan aziz şehitlerimizi hiçbir zaman unutmayacağız. Şehitlerin kanıyla sulanmış bu topraklarda yaşamanın bilincinde olarak aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad olsun.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kirliliğin kaynağının tespiti ve gerekli işlemlerin yürütülmesi adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine de bilgi verildi. Konuya ilişkin değerlendirme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Söz konusu arıtma tesisleri olduğunda en ufak söylentiyi ihbar kabul edip İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumlarına ceza yazmaya koşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, lütfen bu ihanetin de gereğini yapsın” diye konuştu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı, Deniz Koruma Şube Müdürlüğü bünyesindeki Karadan Müdahale Ekibi bu sabah erken saatlerde yaptığı denetimlerde Karşıyaka Vapur İskelesi bölgesinde çok yoğun bir yakıt kokusu ile birlikte, deniz yüzeyinde siyah renkli yağ tabakası tespit etti. Acil olarak temizlik çalışmalarına başlayan ekipler öncelikle, tehlikeli maddeleri absorbe edici özelliği olan sosis şeklindeki yüzer bariyerler ile kirliliğin olduğu alanı çevreledi ve daha fazla alana yayılmasını önledi. Ardından absorbe edici özelliği olan örtü şeklindeki pedler ile kirliliğin deniz yüzeyinden alınması sağlandı. Kirliliğe sebep olan durumun, petrol kaynaklı atık olduğu tespit edildi. Kirlilik kaynağının tespiti ve denetimi için, yetki ve sorumluluk sahibi olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İzmir Liman Başkanlığı yetkililerine bilgi verildi.
“Bakanlık yetkililerine bunu anlatmaya çalıştık”
Yaşanan durum hakkında değerlendirme yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay şunları ifade etti:
“Sürecin en başından beri anlatmaya çalıştığımız durumun bu kez somut ve üzücü bir örneğine tanık olduk. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Bilim Kurulu’nun hazırladığı 15 maddelik eylem planını ‘şerh’ koyarak imzalarken de bunu anlatmaya çalıştık. İzmir Körfezi’nin temizlenmesi konusunda tüm sorumluluğu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine yıkıp, bakanlık ve merkezi idare kurumlarının görevlerini yok sayan bir anlayışla körfezi temizleyemeyiz. Söz konusu arıtma tesisleri olduğunda en ufak söylentiyi ihbar kabul edip İzmir Büyükşehir Belediyesi kurumlarına ceza yazmaya koşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkilileri, lütfen bu ihanetin de gereğini yapsın. Liman, tersane, sanayi kuruluşları gibi kirleticilere karşı önlem alınmadığı sürece bizim tek taraflı çabalarımız boşa gitmeye mahkumdur.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay bakanlık yetkililerini göreve çağırdı “Bu ihanetin gereğini yapın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, İzmir’in en önemli simgelerinden biri olan Tarihi Elektrik Fabrikası’nın Özelleştirme İdaresi’nce imar planlarının değiştirilerek yüksek yapılaşmaya açılması çalışmalarına karşı TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen basın açıklaması katıldı. Tarihi Elektrik Fabrikası önünde gerçekleştirilen açıklamaya Başkan Mutlu’nun yanı sıra TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Aykut Akdemir, Ege Kent Konseyleri Birliği ve Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu ile meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Basın açıklamasının ardından konuşan Başkan Mutlu, bir endüstri mirası olan Elektrik Fabrikası’nın kamusal kullanıma açılması gerektiğini belirterek ortak mücadele çağrısı yaptı.
Başkan Mutlu: Kamusal kullanıma açılması gerekiyor
Elektrik Fabrikası’nın kamusal kullanıma açılması gerektiğinin altını çizen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Elektrik Fabrikası, bizzat Mimarlar Odası İzmir Şubesi tarafından zamanında tescillenmiş bir bina. Dünyada buna endüstri mirası diyorlar. Artık üretim yapılmasa bile fabrikalar artık üretimden çekilse bile bir kent hafızası ve belleği olarak farklı fonksiyonlarla işlevlendirilip o kentte kamunun kullanımına açılıyor. Bizim de burada isteğimiz Elektrik Fabrikası’nın restore edilerek kamunun elinde kalması ve kamusal kullanıma açılması. Bu bir miras, bu mirasa bu kentli sahip çıkmak zorunda. Bunun içerisinde herhangi bir bölümün 30 kat imara açılması kabul edilemez. Buranın turizm ticaret fonksiyonuna dönüşerek özelleştirilmesi kabul edilemez. Çok uzun zamandır başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere kentin aktif odaları tarafından da talip olunan ve hep kamusal kullanım için dönüştürülmek istenen bir mekan. Bu mekanın tekrar İzmir Büyükşehir Belediyesi elinde ve tekrar kamusal kullanıma açılması kentin kültür sanat hayatında, gençlerin, çocukların ve hepimizin kullanacağı mekan olarak hayata geçmesi gerekiyor. Bunun için de bütün kenti yanımızda olmaya ve bizimle birlikte dayanışmaya davet ediyoruz” dedi.
Akdemir: Mücadelelerin en başat aktörlerinden
Açıklamaya katılarak kendilerine destek veren Başkan Mutlu’ya teşekkür eden TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Aykut Akdemir de şunları söyledi: “Nasıl ki bu arkamızdaki bina ülkenin sanayileşmesinin ve kentleşmesinin hafızasıysa bu hafızayı korumak için mücadele eden TMMOB’un da bir hafızası vardır. Biz buraya ilk defa gelmiyoruz. Ya da bu ülkede ranta açılan alanlara karşı mücadele etmek için ilk kez bir araya gelmiyoruz. Şimdiye kadar bu mücadelelerin en başat aktörlerinden, en çok emek harcayan insanlardan biri olan Konak Belediye Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya da geldiği için çok teşekkür ediyoruz.”
Gürler: Elektrik Fabrikası ranta kurban edilemez
Basın açıklamasını okuyan Elektrik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Gülhan Gürler ise Elektrik Fabrikası arazisinin ticari olarak yapılaşmaya açılmasına karşı tüm İzmirlilere birlikte mücadele çağrısı yaparak, “Bugün, kentimizin tarihi sembollerinden Elektrik Fabrikası’nı ranta kurban vermemek, ticari meta haline gelmesine ve amaç dışı kullanımına engel olmak amacı ile bir aradayız. Arkamızda bulunan tarihi Elektrik Fabrikası, yalnız İzmir’in değil ülkemizin sanayileşme sürecinin kilometre taşlarından biri ve aynı zamanda bu kentin hafızasıdır. Mevcut hali ile tarihi binanın, tıpkı Alsancak Garı, TEKEL, Sümerbank, TARİŞ binaları ve Havagazı Fabrikası gibi endüstriyel miras olarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği konusunda ısrarlıyız. Adı geçen alanda ticaret ve/veya turizm maksatlı inşa edilecek 30 katlı bina, kent silüetini de bozarak, endüstriyel mirasımızı yok etmekle kalmayacak; bu değişiklik aynı zamanda mekânı, kamusal anlamından ve işlevinden koparıp, bir ticarethaneye dönüştürecektir. Yıllarca ESHOT tarafından işletilen Elektrik Fabrikası’nın tapusunun yeniden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmesi gerekmektedir. Endüstriyel mirasımızın kendi gabarisini fazlasıyla aşan ucube bir yapının altında yok edilmesine ve bir sermaye nesnesi haline getirilmesine göz yummayacağız” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Mutlu’dan Elektrik Fabrikası için ortak mücadele çağrısı “Bu mirasa sahip çıkmak zorundayız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Cumhuriyet Bayramı coşkusunu sadece merkez ilçelerde değil, kent genelinde yaşatmayı amaçlayan İzmir Büyükşehir Belediyesi, 19 ilçede kutlama programı düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda Çeşme Germiyan Mahallesi de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen Cumhuriyet Her Yerde etkinliğine ev sahipliği yaptı. Kutlama programı kapsamında çocuklara ve gençlere yönelik düzenlenen spor aktiviteleri, teknoloji atölyesi, resim, satranç, yüz boyama ve VR gözlük deneyimi gibi etkinlikler büyük ilgi gördü. Tiyatro oyunu, İzmir Büyükşehir Belediye Bandosu konseri ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile ekibinin gösterisi de ilgi topladı. Atatürklü Yıllar Fotoğraf Sergisi ise tüm Germiyanlılara duygusal anlar yaşattı.
“Cumhuriyet’e çok şey borçluyuz”
Etkinlikte konuşan Çeşme Belediyesi Başkan Vekili Banu Ayhan, “Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 101. yılı nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Cumhuriyet Her Yerde etkinlikleri gerçekten çok kıymetli. Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay olmak üzere emeği geçen tüm bürokratlarımıza teşekkür ediyoruz. Germiyan’ımız bizim için çok kıymetli. Etkinliğin Germiyan’da olmasından mutluluk duyuyoruz. Hepinizin gözlerinde de o sevinci ve coşkuyu görüyoruz. Germiyanlılar, Cumhuriyet ile ilgili bir etkinliğin burada yapılmasından mutluluk duyuyor. Öncelikle bir kadın olarak Cumhuriyet’e çok şey borçluyuz. Çeşme artık bir kadın belediye başkanı tarafından yönetiliyor. Bunun için ayrıca gururluyuz. Ben de hem meclis üyesi hem belediye başkan vekili hem de kadın olarak Çeşme adına tüm kadınlar adına söz sahibiysem bu Cumhuriyet’in sayesinde, sizlerin sayesinde. İnşallah Cumhuriyet’imizin 200. yılını da görmek torunlarımıza nasip olsun” dedi.
Etkinlikler ilçelerde devam edecek
İlçelerde devam eden “Cumhuriyet Her Yerde” etkinlikleri kapsamında pek çok sanatçı vatandaşlarla buluşacak. 27 Ekim Ödemiş Konaklı ve 28 Ekim Bergama Yenikent’te oyuncu, aynı zamanda İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Levent Üzümcü de söyleşi konuğu olarak bayram coşkusuna katılacak.
“Cumhuriyet Her Yerde” programı hangi ilçelerde?
23 Ekim Çarşamba – Selçuk Belevi Mahallesi (16.30-19.30)
23 Ekim Çarşamba – Menemen Seyrek Gazi Mustafa Kemal Mahallesi (18.00-21.00)
24 Ekim Perşembe – Beydağ Cumhuriyet Mahallesi (16.30-19.30)
25 Ekim Cuma – Kınık Yayakent Mahallesi Cumhuriyet Meydanı (15.00-18.00)
25 Ekim Cuma – Kiraz Cumhuriyet Mahallesi Cumhuriyet Meydanı (16.00-19.00)
26 Ekim Cumartesi – Karaburun Mordoğan Cumhuriyet Meydanı (14.00-18.00)
27 Ekim Pazar – Torbalı Saipler Mahallesi (16.00-19.00)
27 Ekim Pazar – Ödemiş Konaklı Mahallesi Köy Meydanı (18.00-22.00)
27 Ekim Pazar – Dikili Çandarlı Mahallesi (15.00-18.00)
28 Ekim Pazartesi – Bergama Yenikent Mahallesi (14.00-19.00)
29 Ekim Salı – Bayındır Kızılcaova Mahallesi (14.00-17.00)
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çeşme Germiyan’da Cumhuriyet coşkusu “Bu gurur bizim” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Odeabank, kadın üretimini desteklemek ve görünürlüğünü artırmak amacıyla tasarladığı “Bu İşte Bir Kadın Var” temasıyla İstanbul Tiyatro Festivali’nde dördüncü kez tema sponsoru olarak yer alıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 28. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenecek özel seçki, izleyicileri kadın üretiminin ve bakış açısının ilham verici yolculuğuna çıkaracak.
22 Ekim – 19 Kasım tarihleri arasında, Mehmet Birkiye küratörlüğünde izleyiciyle buluşmaya hazırlanan 28. İstanbul Tiyatro Festivali, Türkiye’den ve yurtdışından toplam 19 tiyatro, performans ve dans gösterisine ev sahipliği yapacak. Festival programında yer alan “Bu İşte Bir Kadın Var” seçkisinde bu yıl tiyatro sahnelerinin öne çıkan isimleriyle iki yerli yapım yer alıyor. Seçkide, Anton Çehov klasiği Martı oyunundan uyarlanan “Martı Mıyım?” ve Henrik İbsen’in değindiği meseleyle bugün hala güncelliğini korumaya devam eden Nora (Bir Bebek Evi) oyunları izleyiciyle buluşacak.
Bugünün Çehov karakterlerinin radikal dönüşümü
Bol ödüllü topluluk Tiyatro BeReZe, Çehov’un Martı’sından uyarladığı yeni yapımı “Martı mıyım?” oyununda çağımızın radikal dönüşümlerinin gölgesinde geçmişi kutsama eğilimindeki bugünün Çehov karakterlerine hayat veriyor. Sezin Akbaşoğulları, Sanem Öge, Tolga İskit, Nazlı Bulum ve Erkan Uyanıksoy’un rol aldığı bu incelikli oyun, sahnede hem kurgu ile gerçeği hem de geçmişi, şimdiyi ve geleceği birlikte yaşatıyor. “Martı Mıyım?” oyunu, 4 ve 5 Kasım’da Alan Kadıköy’de tiyatro severlerin beğenisine sunulacak.
Toplumun evlilik ideallerine eleştirel bir bakış açısı
Kadın ve erkeğin evlilikteki geleneksel rollerini sorgulayan Nora (Bir Bebek Evi), bir yandan feminist bir metin kabul edilmekle birlikte diğer yandan Nora’nın hikâyesinde her bireyin toplumsal baskılara karşı kendini özgürce var edebilme çabasını anlatıyor. Tuğçe Altuğ öncelikli olarak kadın hikâyeleri anlatmak için kurduğu Tiyatro Circa’nın bu ilk yapımı Nora (Bir Bebek Evi)’nde Nora’ya hayat verirken sahnelerin özlenen ismi Deniz Celiloğlu, başarılı oyuncular Özlem Öçalmaz, Cem Avnayım ve Emrah Özdemir de ona eşlik ediyor. Oyun, 30 ve 31 Ekim’de, Zorlu PSM’nin Turkcell Platinum Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Odeabank İstanbul Tiyatro Festivali’nde “Bu İşte Bir Kadın Var” ile sanata iz bırakıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye ve Boyner Grup genç kadınları güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir girişim başlattı. “Sürdürülebilirlikte Geleceğin Kadın Liderleri Programı – She Lab”, alanında bir ilki gerçekleştirerek özellikle genç kadınlara sürdürülebilirlik alanında liderlik eğitimi sağlayarak kritik bir boşluğu dolduruyor.
Başarılı oyuncu Merve Dizdar’ın gönüllü olarak desteklediği She Lab, ilk yılında üç dönem boyunca yaklaşık 250 genç kadına liderlik eğitimi vererek onları sürdürülebilirlik girişimlerinde liderlik etmek için gereken becerilerle donatmaya hazırlanıyor.
Projenin detayları Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton ve oyuncu Merve Dizdar’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen toplantıda paylaşıldı.
She Lab, sürdürülebilir kalkınma konusunda eğitim sunarak, liderlik becerilerini geliştirmeye ve proje üretmeye teşvik ederek, üniversite 3. ve 4. Sınıflar ile lisansüstü eğitim gören öğrencileri bu alanda güçlendirmeyi amaçlıyor. Projede her 3 aylık eğitim döneminde kişisel gelişim, sürdürülebilirlik hedefleri ve liderlik üzerine dersler yer alacak. Ayrıca katılımcılar mentorluk, stajlar ve iş gölgeleme fırsatları aracılığıyla uygulamalı deneyim kazanacaklar.
Projenin tanıtım filminde gönüllü olarak yer alan Merve Dizdar, genç kadınlara ilham vererek, filmde “bu dünya değişecekse kadınlarla değişecek” mesajının altını çiziyor.
“Çözümün parçası olmayanlar sorunun parçası oluyor”
“Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde birçok zorluk ve engelle karşı karşıyayız. Ancak tüm karanlığa rağmen yüzümüzü umuda çevirmeye ve üretmeye devam ediyoruz” diyen Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, kadın haklarını en başından beri demokrasi meselesi olarak gördüklerini belirtti. “Geçtiğimiz ay masum kadınlar katledildi, sokaklar güvenli değildi ve şiddetle karşı karşıya kaldık. Bu olumsuzluklara rağmen daha adil bir toplum için çalışmaya kararlıyız. Çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için atılan her adımın sadece kadınların değil tüm toplumun geleceğini şekillendireceğini biliyoruz. Çözümün parçası olmayanların da sorunun parçası olmaya devam edeceğine inanıyoruz. İşte tam da bu yüzden sürekli çabalıyoruz.”
Türkiye’de benzersiz bir proje
Boyner, 2009’dan bu yana kadınları iş ve sosyal hayatın merkezine yerleştiren birçok etkileyici projeye imza attıklarını belirterek şöyle devam etti: “Ülkemizde kadınların işgücüne katılım oranı sadece %34,1; bu durum ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma açısından büyük bir engel teşkil ediyor. She Lab ile toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunarak daha kapsayıcı bir iş dünyası yaratmayı hedefliyoruz. Projemizi Türkiye’de başarıyla uyguladıktan sonra UNDP aracılığıyla diğer ülkelere de yaymayı planlıyoruz.”
“Birlikte, kadınların öncü olabileceği daha parlak bir gelecek yaratıyoruz”
UNDP Mukim Temsilcisi Louisa Vinton, “Genç kadınları güçlendirmekle kalmayıp aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmaya olan bağlılığımızı da kuvvetlendiren, dönüştürücü bir program olan She Lab girişimi için Boyner Grup ile iş birliği yapmaktan gurur duyuyoruz” diyerek şöyle devam etti: “Bu yenilikçi girişim aracılığıyla, gelecek nesil kadın liderler, dijital çağda başarılı olmak ve gezegenimizin geleceğini korumak için gerekli beceri ve bilgiye sahip olabilecekler. Kadınların liderliğinde, hepimizin arzuladığı dirençli geleceğe ulaşma şansı çok daha yüksek olacak.”
“Kadınlar hayatın her alanında desteklenmeli”
Oyuncu Merve Dizdar, kadınları güçlendirmenin ve toplumdaki seslerini yükseltmenin her zaman kendisi için en önemli öncelik olduğunu vurguladı. Dizdar, “She Lab projesinin bir parçası olmak bana tarifsiz bir mutluluk veriyor” dedi. “Bir kadın olarak, genç kadınların cesaretlerini bulmalarına, potansiyellerini açığa çıkarmalarına, kendilerine inanmalarına ve hayallerinin peşinden gitmelerine yardımcı olmak için elimden gelen her şeyi yapmaya kararlıyım.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Bu Dünya Değişecekse Kadınlarla Değişecek” Sürdürülebilirlikte Geleceğin Kadın Liderleri Programı Başlıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>