?>
?>
Ulusal ve uluslararası turnuvalarda ödüllerle dönen İZAK sporcularından Eda Uybat, U16 kategorisinde 60 metre koşuda Türkiye ikincisi, 200 metrede ise Türkiye üçüncüsü oldu. Eray Akın ise 60 metre engelli branşında Türkiye ikinciliği elde ederken, Özgür Demirci uzun atlamada Türkiye dördüncüsü, 60 metre engellide ise Türkiye yedincisi oldu. İZAK sporcuları U14 Türkiye Şampiyonasında da başarılarını sürdürdü. Hira Taşdelen ve Nehir Topçu, 60 metre engelli branşında Türkiye şampiyonu oldu. Nehir Topçu ayrıca 60 metrede Türkiye yedinciliği elde etti. Rüzgar Yılmaz ise 60 metre engellide Türkiye dördüncüsü oldu.
Başarıların ardından İZAK Onursal Başkanı ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Demirhan, Kulüp Başkan Yrd. Levent Yılmaz, Kulüp Baş Antrenörü Murat Sancak, Kulüp altyapı sorumlusu Hanife Sancak ve sporcular Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret etti.
Sporcuları ve antrenörlerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Rektör Budak, “Sporu ve sporcuyu destekleyen vizyonumuz doğrultusunda; tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemizin güçlü spor altyapısını mensuplarımızın yanı sıra kurum dışı sporculara ve kulüplere de açtık. Bu kapsamda donanımlı spor tesislerimizi tahsis ettiğimiz kulüplerden birisi de İzmir Atletizm Spor Kulübü oldu. Bugün kulübün başarılı sporcuları ve yöneticileri ile Üniversitemiz Rektörlüğünde bir araya geldik. Üniversitemizin 20 Mayıs Spor Tesislerinde antrenmanlarını yapan genç sporcular ulusal düzeyde elde ettikleri başarılarla bizleri gururlandırdılar. Genç sporcularımızı tebrik ediyorum. Ege Üniversitesi olarak bilim ve teknolojide olduğu gibi sporda da öncü olmaya devam edeceğiz. İZAK sporcularını ve onları yetiştiren kıymetli antrenörleri kutluyorum” dedi.
İZAK Onursal Başkanı Prof. Dr. Doğan Demirhan, kulüp adına Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a, altyapıya verdiği desteklerden dolayı teşekkür plaketi takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, “Sporun ve sporcunun her daim yanındayız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS) tarafından hazırlanan ‘QS 2025 Dünya Üniversiteleri Alan Sıralaması’ açıklandı. Dünya genelinde 5 bin 203 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği ve bin 747 üniversitenin sıralandığı QS 2025 sıralamasında Ege Üniversitesi, dünya genelinde, Hemşirelik alanında 151-225, Tarım ve Ormancılık alanında 201-250, Kimya Mühendisliği alanında 401-450, Tıp alanında 451-500, Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde 451-500 bandında bulunurken, bu alanlarda Türkiye devlet üniversiteleri arasında ilk beşte yer alma başarısı gösterdi.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, milli yenilik ödüllü, sağlık temalı araştırma üniversitemiz küresel alanda bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Yükseköğretim kurumları, farklı akademik derecelendirme kuruluşları tarafından çeşitli parametreler ışığında ele alınıp değindiriliyor. Dünya çapında önemli sıralama kuruluşlarından biri olan QS tarafından da her yıl hem genel hem de alan bazlı sıralamalar yapılıyor. Üniversitemizde oluşturduğumuz kaliteli eğitim öğretim ve araştırma geliştirme ekosisteminin sürdürülebilir konumunun sıralama kuruluşlarının değerlendirmelerine olumlu yansıdığını ifade etmek isterim. Üniversitemiz farklı disiplinlerde eğitim öğretimini sürdürmektedir. Fakat sağlık eğitimi ile yoğunlaşan bir akademik konuma sahiptir. QS Dünya Üniversiteleri sıralamasında da Üniversitemiz ‘Yaşam Bilimleri ve Tıp’ ana kategorisinde ‘Tarım ve Ormancılık, Tıp, Kimya, Biyolojik Bilimler, Kimya Mühendisliği, Hemşirelik’ alanlarında öne çıktığını görüyoruz. Her geçen gün yenilikçi ve özgün projelerimizin sayısını artırıyor, multidisipliner bir anlayışla, sağlık temalı bir ekosistemi hedefliyoruz. Bilimsel altyapımızı ve yayınlarımızın niteliğini sürekli bu doğrultuda güncelliyoruz. Çalışmalarımızı sağlık temalı üniversite konseptine göre şekillendiriyoruz. Uluslararasılaşma misyonumuz doğrultusunda üniversitemizi global düzeyde hak ettiği noktaya taşımaya kararlıyız. Başarımızda emeği geçen tüm çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.
Ege Üniversitesi 7 alanda sıralamada yer alma başarısı gösterdi
Biyolojik Bilimler, Kimya Mühendisliği, Hemşirelik, Yaşam Bilimleri ve Tıp alanlarında ilk kez sıralamaya girmeyi başaran Ege Üniversitesi; 1 ana kategori ve 6 alan olmak üzere toplamda 7 alanda sıralamada yer aldı. Ege Üniversitesi “Yaşam Bilimleri ve Tıp” ana kategorisinde, Tarım ve Ormancılık, Tıp, Kimya, Biyolojik Bilimler, Kimya Mühendisliği, Hemşirelik alanlarında sıralamaya girmeyi başardı. Ege Üniversitesi, Hemşirelik alanında dünya sıralamasında 151-225 bandında yer alırken, Türkiye devlet üniversiteleri arasında 3’üncü oldu. Tarım ve Ormancılık alanında dünya sıralamasındaki 201-250 bandındaki yerini korurken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 3’üncü sırada yer aldı. Kimya Mühendisliği alanında dünya sıralamasında 401-450 bandında bulunurken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Tıp alanında dünya sıralamasında 451-500 bandındaki yerini koruyan Ege Üniversitesi, Türkiye devlet üniversiteleri arasında 5’inci sırayı aldı. Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde dünya sıralamasında 451-500 bandında yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 5’inci, Kimya alanında dünya sıralamasında 551-600 bandında yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Biyolojik Bilimler alanında dünya sıralamasında 601-650 bandında yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 6’ncı oldu.
—
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Çevre bilinci konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Biyoloji Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Doğa Koruma’ konferansı dolayısıyla bir aradayız. Farklı disiplinlerden bilim insanları aramızda yer alıyor. Çevre kirliliğinin önlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması için bilinç oluşturacak birçok konuyu ele alacağız. Hepimizin bildiği gibi bu sene ülkemizde barajlardaki su seviyesi geçmiş yıllara göre çok daha düşük. Ayrıca, topraklarımız organik madde bakımından fakir. Ancak Anadolu, endemik bitki çeşitliliği açısından son derece zengin ve yerel tohumlarla tarla bitkileri, bahçe bitkileri ve orman ekosistemleri açısından dünyanın yedi önemli merkezinden biri. Türkiye, bitki gen kaynakları bakımından dünya için büyük bir öneme sahip. Orman Genel Müdürlüğü, tarihinde hiç olmadığı kadar yoğun ağaçlandırma çalışmaları yürütüyor. Devlet olarak ormanların korunması konusunda büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Ege Üniversitesi olarak da bu sürece katkı sunmak amacıyla Türkiye’ye model olacak bir Orman Okulu kurduk. Orman Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde, Ege Üniversitesi Hatıra Ormanları dahil her yıl 11 Kasım’da faaliyetlerde bulunuyoruz. Ege Üniversitesi ‘Yeşil Kampüs’ ve ‘Yeşil Üniversite’ kavramları çerçevesinde yürüttüğü faaliyetler bakımından Türkiye’de öncü konumda yer alıyor. Üniversitemiz, dünya genelinde üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik performansını değerlendiren GreenMetric sıralamasında Ege Bölgesinde birinci devlet üniversiteleri arasında dördüncü sırada bulunuyor. Bu yıl itibarıyla, GreenMetric’in Türkiye koordinatörü olduk. Bu anlamlı etkinliği düzenleyen Biyoloji Topluluğumuzu doğaya duyarlı yaklaşımları dolayısıyla tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” diye konuştu.
“Doğal kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmalıyız”
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek “Türümüz maalesef gezegenimizle barış içinde yaşamayı beceremeyen tek canlı. Bence insan türünün evrimsel süreçte en büyük değişim tarım devrimindedir. Avcı toplumundan tarım toplumuna geçtiğimizde doğal alanları, tarım alanlarına dönüştürdük. Hızla nüfusumuz arttı. Bugün geldiğimiz noktada yapay zekâ işimizi alacak mı diye düşünüyoruz. Hala türümüzden bir kısım topluluk, bu doğal kaynakların çeşitliliğin sürdürülebilir kullanımına sıcak bakmıyor. Bu kırılma dönemleri geri dönüşü olmayan problemleri beraberinde getiriyor. Türümüzün sağlıklı bir şekilde devamı için biyoloji çeşitliliğin ve doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde korunarak kullanılmasına ihtiyaç var. Bulunduğumuz çağa biliyorsunuz ki antropojen ismi verildi. Bugünkü faaliyette belki bu sürece damga vuracak dokunuşlar yapacak. Öncelikle alanında uzman konuşmacılara, Biyoloji Topluluğuna, katkı ve katılım gösteren herkese çok teşekkür ederim” dedi.
“Yeşil görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur”
Ege Üniversitesi Biyoloji Topluluğu Başkanı Muhammet Yıldırım, “Bugün burada doğa koruma konusunda farklı alanlardan insanları bir araya getirerek ortak bir fayda yaratmayı hedefliyoruz. Bu konferans kapsamında sadece bilimin ışığında ilerlemekle kalmayacağız, aynı zamanda hukukun, ekonominin ve sanatın doğa koruma için nasıl önemli katkılar sunduğunu hep birlikte keşfedeceğiz. Farklı pencerelerden bakarak güçlenmenin ve çözüm üretmenin yollarını arayacağız. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Yeşil görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur.’ Bizler de bu anlayışla doğayı yalnızca bir kaynak olarak değil, aynı zamanda ortak bir miras olarak görüyoruz. Bu değerli etkinliğin ortaya çıkmasında emeği geçen hocalarıma ve yoğun tempoda çalışan ekip arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum” dedi.
Program kapsamında; Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol, Akdeniz Habitat Tipleri ve Fito Coğrafya üzerine gerçekleştirdiği sunumda katılımcılara Akdeniz bitki örtüsü ve bu bitki örtüsünün korunması hakkında bilgiler verdi. Avukat Uğur Kalelioğlu, İzmir Çevre Hareketi avukatlarının faaliyetlerinden söz ederek çevre hukukunun yasal sınırlar içerisinde nasıl uygulanması gerektiğini anlattı. Esra Başak, ekolojik ekonominin önemi ve ekosistem hizmetleri üzerine sunum yaptı. Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, nesli tehlike altında olan hayvanlar üzerine hazırladığı fotoğraf sergisini sundu. Sergi iki hafta boyunca Ege Üniversitesi MÖTBE Sergi Alanında ziyaret edilebilecek. Doç. Dr. Ortaç Onmuş, iklim krizinin hayvanlar ve özellikle kuşlar üzerindeki etkilerine değindi. Güneşin Oya Aydemir, Türkiye’de doğa koruma tarihi ve STK’ların bu alandaki çalışmalarını aktardı. Dr. Erdinç Oğur ise Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tohum ve Gen Bankası çalışmalarını detaylı şekilde paylaştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, “Türkiye, bitki gen kaynakları bakımından dünya için büyük öneme sahip” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde (EÜTF); Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Çocuk Cerrahisi, Genel Cerrahi, Göz Hastalıkları, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Kalp ve Damar Cerrahisi, Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları, Tıbbi Patoloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Deri ve Zührevi Hastalıklar, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Göğüs Hastalıkları, Kardiyoloji, Radyasyon Onkolojisi, Histoloji ve Embriyoloji, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalları ile Çocuk Ürolojisi, Jinekolojik Onkoloji, Perinatoloji, Çocuk Endokrinoloji, Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi, İç Hastalıklar Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları bilim dallarının uzmanlık eğitimleri akreditasyon almaya hak kazandı.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin, tıp eğitiminde ve klinik araştırmalarda küresel düzeyde referans gösterilen bir eğitim kurumu olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Tıp Fakültemiz, sunduğu sağlık hizmetleriyle, donanımlı ve yetkin akademik kadrosuyla dünyada referans gösterilen akademik sağlık kurumları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Bugüne kadar 15 binin üzerinde tıp doktoru mezun veren Fakültemiz; tıbbi gelişmeleri ve teknolojileri yakından takip ederek, hekim olmak isteyen gençleri, modern tıbbın tecrübeli ve donanımlı hekimlerinin öncülüğünde yetiştiriyor. Fakültemiz, Türkiye’nin sağlık alanındaki en önemli markalarından birisi konumunda bulunuyor” diye konuştu.
“Eğitim programları uluslararası standartlara uyumlu hale getirildi”
Akreditasyon sürecinin bir ekip çalışması olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Akreditasyon, üniversitemizin sadece bugünü için değil, geleceği için de kritik bir öneme sahip. Akreditasyon, fakültemizin uluslararası alanda tanındığı ve güvenilir bir eğitim sunduğunun en önemli göstergelerinden biri. Akreditasyon süreci, hem akademisyenlerimizin hem idari çalışanlarımızın hem de öğrencilerimizin katkılarıyla şekillenen bir ekip çalışması. Eğitim öğretimden araştırma geliştirme, topluma hizmetten uluslararasılaşma ve dijitalleşmeye, sürdürülebilirlikten kalite ve akreditasyona geniş bir yelpazede önemli çalışmalara imza attık. Hem lisans hem de uzmanlık eğitim programlarımızı uluslararası standartlara uyumlu hale getirdik. Tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı, milli yenilik ödüllü öncü araştırma üniversitemizin en köklü akademik birimi olan Tıp Fakültemiz TEPDAD tarafından 2026 yılına kadar 3 yıllığına akredite edilen ülkemizin 8 tıp fakültesi içerisinde yer alıyor. 2018 yılında 5 anabilim dalımızın uzmanlık eğitimi akreditasyonu bulunuyordu. Bugün itibariyle 25 anabilim dalımızın uzmanlık eğitimi akreditasyonu bulunuyor. Son dönmede altyapı yatırımlarımızı artırdık. Tıp Fakültesi Hastanemizin 30 yıldır yenilenmeyen cihaz altyapısını son 7 yılda yaklaşık 868 Milyon TL’lik cihaz yatırımı yaparak yeniledik. Hastanemizin büyük bakım onarımına ise yaklaşık 352 Milyon TL’lik yatırım yaptık. Sağlık Bakanlığı Verimlilik ve Kalite Daire Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmelerde son 5 yılda puanını 56’dan 96’ya çıkararak A plus Hastane oldu. Akreditasyon ve kalite süreçlerinde emeği geçen tüm personelimize teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Budak, “Tıp Fakültemiz, global standartlarda kaliteli eğitimi ile referans oluyor” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı, Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğü, Mezunlarla İlişkiler Ofisi ve Öğrenci Dekanlığı iş birliğiyle düzenlenen “Topluluklar Mezunlarıyla Buluşuyor” etkinliğinde Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Tarım Topluluğu üyesi öğrencilerle bir araya geldi. Etkinlikte, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün ve Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Fırat Sarsar eşlik etti.
Kurulduğu günden bugüne Türk tarımının ve geleceğin ziraat mühendislerinin gelişimi için faaliyet gösteren Ege Üniversitesi Tarım Topluluğu, mezun buluşmaları etkinlikleri kapsamında Türkiye’nin Tek Ziraatçı Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ı misafir etti. Etkinlikte, farklı disiplinlerden öğrencilerle sık sık bir araya geldiğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Tarım Topluluğu üyesi öğrencilerle tarımın sürdürülebilirliği ve gelişimi üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdiklerini söyledi. Öğrencilerin azmini, girişimci ve yenilikçi fikirlerini çok önemli bulduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, Ege Üniversitesini ulusal ve uluslararası alanda daha ileriye öğrencilerin bu ideallerinin taşıyacağını ifade etti.
Etkinlikte öğrenciler, merak ettikleri soruları sordular, istek ve talepte bulundular. Öğrencilerin merak ettiği her soruya içtenlikle cevap veren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, programda, öğrencilik hayatından yurt dışı eğitimine, akademisyenlikten rektörlüğü uzanan kariyer yolculuğunu anlattı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Öğrenciler sordu, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak cevapladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Final sınavlarına hazırlanan öğrencilerimizi ziyaret ederek moral verdik. Sınav dönemlerinde gelenekselleşen kütüphanenin aralıksız hizmet vermesi uygulaması öğrencilerimiz tarafından yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Bu akşam öğrencilerimizi ziyaret ederek heyecanlarına ortak olduk. Öğrenci odaklılık ilkemiz doğrultusunda, her sınav döneminde yüzde 100 doluluk oranına ulaşan ve 7/24 hizmet veren Merkez Kütüphanemizi ziyaret ettik. Final sınavlarına hazırlanan öğrencilerimize başarılar diliyorum” dedi.
Merkez Kütüphanesini, ulusal ve uluslararası geniş kaynak yelpazesi ile dijital veri tabanları ile donattıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, milli yenilik ödüllü, sağlık temalı öncü bir araştırma üniversitesi olarak eğitimden araştırmaya, kültür sanattan spora her alanda öğrencilerimize daha zengin fırsatlar sunabilmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bugüne kadar yaptığımız yatırımlarla, hayata geçirdiğimiz projeler neticesinde Merkez Kütüphanemiz referans bir kaynak üssüne dönüştü. Bilgiye en hızlı ve kolay erişilen bir konuma geldi. Son 7 yılda veri tabanı sayısı 62’den 141’e, elektronik kaynak sayısı 226 binden 7 milyona, toplam kaynak sayısı ise 490 binden yaklaşık 8 milyona çıktı” diye konuştu.
Rektör Prof. Dr. Budak, “Öğrencilerimizin mekânsal ihtiyaçlarına yönelik yeni düzenlemeler yaptık. Sınav dönemlerinde mesai saatlerimizi 7/24 uygulayarak kesintisiz hizmet vermeye devam ediyoruz. İkramlarımızla aile sıcaklığında bir konfor sunmaya çalışıyoruz. Üniversitemizin kalbi olan Merkez Kütüphanemiz son düzenlemelerle; 12 bin metrekare kapalı alan içerisinde 2 bin 500 kişilik oturma kapasitesine ulaştı. Tüm çalışmalarımız neticesinde Merkez Kütüphanemiz, hem kurum içi öğrenci ve akademisyenler için hem de kurum dışı kullanıcılar için sosyal yaşam alanına dönüştü. Gençlerimiz yeter ki çalışsın onlara her türlü kolaylığı sağlayıp, desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, final sınavlarına hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Gençler ve iş dünyası arasında güçlü bağlar oluşturan ‘Yetenek Her Yerde’ temasıyla düzenlenen Ege Kariyer Fuarına herkesi bekliyoruz. Çok sayıda firma ve işveren öğrencilerle ve mezunlarla bir araya gelecek. EGEKAF, üniversite öğrencilerine ve mezunlara iş imkanlarıyla ilgili yeni fikirler ve bilgiler verecek, kariyer planlarında yeni ufuklar açacak. Manisa Celal Bayar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek olan ve paydaşı olduğumuz Ege Kariyer Fuarı (EGEKAF) 2025’e tüm öğrencilerimizi ve mezunlarımızı bekliyoruz” dedi.
Fuar etkinlikleri kapsamında mülakat simülasyonları, tanıtım ve özgeçmiş değerlendirme oturumları, atölye örnek olay çalışmaları ve kariyer çay sohbetleri gerçekleştiriliyor. Katılımcı adaylar, bu çalışmalar doğrultusunda mülakat deneyimi kazanma ve mülakat becerilerini geliştirme imkânı buluyor. Adayların, mezun olmadan önce iş hayatlarında ihtiyaç duyacakları deneyimleri profesyonellerden dinleme fırsatı bulmaları, adayların işe alım süreçlerinde iyi bir performans sergilemelerine rehberlik sağlıyor. Tanıtım oturumları, işverenlerin kariyer fırsatları hakkında bilgilendirme yapmasına imkân sunuyor. Özgeçmiş oturumları ise adayların öz geçmişlerini beceri ve yetkinliklerini doğru şekilde ifade edebilecekleri yönde geliştirmelerini sağlamayı ve mülakatlara çağırılma olasılığını artıracak şekilde yönlendirilmelerini amaçlıyor. Kariyer sohbetleri içinde insan kaynakları uzmanları, yöneticiler ve potansiyel adaylar ile profesyonel iş hayatına ilişkin farklı konularda interaktif kariyer sohbetleri gerçekleştiriliyor.
Atölye çalışmalarıyla katılımcılara uygulamalı deneyim kazandırmanın yanı sıra bireysel beceri ve yetkinlikleriyle birlikte takım çalışması becerilerini sergilemeleri amaçlanıyor. Adayların aldıkları eğitime ilişkin yetkinliklerini gösterebilecekleri fiziksel aktivite gerektiren etkinlikler düzenleniyor.
Ege Üniversitesi, EGEKAF 2022’ye ev sahipliği yaptı
Ege Üniversitesi, 2022 yılında Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda, bölgedeki toplamda 20 üniversitenin paydaşlığı ile gerçekleştirilen EGEKAF’a ev sahipliği yaptı. İzmir başta olmak üzere Ege Bölgesinin istihdam ve kariyer olanaklarını canlandırmak hedefi ile yapılan fuarın hazırlıkları, EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ın öncülüğünde Ege Üniversitesi Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğünde gerçekleşti. Ege Üniversitesi, 2024 yılında gerçekleşen EGEKAF’ta da paydaş üniversite olarak yer aldı. EÜ, EGEKAF ile Ege Bölgesinin kalkınması, üniversite-sanayi etkileşimleri; yenilikçilik, girişimcilik, inovasyon ve üretimi destekliyor. EÜ aynı zamanda bölgenin ihtiyaç duyduğu insan kaynağının geliştirilmesi ve yetiştirilmesine katkı sağlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, “Ege Kariyer Fuarı, öğrencilere kariyer planlarında yeni ufuklar açacak” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Malatya ziyareti kapsamında Malatya Valisi Seddar Yavuz’u ve İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’ı makamlarında ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Budak, sekizinci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’a ait fotoğrafların ve kişisel eşyaların sergilendiği “Turgut Özal Müzesini” de gezerek incelemelerde bulundu.
Türkiye’de tarımsal öğretimin başlamasının 179’uncu yıl dönümü dolayısıyla MTÜ Battalgazi Konferans Salonunda düzenlenen “Tarım Bayramı” etkinliğine katılan Rektör Prof. Dr. Budak, yaptığı sunumla tarımın önemini anlattı. Programa; MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, Malatya İl Protokolü, MTÜ Ziraat Fakültesi üst yönetimi, üniversite personeli ve öğrenciler katıldı.
Etkinlikte “Tarıma Genel Bakış” başlıklı bir sunum gerçekleştiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tarımın yapılabilmesi için en önemli unsurlar toprak, su ve tohumdur. Ülkemiz, toprak verimliliği açısından orta verimli bir toprak yapısına sahiptir. Düşünüldüğü gibi toprak yapısı zengin bir ülke değildir. İnsanlık tarihinin en önemli buluşu olan tarımsal üretim, ilk kez Anadolu topraklarında gerçekleşmiştir. Yani toprak yapımız sabanla, pullukla ilk işlenen topraklardır. Ziraat Fakülteleri başta olmak üzere Tarım Bakanlığı, TAGEM Genel Müdürlüğü gibi birçok birim, ülkemiz toprağının ıslahına yönelik çok sayıda ar-ge projeleri yapmaktadır. Daha da ileri boyutta ülkemizdeki toprakla tarım sektörü ile birlikte bilimsel üretim de yapılmaktadır” dedi.
Suyun, tarımdaki önemine değinen Prof. Dr. Budak, “Bitkisel üretim için su olmazsa olmazdır. Ülkemiz tarımsal üretimini etkileyen su faktörü, ülkemize düşen yıllık bazda düşen yağış miktarı rejimi ile yakın ilişkilidir. Ülkemizde yağış rejimi düzensiz olması nedeniyle su zengini bir ülke değildir. Türkiye, 12. Kalkınma Planı dahil bugüne kadar Cumhuriyet tarihinde yapılan kalkınma planlarında tarımsal kalkınmayı en çok etkileyen su sıkıntısını aşabilmek için devlet su işlerine ve yatırımlarına her zaman özel bir önem vermiştir. Yapılan çalışmalarla Türkiye’de sulanabilir alan miktarı yüzde 81,9’a çıkmıştır” dedi.
“Tohum, uluslararası arenada stratejik bir ürün”
Tarımsal üretimin verimliliğini ve kalitesini belirleyen ana unsurun tohum olduğunu dile getiren Prof. Dr. Budak, “Tohum, uluslararası arenada stratejik bir üründür. Tohum konusunda ülkemizde Tarım Bakanlığı başta olmak üzere üniversitelerimizde ziraat fakültelerimizin tarla ve bahçe bitkileri bölümünde bitki ıslahı ve genetik kürsüsünde çeşit geliştirme yeni tohum çeşitleri geliştirmek adına çok sayıda ar-ge projesi yapılmaktadır. Türkiye tohum anlamında ciddi bir mesafe kat etmiştir. Özellikle tohum çeşit ıslahı konusunda buğday, çeltik, patates, mısır gibi ülkemizin stratejik ürünlerinde yeterli denebilecek düzeye gelmiştir” dedi.
Tarımda iklim değişikliğinin önemli bir faktör olduğunu söyleyen Prof. Dr. Budak, “İklim değişikliği, gerek Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarında gerekse ülkemiz 12. Kalkınma Planında çok ciddi şekilde yer verilen bir durumdur. Tarımın, insanın pek fazla kontrol edemeyeceği su gibi, toprak gibi, çevresel iklim değişikliği gibi konular nedeniyle tarımsal üretimden insanoğlu uzaklaşmaktadır. Küresel iklim değişikliği başta olmak üzere çeşitli kısıtlar nedeniyle insanoğlu dijitalleşen, şehirleşen ve bilgi teknolojilerinin hızla geliştiği bu çağda sosyal yaşamı da dikkatine alarak çiftçilikten uzaklaşmaktadır. Ülkemizde çiftçilerin yaş ortalaması 55’tir. Özellikle genç nüfus çiftçilikten uzaklaşmaktadır. Bütün bu zorluklara rağmen devletler vatandaşlarının gıda güvenliğini temin etmek, sağlıklı gıdaya ve yüksek miktarda gıdaya erişebilmeyi sağlamak adına tarım politikalarını özel önem vermektedir. Bu anlamda da Tarım Bakanlığı birçok destekleme politikasıyla çiftçiyi desteklemektedir” dedi.
“Dünya nüfusunun sağlıklı beslenmesi tarımsal üretime bağlıdır”
Artan dünya nüfusunun sağlıklı yaşam sürmesinin tarımsal üretime bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Budak, “Artan dünya nüfusunun sağlıklı, dengeli beslenmesi tarımsal üretime bağlıdır. Bir taraftan 1 milyon insan obezite ile mücadele ederken diğer bir kısmı açlıkla mücadele ediyor. Bu nedenle FAO gibi uluslararası örgütler dünyada tarımın gelişmesi ve insanların sağlıklı gıdaya ulaşması için çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadır. Özellikle Covid pandemisinden sonra dünyada maddi durumu iyi olan aileler gıda masraflarına çok yüksek miktarda para harcamaya başlamıştır. Dünyanın en zengin olarak belirtilen insanları toprak ve tarlaya yatırım yapmaya başlamıştır. Sağlıklı gıdaya talep her geçen gün artmıştır. Hem zengin hem de yoksul kesimde kırsalda yaşama isteğinde artış görülmüştür” diye konuştu.
“Koruyucu hekimlik, tarım ve gıdandan geçer”
Sağlık ve tarım ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Budak, “İnsan ömrünün uzamasında sağlık hizmetlerinin çok büyük önemi ve katkısı var. Ama bunun yanı sıra sağlık hizmeti dolayısıyla ortaya çıkan harcamalar bir devlet için önemli gider kalemlerinden birisi. Gelişmiş ülkeler, sağlık harcamalarını azaltmak adına tarım politikalarına özel bir önem atfediyorlar. Tarladan, bahçeden, ahırdan sofraya kadar oluşan gider zincirindeki doğru ilaçlama, doğru gübreleme, doğru muhafaza ve depolama, doğru pişirmeye kadar bilinçli bir toplum oluşturur ve bunu denetleyebilirseniz sağlıklı bir toplum oluşur, böylelikle sağlık harcamaları azalır. Koruyucu hekimlik, tarım ve gıdandan geçer. Bu politikanın doğru yöntemi de özellikle insan sağlığını bozacak tarımsal uygulamaları denetlemek ve doğru yöntemleri üreticilere sunmak ve bunları desteklemekten geçer. Ülkemiz, Anadolu makro ve mikro klimaları ile her bir köşesi ayrı bir değer. Toprağıyla, suyuyla, tohumuyla ayrı bir değer. Bunun kıymetini bilip geliştirilecek politikaların uygulanmasıyla sağlık kurumlarını azaltan, devlete daha az yük olan, ama aynı zamanda daha sağlıklı bir toplum oluşturma imkanımız var” dedi.
“Topraklarımızın kıymetini bilelim”
Prof. Dr. Budak, “Sanayi devrimi, bilgi çağı, yapay zeka çağı gibi birçok alan, ekonomik kazanç anlamında tarımın önüne geçmiş durumda. Ancak gıdanın ve tarımın insan için ve bir ülke için ne kadar stratejik olduğunu asla ve asla unutmamalıyız. Bilgiye dayalı üretim olmadığı sürece uluslararası rekabette yol alamayız. Toprak olmadan bitki, bitki olmadan hayvan, hayvan olmadan gıda olmaz. Topraklarımızın kıymetini bilelim. Toprağa yönelik politikaları yerelden genele birlikte hazırlamalıyız. Bunu yapabilecek akademik güce, üniversitelere ve insan kaynağına sahibiz. Bugün geçmişimizi unutmadan bilimin ışığında çalışarak 85 milyon için üreterek daha güçlü bir ekonomiye sahip olabileceğimize inanıyorum. Sözlerime son verirken bugünkü programa bizleri davet eden Rektörümüz Prof. Dr. Recep Bentli başta olmak üzere MTÜ Ziraat Fakültemize teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
Etkinlik sonunda MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, günün anlamına istinaden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’a hediye takdiminde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Rektörü Prof. Dr. Budak, MTÜ’de tarımın önemini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çağın gereklerine uygun girişimcilik ekosistemi ve yenilikçi eğitim modeli ile önemli çalışmalar yürüten Ege Üniversitesi, Rektör Prof. Dr. Necdet Budak öncülüğünde Merkez Kütüphanesine önemli yatırımlar yaptı. Üniversitenin kalbi konumuna yükselen Merkez Kütüphanesi, hem kurum içi öğrenci ve akademisyenler için hem de kurum dışı kullanıcılar için sosyal yaşam alanına dönüştürüldü.
Öğrenci odaklı yönetim anlayışı ile hizmet verdiklerini belirten Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi Merkez Kütüphanesi, öğrencilerin en yoğun kullandıkları mekânların başında yer alıyor. Yaptığımız yatırımlarla öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizin yanı sıra dış kullanıcılarımızın da yaşam merkezi haline gelmiştir. Merkez Kütüphanemiz, farklı disiplinlerden ve alanlardan çok sayıda esere ev sahipliği yapmakla birlikte dijital arşiv ve zengin elektronik veri tabanları ile kullanıcılarımıza hizmet veriyor. Ayrıca, kütüphanemizin fiziki koşulları dolayısıyla ‘Engelli Dostu’ bir kütüphane olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Yine kütüphanemizde öğrenci odaklı yönetim anlayışımız doğrultusunda vize ve final sınavlarında 7 gün 24 saat hizmet vererek çay, çorba ve börek ikramlarında bulunuyoruz” dedi.
“Kaynak sayımız 8 milyona yükseldi”
Kütüphanelerin, bilgiye en hızlı ve kolay erişilebilen yerler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Budak, “Bilgi üreten kurumların öncüleri olan üniversitelerin araştırma işlevlerini gerçekleştirirken gereksinim duydukları temel şey bilgidir. Dolayısıyla bu bilgiye en hızlı ve kolay erişilebilen yerler bir üniversitenin kütüphanesidir. Bu nedenle Kütüphanemizdeki kaynak sayısını artırdık. Son 7 yılda veri tabanı sayımızı 62’den 141’e, elektronik kaynak sayımızı 226 binden 7 milyona, toplam kaynak sayımızı da 490 binden yaklaşık 8 milyona çıkardı” diye konuştu.
Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizde Kütüphane Dokümantasyon Daire Başkanlığımız bünyesinde ücretsiz açık erişimli dergilerde yayın desteği sağlıyoruz. Abonesi olduğumuz veri tabanları ile yapılan anlaşmalar sonrası açık erişimli dergilerde yayın yapmak istendiğinde makale işlem ücreti ödemeden akademisyenlerimiz yayın yapabilmekte. Bu kapsamda son 2 yılda 143 yayın yapıldı ve 286 bin dolar destek sağlandı. Öğretim elemanlarımızın SCI, SSCI ve AHCI endeksli dergilerde yayın yapmasını kolaylaştırmak adına 2020 yılında akademisyenlerimize sunduğumuz proofreading hizmetimizi 2025 yılında da devam ettireceğiz. Son 4 yılda yaklaşık 4 Milyon TL bütçeyle 3 milyon kelime kullanım hizmeti verildi” dedi.
“Görsel-işitsel her türlü bilgi kaynağı temin ediliyor”
Prof. Dr. Budak, “Merkez Kütüphanemizde, kablolu ve kablosuz internet erişimi, görsel-işitsel bilgi kaynakları ile elektronik veri tabanlarının kullanımı, ödünç verme, kütüphaneler arası yayın temini gibi klasik kütüphane hizmetlerinin yanı sıra, eğitim programları da düzenleniyor. Web sayfası aracılığıyla araştırmacıların, elektronik ortamdaki kütüphane hizmetlerinden kesintisiz yararlanabildiği kütüphanemizde, kullanıcıların ihtiyaçları doğrultusunda basılı, elektronik, görsel-işitsel her türlü bilgi kaynağı temin ediliyor. Ege Üniversitesinde kablosuz internet ağı ile aynı anda 2 bin 106 kişi kütüphane hizmetlerine bağlanabiliyor. Kütüphanemiz; grup çalışma salonlarını, bilgisayar salonunu, 214 kişisel çalışma odasını, 4 serbest okuma salonunu ve 5 sesli kitap kayıt stüdyosunu bünyesinde barındırıyor” dedi
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Budak, “Üniversitemiz Kütüphanesinin, kaynak sayısını 490 binden 8 milyona çıkardık” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yaptığı konuşmada, başarılarla dolu bir yılı geride bıraktıklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, yeni yılın sağlık, huzur ve başarı getirmesi temennisinde bulundu. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Başarılarla dolu bir yılı daha geride bırakıyoruz. Tüm başarılarımızı çalışanlarımızın katkılarıyla inşa ettik. 70. Yılımızda da ortak başarılarımıza yenilerini eklemek ve üniversitemizi küresel çapta tanınır kılmak için aynı inançla hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Çalışanlara emekleri için teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Budak, tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı, araştırma üniversitesi olarak; bilime, insanlığa nitelikli katkı sunmak için yeni yılda da aralıksız çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
“Yeni yılda çalışmalarımızı artırarak devam edeceğiz”
Ege Üniversitesinin akredite olmasında idari personelin de önemli yeri olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitelerin olarak varoluş nedeni, öğrencilerdir. Son yıllardaki başarı hikâyesinin temelinde akademik kadromuzun yanı sıra idari personellerimizin de büyük katkısı bulunuyor. Çalışanlarımızın üniversitemizin stratejisine, vizyonuna ve misyonuna sahip çıkması çok önemli. İdari çalışanların yaklaşımları, tutumları kurumumuz için çok değerli. İdari iş ve işlemlerin uluslararası standartlarda olduğunu gösteren ISO 9001 Kalite Belgesi ve ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesini tüm kampüs genelinde alarak hem akademik hem de idari işleyişimizi uluslararası normlara göre de tescillemiş olduk. Programlarımızın yüzde sekseni akredite ettik. Ayrıca idari personelin eğitim öğretim süreçlerini sahiplenmesi üniversitemizin bu başarılarında önemli rol oynamıştır. Bir sınıfın temizliğinden alet ekipmanın kontrolüne kadar bütün adımlar çalışanlarımızın eli ile gerçekleşiyor. İdari personelimizin özverili çalışmaları olmasa bu başarıları elde edemezdik. İdari personelimize göstermiş olduğu gayretler için teşekkür ediyorum” diye konuştu.
“Tarihi başarılara hep birlikte imza attık”
Üniversite olarak 2024 yılında yapılanlar hakkında kısa bilgi veren Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversite olarak Anadolu’nun her bir köşesinden gelen öğrencilerimizi evladımız olarak görüyor ve öğrenci odaklı çalışıyoruz. Bizim üniversitede var oluş sebebimiz öğrencilerimiz olduğunu bilerek 90’dan fazla öğrenci odaklı uygulamayı hayata geçirdik. Öğrenci topluluk sayımızı 51’den 93’e, bu topluluklara üye sayısını da 8 binden 35 bine çıkardık. Öğrencilerin barınma sorununa yönelik olarak Cumhurbaşkanımızın ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızın desteğiyle 2 bin yurt kapasitemizi 14 bine çıkardık. Ege Üniversitesinin yurt konusunda bir sorunu kalmamıştır. Kampüsümüzde 100 bin metrekare olan yeşil alan oranını son 6 yılda 600 bin metrekareye çıkardık. 2024 Greenmetric sıralamasında 1477 üniversite arasında 88’inci sıraya yükseldik. Türkiye genelinde devlet üniversiteleri arasında 4’üncü sırada, Ege Bölgesi’nde ise 1’inci sırada yer alarak bölgenin en çevreci ve sürdürülebilir üniversitesi olduk” dedi.
“Üniversitemizin 70. kuruluş yıl dönümünü coşkuyla kutlayacağız”
Yeni yılı Ege Üniversitesi’nin 70. Kuruluş ve Sevgi Yılı olarak ilan edildiğini belirten Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesi olarak 2023 yılı Cumhuriyete Vefa yılı olarak addetmiştik. 2024 yılını Ege Üniversitesine Vefa yılı olarak ilan ettik. Cumhuriyetimizin 101. Yılını Tam Akredite, Öğrenci Odaklı, Milli Yenilik Ödülüne Sahip Araştırma Üniversitesi olarak tamamlamanın gururunu yaşadık. Önümüzdeki aylarda 70. Kuruluş yıldönümünü kutlayacağımız üniversitemiz için yukarıda saydığım mottolara bir yenisini daha ekleyerek ‘Sağlık Temalı Üniversite’ kavramını yerleştirdik. 2025 yılını da Ege Üniversitesi’nin 70. Kuruluş ve Sevgi Yılı olarak ilan ediyoruz. Bu düşüncelerle tüm çalışanlarımızın, paydaşlarımızın yeni yılını en içten duygularımla kutluyorum. Yeni yılın üniversitemize, bölgemize ve ülkemize sağlık, başarı ve mutluluk getirmesini diliyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, EÜ Ailesinin yeni yılını kutladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>