?> ?> çarpıcı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 23 Nov 2024 12:59:55 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png çarpıcı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Borusan Grubu’ndan kadına yönelik şiddete karşı dikkat çeken çarpıcı film: “Ne Çok Şey Var” https://kocaelibasin.com.tr/borusan-grubundan-kadina-yonelik-siddete-karsi-dikkat-ceken-carpici-film-ne-cok-sey-var/ Sat, 23 Nov 2024 12:59:54 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/borusan-grubundan-kadina-yonelik-siddete-karsi-dikkat-ceken-carpici-film-ne-cok-sey-var/ Borusan Grubu, kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yaratmak için 25 Kasım’a özel hazırladığı “Ne Çok Şey Var” filmiyle herkese sesleniyor.

Borusan Grubu’ndan kadına yönelik şiddete karşı dikkat çeken çarpıcı film: “Ne Çok Şey Var” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Borusan Grubu, kadına yönelik şiddete karşı farkındalık yaratmak için 25 Kasım’a özel hazırladığı “Ne Çok Şey Var” filmiyle herkese sesleniyor. “Şiddetin önüne geçmek için bekleme, gözünü aç, görmezden gelme” mesajını veriyor. 

 

Kadınların güçlendirilmesi, iş hayatındaki temsilinin artırılması ve her alanda eşit haklara sahip olmaları konusunda uzun yıllardır Borusan Eşittir Platformu altında çalışmalar yürüten Borusan Grubu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında etkileyici bir kampanya filmine imza attı. “Ne Çok Şey Var” isimli film izleyicilere derin anlamlar taşıyan bir hikâye sunuyor. 

Film, kadınların başarıya ulaşabileceği, deneyimleyebileceği ve yaşayabileceği sayısız güzel ânı vurgularken, hayatın hiçbir anında ve alanında şiddetin yeri olmadığına dikkat çekiyor.  Bu çarpıcı filmde Borusan herkese “Hayatta kadınları bekleyen ne çok şey var. Şiddet hariç! Kadına yönelik şiddetin önüne geçmek için sen de bekleme. Gözünü aç, görmezden gelme.” mesajıyla çağrıda bulunuyor.  

Borusan Grubu web sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayınlanan film LİNK, toplumda kadınlara yönelik şiddete karşı daha fazla farkındalık yaratılmasına ve bu konuda duyarlılığın artırılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Kampanya filmiyle ilgili olarak Borusan Holding İnsan, İletişim, Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş şu değerlendirmede bulundu: “Borusan Grubu olarak, kadınların güçlenmesi ve eşit haklara sahip olması için uzun yıllardır Borusan Eşittir Platformumuz çatısı altında çalışmalar yürütüyoruz. Kadına ve tüm canlılara yönelik şiddete karşı farkındalık yaratarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda daha duyarlı bir toplum oluşturulmasını hedefliyoruz. ‘Ne Çok Şey Var’ filmimizle, bu sorunun çözümünde hepimizin sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatmak istedik. Şiddete karşı sessiz kalmayarak ‘gözünü aç, görmezden gelme’ diyoruz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Borusan Grubu’ndan kadına yönelik şiddete karşı dikkat çeken çarpıcı film: “Ne Çok Şey Var” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“KOAH’ın Tanı ve Tedavisinde Çarpıcı Değişikler Var” https://kocaelibasin.com.tr/koahin-tani-ve-tedavisinde-carpici-degisikler-var/ Tue, 19 Nov 2024 10:30:19 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/koahin-tani-ve-tedavisinde-carpici-degisikler-var/ Ülkemizde ve tüm dünyada oldukça yaygın görülen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH) sıklığının artarak devam etmesi önemini de artıyor.

“KOAH’ın Tanı ve Tedavisinde Çarpıcı Değişikler Var” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ülkemizde ve tüm dünyada oldukça yaygın görülen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH) sıklığının artarak devam etmesi önemini de artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, istatiklerin, erişkinlerde her on kişinin ikisinde, sigara içen her dört kişinin birinde KOAH olduğunu gösterdiğini ancak gerçek rakamın bunun çok daha üzerinde olduğunu söyledi. Son yıllarda tüm toplumlarda bu kadar yaygın görülen hastalığın 2024 GOLD Kılavuzunda hem tanı hem de tedavisi ile ilgili oldukça çarpıcı değişiklikler bulunduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Ü. Akduman, önemli açıklamalarda bulundu. 

 

KOAH, kronik bronşit ve amfizem birlikteliği olarak tanımlanıyor. Kronik bronşit, hava yollarımızda tıkanıklık, amfizem ise oksijenlenmenin sağlandığı hava keseciklerinin tahribatı olarak ifade ediliyor. KOAH hastasında bu iki durumun birlikteliği söz konusu.  Hastalık için en önemli risk faktörünün sigara başta olmak üzere tüm tütün ürünlerinin kullanımı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman “Sigara ve maalesef elektronik sigara da dahil tüm tütün ürünlerinin yaygınlığının artışı toplum sağlığı açısından yarattığı risk nedeniyle oldukça önem taşıyor.” Dedi.   

Sigaranın dışında KOAH’ın gelişmesini ve hızlandıracak pek çok risk faktörünün de tanımlandığına işaret eden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Düşük doğum ağırlığından çocukluk çağında geçirilen virüs enfeksiyonlarına, sürdürülen mesleklerden, beslenme alışkınlıklarına kadar pek çok etken, sigaranın KOAH‘ın risk faktörü olması üzerindeki etkisinin hızlanmasına neden oluyor” diye konuştu. 

 

SIKLIĞI GİDEREK ARTIYOR

KOAH’ın şu anda dünya genelinde yaşam kaybına neden olan hastalıklar arasında dördüncü sırada yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Akduman, dünya genelinde her yıl yaklaşık üç milyon kişinin KOAH nedeniyle yaşamını kaybettiğinin tahmin edildiğini söyledi. Hastalığın ülkemizde ve dünyada sıklığının da giderek arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Ü. Akduman, “Erişkinlerde her on kişiden ikisinde, sigara içen her dört kişiden birinde KOAH olduğu düşünülmektedir.  Gerçek rakamların ise bunun çok daha üzerinde olduğu bilinmektedir. Artış beklentisindeki en önemli etkenlerin başında ise yaşlanan dünya nüfusu ve başta tütün dumanı olmak üzere diğer tüm risk faktörlerine maruziyetin artması geliyor.” Diye konuştu. 

 

HASTA YAKINLARI VE SAĞLIK SİSTEMİ İÇİN DE BÜYÜK PROBLEM YARATIYOR

KOAH’ın ilerleyici ve ataklar ile seyreden kronik bir hastalık olduğunu ve bu nedenle tüm sürecin hastayla birlikte ailesi ve yakınlarının da etkilendiğini hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Akduman, sözlerine şöyle devam etti: “Ataklar, rutinde olan nefes darlığı, hırıltı ve balgam miktarında artış olarak tanımlanır. Ancak alevlenmeler hafif ve yoğun bakım gereksinimi olacak kadar şiddetli olabilir. Şiddetli alevlenmeler uzun hastane ve yoğun bakım yatışı gerektirebilir. Dolayısıyla bu süreç hasta yakınları ve sağlık sistemi açısından da ciddi bir problem yaratıyor.”

 

RİSK FAKTÖRLERİNE MURUZİYET ANNE KARNINDA BAŞLIYOR

“Akciğer gelişiminin anne karnında başladığını ve bebeğin özellikle sigara dumanına maruz kalması akciğer gelişimini bozar. Doğumda düşük doğum ağırlığına sahip bebeklerin KOAH olma riski diğer bireylere göre daha sıktır.” Dr. Öğr. Ü. Akduman, sözlerine şöyle devam etti: 

 “Her ne kadar KOAH için ana risk faktörlerinin başında tütün dumanı ve diğer solunan toksik partikül ve gazlara maruz kalmak gelse de son yapılan araştırmaların KOAH’ın rahimde başlayıp bebeklik ve ergenlik döneminde devam eden ve ömür boyu süren genetik ve çevresel risk faktörlerinin bir kombinasyonundan kaynaklandığını gösteriyor.”

 

HER TEDAVİNİN BİREYSELLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR

KOAH’ın nefes darlığı, kronik balgam üretimi ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösteren önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Ü. Akduman, “Son yıllarda tüm toplumlarda bu kadar yaygın görülen hastalığın GOLD 2024 (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) Kılavuzunda hem tanı hem de tedavisi ile ilgili oldukça çarpıcı değişiklikler bulunmaktadır. Her hastada bronşit ve amfizem farklı düzeyde bulunmaktadır ve her hastanın tedaviye yanıtı farklıdır. Bu farklıklar nedeniyle artık heterojen bir hastalık olarak kabul edilir ve her kişinin tedavisi bu farklılıklara uygun tedavi edilmelidir. Tedavide başarının en önemli unsurlarından biri her hastanın tedavisinin baskın patolojiye yönelik tercih edilmesidir. Artık KOAH heterojen dediğimiz bir hastalık olarak tanımlanmakta ve her tedavinin bireyselleştirilmesi gerektiğinin altı çizilmektedir” diye konuştu. 

 

TANI VE TEDAVİ KLAVUZLARINDAN DEĞİŞİKLİK VAR

Her yıl güncellenen KOAH kılavuzunda bir önceki yıllardan farklı olarak tanı, evreleme ve tedavi önerilerinde çarpıcı değişiklikler yapılmıştır. Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, dünya genelinde kabul edilen ve uygulamaya başlanan bu değişikler konusunda şu bilgileri verdi: “2024 yılına kadar dört evreden oluşan KOAH şu an artık üç evrede kabul edilmekte, tedavi şekilleri de bu üç evre göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. Sigaranın bırakılması, hava yollarında tıkanıklığın açılmasını sağlayan bronkodilatör ilaçların düzenli kullanılması, aşıların yapılması, solunum egzersizleri, CPAP/BIPAP dediğimiz basınçlı cihazların verilmesi, oksijen tedavisinin eklenmesi gibi tedavilerin yaşam kayıplarını azalttığını biliyoruz.  Bunun yanında influenza aşısı dediğimiz grip aşısının, uygun ilaçların hastanın yaşam kalitesini arttırdığı ve alevlenmelerin önüne geçerek yaşam kayıplarını azalttığı konusundaki görüşler netliğe kavuşmuş durumda. KOAH hastalarında zaten grip ve zatürre aşısını özellikle öneriyorduk ama bu rehber gösteriyor ki özellikle ileri yaşlı KOAH’lı gruplarda influenza aşısının ömrü uzattığı ispatlanmıştır.”

 

AŞILAMA PROGRAMLARINDA DA DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI

Bu güncel rehber ile aşılama programında da değişikliğe gidildiği bilgisini veren Dr. Öğr. Ü. Akduman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Değişikliklerden birisi Tdap (Tetanoz-Difteri- Boğmaca) ve Zona aşısı uygulamasıdır ki ülkemizde de uygulanmaya başlandı. Hastalar daha önce bu aşıları yaptırmadıysa ya da yaptırdığından emin değilse yapılması öneriliyor çünkü özellikle boğmacanın KOAH alevlenmeleri ve zatürreye gidişi hızlandırdığını biliyoruz. COVİD aşısı ile ilgili toplumlarda direnç gelişse de da KOAH”lı hastalarda tavsiye edilen aşılar içerisinde yerini korumaktadır. KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmak, durdurmak ve uzamış hastane yatışlarının önüne geçmek için aşılama ve bireye uygun ilaç tedavisinin düzenlenmesinin özellikle altı çizilmektedir. Bir de normalde bugüne kadar tanı ve tedavimizde göz önünde bulundurmadığımız Eozinofil dediğimiz tam kan sayımında saptanan ve alerji belirteci olan hücrelerin saptanması durumunda KOAH’lı hastaların tedavilerinin değiştirilmesi önerilmektedir.”

Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde aşılamanın çok daha önemli olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “KOAH tanısı almış her yaştaki hastanın bu aşıları yaptırması çok önemli. Ayrıca, astım, kronik bronşit, kalp damar hastalıkları olanlar ve diyabetli kişilerin de bu aşıları yaptırması gerekli”

 

BU BELİRTİLER VARSA KOAH’TAN ŞÜPHELENMELİ?

KOAH’ın erken teşhis edilirse, tedaviyle ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin korunabildiğinin altını çizen Dr. Öğr. Ü. Akduman, hastalar için uyarıcı olacak belirtiler konusunda şunları anlattı: “Özellikle sabahları daha yoğun görülen ve 3 aydan uzun süredir devam eden inatçı öksürük KOAH belirtisi olabilir. Bunun yanında nefes darlığı ve balgam çıkarma da hastaların en sık karşılaştığı şikayetler arasında yer alır. Hastalar, fiziksel aktivite sırasında ya da basit günlük işler yaparken bile nefes almakta zorlandıklarından şikayet eder. Yine özellikle sabah saatlerinde olmak üzere sık sık balgam çıkarma ihtiyacı hissetmek de ve hırıltı veya göğüste sıkışma hissi KOAH’ın tipik belirtilerinden biridir.”

Risk grubunda olmasına rağmen hasta semptomatik olmayabilir veya semptomlarını doktora başvuracak kadar önemsemeyebildiğini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Özellikle sigara içenler, 40 yaşın üzerindekiler veya kronik toz ve kimyasal maruziyeti olanlar bu belirtileri fark ettiklerinde KOAH açısından bir doktora başvurmalıdır. Hastalık her bireyde farklı seyreder ve tedavide en temel amaç şikayetlerin azaltılması ve atakların azaltılmasıdır. Her atakta akciğer fonksiyonlarında bozulma olur. Atakların önüne geçmenin en önemli noktaları bireye özgün uygun tedavi, aşılama, sigara ve kirli havadan uzak durulması, gerekli hastalarda ek oksijen desteğinin sağlanması, CPAP ve BIPAP ile pozitif basınç veren cihazların kullanılmasıdır.” Diye konuştu.   

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“KOAH’ın Tanı ve Tedavisinde Çarpıcı Değişikler Var” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dünya Çocuk Hakları Günü Öncesinde SosyalBen’den Çarpıcı Belgesel https://kocaelibasin.com.tr/dunya-cocuk-haklari-gunu-oncesinde-sosyalbenden-carpici-belgesel/ Wed, 13 Nov 2024 09:00:06 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dunya-cocuk-haklari-gunu-oncesinde-sosyalbenden-carpici-belgesel/ SosyalBen Vakfı, afet dönemi çalışmaları kapsamında Umut Tırı’nın ardından, depremden etkilenen çocuklar için iki Beceri Geliştirme Merkezi (BEGEM) hayata geçirmişti.

Dünya Çocuk Hakları Günü Öncesinde SosyalBen’den Çarpıcı Belgesel yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
SosyalBen Vakfı, afet dönemi çalışmaları kapsamında Umut Tırı’nın ardından, depremden etkilenen çocuklar için iki Beceri Geliştirme Merkezi (BEGEM) hayata geçirmişti. Hatay ve Adıyaman’da, SosyalBen Vakfı’nın eğitici ve öğretici atölye çalışmalarıyla oluşturduğu psikososyal desteğin sürekliliğini sağlayan merkezler; bölgedeki çocukların fiziksel ve sosyal beceri kayıplarını önlemek adına da önemli bir görev üstleniyor. Bu merkezlerin oluşum ve gelişim süreçlerini anlatan çarpıcı “BEGEM Belgeseli”, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü öncesinde ön gösterim ile tanıtıldı.

Depremden etkilenen çocuklara, uzman psikologlarca hazırlanan SosyalBen Vakfı atölyelerini ulaştırarak psikososyal destek sağlamayı ve çocuklardaki fiziksel ve sosyal beceri kaybını önlemeyi hedefleyen Beceri Geliştirme Merkezi (BEGEM), Çimko, Mavi, Migros, Nestlé Nesquik ve Vestel’in destekleriyle Hatay ve Adıyaman yerleşkelerinde hayata geçmişti. Güvenli, eğitici, öğretici ve çocuk dostu alanlarda, SosyalBen Vakfı’nın uzun süreli atölye çalışmalarını 7-13 yaş aralığındaki çocuklarla buluşturan Beceri Geliştirme Merkezi; çocukların problem çözmelerine, kendilerini ifade etmelerine, özgüven gelişimlerine ve birbirlerinden öğrenmelerine fırsat tanıyor. Uzmanların hazırladığı okul sonrası atölye çalışmaları ile çocuklar oyun, spor, icat, resim ve tarım alanında beceriler kazanıyor. Bir yıla yakın süredir bölgede çalışmalarını sürdüren merkezlerin, tüm sürecini anlatan BEGEM Belgeseli, Touche by N Kolay’da ön gösterim ile tanıtıldı. Gösterim öncesinde SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi, BEGEM Hatay ve Adıyaman Koordinatörleri ve destek veren marka temsilcileri konuşma yaptı.

“Çocuk Haklarının savunucusu olmaya bir gün değil her gün devam edeceğiz”

SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Avrupa Konseyi Daimi Komite Üyesi Ece Çiftçi, 6 Şubat 2023’ten beri depremden etkilenen çocukların hayatında umut ışığı olabilmek için var güçleriyle çalıştıklarını belirtirken, “Bugün sizlere tanıtacağımız Beceri Geliştirme Merkezlerimiz-BEGEM, işte bu umutların yeşerdiği yerler. Evlerini, okullarını, sevdiklerini kaybeden çocuklarımızın güvenli limanı… Resim, müzik, spor gibi atölyelerle çocuklarımızın güvenle sosyalleşebilmeleri bir yana, BEGEM kendilerini ifade etmelerine de imkân tanıyan bir alan” diye konuştu. 

Davetliler, proje destekçileri, SosyalBen gönüllüleri eşliğinde 11 Kasım gecesi düzenlenen ön gösterim etkinliğinin teması “Çocuk Hakları”ydı. Ece Çiftçi “Gösterim için bu tarihi seçmemizin de bir sebebi var. ‘Dünya Çocuk Hakları Bildirgesi’nin kabul edildiği 20 Kasım gününe atıfta bulunmak istediğimiz bu gecede; öncelikle çocuklarımızın yaşam hakkını ve çocuklarımızın eğitime, bilime, sanata erişim hakkını hatırlatmak istiyoruz. Biz, SosyalBen olarak, bu hakların savunuculuğunu yapmaya, haksızlıklara karşı çocuklarımızın yanında olmaya, eşitsizlikleri yıkmak adına onlara ellerimizi uzatmaya bir gün değil, her gün devam edeceğiz” dedi. 

6 Şubat depreminden bu yana önce mobil çözüm Umut Tırı 1 ve Umut Tırı 2’nin ardından SosyalBen Beceri Geliştirme Merkezleri Hatay ve Adıyaman’daki psikososyal destek çalışmaları ile bugüne kadar 600 gönüllüsü ile 13 bin çocuğa erişen SosyalBen, depremden etkilenen çocuklar ile 1000 saati aşkın atölye çalışması gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye devam ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünya Çocuk Hakları Günü Öncesinde SosyalBen’den Çarpıcı Belgesel yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
89 kişi yaşamını yitirmişti… Bilirkişi raporunda çarpıcı detay https://kocaelibasin.com.tr/89-kisi-yasamini-yitirmisti-bilirkisi-raporunda-carpici-detay/ Mon, 08 May 2023 07:15:03 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/89-kisi-yasamini-yitirmisti-bilirkisi-raporunda-carpici-detay/ 6 Şubat depreminde iki bloğu yıkılan Diyar Galeria sitesiyle ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu’na gönderilen bilirkişi raporu yetersiz görülerek, bir süre önce ek rapor düzenlenmesi ve 2 Mayıs’a kadar gönderilmesi istendi. Fırat Üniversitesi’nden 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan ek rapor, savcılığa ulaştı. Raporda, onaylı ilk ruhsat projesi incelendiğinde binaların temel ve taşıyıcı […]

89 kişi yaşamını yitirmişti… Bilirkişi raporunda çarpıcı detay yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
6 Şubat depreminde iki bloğu yıkılan Diyar Galeria sitesiyle ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Deprem Suçları Soruşturma Bürosu’na gönderilen bilirkişi raporu yetersiz görülerek, bir süre önce ek rapor düzenlenmesi ve 2 Mayıs’a kadar gönderilmesi istendi.

Fırat Üniversitesi’nden 3 kişilik bilirkişi heyetince hazırlanan ek rapor, savcılığa ulaştı.

Raporda, onaylı ilk ruhsat projesi incelendiğinde binaların temel ve taşıyıcı elemanlarında perde beton uygulaması görüldüğü, ancak sonradan değiştirilen projede, perde beton uygulaması olmadığı bildirildi.

Enkazdan çıkarılan kolonların incelenmesinde yeterli düzeyde demir kullanıldığı, kolonların bütünlüğünü koruduğu, kesme veya eğilme çatladığı görülmediği ifade edildi.

BETON BASINÇ TESTLERİ YÖNETMENLİK DIŞI

Binaların zeminiyle ilgili iki farklı rapor hazırlandığı, jeoloji mühendisi tarafından hazırlanan ilk raporda zeminin taşıma gücünün D sınıfı, mukavemeti zayıf zemin olduğuna, TÜBİTAK tarafından hazırlanan inceleme raporunda ise zemin mukavemetinin iyileştirme gerektirmeyen C sınıfı zemine sahip olduğuna dikkat çekildi.

C sınıfı zeminlerde de radye temel uygulaması gerektiği belirtilen raporda, ancak yönetmelikte bu konuda bir yaptırım bulunmadığı için binanın inşa edildiği yıl için bir eksiklik olduğuna vurgu yapıldı.

Laboratuvarda yapılan beton basınç testlerinde, binada kullanılan betonun yönetmenlikte zorunlu kılınan basınç alt sınır değerinin altında kaldığı kaydedildi.

Beton numunelerinin yapım yılı şartnamesine göre düşük ve yetersiz olduğu ifade edildi.

Ek raporda binanın D bloğunun bir bölümünün yıkıldığı, bir bölümünün ise yıkılmadığı, bunun da yanlış projelendirme hatasından kaynaklandığı belirtildi.

Kolonların zeminden bir bütün olarak hasar görmeden ayrılmasının yanlış projelendirme sonucu olduğu anlatıldı.

DUVARIN TAŞIYICI ÖZELLİĞİ YOK AMA YIKILIRSA YAPI ZAYIFLAR

Kolon kesildiği ileri sürülen işyerlerinde bazı duvarların yıkıldığı, duvarların taşıyıcı özelliği bulunmadığı, ancak olası bir depremde binanın zayıflatılması anlamına geldiği kaydedildi.

Enkaz haline gelmiş bir binada kolon kesildiği iddialarının tespit edilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı belirtilen ek raporda, yerinde tespitin sağlıklı olmayışından kaynaklı olarak eldeki verilen ışığında yapılan tespitlere göre kolon kestiği ileri sürülen spor merkezinde, kolonların kesilmekten ziyade tıraşlanmış olabileceği ihtimali bulunduğu ifade edildi.

Savcılığın gönderdiği fotoğraf, video ve proje kayıtlarının karşılaştırmasında kolon sayılarında bir eksiklik olmadığı, kolonların proje aşamasında yerlerinin değiştirilerek tıraşlandığına dikkat çekildi.

Bu durumun normal şartlarda yapının stabilizesini bozmayacağı, ancak deprem anında dinamik etkiler nedeniyle yıkılabileceği uyarısı yer aldı.

150 METREKARELİK DÜKKAN 1000 METREKAREYE ÇIKARILMIŞ

150 metrekarelik alanda işyeri açma ruhsatı alındıktan sonra bitişik dükkânların duvarlarının yıkılarak 1000 metrekarelik alan yaratıldığı, bu şekilde zayıf kat oluşturulmasının binanın yıkılma nedenlerinden biri olduğu raporda anlatıldı.

Galeria sitesinin hemen yanına inşa edilen 3 bloklu Oryıl My Office isimli plazaların temel kazısı yapılırken gerekli zemin stabilize önlemleri alınmadığı için Galeria’nın şerit temel olan temel altlarındaki zemin boşalmasına yol açtığı ve bunun da deprem sırasında yıkımı tetiklediği bildirildi.

Galeria altındaki spor merkezine ait yüzme havuzundan sızan suyun da temele akışından dolayı yapının zarar gördüğü dile getirildi.

MÜTEAHHİT FİRMADA DA RESMİ KURUMLARDA SORUMLU

Ek raporda, perde beton uygulamasının yönetmeliğe zorunlu olarak konulmamasından dolayı, yönetmeliği hazırlayan kurumun sorumluluk oranının yüzde 15 olduğu, yapının mimari, statik, betonarme hesaplarını yapan proje sorumluları ile yapan ve projeyi onaylayanların yanlış uygulama nedeniyle sorumluluk oranının yüzde 20 olduğu ifade edildi.

Beton karot örnekleri ve test sonuçlarının depreme karşı yetersiz mukavemette olduğu için müteahhit firma, şantiye şefi ve bina fenni mesulünün sorumluluğunun da yüzde 20 olduğu kaydedildi.

ZAYIF KAT OLUŞTURUP DEPREMİ TETİKLEDİLER

Galeria sitesinin zemin kontrollerini yapan, vize veren, imar izni veren, projelerini kontrol edip onaylayan, sonradan değiştirilen bölümlere ait değişiklikleri kabul eden makamların, ayrıca binaya çok yakın yerde gerekli zemin önlemlerinin alınmasını ikaz etmeyen belediye yetkililerinin yüzde 15 kusurlu olduğu belirtildi.

Bina altındaki iş yerlerinin statik ve mimari revizyonlar yaparak zayıf kat oluşturan iş yeri sahipleri ile bina ve bina altındaki AVM yönetiminin bu tür değişikliklere izin verdikleri için ve vatandaşların tahliyesine yardımcı olacak, binadan AVM’ye açılan giriş kapılarının kapatılarak çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle yüzde 20 sorumlu oldukları bildirildi.

Galeria bitişiğinde temel kazılan plazalarla ilgili zemin güvenliği alınmadığı için projeyi uygulayan yapı denetim firmasının da yüzde 10 kusurlu olduğu ifade edildi.

89 kişi yaşamını yitirmişti… Bilirkişi raporunda çarpıcı detay yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>