?>
?>
DYO, sürdürülebilirlik alanındaki kararlılığını yeni adımlarla güçlendirerek Çevresel Ürün Beyanı (EPD) sertifikasına sahip ürün sayısını 11 yeni ürünle birlikte 21’e çıkardı. Hammaddelerin kaynağından çıkarılmasından başlayarak tedarik, üretim ve sevkiyat süreçlerinin her aşamasında çevresel etkileri titizlikle analiz edilen bu ürünler, ISO 14040 ve ISO 14044 standartlarına uygun yaşam döngüsü analizleriyle belgelendirildi. Ürünlerin su tüketimi, su ve karbon ayak izi ile ekolojik etkileri değerlendirilerek EPD (Environmental Product Declaration-Çevresel Ürün Beyazı) sertifikası almaya hak kazandı.
Bu çerçevede DYO’nun Akrostar Silikonlu Dış Cephe Boyası, Neostar Silikonlu Mat İç Cephe Boyası, Oxymax Formaldehit Absorlayan İç Cephe Boyası, Teknoplast PTFE Katkılı İpek Mat İç Cephe Boyası, Dinamik Soft Mat İç Cephe Duvar Boyası, Dyopa Mat İç Cephe Boyası, Teknotex PTFE Katkılı Dış Cephe Boyası, Dyoplast Plastik İç Cephe Boyası, Dinamik Mat Silikonlu Silinebilir Mat İç Cephe Duvar Boyası, Beşyıldız Silikonlu İpek Mat İç Cephe Boyası ve Akromax Suprema Saf Akrilik Dış Cephe Boyası olmak üzere toplam 11 ürünü, EPD tarafından sertifikalandırıldı. DYO, EPD sertifikalarıyla ürünlerinin yaşam döngüsü boyunca çevresel etkilerini şeffaf ve bilimsel temellere dayalı biçimde ortaya koyarak, kullanıcılarına çevreye duyarlı alternatifler sunuyor.
EPD, Yeşil Bina Standartlarında Önem Kazanıyor
Environmental Product Declaration / Çevresel Ürün Beyanı (EPD) sertifikaları, bir ürün ya da hizmetin çevresel performansını ISO 14040 standartları kapsamında tanımlanan parametreler doğrultusunda ve ISO 14025 standardına uygun şekilde nicel verilerle ortaya koyan belgeler olarak kabul ediliyor.
EPD sertifikaları, özellikle LEED, BREEAM ve DGNB gibi uluslararası yeşil bina sertifika sistemlerinde önem kazanıyor. Bu sertifikaya sahip ürünlerin yapılarda kullanılması, metrekare başına karbon ayak izi, enerji ve su tüketimi gibi çevresel etkilerin ölçülmesini ve belgelenmesini mümkün kılıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DYO Çevresel Ürün Beyanı Sertifikalı Ürün Gamını Genişletiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’nin köklü et ve et ürünleri markası DANET, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atıyor. Afyonkarahisar’da kurduğu 4 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali ile üretimde yenilenebilir enerjiye geçiş yapan DANET, şimdi de fermente sucuk üretiminin çevresel etkilerini azaltmak için TÜBİTAK’a proje başvurusunda bulundu. 25 Mart 2025, İstanbul DANET, sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda önemli adımlar atmaya devam ediyor. Şirketin sürdürülebilirlik yaklaşımını güçlendiren en önemli yatırımlardan biri, Afyonkarahisar’da kurulan 4 MW kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali oldu. Bu santral sayesinde üretimde kullanılan elektriğin tamamı yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yatırım, çevresel etkilerin azaltılmasının yanı sıra ülkemizin enerji politikalarına da katkı sağlıyor. DANET, şimdi de fermente sucuk üretim sürecini daha sürdürülebilir hale getirmek amacıyla TÜBİTAK’a proje başvurusunda bulundu. Proje kapsamında, fermente sucuk üretiminin çevresel etkileri analiz edilerek karbon ve su ayak izini azaltmaya yönelik yenilikçi çözümler geliştirilecek. DANET’in sürdürülebilir üretim modeliyle ilgili açıklama yapan DANET Ar-Ge ve Kalite Güvence Yöneticisi Furkan Uluçay, şunları söyledi: “Sürdürülebilirliği üretim süreçlerimizin merkezine alarak, çevreye duyarlı bir üretim modeli benimsiyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanıyor, enerji ve su tüketimini optimize ediyor ve çevresel etkileri azaltmak için yenilikçi stratejiler geliştiriyoruz. Hedefimiz, uzun vadede çevre dostu üretim anlayışını sektörümüz için bir standart haline getirmek.” DANET, sürdürülebilirlik projeleri kapsamında üretim süreçlerinde enerji ve su tüketimini daha verimli hale getirmek için kapsamlı analizler yürütüyor. Üretim aşamalarındaki karbon ve su ayak izini belirleyerek, bu etkileri azaltmaya yönelik stratejiler geliştiriyor. Fermente sucuk üretimi için başlatılan TÜBİTAK projesi de bu kapsamda, üretim sürecinde çevresel etkileri minimize etmeye yönelik yenilikçi çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, coğrafi işaretli ürünlerle yerel üreticileri destekleyen DANET, bölgesel çeşitliliği koruyarak geleneksel üretim modellerini güçlendiriyor. Afyon pastırması ve Afyon sucuğu gibi coğrafi işaretli ürünler hem yerel hem de uluslararası pazarda ön plana çıkarılarak Türkiye’nin yemek kültürü mirasının korunmasına katkı sağlanıyor. DANET, sürdürülebilirlik vizyonu doğrultusunda geliştirdiği projelerle çevresel etkileri azaltmayı, daha verimli üretim süreçleri oluşturmayı, doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamayı ve kültürel mirasımızı korumayı hedefliyor. Çevre dostu ambalaj kullanımından enerji verimliliğine kadar geniş bir yelpazede uygulanan bu stratejiler, DANET’in sektöründe öncü bir rol üstlenmesini sağlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DANET, üretimde çevresel etkileri azaltıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Arif Karabuğa, enerji verimliliği ile enerji tasarrufu arasındaki ilişki ve bu ilişkinin önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Enerji tasarrufu sadece ekonomik katkı sağlamıyor
Enerji tasarrufunun sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ve kaynakların verimli kullanımı açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Karabuğa, “Küresel ısınma, doğal kaynakların tükenmesi ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, enerji tasarrufu sağlamak, hem bireyler hem de işletmeler için kritik bir gereklilik haline gelmiştir” dedi.
Enerji verimliliği: Enerji tüketimi azaltılarak aynı performans sağlanıyor
Enerji tasarrufunun pek çok yönden avantaj sağladığını kaydeden Karabuğa, “Teknik olarak bakıldığında, enerji verimliliği, enerji tüketimini azaltarak aynı performansın elde edilmesini sağlar. Bu, enerji sistemlerinin optimize edilmesi, daha verimli cihazların kullanılması ve yenilikçi teknolojilerin devreye alınmasıyla mümkün olmaktadır. Enerji tasarrufu, hem elektrik ve ısınma giderlerini düşürür hem de sera gazı emisyonlarını azaltarak çevreye duyarlı bir yaşam tarzının benimsenmesine katkı sunar” dedi.
Doğal kaynaklar korunuyor, sürdürülebilir geleceğe yatırım yapılıyor
Enerji tasarrufunun aynı zamanda birincil enerji kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak tanıdığını ve enerji bağımsızlığını artırarak dışa bağımlılığı azalttığını vurgulayan Karabuğa, “Sonuç olarak enerji tasarrufu hem çevresel etkileri azaltarak doğal kaynakların korunmasına yardımcı olur hem de ekonomik açıdan işletmelerin ve hanelerin daha sürdürülebilir bir geleceğe yatırım yapmalarını sağlar” diye konuştu.
Enerji verimliliği ve enerji tasarrufu birbirini tamamlıyor
Enerji verimliliği ve enerji tasarrufunun birbirini tamamlayan ancak farklı kavramlar olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Arif Karabuğa, “Enerji verimliliği, belirli bir iş veya hizmeti sağlamak için kullanılan enerji miktarının en aza indirilmesi sürecini ifade eder. Bu, enerji sistemlerinin, cihazlarının ve teknolojilerinin daha etkin bir şekilde çalışması anlamına gelir. Enerji verimliliği, kullanılan enerjinin daha iyi yönetilmesi ve daha az enerji ile daha fazla iş yapılabilmesi için yapılan iyileştirmeleri kapsar” dedi.
Enerji tasarrufu, enerjinin daha az tüketilmesidir
Enerji tasarrufunun genel anlamda enerjinin daha az tüketilmesi olarak tanımlanabileceğini kaydeden Karabuğa, “Enerji tasarrufu, enerji verimliliği artırılarak ve bilinçli enerji kullanımıyla sağlanabilir. Örneğin enerji verimliliği yüksek cihazların kullanımı, ısınma ve aydınlatma sistemlerinin daha verimli hale getirilmesi, enerji tasarrufu sağlayan önlemler arasında yer alır. Bu iki kavram arasındaki ilişki, enerji verimliliği sayesinde daha az enerji harcanarak tasarruf sağlanmasıdır. Yani enerji verimliliği artırıldığında, doğal olarak enerji tasarrufu sağlanır. Ayrıca, enerji verimliliği yalnızca bireysel tüketiciler için değil, endüstriyel düzeyde de büyük tasarruflar sağlar. Enerji verimliliği yatırımları, uzun vadede enerji tüketimini azaltarak ekonomik ve çevresel faydalar sağlar” dedi.
Dr. Öğretim Üyesi Arif Karabuğa, sözlerini şöyle tamamladı: “Sonuç olarak enerji verimliliği ve enerji tasarrufu arasındaki ilişki, enerji tüketiminin daha etkili ve verimli bir şekilde yönetilmesiyle daha az enerji harcanarak çevresel ve ekonomik kazanımların elde edilmesidir. Bu süreç, sürdürülebilir bir geleceğin inşa edilmesine önemli katkılar sağlar.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerji verimliliği yatırımları, ekonomik ve çevresel faydalar sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Multinet Up, dijital dönüşümle sürdürülebilirliğin buluştuğu #DünyayaKazandırmak projesi ile müşteri deneyiminde çevreye duyarlı ve dijital çözümler sunarak fark yaratıyor. Proje kapsamında, müşteriyle fiziksel temas noktalarının yüzde 30’u dijitalleştirilerek operasyonel verimlilik artırılırken, aynı zamanda 27.000 kg karbon ayak izinin azaltılması sağlandı. Öte yandan, kart üretimi ve dağıtım süreçlerinin çevreye olan olumsuz etkisini en aza indirmek amacıyla gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında, 1.654 sanal kart iş birliği ile kart üretiminden kaynaklanan karbon ve su ayak izi ortadan kaldırıldı.
Ayrıca, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda, dijitalleştirilemeyen malzemelerden kâğıtlarda yüzde 15, plastik ve metal malzemelerde ise yüzde 87 geri dönüşüm gerçekleştirilerek atık yönetiminde önemli bir iyileştirme kaydedildi. Bu iyileştirmeler sonucunda yıllık toplam 6,5 milyon TL maliyet avantajı sağlayan Multinet Up, #DünyayaKazandırmak projesi ile Sardis Awards’ta, “Sürdürülebilirlik Odaklı İnovasyon” kategorisinin “Müşteri Deneyiminde Sürdürülebilirlik” bölümünde altın ödül kazandı.
Multinet Up Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Gül Bilgin Mokan, projenin arkasındaki motivasyonu şöyle ifade etti: “Amacımız, müşteri deneyiminde sürdürülebilir değer yaratmak. #DünyayaKazandırmak projesi ile atıkların azaltılmasını, çevreye duyarlı bir müşteri deneyimi sunmayı ve dijitalleşmenin gücünü kullanarak geleceğe katkıda bulunmayı hedefledik. Multinet Up’ın sürdürülebilirlik ve dijitalleşme stratejilerini başarıyla birleştiren projemiz, Global Compact ve BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alan ve sürdürülebilirlik ajandası olan firmalar için de örnek teşkil eden bir iş birliği modelini temsil ediyor. Bu anlamda müşterilerimize sadece operasyonel kolaylık sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel farkındalık ve sorumlu tüketim alışkanlıklarını destekleyen bir değer önerisi de sunuyoruz. Bu çevre dostu yaklaşım, müşterilerimizden de büyük bir takdir görerek anketlerde 4,8/5 memnuniyet oranına ulaşmamızı sağladı. Bu başarılarımızın Sardis Awards’ta da ödülle taçlandırılması oldukça gurur verici. Projede yer alan tüm paydaşlarımıza Multinet Up adına teşekkürlerimizi sunarım.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Multinet Up: “Çevresel farkındalığı ve sorumlu tüketim alışkanlıklarını destekliyoruz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>