?>
?>
Körfez’e deşarj edilen suyun atık su değil yağmur suyu olduğu belgelendi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yağmur suyu hatlarında biriken ve kirlilik içermeyen suların denize deşarj edilmesine ilişkin görüntüler üzerinden yürütülen dezenformasyon çalışmalarına analiz sonuçlarıyla yanıt verdi.
Kemeraltı ve Mustafa Kemal Sahil Bulvarı ile Cumhuriyet Bulvarı’nın sahil şeridindeki yağmur sularını toplayan sistemin denizle buluştuğu noktada alınan görüntülerin Körfez’e evsel atık suların deşarj edildiği iddiasıyla basına yansıtılmasına yanıt İZSU Genel Müdürlüğü Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi ve İzdeniz Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler’den geldi. Güler, suyun kaynağındaki terfi merkezinden alınan numunelerin analiz edildiğini, çıkan sonuçların söz konusu suyun evsel atık su değil, yağmur suyu standartları taşıdığını belgelerle gösterdiğini açıkladı.
11 Mart Salı günü bazı basın kuruluşları tarafından Körfez’e evsel atık suların arıtılmadan deşarj edildiği iddiasıyla kamuoyuna yansıtılan haberlerin ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın İZSU Genel Müdürlüğü’ne cezai yaptırım uygulanmasına yol açan iddiaların gerçeği yansıtmadığı bilimsel raporlarla kanıtlandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Laboratuvar Şube Müdürlüğü’nün Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilen laboratuvarlarında yapılan analizler, görüntülere yansıyan suyun evsel atık değil, yağmur suyu standartlarında olduğunu ortaya koydu.
Terfi Merkezi’nden alınan örneklere bakılarak tüm parametrelerin tespit edildiğini belirten İZSU Genel Müdürlüğü Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi Dr. Işıkhan Güler “Terfi merkezindeki sularla ilgili analizler yapıldı ve yağmur suyu standartlarında sonuçlar çıktı. Laboratuvar sonuçları da gösteriyor ki verilen su evsel atık su değil. Yani atık su değil rüsubatlı (çöküntü- tortu) yağmursuyu” dedi.
Derelerdeki sistem gibi
İzmir Körfezi’ne atık su deşarj edildiği iddia edilen yağmur suyu kuşaklama sisteminin denizle buluştuğu noktada açıklama yapan Dr. Işıkhan Güler, şunları kaydetti:
“Kemeraltı bölgesinde iki tane ayrık sistem var. Yağmur suyu ve atık su toplama sistemi. Sistem şöyle çalışıyor. Aşırı yağışlarda İkiçeşmelik ve yüksek kesimlerden gelerek Kemeraltı’nda baskınlara neden olan yağmur sularının terfi merkezinde toplanıp denize deşarj edilmesini sağlıyor. Bu sürekli olan bir durum değil. Terfi merkezinde biriktirilen yağmur suları belli bir seviyeye geldiği zaman taşkınlara sebebiyet verilmemesi için denize yağmur suyu deşarj ediliyor. Derelerdeki sistem gibi düşünebilir. Kemeraltı’ndan gelen ve denize dökülen sular yağmur sularıdır. Atık su değildir.”
Laboratuvar sonuçları da her şeyi gösteriyor”
İZSU Genel Müdürlüğü Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi Dr. Işıkhan Güler “Videolarda ilk önce koyu renkli gelen bir su var. Bu su yağmurun getirdiği tabandaki malzemedir. Terfi merkezinin dibinde çökmüş olan malzeme ilk başta koyu akıyor daha sonra normal rengine dönüyor. Bizler terfi merkezindeki sularla ilgili analizler yaptık ve tamamen temiz su standartlarında sonuçlar çıktı. Laboratuvar sonuçları da gösteriyor ki verilen su evsel atık su değil. Kirli değil temiz su. Temiz su ölçüsünde denize verilmesinde bir sıkıntı yok. Ekosisteme bir zararı yok. Yağmur suları alt yapı ne olursa olsun denize gidecek. Doğal döngünün bir parçası” şeklinde konuştu.
Güler, “Her yağmur yağdığında denize nasıl derelerden rüsubatlı su geliyorsa buradaki durum da aynı. Zaten video da görüldüğü üzere öncelikle yağmursuyu terfi istasyonu deposunda rüsubatlı malzeme deşarj ettiği için kahverengi renkli akıyor daha sonra suyun rengi berraklaşıyor. Ekteki planlarda da görüldüğü buradaki deşarj hattı yağmursuyu şebekesinin deşarj hattıdır” dedi.
Tüm değerler sınırın altında
Laboratuvardan alınan analiz sonuçlarının değerlendirme bölümünde “Arıtılmamış evsel atık su kirlilik karakteristiği parametre değerleri ile karşılaştırıldığında evsel atık su olmadığı açıkça görüldü. Ayrıca iletkenlik parametresinin analiz değerinden de görüldüğü üzere deniz suyu karakterinde de olduğu görülmekte” ifadelerine yer verildi.
Yapılan ölçümlere göre arıtılmamış evsel atıklarda 500 mg/L olması beklenen Kimyasal Oksijen İhtiyacı (KOİ) 15 mg/L değerinin altında çıktı. Toplam Askıda Katı Madde değeri ise atık sularda 220 mg/L olarak görülürken alınan numunelerde 25 mg/L olarak ölçüldü. Fosfor ve azot miktarlarının da yine sınır değerlerin çok altında olduğu görüldü.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Analiz sonuçları gerçeği ortaya çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
KOCAELİ’NİN EN SEVDİĞİ ULAŞIM ARACI
Kocaeli halkının yoğun ilgi gösterdiği KOBİS, kentin her köşesinde çevre dostu ulaşımın adresi olmaya devam ediyor. 82 istasyon ve 535 bisikletle başlanan bu yolculuk, 710 bisiklete ulaşarak önemli bir kilometre taşına geldi. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi, ulaşımda çevre dostu seçenekleri artırarak, bisiklet kullanımını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Bu sayede hem trafik yoğunluğu azalıyor hem de şehrin karbon salınımı düşürülüyor.
KONFORLU BİSİKLETLERLE YENİ BİR DENEYİM
Yeni katılan 175 bisiklet, alüminyum alaşımlı siyah jantlar, patlanmaz dolgu lastikler ve yenilenmiş sepetleri ile kullanıcılarına konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Modern görünümlü seleleri, fren ve vites kollarındaki iyileştirmelerle sürüş keyfi zirveye çıkarken, sürdürülebilir ulaşım anlayışına da katkı sağlıyor. Kocaeli’nin her köşesini bisikletle keşfetmek isteyen vatandaşlar, bu yeniliklerle daha güvenli ve konforlu bir deneyim elde ediyor.
ÇEVRE DOSTU ULAŞIMDA BÜYÜK ADIM
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, KOBİS sistemiyle sadece şehir içi ulaşımı kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevre dostu bir ulaşım modelini Kocaeli halkına sunuyor. KOBİS, yalnızca bir ulaşım aracı değil, sürdürülebilirliği destekleyen yaşam biçimi olarak da önemli rol oynuyor. Bisikletlerin artmasıyla birlikte Kocaeli’nin temiz ve yeşil bir şehir olarak geleceğe doğru adım atması hız kazanıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin bu çevreci tutumu ve ulaşım alanındaki yenilikçi yaklaşımı Kocaeli halkı tarafından takdirle karşılanıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
KOBİS, bisiklet sayısını 710’a çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kahramanmaraş ve Adıyaman’daki tüketicilerine hizmet veren AKEDAŞ, müşteri memnuniyetini yüzde 93’lere çıkardı. AKEDAŞ adına Kahramanmaraş ve Adıyaman’da yapılan anket çalışmasında soruları 14 bin 378 kişi yanıtladı ve katılımcıların yüzde 93’ü memnuniyetlerini dile getirdi. 2024’te bir önceki yıla göre çağrı artışı yaşanırken, 1 milyonu aşkın çağrı müşteri temsilcileri tarafından yanıtlandı. 686 bin 212 çağrı müşteri temsilcisine bağlanmadan ve beklemeden sesli yanıt sisteminde sonuçlandı.
Günlük yanıtlanan ortalama çağrı sayısı 3500 olarak gerçekleşirken, tüketicilerin belirtilen hizmetler için çağrı merkezini aradığında müşteri temsilcisine bağlanmak için bekleme süresi ortalama iki saniye, hizmet süresi ise ortalama 73 saniye olarak kayıtlara geçti.
Bu çağrıları arıza bildirimi ve takibi, yeni bağlantı ve abonelik işlemleri, şikâyet ve geri bildirimler, genel bilgilendirme konularındaki çağrılar ile fatura işlemleri, ödeme işlemleri ve abonelik işlemleri oluşturdu.
Sesli yanıt sisteminde, 650 bin 147 tüketici “Elektrik Kesintisi Bilgilendirmesi“ konusunda hizmet alırken, 36 bin 65 tüketici robot sistemde “Fatura Sorgulama” işlemi gerçekleştirerek operatöre bağlanmadan işlemlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
AKEDAŞ müşteri memnuniyetini yüzde 93’e çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tohum ifadesini içeren bir dolandırıcılık yorumu örneği
Bu dolandırıcılık tekniği, güven oluşturmak için kripto para cüzdanlarının teknik varlığından faydalanıyor. Sağlanan cüzdan bilgileri gerçek ve USDT cinsinden bir bakiyesi mevcut, bu da kandırmayı kolaylaştırıyor. Kullanıcılar işlem geçmişini de görüntüleyebiliyor.
Kripto cüzdanının bakiyesi ve işlem geçmişi görüntülenebiliyor, bu da geçek hissine katkıda bulunuyor
Kullanıcı tohum ifadesini kullanarak cüzdana erişmeye çalıştığında, USDT’yi çekmek için cüzdanda bulunmayan TRX (Tron) cinsinden belirli bir komisyon ücreti ödenmesi gerektiğini fark ediyor. Kullanıcı ücreti karşılamak için kişisel cüzdanından TRX transfer ederse, bu fonlar derhal dolandırıcılar tarafından kontrol edilen başka bir cüzdana yönlendiriliyor. Yem cüzdanı, işlemleri yetkilendirmek için ek izinler gerektiren bir çoklu imza (multisig) hesabı olarak yapılandırılıyor. Sonuç olarak tuzağa düşen kişi “komisyonu” ödedikten sonra doğrudan para transfer etmeye çalışsa bile, bu mümkün olmuyor.
Kaspersky Kıdemli Web İçerik Analisti Olga Svistunova, şunları söylüyor: “Ne demişler, ‘Kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyorsa, muhtemelen öyledir’. Bu dolandırıcılık yöntemi, etik değerleri şüpheli kişileri hedef alarak onlara başkalarının nimetlerinden faydalanma vaadi sunuyor. Ancak gerçekte, kullanıcı farkında olmadan dikkatlice düzenlenmiş bir dolandırıcılığın kurbanı oluyor. Kripto para platformlarıyla etkileşime geçerken dikkatli olmanın ve etik davranmanın önemini hep vurguluyoruz. Dolandırıcılar tekniklerini geliştirmeye devam ediyor. Bu da kullanıcıların dikkatli ve bilgili olmalarını çok daha önemli hale getiriyor.”
Kaspersky, kripto ile ilgili faaliyetlerde bulunurken güvende kalmak için şunları öneriyor:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ava Giderken Avlanmayın: Kaspersky, Kaspersky, YouTube Yorumlarındaki “Ücretsiz” Kripto Tuzaklarını Ortaya Çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, dün gece Bayındır Pınarlı Mahallesi Uzunkır Sokak’tan gelen bir ihbarı değerlendirdi. Evin hemen yanında hayvan damı olarak kullanılan alanın bahçe kısmında açık bırakılan su kuyusuna buzağı düştüğü ihbarı üzerine olay yerine Bayındır İtfaiye Grubu’ndan arazöz ve Çaybaşı Grubu’ndan kurtarma aracı gönderildi.
15 metre derinlikten çıkarıldı
Olay yerine gelen ekipler, 15 metre derinliğinde olduğunu belirledikleri kuyuya inerek buzağıyı kurtarmak için yoğun bir mesai harcadı. Kuyu içine özel ekipmanla inen ekipler hayvanı kurtarma sapanları ile sabitledi. Uzun uğraşların ardından bulunduğu yerden başarılı şekilde çıkarılan buzağının sahipleri büyük sevinç yaşadı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İtfaiye ekipleri buzağıyı düştüğü kuyudan çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Burcu Irmak Yazıcıoğlu, yapay zekanın yaklaşık 10 yıldır hayatın pek çok alanında kullanıldığını vurguladı. “Yeşil yapay zeka” kavramına dikkat çeken Yazıcıoğlu, “Çevresel ve küresel endişelere karşı önlem almak için sürdürülebilir uygulamaları ve teknolojileri kullanarak karbon ayak izi azaltmayı amaçlayan dijital dönüşüm, yeşil yapay zeka adı verilen paradigmanın ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Yeşil yapay zeka destekli tasarımlar, enerji tüketimini arz-talep doğrultusunda makine öğrenimi entegrasyonu ile optimize etmekten şehir planlamasına, çevre dostu uygulamaları hayata geçirmeye kadar uzanan sürdürülebilir kalkınma arayışında güçlü bir araçtır” diye konuştu.
İstanbul Atlas Üniversitesi Vadi Kampüs Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda düzenlenen “Yapay Zekada Kelebek Etkisi: Küçük Adımlar Büyük Dönüşümler” Ulusal Konferansı’nda farklı disiplinlerden bir araya gelen uzmanlar, enerji yönetimi ve optimizasyonundan medya ve haberciliğe, akıllı şehirlerden sağlık teknolojilerine, yapay zeka güvenliği ve savunmaya kadar pek çok alanda yapay zekanın etkilerini ele aldı.
Prof. Dr. Kocabıçak: “Sunduğu fırsatlar, potansiyel zorluklar ve tehditler tartışılacak”
İstanbul Atlas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersoy Kocabıçak, açılış konuşmasında yapay zekanın farklı alanlardan bir araya gelen uzmanlarla pek çok yönüyle ele alınacağını söyledi. Üniversite olarak düzenlenen bu etkinliği çok önemsediklerini belirten Kocabıçak, “Aslında yapay zeka bütün disiplinleri yatay olarak kesiyor. Bu anlamda artık yapay zeka bizimle beraber. Yapay zeka burada interaktif bir şekilde tartışılacak. Sunduğu fırsatlar, potansiyel zorluklar ve tehditler bir arada konuşulacak” dedi.
“Belki de insanlık tarihi, en önemli dönemeçlerinden birinin başlangıcında…”
İnsanlık tarihinin önemli bir dönemecin başlangıcında olduğunu belirten Kocabıçak, “Hep söylenen bir klişe var: ‘Çok önemli bir değişimin arifesindeyiz, Artık onun başlangıcındayız’ Sürekli bu söylenir. Ama belki de bu sefer değişimin öncesinde değiliz tam içindeyiz. Belki de insanlık tarihi, en önemli dönemeçlerinden birinin başlangıcında… Tabii biz bunun ne kadar farkındayız. Gözümüzde büyütüyor muyuz, büyütmüyor muyuz… Aslında bunu bugünden de kavramamız güç olacak. Bunun sonuçlarını uzun bir süre sonra belki göreceğiz” dedi.
“İnsanlık olarak bizler, kendi içimizdeki duyguları yapay zekaya da yüklüyoruz”
Günümüzde özellikle sinemada yapay zekanın sıkıntılı, sorunlu ve tehlikeli yönlerinin öne çıkarıldığını belirten Kocabıçak, “Düşünüyorum niye böyle? Çünkü herhalde insanlık olarak bizler kendi içimizdeki duyguları yapay zekaya da yüklüyoruz. Bizler insanlık olarak içimizdeki özellikleri yapay zekaya da giydiriyoruz. Yapay zeka günün birinde derin öğrenmeyi ve sezgisel düşünceyi kavradığı anda bence vay halimize. Çünkü içimizdeki bencillik geçmeden, biz insan olmanın özelliklerini taşımadan, bizden daha güçlü olabilecek bir bilince yüklemiş olacağız. İnsanı insan yapan değerlere en kısa zamanda ulaşmayı ümit ediyorum” dedi. Kocabıçak, yapay zeka ile ilgili etik değerlerin de mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. M. Burcu Irmak Yazıcıoğlu: “Yapay zeka hayatımızın her alanında”
Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Burcu Irmak Yazıcıoğlu, açılış konuşmasında yapay zekanın özellikle son 10 yılda hayatımızın her alanına girdiğini belirterek “Kullandığımız akıllı cihazların arama motorlarından yaptığımız geçmiş aramalara bulunduğumuz lokasyona, alışverişlerimiz ve diğer çevrimiçi hareketlerimize dayanarak bizlere kişiselleştirilmiş öneriler sunması, kullandığımız akıllı telefonların kişiselleşmiş hizmet sunmak için sanal asistanların kullanılmasına olanak sağlaması, web aramalarında geniş veri girdilerine bakarak ilgili arama sonuçlarını önümüze serilmesi, her gün hepimizin kullandığı navigasyonlar, sosyal medyadaki bilgilerin taranarak endişe verici kelimelerin bulunup sahte haber ile dezenformasyonun tespit edilmesi yapay zekanın tam da hayatımızın içinde olduğunun göstergesine örneklerdir” dedi.
“Dijital dönüşüm, yeşil yapay zeka paradigmasını ortaya çıkardı”
Yapay zekanın hayatı bu kadar kolaylaştırırken küresel sorunların çözümüne yardımcı olmak için de kullanıldığını belirten Yazıcıoğlu, “Birleşmiş Milletler hazırladığı raporda dünya nüfusunun 2100 yılında 10.4 milyara yükseleceğini tahmin etmiştir. Nüfus artışı, küresel salgınları, potansiyel enerji kıtlığını, çevre kirliliğini, gıda sorunlarını ve karbon ayak izi artışını beraberinde getirecektir. Çevresel ve küresel endişelere karşı önlem almak için sürdürülebilir uygulamaları ve teknolojileri kullanarak karbon ayak izi azaltmayı amaçlayan dijital dönüşüm, yeşil yapay zeka adı verilen paradigmanın ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Yeşil yapay zeka destekli tasarımlar, enerji tüketimini, arz-talep doğrultusunda makine öğrenimi entegrasyonu ile optimize etmekten şehir planlamasından çevre dostu uygulamaları hayata geçirmeye kadar uzanan sürdürülebilir kalkınma arayışında güçlü bir araçtır” diye konuştu.
Yapay zekanın sağlık hizmetleri, tıp, robotik cerrahi, biyoloji, ileri düzeyde gen çalışmaları, çevre ve iletişim gibi pek çok alanda kullanıldığını belirten Yazıcıoğlu, kontrolsüz yapay zeka, veri güvenliği ve gizliliği gibi etik ve yasal düzenlemelerin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Yapay zekanın farklı alanlara etkileri değerlendirildi
Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Atlas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Gülal’ın oturum başkanı olduğu ilk oturum gerçekleşti. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Dr. Emre Biçer, “Yapay Zeka ile Batarya Yönetim Sistemlerinin Optimizasyonu”, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Aksöz “Yapay Zeka Temelli e-Mobilite Uygulamaları”, Anadolu Ajansı’ndan Yakup Şıvka “Habercilikte Yapay Zeka”, İstanbul Atlas Üniversitesi’nden Mehmet Demir, “Atlas Üniversitesi’nde Yapay Zeka Uygulamaları”, Adıyaman Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Saadin Oyucu, “Yapay Zeka Temelli Konuşma Teknolojileri” başlıklı sunumlarıyla alanlarındaki uygulamalardan bahsetti.
Akıllı şehirlerde yapay zeka sistemlerinin kullanımı anlatıldı
İstanbul Atlas Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Recep Duranay başkanlığında düzenlenen ikinci oturumda da İstanbul Atlas Üniversitesi’nden Prof. Dr. Haluk Gümüşkaya, “Akıllı Şehirlerde Yapay Zeka ve Bir Yeni Nesil Trafik Yönetim Sisteminin Geliştirilmesi”, Atlas Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tuncay Sevindik, “AR, XR ve Metaverse Bağlamında Adaptive Yapay Zeka”, Atlas Üniversitesi’nden Prof. Dr. Naim Ajlouni, “Revolutionizing Artificcial Intelligence with Hybrid Quantum-Enhanced Machine Learning” başlıkı sunumlarıyla katıldı.
Sağlıkta yapay zeka uygulamalarına değinildi
Prof. Dr. M. Burcu Irmak Yazıcıoğlu’nun başkanlığını yaptığı son oturumda ABD’den Yale Üniversitesi’nden Dr. Hakan Karalök, “Sağlıkta Yapay Zeka Uygulamaları”, Fırat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Betül Ay, “Yapay Zeka Saldırıları ve Savunma Stratejileri”, Biruni Üniversitesi’nden Sezgin Erzan, “Girişimcilik Ekosisteminde Yapay Zeka Çalışmaları Kavramlar/Trendler” ve Ekol Grup’tan Doç. Dr. Mehmet Naci Efe, “Değişen ve Dönüşen Dünyada Girişimcilik ve Yapay Zeka” başlıklı sunumlarını yaptı.
Etkinlik, belge ve teşekkür plaketi taktimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dijital dönüşüm, yeşil yapay zekayı ortaya çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bu galibiyetle Kahramankazan Belediyespor, ligdeki pozisyonunu güçlendirerek şampiyonluk yarışındaki iddiasını sürdürdü. Taraftarlar, takımlarının başarısını coşkuyla kutlarken, takımın gelecek maçlar için de umut verdiği belirtildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ankara Süper Amatör Ligi’nin 9. haftasında Kahramankazan Belediyespor, Başkent Hürriyet Spor’u 3-1 yenerek galibiyet serisini 9’a çıkardı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yeme içme sektörünün en yakın iş ortağı olma vizyonuyla 1990’dan beri ülkemizde faaliyet gösteren Metro, Türkiye’deki yatırımlarına devam ediyor. Son yıllarda yeme içme sektöründeki varlığını güçlendiren ve Ankara’da operasyonlarını genişletmeye odaklanan Metro Türkiye, sektör profesyonellerinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayabilmek adına yeni bir yatırım gerçekleştirdi.
Gerçekleştirilen yatırımla gıda sevkiyat operasyonu alanı üç kat büyüyen Mamak Sevkiyat Deposu, böylece Metro Türkiye’nin Konyaaltı deposundan sonra en büyük 2. deposu konumuna ulaştı. İç Anadolu’da operasyon ağının merkezi görevini üstelenecek olan Mamak Sevkiyat Deposu, Ankara’nın yanı sıra Bolu, Kırıkkale, Karabük, Yozgat, Amasra, Bartın olmak üzere bölgede toplam yedi şehre sevkiyat gerçekleştirecek.
Yüksek ürün bulunurluğu, geniş operasyon ağı
Müşterilerinin ihtiyacı olan ürünü ve servisi en iyi şekilde ulaştırmak için çalıştıklarını ifade eden Metro Türkiye CEO’su David Antunes, “Ankara ve çevre illere baktığımızda sektörün potansiyelinin arttığını ve büyüdüğünü görüyoruz. Özellikle Ankara, yerli ve uluslararası mutfakların temsilcilerine ev sahipliği yapmanın yanı sıra şef restoranları ile de gastronomi alanında ciddi bir gelişim gösteriyor. Bölgede yeme içme sektörü daha dinamikleşirken, beklentileri eksiksiz karşılayabilmek amacıyla profesyonellerin en yakın iş ortağı olarak verdiğimiz hizmeti ve operasyonlarımızı güçlendirecek yeni bir yatırıma imza attık. Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek, ürün bulunurluğumuzu en üst seviyeye çıkarabilmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz 40 milyon TL’lik yatırımla depo hacmimizi üç kat büyütürken, bu alan artışıyla toplam palet sayımızı da üçe katladık. Bu büyüme paralelinde gelecek yıl itibarıyla operasyonda görev alan ekibimizin sayısı da iki kat artacak. Daha yüksek ürün bulunurluğu ve gerek mağazalarda gerekse sahadaki profesyonel ekiplerimizle amacımız; Ankara başta olmak üzere sevkiyat yaptığımız çevre illerde yeme içme sektörünün tüm ihtiyaçlarına cevap vererek gelişimlerine katkıda bulunabilmek” diye konuştu.
Yatırım miktarı 40 milyon TL’yi aştı
Metro Türkiye’nin gerçekleştirdiği yatırımla Mamak deposunun daha önce 1.063 metrekare olan Gıda Sevkiyat Operasyonu alanı, neredeyse üç kat büyüyerek 3.000 metrekareyi aştı. Kuru gıda depolama alanı 566 metrekareden 1.014 metrekareye yükseldi. Sebze-meyve ve taze balık kategorilerinin eklendiği soğuk oda alanları iki katına çıkarak 263 metrekare oldu. Donuk ürün depolama alanının 124 paletlik kapasitesi ise ciddi bir yükselişle 840’a ulaştı. Depo alanının toplam palet sayısı ise yine üç kat artışla 2.750’ye çıktı. Böylece Mamak deposunda günlük olarak yaklaşık 38 tondan 147 tona yükselen bir operasyon kapasitesine sahip olan Metro Türkiye’nin bu yatırım için harcadığı rakam ise 40 milyon TL’yi aştı.
Metro Türkiye 32 yıldır Ankara’da hizmet veriyor
1992 yılında açılan Etlik mağazası ile Ankara’da hizmet vermeye başlayan Metro Türkiye, sonrasında Mamak ve Batıkent mağazalarıyla Ankara’daki varlığını güçlendirdi. Bunun yanında 20 şehirdeki 35 mağazası ve 250 bin metrekareyi aşan depolama alanının yanı sıra gıda sevkiyat hizmetiyle 70’e yakın şehirde 2 milyondan fazla müşteriye ulaşıyor. Dolaylı olarak ulaşılan müşteri sayısı ise tam 20 milyon.
Enerjisinin %100’ü güneşten
Operasyonel yatırımların yanı sıra yeşil enerji yatırımlarında da hız kesmeyen Metro Türkiye, 2023 yılı itibarıyla Güneş Enerjisi Sistemi projesini hayata geçirdi. Toplam 49 futbol sahasına eş değer 200 bin metrekarelik alanda üç faz olarak 2025 yılında tamamlanması planlanan projenin 15 mağazayı kapsayan ilk fazı devreye alındı. Yenilenebilir enerji sistemlerinin kullanıldığı ilk mağaza ise Ankara Batıkent oldu. Sonrasında Etlik mağazasında da yenilenebilir enerji sistemlerine geçilmesiyle Metro Türkiye, Ankara’daki 2 mağazasının tüm elektrik ihtiyacını güneşten karşılıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ankara’da Operasyonlarını Genişleten Metro Türkiye, Mamak Deposunu 3 Katına Çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
YOLA DEVRİLEN AĞAÇLAR KALDIRILDI
Aşırı fırtına nedeniyle kent genelinde bazı ağaçlar kökünden sökülerek yola devrildi. A Takımı ekipleri, trafikte herhangi bir kazaya sebebiyet vermeden devrilen ağaçları yoldan kaldırdı. Ekipler, kötü hava şartlarından vatandaşların olumsuz etkilenmemesi için 24 saat görev yapıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir batan tekneleri çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kampanyanın, bilgisayar korsanlığı ve finansal istihbarat hizmetleri sunan kötü niyetli bir kiralık hack APT (Gelişmiş Kalıcı Tehdit) grubu olan DeathStalker ile bağlantılı olduğuna inanılıyor. Kaspersky tarafından gözlemlenen son saldırı dalgasında, tehdit aktörleri kurbanlara bilgi çalmak ve failler tarafından kontrol edilen bir sunucudan uzaktan komutlar yürütmek için tasarlanmış bir uzaktan erişim Truva Atı (RAT) olan DarkMe kötü amaçlı yazılımını bulaştırmaya çalıştı.
Kampanyanın arkasındaki tehdit aktörleri, ticaret ve fintech sektörlerindeki kurbanları hedef almış gibi görünüyor. Teknik göstergeler kötü amaçlı yazılımın muhtemelen bu konulara odaklanan Telegram kanalları aracılığıyla dağıtıldığını gösteriyor. Kaspersky, Avrupa, Asya, Latin Amerika ve Orta Doğu’da 20’den fazla ülkede saldırılar tespit etti, dolayısıyla tehdidin küresel boyutta olduğuna inanılıyor.
Bulaşma zinciri analizi, saldırganların büyük olasılıkla Telegram kanallarındaki gönderilere kötü amaçlı arşivler eklediğini ortaya koyuyor. RAR veya ZIP dosyaları gibi arşivlerin kendileri kötü niyetli değil, ancak .LNK, .com ve .cmd gibi uzantılara sahip zararlı dosyalar içeriyorlar. Hedeflenen kişiler bu dosyaları çalıştırırsa, bir dizi eylemin ardından son aşama olan kötü amaçlı yazılım DarkMe’nin yüklenmesine yol açıyorlar.
GReAT Baş Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, şunları söylüyor: “Bu tehditte tehdit aktörleri geleneksel kimlik avı yöntemlerini kullanmak yerine, tehdit aktörleri kötü amaçlı yazılımı iletmek için Telegram kanallarını kullanıyor. Daha önceki kampanyalarda, operasyonun Skype gibi diğer mesajlaşma platformlarını da ilk bulaşma için bir vektör olarak kullandığını gözlemledik. Bu yöntem, potansiyel kurbanların gönderene güvenmeye ve zararlı dosyayı açmaya, dolayısıyla kimlik avı web sitesine kıyasla daha meyilli olmasına neden olabilir. Ayrıca, mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla dosya indirmek, standart internet indirmelerine kıyasla daha az güvenlik uyarısı tetikleyebilir. Bu da tehdit aktörleri için elverişlidir. Genellikle şüpheli e-postalara ve bağlantılara karşı dikkatli olunmasını tavsiye etsek de, bu kampanya Skype ve Telegram gibi anlık mesajlaşma uygulamalarında bile dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyor.”
Saldırganlar kötü amaçlı yazılım dağıtmak için Telegram’ı kullanmanın yanı sıra, operasyonel güvenliklerini ve ele geçirme sonrası temizlik süreçlerini de geliştirdiler. Kurulumdan sonra kötü amaçlı yazılım DarkMe implantını dağıtmak için kullanılan dosyaları kaldırdı. Analizi engellemek ve tespit edilmekten kaçınmak için failler, hedeflerine ulaştıktan sonra implantın dosya boyutunu artırdı ve istismar sonrası dosyalar, araçlar ve kayıt defteri anahtarları gibi diğer ayak izlerini de sildi.
Daha önce Deceptikons olarak bilinen Deathstalker, en az 2018’den ve potansiyel olarak 2012’den beri aktif olan bir tehdit aktörü grubu olarak faaliyet gösteriyor. Tehdit aktörünün şirket içi araç setleri geliştiren ve gelişmiş kalıcı tehdit ekosistemini anlayan yetkin üyelere sahip olduğu görülen bir siber paralı asker veya kiralık hacker grubu olduğuna inanılıyor. Grubun birincil hedefi, muhtemelen müşterilerine hizmet eden rekabet veya iş istihbaratı amaçları için ticari, finansal ve özel kişisel bilgileri ele geçirmek. Genellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri, finans, fintech, hukuk firmalarını ve birkaç kez de kamu kurumlarını hedef aldıkları gözlemlendi. Bu tür hedeflerin peşinden gitmesine rağmen, DeathStalker’ın para çaldığı hiç görülmedi. Bu yüzden Kaspersky bunun özel bir istihbarat birimi işi olduğuna inanıyor.
Grubun ayrıca diğer APT aktörlerini taklit ederek ve sahte bayraklar kullanarak faaliyetlerinin ilişkilendirilmesinden kaçınmaya çalışmak gibi ilginç bir eğilimi mevcut.
Kaspersky, kişisel güvenlik için aşağıdaki önlemleri öneriyor:
Kaspersky güvenlik uzmanları, gelişmiş tehditlere karşı korunmak için kurumlara şunları tavsiye ediyor:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kaspersky, fintech kullanıcılarını hedef alan kötü amaçlı küresel Telegram kampanyasını ortaya çıkardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>