?>
?>
Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, Dünya Kadınlar Günü kapsamında Kartepeli kadınlara çiçek armağan ederek bu anlamlı günü kutladı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, İstasyon Mahallesi’nde kadınlara çiçek hediye etti. Çiçek dağıtım etkinliğinde Başkan Kocaman’a AK Parti İlçe Başkanı Murat Yılmaz ve İlçe Kadın Kolları Başkanı Elif Durmuş da eşlik etti.
KOCAMAN’DAN HEDİYE
“Kadınlar gülerse, dünya güzelleşir, onların sevgisi her şeyi değiştirir” diyen Başkan Kocaman, “Kadınlar; bizi dünyaya getiren, büyüten, yetiştiren, eğiten, sevgileriyle saran ve şefkat dolu yürekleriyle bir an bile yalnız bırakmayan en değerli varlıklarımızdır. Peygamber Efendimiz de “Cennet annelerin ayaklarının altındadır” diyerek, kadınların toplumun birliği ve huzuru için ne kadar önemli olduğunu yüzyıllar öncesinden insanlığa ifade etmiştir” açıklamasında bulundu.
“KADIN MUTLU OLURSA TOPLUM MUTLU OLUR”
Kartepe’de kadınlar için pek çok etkinliğin gerçekleştirildiğini ifade eden Başkan Kocaman “Toplumu kuran aile, aileyi kuran kadındır. Biz de kadınlarımızın, çocuklarımızın mutluluğu için çalışıyoruz. Kadın mutlu olursa toplum mutlu olur. Bu yıl kadınlar günü ramazan ayına denk geldi. Ramazan boyunca Sanat Evi’mizde gerçekleştirdiğimiz etkinliklerimizin pek çoğu kadınlarımız ve çocuklarımız için” dedi.
—
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Kocaman çiçek dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bolu Kartalkaya’daki otelde meydana gelen yangında vefat edenlerin ruhuna ithafen, Muğla’nın merkezinde yer alan tarihi Kurşunlu Camii’nde lokma hayrı yapıldı.
Lokma dağıtımında, hayatını kaybedenlerin anısı yâd edilirken, dayanışma ve birlik duygusu ön plana çıktı. Kurşunlu Camii avlusunda yapılan lokma dağıtımı sırasında, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın da taziye dilekleri iletildi.
Muğla Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için alınacak önlemler konusunda farkındalık yaratmanın önemine dikkat çekerken, mağdur ailelere destek mesajları verdi. Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyen Büyükşehir Belediye Başkanı Aras, acıları paylaşmanın toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğine vurgu yaptı.
Başkan Aras, “Kazaların Önlenmesi İçin Somut Önlemler Alınması Gerekiyor”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’nde meydana gelen yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevdiklerine sabır, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyorum. Bu elim olay hepimizin yüreğini yakmıştır. Allah bir daha böyle felaketler göstermesin. Bu kazaların önlenmesi için somut önlemler alınması ve herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Muğla Büyükşehir Yangında Hayatını Kaybedenler İçin Lokma Dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya’ya özgü bir gelenek olan ve üç ayların başlangıcı olan Regaip Kandili nedeniyle çocuklara şivlilik dağıtarak çocukların bu coşkusuna ortak oldu. Başkan Pekyatırmacı’nın elinden şivlilik alan çocukların mutlulukları yüzlerinden okundu. Çocuklar etkinlikte Başkan Pekyatırmacı ile fotoğraf da çekindi.
Başkan Pekyatırmacı,“ Bütün çocuklarımız belediyemizde misafirimiz”
Şivliliğin Konya’da yaşatılan güzel bir gelenek olduğunu ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, “Selçuklu Belediyesi olarak şivlilik öncesi tüm hazırlıklarımızı çocuklarımız için yaptık ve belediyemizi süsledik. Belediyemizin tüm mekanlarını bütün çocuklarımız için açtık ve onları misafir ediyoruz. Hem hediyelerini alıyorlar hem burada yüz boyama etkinliğinde güzel bir şekilde vakit geçiriyor, aileleriyle birlikte şivliliğin bu güzel atmosferini belediyemizin içerisinde yaşıyorlar. Şivlilik çok güzel bir gelenek ve bunu Konya merkezinde yaşatmaya çalışıyoruz. Üç ayların hemen başlangıcında ilk Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece Regaib Kandili’ni kutluyoruz. Regaib Kandili’ni hem Müslümanların birlik beraberliği ve dayanışması hem de geleceğe dair güzel planlarını birlikte kurabilmeleri için bir önemli bir fırsat. Biz özellikle çocuklarımıza Recep, Şaban, Ramazan aylarının ne anlama geldiğini, 3 ayların faziletinin ne olduğunu ve bu aylarla birlikte aslında Ramazan’a erişmenin, Ramazan’la birlikte de kurtuluşa ermenin anlamını bugünden çocuklarımıza anlatmak, hatırlatmak istiyoruz. Bu manada şivlilik çocuklarımızın da bu birlik, beraberliğe ve manevi atmosfere katılabildikleri özel bir gün. Çocuklarımız kapı kapı dolaşarak şivliliklerini, şeker, çikolata, gofret ve başka hediyeleri topluyorlar ve daha sonra da bu topladıkları hediyeleri kendi aralarında paylaşıyorlar. Bu aslında güzel bir birliktelik ve beraberlik örneği. Bu beraberliği doyasıya yaşıyorlar. Tabii ki bu birliktelikle beraber aslında çocuklarımızın hiç tanımadıkları insanların kapısına gidip zillerini çalmaları onlara şivliliği hatırlatmaları, kandillerini tebrik etmeleri, daha sonra da o kapısını çaldıkları evden güzel dileklerle ayrılmaları, onlardan hediyeler almaları bizim sosyal yaşantımıza da çok olumlu etkiler yapıyor. Bu manada şivliliğin insanlarımızın birbirleriyle olan kaynaşması ve diyalog kurması açısından da çok önemli bir gelenek olduğunu düşünüyorum. Bugün de belediyemizin içerisinde çok güzel bir atmosfer var. Çocuklarımız cıvıl cıvıl, aileleriyle, anneleriyle, babalarıyla birlikte belediyemize geldiler ve burada hediyelerini alıyorlar. Birlikte güzel anlar yaşıyoruz. Akşam da Regaib Kandili’ni idrak edeceğiz. Ben tüm Müslümanların Regaib Kandili’ni tebrik ediyorum. İnşallah insanlık için hayırlar getirsin, tüm insanlığın refahı, mutluluğu için güzel günlerin başlangıcı olsun. Filistin’de İsrail’in zulmü altında bulunan Müslüman kardeşlerimizin de kurtuluşuna vesile olsun diyorum.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, belediye hizmet binasına gelen çocuklara şivlilik dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
4 BİN 600 KANDİL SİMİDİ DAĞITILDI
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, üç ayların başlangıcı ve Regaib Kandili dolayısıyla birçok ilçede vatandaşlara binlerce kandil simidi dağıttı. Büyükşehir gönüllüleri, belirlenen noktalarda sabah saatlerinden itibaren 4 bin 600 kandil simidi dağıtarak vatandaşların Regaib Kandilini kutladı.
DAĞITIM GÜN BOYU DEVAM ETTİ
Kandil simitleri 4 tramvay durağı, 3 otobüs durağı, 6 cami ve şehrin birçok farklı noktasında vatandaşlara ikram edildi. Büyükşehir ekipleri sabah saatleri itibariyle tramvay duraklarından dağıtıma başladı. Dağıtım, daha önceden belirlenen ve vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde gün boyu devam etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir, 4 bin 600 kandil simidi dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kınık’taki koordinasyon toplantısının ardından çeşitli programlara katıldı. Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur’u makamında ziyaret eden Başkan Tugay, ilçenin devam eden projeleri ve yapılacaklar hakkında bilgi aldı. Projeleri desteklemeye devam edeceklerini belirten Tugay, sonrasında yurttaşlar ve esnafla bir araya gelerek sohbet etti. Kınık Cumhuriyet Meydanı’nın halkın görüşleri alınarak yeniden tasarlanması için; İzmir Planlama Ajansı (İZPA), İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım ve Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ve Kınık Belediyesi tarafından yapılan Vatandaş Tasarım Bilimi Uygulaması standını ziyaret eden Başkan Tugay, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Meydana kurulan stantta maket üzerinde gösterilen yeni meydan tasarımına ilişkin yurttaşların fikirlerinin alınmaya devam ettiği belirtildi. Tugay, sonrasında 2 bine yakın meyve fidanının dağıtım törenine katıldı.
Tugay: Tarım yapan yurttaşlarımızı destekleyeceğiz
Tarıma desteğini artırarak sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kınık Cumhuriyet Meydanı’nda 2 bine yakın meyve fidanı dağıttı. Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu fidanların her biri bizim için umut. Tarım bütün dünya için, Türkiye, İzmir için çok değerli. Çok sağlıklı bir şekilde devam ediyor olması lazım. Çiftçilerimiz hayatlarını sürdürsünler, kazançları olsun diye ama ondan çok daha önemlisi ülkemizin ve kentimizin iyi ve doğru yapılan tarıma ihtiyacı var. Eskiden ekilenden biçilenden çok daha fazla gelir elde edilir, insanlar çok daha rahat şartlarda geçinirdi. Son yıllarda bir şeyler oldu, ekilen dikilen para etmez oldu. Üründen yeterli mahsul alınamaz oldu. Elde ettiğiniz de istediğiniz değerde alıcı bulamaz oldu. Bunun nedeni de tarım politikalarının ülkemizde plansız, desteksiz olması. Ne olursa olsun bu verimli topraklarda böylesine önemli birikimi olan vatandaşlarımızı küçük büyük demeden desteklemek istiyoruz. Özellikle aileden gelen topraklarla, geleneklerle tarım yapan yurttaşlarımızın zorluk yaşadıkları her aşamada yanlarında olmak istiyoruz” diye konuştu.
“Çiftçileri asla mağdur etmediğimiz bir çalışma ortaya koyacağız”
Türkiye’de tarımın yanlış politikalar nedeniyle kötü durumda olduğunu belirten Başkan Tugay, “İzmir’in bir tarım modeli var, belediyenin desteklediği bir tarım modeli var. İzmir Modeli diye bilinen, tarımsal kalkınmaya belediye üzerinden verilen destek var. Bu İzmir’in geleneğidir, Türkiye’ye örnek olmuş bir çalışmadır. Biz o çalışmanın üzerine bir şeyler koyarak daha da geliştireceğiz. Bunun için kararlıyız. Her ne aşamada olursa olsun, çiftçimizin yanında olacağız. Hiçbir zaman yaşadıkları hiçbir zorlukta onları yalnız bırakmayacağız. Belediyeye bu açıdan güvenmenizi, zorluk, sıkıntı yaşadığınız noktada da bizlere başvurmanızı bekliyoruz. Eğer aramızda bu yakınlık, güven oluşursa, bizden beklediklerinizi bizim yaptığımızı göreceksiniz. Sonrasında hep beraber şehrimizi tarım alanında asla aşağı düşürmeyen, çiftçileri asla mağdur etmediğimiz bir çalışma ortaya koyacağız” dedi.
“Bize akıl, vicdan, çalışmak lazım”
Konuşmasında vatan sevgisine değinen Tugay, sözlerini şöyle tamamladı:
“Birbirimize vatanımızı sevmeyi anlatmalıyız. Fedakârlık yapmak gerektiğinde yapmamız lazım. Bu fedakârlık yapma işini, kıt kanaat geçinen çiftçimizden, işçimizden, memurumuzdan beklemiyorum. Bu ülkenin zenginlerinin o fedakârlığı yapmasının zamanı geldi. Hep beraber çalışacağız, vatanımızı da milletimizi de severek, saygı duyarak bu ülkeyi tekrar ayağa kaldıracağız. Bu ülkenin umudu gençler, ‘Türkiye’den umudumuz yok, yurt dışında yaşamak istiyoruz’ diyorlar. Böylesine cennet bir vatanda eğer halk, insanlar, gençler böyle düşünüyorsa birileri bunun sorumlusu olmalı. Bu kadar zengin bir ülkeyi, bu kadar yoksullaştıran insanlar, sorumlu olduklarını fark etmeliler.”
“Ne kadar kıymetli bir iş yapıldığını görüyoruz”
Kınık Belediye Başkanı Sema Bodur, “Büyükşehir Belediyesi daha önce de fidan dağıttı. Bu meyveleri çocuklar şu anda topluyor. Ne kadar kıymetli bir iş yapıldığını görüyoruz. Bu kıymetli çalışmadan dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu. Osmaniye Mahallesi Muhtarı Gülşen Pınar ise, “Yıllardır süre gelen fidan dağıtımına göstermiş olduğunuz ilgiden, üreticiye vermiş olduğunuz destekten dolayı teşekkür ederim” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Tugay, Kınık’ta üreticilere fidan dağıttı “Çiftçimizin yanında olacağız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Belediyesi’nin Yavuztürk Mahallesi’nde hizmete aldığı Kent Lokantası’nın açılışı, TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını, yemek dağıtırken yanıtladı. İmamoğlu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un, “Reddi hakim yaptıkları hakimin, başka bir sebeple Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından başka bir yere tayini, sanki davanın hakimini sürdüler gibi değerlendirmek, abesle iştigaldir. Bu arkadaş, sağa sola sataşacağına, İstanbul’un sorunlarıyla ilgilensin” açıklamalarını soran gazetecilere, “‘İstanbul’un işiyle ilgilensin’ dediği kişi, dünya çerçevesinde saçma sapan bir dava yüzünden siyaset yasağıyla karşı karşıya ve feryat ediyor. O kulaklarını, gözlerini bir kişiye çevirmiş. Başka kimseyi duymuyor. 86 milyon insanı duymayan bir insan, bir yönetici biçimi oluşturdular. Vasatlık. Kötü bir vasatlık. Allah, bunların zulmünden bu memleketi korusun. Bunların gözü aklı, vicdanı, millete çözüm bulmakta değil. Bak Ekrem İmamoğlu, arkadaşlarıyla vatandaşa çare arıyor. Kent lokantası açıyor. Adalete çözüm bulma yerine ya da ‘Bu konu nedir, şunu bir HSK’ya önereyim, bir çağırsınlar kardeşim, şu hakimi bir dinlesinler’ deme yerine, Ekrem İmamoğlu’na laf yetiştiriyorlar. Çünkü başarısızlar. Başarısız oldukları için, vasatlıklarıyla laf üretiyorlar. Ama vasatlık… O kadar net yani. Bu vasatlıktan, bu memleket, inşallah bir an önce kurtulsun” yanıtını verdi.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar Belediyesi tarafından Yavuztürk Mahallesi’nde açılan Kent Lokantası açılışına katıldı. Kent Lokantası açılışı, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle halk buluşmasına dönüştü. Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen açılışta İmamoğlu’na; Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel eşlik etti. Kent Lokantaları’nın, toplumun geçim sıkıntısı çeken tüm katmanlarına hizmet etmek amacıyla kurulduğuna vurgu yapan İmamoğlu, “Bunu Türkiye’nin her yerinde insanlar istiyor ve birçok belediye, hatta sadece CHP’li belediyeler değil, başka belediyeler de farklı isimlerle böyle bir ihtiyacı karşılama yönünde adımlar atılıyor” dedi.
“İNSANLARIMIZA UMUT OLUYORUZ”
“Yoksulluğumuzdan, geçinememe sıkıntısında dolayı çok üzüntülüyüm, ama böyle bir dayanışmacı, yerel yöneticiliği ortaya koyulmasından dolayı mutluyum” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“Hepimizin başına musallat olan bu geçim sıkıntısı, açıkçası ekonominin varmış olduğu veriler, paramızın her zaman ve her daim değerini kaybettiği bir süreç, ekonomiyi bir türlü rayına oturtamamaları, özellikle insanlarımızın cebindeki para değer kaybederken ihtiyaç duydukları bütün temel ihtiyaçlara dair, mal ve hizmetlerin artışının en üst seviyede olması, bugün Türkiye’nin büyük bir sıkıntısı. Başlangıçta -hatırlayın- alay ettikleri bu hizmetin, aslında insanlarımıza iyi geldiğini… Bakın; bu zor günlerde, sadece hükümetin anlayışında belediyeler Türkiye’de yoğunlukta olsaydı, insanlarımızın sabrının bile taşacağının ve farklı tepkiler göstereceğinin altını çizelim. Aslında biz burada, insanlarımıza nefes aldırıyoruz. İnsanlarımıza umut oluyoruz. Umut olduğumuzun da farkındayız.”
“ÜLKENİN İKTİDARININ DEĞİŞMESİNİ İSTİYORUZ VE BİZ İKTİDARA HAZIRIZ”
“Bu, hayatlarını dara sokan ve başlarına musallat olan kötü ekonomi yönetiminin ve özellikle insanlarımızı sıkıntıya sokan bu ortamdan çıkış ümidi olduğunu, biz yerel yönetimde birinci parti olarak iktidar olduğumuz bu dönemde, beklentiyi önümüzdeki ışık dolu süreçte güzel bir mevziye koyarak, insanlarımıza diyoruz ki; ‘Bakın biz sizi hissediyoruz. Biz ihtiyaçlarınızı çözmek için uğraşıyoruz. Biz vatandaşımızı dinliyoruz. Onun için icraatçı hizmetlerimize devam ediyoruz. Kentsel dönüşümle son derece üstün mücadele veriyoruz. Aynı zamanda altyapıdan üstyapıya, metrolardan İstanbul’un atık su arıtmasından katı atık yönetimine kadar her hususa koşuyoruz. Ama daha da önemlisi bugünkü yakıcı sorun olan ekonomiyle mücadelede, vatandaşımızın yanında oluyoruz.’ İşte diyoruz ki; ‘Bugünden yarınları çok iyi hazırlayacak ve vatandaşıyla birlikte düşünen, vatandaşıyla dertlenen bir yönetim anlayışı olarak, biz, artık ülkenin iktidarının değişmesini istiyoruz ve biz iktidara hazırız. Milletimizle birlikte, milletimizi yönetme kabiliyetine sahibiz’ diyoruz. Aslında bu yönüyle bahsettiğim Kent Lokantası adımının, ‘küçük adım’ dedikleri yerde aslında ne kadar büyük bir adım olduğunu, insanlarımızın zihninde ve dilinde görebiliyoruz.”
“KENT LOKANTALARI, BİRİNE YA DA BİRİLERİNE BİR RANT SAĞLAMA YERİ DEĞİLDİR”
“Burada ortaya koyduğumuz iş, sadaka anlamı taşımıyor. Yani biz, ‘Lütufta bulunuyoruz’ demiyoruz. Vatandaşa diyoruz ki; ‘Siz, bizim başımızın tacısınız. Bugün ülkeyi yöneten bu aklın, bu sistemin sizi düşürdüğü durumu görüyoruz. Asaletli vatandaşlarımızın yanında oluyoruz. Ona, kent lokantalarında değerini hissettiriyoruz. Sunduğumuz hizmetin hiçbir partizan tarafı yoktur. Kapıdan içeri giren her yurttaşımız; sorgusuz, sualsiz o hizmetten faydalanır. Çünkü vatandaşımıza ait olan imkanların, yine vatandaşımıza döndürülmesinde adil bir sistem uygulanmaktadır. Burada partizanlığı söküp atan, vatandaşa ait olan her şeyin vatandaşa nasıl döndürüldüğünü, vatandaşa nasıl aktarılabileceğini gösteren çok asil bir yöntemdir. Onun için, kent lokantalarımızda asla partizanlık yoktur. Her vatandaşımız kapıdan içeri eşit girer, eşit çıkar. Bunları, bu iktidarın anlayışında göremezsiniz. O da şu: Bu açtığımız kent lokantaları, bir rant kapısı değildir. Kent lokantaları, birine ya da birilerine bir rant sağlama yeri değildir.”
“KAYYIM ANLAYIŞI, MEMLEKETİN HER İNSANININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA BİR DARBEDİR”
“2024 Kasım ayına kadar, kent lokantalarımızdan girip, bir öğün yemek yiyen vatandaşımızın sayısı, tam 2,5 milyon insana ulaşmak üzere. Açtığımız ve açacağımız kent lokantalarında, bu sürecin acısını hafifletmeye çalışıyoruz. O gün geldiğinde, kent lokantaları işe yaramazsa ne olur? Vallahi öyle zengin bir toplum var olsun, varsın kent lokantaları işe yaramasın. O gün geldiğinde, ona başka bir misyon bulur. Orada başka bir hizmeti açarız. Yakında Esenyurt’ta bir kent lokantamızı açıyoruz. Hazır durumda. Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer Başkanımızın bizden özellikle isteğiydi. Onun için, çok yakın zamanda giderek, Esenyurt’ta, onun adına söz verdiğimiz o kent lokantasını hizmete açıyor olacağım. Buradan Ahmet Özer’in, ilçe belediyemizin, değerli profesör doktor hocamıza kayyım atanmasını buradan da kınıyorum. Tutuklanması hukuka aykırıdır, vicdana aykırıdır. Kayyım anlayışı, memleketin her insanının seçme ve seçilme hakkına bir darbedir. Buna asla müsaade etmeme adına hukuki, kanuni, yasal bütün mücadelemizi sonsuz bir şekilde vereceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.”
“HAKSIZLIĞIN VE HUKUKSUZLUĞUN YAPILDIĞI HER KONUDA…”
“‘Bu bana yapıldı karşı çıkıyorum, bir başkasına yapıldığında susuyorum’ anlayışı da değildir. Haksızlığın ve hukuksuzluğun yapıldığı her konuda, her hakkın savunusunda en ön safta koşmaya, mücadele etmeye, dayanıklı bir Türkiye Cumhuriyeti, adil bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti var olsun diye mücadele etmeye, burada, Üsküdar’da, Yavuz Türk Mahallesi’nde de bütün hemşerilerimizin huzurunda söz veriyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz, kadim milletimiz, bizim insanlarımız, bugünün Türkiye’sinde konuşulan bu sorunların hiçbirisini hak etmiyor. Ama ekonomik ama geçim sıkıntısı ama eğitimdeki sorunlar ama adalet sistemindeki problemler, eşitsizlikler… ‘Ben ne yaparsam yapayım, hak ettiğimi elde edemem, alamam’ düşüncesinin var olduğu bir ülkeyi hak etmiyor. Bu ülkenin en başta gençleri hak etmiyor. Yeni doğan bebekleri hak etmiyor. Çocuklarımız hak etmiyor. Onların, gelecekte paramızın değerini bulduğu, bu cennet vatanın hak ettiği yaşam kalitesinin oluştuğu, insanlarımızın işsizlikle boğuştuğu değil, yaratıcı fikirleriyle dünyanın en önde koşan milleti olduğunun ve tam da cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken eğitimden sanata, sanayiden kültüre, İstanbul’un dönüşümünden her hususta en güçlü şekliyle mücadele edeceğimize ve başarıya kavuşacağımıza inanıyorum.”
DEDETAŞ: “KENT LOKANTALARI AÇILIŞLARINA DEVAM EDECEĞİZ”
Kent lokantalarını “marka proje” olarak niteleyen Dedetaş da “Gönül ister ki, hiç böyle lokantalara ihtiyacımız olmasın. Herkes, insani şartlarda, canı istediği yerde yemeğini yiyebilsin. Bunun için de kalıcı politikalar üretmek zorundayız. Partimizin büyükleri, siyasilerimiz, bizler de görev alan yöneticiler olarak, ekonomik sorunların akökten çözümüne ilişkin politikalar üretmekle yükümlüyüz. Bunların üzerinde çalışıyoruz. Ama yakıcı kent yoksulluğuna karşı, şu anda atmamız gereken önemli bir adımdı bu. Dolayısıyla, bundan sonra da diğer mahallelerimizde de kent lokantaları açılışlarına devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, Dedetaş ve beraberlerindeki heyet, konuşmaların ardından, vatandaşların yoğun ilgisi altında kent lokantasının açılışını gerçekleştirdi.
GAZETECİLER ADALET BAKANI TUNÇ’UN SÖZLERİNİ SORDU
İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yemek dağıtımı sırasında yanıtladı. İmamoğlu, “Sayın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, dün bir açıklama yaptı. ‘Ahmak davası’yla ilgili, ‘Reddi hakim yaptıkları hakimin, başka bir sebeple Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından başka bir yere tayini, sanki davanın hakimini sürdüler gibi değerlendirmek, abesle iştigaldir’ dedi. Ve hemen arkasından, ‘Bu arkadaş, sağa sola sataşacağına, İstanbul’un sorunlarıyla ilgilensin’ diye bir açıklaması oldu. Bununla ilgili verecek bir cevabınız var mı” sorusuna şu yanıtı verdi:
“86 MİLYON İNSANI DUYMAYAN BİR İNSAN, BİR YÖNETİCİ BİÇİMİ OLUŞTURDULAR”
“Aslında cevaba değer bir yorum değil ama bu vasat tarifini, vasatlığını kendisine hatırlatarak cevap vermek istiyorum. Çünkü, düşünebiliyor muşunuz, ‘İstanbul’un işiyle ilgilensin’ dediği kişi, dünya çerçevesinde saçma sapan bir dava yüzünden siyaset yasağıyla karşı karşıya ve feryat ediyor. Yani İstanbul’a görev yapamaması için; gayri hukuki, gayri yasal, dünyada olmayan bir yöntemle sürdürülen bir dava sürecine dair feryadını dile getiriyor. Bunu bile algılayamıyor. Niye biliyor musunuz? Vatandaşı duyma duyuları kapalı bunların. Bakın; burada neye soyunmuş? Hala o davanın savcılığına soyunmuş. Halbuki bir bakan şunu demeli: ‘Bu ne demek istiyor?’ Orada bir hakime, benim avukatlarım, ‘reddi hakim’ demiş olabilir. Bu seni ne ilgilendir, Sonuçta demiş, ama reddedilmiş. Ama sonradan giden hakim, feryat ediyor. Onu duysana. Diyor ki, ‘Beni zorladılar. Ceza vermem konusunda zorladılar.’ Bunu sağır sultan bile duydu, Adalet Bakanı duymadı. Çünkü o kulaklarını, gözlerini bir kişiye çevirmiş. Başka kimseye duymuyor. 86 milyon insanı duymayan bir insan, bir yönetici biçimi oluşturdular.”
MİLLİ EĞİTİM BAKANI YUSUF TEKİN’İ ELEŞTİRDİ: “BUNLARIN GÖZÜ AKLI, VİCDANI, MİLLETE ÇÖZÜM BULMAKTA DEĞİL”
“Bunun adı Adalet Bakanı’dır, Milli Eğitim Bakanı’dır ya da bakanlardır. Mesela; Milli Eğitim Bakanı’ndan ne bekliyoruz biz? İyi bir eğitim sistemi, sorunların çözümü. Vatandaş neye dönüyor? Yok efendim yalana, hurafeye, camilerin kapısı kapanmış da işte başörtülü kadınlara şu yapılmış da bu yapılmış… Vasatlık. Kötü bir vasatlık. Allah, bunların zulmünden bu memleketi korusun. Bunların gözü aklı, vicdanı, millete çözüm bulmakta değil. Bak Ekrem İmamoğlu, arkadaşlarıyla vatandaşa çare arıyor. Kent lokantası açıyor. Sen, adalete çözüm bulma yerine ya da ‘Bu konu nedir, şunu bir HSK’ya önereyim, bir çağırsınlar kardeşim, şu hakimi bir dinlesinler’ deme yerine, Ekrem İmamoğlu’na laf yetiştiriyorlar. Çünkü başarısızlar. Başarısız oldukları için, vasatlıklarıyla laf üretiyorlar. Ama vasatlık… O kadar net yani. Bu vasatlıktan, bu memleket, inşallah bir an önce kurtulsun.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Belediyesi’nin Kent Lokantası İlk Yemeklerini Dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünya Diyabet Günü’nde Buca Belediyesi’nin ödüllü projesi olan “Diyabet Sensörü Destek Programı” kapsamında, ilçede yaşayan 0-18 yaş arası Tip 1 diyabet hastası 72 çocuğa diyabet ölçüm sensörü cihazları düzenlenen törenle dağıtıldı. Buca Belediyesi Yarı Olimpik Yüzme Havuzu Binası Konferans Salonu’nda düzenlenen törene Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya, Buca Belediyesi başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, Tınaztepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Öğretim Üyesi Uzman Dr. İlker Altun, Tınaztepe Hastanesi Diyabet Eğitim Hemşiresi Pelin Serim, dağıtılan diyabet sensör cihazının firma yetkilisi Soner Lavaşkan, hastalar ve hasta yakınları katıldı.
“YILLARDIR GÖRMEZDEN GELİNİYOR”
Törende konuşan Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, belediyeciliğin yalnızca yollar, parklar ve tesisler yapmakla sınırlı olmadığını, insanların kalbine dokunmanın da büyük önem taşıdığını söyledi. Ülkemizde her on bin çocuktan birinin Tip 1 diyabet hastası olduğuna değinen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:
“Bu çocuklarımız, her gün en az 10-15 kez parmaklarını delerek kan şekerlerini ölçmek zorunda kalıyorlar. Bu, hem fiziksel hem de duygusal açıdan çocuklarımız için son derece yorucu bir süreç ve ne yazık ki, minik kalplerinde travmalara neden olabiliyor. Seçim döneminde bir ailemiz yanıma gelerek yaşadıkları sıkıntıları anlatmış, bu sensörün hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığını ancak maliyeti nedeniyle alamadıklarını iletmişti. Geçen hafta Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel de, grup toplantısında diyabet hastası çocuklarımızın sorunlarını dile getirmiş, merkezi iktidar tarafından yıllardır görmezden gelinen bu konuya CHP’li belediyelerin sahip çıkmasını istemişti. Biz, göreve gelir gelmez bu konuda yapabileceklerimizi inceledik ve hızla ilçemizdeki diyabet hastası çocuklarımızı belirledik. Ardından da projemizi hızla yaşama geçirdik ve bugün buradayız.”
8 KARDEŞ BELEDİYESİ DE HAYATA GEÇİRDİ
Projenin 8 kardeş belediyesinde de hayata geçtiğini kaydeden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Çocuklarımızın hayatını az da olsa kolaylaştırabiliyorsak, ailelerimizin az da olsa yüzünü güldürebiliyorsak ne mutlu bizlere… Bu program sayesinde, aldığımız olumlu geri dönüşler de bizlere güç veriyor” diye konuştu.
CİHAZ 7/24 ÖLÇÜM YAPIYOR
Tınaztepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İlker Altun, sensör cihazının 7/24 ölçüm yaptığını ve tedavide büyük bir kolaylık sağladığını söyledi. Tınaztepe Hastanesi Diyabet Eğitim Hemşiresi Pelin Serim ise projenin önemini anlattı. Sensör cihazı firma sorumlusu Soner Lavaşkan da cihazın kullanımına dair hastalara ve hasta yakınlarına detaylı bilgiler verdi.
BAŞKAN GÖRKEM DUMAN’A TEŞEKKÜR
Konuşmaların ardından diyabet hastası çocuk ve gençler sahneye çağırılarak cihazları takdim edildi. Hasta yakını Burcu Toksoy, oğlunun üç yıldır diyabet hastası olduğunu belirterek, “Bu sensör cihazı bize ekmek su kadar gerekli. Cihazı takınca oğlumun günde on on iki kez parmakları delinmeyecek. En önemlisi parmak uçları acımayacak. Biz sosyal medya gibi çeşitli mecralardan cihazla ilgili olarak sesimizi duyurmaya çalıştık. Bizim sesimizi devlet duymadı. Görkem Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz bu imkânı sağladığı için” dedi. Ümit Taşkesen ise kızının diyabet hastası olduğunu ifade ederek, “Gece kalkıp sürekli ölçüm yapıyoruz. Sürekli kan almak zorunda kaldığımızdan parmakları artık kararmaya başladı. İçimiz de acıyor. Bu proje keşke her yerde uygulansa… Buca Belediye Başkanı Görkem Bey’e gerçekten çok teşekkür ederiz” diye konuştu.
“BUCA’DA OTURDUĞUMUZ İÇİN ŞANSLIYIZ”
Çocuğunun 3 yaşından beri diyabetle mücadele ettiğini anlatan Müjgan Ekinci, “Çok zorluk çekiyorduk. Ölçüm yaparken çocuk kendinde eksiklik hissediyordu, kan aldırmak istemiyordu. Gece ölçüm yapmak gerçekten çok zor oluyordu, ağlıyordu. Çok teşekkür ediyoruz belediyemize” şeklinde konuştu. Sosyal güvenlik kapsamında karşılanması gereken sensörlerin yerel yönetimler tarafından karşılanmasının kendilerini mutlu ettiğini söyleyen baba Yusuf Ünlen ise “Biz Buca’da oturduğumuz için şanslıyız, cihazımızı alabildik. Bu uygulamanın yurt geneline yayılıp tüm çocuklara ulaşması daha da mutlu eder bizi” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
5 BİN ADET LOKMA DAĞITILDI
Büyükşehir Belediyesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 86. yıldönümü nedeniyle Kocaelilere lokma tatlısı ikramında bulundu. Sivil Toplum Kuruluşları İle İlişkiler Dairesi Başkanlığınca 10 Kasım Atatürk’ü anma etkinlikleri kapsamında 12 ilçede 5 bin adet lokma dağıtıldı. Öğle namazından sonra İzmit Fevziye Camii, Yenicuma Camii, Gölcük Değirmendere Merkez Camii, Karamürsel Merkez Camii, Körfez Mehmet Akif Ersoy Camii, Başiskele Yeniköy Merkez Camii, Kartepe Atakent Sultan Abdülhamit Han Camii, Derince 60 Evler Yavuz Sultan Camii, Kandıra Şefik Camii, Gebze Çoban Mustafa Paşa Camii, Dilovası Merkez Camii, Darıca Merkez Camii, Çayırova Merkez Camilerinde yapılan dağıtımlarda cami cemaati ve vatandaşlar, Atatürk ve silah arkadaşlarına rahmet okudu. Vatandaşlar, bu anlamlı günde ikram edilen lokmalar için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kocaeli Büyükşehir, Atatürk anısına lokma dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
KOCAELİ KIRMIZI-BEYAZA BÜRÜNECEK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Cumhuriyetin 101. yılı kutlamaları kapsamında şehri kırmızı ve beyaza bürümek için bayrak dağıtımı gerçekleştirdi. Bu kapsamda 80 kişilik ekip 12 ilçede faaliyet gösteren esnafa ve vatandaşlara 25 bin adet Türk bayrağı dağıttı. Ekipler İzmit Cumhuriyet Bulvarı, Fethiye Caddesi, Gebze Kent Meydanıyla ilçe merkezleri başta olmak üzere tüm esnafa Türk Bayrağı dağıtımı gerçekleştirdi. Ekipler İzmit Cumhuriyet Bulvarı ve Gebze Kent Meydanında vatandaşlara da Türk Bayrağı dağıttı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir 12 ilçede 25 bin Türk Bayrağı dağıttı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>