?>
?>
İklim değişikliğinin tüm yönleriyle ele alınması, iklim değişikliği konusunda özel çalışma gruplarının oluşturulması, sorunların ve hedeflerin belirlenmesine katkı sağlanması, çıktıların kamuoyu, hükümet ve STK’larla paylaşılması amacıyla düzenlenen “III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde başladı.
Çalıştayın açılış programına Konya Ticaret Odası ve KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç, Konya Karbon Sertifikasyon ve Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve MÜSİAD Enerji ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Karaca, Tarım ve Orman Bakanlığı Konya Toprak, Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Cihan Uzun, Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mahmut Sami Büker, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri ve üniversite öğrencileri katıldı.
“Sanayi ve İkiz Dönüşümde Konya’nın Öncü Olacağına Gönülden İnanıyorum”
Çalıştayın açılış konuşmalarını yapan KTO Karatay Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Lütfi Can Başaran; “İklim değişikliği ve şehirlerin geleceği konusunda şehrimizin bütün dinamikleri olarak bir araya geldiğimizde büyük bir katma değer sağlayacağımıza inanıyorum. Konya Tarım Fuarında, Tarım ve Orman Bakanlığımızın tüm yetkililerinin olduğu bir toplantıda ifade ettiğim gibi; Konya’daki bütün kurum ve kuruluşlarımızın ülke içinde ve bürokrasiyle olan ilişkilerindeki söylemleri artık iklim değişikliği ve şehirlerin geleceği olmalı. Sanayi ve ikiz dönüşümde Konya’nın hem pilot il hem de öncü olacağına gönülden inanıyor, çalıştayın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.
“Ortaya Konulacak Bilgi ve Öneriler, Gelecek Nesiller İçin Yol Gösterici Olacaktır”
KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Rifat Ortaç; “KTO Karatay Üniversitesi olarak, III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayına bu yıl da ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İklim değişikliği, artık sadece çevresel bir sorun değil; ekonomik, sosyal ve hatta kültürel boyutlarıyla da toplumlarımızı etkileyen küresel bir kriz hâline gelmiştir. Üniversiteler olarak bizlere düşen görev, bu süreci yalnızca akademik çalışmalarla değil; aynı zamanda topluma dokunan, çözüm önerileri sunan ve farkındalık oluşturan etkinliklerle desteklemektir. İnanıyorum ki bugün burada ortaya konulacak bilgi, deneyim ve öneriler sadece Konya için değil, tüm ülkemiz ve gelecek nesiller için yol gösterici olacaktır. Çalıştayın verimli ve başarılı geçmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.
“Çalıştayda, Emisyon Azaltıcı Yedi Alanın Altısı ile İlgili Çalışma Yapacağız”
Konya Karbon Sertifikasyon ve Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve MÜSİAD Enerji ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı İsmail Hakkı Karaca; “İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayının bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyoruz. Çalıştayda, doksandan fazla akademisyen, özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları, oda ve borsa temsilcilerimizle ülkemizin ve küresel olarak Birleşmiş Milletler’in de ortaya koyduğu emisyon azaltıcı yedi alanın altısına dair çalışma yapacağız. Şehrimize katma değer sağlayacak fikir alışverişleri, hata analizleri gibi konuların ele alındığı bir çalıştay olacak. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayımızın sonuçlarının tüm ülkemiz ve dünyamız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerine yer verdi.
“Sadece Bilimsel Çalışmalarla Değil, Aynı Zamanda Tüm Sektörlerin İş Birliği ile Çözümler Üretmeliyiz”
Tarım ve Orman Bakanlığı Konya Toprak, Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Cihan Uzun; “Enstitü olarak bizler, çölleşme ile mücadele, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir toprak yönetimi alanlarında yürüttüğümüz bilimsel çalışmalarla bu sürece katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Sadece bilimsel çalışmalarla değil, aynı zamanda tüm sektörlerin iş birliği ile çözümler üretmeliyiz. Çalıştayın hem yerel hem ulusal düzeyde uygulanabilir politikaların belirlenmesi açısından önemli çıktılar sunacağına, kamu ve özel sektörün ortak akıl çerçevesinde yol haritaları oluşturmasına vesile olacağına inanıyorum” dedi.
“İklim Değişikliği Çok Yönlü Bir Meseledir”
Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Mahmut Sami Büker; “İklim değişikliği, yalnızca bir çevre sorunu değil; sosyal, ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla da ele alınması gereken çok yönlü bir meseledir. Bu nedenle düzenlediğimiz çalıştayda, akademik paydaşların yanı sıra kamu kurumlarının, özel sektör temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının da etkin katılımı son derece kıymetlidir. Çalıştay süresince yürütülecek olan çalışma gruplarında, bilimsel verilerle saha deneyimini bir araya getirerek uygulanabilir, sürdürülebilir ve etkili çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. Bugün burada ortaya konulacak fikirlerin, geleceği de şekillendirecek stratejilere dönüşeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
İki gün süren çalıştayda; sanayide dönüşüm, enerjide dönüşüm, şehirlerde ve binalarda dönüşüm, ulaşımda dönüşüm, çevre yönetimi ve eğitimde dönüşüm, tarım, gıda ve sağlıkta dönüşüm masalarında bir araya gelen uzmanlar, iklim değişikliğinin etkisi, sorunların tespiti ve çözüm önerileriyle Konya’nın karbon nötr şehre dönüşmesi konularını değerlendirecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“III. İklim Değişikliği ve Şehirlerin Geleceği” Çalıştayı, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çevre dostu projelere imza atan Buca Belediyesi, okullardaki iklim değişikliği ve sıfır atık eğitimlerine devam ediyor. Eğitimler sonrasında “Her Güne Bir Atık” kampanyası çerçevesinde, öğrencilerin evlerinden getirdiği atık malzemeler toplanıyor. Böylece gelecek nesillerde çevre bilinci oluşturulurken ülke ekonomisine de katkı sağlanıyor. Son olarak Buca Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Buca Belediyesi çevre mühendisleri tarafından gençlere aydınlatıcı bilgiler verildi..
“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ”
Çevresel sürdürülebilirliğin bulunduğumuz çağda çok önemli bir kavram olduğunu ifade eden Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Geleceğimizi korumak, doğaya ve yaşama sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğu. İklim krizi ve çevre kirliliği, artık görmezden gelemeyeceğimiz küresel sorunlar haline geldi. Biz de Buca Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapıyor, çocuklarımızı ve gençlerimizi bilinçlendirerek farkındalık yaratıyoruz. Bugün attığımız her adım, yarın nasıl bir dünyada yaşayacağımızı belirleyecek. Bizler doğaya ne verirsek, doğa da bize onu geri verecek. Buca’da çevre dostu projelerimizle sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üniversitelerin insan kaynağının bir ayağını idari çalışanların oluşturduğunu ifade eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Hizmet ve iş akış süreçlerinde idari çalışanlarımız önemli görev üstleniyorlar. Belki diğer paydaşlarımız kadar görünür değiller ama yürüttükleri çalışmalarla üniversitemizin odağında yer alıyorlar. Memurundan şefine, yardımcı hizmet personelinden daire başkanına kadar her bir çalışanımızın emek ve gayretleri neticesinde önemli başarılara imza attık. Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, sağlık temalı, milli yenilik ödüllü öncü araştırma üniversitemizin tarihi başarılarını sürdürülebilir kılmak için el birliği ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diye konuştu.
Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Görevde bulunduğumuz süre zarfında üniversitemizde bürokratik işlemlerin azaldığı, hizmetlerin ve çözümlerin hızlandığı, verimin ve tasarrufların arttığı, sonuç odaklı ve insan merkezli bir yönetim sistemini uygulamaya geçirdik. Bu sistemimizin en önemli ayağını idari çalışlarımız oluşturuyor. İdari insan kaynağı gücümüzün, liyakat esaslı, etkin ve verimli değerlendirilmesini sağlamak amacıyla bir yandan kurum içi eğitimler veriyor bir yandan da mevzuat kapsamında sınavlar düzenliyoruz. Bu sınavlar bir yandan idari yapımızı daha nitelikli bir konuma kavuştururken diğer yandan da üniversitemizin eğitim öğretim, araştırma geliştirme, topluma katkı misyonuna yönelik verdiği hizmetleri daha nitelikli hale getiriyor. Kısa süre öncü üniversitemiz bünyesinde görev yapan idari personele yönelik ‘Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği’ sınavı yaptık. Bu sınavla çalışanlarımızın potansiyelini değerlendirdik. Çalışanlarımızın memnuniyetini, aidiyet ve performans düzeylerini çok önemsiyoruz. Görevde yükselme sınavında başarılı olarak yeni kadro ve unvanlarına atanacak çalışanlarımıza başarılar diliyorum. Tam akredite öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemizin başarılarında emek ve gayretleri ile katkı veren tüm idari çalışanlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı, yazılı ve mülakat olarak iki aşamalı şekilde yapıldı. Gerçekleştirilen yazılı sınavda başarılı olan adaylara yönelik yönetmelik hükümleri, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak sözlü sınav gerçekleştirildi. Sözlü sınavda başarılı olan adayların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda atamaları gerçekleştirilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesinde “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği” sınav süreçleri tamamlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya’da gerçekleştirilen Erasmus+ Projesi: “Zero Food Waste Volunteers With Art”ın (Sanat ile Sıfır Atık Gıda Gönüllüleri) ilk toplantısında, bu iki önemli çevre sorununa karşı farkındalık yaratma ve çeşitli beceriler kazandırma amacı ön planda tutuldu.
Proje kapsamında, çevre bilinciyle küresel ısınmaya karşı mücadele konularında çeşitli etkinlikler gerçekleştirilmesi ve çocuklar için şarkılar bestelenip, animasyonlar hazırlanarak, çevre bilincini arttıran öğrenme modülleri oluşturulması planlanıyor. Bu modüllerde, çevre bilinci oluşturma, küresel ısınma ile mücadele ve gıda israfını önlemeye yönelik bilgiler yer alacak.
Projenin bir diğer önemli amacı sıfır gıda israfında ise öğrenci-ebeveyn grup etkinlikleri düzenlenecek ve öğrencilere “Sıfır Gıda İsrafı Gönüllüsü” unvanı verilecek. Bu etkinlikler, öğrencilere gıda ve ekmek israfı konusunda farkındalık kazandırmayı amaçlıyor.
Proje, Konya Meram Osman Gazi Ortaokulu’nun yanı sıra Estonya, Romanya, Polonya, Slovenya, Avusturya ve İtalya gibi ülkelerden gelen ortaklarla gerçekleştiriliyor.
ÖĞRENCİLER ÇEVRE SORUNLARI VE GIDA İSRAFI KONUSUNDA BİLİNÇLENDİRİLECEK
Proje, çevre sorunları ve gıda israfı konusunda öğrencilere ve gençlere daha duyarlı bireyler olma fırsatı sunacak. Öğrenciler, müzik gibi evrensel bir dil aracılığıyla bu önemli sorunları daha iyi anlayacak ve çözüm önerileri geliştirecek. Ayrıca, proje çıktıları ve eğitim materyalleri sayesinde, öğrencilere çevreye duyarlı ve gıda israfını önlemeye yönelik beceriler kazandırılması hedefleniyor.
Proje sonunda, katılımcılar “Sıfır Gıda İsrafı Gönüllüsü” rozetlerini alarak ve gıda israfına karşı etkin bir şekilde mücadele etmeyi sürdürecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Küresel İklim Değişikliği ve Gıda İsrafının Önlenmesine Konya Büyükşehir’den Destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyükşehir Taş Bina’da gerçekleşen ziyarette Bakan Kurum, Konya’nın Türkiye’nin sürdürülebilir şehircilik hedeflerine önemli katkı sağladığını belirtti. Ev sahipliği için Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür eden Bakan Kurum, çalışmalarında kolaylıklar diledi.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da hem ziyaretleri hem de Konya’nın projelerine destekleri dolayısıyla Bakan Kurum’a teşekkür etti.
Bakan Kurum, Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Dijital Tanıtım Merkezi’ni de inceleyerek Başkan Altay’dan merkez hakkında bilgi aldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum Başkan Altay’ı Ziyaret Etti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İklim değişikliğinin etkilerini en aza indirgemek amacıyla çalışmalar gerçekleştiren Buca Belediyesi, “V4Climate Değişikliği ile Mücadele Edecek” projesi kapsamında 12 – 14 yaş arası çocuklarla farkındalık artırıcı bir etkinlik gerçekleştirdi. Sürdürülebilirlik ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, iklim değişikliği ile nasıl mücadele edileceğine dair bilgiler verildi. Eğitimlerin sonunda ise atölye çalışması yapıldı. Çocuklar, Buca’daki bazı semtlerin iklim değişikliği sonrasında nasıl görüneceğini sanal gerçeklik (VR) gözlükleriyle deneyimleme şansı buldu. Öte yandan, evlerinden getirdikleri evsel atıkları, atık kutularına ayrıştırıp atan çocuklar, geri dönüşüme de katkı sağladı.
“ÇEVRE DOSTU BİR GELECEK İÇİN ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Çocuklarımız, geleceğimizin teminatı. Onlara sürdürülebilir bir dünya bırakmak için bugünden harekete geçmek zorundayız. İklim değişikliğiyle mücadele, yalnızca bilim insanlarının değil, hepimizin sorumluluğu. Bu etkinlikte çocuklarımızın hem öğrenip hem de deneyimleyerek farkındalık kazanmaları bizler için büyük bir umut kaynağı. Buca Belediyesi olarak, çevre dostu bir gelecek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ve Yaşayan İnsan Hazineleri Ödül Töreni’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, yönetmelik değişikliği sonrasında maden sektöründe oluşan kaygıları dile getiren bir yazıyı sundu.
EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği yazıda hammaddesini madenden temin eden sektörlerle Türk ekonomisine yıllık 60 milyar doların üzerinde katma değer sağladıklarını, yıllık 6 milyar doların üzerinde ihracat yaptıklarını ve istihdam sağladıklarını, 24 Eylül 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Kanunu’nun 16’ncı Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklik sonrasında maden sektöründe ruhsat güvencesinin ortadan kalkacağına vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a; “Günümüzde bir maden işletmesini faaliyete almak için; 8 Bakanlık, 7 Yasa, 87 Yönetmelik, 8 Tüzük, 16 Uluslararası sözleşme gereğince 24 değişik kurum ve kuruluştan izin almak zorundayız” diye seslenen Alimoğlu şöyle devam etti: “Bu izinlerden bir tanesi de orman alanları olup, izin süreçleri kimi zaman 1-2 yıl sürmekte iken 24.09.2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Kanununun 16’ıncı Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelikle; uluslararası normlara uygun sürdürülebilir hedeflere ulaşılamayacağı, ruhsat güvencesinin ortadan kalkacağı, sektörün yok olma noktasına gelebileceğinden büyük endişe duymaktayız. Anılan yönetmelik ile hammaddesini madenden temin eden demir-çelik, cam, çimento, seramik sanayileri zor duruma düşecek, tarım, inşaat ve sağlık gibi pek çok sektöre, mermer fabrikalarına ve maden-mermer makine üreticilerine doğrudan olumsuz yansıması olacaktır. Tüm bu sektörlerde ithalatın artmasından da endişe duymaktayız. Sektörümüzün önünü açan, madencilik ve bağlı sanayi sektörlerinde ihracatın artırılmasını hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2025-2027 Yılı Orta Vadeli Programı paralelinde, adı geçen Yönetmelikte gerekli düzenlemelerin yapılması hususunu tensip ve talimatlarınıza arz ederiz.”
Türkiye’nin 2023 yılı sonunda 1 trilyon 118 milyar dolar olan Gayri Safi Milli Hasılasını 2028 yılı sonunda 1,5 trilyon dolara çıkarmayı hedeflediğinin altını çizen Alimoğlu, “Bu hedeflere ulaşmak için Türk Madencilik Sektörü olarak “Hayatımız Maden” mottosuyla var gücümüzle üretmeye, ihracat yapmaya ve istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Maden sektörü 2028 yılında Türk ekonomisine 100 milyar dolarlık katkı sağlayacak potansiyele sahip. Maden sektörü olarak bu gücü elimizden almayın” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EMİB Başkanı İbrahim Alimoğlu’ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; “Orman Kanunu Yönetmeliğindeki değişikliği iptal edin” çağrısı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nda (COP29) yer alan Türkiye pavilyonunda Yeşilay,T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ileyan etkinlik düzenledi. “Yasadışı Uyuşturucu Endüstrisinin Çevresel ve Sosyal Etkileri: Ormandan Topluma Uzanan Kırılganlıklar” başlıklı etkinliğe, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı temsilcisi, Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan, Azerbaycan Kadın Kalkınma, Gelecek Kamu Birliği Başkanı Gulshan Akhundova, Afrika Tütün Kontrol Birliği Genel Sekreteri Leonce Sessou katıldı. Etkinlikte Yeşilay Başkan Yardımcısı Ceylan, bağımlılıkların çevreye olan olumsuz etkilerini anlattı.
“Yeşilay Bağımlılıklarla Mücadelede Üstün Bir Tecrübe Birikimine Sahip”
COP29 kapsamında,“Türk İklim Girişimi Forumu: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Sivil Devlet Kurumları Birliği” başlıklı toplantıya katılan Yeşilay Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan, 1920’de kurulan Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin çalıştığı alanda üstün bir tecrübe birikimine sahip olduğunu söyledi.
Ceylan konuşmasında, “Türkiye Yeşilay Cemiyeti, 1920’de millîbir mücadele verilirken kurulmuş 104 yıllık bir cemiyet.Bu yüzden de çalıştığı bağımlılıklarla mücadele alanında üstün bir tecrübe birikimine sahip. Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği ve kabul ettiği beş bağımlılık türü var. Kimyasal bağımlılıklar; tütün, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılıkları. Davranışsal bağımlılıklarise, günümüzde çok artmış olan internet, teknolojiyle ilişkili bağımlılıklar ve kumar bağımlılığı. Türkiye Yeşilay Cemiyeti eğitim programlarından devletler arası savunuculuğa, rehabilitasyon çalışmalarından danışmanlık hizmetlerine kadar birçok alanda hizmet veriyor.” Dedi.
Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Sümeyye Ceylan, günümüzde iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlarla bağımlılık endüstrisi arasında dikkat çeken bir bağlantı olduğunun altını çizdi: “Biliyorsunuz iklimle ilgili sorunlarda başı çeken kurumların birçoğunun, aynı zamanda bağımlılık endüstrisiyle bağlantıları var. Örneğin tütün endüstrisinde tütün üretimi için çok büyük ormansızlaştırma yapılıyor. Alkol endüstrisi de aynı şekilde zararlar veriyor, buna bağlı dünyada ciddi bir su sıkıntısı var. Ama alkol endüstrisinin çalışma yaptığı, fabrikaların olduğu ülkelerde bizim temel hayat ihtiyacımız olan suyunisraf edilir şekilde kullanıldığı bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda çocuklarla, gençlerle, ebeveynlerle, devletle, sivil toplumla yapılan bağımlılıklarla ilgili önleme çalışmaları çok büyük öneme sahip. Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 97 ülkede ülke Yeşilaylarımız bulunuyor. Birleşmiş Milletler’de birçok alt topluluğa, komisyona üyeyiz ve uzun yıllardır geliştirdiğimiz tecrübelerimiz bulunuyor.”
Yeşilay’ın hayata geçirdiği tüm uygulama ve hizmetleri başta Azerbaycan olmak üzere Türk Cumhuriyetlerine aktarmaya hazır olduğunu belirten Ceylan, Yeşilay’ın bağımlılıklarla mücadele çalışmalarını şu sözlerle özetledi: “Uzun yıllardır Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı’nı yürütüyoruz. Bu,dünyada eşi benzeri olmayan bir program. Birçok bakanlıkla kurduğumuz iş birlikleriyle her yıl 10 milyonun üzerinde çocuk ve gence, 3 milyonun üzerinde yetişkine bağımlılık önleme çalışmaları yapıyoruz. Bunları diğer kardeş Türk ülkelerimize de aktarmaya gönüllüyüz. Her türlü iş birliğine açığız.”
Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nda Yeşilay Uluslararası İşbirlikleri Müdürü Sedef Erçetin deiki sunum yaptı. Erçetin, “Dirençli Toplumlar İnşa Etmek: Bağımlılıktan Kurtulma ve İklim Eyleminin Sürdürülebilir Sağlık İçin Kesişimi”ile “Zihinsel Sağlık ve Çevresel Sürdürülebilirliği Entegre Etmek: İklim KaynaklıStres ve Bağımlılıkla Mücadelede STK’ların Rolü” başlıklı toplantılarda Yeşilay’ın çalışmalarını kapsamlı bir biçimde katılımcılarla paylaştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
YEŞİLAY, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı’nda (COP29) Etkinlik Düzenledi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyükşehir Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda konuşan Konya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Aynur Türkoğlu, iklim değişikliğinin çevreye verdiği zararları engellemek ve mevcut konumu koruyabilmek adına yapılabilecekleri konuşmak için bir araya geldiklerini söyledi.
AMACIMIZ ÇEVREYE DUYARLI NESİLLER YETİŞTİRMEK
Konya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkan Vekili Meryem Ceylan da Konya Büyükşehir Belediyesi olarak yürüttükleri İklim Değişikliği ve Sıfır Atık çalışmalar kapsamında Sıfır Atık eğitimlerine önem verdiklerini ifade etti.
İLÇE KOORDİNATÖRLERİ İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILDI
Daha sonra istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda; Sıfır Atık ve iklim değişikliğiyle ilgili yapılan çalışmaların sunumu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında yapılacak çalışmaların duyurulması gibi konular ele alındı. Ayrıca lise öğrencilerinin Radyo İklim kapsamında hazırladığı podcast dinletisi ve koro gösterisi ilgiyle takip edildi.
SIFIR ATIK ÇALIŞTAYI YAPILDI
İstişare toplantısının ardından 7. sınıfları kapsayan Sıfır Atık Çalıştayı gerçekleştirildi. Gruplara ayrılan öğrenciler; İsrafın Önlenmesi, Doğal Kaynakların Verimli Kullanılması, Atık Miktarının Azaltımı, Atıkların Kaynağında Ayrıştırılması, Atıkların Geri Kazanımı/Geri Dönüşüm ve Atıksız Yaşam Önerileri konu başlıklarında beyin fırtınası yaptı.
PROJEDE ÇEVREYE DUYARLI ÖĞRENCİLER YETİŞMESİ İÇİN PEK ÇOK ETKİNLİK DÜZENLENİYOR
“İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Eğitimi Projesi” Konya Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle 31 ilçedeki ilkokul, ortaokul ve liseler olmak üzere 1.642 okulda yürütülüyor.
İklim değişikliği ve sıfır atık konularında çevreye duyarlı, doğal varlıkları koruyan, bilinçli nesiller yetiştirilmesi amacıyla yürütülen proje kapsamında 2024-2025 eğitim-öğretim yılında; çevre, iklim değişikliği ve Sıfır Atık konulu eğitimlerin yanı sıra teknik geziler, yarışmalar, münazaralar ve çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Eğitimi Projesi” Kapsamında İklim Timi Sıfır Atık Çalıştayı Düzenlendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İklim değişikliğinin hayvanların üzerindeki etkilere dair önemli bilgiler paylaşan Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hayvan popülasyonlarında, iklim değişikliğine yanıt hem fenotipik esnekliği hem de genetik değişimi (evrim) hem de mevsime bağlı bazı faktörleri içermektedir. Gerçek genetik değişim gösteren hayvanlar arasında, sivrisinek, sincap, kırlangıç ve drosophila (küçük bir sinek) gösterilmektedir.” dedi.
Çevre, beslenme ve mevsimsel değişikliklerin dişilerde östrus (dişi hayvanlarda kızgınlık) aktivitesini, östrus süresini; erkeklerde ise sperm üretimini değiştirerek doğurganlık üzerine etki ettiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Gebe kalma oranları sıcak ve soğuk stresi altında azalır.”dedi.
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, iklim değişikliğinin hayvanların üzerindeki etkilere dair önemli bilgiler paylaştı.
İklim değişiklikleri üremeyi olumsuz etkileyebiliyor
İklim değişikliğinin hayvanların doğum oranları üzerindeki genel etkilerine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, hayvan ortamının sıcaklık, nem, radyasyon ve rüzgâr gibi iklimsel faktörlerden etkilendiğini, iklimdeki uç noktaların hayvan ile çevresi arasındaki enerji transferini değiştirerek üremeyi olumsuz etkileyebildiğini dile getirerek, “Gün uzunluğuna adaptasyon (fotoperiyodizm) değişir. Bunun anlamı; davranışı, fizyolojiyi, gelişimi veya üremeyi düzenlemek için gün veya gece uzunluğunu değerlendirme yeteneğinin değişmesidir.” dedi.
İklim değişikliği hangi hayvan türlerini daha fazla etkiliyor?
Fotoperiyodik yanıtın değişmesiyle böcek, amfibi, kuş ve memeli türlerinin etkilendiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “İklimdeki enlemsel eğim, yaz sıcağından çok kış soğuğundan kaynaklanır. Sonuç olarak, yakın zamanda gerçekleşen hızlı iklim değişikliğine başarılı bir şekilde uyum sağlamanın, termal tolerans gelişmesinden önce genetik olarak değişimin başlaması beklenmektedir.” diye konuştu.
İklim değişikliği hayvanların doğum oranlarını nasıl etkiliyor?
Doğru fizyolojik, gelişimsel veya üreme koşullarında doğru zamanda ve yerde olmanın mevsimsel değişimlerde yaşamı sürdürmenin temel bir bileşeni olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Deniz, tatlı su ve karasal yaşam alanlarındaki çok çeşitli omurgalılar ve omurgasızlar, yaşam öykülerindeki önemli olayların mevsimsel geçişlerini tahmin etmek ve bunlara hazırlanmak için fotoperiyodizmi kullanırlar. Belirli bir fotoperiyodik yanıt, gelişme, göç etme, üreme veya uykuda kalma için en uygun mevsimsel zaman için evrimsel zaman boyunca doğru seçilime dayanmaktadır.” şeklinde konuştu.
Fenotipik esneklik…
İklim değişikliğine karşı başlangıçta, hayvanların bireysel olarak geliştirdikleri belirli tepkileriyle başa çıktıklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, şöyle devam etti:
“Buna fenotipik esneklik adı verilmektedir. Bir popülasyondaki her bir bireyin önceden belirlenmiş bir fenotipik rezervleri vardır; bazı bireyler büyük çevresel değişikliklere uyum sağlayabilir; diğer bireyler yalnızca dar bir çevresel değişiklik aralığına tahammül edebilir. İklim değişikliği devam ettikçe, gelişme, üreme, göç ve uykuda kalma zamanlaması için değişen koşullar bireysel esnekliğin sınırlarını aşarak, popülasyonlarda genetik değişim için seçilim meydana getirecektir.”
Sonuç olarak, hayvan popülasyonlarının varlığını sürdürme yeteneğinin, popülasyonlar içindeki genetik çeşitliliğin kaynakların, mutasyon ve göçle oluşan ek çeşitliliğe bağlı olacağını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hayvan popülasyonlarında, iklim değişikliğine yanıt hem fenotipik esnekliği hem de genetik değişimi (evrim) hem de mevsime bağlı bazı faktörleri de içermektedir. Gerçek genetik değişim gösteren hayvanlar arasında, sivrisinek, sincap, kırlangıç ve drosophila (küçük bir sinek) gösterilmektedir.” dedi.
İklim değişikliği hayvanların üreme yeteneklerini nasıl etkiliyor?
Çevre, beslenme ve mevsimsel değişikliklerin dişilerde östrus (dişi hayvanlarda kızgınlık) aktivitesini, östrus süresini; erkeklerde ise sperm üretimini değiştirerek doğurganlık üzerine etki ettiğini anlatan Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Gebe kalma oranları sıcak ve soğuk stresi altında azalır. İklim değişikliğine uyum açısından, üreme zamanlamasındaki esneklik, birçok ötücü kuşta nispeten yüksek görünmektedir çünkü farklı yıllarda bazı bireyler yerel hava koşullarına yanıt olarak üreme tarihlerini neredeyse bir ay değiştirebilirler.” diye konuştu.
Sıcak hava ve aşırı hava olaylarındaki artış evcil hayvan obezitesini daha da kötüleştirebilir
İklim değişikliğinin hayvanların davranışlarını da etkilediğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Çoğu hayvan türü ilkbahar sıcaklıkları arttığında üremeye başlasa da tüm bu davranışları etkilenmesi; yağış, yiyeceğe erişim, üreme yoğunluğu ve fotoperiyot ve hormonlar gibi çeşitli faktörlerin etkisi altındadır. Gün uzunluğundaki küçük değişikliklerin üremeyi başlattığı ve çöl iklimine sahip bölgelerde yaşayan hayvanlarda ise çevre koşullarına bağlı olarak daha esneklik görülmektedir. Bir başka zarar da insanların hayvan bakım davranışlarını değiştirerek değişen iklime tepki vermelerinden kaynaklanabilir. Sıcak hava ve aşırı hava olaylarındaki artış, refakatçi köpekler için egzersiz fırsatlarının azalmasına yol açabilir, bu da evcil hayvan obezitesini daha da kötüleştirebilir.” şeklinde konuştu.
İklimdeki aşırı sıcaklık değişimlerinin; hayvan ile çevresi arasındaki enerji transferini değiştirerek sıcak veya soğuk stresine neden olduğuna da dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Hayvanların her türlü davranışı etkilenmektedir.” dedi.
Ekosistemler hayvanlar aracılığı ile nasıl sürdürülüyor?
Gezegenimizdeki iklim krizinden etkilenen tek türün insanlar olmadığını, dünyanın yaban hayatı, hayvanların yaşam alanları ve onların parçası olduğu ekosistemlerin de değişimle karşı karşıya kaldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Bol bitki ve ağaçların bulunduğu sağlıklı ekosistemler, atmosferdeki karbonu emer ve depolar. Dolayısıyla doğayı korumak veya restore etmek, iklim değişikliğini durdurma yarışında güçlü bir araçtır. Sağlıklı ekosistemler aynı zamanda suyu filtreler, sellere karşı tampon görevi görür, afetlerin etkisini azaltır, toprak sağlığını iyileştirir ve zengin biyolojik çeşitliliği destekler. Neredeyse tüm hayvanlar, biyolojik çeşitliliğin güvence altına alınmasında ve yaşam alanlarının korunmasında hayati roller oynarlar.” ifadesinde bulundu.
Dünya çapında serbest dolaşan kedi popülasyonu tahminleri 480 milyon
Evcil hayvanların toplumda ve dünya ekonomisinde önemli bir rol oynadığını da işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “Evcil hayvanlara ilişkin küresel tahminler bilinmemekle birlikte, 2018 yılında dünya çapında 373 milyondan fazla kedi ve 471 milyon köpeğin evcil hayvan olarak beslendiği tahmin edilmektedir. Dünya çapında serbest dolaşan evcil köpeklerin sayısı tahminen 700 milyon ila 1 milyar arasındadır ve dünya çapında serbest dolaşan kedi popülasyonu tahminleri 480 milyonun üzerindedir.” diye konuştu.
Bulaşıcı hastalıkların artmasına da yol açtı
İklim değişikliğinin küresel etkilerinden birinin de vektör kaynaklı türlerin ve zoonotik hastalıklar da dahil olmak üzere bulaşıcı hastalıkların yayılmasının artması olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Burcu Çevreli, “İklim değişikliği, vektör kaynaklı türlerinin coğrafi aralığının genişlemesine veya değişmesine izin vererek, daha fazla hayvan ve insan popülasyonunu hastalıklara ve bilinmeyen yeni ortaya çıkan zoonozlara maruz bırakmıştır. Benzer şekilde, iklim değişikliği ekosistemlerin taşıma kapasitesini etkileyerek konakçı veya vektör türlerin popülasyon yoğunluğunu değiştirebilir. Artan sıcak havanın kenelerin ve Lyme hastalığı gibi kene kaynaklı hastalıkların yaygınlığını artırdığı tespit edilmiştir. Kalp kurdu enfeksiyonlarının da iklim ve hava koşullarına göre değiştiği tespit edilmiştir.” şeklinde sözlerine ekledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İklim değişikliği hayvanların yaşamını ve ekosistemleri tehdit ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>