?>
?>
Bipolar bozukluğun neredeyse yüzde 75 oranında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuyla ilişkilendirildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Ayırt edici faktörlerden biri, duygu durumundaki değişkenliklerdir.” dedi. Bipolar bozuklukta belirtilerin genellikle dönemsel olarak ortaya çıktığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Anne ve babalar genellikle çocuklarının alışılmadık davranışlarını ve özelliklerini tanır. Bir ergen, daha önce hiç yapmadığı bir şekilde cinsel aktivitelerde artış veya bu konulara aşırı ilgi göstermeye başlarsa, bu durumu normal ergenlik döneminden ayırmak ve bir duygu durum bozukluğu, belki de bipolar bozukluk olup olmadığını değerlendirmek önemlidir.” uyarısında bulundu.
Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, çocuk ve ergenlerde bipolar bozukluk hakkında bilgi verdi.
Aileler manik dönem belirtilerine dikkat etmeli…
Çocuk ve ergenlerde bipolar bozukluğu konusunun kafa karıştırıcı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Bipolar bozukluk, duygu durum bozukluğu olan, manik ataklar ve depresif ataklarla seyreden iki uçlu bir duygu durum bozukluğudur.” dedi.
Manik ve depresif dönemler arasında gidip geldiği için ‘iki uçlu’ olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Manik atak, en az bir hafta süreyle bazı belirtilerin görüldüğü bir duygu durum bozukluğudur. Aslında bipolar bozukluğun en sık tanındığı, ailelerin çocuklar ve ergenler için başvurduğu ve bizim de bipolar bozukluğunu yakaladığımız bir dönemdir.” şeklinde konuştu.
Normalin dışında coşkunluk ve iyilik hali tanı için önemli bir kriter…
Manik atağın belirtilerine değinen Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şunları söyledi:
“Bu bir duygu durum bozukluğu olduğu için duygu durumunda bir yükselme olması gerekir. Kişinin kendisinde hissettiği aşırı bir iyilik hali, öfari dediğimiz aşırı bir coşkunluk, normalin dışında, kişinin kendisini daha önce hissetmediği bir şekilde çok daha iyi hissetmesi, önemli belirtilerdir. Bu olmazsa olmaz kuralımız aslında manik atak tanısı için. Tabii ki, buna eşlik eden başka belirtiler de var.
Motor bir artış, bizim ajitasyon dediğimiz aşırı bir hareketlilik, dikkatte aşırı bozulma, bir takım faaliyetlerde artış, ilginin çeşitli alanlara kayması ancak herhangi bir alana dikkatin yoğunlaştırılamaması yani işlevsel olmayan bir uğraş, uykuda bozulmalar, daha az uyuma ve yorgunluk, cinsel faaliyetlerde artış gibi belirli özellikler de manik atak dönemine işaret eder.”
Kronik depresyonla seyreden ve hafif mani dönemlerinin olduğu bir seyir izleyebilir
Bipolar bozukluğun depresif döneminden de bahseden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Depresif dönemde çökkün bir duygu durumu, uykuda bozulmalar, daha fazla uyuma isteği, iştahsızlık, keyif alamama, hiçbir şey yapmak istememe, aşırı ilgisizlik gibi belirtiler görülür. Bu dönemde ergenler de başvurabilir çünkü bipolar bozukluğun ergenlik döneminde depresif dönemlerle giden, kronik depresyonla seyreden ve tam manik dönemlerin olmadığı, hatta hipomani dediğimiz hafif mani dönemlerinin olduğu bir seyir gösterebileceği unutulmamalı.” uyarısını yaptı.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi görünebilir!
Bazen, karışık görünümler de ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Yetişkinlerde manik ataklar en az bir hafta sürecek şekilde devam eder, gün içinde tam bir günü kaplayacak ve yoğun bir şiddete sahip olacak şekilde tanımlanır. Ancak çocuklarda durum farklı olabilir; gün içinde duygu durumu sık sık değişebilir ve özellikle irritabilite gibi bazı semptomlar öne çıkabilir.” dedi.
Hiperaktivite de eşlik ettiğinde, bu durumun dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi görünebileceğine veya karşıt olma karşıt gelme bozukluğu gibi algılanabileceğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, şöyle devam etti:
“Bipolar bozukluk, neredeyse yüzde 75 oranında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuyla ilişkilendirilir. Bipolar bozuklukta da dikkat dağılımı ve konsantrasyon sorunları yaşanabilir. Ayırt edici faktörlerden biri, duygu durumundaki değişkenliklerdir. Örneğin, coşkulu duygusal durumlar manik dönemde ortaya çıkabilirken, depresif duygusal durumlar depresif dönemde görülebilir. Bu dönemsellik, ayırt edici bir kural olabilir.”
Belirtileri ergenlik dönemi davranışlarından ayırmak önemli…
Bipolar bozuklukta belirtilerin genellikle dönemsel olarak ortaya çıktığını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Anne ve babalar genellikle çocuklarının alışılmadık davranışlarını ve özelliklerini tanır. Ancak, bir ergen örneğin, daha önce hiç yapmadığı bir şekilde cinsel aktivitelerde artış göstermeye başlarsa veya bu konulara aşırı ilgi göstermeye başlarsa, bu durumu normal ergenlik döneminden ayırmak ve bir duygu durum bozukluğu, belki de bipolar bozukluk olup olmadığını değerlendirmek önemlidir. Diğer semptomlar da göz önünde bulundurularak bu değerlendirme yapılmalıdır.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, “Eğer semptomlar çok şiddetliyse, hatta başkalarına zarar verebilecek düzeydeyse veya işlevsellikte büyük bozulmalar olursa, bu durumda bir yatışma gerekebilir. Bu nedenle bipolar bozukluk, ciddiye alınması gereken ve doğru bilgiyle ele alınması gereken bir durumdur. Aileler, bu tür bir tanı konulmuş çocukları veya ergenleri varsa, onları dikkatlice gözlemlemeli ve herhangi bir değişiklik veya belirtilerde hemen bir uzmana başvurmalıdır. Bu durumda tedavi genellikle ilaçlarla yapılır. Bipolar bozukluğun tedavisi genellikle ilaçlarla sağlanır ve bu nedenle doğru bilgi edinmek ve önem vermek gereklidir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DEHB olduğunu düşündüğünüz davranışlar bipolar belirtisi olabilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Manisa Büyükşehir Belediyesi, öğretmenlere yönelik ‘Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Farkındalık’ konusunda hizmet içi eğitim düzenledi. Eğitime, Büyükşehir Belediyesi Halk Eğitim Şube Müdürü Serap Gücüyen ve Manisa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ÇKSM, MASMEK, MABEM ve Çocuk Eğitim Merkezleri’nde görev yapan öğretmenler katıldı. Eğitim psikoloğu Nermin Jülide Köşker’in verdiği seminerde, DEHB’in farklı yönleri ve özellikle kaygı bozukluğu ile olan bağlantısı üzerinde duruldu. Köşker, dikkat fonksiyonlarının tümünü kapsayan detaylı bir sunum gerçekleştirerek katılımcılara önemli bilgiler aktardı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin farkındalık etkinlikleri düzenlemesi, DEHB konusunda toplumsal bilincin artmasına önemli katkı sağlamayı hedefliyor. Özellikle eğitimcilerle bir araya gelerek bu konuda bilgi ve beceri paylaşımı, DEHB’li bireylerin daha iyi anlaşılmasına ve desteklenmesine yardımcı oluyor. DEHB, günümüz çocuklarının sıklıkla karşılaştığı bir sorun. Bu durumun hem çocukların hem de ailelerinin hayatını olumsuz etkilediği biliniyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği bu eğitim, öğretmenlerin DEHB hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalarını ve bu çocuklara daha etkili bir şekilde destek vermelerini amaçlıyor.
“Zor Çocuk Yoktur Zorlanan Çocuk Vardır”
Eğitim psikoloğu Köşker, “bugün burada dikkat eksikliği ve kaygı bozukluğu ilişkisini konuşmak için buluştuk. Buradaki amacım dikkatin tüm bilişsel yönlerini anlatmak çünkü beyin gelişimindeki tüm kimyasal süreçler öğrenme noktasında farklı sonuçlarla karşılaşmamıza sebep oluyor. Zor çocuk yoktur zorlanan çocuk vardır, bunu bilerek çocuklarımızın önce değer görme ihtiyacını karşılamak istediğimizi karşılamak istediğimizi söylemek isterim. Bizim için her çocuk çok özel çok kıymetlidir” diye belirtti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den Öğretmenlere DEHB Farkındalık Eğitimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein (Murat Yusuf Hüseyin), Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan yetişkinlerin iş yaşamında karşılaştıkları zorlukları ve başarılı olabilmek için geliştirebilecekleri stratejileri değerlendirdi.
Zaman yönetimi konusunda zorluk yaşıyorlar
DEHB’li bireylerin iş yaşamında karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin, aşırı erteleme eğilimi olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein (Murat Yusuf Hüseyin), “DEHB’li kişiler iş yaşamlarında zaman yönetimi konusunda zorluk yaşarlar. Görevleri önem sırasına göre sıralamakta, randevuları düzenlemekte ve günü planlamakta zorlanırlar.” dedi.
Bu durumun unutulan toplantıları, kaybolan evrakları ve son teslim tarihleri geçmiş projeleri beraberinde getirdiğine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, “Tüm bunlara dürtüsellik ve öfke sorunları eklenince iş yerinde yaşadıkları sorunlar daha da büyüyebilir. İş yerinde çoğunlukla performanslarının altında kalmak ve sık sık sorun yaşamak DEHB’li kişilerde zamanla özgüven kaybına neden olabiliyor.” şeklinde konuştu.
Planlı çalışma, yürümek ve nefes egzersizleri belirtileri kontrol etmeye yardımcı oluyor…
DEHB’li kişilerin DEHB belirtilerini kontrol etmeye yardımcı olacak beceriler öğrenebileceğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, “Yapılacak işleri listelemek ve not tutmak, işleri sıra sıra yapmak yani bir iş bitmeden diğerine geçmemek, tek olabilecekleri ve mümkünse sessiz bir ortamda çalışmak dikkat dağınıklığı belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.” önerisinde bulundu.
Masa başı bir işte çalışan birinin ara ara yürümek için fırsat yaratmasının hiperaktivite belirtilerine fayda sağlayacağına değinen Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, “Hangi durumlardan sonra kendilerini öfkeli hissettiklerini fark etmeleri ve kontrol etmeye çalışmaları, nefes ve gevşeme egzersizleri dürtüsellik belirtilerine fayda sağlar. Bu konuların kapsamlı çalışılabilmesi için psikoterapiden faydalanmak gerekir. Bilişsel davranışçı psikoterapi başta olmak üzere DEHB’de bu ve benzeri zorluklarda psikoterapiler başvurulan tedavi yöntemleridir.” açıklamasını yaptı.
DEHB’li bireylerin başarıya ulaşmasında kendini tanıma ve farkındalık önemli
DEHB tanısı konmuş bir kişinin iş yaşamında başarılı olabilmesi için dikkat etmesi gereken noktalara değinen Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, “İş yerinde yapılacak ufak değişiklikler, DEHB’li kişilerin işlevselliklerini büyük ölçüde arttırabilir. Örneğin, işleri basitleştirmek için daha yönetilebilir parçalara bölmek, bu kişilerin dikkatlerini sürdürmelerine ve vazifelerini tamamlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, çalışma alanının düzenlenmesi ve gereksiz uyarıcılardan arındırılması, dikkat dağınıklığının azaltmasını sağlayabilir.” dedi.
Stres yönetiminin de DEHB’li bireylerde oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Düzenli egzersiz ve yeterli uyku, stres seviyelerini azaltmaya ve daha kolay ve uzun odaklanmaya fırsat tanıyabilir. Ayrıca, zaman yönetimi ve önceliklendirme becerilerinin geliştirilmesi, günlük görevlerin daha etkin bir şekilde yönetilmesine olanak tanır.
DEHB’li bireylerde kendini tanıma ve farkındalık iş hayatında başarıya ulaşmada en önemli noktalardan biridir. Kişinin kendi güçlü ve zayıf yönlerini tanıması ve bunları iş hayatındaki işlevselliğini arttırmak için kullanabiliyor olması önemlidir. Bu noktada yardım almaktan çekinmemeliler. Profesyonel danışmanlık ve psikoterapi, DEHB’li bireylerin iş hayatında başarılı olmalarına büyük katkıda bulunabilir. Bu destek, kişinin DEHB belirtilerini fark etmesine ve bu belirtilerle nasıl başa çıkacağını öğrenmesine yardımcı olabilir.”
DEHB’i yönetmek için ilaç tedavisi psikoterapi ile desteklenmeli
DEHB’li yetişkinlerde iş yaşamında temel sorunun çoğunlukla dikkat eksikliği belirtileri ile ilgili olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, “İlaç tedavisi başlanan DEHB’li yetişkinlerin işlerine odaklanabildiği, planlamalarını yapabildiği, zaman yönetimini yapabilmeye başladıkları görülmektedir.” dedi.
Birden öfkelenme şikayetlerinin azaldığını, böylece çalışma arkadaşlarıyla daha olumlu iletişim kurabildiklerini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mourat Giousouf Chousein, “DEHB’li kişilerin ilaç tedavisi ile birlikte iş yerindeki işlevsellikleri çoğu zaman belirgin olarak artar. Bu noktada psikiyatrik takibin düzenli sağlanması, ilacın düzenli ve önerilen dozda kullanılması ve ilaç tedavisinin psikoterapi ile desteklenmesi uygulanması gereken başlıca stratejilerdir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DEHB iş yaşamındaki sorunları büyütebiliyor! Başarıya ulaşmanın yolu kendini tanıma ve farkındalıktan geçiyor… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>