?>
?>
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkan Vekili ve Ülke Politikaları Vakfı (ÜPV) Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Subaşı’nın “Türkiye’de çok partili yaşama geçiş” başlıklı bir konuşma da yapacağı panel; Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Dr. Oya Yeğen, Doç. Dr. Mert Moral ve Doç. Dr. Berk Esen gibi önemli akademisyenler ve hukukçuların katılımıyla 7 Mart 2025 Cuma günü saat 14.00’te Nevzat Kavalar Kültür Merkezi ve Nikah Salonu’nda gerçekleşecek.
Bornova Belediyesi, Türkiye’nin demokrasiye geçiş süreçlerini ve dünya deneyimlerini masaya yatırarak tarihsel bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Panelde akademisyenler, hukukçular ve uzmanlar bir araya gelerek, liberal demokrasinin Türkiye’deki gelişimi ve engellerini tartışacak.
Zengin içerik ve önemli konuşmacılar
Panelde, Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu “Seksen Yıldır Ulaşılamayan Bir Hedef: Türkiye’de Liberal Demokrasi” başlıklı ana tema konuşmasıyla açılışı yapacak. Ardından İspanya’daki demokrasiye geçiş sürecini Dr. Oya Yeğen aktaracak. Doç. Dr. Mert Moral dünya örneklerini karşılaştırmalı olarak anlatacak. Türkiye deneyimleri ise iki ayrı oturumda ele alınacak: 1946-1950 yılları arasında çok partili sisteme geçiş sürecini Av. İsmail Doğan Subaşı, 1980 darbesi ve sonrasını ise Doç. Dr. Berk Esen değerlendirecek.
Başkan Eşki: “Bornova, demokratik dönüşümün merkezi olcak”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, demokrasinin Türkiye’deki gelişiminin tartışılacağı “Demokrasi Yoluna Dönüş” panelinin toplumsal dönüşüm ve katılıma önemli katkı sunacağını vurgulayarak, “Demokrasi, sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün ve katılımın teminatıdır. Bornova Belediyesi olarak, demokratik değerlerin konuşulup tartışılacağı bu tür etkinliklere ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Panelin, geçmişin derslerini alıp geleceğin yol haritasını çizmek isteyen herkes için ilham verici olacağına inanıyorum” diye konuştu.
Katılım herkese açık
Bornova Belediyesi’nin organize ettiği bu önemli etkinlik, demokrasiyi tüm yönleriyle ele alırken katılımcılara geniş bir bakış açısı sunmayı hedefliyor. Tüm vatandaşlar ücretsiz olarak bu panele katıp değerli konuşmacıları dinleme fırsatı yakalayacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Geleceğin inşası Bornova’da masaya yatırılacak “Demokrasi Yoluna Dönüş” paneli 7 Mart’ta yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çankaya Belediyesi, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak’ta başlayıp Hukukçu ve Siyasetçi Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 31 Ocak tarihinde sona eren 32. düzenlenen Adalet ve Demokrasi Haftasına ev sahipliği yaptı. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı öncülüğünde sivil toplum örgütlerinin katılımıyla düzenlenen haftada sergi, açık oturum, söyleşi ve paneller Başkentlilerle buluştu.
Usta gazeteci Uğur Mumcu ve devrim şehitlerinin anıldığı Adalet ve Demokrasi Haftasının kapanış etkinliği Çankaya Belediyesinin ev sahipliğinde Sadık Gürbüz ve grubunun sahne aldığı konserle gerçekleşti. Çağdaş Sanatlar Merkezinde tiyatro sanatçısı Şebnem Gürsoy’un sunumuyla gerçekleşen anma gecesine vatandaşlar da yoğun ilgi gösterdi. 32. kez düzenlenen Adalet ve Demokrasi Haftasının kapanış etkinliği de olan anma konserinde sanatçı Sadık Gürbüz türkülerini demokrasi şehitleri için söyledi.
Sadık Gürbüz’ün usta gazeteci ve devrim şehitlerini andığı etkinlikte Gürbüz’e piyanoda Burcu Durukan vokalde Yağmur Soykök perküsyonda Şakir Ozan Uygan ve yan flütte Ahmet Yakup Yıldız eşlik etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Adalet ve Demokrasi Haftası Sona Erdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>32. Adalet ve Demokrasi Haftası, 24 Ocak’ta yaşamdan koparılan gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun evinin önünde düzenlenecek anma töreni ile başlayacak. 31 Ocak’a kadar sürecek haftada, onlarca sergi, açık oturum, söyleşi ve panel Başkentlilerle buluşacak.
Çankaya Belediyesi 32’ncisi düzenlenecek Adalet ve Demokrasi Haftası’na ev sahipliği yapıyor. Bu yılki sloganı “Uğur Mumcu Sesleniyor” olan hafta, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü 24 Ocak’ta başlayıp Hukukçu ve Siyasetçi Muammer Aksoy’un öldürüldüğü 31 Ocak tarihinde sona erecek. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı öncülüğünde sivil toplum örgütlerinin katılımıyla hazırlanan haftada onlarca sergi, açık oturum, söyleşi ve panel Başkentlilerle buluşacak.
UNUTMA BİZİ
32. Adalet ve Demokrasi Haftası, 24 Ocak günü Batıkent Uğur Mumcu Park’ında yer alan anıta çelenk bırakma ile başlayacak. Batıkent’teki etkinliğin ardından etkinlik Uğur Mumcu’nun Sokağı’nda devam edecek. Mumlar ve karanfiller ile Çankaya’daki evinin önünde düzenlenecek törenin sonrasında adalet ve demokrasi haftası, başta Çağdaş Sanatlar Merkezi, Yaşar Kemal Kültür Merkezi ve Yılmaz Güney Sahnesi olmak üzere Çankaya’nın dört bir yanında onlarca etkinlikle gerçekleşecek.
ÇANKAYA EV SAHİBİ
Etkinlikler, 25 Ocak’ta düzenlenecek paneller ile devam edecek. Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan kolaylaştırıcılığında düzenlenecek ilk panelde, eski TBMM Başkanvekili Levent Gök, eğitimci ve yazar Serpil Çelenk Güvenç, siyaset bilimci Eren Aksoyoğlu ile Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.00’te Aşık Mustafa Tükel, katılımcılara türkü dinletisi sunacak.
Çağdaş Sanatlar Merkezi ayrıca “21’inci Yüzyıl İçin Kadın” başlıklı panele de ev sahipliği yapacak. Panelde Prof. Dr. Yasemin Yalım, Dr. Akasya Kansu Karadağ ve Münevver Kepenek konuşmacı olarak yer alacak. Bir başka panelde ise “Yargıda 22 yılın değerlendirmesi: Hukuksuzluk mu? Yoksa yeni bir hukuk mu?” sorunsalı ele alınacak. Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’nde ise “Özgür toplum, özgür basın” konusu ele alınacak. Gazeteci Erhan Karadağ ve Dr. Gökhan Bulut konuşmacı olarak kürsüde olacak.
Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla bu yıl 32’ncisi düzenlenecek haftanın gün gün programına umag.org.tr/etkinlikler sayfasından ulaşılabilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Cumhuriyet Aydınları 32. Adalet ve Demokrasi Haftasında Çankaya’da anılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bornova Belediyesi, 10 Ocak 2025 Cuma günü saat 14.00’te Nevzat Kavalar Kültür Merkezi ve Nikah Salonu’nda önemli bir panele ev sahipliği yapıyor. “Demokrasi Yoluna Dönüş” başlıklı etkinlik, Türkiye’nin demokrasiye geçiş süreçlerini ve dünya deneyimlerini masaya yatırarak tarihsel bir perspektif sunmayı amaçlıyor. Panelde akademisyenler, hukukçular ve uzmanlar bir araya gelerek, liberal demokrasinin Türkiye’deki gelişimi ve engellerini tartışacak.
Zengin içerik ve önemli konuşmacılar
Panelde, Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu “Seksen Yıldır Ulaşılamayan Bir Hedef: Türkiye’de Liberal Demokrasi” başlıklı ana tema konuşmasıyla açılışı yapacak. Ardından İspanya ve Yunanistan’daki demokrasiye geçiş süreçlerini Dr. Oya Yeğen ve Doç. Dr. İoannis Grigoriadis aktaracak. Türkiye deneyimleri ise iki ayrı oturumda ele alınacak: 1946-1950 yılları arasında çok partili sisteme geçiş sürecini Av. İsmail Doğan Subaşı, 1980 darbesi ve sonrasını ise Doç. Dr. Berk Esen değerlendirecek.
Başkan Eşki: “Bornova, demokratik dönüşümün merkezi olcak”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, “Demokrasi, sadece bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün ve katılımın teminatıdır. Bornova Belediyesi olarak, demokratik değerlerin konuşulup tartışılacağı bu tür etkinliklere ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyoruz. Panelin, geçmişin derslerini alıp geleceğin yol haritasını çizmek isteyen herkes için ilham verici olacağına inanıyorum” dedi.
Herkese açık katılım
Bornova Belediyesi’nin organize ettiği bu önemli etkinlik, demokrasiyi tüm yönleriyle ele alırken katılımcılara geniş bir bakış açısı sunmayı hedefliyor. Tüm vatandaşlar bu panele katılıp değerli konuşmacıları dinleme fırsatı yakalayabilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Geleceğin inşası Bornova’da masaya yatırılacak “Demokrasi Yoluna Dönüş” paneli 10 Ocak’ta yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, tutuklanarak yerine kayyum atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e destek vermek üzere başlatılan Demokrasi Nöbeti’ne katıldı. İlçeyi ziyaret eden Başkan Ovalıoğlu’nun ilk durağı Esenyurt Belediyesi CHP Grup Toplantı Odası oldu. Burada CHP Bakırköy ve Esenyurt İlçe Örgütlerinin yanı sıra meclis üyeleri ile bir araya gelen Başkan Ovalıoğlu daha sonra Ardahan Kültür Evi ve Göle Dernekler Federasyonu’nda STK temsilcileriyle buluştu. Esenyurt’ta bulunan bir tıp merkezinde meslektaşlarıyla da bir araya gelen Doç. Dr. Ovalıoğlu, CHP Esenyurt İlçe Başkanlığı’na yaptığı ziyaretin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbeti tuttu. Gerçekleştirilen demokrasi nöbetine CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP İzmir İl Başkanvekili Zeki Çağın, CHP İzmir Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, CHP Esenyurt İlçe Başkanlığı, CHP Bakırköy İlçe Başkanlığı, CHP Bağcılar İlçe Başkanlığı, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.
“Kayyum kararı anayasal hukuk devleti ilkelerine, bireysel hak ve özgürlüklere karşı büyük bir darbedir”
Kayyum uygulamasının demokrasiye vurulan bir darbe olduğunu ifade eden Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, “Bugün burada 30 Ekim günü bir şafak operasyonuyla evinden apar topar alınarak görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanımız Prof. Dr. Ahmet Özer’in uğradığı bu haksızlığı durdurmak için toplanmış bulunmaktayız. Tüm açıklığıyla görülmektedir ki, bu tamamıyla siyasi bir operasyondur. Esenyurt’ta iki seçmeden birinin oyunu alan, adli sicili ile seçilebilme hakkına sahip meşru bir belediye başkanı, görevinden uzaklaştırılmakla kalmayıp hapse atılmıştır. Uydurma gerekçelerle gerçekleşen bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Bu uygulama ile halkın iradesi yok sayılmış ve siyasi bir operasyon gerçekleştirilmiştir. Karar yalnızca Ahmet Özer‘e değil seçilmiş meclis üyelerimize, başkan yardımcılarımıza ve halkın iradesine yönelik açık bir vesayet uygulamasıdır. Bu karar anayasal hukuk devleti ilkelerine, bireysel hak ve özgürlüklere karşı büyük bir darbedir ve demokrasi tarihimize düşmüş kara bir lekedir. Sonuç olarak Esenyurt halkının iradesi yok sayılarak halk mağdur edilmektedir” dedi.
“Atatürk’ün miras bıraktığı demokrasi ve hukuk mücadelesine sadakatle bağlıyız ve asla bu yoldan dönmeyeceğiz”
Yapılan tüm engellemelere rağmen demokratik bir anlayışla halk için çalışmaya devam edeceklerini belirten Başkan Ovalıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Bizler Cumhuriyet Halk Partili, sosyal demokrat Belediye Başkanlarıyız. Vatandaşı mağdur eden değil, mağduriyetlere çözüm arayan bir yaklaşım içindeyiz. Vatandaşlarımıza eşit ve adil hizmet etmek için gece gündüz gayret gösteriyoruz. Şu açıkça bilinmelidir ki Atatürk’ün miras bıraktığı demokrasi ve hukuk mücadelesine sadakatle bağlıyız ve asla bu yoldan dönmeyeceğiz. Tüm vatandaşlarımıza Esenyurt meydanından sesleniyoruz: İçiniz rahat olsun. Hiçbir antidemokratik güç bizleri İstanbul’a ve ilçelerimize hizmet etmekten alıkoyamayacak. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü için var gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi bu topraklarda demokrasiyi inşa eden partidir. Demokrasiyi koruyup güçlendireceğiz ve ilk seçimde halkın iktidarını kuracağız. Esenyurt meydanından bu hak ve hukuk mücadelesine destek veren tüm yurttaşlarımıza teşekkür ediyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Ovalıoğlu Esenyurt’ta demokrasi nöbeti tuttu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>2023 yılında 13 farklı ülkeden 21 şehir ile yola çıkıp bugün ağında 15 farklı ülkeden 24 şehir bulunan Avrupa Demokrasi Başkenti Teşkilatı, 2026-2027 yılları için Avrupa Demokrasi Başkenti unvanını taşıyacak şehri belirlemek için çalışmalara başladı. Avrupa Demokrasi Başkenti Şehirler Ağı’na Türkiye’den dahil olan ilk ve tek kent olma unvanını taşıyan İzmir, 5 şehir arasından öne çıkıp son 3 şehir arasına girmeyi ve halk oylamasına çıkmayı bekliyor. Son beş şehir arasında İzmir, Carcais (Portekiz), Rotterdam (Hollanda), Krakow (Polonya) ve Sofya (Bulgaristan) yer alıyor.
Demokrasi yolunda İzmir: Tek Sağlık, Tek Şehir
İzmir, Avrupa Demokrasi Başkenti Şehirler Ağı’na İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen Karakulaklar; Kitle Kaynaklı Kent Çalışmaları, Mahalle Bostanları, Altın İğne, Tarihe Saygı Ödülleri, Vatandaş Tasarım Bilimi Atölyeleri, Komşu Basmane gibi yerel demokrasiyi farklı alanlarda güçlendiren birçok projeyle katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Tek Sağlık” ilkesiyle verdiği hizmetler, sağlık ve demokrasinin bir bütün olduğu fikriyle sunularak başvuru tamamlandı.
Avrupa Demokrasi Başkenti Şehirler Ağı büyüyor
Avrupa Demokrasi Başkenti ağına dahil olan şehirler Bratislava, Cascais, Dıraç, Gdańsk, Leipzig, Tiran, Viyana, Anvers, Barselona, Bologna, Braga, Burgos, Brüksel, Cascais, Linz, Metz, Opole, Saraybosna, Rzeszow, Valongo ve İzmir. Bu sene ağa yeni dahil olan şehirler Rotterdam, Krakow ve Durres.
Bir yıllık programa ev sahipliği yapacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle yapılan başvurunun Avrupa Demokrasi Başkenti unvanını alması halinde İzmir yerel demokrasiyi geliştirmek ve güçlendirmek için eğitimler, yarışmalar ve etkinliklerden oluşan bir yıllık bir programa ev sahipliği yapacak.
İzmir, Avrupa Demokrasi Başkenti Şehirler Ağı’nda yerel yönetimlerin demokrasi uygulamaları alanında Türkiye’yi temsil eden tek şehir olma özelliğini bu unvanla taçlandırmayı hedefliyor. İlerleyen günlerde uzman jüri değerlendirmesinin yanı sıra, Avrupa Demokrasi Başkenti seçimi, Avrupa ve İzmir çapında oluşturulacak yurttaşlar tarafından gerçekleştirilecek.
Yarışma ile ne amaçlanıyor?
Avrupa Demokrasi Başkenti Teşkilatı (ECoD NPO) tarafından yönetilen “Avrupa Demokrasi Başkenti Unvan Yarışması” Avrupa ölçeğinde demokratik katılımın ve demokratik yönetişimin teşvik edilerek genişletilmesi, sosyal uyumun ve yeni demokratik uygulama biçimlerinin güçlendirilmesi ile yerel yönetimler demokrasisinin güçlendirilmesini amaçlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir, Uluslararası Avrupa Demokrasi Başkenti Unvanı için son beşte yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Balkan şehirleri arasında dayanışma sağlamak amacıyla, 2021 yılında, ‘B40 Ağı’nı kurduklarını aktaran İmamoğlu, benzer oluşumları; Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin şehirleriyle bir araya gelerek gerçekleştireceklerinin duyurusunu yaptı. İmamoğlu, “Tüm bu girişimlerde, bahsetmiş olduğum İstanbul Modeli sayesinde, kendi ülkemizde otoriter popülizm ile nasıl mücadele ettiğimiz konusundaki deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bence, şehir liderlerinin barışı ve demokrasiyi savunmak için kritik bir fark yaratabileceği nokta burasıdır. Çünkü barış yoksa, demokrasi de yoktur” diye konuştu.
İstanbul’un son yıllarda, düzensiz mülteci ve sığınmacı göçü tehdidiyle karşı karşıya olduğunun altını çizen İmamoğlu, “İstanbul’un bugün yüzleştiği zorlukların nedeni, sadece ülkede gittikçe artan otoriter sistem değil, otoriter liderlerin bölgesinde yayılmış olması. Suriye’deki iç savaş, 12 milyon insanı yerinden etti ve bu insanların çoğu Türkiye’ye sığındı. Ukrayna’daki ve Gazze’deki savaşlar, bölgede milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açarak, insani krizleri daha da derinleştirdi. Suriyeliler, Ukraynalılar ve diğerleri, sığınacak yer ararken, İstanbul, bir kez daha yaşanan insani krizin ön cephesinde. Oysa bu kriz, İstanbul ve Türkiye’nin tek başına omuzlayamayacağı kadar büyük” uyarısında bulundu.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, dünyanın hemen her yerinden 500’den fazla belediye başkanının katılımıyla 11’ncisi gerçekleştirilen “Bloomberg CityLab 2024 Zirvesi”ne davetli olarak, Meksika’nın başkenti Mexico City’e gitti. İmamoğlu, zirvenin, “Demokrasiyi Savunurken” başlıklı oturumuna konuşmacı olarak katıldı. İmamoğlu, oturumda, Bloomberg Philanthropies’de Kamu İnovasyon lideri olarak görev yapan James Anderson’un sorularını yanıtladı.
İBB’NİN ÖDÜLLÜ UYGULAMASI “ASKIDA FATURA”YI DÜNYAYA ANLATTI
Anderson’un İmamoğlu’na soruları ve İBB Başkanı’nın bu sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:
– Askıda Fatura nedir ve neyi başarmayı amaçlar?
“Askıda Fatura platformumuz, vatandaşların vatandaşlara yardım ettiği, dayanışma belediyeciliğimizin özünü temsil ediyor. Pandeminin ilk yılında hayata geçirilen platform, İstanbul’daki hanelerin yüzde 25’inin elektrik faturalarını ödeyemedikleri için sosyal yardım başvurusunda bulunmasıyla başladı. Şehir, sosyal yardım bütçesini üç katına çıkardı, ancak yine de talebi karşılayamadı. Bu yüzden, eski bir geleneğe döndük ve insanların birbirlerine yardım etmelerine yardımcı olduk. Belediye, ihtiyaç sahiplerini belirlemek için kaynaklarını kullandı ve hane geliri 100 doların altında olan aileleri belirledi. Faturalarını yüklediler ve bağışçılar bu faturaları karşıladı. Hem bağışçılar hem de alıcılar anonimdi. Bağışlar, doğrudan alıcının faturasına ulaştı ve yüzde 100 şeffaflık sağlandı. Bu, bireyler arası dayanışma eylemi, basit ve etkili. İnsanların, ihtiyacı olan komşuları için fazladan bir somun ekmek için ödeme yaptığı, ‘askıda ekmek’ adlı eski bir Anadolu geleneğini yansıtıyor.”
“ASKIDA FATURA’YI, DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDAKİ ŞEHİRLERE ULAŞTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”
“Bu platformun esnekliği, beklentilerimizi aştı. Küçük çocuğu olan anneler, öğrenciler ve deprem mağdurları gibi hassas gruplara yönelik nakit desteğini de içerecek şekilde gelişti.
Bugün itibarıyla, bu sistem üzerinden, toplam değeri neredeyse 15 milyon dolara ulaşan 440 binin üzerinde para akışı sağlandı ve 250 binden fazla ihtiyaç sahibi, destek paketi aldı. Hem bağışlar hem de bekleyen talepler, tam şeffaflık içinde çevrimiçi olarak görülebiliyor. Dahası; Türkiye genelinde 35 şehir, bu modeli benimsedi. Askıda Fatura’nın ‘Küresel Belediye Başkanları Yarışması’nda ödül almasından gurur duymaktayız. Teşekkürler Bloomberg. Şimdi, Bloomberg’in ‘Fikir Değişim Programı’ kapsamında, Askıda Fatura’yı, dünyanın dört bir yanındaki şehirlere ulaştırmayı hedefliyoruz.”
“KRİZ DÖNEMİNDE BAŞLADIĞIMIZ UYGULAMA, ORTAYA; İDEOLOJİ, DİN
VEYA CİNSİYET AYRIMLARINI REDDEDEN GÜÇLÜ BİR TOPLULUK RUHU ÇIKARDI”
“Sorunuzun ikinci kısmına gelecek olursak: Neyi başarmayı amaçlıyoruz? Bu projenin iki nedenden dolayı çok önemli olduğuna inanıyorum. Birincisi; değişen ihtiyaçlara uyum sağlayan esnek bir model ile artan kent yoksulluğunu ele alıyor. İkincisi; otoriter popülizmin aşındırmaya çalıştığı toplumsal bağları yeniden inşa ediyor. Kriz döneminde başladığımız uygulama, ortaya; ideoloji, din veya cinsiyet ayrımlarını reddeden güçlü bir topluluk ruhu çıkardı. İstanbul’da, bir şehir yönetiminin en çok ihtiyaç duyulan anlarda şehir sakinleri arasında empati köprüsü kurabileceğini kanıtladık.”
“İSTANBUL MODELİ, ÜÇ TEMEL İLKE ÜZERİNE KURULDU: DAYANIŞMA, KALKINMA VE REFAH”
– “İstanbul Modeli”, kentteki önceliklerinize ve eylemlerinize nasıl rehberlik ediyor?
“İstanbul Modeli, üç temel ilke üzerine kuruldu; dayanışma, kalkınma ve refah. Bu ilkeler, uyguladığımız her politikaya rehberlik eder. İlk ilkemiz dayanışma. İstanbul Modeli ile şehir yönetimi ve 32 belediye şirketi, kent sakinlerinin ihtiyaçlarına öncelik vermektedir. Bu yaklaşım; göç, yoksulluk ve eşitsizlik gibi karmaşık sorunlarla mücadele ederken yaratıcı, adil ve yeşil bir şehir inşa eder. Dayanışma ilkesi aynı zamanda Askıda Fatura platformu gibi vatandaş platformlarının kolaylaştırılması anlamına da geliyor. Modelin ikinci ilkesi ise kalkınma. Odak noktamız, eşitlikçi ve akıllı kentleşme. Metro hatlarını uzatmak, otobüs ve deniz hatlarını iyileştirmek ve yetersiz hizmet alan bölgelere hareketlilik getirmek için önemli yatırımlar yaptık. Ayrıca yeşil alanları genişleterek, herkesin doğaya erişimini sağlıyoruz. Halihazırda 6 şehir ormanı da dahil olmak üzere, toplam 13 milyon metrekare yeşil alan açtık. Şehirler için, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün sembolü olan 22 yeni kamusal meydan yarattık.”
“İSTANBUL MODELİ; KAPSAYICI VE İNSAN MERKEZLİ BİR ŞEHİR İNŞA ETMEKTE REHBERİMİZ”
“İstanbul Modeli’nin üçüncü ilkesi ise refah. Politikalarımızla, tüm kent sakinlerinin gelişmiş toplu taşıma, kültürel mekanlara erişim, kadınlara ve gençlere yönelik fırsatlar gibi farklı yollarla kent yaşamından faydalanmalarını sağlıyoruz. 4 yaşından küçük çocuğu olan anneler, toplu taşıma araçlarından ücretsiz olarak yararlanıyorlar: Şimdiye dek, yaklaşık 700 bin anne, çocuklarını okula veya göreve geldiğimiz 2019 yılından bu yana açılan 104 kreşten birine götürmek için, 160 milyon yolculuk yaptı. Son 4 yılda, yaklaşık 300 bin öğrenciye burs verdik. Bu yıl, 100 bin öğrenciye daha burs sağlamayı planlıyoruz. Bu gibi politikalar ve uygulamalar aracılığıyla hedefimiz, ekonomik zorluk dönemlerinde aşırı yoksulluğu ele almaktır. Aynı zamanda, genç girişimcileri ve ‘startup’ları destekleyecek farklı programlarımız da bulunuyor. Yaklaşımımızın her aşamasında gözetilen bir son bir husus da vatandaşların karar alma süreçlerine katılımıdır. Bunun en iyi örneklerinden biri, İstanbul’un bütçesinin bir kısmını, vatandaşlarla birlikte hazırladığımız ‘Bütçe Senin’ girişimimiz. Vatandaşların e-yönetim ve karar alma süreçlerine katılımını artırmak için, ‘İstanbul Senin’ adını verdiğimiz bir süper uygulama da kullanıyoruz. Kullanıcılar, tek bir kullanıcı adı ve şifre ile 90’dan fazla uygulamaya erişebiliyor. Şimdiye kadar 5,2 milyon kullanıcı, hayatlarını etkileyen kararlarla ilgili görüşlerini paylaşabildikleri bu uygulamayı indirdi. Bu geniş istişareler, toplumun nabzını tutmamızı, beklentilerini anlamamızı ve bunlara yanıt vermemizi sağlıyor. Özetle; İstanbul Modeli; kimsenin geride bırakılmadığı, kapsayıcı ve insan merkezli bir şehir inşa etmekte rehberimiz.
“GÜNÜMÜZÜN OTORİTER POLİTİKACILARI, ARTIK ÇOK İYİ BİLİNEN BİR OYUNU OYNUYORLAR”
– Demokrasinin ve küresel barışın tehdit altında olduğu bir dünyada, şehir liderliği nasıl kritik bir fark yaratabilir?
“Günümüzün otoriter politikacıları, artık çok iyi bilinen bir oyunu oynuyorlar. Toplumsal bölünmeleri istismar ediyor, demokratik kurumların altını boşaltıyor ve muhalefeti susturuyorlar. Bu oyun, sadece ulusal sınırlar içinde oynanmıyor. Dış düşmanlar yaratarak ve uluslararası çatışmaları körükleyerek, güç üzerindeki kontrollerini sağlamlaştırmayı hedefliyorlar. İstanbul’un bugün yüzleştiği zorlukların nedeni, sadece ülkede gittikçe artan otoriter sistem değil, otoriter liderlerin bölgesinde yayılmış olması. Suriye’deki iç savaş, 12 milyon insanı yerinden etti ve bu insanların çoğu Türkiye’ye sığındı. Ukrayna’daki ve Gazze’deki savaşlar, bölgede milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açarak, insani krizleri daha da derinleştirdi. Suriyeliler, Ukraynalılar ve diğerleri, sığınacak yer ararken, İstanbul, bir kez daha yaşanan insani krizin ön cephesinde. Oysa bu kriz, İstanbul ve Türkiye’nin tek başına omuzlayamayacağı kadar büyük. Şehirler, göç ve mülteci krizinden doğrudan etkilenmektedir. Ancak küresel politikaların şekillendirilmesindeki rolleri çok sınırlıdır. Bu nedenle belediye başkanları, karar alma sürecini etkilemek için daha fazla iş birliği yapmalıdır”
DÜNYA BARIŞI İÇİN ATATÜRK’Ü ADRES GÖSTERDİ
“İnsan hakları ve adalete inanıyorsak, insani krizler nerede yaşanırsa yaşansın, aynı kararlılıkla tepki göstermemiz gerekmektedir. Ne yazık ki, her zaman aynı kararlılıkla tepki gösterilmemektedir. Ve bu yüzden, liberal demokrasi zemin kaybediyor ve pek çok insan, küresel sistemin kendisini yüzüstü bıraktığını düşünüyor. Siyasi partimin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ulusal liderleri, ‘Millet hayatı tehlikeye girmedikçe, çıkarılan savaş savaş değil, cinayettir’ diye uyarmıştır. Onun herkesçe bilinen ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ sözü, benim için hala yol gösterici bir ilkedir. Demokrasi ve küresel barışın tehdit altında olduğu bir dünyada, şehir liderleri seslerini duyurmalı, barış ve iş birliği için inisiyatif almalıdır. Biz, İstanbul ve ötesinde, tam da bunu yapıyoruz.”
BALKANLARDA BAŞLATTIK, ORTADOĞU, KUZEY AFRİKA VE KARADENİZ’E YAYACAĞIZ”
“2021 yılında, 23 şehir ile Balkanlar’da, bölgesel bir şehir ağı başlattık. ‘B40’ adını verdiğimiz bu ağ, şu anda 65 şehir için bir iş birliği ve diyalog platformu niteliğindedir. Aralık ayında, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’nın önde gelen şehirlerinin belediye başkanları ile İstanbul’da buluşarak, çatışma kaynaklarını nasıl ele alabileceğimizi, barış ve iş birliği temelinde herkes için nasıl daha iyi bir gelecek inşa edebileceğimizi konuşacağız. Karadeniz’e kıyısı olan şehirler arasında da benzer şekilde inisiyatif almayı planlamaktayız. Tüm bu girişimlerde, bahsetmiş olduğum İstanbul Modeli sayesinde, kendi ülkemizde otoriter popülizm ile nasıl mücadele ettiğimiz konusundaki deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Bence, şehir liderlerinin barışı ve demokrasiyi savunmak için kritik bir fark yaratabileceği nokta burasıdır. Çünkü barış yoksa, demokrasi de yoktur.”
“YIPRANMAMIŞ BİR DİLE VE YENİLİKÇİ BİR LİDERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR”
– Burada bulunan ve birçoğu küresel demokrasi krizine odaklanmış olan belediye başkanları ve yenilikçilere tavsiyeniz nedir?
“Küresel demokrasi krizini ele almak için, liberal ve sosyal demokrasilerin geleneksel yaklaşımlarının ötesine geçmeliyiz. İnsanları, gerçekten siyasetin merkezine yerleştiren, yeni bir vizyona, yıpranmamış bir dile ve yenilikçi bir liderliğe ihtiyacımız var. Ben, bu yaklaşımı, ‘demokratik halkçılık’ olarak adlandırıyorum. Yani kötü bir üne sahip olan popülizmin yeniden tanımlanması. Bu liderlik biçimi, bölünme ve eşitsizlik yerine kapsayıcılığı, adaleti ve tüm gruplara saygıyı vurguluyor. Otoriter popülistler, toplumsal bölünmeleri ve eşitsizliği istismar ederek büyüyorlar. Bizim yaklaşımımız ise, adaleti teşvik eden sistemler inşa etmek olmalı. Toplum dışına itilen grupların saygı gördüğü ve tanındığı, kaynakların ve fırsatların adil bir şekilde yeniden dağıtıldığı sistemler oluşturmalıyız.”
“‘3R’ SLOGANINI BENİMSİYORUM: SAYGI DUY (RESPECT), TANI (RECOGNİZE) VE YENİDEN DAĞIT (REDİSTRİBUTE)”
“İşte bu nedenle, ‘3R’ sloganını benimsiyorum: Saygı duy (respect), tanı (recognize) ve yeniden dağıt (redistribute). Dayanışma, kalkınma ve refaha odaklanarak, demokrasinin sadece hayatta kaldığı değil, aynı zamanda geliştiği şehirler ve nihayetinde toplumlar yaratabiliriz. Bu yüzyılın, şehirler yüzyılı olacağına inanıyorum. Şehirler, en acil küresel sorunlara çözüm bulmak için en uygun yerlerdir. Şehirler, demokrasiyi savunmak ve güçlendirmek için en uygun yerlerdir. Ve belediye başkanları olarak biz, bu sorumluluğu üstlenmeli ve hem yurtta hem dünyada daha iyi yarınlar için değişimin öncüleri olmalıyız. Tam da bu yüzden aranıza katılmaya geldim. Davetiniz için teşekkür ederim.”
İMAMOĞLU’NUN MEXİCO CİTY GÜNCESİ
İmamoğlu, 14 Ekim’de geldiği Mexico City’de Türkiye Cumhuriyeti Meksika Büyükelçisi Murat Salim Esenli tarafından havaalanında karşılandı. Mexico City’de ilk olarak, ülkemizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelinin bulunduğu alanı ziyaret eden İmamoğlu ve beraberindeki heyet, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) girişimiyle, Azeri heykeltıraş Sait Rüstem tarafından yapılan ve 2003 yılında kaidesine oturtulan Atatürk heykeli önünde anı fotoğrafı çektirdi. T.C. Meksika Büyükelçiliği’ne ziyarette bulunan İmamoğlu, Büykelçi Esenli tarafından rezidansında ağırlandı. 15 Ekim’de, açılışı yapılan ‘Bloomberg CityLab 2024 Zirvesi’ne katılan İmamoğlu, Mexico City’de geçirdiği 3 gün boyunca, farklı şehirlerin belediye başkanlarıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdi. 15 Ekim’de Bloomberg Philanthropies CEO’su Patricia E. Harris ve Uruguay’ın başkenti Montevideo Belediye Başkanı Mauricio Zunino ile de bir araya gelen İmamoğlu, kurucusu olduğu Balkan Kentleri Ağı’na (B40) üye Saraybosna Belediye Başkanı Benjamina Karic, Üsküp Belediye Başkanı Danela Arsovska ve B40 dönem başkanı Tiran Belediye Başkanı Erion Veliaj ile de 4 buluşmada bir araya geldi. İmamoğlu, 16 Ekim’de de Bloomberg CityLab 2024 Zirvesi’nin ana üstlenicilerinden Aspen Enstitüsü Başkan Yardımcısı Elliott Gerson, Denver Belediye Başkanı Mike Johnston ve Guatemala City Belediye Başkanı Ricardo Quiñónez Lemus ile bir araya gelerek, bilgi ve yapılacak olası iş birlikleri için görüş alışverişlerinde bulundu.
YENİ SEÇİLEN MEXİCO CİTY BELEDİYE BAŞKANINI TEBRİK ETTİ
İmamoğlu, 5 Ekim 2024’te görevine başlayan Mexico City Belediye Başkanı Clara Brugada’ya, CHP Adana milletvekili Bilal Bilici ile birlikte tebrik ziyaretinde bulundu. Tarihi Mexico City Belediyesi’nde gerçekleşen buluşmada, İmamoğlu ve Brugada, iki büyük kent arasında deneyim paylaşımı ve farklı konularda iş birliklerini arttırmaya dönük çalışmalar yapma konusunda mutabık kaldı. İmamoğlu, Burgada’ya Tarhi İstanbul Haritaları kitabını hediye ederken, Mexico City Belediye Başkanı da İBB Başkanı’na ülkesinin ulusal sembollerinden olan bir geyik heykeli sundu.
BLOOMBERG CİTYLAB: “ASKIDA FATURA, İNOVATİF BELEDİYECİLİĞİN TEK KELİMEYLE ÇARPICI BİR ÖRNEĞİ”
Bloomberg CityLab zirveleri, 11 yıldır, dünya çapında yüzlerce şehirden en etkili belediye başkanlarını ve sesleri bir araya getiriyor. CityLab zirveleri, geçmiş dönemlerde; New York, Los Angeles, Londra, Miami, Paris, Detroit, Washington, D.C. ve Amsterdam’da düzenlenmiştir. Mexcico City’de düzenlenen zirveye, İmamoğlu ile birlikte, dünyanın önde gelen 500’den fazla şehrinin belediye başkanları katıldı. Etkinlik; Bloomberg Philanthropies tarafından organize edilmektedir. Etkinliğin ortaklarından biri de Aspen Enstitüsü’dür. 2021 yılında Bloomberg Cities Network kapsamında düzenlenen “Bloomberg Küresel Belediye Başkanları Yarışması”nda (Mayors Challenge), İstanbul, “Askıda Fatura” projesiyle, “Sağlık” (Health and Wellbeing) kategorisinde birincilik ödülü almıştı. Bloomberg CityLab, Askıda Fatura projesini, tüm dünyaya, “Askıda Fatura, inovatif belediyeciliğin tek kelimeyle çarpıcı bir örneği” ifadesiyle tanıtmıştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekrem İmamoğlu’ndan dünyaya ‘otoriter rejimler’ uyarısı: Barış yoksa, demokrasi de yoktur. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>–
Lüleburgaz Belediyesi’nin 14-22 Ekim Avrupa Yerel Demokrasi Haftası etkinlikleri başladı.
Avrupa Yerel Demokrasi Haftası kapsamında Lüleburgaz Yıldızları Sanat Akademisi (LYSA) Cahit Irgat Salonu’nda Can Tutuğ Trio – LüleburCaz konseri düzenlendi.
Konsere Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Pektaş ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Vibrafonda Can Tutuğ, hammond organda Koray Üsgülen, davulda Cemil Can Çolak ve konuk olarak gitarda Tolga Şişko’nun yer aldığı konserde dünyadan ve Türkiye’den caz ezgileri seslendirildi.
Konserde Can Tutuğ’un bestelediği özgün bir eser olan ‘Kırklareli’ adlı eser de seslendirildi.
Konserin sonunda Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Pektaş, grup adına Can Tutuğ’a çiçek takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Avrupa Yerel Demokrasi Haftası konserle başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Sosyal Demokrasi Vakfı’nın 30. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlediği panele ev sahipliği yaptı. “Ekonomik Kriz ve Adalet Arayışı: Zenginleşen Azınlık, Yoksullaşan Çoğunluk” başlıklı panel, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke’nin de katılımıyla Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşti.
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Sosyal Demokrasi Vakfı’nın (SODEV) 30. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlediği “Ekonomik Kriz ve Adalet Arayışı: Zenginleşen Azınlık Yoksullaşan Çoğunluk” paneline ev sahipliği yaptı. Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen panele, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve SODEV AR-GE Koordinatörü Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erinç Yeldan konuşmacı olarak katılırken panelin moderatörlüğünü SODEV AR-GE Koordinatörü ve Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Okan Tuncel yaptı.
GÜNER: EKONOMİK KRİZ VE ADALET ARAYIŞININ ÇÖZÜMÜ SOSYAL DEMOKRASİ
Panel, SODEV Başkanı Rasim Şişman ve Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in açılış konuşmaları ile başladı. Başkanı Güner konuşmasında şunları söyledi;
“Bugün SODEV’in 30. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Sosyal Demokrasi ve Türkiye etkinliklerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu düşündüğümüz kıymetli panelde bizlerle birlikte olmanızdan mutluluk duyuyoruz. Burada aslında Türkiye’de geçmişten bugüne uzun yıllardır tartışılan ve en büyük sorunların başında görünen iki başlığı ele alıyoruz. Ekonomik kriz ve adalet arayışı. Bu sorunların çözümü de bu güzel etkinliği düzenleyen vakfımızın adında gizli. O da sosyal demokrasi. Çünkü sosyal demokratlar geçmişten bugüne eşitlikten, özgürlükten, adaletten ve dayanışmadan yana tutumlarıyla hem Türkiye’de hem dünyada en doğru yönetim biçiminin de savunucusu olmuşlardı. Sosyal demokratların ve sosyal demokrasinin tarihine baktığımızda zenginleşen azınlığa karşı yoksullaşan çoğunluğun da bir mücadele tarihini görmüş oluyoruz. Bu bağlamda ben panelimizin çok kıymetli konuşmacılarının hem Türkiye’nin bugünkü sorunlarına çözüm önerileri anlamında görüşlerinden faydalanacağımızı hem de Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında artık giderek değişimi gördüğümüz, inandığımız ve içselleştirerek yaşadığımız yeni dönemde, yeni yönetimde bu sorunların nasıl aşılacağına ilişkin de çok kıymetli bir bilgi birikim aktarımı olacağını düşünüyorum.”
BÖKE: CHP’NİN İKTİDAR PROGRAMINA ZEMİN OLUŞTURUYORUZ
Selin Sayek Böke ise konuşmasında krizin hayatın her alanına sirayet eden bir boyut aldığının altını çizerek adalet, siyaset ve ekonomi perspektifinden sorunları ve çözüm önerilerini masaya yatırdı.
Böke, “Biliyorsunuz 4-9 Eylül tarihleri arasında partimiz kurultay gerçekleştirildi. Bu kurultayda programımızı yenilemeye dair bir irade ortaya kondu. Ve şimdi o sürecin içerisindeyiz. Bu süre sadece CHP’nin kendi parti programını yenilediği bir süreç değil. CHP’nin iktidar programını, hep birlikte yazılan katılımcı süreçleri işleten, dinamik bir şekilde fikri tartışan, sorunları birlikte tespit ederken çözümleri de hem bilimle hem halkla birlikte yazan dolayısıyla vaat ettiği iktidarı beklemeksizin hayata geçiren bir süreç olarak tasarlıyoruz. Yani bizler bugün CHP’nin mensupları olarak burada yapacağımız fikri tartışmadan CHP’nin iktidar programına giden yolda bir zemin oluşturacak olan parti programının yazımına da katkı almak üzere burada olmaktan büyük bir heyecan duyuyoruz” dedi.
Başkan Güner ve Selin Sayek Böke ayrıca panelin yapıldığı Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde İbrahim Demirel’in Tanıklığında Siyah Beyaz Kareler sergisini birlikte ziyaret ederek, Demirel ile bir süre sohbet etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Başkan Güner, ‘Sosyal Demokrasi ve Türkiye’ paneline katıldı” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>–
Lüleburgaz Belediyesi, 14-22 Ekim arasında Avrupa Yerel Demokrasi Haftası dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenleyecek.
Bu yılın temasının “Demokratik dayanıklılığı ön plana çıkarmak” olan Avrupa Yerel Demokrasi Haftası etkinlikleri 14 Ekim’de saat 20:00’da Can Tutuğ Trio- LüleburCaz konseri ile başlayacak.
Hafta boyunca spordan sanata kadar çok sayıda etkinlik düzenlenecek.
14 -22 Ekim Avrupa Yerel Demokrasi Haftası programı şu şekilde;
14 EKİM
20:00 LüleburCaz- Can Tutuğ Trio konseri – LYSA
20:00 Sporla İç İçe Yaşam – LYFA
15 EKİM
17:30 Lüleburgaz’da Yaşamak- Fotoğraf Sergisi – LYSA
16 EKİM
10:30 Lüleburgaz’da Yaşamak Konferansı / Selçuk KURT (Kapalı Grup) – Lüleburgaz MYO
20:00-21:00 Sporla İç İçe Yaşam – LYFA
20:00-22:00 Katılımcı Demokrasi ve Yerel Yönetimde Kent Konseyi’nin Rolü – LYKA Prof. Dr. Türkan Saylan Salonu
17 EKİM
13:00-22:00 2. Edebiyat ve Kitap Fuarı – LYSA Çok Amaçlı Salon ve Fuaye Alanı
18:00 Görgü ve Protokol Kuralları Eğitimi – Öğr. Gör. Dr. Gözde Çilingir- LYKA
18 EKİM
10:30 Temiz Sokaklar Mutlu Yarınlar etkinliği – Sevgi Mahallesi Muhtarlığı
13:00-22:00 2. Edebiyat ve Kitap Fuarı – LYSA Çok Amaçlı Salon ve Fuaye Alanı
20:00 Opera- Balkan Şarkıları – Sokollu Külliyesi Çifte Hamam
Korrepetitör: Fatma Şafak Pınarbaşı
Soprano: Irmak Süpürgeci
20:00-21:00 Sporla İç İçe Yaşam – LYFA
19 EKİM
20:00 Thu Le – Gitar Resitali – LYSA K. Budak Çal Salonu
13:00-22:00 2. Edebiyat ve Kitap Fuarı – LYSA Çok Amaçlı Salon ve Fuaye Alanı
20 EKİM
13:00-22:00 2. Edebiyat ve Kitap Fuarı – LYSA Çok Amaçlı Salon ve Fuaye Alanı
21 EKİM
11:00 Kabuğunu Kıramayan Yumurta – Kukla Gösterisi – LYSA K. Budak Çal Salonu
14:00 Kabuğunu Kıramayan Yumurta – Kukla Gösterisi – LYSA K. Budak Çal Salonu
20:00-21:00 Sporla İç İçe Yaşam – LYFA
22 EKİM
19:00 – 21:00 İş Arama – CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri Eğitimi – Öğr. Gör Erkan Bilge- LYKA
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Lüleburgaz’da Avrupa Yerel Demokrasi Haftası etkinlikleri başlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>