?>
?>
Marmara Denizi’nde meydana gelen ve İstanbul genelinde etkili olan 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından Beylikdüzü Belediyesi, kriz yönetimini hızla devreye alarak vatandaşların yanında oldu. Depremin ilk dakikalarından itibaren AFAD, sivil toplum kuruluşları ve Beylikdüzü Kaymakamlığı ile koordineli şekilde hareket eden Beylikdüzü Belediyesi, Beylikdüzü Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde olağan üstü toplandı ve alınacak önlemler üzerinden bir yol haritası oluşturuldu.
Mobil destek noktaları ve sıcak yemek dayanışması
Beylikdüzü Belediyesi, Yaşam Vadisi, Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı, Yakuplu Kent Ormanı ve 10 mahalle muhtarlığında kurulan mobil noktalarda vatandaşlara çorba ve sıcak yemek ikramında bulundu ve bu noktalarda ekipler vatandaşlardan gelen talepleri yerinde dinleyerek anlık çözüm üretti. Beylikdüzü Belediye Başkanvekili Av. Önder Serkan Çebi ise deprem toplanma alanlarını ziyaret ederek vatandaşlarla bir araya geldi ve geçmiş olsun mesajlarını iletti.
Gece boyu açık alanlar ve lojistik destek
Depremin ardından okul, cami ve kapalı spor salonları gece boyunca barınma amaçlı hizmet verirken, Pazar İstanbul Afet Sonrası Lojistik Destek Merkezi, Beylikdüzü Öğretmen Fedai Altun Kapalı Spor Tesisi ve Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür Merkezi’ndeki geçici barınma alanları da vatandaşların kullanımına açıldı. Ayrıca Beylikdüzü Mutfak ve Afet Sonrası Lojistik Destek Merkezi, olası ihtiyaçlar için 24 saat faaliyet gösterdi. Öte yandan Beylikdüzü Nefes Arama Kurtarma Ekipleri, olası artçı sarsıntılara karşı 24 saat nöbette olduğunu duyurdu. Öte yandan sağlık hizmetleri ekipleri de yaşlı, hasta ve bakım gereksinimi bulunan vatandaşlara ilk müdahaleyi yaparak, olası acil durumlarda müdahale için gece boyunca hazır bekledi.
Mehmet Murat Çalık’tan mesaj: Dayanıklı kentler inşa etmeliyiz
Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan seçilmiş Beylikdüzü Belediye Başkanı Şehir Plancısı Mehmet Murat Çalık, Silivri merkezli deprem sonrası avukatı aracılığıyla vatandaşlara geçmiş olsun mesajı gönderdi. Deprem anını koğuşunda yaşadığını belirten Çalık, “Silivri Merkezli gerçekleşen ve etkisini oldukça güçlü hissettiren depremi ben de koğuşumda yaşadım. Depremin ilk saniyesinden itibaren kalbim, aklım, iyi dileklerim biricik ailem ve birbirinden değerli komşularımla. Beylikdüzü’nde görevde bulunduğumuz süre dirençli kent Beylikdüzü hedefiyle, Afet Yönetim Modeli’ni oluşturduk ve 4 afet merkezini hayata geçirerek önemli bir adım atmıştık. Ayrıca 10 mahallemizin tamamında bulunan Afet ve Acil Durum İstasyonları ile her mahallemize ilk müdahaleleri yapabilecek kapasitede ekipmana ve donanıma sahibiz. Olası afet anlarında Beylikdüzü Mutfağımız günlük 30 bin kişiye 3 öğün 3 çeşit yemek ulaştırma kapasitesine sahip. Deprem ve afetle ilgili her zaman şunu söyledim; Afetlerle yaşam kültürünü, afet hazırlık bilincini oluşturmak zorundayız. Çünkü Türkiye’nin en az ekonomi, sağlık, eğitim ve adalet gündemi kadar afet gerçeği gündemi var. İstanbul’un hem fiziki hem de psikolojik direncini artırmak zorundayız. Ancak bu çalışmaları yapacak ekipler maalesef Silivri zindanlarında tutsak durumda. Buradan çağrımı yineliyorum: Bir afetin, ne kadar az kayıpla atlatılabileceği, o şehrin afetlere karşı duyarlılığına bağlıdır. Afetlere karşı dayanıklı kentler inşa etmeliyiz. Afetleri önleyemeyebiliriz ama sonuçlarını önlemek bizim elimizde” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
6,2 büyüklüğündeki depremde Beylikdüzü’nden örnek dayanışma yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Mersin Yenişehir Belediyesi, 50. Yıl Mahallesi’ndeki bir parka 6 Şubat Kayıp Çocuklar Parkı adını verdi. Parka ayrıca 6 Şubat depremlerinde kaybolan çocukların anısına yapılan anıt da yerleştirildi. Parkta yapılan anma programına Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in yanı sıra CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Mersin Çocuk Hakları Derneği Başkanı Sabahat Aslan, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
“Bu felaketi unutmamak ve ders çıkarmak zorundayız”
Programda konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, deprem felaketinin unutulmaması gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel ile Hatay’daydık. Orada acılar olduğu gibi duruyor. Yaraların sarılma hızı çok yavaş, çok üzüntü verici. Bu kentlerin ayağa kaldırılması lazım. Deprem süresince Yenişehirliler olarak, Mersinliler olarak gerek bölgeye giderek, gerek bölgeden gelen vatandaşlarımızı ağırlayarak elimizden gelen gayreti gösterdik. Deprem sonrası 7 ay boyunca 1200 depremzedeyi misafir ettik.”
“Maalesef bölgede acılar devam ediyor.”
Depremde hayatını kaybedenlerin yanı sıra kayıpların da olduğunu hatırlatan Özyiğit, yaşanan acının tarifsiz olduğunu belirterek, “Vefat yaşamın bir gerçeği ama cenazenize ulaşamıyorsanız, mezarlığa gidemiyorsanız, bu yürekten hiç silinmeyecek bir dert olarak kalıyor. Bugün Hatay Defne İlçe Başkanımız ile yaptığımız görüşmede 3270 kayıp vatandaşımızın olduğu bilgisini aldık. Maalesef bölgede acılar devam ediyor.” diye konuştu.
“Dünyanın her yerinde 7-8 şiddetinde depremler oluyor ama bu şekilde can kayıpları yaşanmıyor.”
Deprem felaketlerinde yaşanan can kayıplarının büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çeken Özyiğit, afet yönetimi konusunda köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Başkan Özyiğit, “Bu afetler sadece ülkemizde mi olur? Bir otel yanar, yüze yakın insan ölür. Bir deprem olur, binlerce, on binlerce can kaybederiz. Dünyanın her yerinde 7-8 şiddetinde depremler oluyor ama bu şekilde can kayıpları yaşanmıyor. Herkesin aklını başına alması gerekiyor. Böyle felaketler olmasın, vatandaşlarımızın ayağına taş değmesin diye yerel yönetimler olarak sorumluluğumuzu biliyoruz. Ama bu sadece bir ilçede, bir ilde olabilecek bir şey değil. Mantalitenin değişmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. Başkan Özyiğit, 6 Şubat Kayıp Çocuklar Anıtı’nın, sadece geçmişi hatırlatan bir simge değil, aynı zamanda gelecekte benzer acıların yaşanmaması için alınması gereken önlemleri hatırlatan bir uyarı niteliğinde olduğunu belirterek, “Bu anıtın yaşadığımız büyük felaketi unutmamak ve herkesin de ders alarak, sorumluluk içinde davranmasına vesile olmasını diliyorum.” dedi.
Konuşmaların ardından 6 Şubat depremlerinden kaybolan çocuklar anısına yapılan anıta karanfiller bırakıldı.
Depremde kaybolan çocuklar anıtı
Yenişehir Belediyesi tarafından 6 Şubat depremlerinde kaybolan çocukların anısını yaşatmak amacıyla yapılan anıtta yer alan kalp ve soru işareti, depremi yaşayan ve yaşamayan herkesin kalbinde açtığı derin yarayı simgelerken, aynı zamanda kaybolan çocukların akıbetine dair süregelen belirsizliği sorguluyor. Çocuk figürü, kaybolan çocukların geride bıraktığı boşluğu ve toplumda yarattığı derin etkiyi temsil ediyor. Bina görüntüleri, enkaz altında kalanların yaşadığı travmayı ve deprem psikolojisini gözler önüne seriyor. Tek kanatlı melek figürü ise saflığı, masumiyeti ve temizliği simgelerken, tek kanadının eksik olması çocukların yarım kalmış hayatlarını ve koparılmışlıklarını anlatıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mersin Yenişehir’de depremde kaybolan çocuklar anısına anıt yapıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İki yıl önce meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremler, 11 ilde büyük hasara yol açarak 53 binden fazla vatandaşımızın hayatını kaybetmesine neden olmuş, on binlerce insan yaralanmıştı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi ile Sosyal Hizmetler Dairesi tarafından, depremde hayatını kaybedenler için anma etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, Şehzadeler Belediye Başkan Yardımcısı Onur Ceylan, Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Kültür ve Sanat Şube Müdürü Okan Gündüz, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda Manisalı katıldı. Sivil toplum kuruluşları temsilcileri de etkinliğe destek vererek depremde hayatını kaybedenleri andı. Depremde hayatını kaybedenler için mevlit okutuldu, dualar edildi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri saygı ve rahmetle anmak, acıyı paylaşmak, birlik ve dayanışma içinde olmak için bu etkinliğin düzenlendiğini kaydetti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir Belediyesi Depremde Hayatını Kaybedenleri Andı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İnegöl Belediyesi 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin yıl dönümünde bir yandan farkındalık çalışmaları ve anma programları düzenlerken, bir yandan da atılması gereken adımlar üzerine konunun paydaşlarıyla çalışmalarını sürdürdü. İnegöl Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İnegöl Temsilciliği ile birlikte 6 Şubat Depreminde zarar gören binaların proje ve uygulama örneklerini İnşaat Mühendisleri ile birlikte bir kez daha inceledi.
Çarşamba akşamı İnegöl Belediyesi Yeni Hizmet Binası çok amaçlı salonunda yapılan toplantıya Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Serdar Atilla Erdem, İnegöl temsilcisi Semih Ulusoy ve İnegöl’deki inşaat mühendisleri katıldı. Belediye Başkanı Alper Taban da toplantı öncesi inşaat mühendislerine yönelik bir selamlama konuşması yaptı. Taban, burada deprem gerçeği ve İnegöl Belediyesi’nin bu alanda attığı adımlara da değindi.
Programda İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün hazırladığı sunum yapıldı. Sunumda özellikle deprem gerçeği ve statik proje-uygulama hatalarına odaklanıldı. Katılımcılara deprem gerçeğini ve yapı güvenliği konusundaki sorumluluklarını hatırlatmak ve İnegöl’de daha güvenli yapılar inşa edilmesi konusunda bilinç oluşturmayı amaç edinen organizasyonda, 6 Şubat depreminde zarar gören binaların proje ve uygulama örneklerini de İnşaat Mühendisleri ile inceledi ve orada yapılan hatalar görülmüş oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Depremde Yıkılan Binaların Projeleri Mühendislerle İncelendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>6 Şubat tarihindeki Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkımın meydana geldiği Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde Emrah-Zeynep Şenen çiftinin tek katlı müstakil evleri de zarar gördü. Deprem gecesi aile 4 çocuklarıyla birlikte panikle dışarı kaçtı. Bu sırada bahçede yaklaşık 3 metre yüksekliğindeki bahçe duvarı 13 yaşındaki 7. sınıf öğrencisi İbrahim Halil Şenen’in üzerine yıkıldı. Yıkıntıların arasından çıkarılan çocuk, ancak birkaç gün sonra bir sağlık kuruluşuna götürülebildi. Yapılan tedavide bel bölgesinde kırıklar oluşan Şenen’e, korse takılarak tekerlekli sandalye verildi. Tekerlekli sandalyede yaşamını sürdüren Şenen, desteksiz sadece birkaç adım atabiliyor. Gününün büyük çoğunluğunu tekerlekli sandalyede geçiren Şenen, yeniden arkadaşları gibi koşup oynamak ve okula gidebilmek için tedavi yardımı bekliyor.
Oğlunu yalnız bırakmayan anne Zeynep Şenen, depremden yaklaşık bir ay önce safra kesesinden ameliyat olan İbrahim’in o gece uyuyamadığını hatırlattı.
“Uzun süredir tedavi ettiremiyoruz”
6 Şubat’ta sallantıyla uyandıklarını anlatan Şenen, “Sarsıntı durmadı eşim ve ben çocuklarımızı dışarı çıkarmaya çalıştık. Eşimin üzerine kapı kapanınca İbrahim’in elini bırakıp geriye gittiğimde, dışarı yönelen oğlumun üzerine duvar çöktü. Oğlumu kurtardık 3 gün boyunca yaralı şekilde arabada yattık. Adana’ya gittik, daha sonra Samsun’a sevk edildik. 25 gün çelik korse ile İbrahim hastanede yattı. Riskli olduğu için ameliyata almadılar. 4-5 ay sırt üstü yatarsa kaynama olacağını söylediler. Oğlumun okul hayatı yarım kaldı. Oğlumun tedavisi için gerekli bir şey yapamıyoruz. Uzun süredir tetkiklerini yaptıramadık. Belinde ağrılar var. İmkanlarımız kısıtlı” dedi.
Şenen, oğlunun iyi bir tedavi olup, eskisi gibi yürüyüp koşmasını istediğini sözlerine ekledi.
“Yürümek istiyorum”
Arkadaşlarını uzaktan izleyen İbrahim Halil Şenen, “Deprem gecesi dışarı çıkarken, hava birden aydınlandı. Savruldum ve duvar üstüme yıkıldı. Annemler beni çıkardı, yürüyemiyordum. Belim ve ayağımda ağrılar vardı, alnımdan kan akıyordu. Dışarı çıktık her yer kötüydü. Şimdi zor oturuyorum, yürüyemiyorum. Eskisi gibi yürüyüp, koşmak, top oynamak, arkadaşlarımla gezmek istiyorum. Okuluma da geri dönmek istiyorum” ifadelerini kullandı. – HATAY
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta Kur’an kursu öğrencileri depremde hayatını kaybeden vatandaşlar başta olmak üzere sahada canla başla çalışanlar için hatim indirip dua etti.
Onikişubat ilçesi 15 Temmuz Şehitler Kur’an Kursu’nda eğitim gören yaklaşık 250 hafız depremde hayatını kaybedenleri andı. Kur’an kursu öğreticilerinin de katıldığı hatim indirme programında öğrenciler salavatalar getirip, dua etti. Depremde hayatını kaybedenlerin yanı sıra sahada ilk günden bugüne kadar her alanda görev alanlar için de hatimler okunduç
Kur’an kursu öğreticisi Mehmet Gül, “Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerinin ardından bizler ister istemez arabaların içinde yaşamaya başladık ve şehirden uzaklaşma gereği duyduk. Biz Ankara’ya gittik. Allah razı olsun o kardeşlerimizden bizlere kucaklarını açtılar. Biz tekrar yurdumuza döndük ve dedik ki öğrencilerimiz ile biz buradan gidince yardım eden, aşçısından hizmetlisinden, enkaz kaldırma işinde çalışandan, yardımlarda bulunan herkese Kur’an kursu öğreticileri olarak, dua edelim dedik ve dua ettik” dedi.
Kur’an kursu öğrencisi Oğuzalp Yalçın ise “Depremde hayatını kaybedenlere Kur’an-ı Kerim okuyup hatim indirip ruhlarına bağışladık. Allah kabul eder inşallah” diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Halil Ulubey – Güncel
Onikişubat ilçesi 15 Temmuz Şehitler Kur’an Kursu’nda eğitim gören yaklaşık 250 hafız, depremde hayatını kaybedenleri andı. Kur’an kursu öğreticilerinin de katıldığı hatim indirme programında öğrenciler salavatalar getirip, dua etti. Depremde hayatını kaybedenlerin yanı sıra sahada ilk günden bugüne kadar her alanda görev alanlar için de hatimler okundu.
Kur’an kursu öğreticisi Mehmet Gül, “Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin ardından bizler ister istemez arabaların içinde yaşamaya başladık ve şehirden uzaklaşma gereği duyduk. Biz Ankara’ya gittik. Allah razı olsun o kardeşlerimizden bizlere kucaklarını açtılar. Biz tekrar yurdumuza döndük ve dedik ki öğrencilerimiz ile biz buradan gidince yardım eden, aşçısından hizmetlisinden, enkaz kaldırma işinde çalışandan, yardımlarda bulunan herkese Kur’an kursu öğreticileri olarak, dua edelim dedik ve dua ettik” dedi.
Kur’an kursu öğrencisi Oğuzalp Yalçın ise, “Depremde hayatını kaybedenlere Kur’an-ı Kerim okuyup hatim indirip ruhlarına bağışladık. Allah kabul eder inşallah” diye konuştu. – KAHRAMANMARAŞ
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
Çarşı Mahallesi’nde bulunan Lale Camii’nin 1976 yılında inşa edilen minaresi, Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar gördü. Yapılan hasar tespit çalışmalarında, caminin yıkımına karar verildi. Minare, alınan güvenlik önlemlerinin ardından, halat bağlanarak kontrollü olarak yıkıldı. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. (DHA)
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel
İZMİR ve Kahramanmaraş depremlerini yaşayan Gülşah Gülebenzer, Devlet Tiyatroları tarafından düzenlenen, ‘Bağımlılık’ temalı oyun yazma yarışmasında Bağ isimli tiyatro oyunuyla 2’nci mansiyon ödülünü aldı.
İzmir‘de 30 Ekim 2020’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremi yaşayan ve psikoloji olarak etkilenen Gülşah Gülebenzer, Kahramanmaraş’taki yakınlarının yanına taşındı. Gülebenzer, 6 Şubat’ta meydana gelen depremlere de bu kentte yakalandı. Depremde 2,5 yaşındaki oğlu Kerem Faruk Gülebenzer ile oturduğu evi hafif hasar gören Gülebenzer, kaleme aldığı ‘Bağ’ isimli tiyatro oyunu ile Devlet Tiyatroları tarafından her türlü bağımlılığı tartışmaya açarak bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen, ‘Bağımlılık’ temalı oyun yazma yarışmasında 2’nci mansiyon ödülünün sahibi oldu.
‘SANATIN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ BİZİ TEKRAR HAYATA BAĞLADI’
İzmir depreminden psikolojik olarak oldukça etkilendiğini belirten Gülşah Gülebenzer, “Oğlum Kerem, İzmir depreminde 40 günlüktü ve bir anne olarak bu durum beni oldukça etkiledi. İzmir’de devam eden depremler nedeniyle oradan uzaklaşma ihtiyacı hissettim ve akrabalarımızın yanına Kahramanmaraş’a yerleştik. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta tekrar depreme yakalandık. Yaşanan depremden sağ kurtulabildiğimiz için çok şanslıyız. Deprem bölgesinde psikolojik olarak çok zor durumlar yaşanıyor. 2,5 yaşındaki oğlum ve ben birbirimize bağ olarak bu süreci atlatmaya çalışıyoruz. ‘Bağ’ isimli oyunum tam yaralarımızı sarmaya çalışırken yakalandığımız depremde bizi hayata tutan, tekrar motive eden ve umut veren bir yaşam bağı oldu. Umarım depremden etkilenen herkes yaralarını sarmayı başarabilir. Oğlum ödülün ne anlama geldiğini henüz bilmiyor; ancak ödül alacağımı duyunca çok sevindi. Sanatın iyileştirici gücü bizi tekrar hayata bağladı” dedi.
‘YAZMAK ÇOK TEDAVİ EDİCİ VE ONARICI’
‘Bağ’ isimli tiyatro oyununu yazarken insanların hayata tutunduğu bağları bir bütün olarak kaleme aldığını belirten Gülebenzer, “Hayatta bazen bize zarar veren şeylere de tutunuyoruz. Bu bağlar bir örümcek ağı gibi etrafımızı sarıyor ve bir süreden sonra artık nefes alamamaya başlıyoruz. Hayattaki seçimlerimiz bizi var ediyor. Ne yöne gideceğimizi de biz belirliyoruz. Aslında farklı şekillerde de akabilir hayatlar. Ben bu oyunda insanları hayattan koparan ve hayata bağlayan bağlara yer veriyorum. Yazmak çok tedavi edici ve onarıcı. Depremde insanların hayatlarında yaşayabileceği en uç duygular yaşandı. Sanat gerçekten insanları tedavi ediyor” dedi.
İzmir Seçim Sonuçları Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Enes Geyik – Kültür Sanat
Kahramanmaraş merkezli depremlerde 7 üyesini kaybeden Antakya Medeniyetler Korosu, Avrupa Günü kapsamında “Dayanışma Konserleri’nin ikincisini Denizli Pamukkale Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenledi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu desteği, Denizli Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Sanayi Odası’nın ortaklaşa düzenlediği konser etkinliğinde, farklı etnik köken ve inançlara sahip üyelerden oluşan koro sahne aldı. Koro, depremlerde hayatını kaybeden koro üyeleri Müge Mimaroğlu, Gizem Dönmez, Hakan Samsunlu, Pınar Aksoy, Mehmet Özdemir, Fatma Çevik, Ahmet Fehmi Ayaz ve yaşamını yitirenler anısına şarkılar söyledi.
“ACILARINI BİZİMLE PAYLAŞACAKLAR”
Geceyle ilgili açıklamada bulunan Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu şunları söyledi:
“Mayıs ayının ilk haftası Avrupa Birliği Günleri, Avrupa Birliği Günleri’ni kutluyoruz. Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin ve Sanayi Odası’nın iş birliğinde Antakya Medeniyetler Korosu’nu Denizli’de ağırlıyoruz. Biliyorsunuz yaşadığımız deprem felaketinden sonra bölgedeki güçlü korolardan biri olan Antakya Medeniyetler Korosu, Avrupa Birliği’nin desteğiyle Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin olduğu 8 ilde konserlere başladı. Bu aslında bir dayanışma konseriydi. Dayanışma konserleri olarak değerlendirebiliriz bunları. Birlik ve dayanışma mesajı veriyoruz. Bir araya gelme mesajı veriyoruz. Bizler de Denizli’de bu işin ev sahipliğini yapıyoruz. Deprem bölgesine biliyorsunuz depremin ilk günlerinden beri Denizli Sanayi Odası olarak şehrin diğer kurumlarıyla birlikte yardım elimizi uzattık. Elimizden gelen dayanışmayı, elimizden gelen yardımı oraya ulaştırmaya çalıştık. Geri kalan süreçte de TOBB bünyesinde kalıcı konut projesini başlattık ve yine bu projemiz üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Ama bu akşam biraz konumuz farklı. Antakya Medeniyetler Korosu içlerinde depremde kaybettikleri arkadaşları olan bir topluluk. Onlar dediğim gibi 8 şehri dolaşıyorlar ve acılarını, kederlerini, türkülerini bugün burada bizimle paylaşacaklar. Bu yüzden güzel ve anlamlı bir gün. Oldukça yoğun bir katılım var ve bu katılım nedeniyle de mutluyuz.”
Kaynak: ANKA / Kültür Sanat