?> ?> devrimi arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Tue, 10 Jun 2025 19:41:11 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png devrimi arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 İçerikte “Derinlik” Devrimi – Bozbora Medya! https://kocaelibasin.com.tr/icerikte-derinlik-devrimi-bozbora-medya/ Tue, 10 Jun 2025 19:40:17 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/?p=87321 Dijital dünyanın gürültüsünde kaybolan markalar için Bozbora Medya, ezber bozan bir yaklaşımla “İçerikte Derinlik Devrimi“ni ilan ediyor. Ajans, sadece tıklanma peşinde koşan yüzeysel içerikler yerine, insan ruhuna dokunan, zihinde yer eden ve kalıcı etki yaratan hikayeler inşa etmeyi hedefliyor. Bu yeni dönemde, “algoritmalara dans eden” değil, “kalplere dokunan” içeriklerle markaların sesini duyuruyor. Günümüz pazarlama dünyasında, […]

İçerikte “Derinlik” Devrimi – Bozbora Medya! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dijital dünyanın gürültüsünde kaybolan markalar için Bozbora Medya, ezber bozan bir yaklaşımla “İçerikte Derinlik Devrimi“ni ilan ediyor. Ajans, sadece tıklanma peşinde koşan yüzeysel içerikler yerine, insan ruhuna dokunan, zihinde yer eden ve kalıcı etki yaratan hikayeler inşa etmeyi hedefliyor. Bu yeni dönemde, “algoritmalara dans eden” değil, “kalplere dokunan” içeriklerle markaların sesini duyuruyor.

Günümüz pazarlama dünyasında, Seth Godin’in “Mor İnek” teorisi hiç bu kadar geçerli olmamıştı. Godin’in de vurguladığı gibi, “Sıradan olmak, görünmez olmaktır.” Bozbora Medya, tam da bu noktadan hareketle, markaları sıradanlıktan kurtarıp “Mor İnek”e dönüştürecek içerikler tasarlıyor. Bozbora Medya Kurucusu Emirhan Bozbora bu yaklaşımı şöyle açıklıyor: “Herkesin aynı şeyi söylediği bir ortamda, farklı olmak ve akılda kalıcı olmak bir seçim değil, zorunluluktur. Biz, markaların sadece duyulmasını değil, hissedilmesini sağlıyoruz.”

Bilim ve Duygunun Harmanlandığı Bir Sanat

Pazarlama psikolojisi, Ian Leslie gibi düşünürlerin de belirttiği gibi, insanların karar alma süreçlerinin duygularla ne kadar iç içe olduğunu gözler önüne seriyor. Leslie’nin “İkna Sanatı” üzerine yaptığı çalışmalarda sıkça atıfta bulunduğu gibi, insan beyni mantıktan önce duygularla bağlantı kurar. Bozbora Medya da bu bilimsel gerçeği içerik stratejisinin merkezine koyuyor. Ajans, sadece demografik verilere değil, aynı zamanda psikografik analizlere ve duygusal tetikleyicilere odaklanarak, markaların hedef kitleleriyle derinlemesine bir bağ kurmasını sağlıyor.

Ruhsal Zeka Temelli İçerik Üretimi” adını verdikleri bu metot, sadece anahtar kelime doldurmaktan çok daha fazlasını vaat ediyor. Markaların otantik hikayelerini bulup çıkarmak, bu hikayeleri tüketicilerin değerleriyle örtüştürmek ve her bir içerik parçasında gerçek bir niyet ve duygu taşımak, Bozbora Medya’nın ayırt edici özelliği. Bu yaklaşım, sadece satışları değil, aynı zamanda marka sadakatini ve topluluk bağlarını da güçlendiriyor.

Yapay Zeka Bir Araç, İnsan Yaratıcılığı Asla Değil

Bozbora Medya, güncel teknoloji trendlerini yakından takip ediyor. Özellikle yapay zeka araçlarını içerik üretim süreçlerine entegre ederek verimliliği artırsa da, nihai kararı ve yaratıcı dokunuşu her zaman insan zekasına bırakıyor. Ajans, yapay zekanın sunduğu olanakları, insan yaratıcılığını ve duygusal derinliği artıran bir yardımcı olarak konumlandırıyor. “Teknoloji bize hız ve imkan sunar, ancak ruha dokunan içeriği oluşturma yeteneği sadece insana aittir,” diyen Emirhan Bozbora, bu dengeyi ustaca kurduklarını belirtiyor.

Bozbora Medya, bu “derinlik” devrimiyle, markaların dijital dünyada sadece var olmaktan öte, gerçek bir etki yaratmasını ve hedef kitlelerinin zihinlerinde kalıcı bir yer edinmesini sağlamayı amaçlıyor. Ajans, bu yenilikçi vizyonuyla Türkiye’nin dijital pazarlama arenasında yeni bir çağ başlatmaya hazırlanıyor. Unutulmamalıdır ki, yapay zeka sizin vizyonunuz kadar size yardımcı olabilir; bir aptal, yapay zekayı da aptalca kullanarak onu aptallaştırabilir.

Bizim Görüşümüz İse

‘’İyi Fikirler Zamanı da Mekanı da Aşar.’’ Bozbora Medya

 

İçerikte “Derinlik” Devrimi – Bozbora Medya! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
DEÜ’den doğa temelli inovasyon: mikroalglerle temiz hava devrimi!  https://kocaelibasin.com.tr/deuden-doga-temelli-inovasyon-mikroalglerle-temiz-hava-devrimi/ Fri, 14 Mar 2025 19:42:50 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/deuden-doga-temelli-inovasyon-mikroalglerle-temiz-hava-devrimi/ DEÜ'den doğa temelli inovasyon: mikroalglerle temiz hava devrimi!    Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) akademisyenleri, iç mekan hava kalitesini iyileştirmek için doğa temelli bir çözüm geliştiriyor.

DEÜ’den doğa temelli inovasyon: mikroalglerle temiz hava devrimi!  yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
DEÜ’den doğa temelli inovasyon: mikroalglerle temiz hava devrimi! 

 

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) akademisyenleri, iç mekan hava kalitesini iyileştirmek için doğa temelli bir çözüm geliştiriyor. Mikroalgler ve bitkilerle çalışan biyoesaslı hava temizleme sistemi, çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamayı hedeflerken, multidisipliner yapısı ve yenilikçi yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

 

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), Araştırma Üniversiteleri Destek Programı (ADEP) kapsamında desteklenen “Fotosentetik Organizmaların Mahal Uygulamalarının Hava Kalitesine Etkisi Projesi” ile iç mekân hava kalitesini iyileştiren yenilikçi biyoesaslı bir teknolojiyi tanıttı.

DEÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Azize Ayol, gelişmeyle ilgili olarak, “Bu proje, mikroalgler ve bitkiler kullanarak geleneksel hava temizleme yöntemlerine alternatif, doğa temelli bir model geliştirmeyi amaçlıyor. Artan kentleşme ve değişen yaşam tarzı ile birlikte insanlar, zamanlarının büyük bir kısmını kapalı alanlarda geçiriyor. Bu durum, hava kirliliğinin insan sağlığına olumsuz etkilerini daha da kritik hale getiriyor” dedi.

 

BİYOLOJİK ESASLI TEMİZ HAVA TEKNOLOJİSİ

Prof. Dr. Ayol, bu sistemlerin geleneksel mekanik hava temizleyicilerle karşılaştırılacağını ve etkinliğinin deneysel çalışmalarla belirleneceğini ifade ederek, “Proje, mikroalgler ve bitkilerle çalışan biyoesaslı hava temizleme sistemlerinin iç mekân hava kalitesi üzerindeki etkisini incelemeyi hedefliyor. Bu yenilikçi yöntem, doğa temelli yaklaşımıyla hava kalitesini iyileştirme potansiyeline sahip. Bizler de bilimsel verilerle bu etkinliği ortaya koymayı amaçlıyoruz” ifadesinde bulundu.

 

EKONOMİK VE ÇEVRESEL KATKI

Projenin sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik kazançlar da sağlayabileceğine vurgu yapan Prof. Dr. Ayol, şunları ekledi: “Daha temiz hava, sağlık harcamalarını azaltabilir, enerji verimliliğini artırabilir ve iş verimliliğini yükseltebilir. Ayrıca, proje kapsamında geliştirilen mikroalgli hava temizleyicilerin ticarileşmesi de planlanıyor. Düşük enerji tüketimi ve çevre dostu yapısıyla bu teknoloji, sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulmasına önemli bir katkı sağlayabilir. Projemize desteklerini esirgemeyen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz.”

 

TOPLUMSAL FARKINDALIK

Proje Yürütücüsü DEÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Tokuç ise proje ile çevresel sürdürülebilirlik konusunda toplumsal farkındalık yaratmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Proje, akademik ve ticari ortakların bir araya gelmesini teşvik edecek ve şirketleri çevre dostu teknolojilere yatırım yapmaya yönlendirebilecek. Burada amaç, sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmaktır. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak bu proje ile bilimsel araştırmaların toplumsal faydaya dönüşmesini sağlamak, herkes için sürdürülebilir çözümler sunmaya devam etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

 

MULTİDİSİPLİNER PROJE EKİBİ

Projeyi, Çevre Mühendisliği, Mimarlık, Biyomühendislik ve Makina Mühendisliği alanlarında uzman akademisyenlerden oluşan multidisipliner bir ekibin yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Tokuç, “Projede, öğretim üyelerimiz Prof. Dr. Azize Ayol, Prof. Dr. Mehmet Akif Ezan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden Doç. Dr. İrem Deniz Can gibi deneyimli akademisyenlerin yanı sıra, Dr. Öğr. Üyesi Gizem Tuna Tuygun, Öğr. Gör. Tunahan Akış, Yonca Yaman, Hüseyin Emre Gürses, Yaşar Onur Demiral ve Seda Nur Apdik gibi genç araştırmacılarımız da aktif roller üstleniyor” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

DEÜ’den doğa temelli inovasyon: mikroalglerle temiz hava devrimi!  yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2025’te Teknolojide Yapay Zeka Devrimi https://kocaelibasin.com.tr/2025te-teknolojide-yapay-zeka-devrimi/ Mon, 06 Jan 2025 14:50:53 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/2025te-teknolojide-yapay-zeka-devrimi/ Yapay zeka (AI) teknolojilerindeki hızlı gelişim işletmeleri köklü bir değişim sürecine hazırlıyor.

2025’te Teknolojide Yapay Zeka Devrimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zeka (AI) teknolojilerindeki hızlı gelişim işletmeleri köklü bir değişim sürecine hazırlıyor. Teknoloji liderleri için 2025 öngörülerini paylaşan Dell Technologies Türkiye ve eCIS  Genel Müdürü Işıl Hasdemir, “2025 yılı yapay zekanın keşif aşamasından uygulama aşamasına geçtiği bir yıl olacak” dedi.

 

Teknolojinin hızlı gelişimi, çalışma, yaşama ve yenilik yapma şekillerini kökten dönüştürmeye devam ediyor. Yapay zeka (AI), artık sadece popüler bir terim olmaktan çıkıp küresel dönüşümün merkezinde yer alıyor. EMEA bölgesindeki teknoloji liderlerinin geleceğe hazırlanmalarına yardımcı olacak 2025’teki öngörülerini paylaşan Dell Technologies Türkiye & eCIS Genel Müdürü Işıl Hasdemir, “2024 yılı, işletmelerin yapay zeka araçlarını deneyimlediği bir keşif yıldı. 2025 yılıysa yapay zekanın keşif aşamasından uygulama aşamasına geçtiği bir yıl olacak.  McKinsey’e göre, Generatif AI kullanımı sadece 10 ayda iki katına çıktı. İşletmeler bu süreçte öğreniyor, test ediyor ve yapay zekanın neler başarabileceğine dair içgörüler elde ediyor” dedi.

 

Oyunun kuralları değişiyor

Şirketlerin 2025 için sağlam temelleri olan bir yapay zeka stratejisi geliştirmesi gerektiğine dikat çeken Işıl Hasdemir, uyum sağlayamayan şirketlere de geri planda kalabilecekleri uyarısında bulundu. Hasdemir, IDC’nin “Geleceğin İşletmesi Dayanıklılık ve Harcama Araştırması” verilerinine göre Avrupa’daki şirketlerin yüzde 40’ı GenAI’a ciddi yatırımlar yapıyor ve bu yatırımlar önümüzdeki 18 ayda daha da artacak. Ayrıca, şirketlerin yüzde 30’u, üretim aşamasında GenAI destekli uygulama ve hizmetler kullanmaya başladı. Önümüzdeki yıl boyunca işletmeler, yapay zekayı ölçeklendirdikçe gerçek yatırım getirisini (ROI) görmeye devam edecek. Bu tam anlamıyla oyunun kurallarını değiştiriyor. EMEA bölgesindeki sağlık, finans ve lojistik sektörleri için – yapay zeka destekli yeniliklere açık olan bu alanlarda – pilot projelerden ölçeklenebilir çözümlere geçiş yapmanın zamanı geldi. Odak noktası, mevcut zorlukları çözerken şirketleri gelecekteki fırsatlar için de konumlandıran, özel ve ölçeklenebilir yapay zeka uygulamaları geliştirmek olmalı. Eğer yapay zeka stratejiniz henüz hazır değilse, 2025’te bunu en öncelikli hedefiniz haline getirin. Kullanılan araçlar hızla gelişiyor, uyum sağlayamayan işletmelerse geri planda kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor” diye konuştu.

 

“Yapay zeka destekli bilgisayarlar devrim yaratacak”

Hasdemir’e göre 2025 yılında yapay zeka destekli bilgisayarlar, iş süreçlerinde önemli bir devrim yaratacak. Gömülü yapay zeka özelliklerine sahip bu cihazların iş süreçlerini hızlandırırken verimliliği artıracağını belirten Dell Technologies Türkiye ve eCIS  Genel Müdürü Işıl Hasdemir, “Dahili yapay zeka yetenekleriyle donatılmış olan bu cihazlar, verileri yerel olarak işleyebiliyor; bu da daha hızlı performans, gelişmiş güvenlik ve maliyet verimliliği sağlıyor. Bu teknolojilerin, hibrit ve uzaktan çalışma modellerinin yaygın olduğu EMEA bölgesinde, iş yapma şekillerini yeniden tanımlayarak fayda sağlıyor. Günümüz iş dünyasında akıllı cihazlara sahip olmak artık bir lüks değil, bir gereklilik haline geldi. Daha yüksek performanslı CPU’lar, GPU’lar ve NPU’ların bulunduğu bu dönemde şirketler, eski donanımları geride bırakarak yapay zeka destekli cihazlara yatırım yapmayı düşünmeli” dedi.

 

Veri Merkezlerinin alt yapılarına yatırım şart 

Hasdemir, 2025 yılında veri merkezlerininin de yeniden tasarlanması gerektiğine de dikkat çekerek göz önünde bulundurulması gereken kritik noktaları şöyle açıkladı:   “Yapay zeka iş yükleri, geleneksel veri merkezlerinin sınırlarını zorluyor. 2025 itibarıyla, yapay zeka uygulamalarının yüzde 95’inin gerçek zamanlı karar almayı desteklemesi bekleniyor. Ancak bu durum, veri merkezlerinin daha esnek, ölçeklenebilir ve enerji verimli yapılara dönüşmesini zorunlu kılıyor. Bu noktada enerji verimliliği, yapay zeka iş yüklerinin çevresel etkilerini en aza indirmek için hayati önem taşıyor. Dell Technologies olarak enerji verimli sıvı soğutma çözümleri gibi yeniliklerimizle işletmelere rehberlik ediyoruz. Veri merkezlerini modernize etmek, performans ve sürdürülebilirlik arasında bir denge kurmanın anahtarı olarak karşımıza çıkıyor. McKinsey’in araştırmalarına göre, Avrupa’daki veri merkezlerine olan talebin 2030 yılına kadar yaklaşık 35 gigawatta (GW) çıkması bekleniyor. Bu talebi karşılamak için veri merkezi altyapısına 250-300 milyar dolar arasında bir yatırım yapılması gerekiyor.”

2028 yılına kadar üretken yapay zeka etkileşimlerinin üçte birini yapay zeka ajanları yönetecek 

Hasdemir’e göre 2025 yılı, sohbet botları veya sanal asistanların ötesine geçen, yapay zeka ajanlarının yükselişine de sahne olacak. Yapay zeka ajanlarının belirlenen hedeflere ulaşmak için plan yapabilen, karar alabilen ve harekete geçebilen ileri düzey yazılım sistemleri olduğunu açıklayan Hasdemir,  “Yapay zeka ajanları, işletmelerin sınırlarını genişletiyor ve reaktif sistemlerden proaktif çözümlere geçiş yapmamızı sağlıyor. Örneğin, Dell olarak, ekiplerin bilgi kaynaklarını – içerik veya kod gibi – daha etkili bir şekilde sınıflandırmalarına yardımcı olmak için yapay zeka ajanlarıyla çalışıyoruz ve bu süreçte elde ettiğimiz değerli deneyimleri müşterilerimizle paylaşıyoruz. Özellikle karmaşık iş süreçlerini yönetmede ve müşteri deneyimlerini kişiselleştirmede büyük bir devrim yaratıyorlar. Gartner’ın tahminlerine göre, 2028 yılına kadar üretken yapay zeka etkileşimlerinin üçte birini bu ajanlar yönetecek. Hasdemir, bu dönüşümün yalnızca işletmeler için değil, bireyler için de teknolojiyle etkileşimde devrimsel bir değişim olduğunu vurguluyor” dedi.

 

2025’te bu 4 alana odaklanın! 

Dell Technologies Türkiye ve eCIS Genel Müdürü Işıl Hasdemir, son olarak işletmelerin 2025’te odaklanması gereken gereken dört alana işaret etti: “2025, teknolojinin iş dünyasını yeniden şekillendireceği bir yıl olacak. EMEA bölgesindeki işletmelerin bu değişimi fırsata çevirebilmesi için cesur, hızlı ve stratejik adımlar atması gerekiyor. Bunun için dört ana odak çok önemli. Birincisi; yapay zeka yatırımları. Yapay zeka stratejinizi oluşturun ve başarılı çözümleri hızla ölçeklendirin. İkincis; altyapınızı modernize edin. Yapay zeka destekli cihazlar ve modern veri merkezi çözümleriyle teknolojik dönüşümünüzü hızlandırın. Üçüncüsü; sürdürülebilirliğe öncülük Edin. Enerji verimliliğine odaklanan teknolojilere yatırım yaparak çevresel sorumlulukta liderlik edin. Son olarak ekiplerinizi güçlendirin. Yapay zeka araçlarını kullanarak çalışanları tekrar eden görevlerde kurtararak stratejik hedeflere odaklanmasını sağlayın.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

2025’te Teknolojide Yapay Zeka Devrimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>