?>
?>
Kocaeli’de Dil Eğitiminin Önemi
Kocaeli, Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden biridir. Sanayi, ticaret ve eğitim alanında gelişmiş yapısı sayesinde yabancı dil bilmek burada yaşayanlar için büyük avantaj sağlar. Özellikle İzmit’te İngilizce öğrenmek isteyen öğrenciler ve profesyoneller, dil eğitimi sayesinde uluslararası fırsatlara daha kolay ulaşır.
Kocaeli Dil Kursu, bu ihtiyaçları karşılamak için özel programlar hazırlar. Ayrıca, öğrencilerin seviyelerine uygun ders içerikleriyle öğrenme sürecini kolaylaştırır.
Kocaeli Dil Kursu’nun Eğitim Yaklaşımı
Her öğrencinin öğrenme tarzı farklıdır. Bu nedenle Kocaeli Dil Kursu, kişiselleştirilmiş eğitim yöntemleri uygular. Öğretmenler, öğrencilerin hedeflerini dikkate alarak ders planlarını şekillendirir.
Eğitimde Öne Çıkan Özellikler
Yeni bir dili öğrenmek, kendinize yaptığınız en değerli yatırımlardan biridir. Kocaeli Dil Kursu, bu yatırımı en verimli şekilde yapmanız için yanınızdadır.
İzmit’te İngilizce Öğrenmenin Avantajları
İzmit, genç nüfusu ve eğitim odaklı yapısıyla dil öğrenmek için ideal bir şehir. İngilizce öğrenmek isteyenler için Kocaeli Dil Kursu, hem akademik hem de sosyal hayatı destekleyen bir ortam sunar.
Bununla birlikte, kursun sunduğu programlar öğrencilerin hedeflerine göre şekillenir. Örneğin, iş İngilizcesi öğrenmek isteyenler için özel ders içerikleri hazırlanır.
Öğrenci Deneyimi ve Başarı Hikayeleri
Kocaeli Dil Kursu’nda eğitim alan öğrenciler, kısa sürede fark edilir gelişim gösterir. Öğrenciler, derslerde öğrendiklerini günlük yaşamda uygulayarak kalıcı öğrenme sağlar.
Birçok öğrenci, kurs sayesinde yurtdışı eğitim fırsatlarına ulaşmış veya iş hayatında terfi almıştır. Bu başarı hikayeleri, kursun güvenilirliğini ve etkisini kanıtlar.
Öte yandan, kursun sunduğu sosyal etkinlikler öğrencilerin motivasyonunu artırır. Dil öğrenmek sadece derslerle sınırlı kalmaz, aynı zamanda kültürel bir deneyime dönüşür.
Sonuç ve Kapanış
Dil öğrenmek, geleceğe yapılan en güçlü yatırımdır. İzmit’te yaşayanlar için Kocaeli Dil Kursu, modern, pratik ve etkili bir eğitim deneyimi sunar. Profesyonel öğretmen kadrosu ve kişiselleştirilmiş programlarıyla öğrencilerin hedeflerine ulaşmasını sağlar.
Kocaeli Dil Kursu olarak, İzmit’te İngilizce öğrenmek isteyen herkese modern, pratik ve etkili bir eğitim deneyimi sunuyoruz. Detaylı bilgi almak veya kayıt için bizimle iletişime geçin.
Kocaeli’de Dil Eğitiminin Yeni Merkezi: Kocaeli Dil Kursu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
| BİLGİ öğrencilerinden sanal gerçeklik destekli dil öğrenme uygulaması: Linviva
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Muhammet Emir Başoğul, Onur Gök ve Medet Ali Halı yabancı dil öğrenmek isteyenler için sanal ortamda pratik yapma imkânı sunan 3D Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) destekli bir dil öğrenme uygulaması geliştirdi. “Linviva” adı verilen uygulama, yapay zekâ ile güçlendirilmiş sanal karakterler aracılığıyla kullanıcıların gramer ve telaffuz hatalarını analiz edip öneriler sunarken dil öğrenme sürecini daha etkili ve eğlenceli hale getiriyor.
Günümüzün hızla gelişen dijital dünyasında, dil öğrenme teknikleri de teknolojinin sunduğu yeni olanaklarla dönüşüm geçiriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Muhammet Emir Başoğul, Onur Gök ve Medet Ali Halı tarafından geliştirilen “Linviva” dil öğreniminde bu dönüşümün bir parçası olarak dikkat çekiyor. BİLGİ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Tuğba Dalyan’ın danışmanlığında hayata geçirilen proje, 3D Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) teknolojileri ile kullanıcıların yapay zekâ destekli sanal karakterlerle etkileşim kurarak dil becerilerini geliştirebilmeyi amaçlıyor.
Kullanıcılar sanal dünyada dil öğrenebiliyor Dil öğrenme süreçlerine AR ve VR ile yenilik getiren “Linviva” kullanıcıların sanal ortamlarda hem hareket edebildiği hem de nesneleri elleriyle tutup etkileşimde bulunabildiği eşsiz bir dil öğrenme deneyimi sunuyor. Kullanıcılar, bu sanal dünyada bir kafe veya tren istasyonu gibi alanlarda bulunarak yabancı bir dile gerçek hayatta maruz kalıyormuş gibi pratik yapabiliyor. Uygulamada, yapay zekâ destekli sanal karakterlerle sohbet ederken kullanıcıların gramer ve telaffuz hataları anında analiz edilip doğru kullanım önerileri sunuluyor. Uygulamayı kullanan kullanıcılar, sadece cümle kalıplarını değil, dilin çeşitli ve özgün kullanımlarını da öğrenme şansı buluyor.
Linviva herkes için erişilebilir dil pratiği sunuyor Dil öğrenmenin en etkili yollarından biri olan “maruz kalma” yöntemine dayanan Linviva, yurtdışına gitme imkânı olmayan kullanıcılar için sanal ortamda bu deneyimi yaşatmayı amaçlıyor. Prototipi İngilizce dilinde sunulan Linviva, ilerleyen aşamalarda farklı dillere uyarlanarak herkesin erişimine açılmayı hedefliyor. Kullanıcılar, VR gözlükle veya AR destekli telefon kullanımı ile uygulamayı deneyimleyebiliyor. “Linviva” dil öğrenme süreçlerinde motivasyonu artırmak amacıyla oyunlaştırma özellikleri de içeriyor ve kullanıcılar, sanal karakterlerin görünüşlerini kişiselleştirebiliyor.
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
BİLGİ öğrencilerinden sanal gerçeklik destekli dil öğrenme uygulaması: Linviva yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çocukların ekran ile tek yönlü iletişim içinde olduklarını ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Bu çocuklarda, karşılıklı ve çok yönlü etkileşiminin engellenmesi sebebiyle dili kullanma gereksiniminin ve göz kontağı kurma süresinin azalması sonucunda dil ve konuşma gelişiminin olumsuz etkilendiği yapılan çalışmalarda görülüyor.” dedi. Birçok ebeveynin, erken yaşta ekran maruziyetinin çocuğun bilişsel gelişimini destekleyeceğine inandığını aktaran Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Yapılan çalışmalar, iki yaş altı çocuklarda ekrana maruz kalmanın, dil gelişimini desteklemek yerine tam tersine geciktirdiğini gösteriyor.” uyarısını yaptı. Anuş Tahmincioğlu ayrıca bilimsel araştırmalar ve klinik deneyimlere göre, ekran sürelerinin kısıtlandığı ve çocuklara yüz yüze etkileşim fırsatları sunulduğu durumlarda, dil gelişiminde belirgin bir iyileşme gözlemlendiğini vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, erken yaşta ekran maruziyetinin çocukların dil ve konuşma becerilerine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Tek yönlü iletişim dili kullanma ve göz kontağı kurma süresini azaltıyor!
Teknolojinin hayatımızda kapladığı alanın her geçen gün arttığına dikkat çeken Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Ancak bu durumun, özellikle çocuklar üzerindeki etkilerini anlamak ve tartışmak, toplum olarak önceliklerimiz arasında yer almalı. Çünkü ekran karşısında geçirilen uzun saatler, çocukların dil ve konuşma becerileri üzerinde ciddi sorunlara yol açabiliyor.” dedi.
Çocukların ekran ile tek yönlü iletişim içinde olduklarını ifade eden Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Bu çocuklarda, karşılıklı ve çok yönlü etkileşiminin engellenmesi sebebiyle dili kullanma gereksiniminin ve göz kontağı kurma süresinin azalması sonucunda dil ve konuşma gelişiminin olumsuz etkilendiği yapılan çalışmalarda görülüyor.” şeklinde konuştu.
Çocuklar, duydukları kelimeleri aktif bir şekilde kullanabilmeli!
Birçok ebeveynin, erken yaşta ekran maruziyetinin çocuğun bilişsel gelişimini destekleyeceğine inandığını aktaran Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Ne yazık ki bilimsel araştırmalar bu yaygın inancının tam tersini söylüyor. Yapılan çalışmalar, iki yaş altı çocuklarda ekrana maruz kalmanın, dil gelişimini desteklemek yerine tam tersine geciktirdiğini gösteriyor.” uyarısını yaptı.
Ekranın, çocuğun yüz yüze iletişim ve sosyal etkileşim fırsatlarının yerini aldığının altını çizen Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, çocukların kelime hazinesinin gelişmesinde duydukları kelimeler kadar, bunları aktif bir şekilde kullanma fırsatlarının da önemli bir rol oynadığını söyledi.
Çocuklar televizyon veya tabletten dil öğrenmez!
Bir diğer yaygın yanılgının, televizyon veya tablet üzerinden çocukların dil öğreneceğine dair inanç olduğuna vurgu yapan Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, şunları söyledi:
“Bu inanç gerçekliği yansıtmamaktadır. Çünkü çocuğun soru sorma, cevap verme ve göz kontağı kurma gibi temel iletişim becerilerini geliştirmek için interaktif etkileşimlere ihtiyacı vardır.
Günümüzde sıklıkla evlerde ve restoranlarda karşılaştığımız bir durum ile örnek vermek gerekirse, anne ve babaları, çocuklar ile birlikte yemek masasında sohbet etmek yerine çocukları ellerinde telefon ya da tablet ekranlarına dalmış halde görüyoruz, böyle zamanlarda çocuk bu ailesi ile geçireceği değerli iletişim fırsatından mahrum kalıyor demektir.”
Yüz yüze etkileşim, dil gelişiminde belirgin bir iyileşme ortaya koyuyor
Bilimsel araştırmaların ve klinik deneyimlerin, ekran sürelerinin kısıtlandığı ve çocuklara yüz yüze etkileşim fırsatları sunulduğu durumlarda, dil gelişiminde belirgin bir iyileşme gözlendiğini ortaya koyduğunu belirten Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Anuş Tahmincioğlu, “Çocukların dil ve iletişim becerilerini desteklemek, basit ama etkili adımlarla mümkün. Kitap okumak, sohbet etmek, birlikte oyun oynamak gibi aktiviteler, çocuğun dil ve bilişsel gelişimlerine çok daha fazla katkı sağlar.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İki yaş altı çocuklarda ekran maruziyeti dil gelişimini geciktiriyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konak Belediyesi’nin Avrupa Dayanışma Programı (ESC – European Solidarity Corps) kapsamında Pi Gençlik Derneği ile birlikte düzenlediği ‘İngilizce Konuşma Kulübü’ sayesinde çocuklar ve gençler dil becerilerini geliştirme fırsatı buluyor. İlçenin farklı noktalarındaki semt merkezlerinde haftanın iki günü devam eden proje kapsamında yurtdışından gelen gönüllüler, 3-18 yaş arası çocuk ve gençlere konuşma pratiği yaptırarak okulda öğrendiklerini de pekiştirme imkanı sunuyor. Konak Belediyesi’nin Agora Semt Merkezi ve Beştepeler Sosyal Tesisleri’nde gerçekleşen etkinlik önümüzdeki günlerde birçok semt merkezinde yaygın hale getirilecek. İngilizce Konuşma Kulübü’nde çok eğlendiklerini dile getiren çocuklar ile gençler, arkadaş edindiklerini ve yurtdışından gelen eğitmenlerle farklı kültürleri tanıdıklarını ifade ettiler.
Başkan Mutlu’ya teşekkür
Projenin çocuklar ve gençler üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapan Pi Gençlik Derneği Başkanı Begüm İntepeler, “Burada çocuklarımız konuşma pratiği yaparak İngilizce ile alakalı çekincelerini ortadan kaldırabiliyorlar. Okulda öğrendikleri İngilizce gramere ek olarak burada konuşma pratiği yapabiliyorlar. “Anlıyorum ama konuşamıyorum”, İngilizce için en çok söylenen sözlerden biridir. Ama burada yaptığımız çalışma ile yurtdışından gönüllü gelen gençler çocuklarla bir araya gelip onlara pratik yaptırıyorlar. Bizimle protokol yenileyen güven tazeleyen Başkanımız Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya ve Konak Belediyesi’ne bu iş birliği için çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konaklı çocuklar İngilizce Konuşma Kulübü ile dil becerilerini geliştiriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Saniye Uysal Ünalan, “Yabancı Diller Yüksekokulu, 1963 yılında Yabancı Diller Okulu olarak kurulmuş, 1983 yılından itibaren Rektörlüğe bağlı Yabancı Diller Bölümü olarak hizmet vermiştir. 2010 yılından bu yana ise Yabancı Diller Yüksekokulu olarak eğitim-öğretim faaliyetlerine devam etmektedir. Yabancı Diller Yüksekokulunun bir ön lisans ve lisans programı mevcut değil. Burada sadece yabancı dil hazırlık eğitimi veriliyor. Bizim üniversitemizde İngilizce yoğunlukta ancak Almanca hazırlık sınıfları da mevcuttur” dedi.
“Hazırlık eğitimi veren en deneyimli okullardan biriyiz”
Prof. Dr. Uysal Ünalan “Üniversitemizde, ön lisans ve lisans programlarında yüzde 30 ya da yüzde 100 yabancı dil eğitimi veren bölümlerde hazırlık programı zorunlu. Bu yıl yaklaşık 2 bin 500 öğrenciye burada İngilizce ve Almanca olmak üzere hazırlık eğitimi veriyoruz. Almanca hazırlık sınıfları sadece Alman Dili ve Edebiyatı ile Almanca Mütercim Tercümanlık bölümlerinde okuyacak öğrencilere yöneliktir. Burada da sayımız yaklaşık 200 öğrenci. Okulumuz, Türkiye’deki en deneyimli ve köklü hazırlık okullarından biridir. Sürekli iyileştirme anlayışıyla hazırlık eğitiminde hep daha kaliteli bir seviyeye gelme hedefindeyiz. 100’ün üzerinde öğretim görevlisinin görev yaptığı yüksekokulumuz, Ege Bölgesi’nin de en köklü, kurumsal olarak en güçlü yabancı diller yüksekokullarındandır. Yüksekokulumuz ayrıca tüm üniversitemiz bünyesinde lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim alan öğrencilerin eğitim planlarına uygun olarak zorunlu yabancı dil derslerini verme görevini üstlenmiştir” dedi.
“Ders kitaplarının içinde dijital öğrenme uzantıları mevcut ”
Dijital eğitim olanakları ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Uysal Ünalan, “Geçtiğimiz yıl yeni binamıza taşındık. Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın inisiyatifiyle ve destekleriyle okulumuzun yeni binası tamamlandı. Geçen yıl itibarıyla burada eğitim öğretim başladı. Akıllı tahta donanımlı 91 adet sınıfımız var. Bu tabi ki yabancı dil eğitimi için çok önemli, çünkü artık yabancı dil kitapları da dijitalleşen dünyaya uyum sağlamak zorunda. Kitapların içinde dijital öğrenme olanakları var. Hocalarımız ilgili kitapları akıllı tahtalardan açarak derslerini yapıyorlar. Öğrencilerin kendilerini boş zamanlarında ek olarak geliştirebilmesi için dijital eğitim olanakları mevcut. Geniş bir yelpaze var” dedi.
“Engellilere yönelik sosyal sorumluluk projeleri”
Engelli öğrencilere yönelik uygulamalar hakkında konuşan Prof. Dr. Saniye Uysal Ünalan “Okulumuz, zemin kat ile beraber beş katlı bir bina. Bir büyük konferans salonumuz ve iki tane de küçük konferans salonumuz var. Burada hocalarımıza yönelik mesleki gelişim etkinlikleri sürdürüyoruz. Bunun yanı sıra öğrenci kulüplerimizin çalışmaları ve sosyal sorumluluk projelerimiz çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Kütüphanemiz ve etkinlik salonumuz var. Tiyatro kulübü, drama kulübü, konuşma kulübü gibi öğrencilerin sosyal olarak da bir araya geldikleri ve dil becerilerini geliştirebildikleri etkinlikler sunuyoruz. Yeni binamıza taşınırken kitapmatiklerimizi de buraya getirdik. Öğrencilerimiz kitapmatiklerden seviyelerine uygun İngilizce kitaplar edinebiliyorlar ve bu şekilde oradan elde edilen gelir, Engelsiz Ege Birimi’ne aktarılarak özel gereksinimi olan öğrenciler yararına kullanılıyor. Bu çalışma, çok eski yıllara dayanan ve gurur duyduğumuz projelerimizdendir. Braille alfabesi ile ilgili bir sosyal sorumluluk projesi tamamlandı. Özel gereksinimi olan öğrencilere yönelik Engelsiz Ege Birimi bizimle bire bir çalışıyor. Öğrenciler, üniversite hayatlarına burada başlıyorlar; onlara gerekli sınav ve ders desteği, işitme engeli varsa buna yönelik, görme engeli varsa buna yönelik çalışmalar yapıyoruz. YÖK Engelsiz Üniversite ödüllerinde kazandığımız Engelsiz Program Nişanlarımız var” dedi.
“Dört beceri üzerinde duran eğitim sistemimiz var”
Eğitim metodu ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Saniye Uysal Ünalan “Eğitim Teknolojileri Birimi, Sınav Birimi, Öğretim Programları ve Değerlendirme Birimi gibi yüksekokul bünyesinde kendi ihtiyaçlarımıza hizmet eden farklı birimlerimiz var. Örneğin eğitim teknolojileri birimi, eğitim ve sınav koordinatörlerimizle beraber sınav hazırlıyor. Sadece gramer öğretmekle kalmıyoruz. Dört beceri üzerinde duran bir eğitim sistemimiz var. Listening sınavını hocalarımız bu yıl ilk kez yapay zeka yardımıyla uyguladılar. Yönergelerimiz yapay zeka vasıtasıyla yapıldı. Dolayısıyla çok güzel bir uygulama oldu. Yapay zekayı yabancı dil eğitimi ile kombine etmiş olduk. Bu yenilikçi ve açıkçası gurur duyduğumuz bir sınav uygulaması oldu. İlerleyen süreçlerde yelpazeyi de genişletmek istiyoruz” dedi.
“Yabancı dili iyi öğrenmek kendi ana dilimizi iyi bilmekle de ilgili”
Yeni bir dil öğrenme ile ilgili Prof. Dr. Uysal Ünalan, “Dil öğrenme, kendi ana dilimize hâkim olmak ve öğrenme sürecini sahiplenmekle sıkı ilişki içindedir ve çok bireyseldir. Dolayısıyla bir yabancı dili iyi öğrenmek kendi ana dilimizi iyi bilmekle de ilgilidir. Bazı insanlar kelimeleri ezberleyerek öğrenir, bazısı bir kez duyduktan sonra hafızasına kazınır. Bireysel hafıza çok önemli. Ancak ana dilimizi ne kadar iyi bilirsek, yabancı dili de o derecede iyi öğrenebiliriz. Dil, bir bitki gibidir, sürekli beslemek gerekir. Klasik bir söz olacak ama dile maruz kalacaksınız. Bu da dinlemek, ama aynı zamanda dili etkin kullanmak, yazmak ve konuşmak, dille iç içe olmak anlamına geliyor. Tabi ki dijital dünyada farklı uygulamalar var, aplikasyonlar var. Üniversitemizin kütüphanesinde Rosetta Stone gibi pek çok dijital platform var. Bunlardan yararlanılabilir. Yabancı dil öğrenirken, kendi öğrenme eğilimlerimize uygun yöntemleri belirleyip bu doğrultuda ilerlememiz gerekiyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu nitelikli yabancı dil eğitimi ile fark yaratıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İngilizce eğitim programı; okuma, yazma, dinleme, dil bilgisi (gramer) ve konuşma becerilerini geliştirmeye yönelik derslerin yanı sıra indoor ve outdoor etkinliklerden oluşacak. Indoor aktivitelerde verilen temel beceriden birine odaklanarak yoğunlaştırılmış pekiştirme çalışmaları yapılırken, outdoor etkinliklerde öğrenciler kurum dışında pratik yaparak İngilizce konuşma becerilerini geliştirme imkanı bulacak.
Haftalık 15 saat dersin uygulanacağı programda, okuma, yazma, dinleme ve anlama becerilerinin ölçülmesi planlanıyor. Her 3 haftada bir düzenlenecek sınavlarla öğrenci ilerlemesi de değerlendirilecek.
A2 seviyesine sahip 9. veya 10. sınıf öğrencilerinin başvurabileceği Dil Okulu’nda öğrencilerin yazılı sınav ile İngilizce mülakat süreçlerini başarıyla tamamlaması gerekiyor.
Fuat Sezgin LİMA’da hayata geçirilecek Dil Okulu’na kayıt yaptırmak isteyen öğrenciler, 21 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında “lisemedeniyet.konya.bel.tr” adresinden başvurularını gerçekleştirebilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
LİMA’da 9. ve 10. Sınıf Öğrenciler İçin “Dil Okulu” Başlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kadına karşı şiddet suçu işleyenlerin en çok eşler, oğullar, babalar, erkek arkadaşlar ve kadınların ayrıldıkları veya ayrılmak istedikleri erkekler olduğuna vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Bunun en büyük nedeni ataerkil dilin varlığı. ‘Erkek adam, döver de sever de’, ‘kızını dövmeyen dizini döver’, ‘gelinliğiyle giren kefeniyle çıkar’ gibi ataerkil söylemler, kadınların, erkeklerin kontrolünde olması gerektiğini dayatmakta ve erkeklerin eşlerini kontrol altında tutmak için şiddet kullanmasını normalleştirmektedir.” dedi. Şiddet gören kadınların çaresizlik ve umutsuzluk nedeniyle, sıklıkla depresif ve kaygılı süreçler yaşadıklarına değinen Dr. Mert Sinan Bingöl, kadınların kendilerini korumak için şiddet riski belirdiği andan itibaren gerekli tepkiyi koyarak önlem almaları ve fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddeti, hiçbir şekilde kabul etmemeleri gerektiği uyarısını yaptı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla kadına karşı şiddetin nedenlerini değerlendirdi ve çözüm önerilerini paylaştı.
Esas sorun ‘ataerkil’ dilin varlığı!
Kadına karşı şiddetin tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir sorun olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Kadınlar en çok kocaları, oğulları, babaları, erkek arkadaşları ve ayrıldıkları erkekler tarafından şiddete maruz kalıyor.” dedi.
Bu durumun olası sebeplerine değinen Dr. Mert Sinan Bingöl, “Kadını suçlayarak erkek şiddetini onaylayan ve meşrulaştıran kültürel normların varlığı, erken yaşta evlilikler, kadının veya erkeğin eğitim seviyesinin düşük olması, ekonomik sorunların varlığı, şiddetin bazı toplumlarca sorun çözme aracı olarak kullanılması, erkeğin kendi yetiştiği aile ortamında küçük yaşlarda şiddete tanık olması sebepler arasında sayılabilir. Bunun dışında toplumda hakim olan ‘erkek adam, döver de sever de’, ‘evinde otursaydı’, ‘kızını dövmeyen dizini döver’, ‘gelinliğiyle giren kefeniyle çıkar’ gibi ataerkil söylemler, kadınların, erkeklerin kontrolünde olması gerektiğini dayatmakta ve erkeklerin eşlerini kontrol altında tutmak için şiddet kullanmasını normalleştirmektedir.” açıklamasını yaptı.
Şiddet, meşrulaştırılıyor…
Otoriter erkek dilinin yüzyıllar içerisinde ‘benim toprağım, benim evim, benim eşyam, benim eşim, benim çocuğum…’ gibi aidiyet kavramlarının benimsenmesiyle yerleştiğine vurgu yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Ayrıca ‘kıskançlık’, ‘ahlaksızlık’, ‘gelenek’, ‘töre’ ve ‘namus’ kavramlarının varlığı maalesef şiddeti beslemiş ve uygulanan şiddet bu yollarla meşrulaştırılmıştır. Böylece, erkek ‘ya benimsin ya kara toprağın’ diyerek, kadını kontrol etme ve öldürme hakkını kendinde görmeye başlamıştır. Süreç içerisinde maalesef erkeğin hayalleri, erkeğin kuralları, erkeğin dili belirleyici olmuştur, kimin öleceğine kimin yaşayacağına, kimin susup kimin konuşacağına, kimin nasıl giyineceğine erkek dili karar vermiştir.” şeklinde konuştu.
Kadınlar, şiddet riski belirdiği andan itibaren gerekli tepkiyi koymalı…
Şiddet gören kadınlarda en sık gözlenen psikolojik ve duygusal sorunun güvensizlik olduğunu aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Mert Sinan Bingöl, “Çünkü en yakınları ve en sevdikleri tarafından tehdit ediliyorlar ve şiddete maruz kalıyorlar. Maalesef bu durumdan korunmak için ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bununla beraber gelen çaresizlik ve umutsuzluk nedeniyle, sıklıkla depresif ve kaygılı süreçler yaşıyorlar.” dedi.
Şiddet mağduru kadınların güvenliklerini sağlamak, şiddet döngüsünden kurtulmak için neler yapabileceklerine değinen Dr. Mert Sinan Bingöl, şunları söyledi:
“Kadınlar, erkeğin uyguladığı şiddete karşı, şiddet riski belirdiği andan itibaren gerekli tepkiyi koyarak ilgili kurumlarla irtibat kurmaya çalışmalılar. Kendisine uygulanan fiziksel, psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddeti, hakareti, ihmali, aşağılanmayı hiçbir şekilde kabul etmemeliler. Erkeğe bağımlı olmamalı, sosyal bağlarını güçlendirmeli, eğitim seviyelerini yükseltmeli, ekonomik gücünü elde etmeliler. Psikolojik sıkıntılarının artması halinde, terapi desteği almalılar.”
Kadına şiddetin önüne nasıl geçilebilir?
Şiddet gören kadınlara destek olunabilmesi ve şiddetin önüne geçilebilmesi için çiftlere, hem evlilik öncesi, hem evlilik süresince psikolojik danışmanlık verilmesi ve ilgili kurumlarca düzenli ev ziyaretleri yapılaması gibi uygulamaların yardımcı olabileceğini dile getiren Dr. Mert Sinan Bingöl önerilerini şöyle sıraladı:
“Sosyal medya üzerinden şiddeti normalleştiren yayınlara yer verilmemeli. Medyanın şiddeti, suçu ve suçluyu övücü ve destekleyici yayınlar yapmaması, cinsiyet ayrımcılığını kınaması, toplumsal farkındalık yaratması, kadını erkek karşısında duygusal açıdan zayıf, güçsüz ve erkeğe bağımlı gösteren programlara yer vermemesi gerekir.
Şiddet mağduru kadının kendisini yalnız hissetmemesi için, kadın dernekleri ve örgütlerinin sayısı arttırılmalı, başvurabilecekleri hukuki yollar öğretilmeli. Kadının kendisine ve toplumun kadına verdiği değeri arttıracak politikalar oluşturarak, şiddet uygulayanların caydırıcı cezalar almasıyla ilgili düzenlemeler yapılmalı.”
Kadına şiddet konusunu çözmek için ‘yeni bir toplumsal söylem’ geliştirilmeli
Kadına şiddet konusunun sadece hukuki düzenlemelerle çözülebilecek bir mesele olmadığının altını çizen Dr. Mert Sinan Bingöl, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şiddetin önlenememesinin başta gelen nedenlerinden biri, maalesef toplumun bir kesiminde, kadını değersizleştiren, ötekileştiren, seksüel meta haline getiren, yöneten, yönlendiren bir anlayışın hakim olmasıdır. Kadına ve çocuğa hükmederek örtbas edilmeye çalışılan bu yıkıcı ve otoriter ataerkil dilin, bir an önce değiştirilerek ‘yeni bir toplumsal söylemin’ geliştirilmesi gerekir. Ve maalesef yeni bir söylem geliştirilmediği sürece, kadınlar kendilerine erkeklerin biçtiği rolleri oynayacak ve ölmeye devam edecekler…”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kadına karşı şiddette esas sorun ‘ataerkil dil’! Kadınlar, şiddet riski gördükleri anda önlem almalı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Samsung’un artık birçok cihazda yerleşik olarak sunduğu günlük yaşamı kolaylaştıran Galaxy AI dünyası, üretkenlikten yaratıcılığa, yaratıcılıktan iletişime yaşamı kolaylaştıran birçok özelliği binlerce kullanıcı için erişilebilir kılıyor. 28 Ekim’de gelen yeni bir güncellemeyle birlikte dil tabanlı Galaxy uygulamalarının tamamında, desteklenen diller arasında artık Türkçe de yer alıyor. Böylece Galaxy AI’ın desteklediği dillerden Türkçe’ye gerçek zamanlı ve pratik çeviri mümkün hale geliyor.
Samsung model akıllı telefona sahip Galaxy AI kullanıcıları artık seyahatlerinde iletişim engeli yaşamayacak, yurtdışı seyahatlerinde yol tarifi alırken, ulaşım esnasında ya da bir restoranda sipariş verirken kendilerini özgürce ifade edebilecek. Öğrenciler ise artık yabancı dildeki dersleri dinleyebilecek ve ders içeriğini anında anlayabilecek. Ayrıca araştırmacılar, öğrenciler ve eğitimciler, yabancı dildeki PDF belgelerini Türkçe olarak okuyabilecek, makaleleri anında Türkçe’ye çevirebilecek ve böylece araştırmalarında ve ödevlerde zaman kazanacak.
İş yaşamındaysa kullanıcılar yabancı dilde yapılan toplantıların notlarını doğrudan Türkçe alabilecek. Kullanıcılar ayrıca telefon görüşmelerini de dil engeli olmadan yapabilecek. Kullanıcılar ayrıca farklı ülkelerden kişilerle yaptıkları anlık mesajlaşmaları da anında anlayarak kendi dillerinde yanıtlayabilecek ve yanıtları da mesajlaştıkları kişinin dilinde karşıya iletilebilecek.
Galaxy AI’ın Sözlü Çevirmen özelliği, yüz yüze iletişimde dil engelini ortadan kaldırıyor ve gezilen bir şehirde yol tarifi almak istendiğinde konuşulan yerel dilde iletişim kurulmasını sağlıyor. Galaxy Buds kulaklıkla bağlantılı olarak çalışan Sözlü Çevirmen, kulaklıkları çıkarmaya gerek olmadan daha akıcı bir deneyim sunuyor. Live Translate ise telefon görüşmeleri için yerel dilde gerçek zamanlı çeviri desteğiyle restoran ve ulaşım rezervasyonları yapılabilmesine yardımcı oluyor. Bu iki özellik sayesinde bilinmeyen diller seyahatlere engel olmaktan çıkıyor ve kullanıcıların dil bariyeri konusundaki endişelerini sona eriyor.
Nasıl indiriliyor?
Desteklenen cihazlara sahip Galaxy kullanıcıları Türkçe Dil Paketini indirmek için şu adımları izleyebilir: Ayarlar’a gidin > Genel Yönetim’i seçin > Dil Paketleri’ne gidin > Türkçe’yi indirin
28 Ekim itibariyle Türkçe dil desteği alacak olan Galaxy modelleri ise şöyle:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Samsung’un Galaxy AI çeviri özelliklerine Türkçe dil desteği geldi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Manisa ve çevre illerde etki gösteren ve viral bir hastalık olan ‘mavi dil’ hastalığına karşı, Manisa Büyükşehir Belediyesi çalışmalarını sürdürüyor. Sinekler aracılığıyla yayılan hastalığın önlenmesi için Manisa Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Halk Sağlığı Dairesi Başkanlığı gübrelik alan, çöp konteyneri ve çevre ilaçlamaları gerçekleştiriyor. Vektörlerle Mücadele Şube Müdürü Veteriner Hekim Uğur Dilik, Yağcılar ve Üçpınar mahallelerini ziyaret etti. Yağcılar Mahalle Muhtarı Cevat Türkyılmaz, Üçpınar Mahalle Muhtarı Levent Ay ve hayvan yetiştiricilerine hastalıkla ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Dilik, hastalığa karşı alınabilecek tedbirler ile yapılabilecek tedavileri anlattı. Hastalığın yayılmasının sinekler aracılığıyla olduğunu belirten Şube Müdürü Uğur Dilik, gübrelik alanlar, çöp konteynerleri ve çevre ilaçlamalarının yürütüldüğünü söyledi. Dilik, Yurttaşların, üreticilerin ve hayvan yetiştiricilerinin sorun yaşamaması için 17 ilçede çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den ‘Mavi Dil’ Hastalığına Karşı Mücadele yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>