?> ?> diyabet arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Fri, 10 Jan 2025 11:40:09 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png diyabet arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Buca’da üniversitelilere de diyabet ölçüm sensörü dağıtılacak https://kocaelibasin.com.tr/bucada-universitelilere-de-diyabet-olcum-sensoru-dagitilacak/ Fri, 10 Jan 2025 11:40:08 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bucada-universitelilere-de-diyabet-olcum-sensoru-dagitilacak/ Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman’ın hayata geçirdiği Diyabet Sensörü Destek Programı’nın kapsamı genişletildi.

Buca’da üniversitelilere de diyabet ölçüm sensörü dağıtılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman’ın hayata geçirdiği Diyabet Sensörü Destek Programı’nın kapsamı genişletildi. Belediye Başkanı Duman, ilk etapta 0-18 yaş için başlatılan programdan artık Buca’da öğrenim gören diyabet hastası üniversite öğrencilerinin de yararlanacağını söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, Tip 1 diyabet hastaları için çağrıda bulunduğu Diyabet Sensörü Destek Programı’nı hayata geçiren öncü belediyelerden Buca Belediyesi, ilçede yaşayan 72 Tip 1 diyabet hastası çocuğa diyabet ölçüm sensörlerini geçtiğimiz günlerde törenle dağıttı. İzmir Awards 2024 Yılın Enleri Ödül Töreni’nde “Yılın Sosyal Sorumluluk Projesi” ödülünü alan çalışmanın kapsamını genişlettiklerini müjdeleyen Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, bundan sonra Buca’da yaşayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerinin de diyabet ölçüm sensörlerine ücretsiz olarak kavuşacaklarını açıkladı.

“DAHA EŞİT BİR DÜNYA YARATMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Diyabetli çocuk ve gençler için daha eşit bir dünya yaratma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:
“Daha önce tüm Türkiye’de örnek gösterilen projelerden biri olarak, 18 yaş altındaki Tip 1 diyabet hastası çocuklarımız için Diyabet Sensörü Programı’nı başlatmıştık. Bu çalışma ulusal ölçekte bir ödüle de değer bulunmuş ardından da Sosyal Güvenlik Kurumu 18 yaş altındaki çocuklar için diyabet sensörü uygulamasına başlamıştı. Konunun ülke geneline yayılmasına ve çocuklarımızın hayatını kolaylaştırmasına katkı sağladığımız için oldukça mutlu olmuştuk. Şimdi de projemizi genişleterek Buca’mızda üniversite okuyan diyabet hastası gençlerimize de bu sensörlerden dağıtma kararı aldık. Umarım bu çalışmamız da örnek alınır ve tüm yurda yayılır.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Buca’da üniversitelilere de diyabet ölçüm sensörü dağıtılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diyabet hastalarında ayak sağlığına dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-hastalarinda-ayak-sagligina-dikkat/ Thu, 09 Jan 2025 10:20:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-hastalarinda-ayak-sagligina-dikkat/ Ayak sağlığı ve hastalıklarıyla ilgilenen, yardımcı tedavi ve bakım hizmeti sunan podologların, diyabet yönetiminde multidisipliner yaklaşımın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden uzmanlar, "Yalınayak yürümeyin, doğru ayakkabıyı seçin, düzenli kontrolleri ihmal etmeyin.

Diyabet hastalarında ayak sağlığına dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ayak sağlığı ve hastalıklarıyla ilgilenen, yardımcı tedavi ve bakım hizmeti sunan podologların, diyabet yönetiminde multidisipliner yaklaşımın vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden uzmanlar, “Yalınayak yürümeyin, doğru ayakkabıyı seçin, düzenli kontrolleri ihmal etmeyin.” uyarısında bulunuyor.

Diyabetik bireylerin ayakkabı seçiminde nelere dikkat etmesi gerektiğini anlatan Podolog Meldağ Turhan, “Topuğu 2-4 cm arasında olan ayakkabılar tercih edilmeli. Yumuşak dokuda ayakkabı seçilmeli.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Bölümü Öğr. Gör. Meldağ Turhan, diyabette ayak sağlığı ve bakımı hakkında bilgi verdi.

Diyabetli hastalarda nöropati başlayınca ne olur?

Ayak sağlığı ve hastalıklarıyla ilgilenen, yardımcı tedavi ve bakım hizmeti sunan podologların hastaların ayak bakımında rol oynadığını dile getiren Öğr. Gör. Meldağ Turhan, “Diyabetli hastalarda nöropati (his kaybı) başlar, böylelikle açılan yaralar geç iyileşir ya da hiç iyileşmez ufak kesik ve sıyrıklar büyük sorunlara yol açabilir. Basınç noktaları değiştiği için ayak deformiteleri oluşmaya başlar.” dedi.

Podologlar hastaların ayak bakımında nasıl rol oynar?

Öğr. Gör. Meldağ Turhan, podologların hastaların ayak bakımında nasıl rol oynadığını da şöyle anlattı:

– Podologlar diyabetli hastaların ayaklarını düzenli muayene eder

– Hastalara nöropati (his kaybı testi) uygular

– Ayağın ısı durumunu kontrol eder

– Ayak deformitelerine bakar

– Batık tırnak, nasır gibi sorunların ilerlemesini önleyecek tedbirler alır

– Doğru ayakkabı önerisinde bulunur

– Enfeksiyonları önleyici tedbirler alır

– Bireylere evde ayak bakımlarını nasıl yapacağı hakkında bilgi verir.

Ayaklar günlük olarak kontrol edilmeli! 

Diyabetli bireylerin günlük ayak bakımında nelere dikkat edilmesi gerektiğini de anlatan Turhan, şöyle devam etti:

– Ayaklar günlük olarak kontrol edilmelidir. Gerekirse bir ayna yardımıyla ayak tabanları ve parmak araları kontrol edilmeli

– Parmak araları hariç nemlendirilmeli

– Tırnaklar ne kısa ne uzun olmalı ve düz kesilmeli

– Çoraplar her gün değişmeli ve beyaz renk tercih edilmelidir

– Aşırı sıcaktan kaçınılmalı (sıcak kum, sıcak suyla yıkama, ısıtıcılarda ayakları ısıtma)

Diyabetik ayak yaralarının büyümesini önlemek için alınacak önlemler neler?

Öğr. Gör. Meldağ Turhan, diyabetik ayak yaralarının büyümesini önlemek için alınacak önlemleri de dile getirerek, şöyle devam etti:

– Yalınayak yürümemeli

– Enfeksiyon riski fazla olduğu için mutlaka ayak bakımı için podolog tarafından yardım alınmalı

– Düzenli ayak kontrolleri yapılmalı

– Hijyene dikkat etmeli

– Kan şekerini kontrol altında tutmalı

– Travmalardan korunmalı

– Düzenli egzersiz yapılmalı

Diyabetik bireyler yumuşak dokuda ayakkabı seçmeli

Diyabetik bireylerin ayakkabı seçiminde nelere dikkat etmesi gerektiğini de anlatan Öğr. Gör. Meldağ Turhan, şu bilgileri verdi:

– Geniş ayarlanabilir ayakkabılar olmalı

– Ayakta gün içinde ödem oluşma ihtimali nedeniyle esnek ayakkabılar tercih edilmeli

– Ayak içi yastıklama ve destek verilmeli

– Ayakkabı topuğu 2-4 cm arasında olan ayakkabılar tercih edilmeli

– Yumuşak dokuda ayakkabı seçilmeli

– Hava geçirgen olmalı

– Diyabetik bireyler için tasarlanmış ekstra koruma sağlayan ayakkabılar tercih edilmeli.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Diyabet hastalarında ayak sağlığına dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diyabet riskini azaltmanın 8 yolu https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-riskini-azaltmanin-8-yolu/ Mon, 30 Dec 2024 10:40:10 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-riskini-azaltmanin-8-yolu/ Diyabetli hasta sayısı her geçen gün artıyor.

Diyabet riskini azaltmanın 8 yolu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diyabetli hasta sayısı her geçen gün artıyor. Araştırmalar, 2035 yılı itibarıyla dünya genelinde 592 milyon kişinin diyabetle mücadele edeceğini ortaya koyuyor. Kontrol altına alınamayan diyabetin, kalp ve böbrek gibi hayati organlarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisiyle diyabeti kontrol altına almak mümkün” dedi. Dr. Türemen, diyabet riskini azaltacak 8 öneri paylaştı. 

Tip 1 diyabetin genetik ve bağışıklık sistemi ile ilgili faktörlerden kaynaklanabilirken tip 2 diyabetin ise fazla kiloyla doğrudan ilişkisi olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Televizyon, telefon ve bilgisayar gibi teknolojik aletlere saatler ayırmaya bağlı oluşan hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanları hastalığın yaygınlaşma nedenlerinden bazıları. Hastalığın ilerlemeden, halk arasında ‘gizli şeker dönemi’ olarak bilinen pre-diyabet dönemde tespiti çok önemli çünkü tam bu noktada çeşitli önlemler alarak hastalığa engel olunabilir” dedi.

 

Genetik faktör de önemli

Hastalığın oluşumunda genetik faktörlerin de rol oynayabildiğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, “Ailesinde diyabet öyküsü olanların daha dikkatli olması şart. Ek olarak; fazla kilolu, hipertansiyon hastası, kolesterol problemi yaşayan ve kalp hastası kişilerin de yüksek risk grubunda oldukları için sinsi ilerleyen diyabete karşı sağlık taramalarını aksatmamaları çok kritik” açıklamasında bulundu.

 

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Erdem Türemen, diyabet oluşma riskini azaltacak 8 öneriyi paylaştı:

 

Sağlıklı beslenin

Şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durarak lif, sebze, meyve ve tam tahıllara yönelin. Sağlıklı yağlar ve omega-3 içeren gıdaları beslenme planınızdan eksik etmeyin. Lif içeren sebzeler, tam tahıllar ve kuru yemişler kan şekeri düzenlemesi ve tokluk hissi için yardımcıdır.

 

Fiziksel aktivitenizi artırın

Yürüyüş, yüzme veya bisiklete binme gibi orta düzey bir egzersiz yöntemine haftada en az 150 dakikanızı ayırın. Egzersiz planınıza kas kütlenizi artırmak için direnç egzersizleri de ekleyin.

 

Günlük ideal su tüketimini ihmal etmeyin

Günlük rutin içerisinde bol su tüketerek kan şekeri seviyenizi dengede tutun.

  

İdeal kilonuzu koruyun

Dengeli & düzenli bir diyet programı ve dozunda egzersizlerle fazla kilodan kurtulup ideal kilonuzu sabit tutmaya çalışın.

 

Uyku düzeninize önem verin

Günde en az 7-8 saat kaliteli uyuyarak hormon dengenizi koruyun.

 

Stres yönetimi konusunda kendinizi eğitin

Yoga, meditasyon veya nefes egzersizleri gibi yöntemlerle stresinizi kontrol altında tutmaya çalışın, başarılı olamadığınızı hissettiğiniz noktada profesyonel destek almaktan çekinmeyin.

 

Tütün ürünlerinden uzak durun

Hayatınızdan tütün ve tütün ürünlerini tamamen çıkartın, içilen ortamlardan da uzak durun. Tütün dumanı ile etrafa yayılan zararlı maddeler sadece nefesle değil, cilt üzerinden de emilerek vücudunuza zarar verebilir. Kana karışarak bütün organlarınızı olumsuz etkiler.

 

Sağlık kontrollerinizi aksatmayın

Özellikle ailede diyabet öyküsü varsa, düzenli kan şekeri ölçümleri yaptırın. Sağlığınızın takipçisi olun.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Diyabet riskini azaltmanın 8 yolu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bu proje ile diyabet hastalarının yüksek dozda ilaç kullanımının önüne geçilecek https://kocaelibasin.com.tr/bu-proje-ile-diyabet-hastalarinin-yuksek-dozda-ilac-kullaniminin-onune-gecilecek/ Thu, 26 Dec 2024 09:20:06 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bu-proje-ile-diyabet-hastalarinin-yuksek-dozda-ilac-kullaniminin-onune-gecilecek/ Ege Üniversitesi(EÜ) Eczacılık Fakültesi doktora öğrencisi Yalçın Çelik Aydın’ın yürütücülüğünü yaptığı, Prof.

Bu proje ile diyabet hastalarının yüksek dozda ilaç kullanımının önüne geçilecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi(EÜ) Eczacılık Fakültesi doktora öğrencisi Yalçın Çelik Aydın’ın yürütücülüğünü yaptığı, Prof. Dr. Emel Öykü Çetin Uyanıkgil’in danışmanlığını üstlendiği doktora tezi “Lipid bazlı nanotaşıyıcılar kullanılarak diyabet tedavisinde kullanılan model bir maddenin oral biyoyararlanımının artırılması” projesi TÜBİTAK “1002- B Acil Destekleme Modülü”  kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje ile diyabet hastalarının ilaç kullanım süresinin ve dozunun azaltılarak hem hasta sağlığına hem de ekonomiye katkı sunulacak.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Prof. Dr. Emel Öykü Çetin Uyanıkgil ve Yalçın Çelik Aydın’ı makamında ağırlayarak tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam kurumsal akreditasyona sahip, öğrenci odaklılıkta ödüllü, öncü araştırma üniversitemizde oluşturduğumuz örnek bilim üretme ekosistemimiz bünyesinde görev yapan araştırmacılarımızın yürütücülüğünü yaptığı nitelikli projeler ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlardan destek görmeye devam ediyor. Diyabet, dünya genelinde en yaygın olarak görülen kronik hastalıklardan biridir. Geliştirilen projeyle diyabet tedavisi için ihtiyaç duyulan dozların azaltılmasıyla ekonomik geri kazanım sağlanacak. TÜBİTAK tarafından da destek gören bu projeyi gerçekleştiren akademisyenlerimizi tebrik ediyorum. Çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

         “İlaçların yan etkileri tedaviyi de olumsuz etkiliyor”

 

Diyabete yakalanan bireylerin tedavisinin ömür boyu sürdüğünü söyleyen Doktora öğrencisi Yalçın Çelik Aydın, “Diyabet dünya genelinde en yaygın olarak görülen kronik hastalıklardan biridir. Tam anlamıyla tedavi sağlanarak geri döndürülmesi henüz keşfedilemediği için bir kere diyabet hastası olan bir kişinin tedavisi tüm ömrü boyunca sürmektedir. Bu durum hem hastaların ilaç kullanım sürelerini ve dozunu artırırken hem de sağlık sistemine giderek büyüyen bir yük bindirmektedir. Diyabetin tedavisinde ve obeziteye bağlı diyabetin önlenmesinde kullanılan ‘liraglutid’ ile ‘berberin’ düşük biyoyararlanım gösteren iki önemli etkin maddedir. Gösterdikleri düşük oral biyoyararlanım sebebiyle günümüzde berberin oral olarak yüksek dozlarda, liraglutid ise enjeksiyon yöntemi ile kullanmaktadır. Subkütan kullanım yolunun ve oral olarak kullanılan yüksek dozların doğal bir sonucu ise istenmeyen etkilerin de bu ilaçların kullanımları sırasında sıklıkla görülmesidir. İlaçlara bağlı olarak görülen istenmeyen etkiler, hastaların bu istenmeyen etkileri baskılamak için başka ilaçları da kullanmalarına veya ilaçları düzensiz kullanmaya ve hatta kullanmayı bırakmalarına sebep olmaktadır. Bu durum da tedavinin aksamasına ve hastalarda ikincil başka hastalıkların görülmesine zemin hazırlamaktadır” diye konuştu.

“Ekonomik olarak kazanım sağlanacak”

Tedavi için ihtiyaç duyulan dozların azalmasına bağlı olarak ekonomik geri kazanım da sağlanacağını vurgulayan Yalçın Çelik Aydın, “Yeni nesil ilaç taşıyıcı sistemler kullanılarak oral biyoyararlanımın artırılması ve istenmeyen etkilerin azaltılması son yıllarda sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Bu sayede çok daha az istenmeyen etki görülmesi sağlanarak hasta uyuncu yükseltilir ve tedavinin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi sağlanır. Artırılan oral biyoyararlanımın ikincil bir etkisi ise tedavi için ihtiyaç duyulan dozların azalmasına bağlı olarak sağlanan ekonomik geri kazanımdır. Proje çalışmalarımı yürütürken her zaman yanımda olan danışman hocam Prof. Dr. Emel Öykü Çetin Uyanıkgil’e çok teşekkür ederim” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bu proje ile diyabet hastalarının yüksek dozda ilaç kullanımının önüne geçilecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diyabet sessizce damar hasarı yapıyor, beyni ve kalbi vuruyor https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-sessizce-damar-hasari-yapiyor-beyni-ve-kalbi-vuruyor/ Fri, 29 Nov 2024 09:30:13 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-sessizce-damar-hasari-yapiyor-beyni-ve-kalbi-vuruyor/ Dünya Sağlık Örgütü’nün “sessiz pandemi” olarak tanımladığı diyabet, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artıyor.

Diyabet sessizce damar hasarı yapıyor, beyni ve kalbi vuruyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dünya Sağlık Örgütü’nün “sessiz pandemi” olarak tanımladığı diyabet, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artıyor. Rakamlar, Türkiye’de 12 milyon civarında diyabet hastası olduğunu gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre; 1980 yılında dünyada 100 milyon olan diyabetli sayısı 2020 yılında 422 milyona çıktı. Bu sayının 2045 yılında 700 milyonu bulacağı öngörülüyor. Diyabetin ülkemizdeki artış hızı ise ürkütücü. Türkiye’de diyabetin artış hızının; dünya ortalamasının 2 katı, Avrupa ortalamasının ise 4 katı olduğunu vurgulayan uzmanlar, diyabetin dünyada en hızlı artış gösteren hastalık konumuna geldiğine dikkat çekiyorlar.

 

Diyabet hem sessizce geliyor hem çığ gibi büyüyor. İşte bu önemli hastalığın toplumsal farkındalığını artırmak için Acıbadem Üniversitesi’nden 3 önemli bilim insanı, “Ustalarla Diyabette Uzun Yaşam Üzerine Söyleşiler” isimli toplantıda bir araya geldiler. Moderatörlüğünü Acıbadem Üniversitesi Diyabet Araştırma ve Uygulama Merkezi Koordinatörü, Endokrinoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz’ın yaptığı söyleşinin diğer uzman konuşmacıları; Acıbadem Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir ile Acıbadem Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Alhan oldu. 

 

“Diyabet Türkiye’de patlamış durumda”

 

İyi tedavi edilmeyen, kontrol altına alınmayan diyabetin; böbrek ve kalp hastalıkları başta olmak üzere, felç, görme kaybı ve nöropati gibi ciddi hastalıkların bir numaralı nedeni olduğuna değinen Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Diyabetin ortaya çıkma yaşı maalesef 20’li yaşlara indi. Beslenme şekli çok bozulduğu için obezite çocuklarda daha fazla görülmeye başlandı. Türkiye’de her üç çocuktan biri fazla kilolu. Kalp krizi yaşının ise 45 yaş altına indiğini görüyoruz. Dünyadaki en etkili anti-aging yöntemi oksijendir. Sağlıklı olmak, genç kalmak, uzun yaşamak için oksijen almak şart. Yapılan araştırmalarda; oksijenin bol olduğu bölgelerde yaşayan insanların ömürlerinin daha uzun olduğu görülmüştür. Örneğin; Bozcaada, ‘Ölümsüzlerin Adası’ olarak bilinir. Oksijenin en düşük olduğu bölgeler ise Kutuplar. Orada da insanların daha hızlı yaşlandığı kanıtlanmıştır.  Açık hava sporları vücuda giren oksijeni artırdığı için sağlıklı yaşam ve hastalıkların önlenmesi açısından çok önemli. Maalesef ki hareketsiz yaşam ve fast food’un beslenmedeki rolünün artması nedeniyle diyabet, Türkiye’de patlamış durumda” dedi. 

 

Diyabet hastalarının felç olma ihtimali 4 kat fazla!

 

Diyabetin beyni nasıl etkilediğini anlatan Acıbadem Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir, “Diyabet, damar yapısını bozarak damar sertliği (ateroskleroz) ve damar tıkanıklığı gibi sorunlara yol açar. Beyinde damarlar tıkandığında ise beyin yeteri kadar kanla beslenemez, bu durum ölüme bile yol açabilir. Diyabet damar sertliğini artırarak iki tür damar tıkanıklığına sebep oluyor. Ya büyük damarlar tıkanır, felçler (inme) ortaya çıkar ya da küçük damarlar tıkanarak ileride büyük tıkanıklıklara neden olur. Gerçekten de diyabeti kontrol altında olmayanlarda bunama daha fazla görülüyor” şeklinde konuştu.

Diyabetin, insanlarda felcin ortaya çıkmasını 4 kat artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Necmettin Pamir, “Diyabeti kontrolsüz hastalarda felç olma riski, sağlıklı insanlara göre 4 kat fazladır. Küçük damarların tıkanmasının, ileride büyük damarların tıkanmasına da yol açacağı  bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Diyabeti kontrol altına almak zorundayız. Damar sertliğini ve buna bağlı riskleri düşürmemiz şart. Diyabetin yol açtığı en önemli sorunlar; şah damarında damar sertliği, tıkanıklık olması, pıhtı atması ve beyin kanamaları. Burada genetik yatkınlık önemli ancak sağlıksız bir yaşam tarzı ve kötü beslenme de bu riskleri artırıyor” diye konuştu.  

 

Diyabet, kalp krizi riskini 2 kat artırıyor! 

 

Acıbadem Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Alhan da, kontrolsüz diyabetin kalp krizi riskini 2 kat artırdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Diyabeti olan hastaların yüzde 75’inin hastaneye yatış nedeni kalp ve damar hastalıklarıdır. Bu hastalarda kalp krizi belirtileri de farklı oluyor. Diyabet sinir uçlarını olumsuz etkilediği için beyne ağrı sinyali iletilmiyor ve dolayısıyla göğüs ağrısı hissetmiyorlar. Kalp krizi sırasında göğüs ağrısı yerine çabuk yorulma, nefes daralması, merdiven çıkarken tıkanma gibi belirtiler yaşıyorlar. Biz buna ‘gizli iskemi’, yani halk arasında ‘gizli kalp’ diyoruz. Ayrıca tip 1 diyabet, yani genetik olarak çocukluk çağında ortaya çıkan diyabet, kalp hastalıklarının görülmesini 10-15 yıl erkene çekebiliyor” dedi. 

 

Diyabetlilerde ameliyat sonrası yaraların daha geç iyileştiğini söyleyen Prof. Dr. Alhan “Öncelikle ilaçla tedavi etmeye, mümkün oldukça ameliyatı ertelemeye çalışıyoruz. Bunun yeterli olmadığı durumlarda ise ameliyat yerine, anjiyo, balon gibi girişimler gerçekleştiriyoruz. Yaygın damar hastalıklarında ise stent çözüm olmuyor. Diyabet, vücudun genelde küçük, ince damarlarını etkiliyor. Yani böbrek damarlarını, göz dibindeki damarları, beyindeki ince damarları, kalpte de ince damarları tutuyor. Bu ince damarlara ise stent takmak mümkün olmuyor, çözüm ameliyat oluyor. Bu hastalara küçük kesilerle, robot destekli ameliyatlar yapmayı tercih ediyoruz. Bu şekilde hastalar daha az etkileniyor ve günlük hayatlarına daha çabuk dönüyorlar” şeklinde konuştu.  

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Diyabet sessizce damar hasarı yapıyor, beyni ve kalbi vuruyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Her Gün Bir Çocuğa Diyabet Tanısı Koyuluyor! https://kocaelibasin.com.tr/her-gun-bir-cocuga-diyabet-tanisi-koyuluyor/ Thu, 28 Nov 2024 10:30:05 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/her-gun-bir-cocuga-diyabet-tanisi-koyuluyor/ Tip 1 diyabet, pankreastaki adacık hücrelerinin otoimmün harabiyeti sonucunda ortaya çıkan mutlak insülin eksikliğinin olduğu bir durumdur.

Her Gün Bir Çocuğa Diyabet Tanısı Koyuluyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tip 1 diyabet, pankreastaki adacık hücrelerinin otoimmün harabiyeti sonucunda ortaya çıkan mutlak insülin eksikliğinin olduğu bir durumdur. İnsülin, pankreastaki adacık hücrelerinden sentezlenen, kan şekerini düzenlemek için gerekli, yaşamsal bir hormondur. İnsülin eksikliği durumunda hücreler enerji için ihtiyacı olan glukozu kullanamadığı için kan şekeri seviyeleri yükselir. Bu durum genellikle çocukluk veya genç yaşlarda ortaya çıkmakla beraber her yaşta ortaya çıkabilir. Tip 1 diyabet ömür boyu insülin kullanımın gerekli olduğu, bir hastalıktan çok yaşam biçimidir.

 

5-14 Yaş Grubu Çocuklar Risk Altında!

Türkiye’de tip 1 diyabet, son yıllarda artış göstermektedir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkede yaklaşık 20.000 çocuk ve genç tip 1 diyabet tanısı ile yaşamaktadır. Bu sayı, dünya genelindeki artışla paralel olarak yükselmektedir. Özellikle 5-14 yaş grubu çocuklarda bu hastalık daha sık görülmektedir.

 

Aşırı Susama ve Sık İdrara Çıkma Tip 1 Diyabet’in En Büyük Belirtisi 

Tip 1 diyabet, genellikle ani belirtilerle ortaya çıkar. Çocuklarda en sık görülen belirtileri Doç. Dr. Sebahat Yılmaz Ağladıoğlu şu şekilde sıraladı;

• Aşırı susama ve sık idrara çıkma: Çocuklar çok fazla su içmeye başlayabilir ve geceleri sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyabilir. Tuvalet eğitimi tamamlanmış bir çocukta sonradan ortaya çıkan gece veya gündüz alt ıslatma durumu da oraya çıkabilir. 

• Aşırı yorgunluk: Enerji eksikliği ve halsizlik hissedilebilir. 

• Açıklanamayan kilo kaybı: İnsülin eksikliği nedeniyle vücut, enerji için yağ ve kas dokusunu kullanmaya başlar. 

• Bulanık görme: Kan şekeri seviyelerinin yükselmesi, göz merceğinde şişmeye neden olabilir. 

• İştah artışı: Vücut enerjiyi düzgün kullanamadığı için daha fazla yemek yeme ihtiyacı doğabilir.

Hangi Çocuklar Daha Çok Etkileniyor?  

 

Tip 1 diyabetin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı risk faktörleri tespit edilmiştir: 

 

• Genetik yatkınlık: Ailede tip 1 diyabet geçmişi olan çocuklar daha yüksek risk altındadır. 

•Otoimmün hastalık öyküsü: Vitiligo, Çölyak veya Hashimoto gibi diğer otoimmün hastalıklara sahip çocuklarda tip 1 diyabet gelişme olasılığı daha yüksektir. 

• Çevresel faktörler: Viral enfeksiyonlar ve beslenme alışkanlıkları gibi çevresel faktörlerin, hastalığın ortaya çıkışında rol oynadığı düşünülmektedir.

 

Erken Teşhis Her Zaman Önemli 

 

Tip 1 diyabet, hızlı bir şekilde ilerleyebilir ve ketoasidoz adı verilen hayati tehlike taşıyan bir duruma yol açabilir. Bu nedenle, ebeveynlerin ve öğretmenlerin belirtiler konusunda bilinçli olmaları ve şüpheli durumlarda hemen bir sağlık profesyoneline başvurmaları önemlidir.

 

 

Tedavi Seçenekleri 

 

Tip 1 diyabetin kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, hastalık yönetimi mümkündür. Diyabet Tedavi genellikle şunları içerir: 

• İnsülin tedavisi: Vücudun ihtiyacı olan insülini sağlamak için düzenli enjeksiyonlar veya insülin pompaları kullanılır. 

• Kan şekeri izleme: Kan şekeri seviyelerinin düzenli olarak ölçülmesi, tedavi planının etkili bir şekilde uygulanması için kritiktir. Bunun için günümüzde sürekli glukoz ölçüm sistemleri olan sensörler etkili bir şekilde kullanılmaktadır. 

• Diyet ve egzersiz: Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, kan şekeri kontrolüne yardımcı olur.

 

‘’Nadir Olmayan Bir Sağlık Sorunu’’

 

Tip 1 diyabet, çocukluk çağında ortaya çıkabilen nadir olmayan bir sağlık sorunudur. Erken teşhis ve etkili bir tedavi planı ve diyabet teknolojileri ile çocuklar sağlıklı bir yaşam sürebilir. Bu nedenle, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi, ailelerin belirtiler konusunda dikkatli olması ve sağlık politikaları uygulayıcıların her diyabetli çocuk için diyabet teknolojilerinin sağlanması konusunda eylem planı uygulaması büyük önem taşımaktadır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Her Gün Bir Çocuğa Diyabet Tanısı Koyuluyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Büyükşehir’den 13 İlçede Şeker Ölçüm ve Diyabet Farkındalık Eğitimi https://kocaelibasin.com.tr/buyuksehirden-13-ilcede-seker-olcum-ve-diyabet-farkindalik-egitimi/ Mon, 18 Nov 2024 13:40:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/buyuksehirden-13-ilcede-seker-olcum-ve-diyabet-farkindalik-egitimi/ Muğla Büyükşehir Belediyesi şeker hastalığının önemini anlatmak ve farkındalık yaratmak amacıyla 13 ilçe 27 noktada şeker ve tansiyon ölçümlerine devam ediyor.

Büyükşehir’den 13 İlçede Şeker Ölçüm ve Diyabet Farkındalık Eğitimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Muğla Büyükşehir Belediyesi şeker hastalığının önemini anlatmak ve farkındalık yaratmak amacıyla 13 ilçe 27 noktada şeker ve tansiyon ölçümlerine devam ediyor. 

14 Kasım Dünya Diyabet günü kapsamında Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından her yıl yapılan şeker ölçüm ve diyabet farkındalık eğitimi devam ediyor. Vatandaşlara şeker hastalığının önemini anlatmak ve farkındalık yaratmak amacıyla Büyükşehir Belediyesi 13 ilçede, 27 noktada ücretsiz şeker ve tansiyon ölçümleri yapıyor. Sabah 09.00-12.00 saatleri arasında yapılan ölçümler 22 Kasım Cuma gününe kadar il genelinde devam edecek. 

Muğla’nın Her Köşesinde Sağlık Hizmeti

Bu yılki program kapsamında ölçümler, 19 Kasım’da Bodrum Mumcular Mahalle Meydanı, Menteşe İlçesi Ulaşım Daire Başkanlığı önü, Datça Sındı Mahallesi ve Köyceğiz Sultaniye Mahallesi’nde devam edecek.

Şeker ölçüm ve diyabet farkındalık eğitimi 20 Kasım’da Ortaca Dereköy Mahallesi ve Seydikemer Ören Mahalle Meydanı, 21 Kasım’da ise Dalaman Merkez Camisi önü ile Fethiye Bozyer Mahallesi Meydanı’nda devam edecek ve 22 Kasım’da Ula Gökova Mahallesi Meydanı ve Seydikemer Merkez Pazar girişinde sona erecek.

Ölçüm sonuçlarında normal değerlerin üzerinde sonuç çıkan vatandaşlar, bilinçlendirilerek sağlık kuruluşlarına yönlendirilecek.  Büyükşehir bu uygulaması ile hem vatandaşların sağlık durumlarını kontrol ediyor hem de farkındalık yaratarak toplum sağlığına katkıda bulunmayı amaçlıyor. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Büyükşehir’den 13 İlçede Şeker Ölçüm ve Diyabet Farkındalık Eğitimi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diyabet yönetiminde yüzde 5’lik kilo kaybı bile kan şekeri kontrolünü sağlıyor https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-yonetiminde-yuzde-5lik-kilo-kaybi-bile-kan-sekeri-kontrolunu-sagliyor/ Sat, 16 Nov 2024 15:30:08 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/diyabet-yonetiminde-yuzde-5lik-kilo-kaybi-bile-kan-sekeri-kontrolunu-sagliyor/ İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ve Beslenme Atlası Kulübü tarafından düzenlenen 14 Kasım Diyabet Günü Diyabet ve Esenlik İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Paneli’nde konuşan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof.

Diyabet yönetiminde yüzde 5’lik kilo kaybı bile kan şekeri kontrolünü sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ve Beslenme Atlası Kulübü tarafından düzenlenen 14 Kasım Diyabet Günü Diyabet ve Esenlik İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Paneli’nde konuşan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, diyabet yönetimi ve kan şekeri kontrolünde beslenmenin ve yaşam tarzı değişikliğinin önemini anlattı. Diyabet tedavisinde ağırlık kaybının önemini vurgulayan Alphan, “Kilo kaybı tedavinin ilk seçeneğidir. Sadece yüzde 5’lik bir ağırlık kaybının bile son derece olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz. Yüzde 10’luk ağırlık kaybı ise diyabetle ilgili ölümleri azaltır, Hemoglobin A1 C’yi düşürür. Kan şekerini ve kan yağlarını düşürür. İnsülin kullanan diyabetlilerde insüline olan ihtiyacı azaltır” dedi.

İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü ile Beslenme Atlası Kulübü tarafından düzenlenen 14 Kasım Diyabet Günü Diyabet ve Esenlik İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Paneli’nde diyabet, diyabet kontrolünde beslenme tedavisinin yeri, spor ve yaşam şekli arasındaki ilişkiye dikkat çekildi, diyabetli bireylerin yaşam kalitesinin yükseltilmesine ilişkin önerilerde bulunuldu.

Prof. Dr. M. Emel Alphan: “Diyabet bakımının merkezine refahı koyalım”

İstanbul Atlas Üniversitesi Dr. Ralph A. DeFronzo Oditoryumu’nda düzenlenen panelde açılış konuşması yapan Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, Dünya Diyabet Günü 2024-26 temasının “Diyabet ve Esenlik” olduğunu söyledi. 

Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun diyabet eğitimine son derece önem verdiğini belirten Alphan, milyonlarca diyabetlinin evde, işte ve okulda günlük öz yönetimlerini sağlamada zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek “Dayanıklı ve organize olmaları ve sorumluluk almaları, hem fiziksel hem de ruhsal iyilik hallerini etkileyecektir. Diyabet bakımı genellikle kan şekerine odaklanır ve gün içinde sürekli kan şekerine bakmak zorunda kalmaları, onları bunaltır. Uluslararası Diyabet Federasyonu’nun önerisi ile Dünya Diyabet Günü’nde diyabet bakımının merkezine refahı koyalım ve diyabetlilerin daha iyi yaşamaları için değişimi başlatalım” dedi.

Prof. Dr. Süleyman Hilmi İpekçi: “Diyabetten korunmada geride kalıyoruz”

İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Hilmi İpekçi, diyabet, diyabet türleri, diyabetin teşhisi ve tedavisine ilişkin bilgiler verdiği sunumunda diyabetin önemli bir sağlık sorunu olduğunu belirterek tüm dünyada hızla artış gösterdiğini söyledi. 2009’da 2030 yılı için 438 milyon diyabet hastasının tahmin edildiğini belirten İpekçi, “Dünya Diyabet Federasyonu (IDF) Diyabet Atlası verilerine göre, 438 milyonu 2019 yılında geçtik. Dünya olarak diyabetten korunmada olduğu gibi diyabetin artış hızını tahmin etmede de geride kalıyoruz, bugün 500 milyonu aşkın diyabetli var” dedi. IDF Diyabet Atlası verilerine göre Türkiye’nin Avrupa’da bayrağı üst sıralarda dalgalandırdığını belirten İpekçi, 2021 verilerine göre Türkiye’de diyabetli bireylerin oranının yüzde 14,5’e çıktığını söyledi. İpekçi, Türkiye’deki diyabetli sayısının da 10 milyonu aştığını söyledi. 

Diyabet tanısının konmasının önemini de vurgulayan İpekçi, “Hastalık tanısı konursa hastalığı yönetmek ve hastayı eğitmek kolaylaşır. Hastalığın tedavisi konusunda hastaya dokunmuş oluruz. Ülkemizdeki tüm diyabetliler içerisinde diyabet tanısı konulmamış hasta oranının yüzde 50’lere yakın oluğunu görüyoruz. Yani, neredeyse iki diyabetliden biri diyabetli olduğunu bilmiyor ve tedaviye ulaşamıyor demek” dedi. 

Prof. Dr. Süleyman Hilmi İpekçi: “Sigara diyabet geliştirme riskini üç kat artırıyor”

Tip 2 diyabetteki risk faktörlerine değinen İpekçi, “Obezite, kötü beslenme alışkanlıkları, egzersiz – hareket eksikliği ve sigara kullanımı  önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Sigara kullanımı maalesef çok yaygın. Tek yumurta ikizi iki kişiden biri sigara içiyor, diğeri içmiyor. Kilo, beslenme ve egzersizleri aynı. Sigara içen ikiz kardeş diğerine göre üç kat daha fazla diyabet geliştirme riski taşıyor. Tek başına sigaranın diyabet geliştirme riski çok yüksek” diye konuştu. 

Prof. Dr. M. Emel Alphan: “Beslenme tedavisi ve egzersizden asla vazgeçilemez”

İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan da “Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisi” başlıklı sunumunda diyabet yönetimi ve kan şekeri kontrolünde beslenmenin ve yaşam tarzı değişikliğinin önemini anlattı. Eğitim, beslenme tedavisi ve egzersizin diyabet tedavisinin temel taşları olduğunu vurgulayan Alphan, “Diyabet tedavisinde ilaç ve/veya insülin kullanılsa bile beslenme tedavisi ve egzersizden asla vazgeçilemez” dedi.

Prof. Dr. M. Emel Alphan: “Kilo kaybı tedavinin ilk seçeneğidir”

Diyabet tedavisinde ağırlık kaybının önemini vurgulayan Alphan, “Kilo kaybı tedavinin ilk seçeneğidir. Sadece yüzde 5’lik bir ağırlık kaybının bile son derece olumlu etkileri olduğunu söyleyebiliriz. 6-12 aylık bir sürede yüzde 7-10 civarındaki ağırlık kaybı için sağlıklı beslenmeye fiziksel aktiviteyi de ilave ederek enerji açığı sağlanabilir. Enerji alımı kısıtlanacak, fiziksel aktivite artırılacak ve davranış değişikliği yaratılacak. Bu ağırlık kaybıyla metabolik risk faktörlerinin hepsi azaltılabilir. Özellikle abdominal obezite yani elma tipi diğer adıyla erkek tipi şişmanlık metabolik olarak risklidir. Bu kişilerde sağlanan yüzde 7-10’luk ağırlık kaybı metabolik bozukluk riskini azaltır.  Yüzde 10’luk ağırlık kaybı diyabetle ilgili ölümleri azaltır, Hemoglobin A1 C’yi düşürür, kan şekerini, kan yağlarını, kan basıncını düşürür, insülin kullanan diyabetlilerde insülin gereksinimini azaltır. Diyabetlilerde minimum insülinle maksimum yara sağlanır” dedi.

Ketojenik diyet ve aralıklı oruç gibi son dönemlerde popüler olan diyetlerin diyabetlilerde sakıncalı olabileceğini belirten Alphan, beslenme programında enerjinin karbonhidrattan gelen oranının yüzde 40’ın altına düşürülmesini önermediklerini söyledi. 

Dr. Öğretim Üyesi Hikmet Uçgun, spor ve egzersizle ilgili tavsiyede bulundu

İstanbul Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hikmet Uçgun da “Diyabette Fiziksel Aktivite ve Egzersiz” başlıklı sunumunda diyabetin kontrolünde fiziksel aktivite ve egzersizin önemini vurguladı. Egzersiz ve aktivite sırasında kan glukoz düzeyinin kontrolü, yeterli sıvı alımı, ayak bakımının önemli olduğunu ifade eden Uçgun, “Spora uygun bir ayakkabı tercih edilmelidir. Vücut hijyenine dikkat edilmelidir. Aşırı yorgunluk, baş dönmesi, göğüste sıkıntı, ağrı ve ağırlık hissi, nefes darlığı ve bulantı gibi durumlarda egzersiz sonlandırılmalıdır. Ayrıca egzersiz sırasında kan şekeri 100-250 mg/dl arasında olmalı, bunun altında (hipoglisemi riski) ya da üzerinde (ketozis riski) olması durumunda egzersiz sonlandırılmalıdır. Egzersiz sırasında bireyler, yanlarında 15 gram karbonhidrat içeren meyve suyu, glikoz vb. basit karbonhidrat kaynaklarını bulundurmaları, insülin kullananların ise egzersiz yapabilmek için enjeksiyondan sonra 1-2 saat beklemeleri ve insülin uygulanan bölgeyi (ekstremiteyi) çalıştırmamayı tercih etmeleri gerekir” tavsiyesinde bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Diyabet yönetiminde yüzde 5’lik kilo kaybı bile kan şekeri kontrolünü sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi’nden Dünya Diyabet Günü farkındalık etkinliği https://kocaelibasin.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dunya-diyabet-gunu-farkindalik-etkinligi/ Fri, 15 Nov 2024 14:30:00 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/osmangazi-belediyesinden-dunya-diyabet-gunu-farkindalik-etkinligi/ Osmangazi Belediyesi, ‘Dünya Diyabet Günü’ dolayısıyla etkinlik düzenledi.

Osmangazi Belediyesi’nden Dünya Diyabet Günü farkındalık etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi, ‘Dünya Diyabet Günü’ dolayısıyla etkinlik düzenledi. Diyabet Hastalığı hakkında önemli bilgilerin paylaşıldığı etkinlikte, 

diyabetli bireylerin nelere dikkat etmesi konusunda da önerilerde bulunuldu.

 

Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Kent Konseyi işbirliğinde gerçekleştirilen ‘14 Kasım Dünya Diyabet Günü’ etkinliğinde, Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Erdinç Ertürk diyabet hastalığı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, halk arasında şeker hastalığı diye bilinen ve artık her yaştan insanda görülmeye başlanan diyabet hakkında doğru bilinen yanlışlar üzerinde duran Prof. Dr. Ertürk, şeker hastası olduğunu düşündürecek hiçbir belirti yaşamayan insanlarında da şeker hastalığına yakalanma riski taşıdığını ifade etti.  Dr. Ertürk, “Şeker hastalığı, çoğunlukla belirti vermez. Belirtiler genellikle açlık kan şekeri çok yüksek olduğu zaman ortaya çıkar. Açlık kan şekeri değeri 125’in üzerine çıkıyorsa o kişi şeker hastasıdır. Açlık şekeri değerinin 125’in üzerine çıkmasıyla birlikte gözlerde ve böbreklerde olumsuz etkiler başlıyor. Çok fazla kişide hiçbir belirti olmamasına rağmen şeker hastalığı tespit edilmiş. Açlık kan şekeri değerinin 100’ün altında olması idealdir” dedi. 

 

Diyabetin en büyük sağlık sorunlarından biri olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ertürk, “Diyabet hastalığının artış göstermesinin en büyük sebebi obezitedir. Bir toplumda ne kadar çok kilolu insan varsa, şeker hastalığı görülme riski de o kadar yüksektir. Türkiye’de diyabetli hasta sayısına yönelik 1997 ve 2010 yılında yapılmış olan iki araştırma var. Aradan geçen 13 yıl içerisinde diyabet hastalığının artış hızı yüzde 7,2’den 13,7’ye yükselmiş. Türkiye, dünyada en fazla diyabet hastası olan ülkelerden biri haline geldi” diye konuştu. 

 

Hastalıkta nelere dikkat edilmesi gerektiğini de anlatan Prof. Dr. Ertürk, diyabet hastalığının tedavisinde en önemli iki faktörün beslenme ve spor olduğuna dikkati çekerek, düzenli spor yapılmasının bu hastalığa yakalanma riskini de azalttığını kaydetti.

 

Etkinliğin sonunda katılımcılara kan taraması gerçekleştirildi. Etkinliğe katılarak kan taraması yaptıran Osmangazi Belediye Başkanı Tolga Kornoşor ve Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Erdinç Ertürk’e teşekkür belgesi takdim etti. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Osmangazi Belediyesi’nden Dünya Diyabet Günü farkındalık etkinliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Koç Üniversitesi Hastanesi “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor https://kocaelibasin.com.tr/koc-universitesi-hastanesi-diyabet-arkadasim-mi-benim-gozumden-bak-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor/ Thu, 14 Nov 2024 15:50:35 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/koc-universitesi-hastanesi-diyabet-arkadasim-mi-benim-gozumden-bak-sergisine-ev-sahipligi-yapiyor/ Koç Üniversitesi Hastanesi “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” kapsamında, “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” sergisine ev sahipliği yapıyor.

Koç Üniversitesi Hastanesi “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Koç Üniversitesi Hastanesi “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” kapsamında, “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” sergisine ev sahipliği yapıyor. Yaşam boyu süren diyabet nasıl hissettirir?” sorusu üzerinde düşünmeyi amaçlayan sergide, 13 çocuğun diyabete bakış açılarına ve arkadaşça yaklaşımlarına yer veriliyor. 

 

Koç Üniversitesi Hastanesi, farkındalık yaratmak ve diyabetli çocukların dünyasına ortak olmak amacıyla, “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” sergisine ev sahipliği yapıyor. “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” kapsamında “Yaşam boyu süren diyabet nasıl bir hissettirir?” sorusu üzerinde düşünmeyi amaçlayan sergi, 13 çocuğun diyabete bakış açısına ve arkadaşça yaklaşımlarına yer veriyor. 

 

Sergide, diyabetli çocukların yaratıcı, hassas ve özgün diyabet anlatımları serginin arkadaşça olmasını sağlıyor ve bu dil çocuklarda görülen diyabetin yarattığı “kırılganlığı” en iyi şekilde yansıtacak vitray sanatıyla buluşuyor. Çocukların anlatımlarını içeren belgesel, fotoğraflar ve geleneksel sanat dalı olan vitrayın cama yansıttığı ruh ile birleştirdiği “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” sergisi, herkesi diyabetli çocukların dünyasına ortak etmeyi amaçlıyor.

 

Sergide üzerinde durulan ilk şey, “Yaşam boyu süren diyabet nasıl hissettirir?” sorusu oldu. Tip 1 diyabetle yaşayan çocuklara empatik bir bakış açısı geliştirilerek, “Bir çocuk olsaydım diyabeti nasıl tasvir ederdim, ona arkadaşça yaklaşabilir miydim?” düşüncesi serginin temelini oluşturuyor ve izleyenleri görsel bir yolculuğa çıkarıyor. Mini belgesel, fotoğraflar ve geleneksel sanat dalı olan vitray ile birleştirilen “Benim Gözümden Bak!” sergisini ziyarete gelen tüm misafirlerin hem diyabete bakış açılarının genişletilmesi hem de görsel mesajlardan oluşan bir armoniyle onların bu yolculuğa ortak edilmesi amaçlanıyor.

 

“Diyabetle arkadaş olmak, diyabetle yaşamanın ilk adımıdır”

 

Serginin açılışında konuşan Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, Türkiye’de 18 yaş altında yaklaşık 27-30 bin diyabetli çocuk yaşadığına dikkat çekti ve sözlerine şöyle devam etti: “Çocuklarda diyabet seyrek görüldüğü için az bilinir. Öte yandan, yaşam boyu sürdüğü için de başka bir bakışa ihtiyaç vardır. Örneğin diyabetli çocukların/gençlerin yaşamını esas “gölgeleyen”, diyabetin kendisinden çok diyabetle ilgili algılar, bilgisizlikler, ön yargılar ve duyarsız tutumlardır. 

 

Günümüzde diyabet tedavisinde birçok ilerleme olmasına rağmen, hala diyabet eğitimi ve diyabet ekibiyle kurulan ilişki önemini koruyor. Diyabet ekibi, eğitim kadar çocukları ve aileyi de her yönden tanıyarak, onlara diyabetle beraber “yeni bir normal” yaratmaları konusunda destek olmaktadır. Bunun için ekip onların bir tür “arkadaşı” haline gelmeli, ama aynı zamanda iyileştirici bir rehber olmayı, her zaman ulaşılabilir olmayı, aile ve çocuğu diyabetle ilgili aktivitelere katmayı, güçlü akran etkileşimleri sağlamayı amaçlamalı. Bunlar çoğunlukla uzun zamana yayılan zor görevlerdir. 

 

Diyabetle arkadaş olmak diyabetle yaşamanın ilk adımıdır, diyabetle gelen zorlukları içimizde büyütmemek, kaygılarla kendimizi tüketmemektir. Diyabetle karşılaşınca geçmişi geride bırakıp geleceğe bakmak, diyabetle barışık bir yaşam sürmek en iyisidir. “Arkadaşım Diyabet”, işte bu felsefenin adıdır ve yıllardır diyabet kamplarında biriken duyguları/düşünceleri/deneyimleri yansıtmaktadır. Sanat ise bütün bunlar için çok güzel bir imkan sağlar. Bizler diyabet kamplarında çok güçlü bir şekilde hissettiğimiz gibi, aklımızı ve kalbimizi birleştirerek “diyabetten güzellik yaratabileceğimize” inanıyor ve çalışmalarımızı 30 yıldır bu felsefeyle sürdürüyoruz. Bu sergiyle “Arkadaşım Diyabet” felsefemizi ve Tip 1 diyabetli çocukların dünyasını sizlerle paylaşma imkanı bulduğumuz için çok mutluyuz.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Koç Üniversitesi Hastanesi “Diyabet Arkadaşım mı? Benim Gözümden Bak!” Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>