?>
?>
Öztürk; “44 ithalatçı firmayla 280’e yakın iş görüşmesi yaptık”
Riyad’ta Türk gıda ihracatçısı firmalarla 44 Suudi ithalatçı firmaların 280 ikili iş görüşmesi yaptığı bilgisini veren Heyet Başkanı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Türk firmalarının her birinin minimum 12 ikili iş görüşmesi yaptıklarını, çok başarılı bir ticaret heyeti geçirdiklerini, katılımcı firmaların Suudi Arabistan ve hedef pazarlarda yeni ticaret heyeti organizasyonları talep ettiklerini dile getirdi.
Suudi Arabistan’da Türk ürünlerine yoğun bir ilgi olduğunu, iki ülke arasındaki siyasi ilişkilerin olumlu seyrinin karşılıklı ticaretin artmasını destekler nitelikte olduğunu vurgulayan Öztürk, “Suudi Arabistan alım gücü yüksek 35 milyonluk nüfusu yanında, yıllık 20 milyon turisti ağırlayan bir ülke. Yıllık 27 milyar dolar gıda ithalatları var. Türkiye’nin gıda ihracatı 2024 yılında yüzde 23’lük artışla 374 milyon dolardan 461 milyon dolara yükseldi. Suudi Arabistan’a 2025 yılının ilk çeyreğinde de gıda ihracatımız yüzde 13’lük artışla 129 milyon dolardan 146 milyon dolara çıktı. Türk gıda ihracatçıları olarak Suudi Arabistan’a daha fazla ihracat yapma potansiyelimiz var. Hedefimiz bu yıl 500 milyon doları aşmak, önümüzdeki 5 yıllık süreçte de Suudi Arabistan’a gıda ihracatımızı 1 milyar doların üzerine taşımak olacak. Bu organizasyonlar bu hedeflere ulaşmakta itici gücümüz olacak. Görüşmelerimizin kısa sürede ihracat sözleşmelerine dönüşeceğine inanıyoruz”diye konuştu.
Türkiye’yi dünyanın gıda ambarı olarak nitelendiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Suudi Arabistan’ın Türk gıda ihracatçıları açısından her zaman öncelikli pazarlardan biri olduğunun altını çizdi.
Uçak: “Suriye’den Suudi Arabistan’a giden kara yolunun açılmasını talep ediyoruz”
Türkiye’nin Suudi Arabistan’a gıda ihracatının artması için Suriye üzerinden karayolunun açılması gerektiğine vurgu yapan Uçak, “Suriye üzerinden Suudi Arabistan’a gelen karayolunun açılması halinde mesafe kısalacak, zaman kaybı olmayacak, Türkiye’den yüklenen gıda ürünlerimiz Suriye üzerinden Suudi Arabistan’a çok hızlı bir şekilde ulaşacak, Suudi Arabistan’a gıda ihracatımız çok daha iyi seviyelere gelecek. Bu konuyu Türkiye’nin Suudi Arabistan Büyükelçisi Emrullah İşler’le yaptığımız görüşmede de dile getirdik. Büyükelçimiz de bu karayolunun öncelikli gündem maddeleri arasına olduğunu ve takip ettiklerini ifade ettiler. Büyükelçimiz Emrullah İşler ve Ticaret Müşavirlerimiz İlker Özdem ve Murat Nesimoğlu’na heyetimize gösterdikleri sıcak ilgiden dolayı teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatını artırmak için ticaret heyetlerimize devam edeceğiz.” dedi.
Suudi Arabistan Gıda Ticaret Heyeti’ne katılan 18 Türk firması, heyetin ilk günü 44 ithalatçı firmayla ikili iş görüşmeleri yaparken, ikinci gün Carrefour Satınalma ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Florent Gomez ile bir araya geldiler. Carrefour’da satınalma birim yöneticileriyle ikili görüşmeler yapan Türk heyeti, Al Othaim, Lulu marketleri ve Green life firmasını da ziyaret etti.
Suudi Arabistan’da heyete eşlik eden Başkanlarımız Suudi Arabistan Büyükelçisi Emrullah İşler’i de ziyaret etti. Büyükelçi İşler, ziyarette Suudi Arabistan pazarıyla ilgili her türlü desteği sağlayacaklarını paylaştı.
Suudi Arabistan Gıda Heyeti’nde, Kahve, baharat, yağlı tohum, tahin, helva, reçel, yaş meyve sebze, sos, zeytinyağı, şekerli mamuller, çikolata, gofret, salça, konserve, kuru meyve, süt ürünleri, donuk meyve sebze mamulleri üreticisi gıda ihracatçısı firmalar yer aldı.
Firma görüşleri
Murat Can Seymen- Boztoprak Firması İhracat Müdürü: “Suudi Arabistan’da birçok üst düzey ithalatçı firma ve marketlerle görüşmeler yaptık. Carrefour satın alma yetkilileriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirdik. Kısa sürede ihracat sözleşmelerini imzalamayı umuyoruz”
İlker Dinçer – Keskinoğlu İhracat Müdürü: “Ege İhracatçı Birlikleri’nin Suudi Arabistan Gıda Heyeti Organizasyonuyla çok verimli bir iş seyahati geçiriyoruz. Carrefour ve Lulu marketlerinin satın almacılarıyla ikili iş görüşmeleri yaptık. Türkiye’ye verimli görüşmeler yapmış olarak dönececeğiz”
Kerem Turna- A.Turna Gıda: “Ege İhracatçı Birlikleri Gıda Sektörel Ticaret Heyeti’yle Suudi Arabistan’a ziyaretlerimizi gerçekleştirdik. Bizim için inanılmaz güzel ve verimli geçti. 12 ithalatçı firmayla ikili iş görüşmesi yaptık. Bu organizasyon için Ege İhracatçı Birlikleri’ne teşekkür ederiz.”
Pınar Onurca– Mateks Satış Müdürü: “Ege İhracatçı Birlikleri Suudi Arabistan heyetinde ikili iş görüşmelerimiz çok verimli geçti. Suudi Arabistan pazarındaki büyük firmalar geldi. İkinci günde Carrefour, Lulu ve diğer marketlerle ikili görüşmeler yapıyoruz, oldukça verimli bir ticaret heyeti oldu”
Ezgi Tanrıkulu- Kristal Zeytinyağları: “Ege İhracatçı Birlikleri Suudi Arabistan Gıda Heyeti’nde önemli firmalarla ikili iş görüşmeleri yapma olanağımız oldu. Görüşmelerimiz çok güzel geçti, güzel eşleştirmeler yapıldı. Gerek market görüşmeleri gerekse ikili iş görüşmeleri çok verimli oldu, organizasyon için Ege İhracatçı Birlikleri’ne teşekkür ederiz.”
Ümit Bilal Parlak -Teknik Tarım: “Ege İhracatçı Birlikleri’nin bir ticaret heyetine ilk kez katılıyorum. Ben böyle bir ortam oluşacağını düşünmemiştim, beklediğimden çok daha iyi geçiyor. Organizasyon çok güzeldi, ikili iş görüşmeleri ve market ziyaretleri çok verimli geçti. Organizasyonu yapan herkese çok teşekkür ediyorum”
Fevzi Tuncelli- Damla Yağ: “Suudi Arabistan’a zeytinyağı ihracatımızı artırmak için bu heyete katıldık, ikili iş görüşmeleri ve market ziyaretleri için her türlü altyapı sağlanmış, Ege İhracatçı Birlikleri’ne organizasyon için teşekkür ediyoruz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk gıda ihracatçıları Suudi Arabistan’a 1 milyar dolar ihracat hedefi koydu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Demir çelik sektöründen küresel sıkıntılara rağmen güçlü performans
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, tüm zorluklara rağmen 2024 ihracat hedefini aşarak 2,35 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Yeni gümrük tarifeleri, küresel durgunluk ve yüksek maliyetlere rağmen sektör, 2025’te de 2,2 milyar dolarlık hedefle yoluna kararlılıkla devam ediyor.
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin, 2024 yılı olağan mali genel kurul toplantısında konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Ertan, “Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği üyeleri olarak, zorlu bir yılı daha geride bıraktık. İhracat rakamlarımızda önceki yıla göre bir miktar düşüş yaşanmış olsa da ihracatçılarımızın yoğun çabasıyla 2024 yılı için belirlediğimiz 2,2 milyar USD ihracat hedefimizi tüm zorluklara rağmen geçmeyi başardık ve 2024 yılını 2 milyar 354 milyon USD olarak tamamladık. Ulaştığımız ihracat rakamı ile Genel Sekreterliğimiz çatısı altındaki Birlikler arasında yedi yıldır sürdürdüğümüz liderlik unvanını 2024 yılında da korumuş olduk.” dedi.
Kur faiz enflasyon dengesi bizler için çok önemli
Başkan Ertan, “Temelde dünyadaki ekonomik durgunluk ve enflasyon problemi ile Çin’in iç piyasadaki talep düşüklüğü maalesef hem çelik ve demirdışı metaller sektörünü hem de ilgili tüm sektörleri olumsuz etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Girdi maliyetlerimizin bilhassa işçilik ve enerji maliyetlerimizn rakiplerimize kıyasla daha yüksek olması, artan küresel rekabet, Avrupa’da süregelen durgunluk, Çin gayrimenkul ve diğer sektörlerdeki durgunluğun henüz toparlanmamış olması da sektörümüzün önümüzdeki dönemde de önünde engel olmaya devam edecek faktörler arasında yer alıyor. Rekabetçilikte hala zorlanmaktayız. Kur faiz enflasyon dengesi bizler için çok önemli ve iyi korunması gerekmektedir. Kurların enflasyona paralel olarak artması ihracatçılar için çok elzemdir.” diye konuştu.
Almanya’yı geçerek dünyanın 7. büyük üreticisi konumuna geçtik
Ülkemiz üretim ve ihracatının lokomotif sektörlerinden olan çelik sektörünün aynı zamanda tüm dünya için stratejik bir önem taşıdığını belirten Ertan sözlerine şöyle devam etti:
“Zira ülkemiz 2024 yılında sıvı çelik üretiminde dünyanın sekizinci, Avrupa’nın ise ikinci büyük çelik üreticisi konumunda yer aldı. Bu yıl ise Dünya’da yaşanan tüm ekonomik ve siyasi dalgalanmalara rağmen ilk üç aylık dönemde Almanya’yı geçerek dünyanın 7. ve Avrupa’nın 1. büyük üreticisi konumuna geldik. Avrupa’nın da birinci çelik üreticisiyiz. Malumunuz Dünya bir süredir korumacılık dalgasıyla karşı karşıya. Uzun yıllardır damping ve sübvansiyon önlemleri, kota uygulamaları ve yarattığı maliyetlerle boğuşurken ardından iklimsel etkisi kadar ekonomik etkisiyle de ön plana çıkan AB Yeşil Mutabakatı hayatımız girdi. Sevindiricidir ki 2026 yılında mali olarak uygulamaya girecek olan mutabakatın sadeleştirilmesi ve esnetilmesi yönünde Avrupa Komisyonu tarafından çalışmalar yapıldığına ilişkin açıklamalar yapılmakta ve bu durum ihracatçılarımızı bir nebze de olsa rahatlatmaktadır.”
%25’lik verginin tüm demir çelik ihracatı yapan ülkeleri kapsaması elimizi rahatlattı
2 Nisan günü ABD Başkanı’nın “Ekonomik Bağımsızlık Bildirgesi” adıyla açıkladığı yeni gümrük tarife planlarının piyasaları derinden etkilediğini söyleyen Başkan Ertan, “Türkiye, açıklanan minimum gümrük vergisi oranı olan %10’luk grupta yer alırken, tarifelerden en fazla etkilenen ülkelerin başında Çin, AB, Japonya, Vietnam, Güney Kore, Tayvan, Hindistan gelmektedir. Meksika ve Kanada için ise henüz bir uygulama açıklanmadığını görüyoruz. 2018 yılından beri Türk çelikçileri olarak ABD’ye yaptığımız ihracatlarda Section 232 kapsamında %25 gümrük vergisine tabiyiz. Bu %25’lik vergi Türkiye için konulan yüzde 10’luk vergiden ayrı görülmektedir. Bunun bize dolaylı bir etkisi olmayacak. Bu % 25’lik verginin tüm demir çelik ihracatı yapan ülkeleri kapsaması bizim elimizi biraz daha rahatlatmıştır ve diğer ülkelerle aynı seviyede vergiye tabi olmamız bizim rekabetçiliğimizi bu bağlamda biraz daha artırmış bulunmaktadır. Bunun emarelerini son bir ay içinde ABD’ye yaptığımız çelik satışlarında görmekteyiz.” dedi.
2025 yılı ihracat hedefimizi 2,2 milyar dolar olarak belirledi
Yalçın Ertan, “ABD’nin söz konusu gümrük tarife değişiklikleri önemli ticaret sapmalarına yol açabilecek olup, özellikle Türkiye ile Gümrük Birliği Anlaşması olan Avrupa Birliği ülkeleri ve Serbest Ticaret Anlaşması olan Güney Kore ve Malezya’dan tarifeye konu ürünlerde ihracatın Türkiye pazarına yönelmesi olasıdır. Olumsuz etkilerini görebiliriz, hazırlıklı olmamız lazım. Ancak Türk ihracatçıları bu değişken koşullara kısa sürede adapte olma kabiliyetine haizdir, buna göre tedbirlerimizi alacağız. Dünya ticareti son zamanlarda daha çok bölgesellik gösteriyor. ABD aktif ve canlı bir pazar. ABD’ye ihracat olanakları daha fazla olan ülkeler ABD’ye ihracatlarını artırabilecekler ama diğer ülkeler örneğin; Uzakdoğu ülkeleri kendi içinde bölgesel ticarete de ağırlık vereceklerdir. Biz burada AB ve Kuzey Afrika ve Güney Amerika gibi bölgelerde daha çok faaliyet göstereceğiz. Tüm bu gelişmeler ışığında, Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılı ihracat hedefimizi 2,2 milyar dolar olarak belirledik. Güncel gelişmeler açısından değerlendirdiğimizde 2025 yılının da en az bir önceki yıl kadar zorlu geçmesini bekliyoruz. İhracat hedefimize ulaşmak ve ihracatçılarımızın bu sıkıntılı dönemleri atlatabilmesi için sektörümüzün ihtiyaçlarını belirlemek üzere üye firmalarımızla koordinasyon halinde çalışmalarımızı gerçekleştirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği 2024’te Liderliğini Korudu, 2025 İçin Hedef 2,2 Milyar Dolar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, Türkiye’nin ihracatı mart ayında yüzde 3,2 artışla 23,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece en yüksek 2’inci Mart ayı ihracatı oldu. Kimya sektörü ise 2,7 milyar dolar değerinde kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirerek mart ayında en çok ihracat yapan ikinci sektör oldu. Sektörün üç aylık ihracatı ise 7,5 milyar doları aştı.
Kimya sektörünün mart ayı ihracat rakamlarını değerlendiren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Kimya sektörümüz mart ayında 2,7 milyar dolar değerinde kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdi. Böylece mart ayında diğer sektörler arasında en çok ihracat yapan ikinci sektör konumumuzu sürdürmeyi başardık. Ocak-Mart dönemi olarak üç aylık ihracatımız ise 7,5 milyar doları aştı. Yıl sonu hedefimize ulaşabilmek için ihracatımızı daha çok artırmamız gerekiyor. İKMİB olarak gerek fuar milli katılım organizasyonlarımız gerek sektörel ticaret heyetlerimiz gerekse de Ur-Ge organizasyonlarımız ile ihracatçılarımızı desteklemeye devam ediyoruz. Kimya sektörümüz için önemli hedef pazarlarımız arasında bulunan ABD ile yeni bir döneme başladık. Yeni açıklanan gümrük tarifelerinde durumu ülkemiz lehine çevirebilmek için sadece ABD ile değil AB başta olmak üzere ihraç pazarlarımızın tamamında ticaret diyaloğumuzu artırmaya odaklanmalıyız. Diğer yandan büyük emek ve uğraşlar sonucu hayata geçirdiğimiz Kimya Teknoloji Merkezimiz faaliyete başladı. Sektördeki firmalarımızın Ar-Ge, test ve analiz hizmetleri, sertifikasyon, danışmanlık gibi konularda Kimya Teknoloji Merkezimizden maksimum düzeyde faydalanmalarını arzu ediyoruz. Sürdürülebilir bir gelecek, güçlü bir ekonomi için kimya sektörünün ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Plastikten boyaya, kozmetikten eczacılık ürünlerine, kauçuktan organik ve anorganik kimyasallara kadar 16 alt sektörümüzle beraber üretmeye, istihdama ve ihracatı desteklemeye devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kimya Sektöründen Mart’ta 2,7 Milyar Dolar İhracat yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, yumurta ihracatındaki 50 centlik kesintinin 1,5 dolara yükseltilmesini aceleyle alınmış ve yumurta ihracatına büyük zarar verecek bir karar olarak nitelendirdi.
Ankara’nın yumurta ihracatına getirdiği 50 cent kesintiyi “Ramazan ayına özel” diye kendileriyle paylaştığını ve Ramazan ayı bitimiyle kaldırılacağı beklentisi içinde olduklarını vurgulayan Girit, “Yumurtaya 50 cent fon gelmeden önce haftalık 160-200 TIR yumurta ihraç ediyorduk. 50 cent kesinti sonrasında 20-30 TIR’a düşmüştük, yumurta ortalama ihraç fiyatını yüzde 80 artıran bir kesintiyle ihracat olanaksız. Sadece taahhütlerini yerine getirmeye çalışacak ihracatçılarımız zararına ihracat yapmayı göze alırlarsa 5 TIR ihracat yapılabilir. İhracata fon, vergi, yasak kararları getirilirken getirisine, götürüsüne bakılarak karar verilmeli. Türkiye’de kişi başı yumurta tüketimi yıllık 220 adet, aya vurduğunuzda 18 yumurta yapar. Bir aylığına 18 yumurtayı pahalı yemek mi, ihracatı kesintiye uğratmak mı doğru karar. Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” diye konuştu.
Yumurta ihracatına 50 cent fon gelmesi sonrasında yumurta fiyatlarında bir düşüş olmadığına dikkati çeken Girit şöyle devam etti; “Yumurta fiyatları Ramazan ayının son haftasında talebe bağlı olarak artar. Bunu geçen yıllara baktığınızda görebilirsiniz. Ramazan Bayramı sonrasında da yumurta fiyatları düşüşe geçer. Ayrıca hava sıcaklıklarının artışa geçtiği bir dönemden geçiyoruz. Kışın tavuklar haftada 1-2 yumurta verirken, havalar ısınınca haftada 4-5 yumurta vermeye başlıyor, ürün bollaştığı için yumurta fiyatları da düşüşe geçiyor. Yumurta ihracatına 1,5 dolar kesinti getirilmese de fiyatlar düşecekti. Bu fon ihracatımızın durmasına neden olacak. Bir hafta sabretseydik hem iç piyasada fiyatlar düşecekti hem de ihracat yolunda gidecekti.”
Ispanak 60 TL, yumurta 70 TL
Yumurta üreticisinden 30’luk yumurta kolilelerinin 140 TL’den çıktığı bilgisini veren Girit, “30’luk yumurta kolisi 2 kilogramı geçiyor. Ispanak 60 TL, yumurta 70 TL. Yumurta marketlerde 220-230 TL’ye yumurta kolileri satılıyor. Burada yöntem ihracatın önünü kesmek yerine, böyle yüksek karlarla yumurta satan marketleri denetlemek olmalı. Böylesi kararlar alırken sektörün pozisyonunu alabilmesi için süre verilmeli, beyannamesi açılmış, parası gelmiş, Cuma günü gemiye yüklenecek ürünler var. Burada ihracatı mı kapatıyorsunuz, üreticiyi mi cezalandırıyorsunuz. Bunların doğru tahlil edilmesi gerekiyor” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yumurtaya getirilen 1,5 dolar fon aceleyle alınmış ihracatı durduracak bir karar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Manisa, Denizli ve İzmir üçgeninde 55 bin üretici tarafından üretilen çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı 2024/25 sezonunun ilk yarısında yüzde 13’lük artışla 274 milyon dolardan, 310 milyon dolara yükseldi.
2024/25 sezonuna 176 bin ton çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı hedefiyle girdiklerini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, hedeflerinin yüzde 55’ini sezonun ilk yarısında gerçekleştirdiklerini kaydetti.
İklim değişikliğinin çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesinde kayıplara neden olduğunu o nedenle 236 bin ton olarak öngörülen 2024/25 rekoltesinin bu rakamında altında kaldığını vurgulayan Işık, “Rekoltedeki düşüş ihracatımızın miktar bazında yüzde 32’lik düşüşle 129 bin 416 tondan 87 bin 489 tona gerilemesine yol açtı. Dünya Çekirdeksiz Kuru Üzüm Üretici Ülkeler Konferansı’nda, 2024/25 sezonunda dünya genelinde 598 bin ton çekirdeksiz kuru üzüm ihraç edileceği öngörüsünde bulunulmuştu” diye konuştu.
Çekirdeksiz kuru üzüm rekoltesindeki düşüşün ihraç fiyatlarını yukarı çektiği bilgisini veren Işık sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz sezon çekirdeksiz kuru üzümde ortalama ihraç fiyatımız 2 bin 120 dolar iken, bu yıl dolar bazında yüzde 67’lik artışla 3 bin 550 dolara tırmandı. Üreticilerimiz kaliteli ve gıda güvenliği sağlanmış şekilde ürettikleri ürünlerinin karşılığını fazlasıyla aldı.”
Önümüzdeki sezonda kalite ve gıda güvenliği açısından sürdürülebilir bir şekilde üretimimize devam edebilmek için Bakanlıklarımız, Araştırma Enstitüleri, Üniversiteler, Ticaret Borsaları ve İhracatçı firmalarımızla birlikte Üreticilerimizi ve tüm paydaşlarımızı bilgilendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Kuru Üzüm Teknik Kurulu toplantıları, Bitki Koruma Ürünü Bayileri toplantıları ve Üzüm Çalıştayı düzenleyerek güncel gelişmeleri tüm paydaşlara aktarmaktayız.
İngilizler, Türk üzümlü keklerle 5 çayını içiyor
Türkiye, 2024/25 sezonunun ilk yarısında 77 ülkeye çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, İhracatta İngiltere zirvedeki yerini korudu. İngiltere’ye kuru üzüm ihracatı yüzde 50’lik artışla 59 milyon dolardan 88,5 milyon dolara yükseldi.
Hollanda’ya yapılan kuru üzüm ihracatı yüzde 10’luk artışla 36 milyon dolardan 40 milyon dolara çıktı ve Hollanda zirvenin ikinci basamağında yerini aldı. İtalya, 2023/24 sezonunun ilk yarısında Türkiye’den 23,6 milyon dolar olan çekirdeksiz kuru üzüm ithalatını, 2024/25 sezonunun aynı zaman aralığında yüzde 32 artırarak 31,3 milyon dolara ilerletti ve Almanya’yı geçerek üçüncü sıraya adını yazdırdı.
Türkiye, 2024/25 sezonunun 6 aylık döneminde 310 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, bu ihracatın yüzde 85’ini temsil eden 263 milyon dolarlık büyük dilimi Avrupa ülkelerine gerçekleştirildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı 2024/25 sezonunun ilk yarısında 310 milyon dolar oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yurt dışında kontrol edilen girişimlerin 2023 yılında faaliyete göre oluşan ciro toplamında ilk sırada ticaret; sonra sırasıyla sanayi, hizmet ve inşaat faaliyetleri yer aldı. Yurt dışında ticaret faaliyeti gösteren girişimler toplam 32 milyar 984 milyon dolar ciro elde etti. Ciro toplamında ikinci sırada yer alan sanayi faaliyetinde 31 milyar 111 milyon dolar, üçüncü sıradaki hizmet faaliyetinde 12 milyar 689 milyon dolar ve son sıradaki inşaat faaliyetinde ise 9 milyar 16 milyon dolar ciro elde edildi.
Yurt dışında kontrol edilen girişimlerin 900’ü hizmet, 840’ı ticaret, 523’ü sanayi ve 303’ü ise inşaat sektöründe faaliyet gösterdi.
Yurt dışında kontrol edilen girişimlerin en etkin olduğu coğrafya Avrupa oldu
Avrupa (AB27+EFTA) ülkeleri 2023 yılında girişim sayısında %38; ciroda %32 pay ile birinci sırada yer aldı. Diğer Avrupa ülkeleri ise %19,8 pay ile girişim sayısında, %27,1 pay ile de ciroda ikinci sırada yer aldı. Yakın ve Orta Doğu ülkeleri cirodan aldığı %12,7 pay ile üçüncü sırada yer aldı. Girişim sayısında üçüncü sırayı payı %13,5 olan Diğer Asya ülkeleri aldı. Çalışanlar sayısında %29,5 ile en büyük paya sahip olan Diğer Avrupa ülkeleri, personel maliyetinde %29,3 pay ile ikinci sırada yer aldı. Personel maliyetinde en büyük payı %31,8 ile Avrupa (AB27+EFTA) ülkeleri aldı.
Yurt dışında kontrol edilen girişim sayısının en yüksek olduğu ülke Almanya, en yüksek cironun elde edildiği ülke Birleşik Krallık oldu
Yurt dışında kontrol edilen girişim sayısının en yüksek olduğu ülke 2023 yılında 242 girişim ile Almanya oldu. Almanya’da kontrol edilen girişimlerin 2023 yılında elde ettiği ciro 3 milyar 396 milyon dolar iken bu girişimlerde çalışanlar sayısı 6 330 ve personel maliyeti 390 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Birleşik Krallık 2023 yılında 9 milyar 993 milyon dolar ile yurt dışı girişimlerden sağlanan cironun en yüksek olduğu ülke oldu. Birleşik Krallık’ta kontrol edilen girişimlerin sayısı 131 olup bu girişimlerde çalışanlar sayısı 8 388, personel maliyeti ise 586 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Rusya, yurt dışında kontrol edilen girişim sayısı açısından 141, elde edilen ciro açısından da 6 milyar 953 milyon dolar ile ikinci sırada yer aldı. Ciroda 5 milyar 657 milyon dolar ile üçüncü sırayı alan Romanya’da kontrol edilen girişim sayısı 91 olarak gerçekleşti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tüik: Türkiye’de yerleşik girişimler tarafından yurt dışında kontrol edilen girişimlerin elde ettiği ciro 2023 yılında 85 milyar 801 milyon dolar oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Katma değerli gıda ihracatı için STA’ların arttırılması önemli”
ABD Başkanı Trump’ın ilave gümrük vergileriyle küresel ticaret üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemde, tarife engellerini en aza indirmeyi amaçlayan Serbest Ticaret Anlaşmaları’nın (STA) önemini daha da artırdığına dikkat çeken TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi:
“Ülkeler arasında işbirlikleri ve stratejik ortaklıklar kazan kazan ilişkisine dönüşebilir, ticareti kısıtlayan engeller karşılıklı iyi ilişkilerle aşılabilir. Suriye’de yeni rejimin tüm ülkelere uygulama kararı aldığı gümrük tarifesine karşı, Ticaret Bakanlığımızın girişimleriyle belirli bir kazanım sağlandı. Suriye’deki iç savaş sürecinde askıya alınan STA’nın yeniden hayata geçirilmesinin bu kazanımları kalıcı hale getirecektir. Diğer yandan, küresel rekabetin arttığı bu dönemde, farklı ülkelerin de hedef pazarlarda girişimleri olacaktır. MERCOSUR ile AB arasındaki STA, bizim ihracatta önemli kısıtlamalar yaşadığımız Avrupa’da MERCOSUR ülkelerinin makarna ve çikolata gibi iştigal alanımızdaki ürünlerini gümrüksüz hale getirdi. Rekabetçiliğimizi koruyabilmemiz için, gıda ihracatımızda katma değeri artırabilmek için kalite ve standartların yükseltilmesi ne kadar önemliyse, hedef pazarlarda STA’ların arttırılması ve gıda gibi stratejik ürünlerin öne çıkarılması da aynı derecede önemli. Ticaret Bakanlığımızın, İhracatta 2025 Yılı Eylem Planı kapsamında mevcutta 23 ülke ile var olan STA’lara 13 ülke grubunun daha dahil edilmesi yönündeki girişimlerini çok değerli buluyoruz.”
“Buğday unu ihracatının etkisi 300 milyon doları bulabilir”
FAO Tahıl Fiyat Endeksi’nde bir önceki yıla göre gerilemenin Kasım’da yüzde 8,6’ya ulaştığına ve özellikle buğday fiyatlarında yaşanan düşüşün devam ettiğine dikkat çeken Tiryakioğlu şunları söyledi:
“Küresel buğday hasadındaki iyileşmenin ve talepteki düşüşe bağlı olarak fiyatlardaki gerilemenin devam ettiği bir süreçte, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında buğday ithalatındaki kısıtlamanın şu an yüzde 25’e kadar gevşemesi olumlu. Piyasadaki genel beklenti bu oranın yüzde 50’ye kadar artırılması ve ihraç mallarının tedarik maliyetlerinin azaltılması yönünde. Yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelere bağlı olarak, buğday unu ihracatımız 2025 sonunda da geçen yıl olduğu gibi 3 milyon ton seviyelerinde kalabilir. Öyle bir durumda, buğday ihracatındaki azalmanın toplam ihracatımıza etkisi, 2024 yılında olduğu gibi 300 milyon doları bulabilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hububat ihracatı Ocak’ta 1,03 milyar dolar oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2024 yılında Türk bankaları arasında uluslararası piyasalardan en çok taze kaynağı Türkiye’ye getiren banka olan VakıfBank, 2025 yılında gerçekleştirdiği ilk yurt dışı borçlanma işlemiyle, ilk 4 yılı anapara ödemesiz toplam 10 yıl vadeli seküritizasyon işlemini başarıyla tamamladı. Bu işlemle, uluslararası piyasalarda Türk bankalarına duyulan güveni bir kez daha teyit eden VakıfBank, kurumsal nitelikli yatırımcılara yönelik olarak gerçekleştirilen en büyük DPR işlemine imza attı.
“Kurumsal Nitelikli Yatırımcılarla Yapılan En Büyük Tutarlı DPR İşlemi”
Seküritizasyon programı kapsamındaki işleme ilişkin açıklamada bulunan VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, işlemin önemine dair yaptığı değerlendirmede şunları ifade etti:
“Hatırlayacağınız üzere kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, DPR programımızın notunu 2024 yılının Eylül ayında yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmişti. Bu durum, söz konusu programa özellikle kurumsal nitelikli yatırımcıların da ilgisini artırdı. Uzun yıllar sonra ilk defa özellikle Amerika ve İngiltere’de yerleşik kurumsal nitelikli yatırımcıların yoğun ilgisi sonucu, 10 yıl vadeli 700 milyon dolar tutarındaki işlemi başarıyla gerçekleştirdik. Söz konusu işlem kurumsal nitelikli yatırımcılarla yapılan en büyük tutarlı ve en uzun vadeli DPR seküritizasyon işlemi olma özelliğiyle dikkat çekmektedir. Böylece uluslararası piyasalarda Türkiye ve VakıfBank’a duyulan güven bir kez daha teyit edilmiş oldu.”
“Bu işlem en büyük DPR bakiyesine sahip banka konumumuzu perçinledi”
VakıfBank’ın dış ticaret alanındaki güçlü konumunun ve yüksek pazar payının bu başarıyı desteklediğini de vurgulayan Üstünsalih, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’nin en büyük ikinci bankası olarak, ülkenin önde gelen ihracatçı firmalarıyla dış ticaret işlemlerine aracılık ediyoruz. Bu alanda son 5 yıla baktığımızda, pazar payımızın ciddi oranda arttığını görüyoruz. Bu vesileyle aracılık ettiğimiz dış ticaret işlemlerinden gelen nakit akışları, DPR seküritizasyon programımızın kapasitesini her geçen gün artırıyor. Bu işlem sayesinde, en yüksek DPR seküritizasyon bakiyesine sahip banka olarak lider konumumuzu perçinledik. Uzun vadeli, sürdürülebilir ve uygun maliyetli finansman stratejimiz doğrultusunda, dış ticaret nakit akışlarından sağladığımız gücü uluslararası piyasalarda değerlendirerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemlerde de DPR dahil diğer uzun vadeli ve uygun maliyetli yurt dışı fonlama alternatiflerini değerlendirerek uluslararası piyasalardaki en aktif Türk bankalarından biri olmayı sürdüreceğiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
VakıfBank’tan Kurumsal Nitelikli Yatırımcılara Yönelik 700 Milyon Dolar Tutarında Seküritizasyon İşlemi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Afyonkarahisar’ın kısa sürede 1 milyar dolar ihracata ulaşacak potansiyele sahip olduğunun altını çizdi.
Ege İhracatçı Birlikleri ve Ekonomi Gazetesi iş birliğinde, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Ege İhracat Buluşmaları-Afyonkarahisar” toplantısında konuşan Eskinazi, Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyon’un ihracatında mermer sektörünün 231 milyon dolarla lider olduğunu kaydetti. Eskinazi, “Afyon’da, en çok ihracat yapan ikinci sektörümüz ise 21 milyon dolarlık tutarla kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü olurken, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörümüz 17 milyon dolarlık ihracata imza attı. Afyon’un ihracatında öne çıkan ülkeler ise ABD, Çin ve Fransa” diye konuştu.
Türkiye, rakiplerine göre yüzde 50 pahalı hale geldi
Türkiye’de 2021 yılı Eylül ayında alınan faiz indirim kararı sonrasında ekonominin zorlu bir sürece girdiğine dikkati çeken Eskinazi, şöyle devam etti: “Yüksek enflasyon rakamları toplumun alım gücünü zedelemeye devam ederken, ihracatçılarımızın rekabetçiliğini de öldürüyor. Üretmek, ürettiğini alıcıya ulaştırmak her geçen gün zorlaşıyor. Türkiye, rakiplerine göre yüzde 40-50 daha pahalı bir ülke haline geldi. Sipariş alırken bile tereddütler yaşıyoruz. Ürün bedelleri geldiğinde hammaddeyi yerine koyamıyoruz, sermayelerimiz eriyor. İhracatçılar olarak enflasyondan, pariteden darbe yemişken, 2024 yılında finansmana erişimde de büyük zorluklar yaşadık. Enflasyon TÜİK verilerine göre yüzde 45 olurken, Hükümet kamu hizmetleri için yeniden değerleme oranını yüzde 45 belirlemişken döviz kurundaki artış yüzde 15-20 aralığında kaldı. Döviz kurlarının da enflasyon oranında artması gerekirdi”
2025 yılı da çok zor geçecek
“Ekonominin nabzını tutan isimler, 2025’in zor geçeceğini Türkiye’nin 2026 yılında yatırım yapılabilir ülke notuna ulaşabileceğini dile getiriyorlar” tespitinde bulunan Eskinazi, “2025 yılında iş dünyası olarak bizlerin alacağı pozisyon, “Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak değil, cenin konumunda kalmak olacak.” Tabii biz bu haldeyken kamunun da tasarruf tedbirlerine sadık kalması gerekiyor. Kamudaki yaklaşım, “Orucu ihracatçı, işçi, memur, sanayici tutsun, iftarı ben yapayım” şeklinde olmamalı” dedi.
2024 yılında ekonomideki çetin şartların konkordato başvurularında tarihi artışa yol açtığına vurgu yapan EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi şöyle konuştu; “2024 yılında 1723 konkordato başvurusu yapılırken, 132 dosyada iflas kararı verildi. 2025 yılında konkordato başvurularındaki artış seyrinin azalması için finansmana erişim kanallarının açılması, döviz kurlarının enflasyon seviyesinde artması gerekiyor. 2024 yılı son günlerinde TCMB’nın faiz indirim kararı güzel bir gelişme. Bu konuda hızlı adımlar atılmasını bekliyoruz. Türkiye, 2024 yılında enflasyonla mücadele programında enflasyonu yüzde 65’ten yüzde 44’e kadar düşürerek kısmen başarılı oldu. 2025’i ekonomik programda Kararlılık Yılı olarak niteliyoruz.”
Afyonkarahisar’ın tarih, termal, lezzet ve kültürel zenginlikleri yanında; tarım, sanayi, gıda ve mermer gibi birçok sektördeki üretim gücüyle ülkemizin kalkınmasında önemli bir role sahip olduğunu kaydeden Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, ihracatın Afyon’un potansiyelinin dünyaya açılmasında kritik bir rol oynadığına işaret etti.
Afyon’un ihracatını artırmak ve müşteri pazarını genişletmek için toplamda 5 adet UR-GE projesi yaptıklarını aktaran Serteser, “Yürütülen projelerimizden biri, “Afyon Mermeri Dünyanın Her Yerinde” diğeri “Yumurta Sektörü Kabuğunu Kırıyor” projeleridir. Afyon Mermeri Dünyanın Her Yerinde URGE projemiz, 34 firmanın katılımıyla devam etmekte. Amacımız, mermer ihracatını artırmak. Bu hedef doğrultusunda, kapsamlı bir ihtiyaç analizi gerçekleştirdik ve firmalarımıza yönelik “Satış Teknikleri ve Pazarlama Teknikleri Eğitimi” düzenledik. Ayrıca, 23-28 Şubat 2025 tarihleri arasında Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde BIG 5 Fuarı’na katılacağız. Program kapsamında Riyad’ta yer alan firmalar ile ikili iş görüşmeleri gerçekleştireceğiz. Diğer yandan, Yumurta Sektörü Kabuğunu Kırıyor projemiz, 12 firmanın katılımıyla devam etmekte olup bu proje kapsamında da ihtiyaç analizi faaliyetini tamamladık. Sektördeki firmaların gelişimlerini desteklemek amacıyla eğitim faaliyetlerini planlıyoruz. Eğitimlerden sonra bu sektörümüz için de yurt dışı pazarlama faaliyetlerine başlayacağız” diye konuştu.
Merkez 2. OSB’yi Yeşil OSB olarak planlıyoruz
Afyonkarahisar’ın sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, Merkez 2. Organize Sanayi Bölgesi’ni ‘Yeşil OSB’ olarak planladıklarını duyuran ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, şöyle devam etti; “Çevre dostu üretim süreçlerini destekleyecek, enerji verimliliğini artıracak, ihracat odaklı ve bölgemizi örnek bir sanayi merkezi haline getirecek bu proje için altyapı çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz. Bu vesileyle siz değerli katılımcılarımızı da bu vizyonun bir parçası olmaya, Yeşil OSB projemize yatırım yapmaya davet ediyorum.”
Türkiye’nin mermer ihracatının yüzde 12’sini yaptık
Mermer sektörünün, Afyonkarahisar’ın ekonomik kalkınmasında oldukça stratejik bir öneme sahip olduğunun altını çizen Serteser, Afyon’un 2024 yılında 231 milyon dolar doğal taş ihracatı gerçekleştirdiğini, Türkiye’nin toplam doğal taş ihracatından yüzde 12’lik bir pay aldıklarını, Afyonkarahisar’da Afyonkarahisar Blok Mermer Fuarı düzenleyeceklerini, bu fuarın Afyon’un mermer sektörünün gücünü uluslararası arenada sergilemesine aracılık edeceğini sözlerine ekledi.
Ekonomi Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Handan Sema Ceylan’ın moderatörlük yaptığı “Ege İhracat Buluşmaları-Afyonkarahisar” toplantısının birinci oturumunda; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Genel Koordinatör Vahap Munyar, Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz ve Başdanışman Rüştü Bozkurt, Türk ve dünya ekonomisindeki güncel gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaştı.
Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz’ın moderatörlük yaptığı ikinci oturumda ise; İhracatı Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç, Türk Ticaret Bankası Genel Müdür Yardımcısı Zafer Seyar ve Türk Eximbank Denizli Şube Müdürü Mehmet Yıldırım, ihracatçı firmalara sağladıkları finansman, sigorta ve kefalet olanakları hakkında bilgi verdiler.
“Ege İhracat Buluşmaları-Afyonkarahisar” toplantısı öncesinde Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan, Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Başkan Yardımcısı İbrahim Altınpınar, Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Çelikten, TİM Delegesi Oben İnceler ve Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı ve Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı ziyaret ettiler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Afyonkarahisar ihracatta 1 milyar dolar hedefliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bitcoin 100.000 doları aştı: BTC fiyatı yeni bir rekor seviyeye nasıl ulaştı?
Bitcoin, 100.000 dolar seviyesini aşarak 104.000 dolar seviyesini gördü ve yatırımcılar için psikolojik bir dönüm noktasını geride bıraktı. Bu tarihi yükseliş, ABD’deki 2024 başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın zaferi ve kripto dostu bir yönetim vaatlerinin ardından hız kazandı. Trump, SEC başkanlığına Paul Atkins’i aday gösterirken, Hazine Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı gibi önemli pozisyonlara da kripto yanlısı isimler atadı. Bitcoin’in bu etkileyici yükselişinin arkasında yalnızca siyasi faktörler değil, aynı zamanda makroekonomik koşullar ve spot Bitcoin ETF’lerinin onaylanması gibi önemli gelişmeler de bulunuyor. 2024’te onaylanan ETF’ler, kurumsal yatırımcıların kriptoya erişimini kolaylaştırdı ve piyasaya büyük bir sermaye akışı sağladı. Ayrıca, Bitcoin’in sınırlı arz yapısı ve blok ödüllerinin düzenli olarak yarıya inmesiyle oluşan arz-talep dengesi, fiyat artışını destekleyen önemli unsurlar arasında yer aldı. Makroekonomik koşullar da Bitcoin’in yükselişinde etkili oldu. Enflasyonun yüksek seviyelerde seyrettiği bir dönemde, Bitcoin, dijital altın olarak güvenli bir liman varlığı haline geldi. Uzmanlar, Bitcoin’in 2025 yılına kadar 200.000 dolara ulaşabileceğini öngörüyor. Bu tahminler, Bitcoin’in sadece bir yatırım aracı olmanın ötesine geçerek küresel finansal sistemde önemli bir varlık haline geldiğini gösteriyor.
Fed Başkanı Powell: “Bitcoin altına benziyor, ancak dijital”
ABD Federal Rezerv Başkanı Jerome Powell, New York Times’ın DealBook Zirvesi’nde yaptığı açıklamada Bitcoin’i altına benzeterek, “Bitcoin, spekülatif bir varlık olarak kullanılıyor. Altın gibi ancak dijital.” ifadelerini kullandı. Powell, Bitcoin’in bir ödeme aracı olarak kullanılmadığını ve oldukça volatil olduğunu belirtti. Ayrıca, Bitcoin’i dolara rakip olarak görmediğini, asıl rekabetin altınla olduğunu düşündüğünü söyledi. Başkan seçilen Donald Trump’ın kriptoya açık bir tutum sergilemesi Bitcoin fiyatının bu seviyelere ulaşmasında etkili oldu. Trump, SEC başkanlığına daha önce kripto dostu bir geçmişi olan Paul Atkins’i aday göstermesiyle dikkat çekti. Powell, Fed’in kripto para piyasasını doğrudan düzenlemediğini, ancak kripto ile bankacılık sektörü arasındaki etkileşimlerin bankaların sağlığını tehdit etmemesi gerektiğini vurguladı. Kendi kripto yatırımı olup olmadığı sorulduğunda ise “Buna izin verilmez,” yanıtını verdi. Powell, Trump’ın eleştirilerine rağmen Fed’in bağımsız bir kurum olduğunu ve politik baskılara boyun eğmeyeceğini belirtti.
Mt.Gox, Bitcoin’in 100.000 doları geçmesinin hemen ardından 2,4 milyar dolarlık BTC taşıdı
2014’te iflas eden kripto para borsası Mt. Gox, Bitcoin fiyatının 100.000 doları aşmasının hemen ardından 5 Aralık’ta 24.051 Bitcoin’i (yaklaşık 2,5 milyar dolar) bilinmeyen bir adrese transfer etti. Arkham Intelligence verilerine göre bu transfer 2:45 UTC’de gerçekleşti ve borsa 12 Kasım’dan bu yana ilk kez Bitcoin taşıdı. Transferin, Bitcoin’in Coinbase’de 104.000 dolara ulaştığı zamandan kısa bir süre önce yapılması dikkat çekti. Mt. Gox’un neden bu transferi yaptığı bilinmese de geçmişte benzer hareketler, alacaklılarına ödeme yapma hazırlıklarının bir işareti olarak görülmüştü. Bu tür büyük ölçekli transferler genellikle Bitcoin için olumsuz bir işaret olarak algılanıyor, çünkü milyarlarca dolar değerindeki Bitcoin’in piyasaya satılma ihtimali oluşabilir. Mt. Gox alacaklıları, ödemelerini Bitcoin olarak alabiliyor ve Temmuz ayında yapılan bir Reddit anketinde birçok alacaklının elindeki Bitcoin’i hemen satmayı düşünmediği ortaya çıktı. Ayrıca, Ekim ayında borsa tarafından yönetilen alacaklı ödeme planı, 31 Ekim 2025’e kadar uzatıldı ve birçok alacaklının hala gerekli prosedürleri tamamlamadığı açıklandı. Son hareketin ardından, Mt. Gox’un 39.878 Bitcoin’i (yaklaşık 4,1 milyar dolar) hâlâ elinde bulundurduğu belirtiliyor.
Teknik Analiz
BTCUSDT
Bitcoin, 94.438 dolar seviyesinden aldığı destekle güçlü bir yükseliş ivmesi yakalayarak 99.691 dolardaki önceki en yüksek seviyesini aştı ve 104.107 dolara kadar yükselerek yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesini kaydetti. Ancak bu seviyede karşılaşılan satış baskısıyla birlikte 101.278 dolara kadar geri çekildi. Analiz sırasında 101.864 dolar seviyelerinde işlem gören Bitcoin, 99.691 dolar destek seviyesini koruyabilirse tekrar 104.107 dolara bir yükseliş yapabilir. Bu seviyenin üzerinde bir kırılım gerçekleşmesi durumunda fiyatın 110.000 dolar seviyesine kadar yükselmesi beklenebilir. Diğer yandan Bitcoin’in 99.691 dolar desteğini kaybetmesi durumunda 97.000 dolar seviyesine kadar bir geri çekilme yaşanabilir. Bu bölgede de tutunamaması halinde düzeltme hareketi daha da derinleşerek 93.240 dolar seviyesindeki kritik destek bölgesine kadar devam edebilir.
ETHUSDT
Ethereum, 3.563 dolar seviyesinden aldığı destekle birlikte 3.750 dolara kadar güçlü bir yükseliş gerçekleştirdi ve bu bölgeyi aşarak 3.905 dolar seviyesine ulaştı. Ancak bu noktada karşılaşılan satış baskısı, fiyatı 3.770 dolara kadar geri çekti. Bu seviyeden gelen alımlarla yeniden toparlanan Ethereum, 3.879 dolar seviyesine kadar bir tepki yükselişi gösterdi. Analiz sırasında 3.838 dolar seviyelerinde işlem gören Ethereum, 3.973 dolar seviyesindeki direnç bölgesini aşar ve üzerinde kalıcılık sağlarsa, yükselişini 4.627 dolara kadar sürdürebilir. Bu bölgenin hacimli bir şekilde geçilmesi durumunda ise, fiyatın 4.877 dolara kadar çıkarak yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşma potansiyeli bulunmaktadır. Öte yandan, Ethereum’un 3.750 dolar seviyesini kaybetmesi halinde 3.563 dolar destek bölgesine kadar bir geri çekilme yaşanabilir. Bu bölgede tutunamaması durumunda ise düşüş hareketi derinleşerek 3.227 dolar seviyesine kadar devam edebilir.
SOLUSD
Solana, 241 dolar seviyesinden gelen satış baskısıyla 227 dolara kadar geri çekildi. Bu seviyede bulduğu destekle toparlanarak 238 dolara kadar bir yükseliş gerçekleştirdi. Analiz sırasında 232 dolar seviyelerinde işlem gören Solana, mevcut gücünü koruyabilirse 243 dolar seviyesindeki direnç bölgesine doğru bir yükseliş sergileyebilir. Bu direncin aşılması ve üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda ise fiyatın 259 dolara kadar yükselmesi beklenebilir. Öte yandan, 220 dolar seviyesinin kaybedilmesi durumunda fiyatın 209 dolar seviyesine kadar bir geri çekilme yaşaması olasıdır. Bu destek seviyesinde tutunamaması halinde ise düşüş hareketinin derinleşerek 194 dolar seviyesine kadar devam etme riski bulunmaktadır.
Öne Çıkan Altcoinler:
Sandbox (SAND): Fiyatı $0,9453 son 24 saatte %17,35 ve 7 günde %56 yükseliş gösterdi. Piyasa değeri $2.295.392.029
JasmyCoin (JASMY): Fiyatı $0,0457 son 24 saatte %14,96 ve 7 günde %81,48 yükseliş gösterdi. Piyasa değeri $2.257.565.841
Gala (GALA): Fiyatı $0,0597 son 24 saatte %13,9 ve 7 günde %63 yükseliş gösterdi. Piyasa değeri $2.179.463.170
Aerodrome Finance (AERO): Fiyatı $1,84 son 24 saatte %12,99 ve 7 günde %31 yükseliş gösterdi. Piyasa değeri $1.309.804.987
Stacks (STX): Fiyatı $2,88 son 24 saatte %12,47 ve 7 günde %28,11 yükseliş gösterdi. Piyasa değeri $4.324.237.157
Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan ve hiçbir şekilde yönlendirici nitelikte olmayan içerik, yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Ulaşmış olduğunuz bu rapor kapsamındaki gerek sözel gerekse de görsel kripto para bilgileri, ulaşılabilen ilk kaynaklardan iyi niyetle ve doğruluğu, geçerliliği, etkinliği velhasıl her ne şekil ve surette olursa olsun herhangi bir karara dayanak oluşturması hususunda herhangi bir teminat, garanti oluşturmadan yalnızca bilgi edinilmesi amacıyla derelenmiştir. CoinTR, her an hiçbir şekil ve surette ön ihbara ve/veya ihtara gerek kalmaksızın söz konusu kripto para bilgilerini değiştirebilir ve/veya ortadan kaldırabilir. Genel anlamda bilgi vermek amacıyla hazırlanmış olan işbu rapor kapsamındaki bilgilerde, CoinTR hiçbir şekil ve surette herhangi bir taahhüdünü içermediğinden, bu bilgilere istinaden her türlü özel ve/veya tüzel kişiler tarafından alınacak kararlar, varılacak sonuçlar ve oluşabilecek her türlü riskler bizatihi bu kişilere ait olacaktır. Hiçbir şekil ve surette ve her ne nam altında olursa olsun, her türlü gerçek ve/veya tüzel kişinin gerek doğrudan gerek dolaylı olarak uğrayacağı maddi ve/veya manevi zararı, kâr mahrumiyeti, velhasıl her ne nam altında olursa olsun uğrayabileceği zararlardan hiçbir şekil ve surette CoinTR sorumlu tutulamayacaktır.
CoinTR Hakkında
2022 yılında İstanbul merkezli hizmet vermeye başlayan CoinTR borsası, tanınan borsalarda tecrübe elde etmiş üst kademe yöneticilerin ve ürün geliştiricilerinin bir araya gelmesiyle oluşmuş, alanında uzman ekip üyeleri ile Türkiye’nin lider borsalarından biri olmaya hazırlanmaktadır. Yakın zamanda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan gelen yeni CEO’sunu ve resmi kurumlardan gelen diğer danışma kurulu üyelerini duyurarak sektöre güven veren bir giriş yapmıştır. Resmi mevzuatlara uygun hareket eden ve MASAK tarafından denetime tabi tutulan CoinTR, VakıfBank ve Ziraat Bankası gibi devlet bankalarıyla entegre çalışmasının yanı sıra global ölçekte yerli bir borsa olarak faaliyet göstermektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bitcoin 104.700 dolar ile tüm zamanların en yüksek rekoru geldi, piyasa değeri 2,01 trilyon dolara ulaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>