?>
?>
Sömestir tatilinin daha etkili değerlendirilmesi için ebeveynlerin, çocuklarıyla birlikte bu dönemi planlaması büyük önem taşıyor. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Programı akademisyenlerinden Dr. Emine Arslan Kılıçoğlu, ara tatilde verimli zaman geçirme yöntemleri ve ebeveynlerin bu süreçteki rolü hakkında önemli bilgiler aktardı.
“Karne Döneminde Ebeveynlerin Tutumu, Çocukların Gelecekteki Başarılarını Önemli Ölçüde Etkiliyor”
Ailelerin karne döneminde gösterdiği tutumların, çocuklarının gelecekteki başarılarını önemli ölçüde etkilediğini söyleyen KTO Karatay Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Programı akademisyenlerinden Dr. Emine Arslan Kılıçoğlu; “Karneler, çocukların akademik performansının yanı sıra çabalarını, gelişimlerini ve sosyal etkileşimlerini de yansıtır. Bu dönemde ailelerin tutumu, çocukların özgüvenini ve gelecekteki başarılarını önemli ölçüde etkiler. Dolayısıyla, çocukları takdir etme ya da eleştirme durumunda iletişime çok dikkat edilmelidir” dedi.
Karne Sonrası Ebeveynler Hangi Adımları İzlemeli?
Karne sonrası ebeveynlerin izlemesi gereken adımlar hakkında bilgi veren Arslan Kılıçoğlu; “Karnesini alan çocuklara pozitif ve yapıcı bir tutum ile davranmalıyız. Karnede yer alan notlar, çocuklarımızın potansiyelini tam olarak yansıtamaz. Onların başarılarını takdir ederken, geliştirilmesi gereken yanlarını da yapıcı bir şekilde ele almalıyız. Bir başarının varlığı, başarı düzeyinden daha önemlidir. Bu bakış açısıyla bir yarıyıl boyunca verdiği emek ve gösterdiği fedakârlıklar için onları ödüllendirmeye odaklanmalıyız. Bu yaklaşım, çocuklarımızın motivasyonunu artırır ve gelecekteki hedeflerine ulaşmasına destek olur.
Süreci yönetirken, özen gösterilmesi gereken farklı bir durum ise çocuklar arasında kıyaslama yapılmamasıdır. Onları başkasıyla kıyaslamak, kendine olan güven duygusunu zedeleyebilir. Bu nedenle çocukların kendi potansiyeline ve gelişim hedeflerine odaklanmasını sağlamalıyız. Çocuklarımızın güçlü yönlerinden hareketle zayıf yönlerini güçlendirmesi için destek olmalı, kendisini keşfetmesine izin vermeliyiz” şeklinde konuştu.
“Ara Tatil Dönemi Çocukların Kendini Geliştirmesi ve Keşfetmesi İçin Bir Fırsattır”
Ara dönem tatilinde çocukların dinlenmesi, kendini geliştirmesi ve keşfetmesi için bir fırsat olduğunu belirten Arslan Kılıçoğlu; “Sömestir tatili, çocukların yorgunluklarını atmaları ve zihinsel olarak yenilenmeleri için bir önemli bir fırsattır. Bu süreçte, onların bazı rutinlerini sürdürmeleri ve keşifler yapmaları için alan oluşturmalıyız. Öncelikle doğada zaman geçirmeye özen göstermeliyiz. Açık hava yürüyüşleri, gözlem, doğadan toplanan materyallerle ürünler oluşturma gibi farklı deneyimler planlanabilir. Buna ek olarak, resim, müzik, spor gibi onların ilgisini çeken alanlarda vakit geçirmelerine ve yeteneklerini geliştirmelerine katkı sağlayabiliriz. Bu deneyimler, kurslar ya da kurs dışında arkadaş ve aile ortamında da gerçekleştirilebilir” ifadelerine yer verdi.
“Aile Ziyaretleri, Çocukların Aile Bağlarını Güçlendirebilir”
Aile bağlarının güçlendirilmesi için yapılan ziyaretlerin de keyifli zamanlara dönüşebileceğini aktaran Arslan Kılıçoğlu; “Aile ziyaretleri yapılması, büyüklerin ziyaret edilmesi, aile bağlarını güçlendirerek, tatili daha keyifli ve anlamlı hale getirebilir. Ayrıca, çocuklarımızın da yaşam becerilerini geliştirmeleri amacıyla, ev içinde hayatın rutin akışında sorumluluklar verebiliriz. Aile olarak okuma zamanları planlayabilir, okuma alışkanlıklarını geliştirebiliriz.
Bu öneriler doğrultusunda, çocuklarımızla birlikte bizleri güzel, verimli bir on beş gün bekliyor. Tatili hem önceki dönemin değerlendirilmesi hem de yeni hedefler koymak için bir fırsat olarak görmeliyiz. Hedefleri aile olarak birlikte belirlemek, çocuğumuzun sürece aktif katılımını destekleyerek, keyifli bir tatil dönemi geçirmemize katkı sağlayacaktır” diyerek ebeveynlere yol gösterici olacak kıymetli bilgiler paylaştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Dr. Arslan Kılıçoğlu; “Karne Döneminde Ebeveynlerin Tutumu Çocukların Geleceğini Şekillendiriyor” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“150 Mahalleye 150 Kreş” sloganı ile yola çıkan Yuvamız İstanbul, ilk olarak 2020 – 2021 hizmet döneminde açılan 20 Çocuk Etkinlik Merkezi ile hizmet sunmaya başladı. Merkezlerin sayısı bugünse 105’i buldu. Uzman kadrosu ile hizmet veren Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri, 07:30-17:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Çalışan aileler düşünülerek merkezlerde 19:00’a kadar uzun gün hizmeti de devam ediyor.
MERKEZLERDE ÖZGÜN PROGRAM İÇERİĞİ UYGULANIYOR
Çocuk Etkinlik Merkezlerinde sunulan özgün ve çocukların gelişimsel özellikleriyle uyumlu olan program içeriği, İBB’nin uzman kadrosu tarafından geliştirildi. Bunun yanı sıra, merkezlerde çocuk ve ebeveynlere yönelik daha kapsayıcı ve nitelikli hizmet sunabilmek adına; temel hareket eğitimi, özgül öğrenme güçlüğü eğitimi ve disleksi tarama testleri, sağlıklı beslenme ve obezite eğitimleri, gelişimsel psikoloji eğitimleri gibi çalışmalar da yürütülüyor.
FIRSAT EŞİTLİĞİ: DEZAVANTAJLI ÇOCUĞA ÖNCELİK TANINIYOR
Eğitimde fırsat eşitliği ilkesiyle hareket eden bu merkezlerde; ücretli ve ücretsiz olmak üzere 2 kategoride hizmet sunuluyor.
Kayıtlar; ön başvuru aşamasında belirtilen gelir miktarı, evde engelli birey bulunması, şehit veya gazi çocuğu olma vb. puantaj kriterlerine göre otomasyon sistemi tarafından otomatik olarak belirlenen sıralama dahilinde alınıyor. Bu sistemde en dezavantajlı olan çocuklara öncelik veriliyor. Otomasyon sistemine yapılan başvurularda belirtilen bu bilgilerin, belgelerle de ispatı bekleniyor. Merkezlerde toplam kapasite yarısı ücretli yarısı ücretsiz olarak hizmet sunuluyor.
ÇALIŞAN ANNELER İÇİN İMKAN SAĞLANIYOR
Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri kadınların iş hayatına katılmasına fırsat tanıyor. Anne ve babanın çalışması durumunda ise akşam 19.00’a kadar uzun çalışma programından çocuklar faydalanabiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İBB tarafından 2020-2021 hizmet döneminde açılmaya başlayan Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezlerinin sayısı 105 oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konak Belediyesi, 2024 yılı 2. Taksit Emlak, Çevre Temizlik ve İlan Reklam vergilerini ödeyecek mükellefler için ödeme kolaylığı sağlamak amacıyla ek vezneleri devreye soktu. Belediyenin Eşrefpaşa Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi içerisinde yer alan Mali Hizmetler Müdürlüğü vezneleri, Basmane’deki ana hizmet binası ve Yağhaneler hizmet binasındaki vezneleri rutin işleyişine devam ederken, kasım ayı için üç noktada daha vezne açıldı. Vatandaşın vergi ödemesini bulunduğu bölgede yapabilmesi için 19-20 Kasım tarihlerinde Gültepe Semt Merkezi, 21-22 Kasım tarihlerinde Toros Sosyal Tesisleri vezneleri açık olacak. Güzelyalı Nazım Hikmet Semt Merkezi’nde ise 25-29 Kasım tarihleri arasında ek vezne açılacak. Ek vezneler açık oldukları günlerde saat 08.30 ile 16.00 arasında vergi ödemelerini kabul edecek.
Hafta sonu da açık
Vatandaşın mağduriyet yaşamaması için, 29 Kasım Cumartesi günü ile 1 Aralık Pazar günü de Eşrefpaşa Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi içerisinde yer alan Mali Hizmetler Müdürlüğü vezneleri 08.30 ile 16.30 arasında hizmet verecek. Mükellefler vergi ödemeleri için veznelerin yanı sıra online ödeme seçeneklerini de tercih edebiliyor. Vergi ödeme işlemlerini internet üzerinden yapmak isteyenler www.konak.bel.tr/ebelediye uzantılı adresinden, Konak Belediyesi mobil uygulamasından veya e-devlet üzerinden kolaylıkla yapabiliyor. Mükellefler kimlik belgeleri veya vergi numaralarıyla Vakıfbank ve Halkbank şubelerinden de ödemelerini gerçekleştirebiliyor. Konak Belediyesi’nin Vakıfbank Gazi Bulvarı Şubesine kayıtlı TR33 0001 5001 5800 7292 2905 68 İBAN numarasından ad, soyad ile birlikte TC Kimlik veya numarasıyla da gönderim sağlanabiliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konak Belediyesi’nden vergi döneminde ek vezne kolaylığı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Trump döneminde çözüm beklenen bir diğer sorunun ise ABD’nin YPG’ye desteği olduğunu da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Trump, ABD’nin uzak bölgelerdeki askeri faaliyetlerini ve finansal desteğini kısarak daha içe dönük politika benimsemektedir. Bu çerçevede, Suriye’deki Amerikan askeri varlığının azaltılması ve YPG’ye verilen desteğin esnetilmesi ile Türkiye’ye alan açma ihtimali bulunmaktadır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, ABD’deki son başkanlık seçimlerini Cumhuriyetçi aday Donald Trump’ın kazanmasını ve bunun uluslararası etkilerini değerlendirdi.
Seçim sürecinde kutuplaştırıcı söyleme şahitlik edildi
İlk olarak Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimleri kampanya sürecini ele alan Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Kampanya sürecinde Cumhuriyetçi Parti adayı Donald Trump ve Demokrat Parti adayı Kamala Harris’in kutuplaştırıcı söylem ile gelecek vaatlerinden ziyade birbirleri üzerine kampanya stratejisi uyguladığı bir sürece şahitlik edildi. Amerikan halkına uygulanan anketlerde iki aday çok yakın oy oranına sahip gibi görünürken ABD basını da bir yandan kutuplaştırıcı söylemle adayların taraftar gruplarında safları sıklaştırma çabasına girerken diğer yandan da destekledikleri adayın anketlerde önde olduğuna dair haberler servis ettiler. Ancak kıyasıya rekabet ve anketlerde öngörülen adaylar arasındaki yakın markajın aksine Donald Trump seçimlerde beklenmedik bir başarı göstererek açık ara bir farkla seçimleri kazanmayı başardı.” dedi.
Trump’ın ekonomik alandaki vaatleri de etkili oldu
Donald Trump’ın beklenmedik başarısına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Bu başarı, kampanya sürecinde selefi olan Joe Biden yönetiminin bazı politikalarının başarısızlığına yönelik eleştirileri, geçmiş kampanyalardan bu yana sürdürdüğü göçmen karşıtlığı, özellikle ekonomik alandaki vaatleri ve barışçıl politikaları ile açıklanabilir. Buna ek olarak rakibi Kamala Harris’in kimlik siyasetine vurgu yapan özgürlük vaatlerinin halk nezdinde karşılık bulamaması da Trump’ın başarısına katkı sağlamış olabilir.” diye konuştu.
Trump’ın zaferinde Afrikalı-Amerikalı ve Latin Amerika kökenli seçmenlerin desteği var
New York Times gazetesine göre, Trump’ın zaferinde önemli bir etkenin de Harris’in seçmen kitlesi olarak beklenen Afrikalı-Amerikalı ve Latin Amerika kökenli seçmenlerden aldığı destek olduğunu kaydeden Dr. Karana, “Bunun yanı sıra, Harris’in seçim vaatleri yerine rakibi Trump’a odaklanarak yarışı kişiselleştirmesi, seçmen arasında olumsuz bir tepki uyandırmış ve bu durum, bazı seçmenlerin Trump’a destek vermesine neden olmuş olabilir.” şeklinde konuştu.
F-35 sorunu Trump ile çözülebilecek mi?
Seçim sonrası olası Türkiye ile ABD ilişkilerini de değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, şöyle devam etti:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Donald Trump ile geçmiş dönemde ilişkileri inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir. 2019 yılında Trump’ın diplomatik dili yok sayan bir üslupla kaleme aldığı mektup ve Twitter üzerinden Türkiye ekonomisine yönelik tehditvari şekilde paylaşımları ilişkilerin soğumasına yol açsa da Trump ile Erdoğan arasındaki samimiyet nedeniyle seçim sonuçlarını Erdoğan ‘dostum’ diyerek sıcak bir şekilde kutlamıştır. Yine de Trump’ın yeni döneminde ABD-Türkiye ilişkileri bir dizi konu üzerinden teste tabi tutulacaktır. Bunlardan biri F-35 sorunudur. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması, ABD’nin F-35 savaş uçaklarını Türkiye’ye teslim etmemesine neden olmuştur. Bu sorunun Trump yönetimi döneminde çözüme kavuşturulması beklenmektedir.”
Suriye’deki Amerikan askeri varlığının azaltılması…
Trump döneminde çözüm beklenen bir diğer sorunun ise ABD’nin YPG’ye desteği olduğunu da dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Trump, ABD’nin uzak bölgelerdeki askeri faaliyetlerini ve finansal desteğini kısarak daha içe dönük politika benimsemektedir. Bu çerçevede, Suriye’deki Amerikan askeri varlığının azaltılması ve YPG’ye verilen desteğin esnetilmesi ile Türkiye’ye alan açma ihtimali bulunmaktadır.” dedi.
Trump’ın bu savaşı tek başına sona erdirmesi mümkün olmayabilir
Trump’ın başkanlık seçim kampanya döneminde seçilmesi halinde Ukrayna-Rusya savaşını bitireceğine ilişkin sıklıkla vurgu yaptığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Bu durumda Trump yönetiminin Biden yönetiminin Ukrayna’ya sağladığı askeri ve ekonomik yardımları keserek Ukrayna’yı Rusya ile masaya oturmaya zorlaması beklenebilir. Ancak Rusya tehdidini yakın ve yoğun hisseden Avrupa Birliği’nin Ukrayna’ya desteğinin devam edeceği de öngörülebilir. Dolayısıyla, Trump’ın rolü önemli olsa da Rusya ve Ukrayna’nın barış için karşılıklı taviz vermesi ve AB’nin kendini güvende hissetmesi sağlanmadıkça, Trump’ın bu savaşı tek başına sona erdirmesi mümkün olmayabilir.” şeklinde konuştu.
Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi kime yarıyor?
Dr. Karana, bu savaşın sona ermesinin Türkiye açısından olumlu sonuçlar oluştursa da Ukrayna’nın doğusunun ayrılmasıyla toprak bütünlüğünü zedeleyecek bir barışın zorlanmasının Rusya’nın elini güçlendirerek Avrupa kıtasındaki güç dengelerini yakın gelecekte sarsabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Trump yönetiminin göz yumması sonucunda Rusya’nın etkinlik alanını genişletmesi, Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik tehdit algısını artırırken orta vadede bölgenin istikrarına zarar verebilir.” diye konuştu.
Türkiye-ABD çıkar çatışması Filistin-İsrail meselesi üzerinden yaşanabilir
Demokratlar’ın, Biden yönetimi döneminde İsrail’e destek verirken, Harris’in kampanyası sırasında İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına eleştirel bir yaklaşım sergilemesinin, seçmenlerde ikiyüzlü bir politika izlenimi yarattığını da anlatan Dr. Karana, “Trump’ın barış söyleminin İsrail-Filistin çatışmasını kapsayıp kapsamadığı belirsizliğini koruyor. Bu nedenle Trump’ın yeni başkanlık döneminde, Türkiye ile ABD’nin ana çıkar çatışması durumu Filistin-İsrail meselesi üzerinden yaşanabilir. Trump’ın kampanya söylemlerine bakıldığında, İsrail’in saldırıları süresince İsrail’e destek verdiği ve Başbakan Binyamin Netanyahu ile yakın ilişkiler kurduğu görülmektedir. Dolayısıyla, barış yanlısı bir söylem dile getirse de Trump’ın Filistin-İsrail meselesinde iki devletli bir çözüm tarafında olmayacağı öngörülebilir. İsrail destekçisi politikaları da Trump yönetimini Erdoğan yönetimiyle karşı karşıya getirebilir.” dedi.
ABD-Çin çekişmesi uluslararası ticareti etkileyerek Türkiye’ye yansıyabilir
Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, Donald Trump’ın 2016-2020 başkanlık döneminde Çin’i uluslararası alanda ABD’nin önemli bir rakibi olarak konumlandırdığını ve Çin’in Amerikan ekonomisini adil olmayan ticaret anlaşmaları ile zarara uğrattığını savunarak Çin’e karşı bir ticaret savaşı başlattığını hatırlattı. Dr. Karana, “Bu yeni dönemde Trump bu politikasını sürdürerek Biden döneminin Rusya’yı hedefe oturtan yaklaşımının aksine Çin’i ABD’nin ana rakibi olarak görebilir. Bu durumda ABD-Çin çekişmesinin uluslararası ticareti etkileyerek bütün dünya ülkeleriyle birlikte Türkiye’ye yansıması beklenebilir.” diye konuştu.
Trump, Musk’a kabinedeki bakanları denetleme yetkisi verdi
ABD’li milyarder Elon Musk’ın, Trump’ın kampanyasına 15 milyon dolar vererek katkıda bulunduğunu ve karşılığında Trump’ın zaferi ile birlikte 15 milyar dolar kazandığını da kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Selin Karana, “Musk’ın kampanya sürecinde kendi sahibi olduğu Twitter (X) üzerinden Trump’a desteği Trump’ın kazanmasında rol oynamıştır. Trump bu desteğin karşılığı olarak Musk’a kabinedeki bakanları denetleme yetkisini vermiştir. Trump’ın yeni döneminde medya ve siyasetinin Amerikan demokrasisini kıskaca alacağını öngörebiliriz.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Trump’ın yeni döneminde ABD-Türkiye ilişkileri teste tabi tutulacak! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Cumhuriyet döneminde Türk dericiliği hakkında bilgi veren Prof. Dr. Elif Eser Eke Bayramoğlu, Türk dericilik eğitiminin temellerinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından atıldığını söyledi. Ege Üniversitesi Deri Mühendisliği Bölümünün Türk dericiliği için önemini ve deri mühendislerinin Türk dericiliğine kazanımlarını anlatan Prof. Dr. Elif Eser Eke Bayramoğlu, Cumhuriyet rejiminin en büyük kazanımının Türk kadınlarının diğer alanlarda olduğu gibi deri alanında da eşit ve özgür biçimde meslek edinebilme ve çalışma hakkı olduğunu vurguladı. EÜ Deri Mühendisliği Bölümünün Prof. Dr. Mustafa Harmancıoğlu tarafından kurulduğunu belirten ve bölümün tarihçesi hakkında bilgi veren Prof. Dr. Elif Eser Eke Bayramoğlu, bölümünün deri mühendisliği alanında Türkiye’nin ilk ve tek, dünyanın ise birkaç önemli kurumundan birisi olduğunu belirtti.
Cumhuriyet döneminde Ege Üniversitesinin ilk kadın deri profesörü unvanını alan kişinin kendisi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Elif Eser Eke Bayramoğlu, bu onuru Cumhuriyet’e, Atatürk ve silah Arkadaşlarına borçlu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Bayramoğlu, bu durumunun dünya basınında da ilgiyle karşılandığını ve çeşitli haberlere konu olduğunu dile getirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Prof. Dr. Elif Eser Eke Bayramoğlu, “Cumhuriyet Döneminde Türk Dericiliği”ni anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>