?> ?> Dr arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Wed, 30 Apr 2025 11:00:01 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png Dr arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Dr. Ergün Demir’in Adı Narlıdere’de Yaşayacak https://kocaelibasin.com.tr/dr-ergun-demirin-adi-narliderede-yasayacak/ Wed, 30 Apr 2025 10:59:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dr-ergun-demirin-adi-narliderede-yasayacak/ Narlıdere Belediyesi, 11 Ekim 2023’te hayatını kaybeden İzmir Tabip Odası Üyesi ve eski Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şube Başkanı Dr.

Dr. Ergün Demir’in Adı Narlıdere’de Yaşayacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Narlıdere Belediyesi, 11 Ekim 2023’te hayatını kaybeden İzmir Tabip Odası Üyesi ve eski Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şube Başkanı Dr. Ergün Demir’in adını Narlıdere’de yaşatacak. Türkiye’de sağlık hakkı mücadelesinin öncü isimlerinden olan Dr. Ergün Demir’in adı, Çatalkaya Mahallesi Çilek Sokak’ta projelendirilecek parka verilecek.

MÜCADELESİ UNUTULMAYACAK

Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, Dr. Ergün Demir’in toplum sağlığı ve sağlık emekçilerinin hakları için verdiği mücadele ile hatırlanacağını ifade ederek, “Dr. Ergün Demir, yalnızca bir doktor değil, aynı zamanda adaletin, eşitliğin ve insan onurunun savunucusuydu. Meslek hayatı boyunca halkın ücretsiz ve nitelikli sağlık hizmetlerine erişimi için mücadele eden, sağlık emekçilerinin sesi olmuş Dr. Ergün Demir’in adını ve anısını projelendirme çalışmalarının tamamlanmasının ardından Narlıdere’mizde yaşatacağız. Bu vesileyle Dr. Ergün Demir’i bir kez daha saygı ve sevgiyle anıyorum” diye konuştu.  

MECLİSTE KARAR ALINMIŞTI

Dr. Ergün Demir’in adının, Narlıdere’de yaşatılması için 2025 Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda karar alınmış, konuyla ilgili gerekli yazışmaların tamamlanması beklenmişti. Gerekli yazışmaların tamamlanmasıyla Çatalkaya Mahallesi Çilek Sokak’ta yapılacak parkın projelendirilme aşamasına geçildi.

DR. ERGÜN DEMİR KİMDİR?

1964 yılında Elazığ’da doğan Dr. Ergün Demir, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Uzun yıllar İzmir’de hekimlik yapan Demir, 2002-2011 yılları arasında Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şube Başkanlığı görevini yürüttü. Aynı zamanda İzmir Tabip Odası üyesi olan Demir, halkın sağlık hakkı, sağlık hizmetlerine erişimi ve sağlık çalışanlarının özlük hakları için mücadele etti. Kamuoyunu bilgilendiren yazılarıyla da tanınan Dr. Demir, 11 Ekim 2023’te geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti. 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dr. Ergün Demir’in Adı Narlıdere’de Yaşayacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Rektör Prof. Dr. Budak, “Sporun ve sporcunun her daim yanındayız” https://kocaelibasin.com.tr/rektor-prof-dr-budak-sporun-ve-sporcunun-her-daim-yanindayiz/ Fri, 25 Apr 2025 09:29:57 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/rektor-prof-dr-budak-sporun-ve-sporcunun-her-daim-yanindayiz/ Antrenmanlarını Ege Üniversitesi spor tesislerinde sürdüren İzmir Atletizm Spor Kulübü (İZAK) sporcuları, Salon Sezonu kapsamında düzenlenen U16 ve U14 Türkiye Şampiyonaları’nda önemli başarılara imza attı.

Rektör Prof. Dr. Budak, “Sporun ve sporcunun her daim yanındayız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Antrenmanlarını Ege Üniversitesi spor tesislerinde sürdüren İzmir Atletizm Spor Kulübü (İZAK) sporcuları, Salon Sezonu kapsamında düzenlenen U16 ve U14 Türkiye Şampiyonaları’nda önemli başarılara imza attı.

Ulusal ve uluslararası turnuvalarda ödüllerle dönen İZAK sporcularından Eda Uybat, U16 kategorisinde 60 metre koşuda Türkiye ikincisi, 200 metrede ise Türkiye üçüncüsü oldu. Eray Akın ise 60 metre engelli branşında Türkiye ikinciliği elde ederken, Özgür Demirci uzun atlamada Türkiye dördüncüsü, 60 metre engellide ise Türkiye yedincisi oldu. İZAK sporcuları U14 Türkiye Şampiyonasında da başarılarını sürdürdü. Hira Taşdelen ve Nehir Topçu, 60 metre engelli branşında Türkiye şampiyonu oldu. Nehir Topçu ayrıca 60 metrede Türkiye yedinciliği elde etti. Rüzgar Yılmaz ise 60 metre engellide Türkiye dördüncüsü oldu.

Başarıların ardından İZAK Onursal Başkanı ve  Ege Üniversitesi Fen Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Demirhan, Kulüp Başkan Yrd. Levent Yılmaz, Kulüp Baş Antrenörü Murat Sancak, Kulüp altyapı sorumlusu Hanife Sancak ve sporcular Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’ı makamında ziyaret etti.

Sporcuları ve antrenörlerini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Rektör Budak, “Sporu ve sporcuyu destekleyen vizyonumuz doğrultusunda; tam akredite, öğrenci odaklı, sağlık temalı araştırma üniversitemizin güçlü spor altyapısını mensuplarımızın yanı sıra kurum dışı  sporculara ve kulüplere de açtık. Bu kapsamda donanımlı spor tesislerimizi tahsis ettiğimiz kulüplerden birisi de   İzmir Atletizm Spor Kulübü oldu. Bugün kulübün başarılı sporcuları ve yöneticileri ile Üniversitemiz Rektörlüğünde  bir araya geldik.  Üniversitemizin 20 Mayıs Spor Tesislerinde antrenmanlarını yapan genç sporcular ulusal düzeyde elde ettikleri başarılarla bizleri gururlandırdılar. Genç sporcularımızı tebrik ediyorum. Ege Üniversitesi olarak bilim ve teknolojide olduğu gibi sporda da öncü olmaya devam edeceğiz. İZAK sporcularını ve onları yetiştiren kıymetli antrenörleri kutluyorum” dedi.

İZAK Onursal Başkanı Prof. Dr. Doğan Demirhan, kulüp adına Rektör Prof. Dr. Necdet Budak’a, altyapıya verdiği desteklerden dolayı teşekkür plaketi takdim etti.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rektör Prof. Dr. Budak, “Sporun ve sporcunun her daim yanındayız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Prof. Dr. Niyazi Beki: “Bu asırda yüksek feragat, cesaret, maharet ve marifete çok şiddetli ihtiyaç doğmuştur.” https://kocaelibasin.com.tr/prof-dr-niyazi-beki-bu-asirda-yuksek-feragat-cesaret-maharet-ve-marifete-cok-siddetli-ihtiyac-dogmustur/ Wed, 16 Apr 2025 14:19:53 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/prof-dr-niyazi-beki-bu-asirda-yuksek-feragat-cesaret-maharet-ve-marifete-cok-siddetli-ihtiyac-dogmustur/ Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof.

Prof. Dr. Niyazi Beki: “Bu asırda yüksek feragat, cesaret, maharet ve marifete çok şiddetli ihtiyaç doğmuştur.” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nden Prof. Dr. Niyazi Beki, evrenin yaratılış gayesi ve çağımızın problemleri üzerine açıklamalarda bulundu.

Kainatın yaratıcısı evreni ne için yarattı?

Kainatın yaratıcısının, her şeyden önce isim ve sıfatlarının tecellilerini görmek ve bir de şuurlu varlıklara göstermek için evreni yarattığını dile getiren Prof. Dr. Niyazi Beki, “Her cemal ve kemal sahibi kendi kemal ve cemalini görmek ve göstermek istemesi varlık aleminde herkes tarafından kabul edilen bir düsturdur. Kabiliyetli bir ressam bir resmi yaparken bu kabiliyetini görmek ve göstermek ister. Bir şair bir şiir yazarken şiir yazma maharetini görmek ve göstermek ister.” dedi.

Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister

Prof. Dr. Niyazi Beki, konuyu Bediüzzaman hazretlerinin ifadesini kısaltarak özet halinde şöyle dile getirdi:

“‘Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek istemesi sırrınca; bu kâinatın şanı yüce sultanı dahi istedi ki, bir fuar açsın, içinde maharetini gösteren sergiler dizsin ki, saltanatının haşmetini, servetinin şaşaasını, kendi sanatının harikalarını, hem kendi marifetinin/ilim, kudret ve hikmetinin eşsiz tecellilerini teşhir edip göstersin. Ve böylece cemal ve kemal-i manevîsini iki vecihle müşahede etsin: Bir yönü; bizzat sanatın inci gibi en ince inceliklerine aşina olan kendi bakış açısıyla temaşa etsin. Diğer yönü de; başka şuurlu varlıkların nazarıyla baksın. İşte bu bakış açısını harekete geçirmek için başta insan olmak üzere Melek, cin gibi şuurlu varlıkların akıl ve şuurlarına hitap etmeyi ve bir elçi vasıtasıyla kâinattaki sanatın güzelliğini ve yaratıcının manevi cemal ve kemalini ders vermeyi uygun görmüştür. Zira güzel ve anlamlı bir kitap muhatapları tarafından tam anlaşılmıyorsa ve onu açıklayan bir muallimi de yoksa, o kitabın değer ifade eden bir kıymet-i harbiyesi olmaz.”

Evren dahi yaratıcısını tanıtmak üzere yazılmış ontolojik bir kitap

Evrenin dahi yaratıcısını tanıtmak üzere yazılmış ontolojik bir kitap olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Niyazi Beki, “Fakat yazılış gayesine uygun manalarını keşfedip ortaya koymak bir muallim olmadan olmaz, olamaz.  İşte Hz. Muhammed’in (s.a.v) doğumu bu tanıtım işini icra etmesi bakımından eşsiz bir öneme sahiptir. Rabiü’l-evvel ayının günlerine tevafuk eden bu doğum gününün bu tevafuku ile, bir baharın habercisi, gül ve çiçeklerin açılmasının müjdecisi ve Nisan yağmuru gibi umumi bir rahmet olduğuna işaret edilmiştir.” ifadesinde bulundu.

Hz. Peygamberin dünyaya teşrifleri ne anlatıyor? 

Hz. Peygamberin (s.a.v) dünyaya teşriflerinin her yönden kâinatın yaratıcısını tanıtması, emir ve yasakları çerçevesinde dünya ve ahiret hayatının mutluluğunu kazandırması hem prensipleriyle hem pratik hayatıyla insanlara insanlık ahlakını, insanlık değerlerini öğretmesi, diri diri kızlarını toprağa gömen bir toplumu haksız yere karıncayı öldürmekten imtina eden bir konuma getirmesinin eşsiz bir olay olduğunu anlatan Prof. Dr. Niyazi Beki, şöyle devam etti:

“Bütün dünyaca malûmdur ki, az bir kavmin âdetlerinden hakir, ehemmiyetsiz bir âdeti kaldırmak veya zelil, miskin bir taifenin cüz’î, zayıf huylarını ortadan kaldırmak, büyük bir hükümdarın kolayca yapamayacağı, uzun bir zamanda bile çok zahmetlere bağlıdır. Acaba hâkim olmamakla beraber, maddi kuvvete sahip olmadığı halde, az bir zamanda, eski kültür ve adetlerine nihayet derecede bağlı, inatçı ve fertleri pek çok olan bir toplumda kötü ahlaklarını terk ettiren; hem yerlerine gayet yüksek âdetleri, güzel ahlâkları tesis eden bir zât, hârikulâde olmaz mı?  Özellikle insanın fıtratında ve vicdanında var olan istinat (Allah’a iman) ve istimdat (ahirete iman) noktalarını tatmin edecek bir fikri kalplerinde tesis etmek, müjdelerin ötesinde canlı bir hayat modelidir. Aciz olan insana her türlü yardımını esirgemeyen bir Allah’a iman; keza fakir olan bir insana lojistik destek sağlayan ahirete iman etmekten daha büyük bir müjde, daha büyük bir kazanç daha büyük bir servet olabilir mi?”

İman esaslarının ilmini öğrenmek, sonra öğrendiğimizle amel etmek…

Prof. Dr. Niyazi Beki, “Allah’ın bütün sıfatlarıyla kuddûs/kusurlardan münezzeh olduğuna, sonsuz rahmet sahibi Rahman ve Rahim olduğuna inanmak; keza her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, her ölüm uykusundan sonra da bir mahşer baharı ve kıyamet kışından sonra da bir haşir/yeniden dirilme baharı olduğuna iman etmek en büyük bir kazançtır. Önce, ilmi çalışmalar, programlar, seminer ve konferanslar gibi programları düzenlemek ve katılmak suretiyle bu tahkiki iman esaslarının ilmini öğrenmek, sonra öğrendiğimizle amel etmek, hayatımıza uygulamakla hem dünya hem ahiretimizi tamir etmiş olacağız.” diye konuştu.

Bu asırda özellikle ihtilaf, yoksulluk ve cehalet oldukça arttı!

Bu asırda özellikle ihtilaf, yoksulluk ve cehaletin oldukça arttığını, ihtilafların çoğunun akıl ve mantığın önünü kesen hissiyat olduğu için bunu yeniden aklın rotasına oturtmanın oldukça zor iş olduğunu kaydeden Prof. Dr. Niyazi Beki, “Yoksulluk, yanlış kanaat, tembellik ve yanlış tevekkül anlayışına bağlı olarak daha da ziyadeleşmiş olduğundan, sanayi ve teknoloji konularında çok ciddi gayretlere, himmetlere muhtaçtır, bu asırda bu ihtiyaç daha fazlalaşmış olduğundan yüksek feragat, cesaret, maharet ve marifete çok şiddetli ihtiyaç doğmuştur.” şeklinde konuştu.

Cehalet hastalığını bertaraf etmek için kitap ve sünnete bağlı gelişen rehberliğe ihtiyaç var

Cehalet hastalığının bu çağda bizzat materyalist fen ve felsefeden geldiği için dalaleti, yanlışı, şaşkınlığı bertaraf etmek için kitap ve sünnete bağlı gelişen rehberliğe büyük ihtiyaç doğduğunu ifade eden Prof. Dr. Niyazi Beki, “İlim kisvesine bürünmüş bir cehaletin ortadan kaldırılması takdir edersiniz ki çok zordur. Dört mezhep imamları ve ehl-i sünnet alimleri gibi ilmi ve aklı olmayanların, Abdulkadir Geylani ve imam Rabbani gibi takva sahibi olmayanların, İmam Gazali ve Bediüzzaman Said Nursi gibi akıl ve kalp ile birlikte seyr-u süluk etmeyi prensip edinmeyen, İbn Arabi ve Mevlana gibi maddi- manevi ilimleri mezç etmeyen kimselerin rehberliği bu asırda pek müessir olmayabilir. Bu da hastalıkların teşhisi, tedavisi için gereken faydayı sağlamaktan uzak olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prof. Dr. Niyazi Beki: “Bu asırda yüksek feragat, cesaret, maharet ve marifete çok şiddetli ihtiyaç doğmuştur.” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Doç. Dr. Demet Genceli: Turizmde Sessiz Lüks ve Doğallık Yükselişte https://kocaelibasin.com.tr/doc-dr-demet-genceli-turizmde-sessiz-luks-ve-dogallik-yukseliste/ Mon, 14 Apr 2025 10:42:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/doc-dr-demet-genceli-turizmde-sessiz-luks-ve-dogallik-yukseliste/ Gençlerin klasik lüks anlayışından uzaklaştığını belirten Yeditepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç.

Doç. Dr. Demet Genceli: Turizmde Sessiz Lüks ve Doğallık Yükselişte yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gençlerin klasik lüks anlayışından uzaklaştığını belirten Yeditepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Demet Genceli, “Z kuşağı, bizden çok farklı tatil alışkanlıklarına sahip. Günümüzde gençler, lüks turizm dediğimizde kendilerine özel, kişiselleştirilmiş, otantik deneyimler sunan, kendilerini daha rahat hissedebilecekleri ve doğayla, kültürle uyumlu olabilecekleri yerleri anlıyorlar. Turizmde de sessiz lüks ve doğallık yükselişte” dedi.

Yeditepe Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Demet Genceli, 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan ‘Turizm Haftası’ dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Genceli, “Yeni nesil Z kuşağı yani 1997-2012 arası doğan kuşak bizden daha farklı olarak daha kişiselleştirilmiş, dijitalle entegre, sürdürülebilirliğe önem veren ve deneyim arayan bir yapı içerisinde seyahatlere katılıyor. Bizim kuşak konfor arayışını, lüks ve rahatlığı ön plana çıkarıyor” dedi.

 

‘Sosyal Medya Yeni Neslin Seyahat Tercihlerinde Çok Önemli’

Z kuşağının tatil tercihlerini şekillendiren etkenlere değinen Genceli, “Araştırmalar, genç turistlerin yüzde 80’inin herhangi bir yere gitmeden önce mutlaka sosyal medyadan araştırma yaptığını gösteriyor. Sosyal medyada puanı daha yüksek olan yerleri tercih ediyorlar. Hem sosyal medyada hem de dijital kanallarda paylaşımlara ağırlık veriyorlar. Kısacası seyahat tercihlerinde dijital etkileşim, sosyal medya kullanımı, yeni neslin seyahat tercihlerinde çok önemli etkenler” diye konuştu. 

 

‘Sürdürülebilirliğe Önem Veren İşletmeler Gençlerin Daha Çok İlgisini Çekiyor’

Doğayla ve çevreyle entegre olmak, yerel ekonomiye katkı sağlamak, gittikleri yerlerdeki yerel insanlarla bir arada bulunmak, beraber deneyimler edinmek gibi noktaların gençlerin tercihlerini belirlediğini ifade eden Doç. Dr. Genceli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sürdürülebilirliğe önem veren, dijital konularda daha yaratıcı ve doğal kaynakları kendi faaliyetlerine entegre eden işletmeler gençlerin daha çok ilgisini çekiyor. Bu da daha çok tercih edilmelerine sebep oluyor. Bu kuşağın deneyimden kastı anı biriktirmek: ‘Yamaç paraşütü nerede yapılır, macera turizmi nasıl olur, yerel topluluklarla bir sofrayı paylaşmak nasıl bir deneyim olur, bir çay toplama etkinliği gençlere nasıl bir katkı sağlar’ diye düşünüyorlar. Bir çiftlikte yaşamak, doğa yürüyüşleri yapmak, kamp yapmak gibi etkinliklerin içinde olmak istiyorlar.”

 

‘Ekonomik Olarak da Katkıda Bulunmak İstiyorlar’

Sürdürülebilirliğin sadece çevresel sürdürülebilirlik olmadığını aktaran Demet Genceli, “Sürdürülebilirliğin doğayı korumanın, çevrede karbon salınımını azaltmanın, doğal kaynaklara zarar vermemenin yanı sıra ekonomik ve kültürel boyutları da var. Gençler sadece çevresel sürdürülebilirliği önemsemiyor ekonomik olarak da katkıda bulunmak istiyorlar. Gittikleri bölgede yerel insanlara da bir katkıda bulunmak istiyorlar. Onların el emeklerini satın almayı, ekonomilerine katkıda bulunmayı ve aynı zamanda kültürel değerlerine de sahip çıkmayı önemsiyorlar” dedi.

 

‘Gençler Puanı Yüksek Olan Yerleri Tercih Ediyor’

Turizm yatırımcılarının iyi puanlara sahip olması gerektiğini aktaran Genceli, “Çünkü gençler gerçekten iyi bir araştırma yapıyor ve puanı yüksek olan yerleri daha çok tercih ediyor. Fakat puan yüksekliğinde bu işletmelerin sürdürülebilirlik kapsamında yaptıkları işler de öne çıkıyor. Örneğin işletmede sadece bez poşetler kullanılması, ürünlerin çevredeki çiftçilerden alınması, yemeklerin yerel halkın ürünlerinden yapılması, güneş enerjisi panelleri kullanılması gibi yazılar ve yorumlar gençlerin çok ilgisini çekiyor. Bir işletmeyi seçerken de öncelikle bunları göz önünde bulunduruyorlar” dedi.

 

‘Artık Dünyada Sessiz Lüks Kavramı Var’

Genceli, “Artık dünyada öne çıkan moda endüstrisinden başlayan bir kavram var: ‘Sessiz lüks’. Turizm endüstrisinde de bu kavram en pahalı, lüks ve gösterişli yerlerden ziyade daha kişisel hizmetler sunabilecek, otantik yerlere gitmek olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde gençler, lüks turizm dediğimizde kendilerine özel, kişiselleştirilmiş, otantik deneyimler sunan, kendilerini daha rahat hissedebilecekleri ve doğayla, kültürle uyumlu olabilecekleri yerleri anlıyorlar. Turizmde de sessiz lüks ve doğallık yükselişte. Turizmde ‘sessiz lüks’ kavramını gerçekleştirebilen bölgeler Bozcaada, Ayvalık, Kaş gibi yerler. Antalya’da ise lüks kavramını otellerin pahalılığı, büyüklüğü, oda sayıları ve sundukları hizmetlerde görüyoruz. Dolayısıyla şu an gençlerin Antalya’daki 5 yıldızlı tatil otellerinden ziyade Bozcaada’da bir butik otel, Datça’da pansiyon veya Kaş’ta yerel halkla yaşayabilecekleri bir kır evi tarzında yer tercih ettiklerini görüyoruz” dedi.

Turizmde de sessiz lüksün yükselişte olduğunu aktaran Genceli, “Özellikle gençlerin hiç duymadığımız bilmediğimiz çok güzel hizmetler veren butik yerler, tatil köyleri, kamp alanlarını bulduklarını görüyoruz” diye konuştu.

‘Turizmle Hiçbir Bağlantısı Olmayan Kişilerin Yatırımlarını Görüyoruz’

Girişimcilerin etki ve yöneticilik odaklı girişimcilik yapması gerektiğine işaret eden Doç. Dr. Demet Genceli, şöyle devam etti: “Yalnızca kârı değil sosyal faydayı da düşünmeleri gerekir. Şu anda turizm alanındaki girişimlere baktığımızda, turizmle hiçbir bağlantısı olmayan, çok fazla fikri olmayan bu işten bir gelir sağlamak isteyen kişilerin yatırımlar yaptığını görüyoruz. Ama profesyonel bir turizm yatırım danışmanıyla çalışmanın çok büyük faydaları var. Şu an Şarm El-Şeyh’te özellikle çok yükselen turizm yatırımları var. Yatırım danışmanı profesyonellerle çalışıyorlar. Bu kişilerden aldıkları fikirlerle sektöre gençlere ve talebe uygun çok güzel yerler inşa etmeye ve çalıştırmaya başladılar. Bunun yanı sıra yerel değerlerle entegre ürünler sunması gerekir. Yatırımcıların yerel değeri koruduklarını göstermeleri lazım. Sosyal medyayla iç içe olmaları lazım. Mutlaka etkin ve özgün içerikler sunmaları lazım. Ne kadar sürdürülebilir olduklarına, nelere önem verdiklerine işletmelerinde veya destinasyonlarda hangi açılardan sürdürülebilirliği koruduklarını mutlaka belirtmeleri lazım.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Doç. Dr. Demet Genceli: Turizmde Sessiz Lüks ve Doğallık Yükselişte yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı. https://kocaelibasin.com.tr/sivas-belediye-baskani-dr-adem-uzun-ramazan-bayrami-munasebetiyle-bir-kutlama-mesaji-yayinladi/ Wed, 26 Mar 2025 14:30:02 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sivas-belediye-baskani-dr-adem-uzun-ramazan-bayrami-munasebetiyle-bir-kutlama-mesaji-yayinladi/ Sivas Belediye Başkanı Dr.

Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı.

Başkan Uzun mesajında şu ifadelere yer verdi;

“Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da ebedi azaptan kurtuluş olan bir Ramazan ayını daha geride bırakarak hep birlikte bayrama vasıl olduk.

Bizleri sevdiklerimizle beraber, sağlık ve afiyet içerisinde bir Ramazan Bayramı’na daha kavuşturan Rabbimize sonsuz hamdü sena, Peygamber Efendimize (S.A.V) salat ve selam olsun.

Bayramlar, aynı inancın ikliminde bizleri birleştiren, yüreklerimizi bütünleştiren, kardeşliğimizi pekiştiren ilahi armağanlardır. Bayramlar, inancı, ibadeti, tarihi ve kültürü bir sevinç atmosferinde buluşturarak bizi geleceğe taşıyan müstesna zaman dilimleridir.

Hepimiz için büyük anlam taşıyan bu mübarek günleri fırsat bilerek, iftar sofralarında sevinçle buluştuğumuz gibi bayramda da aynı coşku ve heyecanla kucaklaşalım. Onun müjdesini gönüllerden gönüllere, evlerden evlere taşıyalım. Aile fertlerimize, büyüklerimize, akrabalarımıza, komşularımıza, arkadaş ve dostlarımıza hürmet ve muhabbetlerimizi gösterelim.

Bu duygularla Ramazan Bayramı’nın gönüllerimize huzur, ülkemize esenlik, dünyamıza ve mazlum coğrafyalara barış getirmesini temenni ediyorum. Bayram ziyareti veya tatil amacıyla yollara çıkan tüm vatandaşlarımıza, kazasız belasız yolculuklar diliyorum.

Başta Sivaslı hemşehrilerimiz olmak üzere, milletimizin ve tüm İslam âleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyor; bu mübarek günlerin birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.”

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Ramazan Bayramı münasebetiyle bir kutlama mesajı yayınladı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizin küresel düzeydeki başarılarını daha ileriye taşıyacağız” https://kocaelibasin.com.tr/rektor-prof-dr-budak-universitemizin-kuresel-duzeydeki-basarilarini-daha-ileriye-tasiyacagiz/ Thu, 13 Mar 2025 08:30:23 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/rektor-prof-dr-budak-universitemizin-kuresel-duzeydeki-basarilarini-daha-ileriye-tasiyacagiz/ Rektör Prof.

Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizin küresel düzeydeki başarılarını daha ileriye taşıyacağız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizin küresel düzeydeki başarılarını daha ileriye taşıyacağız”

İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds (QS) tarafından hazırlanan ‘QS 2025 Dünya Üniversiteleri Alan Sıralaması’ açıklandı. Dünya genelinde 5 bin 203 yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği ve bin 747 üniversitenin sıralandığı QS 2025 sıralamasında Ege Üniversitesi, dünya genelinde,  Hemşirelik alanında 151-225, Tarım ve Ormancılık alanında 201-250, Kimya Mühendisliği alanında 401-450, Tıp alanında 451-500, Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde 451-500 bandında bulunurken, bu alanlarda Türkiye devlet üniversiteleri arasında ilk beşte yer alma başarısı gösterdi.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, milli yenilik ödüllü, sağlık temalı araştırma üniversitemiz küresel alanda bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Yükseköğretim kurumları, farklı akademik derecelendirme kuruluşları tarafından çeşitli parametreler ışığında ele alınıp değindiriliyor. Dünya çapında önemli sıralama kuruluşlarından biri olan QS tarafından da her yıl hem genel hem de alan bazlı sıralamalar yapılıyor. Üniversitemizde oluşturduğumuz kaliteli eğitim öğretim ve araştırma geliştirme ekosisteminin sürdürülebilir konumunun sıralama kuruluşlarının değerlendirmelerine olumlu yansıdığını ifade etmek isterim. Üniversitemiz farklı disiplinlerde eğitim öğretimini sürdürmektedir. Fakat sağlık eğitimi ile yoğunlaşan bir akademik konuma sahiptir. QS Dünya Üniversiteleri sıralamasında da Üniversitemiz  ‘Yaşam Bilimleri ve Tıp’ ana kategorisinde ‘Tarım ve Ormancılık, Tıp, Kimya, Biyolojik Bilimler, Kimya Mühendisliği, Hemşirelik’ alanlarında öne çıktığını görüyoruz. Her geçen gün yenilikçi ve özgün projelerimizin sayısını artırıyor,  multidisipliner bir anlayışla, sağlık temalı bir ekosistemi hedefliyoruz. Bilimsel altyapımızı ve yayınlarımızın niteliğini sürekli bu doğrultuda güncelliyoruz. Çalışmalarımızı sağlık temalı üniversite  konseptine göre şekillendiriyoruz. Uluslararasılaşma misyonumuz doğrultusunda üniversitemizi global düzeyde hak ettiği noktaya taşımaya kararlıyız. Başarımızda emeği geçen tüm çalışanlarımızı gönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.

Ege Üniversitesi 7 alanda sıralamada yer alma başarısı gösterdi

Biyolojik Bilimler, Kimya Mühendisliği, Hemşirelik, Yaşam Bilimleri ve Tıp alanlarında ilk kez sıralamaya girmeyi başaran Ege Üniversitesi; 1 ana kategori ve 6 alan olmak üzere toplamda 7 alanda sıralamada yer aldı. Ege Üniversitesi “Yaşam Bilimleri ve Tıp” ana kategorisinde, Tarım ve Ormancılık, Tıp, Kimya, Biyolojik Bilimler, Kimya Mühendisliği, Hemşirelik alanlarında sıralamaya girmeyi başardı.  Ege Üniversitesi, Hemşirelik alanında dünya sıralamasında 151-225 bandında yer alırken, Türkiye devlet üniversiteleri arasında 3’üncü oldu. Tarım ve Ormancılık alanında dünya sıralamasındaki 201-250 bandındaki yerini korurken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 3’üncü sırada yer aldı. Kimya Mühendisliği alanında dünya sıralamasında 401-450 bandında bulunurken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Tıp alanında dünya sıralamasında 451-500 bandındaki yerini koruyan Ege Üniversitesi, Türkiye devlet üniversiteleri arasında 5’inci sırayı aldı. Yaşam Bilimleri ve Tıp ana kategorisinde dünya sıralamasında 451-500 bandında yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 5’inci, Kimya alanında dünya sıralamasında 551-600 bandında yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 6’ncı sırada yer aldı. Biyolojik Bilimler alanında dünya sıralamasında 601-650 bandında yer alırken Türkiye devlet üniversiteleri arasında 6’ncı oldu.

 


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rektör Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizin küresel düzeydeki başarılarını daha ileriye taşıyacağız” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı https://kocaelibasin.com.tr/gelecege-ilham-bulusmalarinin-konugu-doc-dr-sebnem-ozdemir-yapay-zeka-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi-iliskisini-anlatti/ Sat, 08 Mar 2025 08:49:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/gelecege-ilham-bulusmalarinin-konugu-doc-dr-sebnem-ozdemir-yapay-zeka-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi-iliskisini-anlatti/  “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç.

 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu
 Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı

 

Borusan Holding’in “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel bölümüne konuk olan Doç. Dr. Şebnem Özdemir, veriye dayalı yapay zekanın mevcut durumda kadınları yeterince temsil etmediğini ve bu durumun değişmesi için toplumsal bilinçlenmenin şart olduğunu vurguladı.

 

Borusan Holding’in iklim, insan ve inovasyon odak alanları doğrultusunda hayata geçirdiği “Geleceğe İlham Buluşmaları” video serisinin yeni bölümü yayınlandı. Sürdürülebilirliği farklı açılardan ele alan serinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel bölümüne, yapay zeka ve veri bilimi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Şebnem Özdemir konuk oldu. Özdemir, yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini derinlemesine inceleyerek, yapay zekanın mevcut veri setlerinin erkek egemen bir bakış açısıyla oluşturulması nedeniyle kadınlara karşı önyargılı olduğunu vurguladı. Ayrıca, kadınların yapay zeka ve veri bilimi alanlarında daha fazla yer almasının, bu önyargıları kırmak ve daha adil bir yapay zeka ekosistemi oluşturmak için kritik önem taşıdığını belirtti.

Kadınların üretken yapay zeka ile daha fazla etkileşime girmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, kadınların bu teknolojiyle ilişkisi ve geleceğine dair çarpıcı bir değerlendirme yaptı: “Belirli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış, sınırlı bir alanda uzmanlaşmış yapay zeka türünü ifade eden yapay dar zeka şu an verileri erkek egemen bir insanlıktan aldığı için kadına karşı önyargılı. Eğer toplum kadına bakış açısını değiştirmezse, kız çocuklarının teknolojide daha fazla yer almasını sağlamazsa, kadınların bilişim alanlarında yer almasını desteklemezse, bilişim alanlarında öncü olacak kadınlara daha fazla yer açılmazsa veri temelli dediğimiz bu yapay dar zeka uzun bir süre daha kadını görmeyecek.” 

EKOIQ Genel Yayın Yönetmeni Barış Doğru’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi boyunca Özdemir, yapay zeka, veri bilimi, yönetim bilişim sistemleri, karar verme ve matematiksel modelleme gibi alanlardaki uzmanlığı ve deneyimleri ile yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisi hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Borusan Holding, sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine alarak hem çevreye hem de topluma duyarlı bir yaklaşım benimsiyor. Bu kapsamda hayata geçirdiği “Geleceğe İlham Buluşmaları”nda, farklı alanlardan uzman isimler, sürdürülebilirlik konusundaki en güncel gelişmeleri ve geleceğe dair vizyonlarını paylaşıyor. Her ay gerçekleşen buluşmalarda toplumsal cinsiyet eşitliği, gençler ve iklim krizi, doğa ve insan ilişkisi, insan ve teknoloji, kültür ve sanat odağında sürdürülebilirlik gibi farklı konular ele alınırken, iş dünyası ve toplumun sürdürülebilir bir gelecek için birlikte hareket etmesinin önemi vurgulanıyor.

Geleceğe İlham Buluşmaları”nın yeni bölümü, Borusan Holding’in YouTube kanalından izlenebilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Rektör Prof. Dr. Budak, “Türkiye, bitki gen kaynakları bakımından dünya için büyük öneme sahip” https://kocaelibasin.com.tr/rektor-prof-dr-budak-turkiye-bitki-gen-kaynaklari-bakimindan-dunya-icin-buyuk-oneme-sahip/ Tue, 04 Mar 2025 09:00:06 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/rektor-prof-dr-budak-turkiye-bitki-gen-kaynaklari-bakimindan-dunya-icin-buyuk-oneme-sahip/ Ege Üniversitesi(EÜ) Biyoloji Topluluğu tarafından doğayı korumak ve çevre bilincine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla “Doğayı Koruma Konferansı” düzenlendi.

Rektör Prof. Dr. Budak, “Türkiye, bitki gen kaynakları bakımından dünya için büyük öneme sahip” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi(EÜ) Biyoloji Topluluğu tarafından doğayı korumak ve çevre bilincine yönelik farkındalığı artırmak amacıyla “Doğayı Koruma Konferansı” düzenlendi. Fen Fakültesi Konferans Salonunda yapılan etkinliğe Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dinçer Ayaz, Biyoloji Bölüm Başkanı Kerim Çiçek, Biyoloji Topluluğu Başkanı Muhammet Yıldırım, emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Özcan Seçmen, emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı, akademisyenler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

Programın açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Çevre bilinci konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla Biyoloji Topluluğu tarafından düzenlenen ‘Doğa Koruma’ konferansı dolayısıyla bir aradayız. Farklı disiplinlerden bilim insanları aramızda yer alıyor. Çevre kirliliğinin önlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması için bilinç oluşturacak birçok konuyu ele alacağız. Hepimizin bildiği gibi bu sene ülkemizde barajlardaki su seviyesi geçmiş yıllara göre çok daha düşük. Ayrıca, topraklarımız organik madde bakımından fakir. Ancak Anadolu, endemik bitki çeşitliliği açısından son derece zengin ve yerel tohumlarla tarla bitkileri, bahçe bitkileri ve orman ekosistemleri açısından dünyanın yedi önemli merkezinden biri. Türkiye, bitki gen kaynakları bakımından dünya için büyük bir öneme sahip. Orman Genel Müdürlüğü, tarihinde hiç olmadığı kadar yoğun ağaçlandırma çalışmaları yürütüyor. Devlet olarak ormanların korunması konusunda büyük bir hassasiyet gösteriyoruz. Ege Üniversitesi olarak da bu sürece katkı sunmak amacıyla Türkiye’ye model olacak bir Orman Okulu kurduk. Orman Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde, Ege Üniversitesi Hatıra Ormanları dahil her yıl 11 Kasım’da faaliyetlerde bulunuyoruz. Ege Üniversitesi ‘Yeşil Kampüs’ ve ‘Yeşil Üniversite’ kavramları çerçevesinde yürüttüğü faaliyetler bakımından Türkiye’de öncü konumda yer alıyor. Üniversitemiz, dünya genelinde üniversitelerin çevresel sürdürülebilirlik performansını değerlendiren GreenMetric sıralamasında Ege Bölgesinde birinci devlet üniversiteleri arasında dördüncü sırada bulunuyor. Bu yıl itibarıyla, GreenMetric’in Türkiye koordinatörü olduk. Bu anlamlı etkinliği düzenleyen Biyoloji Topluluğumuzu doğaya duyarlı yaklaşımları dolayısıyla tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.” diye konuştu.

“Doğal kaynakları sürdürülebilir şekilde kullanmalıyız”

Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerim Çiçek “Türümüz maalesef gezegenimizle barış içinde yaşamayı beceremeyen tek canlı. Bence insan türünün evrimsel süreçte en büyük değişim tarım devrimindedir. Avcı toplumundan tarım toplumuna geçtiğimizde doğal alanları, tarım alanlarına dönüştürdük. Hızla nüfusumuz arttı. Bugün geldiğimiz noktada yapay zekâ işimizi alacak mı diye düşünüyoruz. Hala türümüzden bir kısım topluluk, bu doğal kaynakların çeşitliliğin sürdürülebilir kullanımına sıcak bakmıyor. Bu kırılma dönemleri geri dönüşü olmayan problemleri beraberinde getiriyor. Türümüzün sağlıklı bir şekilde devamı için biyoloji çeşitliliğin ve doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde korunarak kullanılmasına ihtiyaç var. Bulunduğumuz çağa biliyorsunuz ki antropojen ismi verildi.  Bugünkü faaliyette belki bu sürece damga vuracak dokunuşlar yapacak. Öncelikle alanında uzman konuşmacılara, Biyoloji Topluluğuna, katkı ve katılım gösteren herkese çok teşekkür ederim” dedi.

“Yeşil görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur”

Ege Üniversitesi Biyoloji Topluluğu Başkanı Muhammet Yıldırım, “Bugün burada doğa koruma konusunda farklı alanlardan insanları bir araya getirerek ortak bir fayda yaratmayı hedefliyoruz. Bu konferans kapsamında sadece bilimin ışığında ilerlemekle kalmayacağız, aynı zamanda hukukun, ekonominin ve sanatın doğa koruma için nasıl önemli katkılar sunduğunu hep birlikte keşfedeceğiz. Farklı pencerelerden bakarak güçlenmenin ve çözüm üretmenin yollarını arayacağız. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi, ‘Yeşil görmeyen gözler renk zevkinden mahrumdur.’ Bizler de bu anlayışla doğayı yalnızca bir kaynak olarak değil, aynı zamanda ortak bir miras olarak görüyoruz. Bu değerli etkinliğin ortaya çıkmasında emeği geçen hocalarıma ve yoğun tempoda çalışan ekip arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum” dedi.

Program kapsamında; Prof. Dr. Serdar Gökhan Şenol, Akdeniz Habitat Tipleri ve Fito Coğrafya üzerine gerçekleştirdiği sunumda katılımcılara Akdeniz bitki örtüsü ve bu bitki örtüsünün korunması hakkında bilgiler verdi. Avukat Uğur Kalelioğlu, İzmir Çevre Hareketi avukatlarının faaliyetlerinden söz ederek çevre hukukunun yasal sınırlar içerisinde nasıl uygulanması gerektiğini anlattı. Esra Başak, ekolojik ekonominin önemi ve ekosistem hizmetleri üzerine sunum yaptı. Yaban hayatı fotoğrafçısı Alper Tüydeş, nesli tehlike altında olan hayvanlar üzerine hazırladığı fotoğraf sergisini sundu. Sergi iki hafta boyunca Ege Üniversitesi MÖTBE Sergi Alanında ziyaret edilebilecek. Doç. Dr. Ortaç Onmuş, iklim krizinin hayvanlar ve özellikle kuşlar üzerindeki etkilerine değindi. Güneşin Oya Aydemir, Türkiye’de doğa koruma tarihi ve STK’ların bu alandaki çalışmalarını aktardı. Dr. Erdinç Oğur ise Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tohum ve Gen Bankası çalışmalarını detaylı şekilde paylaştı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rektör Prof. Dr. Budak, “Türkiye, bitki gen kaynakları bakımından dünya için büyük öneme sahip” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Prof. Dr. Halil Çivi: Atatürkçülük bir çağdaşlaşma projesidir https://kocaelibasin.com.tr/prof-dr-halil-civi-ataturkculuk-bir-cagdaslasma-projesidir/ Tue, 04 Mar 2025 08:39:54 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/prof-dr-halil-civi-ataturkculuk-bir-cagdaslasma-projesidir/ Atatürkçü Düşünce Derneği İzmir Şubeleri önderliğinde ADD Selçuk Şubesi tarafından Halifeliğin Kaldırılması, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun çıkarılmasının 101.

Prof. Dr. Halil Çivi: Atatürkçülük bir çağdaşlaşma projesidir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Atatürkçü Düşünce Derneği İzmir Şubeleri önderliğinde ADD Selçuk Şubesi tarafından Halifeliğin Kaldırılması, Şer’iye ve Evkaf Vekâletinin Kaldırılması, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun çıkarılmasının 101. yılı kapsamında Devrim Yasaları semineri Selçuk Efes Kent Belleği’nde düzenlendi.

Prof. Dr. Halil Çivi’nin konuşmacı olarak katıldığı seminere Atatürkçü Düşünce Derneği İzmir şube başkanları, Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Meclis Üyesi Erhan Güzel, Başkan Yardımcısı Bilgi Keskin ve kentte faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

DEVRİM YASALARI ÇAĞDAŞLIĞA UZANAN YOLUN MİHENK TAŞLARIDIR

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşması yapan Atatürkçü Düşünce Derneği Selçuk Şubesi Başkanı Kerim Akgüneş; “Devrim Yasalarının Türk ulusunun kaderini değiştiren, karanlıktan aydınlığa uzanan en önemli adımlardan biri olduğuna dikkat çekerek; “Bugün Devrim Yasalarını anmak için toplandık. Bu yasalar sadece kanun maddesi değil bir milletin; bilime, özgürlüğe, çağdaşlığa uzanan yolculuğunun mihenk taşlarıdır. Bugün bizlere düşen görev bu kazanımlara sahip çıkmak, onları daha ileriye taşımaktır. Bu anlamlı günde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu devrimleri gerçekleştiren tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz” dedi.

Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı ve Belediye Meclis Üyesi Erhan Güzel, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Atatürk ilke ve devrimlerinin en önemli koruyucularından biri olduğunu belirterek; “1989 yılında Muammer Aksoy’un öncülüğünde kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği’nin, ilk kurulan şubelerinden biri de Selçuk Şubesidir. Atatürkçü Düşünce Derneği’nin değeri bugün çok daha iyi anlaşılıyor. Devrim Yasalarının önemi de her geçen gün daha iyi anlaşılıyor” dedi.

HER BİR DEVRİM YASASININ AYRI BİR ÖNEMİ VARDIR

Konuşmasına başlarken Atatürkçülük kavramını tanımlayan Prof. Dr. Halil Çivi; “Bana göre Atatürkçülük özgür aklın ve çağdaş bilimin verilerini kullanarak tüm toplumun siyasi, hukuki, ekonomik, sosyal ve kültürel alanda çağdaşlaşma projesidir” dedi.

3 Mart 1924’te kabul edilen her üç devrim yasasının ayrı bir önemi olduğunu belirten Prof. Dr. Halil Çivi; “Devrim Yasalarından Hilafetin Kaldırılması kişiler, aileler ya da tek kişi yerine kendi kendini yönetmede toplumun söz sahibi olması demektir. Dolayısıyla Hilafetin Kaldırılması Ulus Devletin kuruluşudur. İkinci en önemli temel yasa olan Evkaf ve Şeriye Vekaletinin kaldırılması ise milletin iradesi üzerindeki vesayetin kaldırılmasıdır. Çünkü ortaya konulan her yasa dine uygunluğu açısından Evkaf ve Şeriye Vekaletinin iradesine sunuluyordu. Bir diğer yasa eğitim ve öğretimde birlik anlamına gelen Tevhid-i Tedrisat Yasasıdır. Bu yasa da devrim yasaları için de akla ve bilime dayalı çağdaş bir zihniyeti yaratması açısından önem taşımaktadır” dedi.

 

Prof. Dr. Halil Çivi’nin katılımcıların sorularını cevaplamasının ardından etkinlik sona erdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Prof. Dr. Halil Çivi: Atatürkçülük bir çağdaşlaşma projesidir yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dr. Şeyda Atabay ile “kapaktakalmasın” Etkinliğine Yoğun İlgi https://kocaelibasin.com.tr/dr-seyda-atabay-ile-kapaktakalmasin-etkinligine-yogun-ilgi/ Mon, 03 Mar 2025 09:10:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dr-seyda-atabay-ile-kapaktakalmasin-etkinligine-yogun-ilgi/ Dora Magazin kapak yıldızımız Dr.

Dr. Şeyda Atabay ile “kapaktakalmasın” Etkinliğine Yoğun İlgi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dora Magazin kapak yıldızımız Dr. Şeyda Atabay’ın etkileyici röportajı ve yayın başarısını kutlamak amacıyla düzenlenen özel etkinlikte, basın mensupları, sektörün önde gelen influencer’ları ve VIP davetliler bir araya geldi.

Dora Magazin, kapak yıldızımız Dr. Şeyda Atabay’ın etkileyici röportajı ve yayın başarısını kutlamak amacıyla, geçtiğimiz günlerde Yorgo’da düzenlediği #kapaktakalmasın etkinliği kapsamında, basın mensupları, sektörün önde gelen influencer’ları ve VIP davetlilerle bir araya geldi.

Dr. Şeyda Atabay’ın kapak yıldızı olarak öne çıktığı bu anlamlı organizasyonda, katılımcılar kendisini yakından tanıma fırsatı buldu. Yorgo’nun sıcak ve zarif atmosferinde gerçekleşen etkinlikte, Dr. Şeyda Atabay, röportajının perde arkasını ve mesleki deneyimlerini samimi bir dille paylaştı. Etkinlik boyunca sunulan özenle hazırlanmış lezzetli yemekler, unutulmaz anlara eşlik etti.

Dr. Şeyda Atabay, misafirlerle birebir etkileşim sağlayarak kendisini ve mesleki vizyonunu detaylı biçimde tanıttı. Basın mensupları, influencer’lar ve VIP davetliler arasında kurulan sıcak iletişim ortamında, Dora Magazin’in yayın kalitesi ve vizyonu da vurgulandı. Ayrıca, Urla Yorgo’nun özenle hazırlanan yemekleri etkinliğe ayrı bir tat kattı ve katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı.

Dora Magazin’in başarılı genç kuşağı temsilcisi Hira Güngör, “Dr. Şeyda Atabay gibi başarılı isimlerin katkılarıyla, toplumsal ve kültürel etkileşimi artırmayı hedefleyen yayınımız, her daim yenilikçi ve kaliteli içeriklere imza atmaktadır” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dr. Şeyda Atabay ile “kapaktakalmasın” Etkinliğine Yoğun İlgi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>