?>
?>
TALPA’nın Avrupa Pilotlar Birliği (ECA) iş birliğiyle yürüttüğü dijital kampanya kapsamında, ikinci pilotların kokpitteki kritik rolüne dikkat çekildi. “İkinci pilotlar B planı değil, kaptanlarla birlikte A planıdır” mesajı ile “Azaltılmış Kokpit Ekibiyle Uçuş Operasyonları” (Reduced Crew Operations) konusunda kamuoyu bilinci oluşturulması hedeflendi.
26 Nisan sabahı Hava Kuvvetleri Müzesi’nde düzenlenen törenle Dünya Pilotlar Günü resmiyet kazanırken, aynı gün akşamı Kaptan Pilot Ziya Uçkun’un havacılık temalı fotoğraf sergisi Nişantaşı’nda ziyaretçilerle buluştu.
Etkinlikler, 27 Nisan’da Divan Kuruçeşme’de düzenlenen geleneksel gala gecesiyle son buldu. Sanatçılar Emre Altuğ ve Seda Mete’nin sahne aldığı geceye çok sayıda kaptan pilot, genç pilot adayı ve havacılık sektörü temsilcisi katıldı.
TALPA Başkanı Kaptan Pilot Okan Üreksoy, etkinliklere ilişkin yaptığı açıklamada, “Pilotluk yalnızca uçağı uçurmak değil, sorumluluğu, disiplini ve ekip ruhunu da taşımaktır. Dünya Pilotlar Günü, yalnızca mesleğimizi onurlandırmak değil, geleceğin pilotlarına ilham olmak adına da büyük bir değer taşıyor.” dedi.
TALPA, önümüzdeki yıllarda da Dünya Pilotlar Günü’nü hem sektörel dayanışmayı güçlendiren hem de gençlere ilham veren özel bir buluşma haftası olarak sürdürmeyi hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
TALPA, havacılık camiasını Dünya Pilotlar Günü’nde bir araya getirdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO’su Julia Simpson ve Coral Travel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş’ı makamında ağırladı. Başkan Muhittin Böcek ile WTTC Başkanı Julia Simpson arasında gerçekleşen buluşmada turizmin geleceği ve Antalya’nın bu gelecekteki stratejik konumu ele alındı. Başkan Muhittin Böcek, WTTC’nin davetiyle 28-29 Eylül 2025 tarihlerinde Roma’da düzenlenecek Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Zirvesi’nde Antalya’yı temsilen bir sunum gerçekleştirecek. Muhittin Böcek’in Roma’da yapacağı sunum ile Antalya’nın küresel turizm politikalarına yön veren şehirler arasına adını yazdırması için fırsat olarak değerlendiriliyor.
WTTC İLE ÖNEMLİ İŞBİRLİĞİ PROJELERİ
Başkan Muhittin Böcek, WTTC iş birliğiyle önemli çalışmalar yapacaklarını belirtti. Başkan Böcek, “Yeşil etkinlik takvimi ile çevreci etkinliklerin desteklenmesi, dijital turizm platformu kurulumu ile ziyaretçi deneyiminin süreç boyunca sürdürülebilir ve yenilikçi hâle getirilmesi, kadın girişimciliği ve yerel kültür eksenli projelerle toplumsal kapsayıcılığın artırılması ve WTTC Akdeniz Bölge Ofisi’nin Antalya’da açılması için girişimlerde bulunulması adına çalışmalar yapacağız” dedi.
EKONOMİK VERİLERİ PAYLAŞTI
WTTC Başkanı Julia Simpson, Antalya’ya özellikle Başkan Muhittin Böcek ile görüşmek için geldiğini belirterek, Antalya’nın sürdürülebilir turizmde sergilediği vizyonun dikkat çekici olduğunu ifade etti. Ayrıca, WTTC’nin Türkiye turizmi hakkında güncel ekonomik öngörülerini de paylaştı. Julia Simpson, “Önümüzdeki dönemde turizmin Türkiye ekonomisine 5,2 trilyon TL katkı sağlamasını bekliyoruz. Bu rakam Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde12’sine karşılık geliyor ve 3,3 milyon kişilik istihdam yaratma potansiyeli taşıyor. Türkiye’nin güçlü bir şekilde büyüdüğünü görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, WTTC Başkanı Julia Simpson ile bir süre görüşerek, ziyaret anısına hediye takdim etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Julia Simpson’dan Başkan Muhittin Böcek’e ziyaret yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bu güçlü iş birliği ile BASF’nin dünya çapındaki kalite, inovasyon ve sürdürülebilirlik konusundaki öncülüğü, uluslararası mobilite grubu Bakırcı Group’un otomotiv satış sonrası hizmetlerindeki derin tecrübesi, güçlü ağı, ileri teknolojili müşteri deneyimi ve Garagineering altyapısı ile birleşerek, sektörde verimliliği artırırken, boyanın ötesinde değer yaratma yolculuğunu daha da güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.
BASF Coatings’in Glasurit, Baslac ve Norbin markaları, üstün renk doğruluğu, çevre dostu formülleri ve OEM onaylı sistemleriyle global çapta tercih edilen markalar arasında yer alıyor. Bakırcı Group’un bu markaların Türkiye’deki dağıtımını üstlenmesiyle birlikte; teknik destek, eğitim, dijital çözümler ve iş geliştirme gibi birçok alanda değer yaratan çalışmalar hayata geçirilecek.
“Sürdürülebilir büyümemize önemli katkı sağlayacak”
Bu iş birliği anlaşmasıyla sürdürülebilir büyümelerine önemli bir katkı sağladıklarını ifade eden Bakırcı Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Bakırcı, törende yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “BASF gibi global bir oyuncu ile güçlerimizi birleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu ortaklık; boya sektöründe rekabetçi, üretici standartlarında sürdürülebilir hizmetler sunma vizyonumuzu daha da ileriye taşıyacak. Uzun vadeli bir stratejik ortaklık planlayarak eğitim, teknik destek, dijitalleşme çözümleri ve iş geliştirme projeleri gibi alanlarda iş ortaklarımıza değer katan çalışmalar gerçekleştireceğiz.”
“Türkiye BASF Coatings için önemli bir pazar”
BASF Coatings adına konuşan Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Bölge Direktörü Marco Hoepker ise Türkiye’nin kendileri için stratejik öneme sahip bir pazar olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti; “Bakırcı Group ile kurduğumuz bu yeni ortaklıktan heyecan duyuyoruz. Başlattığımız iş birliği sayesinde, markalarımızın Türkiye’deki pazar payını artıracak ve müşterilerimize daha güçlü çözümler sunacağız.”
İmza töreni; Bakırcı Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Bakırcı, CEO’su Mehmet Karakoç, Yönetim Kurulu Üyesi Kuzey Karakoç, Yönetim Kurulu Üyesi Umut Emirler, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Uyan, Kıdemli Danışman Mübin Karpuzcu BASF Coatings’ten Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Bölge Direktörü Marco Hoepker, Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Premium Segment Satış Yöneticisi Arman Yeşilkaya ve Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Fiyat Performans Segmenti Satış Yöneticisi Umut Hıra’nın katılımlarıyla gerçekleşti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dünya devi Türkiye’deki pazar payını artırmayı hedefliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan veteriner hekimler, 26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle anlamlı bir çağrıda bulundu. Sahipsiz hayvanlarının sağlığı için 7 gün 24 saat hizmet veren veteriner hekimler, sevimli canlıların sahiplenilmesini istedi. Çoğu tedavi ettiği kedi veya köpekleri sahiplenen veteriner hekimler, bu duyguyu herkesin yaşamasının çok anlamlı olduğunu belirtti.
“Çok güzel bir mesleğimiz var”
9 yıldır Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü’nde görev yapan Veteriner Hekim Özge Aras Çolak, bu mesleğin sadece hayvan sağlığı için değil, dolaylı olarak insan sağlığı açısından da son derece önemli olduğunu söyledi. Mesleğini çok sevdiğini vurgulayan Çolak, “Çok güzel bir mesleğimiz var. Çok kötü durumda gelen ve tedavi ederek sağlığına kavuşturduğumuz canlar oldu. Onların yeniden sağlığına kavuşmasını sağlamak, bizim için inanılmaz güzel bir duygu. Burada tedavi ettiğim bir köpek, Alsancak’ta yanıma gelmişti. Bu beni çok duygulandırdı” dedi.
“Barınaklardan ücretsiz şekilde sahiplenin”
Tedavi için gelen bir kediyi sahiplendiğini anlatan Çolak, “Birlikte 7 yıl yaşadık. 2 ay önce kaybettim. Benim için zor bir dönem. Kendimi hazır hissettiğim zaman yeni bir hayvan sahipleneceğim. Herkesin de satın almayıp, sahiplenmesini istiyoruz. Para ile değil de barınaklardan ücretsiz olarak sahiplenmek çok daha anlamlı olur. Onların verdiği sevgi çok farklı bir duygu. Bu duyguyu her insan yaşamalı ve tatmalı” ifadelerini kullandı.
“Tedaviye yanıt vermeyenler olduğunda ağlıyorum”
Yaklaşık 3 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde veteriner hekim olarak görev yapan Ece Ertem de sokak hayvanlarını çok sevdiğini ifade etti. Hayalindeki mesleği yaptığını aktaran Ece Ertem, “Buraya geldikten sonra şunu gördüm ki tüm hekimler, çalışan bütün arkadaşlarımız çok fazla çaba gösteriyor. Hepsi hayvanları çok seviyor. Hem duygusal hem de fiziksel açıdan zor bir mesleğimiz var. Zaman zaman çok üzüldüğümüz durumlar oluyor. Bir canlıyı kaybettiğimiz zaman oturup ağlıyorum. Onlara çok üzülüyorum. Uzun süre tedavi ettiğimiz ancak tedaviye yanıt vermeyenler olduğunda, bu durum bizi çok yaralıyor. Ben de tedaviye getirdiğimiz yavru bir kediyi sahiplendim. Ölmek üzereydi. Eve götürüp onun sıcak bir yuvada sağlığına kavuşmasını istedim. İyileştikten sonra da bırakamadım. Barınaklarımızda sahiplenmeyi bekleyen çok fazla hayvan var. Lütfen gelin. Eminim ki biri kalbinizi çalacak.”
Sahipsiz kedileri sahiplendi
3 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde veteriner hekimlik yapan Burak Şen de çocukluğundan bu yana veteriner hekim olmayı hayal ettiğini söyledi. Hayvanları çok sevdiğini belirten Şen, “Bize gelen canlılar, kendilerini ifade edemiyor. Onları sağlığına kavuşturup aldığımız yere bıraktığımız zaman çok mutlu oluyoruz. Çok güzel bir duygu ve mutluluk kaynağı. Bizim de en büyük motivasyon kaynağımız. Sahipsiz iki kediyi sahiplendim. Evde hayvan beslemenin ne kadar iyi geldiğini, evinde hayvan besleyenler biliyor. Yaşam alanlarımızı onlarla paylaşmak harika bir duygu” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dünya Veteriner Hekimler Günü’nde İzmirli veteriner hekimlerden çağrı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>DESA CEO’su Burak Çelet, Dünya Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada DESA’nın sürdürülebilirlik vizyonu ile ilgili olarak “Dünyamızın karşı karşıya olduğu çevresel, ekonomik ve sosyal zorlukların daha güçlü bir şekilde hissedildiği bir dönemdeyiz. DESA olarak sürdürülebilirlik anlayışımızı yalnızca bir gereklilik olarak değil, aynı zamanda geleceğe yönelik bir yatırım ve toplumsal sorumluluk olarak görüyoruz.” dedi.
Yenilenebilir Enerji ile Sürdürülebilir Üretim
DESA’nın Düzce ve Çorlu fabrikalarının çatılarında yer alan toplam 10.800 metrekarelik güneş enerjisi santralleri, 1,6 mW güç üretim kapasitesine sahip. 2024 yılında bu tesislerden 1.185.555,25 kWh temiz enerji üreten şirket, üretilen enerjinin 814.820,08 kWh’ını kendi tesislerinde kullanarak karbon ayak izini önemli ölçüde azaltıyor.
Doğa İçin Somut Adımlar
Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında ağaçlandırma çalışmalarına öncelik veren DESA, Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle bugüne kadar 50.000 fidanı toprakla buluşturdu. Desa müşterilerinin adına her yıl binlerce fidanı toprakla buluşturmaya devam ediyor
Üretimde Altın Standart
Leather Working Group (LWG) tarafından “Gold” (Altın) dereceyle ödüllendirilen DESA, hammadde temininden nihai ürüne kadar uzanan tüm üretim süreçlerinde uluslararası standartlarda izlenebilirlik sistemini başarıyla uyguluyor. Protokolde yer alan 17 farklı başlıkta değerlendirilerek Türkiye’de yalnızca 33 şirketin sahip olduğu bu en yüksek dereceye ulaşan DESA, üretimin her aşamasında Avrupa Birliği sağlık ve çevre standartlarına tam uyum sağladığını belgeliyor.
Toplumsal Sürdürülebilirlik
“Her İlmek Bir Kadına Destek” projesi ile kadınların ekonomik özgürlüğüne katkı sağlayan DESA, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) iş birliğiyle kadınların üretim süreçlerine katılımını destekliyor. Projeden elde edilen gelirlerin bir kısmı KEDV’ye bağışlanarak toplumsal kalkınmaya destek sağlanıyor.
DESA’dan Sürdürülebilirlik İçin Gelecek Hedefleri
DESA, Avrupa Birliği’nin 2050 karbon nötr hedefini benimseyerek sürdürülebilirlik stratejisini şekillendiriyor. Şirket, önümüzdeki dönemde emisyon şeffaflığını artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarının açıklanması planlanıyor. Ayrıca TSRS ile uyumlu sürdürülebilirlik raporunun yayınlanması için hazırlıklarını sürdüren DESA, ortaklık değer zincirini kapsayacak şekilde yeni hedefler belirleme çalışmalarına da devam ediyor.
DESA ile Yarınlara Değer
DESA, sürdürülebilirliği yalnızca bir ilke değil, aynı zamanda yarına değer katmanın bir yolu olarak görüyor. Bu bakış açısıyla şekillenen marka manifestosunda; “Yaklaş, keşfet, harekete geç. Bugün, yarına değer katmak için üret. Gelecek için iyi olanı seç. DESA’nın sürdürülebilir tasarımlarıyla sadece bugünü değil, yarını da yaşa.” mesajı öne çıkıyor. DESA, doğaya ve insana değer katmanın, modanın da ötesinde bir sorumluluk olduğuna inanıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
DESA’dan Dünya Günü’nde Sürdürülebilir Gelecek İçin Güçlü Taahhüt yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Türk Hava Yolları (THY) ortaklığıyla düzenlediği Konya-İran Turizm İş Birliği B2B Buluşması programına katıldı.
Bir otelde düzenlenen programda konuşan Başkan Altay, THY ile gerçekleştirdikleri anlamlı iş birliği sayesinde İran’dan gelen turizm acenta temsilcilerini Konya’da ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti.
“ŞEHRİMİZ YÜZYILLAR BOYUNCA BULUŞMA NOKTASI OLDU”
Konya’nın binlerce yıllık tarihiyle dünyanın en eski yerleşim alanlarından biri olan Çatalhöyük’ten başlayarak Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti oluşuna ve günümüze uzanan köklü bir tarihe sahip olduğuna dikkat çeken Başkan Altay, “Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan şehrimiz yüzyıllar boyunca doğu ile batının, kuzey ile güneyin buluşma noktası olmuş, ticaretin ve kültürlerin kesiştiği önemli bir merkez haline gelmiştir. Konya denince akla gelen ilk isimlerden biri şüphesiz Hz. Mevlana’dır. Hz. Pir’in ebedi istirahatgahını ziyaret için gelen milyonlarca misafir şehrimizin manevi atmosferini derinden yaşıyor. Bunun yanında Selçuklu döneminin izlerini taşıyan Alaaddin Camii, İnce Minareli Medrese, Karatay Medresesi ve Tarihi Bedesten gibi eşsiz miraslarımız, Osmanlı döneminden kalan eserlerimiz, Bilim Merkezi, Konya Panorama Müzesi, Tropikal Kelebek Bahçesi gibi yapılarımız misafirlerimizi için benzersiz bir atmosfer sunmaktadır. 9 bin 500 yıllık tarihiyle dünyanın ilk yerleşim merkezlerinden olan Çatalhöyük ve Beyşehir’deki Eşrefoğlu Camii UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alarak insanlık tarihinin eşsiz parçaları olarak dikkat çekmektedir” ifadelerini kullandı.
“ŞEHRİMİZİN KAPILARI SİZLERE HER ZAMAN AÇIKTIR”
Konya Büyükşehir Belediyesi olarak şehrin turizm potansiyelini artırmak ve dünya çapında bir destinasyon haline getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Başkan Altay, konuşmasına şu sözlerle devam etti:
“Burada attığımız adımlar, turizmde gerçekleştirdiğimiz atılımlara bir yenisini daha ekleyecektir. Burada bulunan siz değerli sektör temsilcileri ile gerçekleştirilecek iş birlikleri, iki ülke arasındaki turizm hareketliliğini artırmanın yanı sıra, kültürel ve ekonomik bağlarımızı daha da güçlendirecektir. Şehrimizin kapıları sizlere her zaman açıktır. Bu güçlü iş birlikleri sayesinde hem Konya’mız hem de İran’daki paydaşlarımız için büyük fırsatlar doğacağına inanıyorum.”
İl Kültür Müdürlüğü temsilcileri, Konya’da faaliyet gösteren turizm dernekleri ve otel yöneticileri ile İran’dan gelen turizm acenta temsilcilerinin katıldığı programda İranlı misafirlere Konya’yı tanıtan sunumlar yapıldı.
İRANLI TURİZMCİLER KONYA’YA HAYRAN KALDI
İranlı turizm acentaları Konya programı kapsamında Çatalhöyük, Türbeönü Çarşıları, Tarihi Bedesten, Panorama Konya Müzesi, Mevlana Müzesi, Sille, Tropikal Kelebek Bahçesi, Darülmülk Sergi Sarayı, Alaaddin Cami başta olmak üzere Konya’nın tarihi ve turistik mekanlarını gezerek Konya’yı yakından tanıdı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “Konya’yı Dünya Çapında Bir Destinasyon Haline Getirmek İçin Çalışıyoruz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yunus Emre ÖZDEN, daha önceki yıllarda elde ettiği derecelerle adından sıkça söz ettirmiş, 41 kg kategorisinde İzmir İkinciliği, 37 kg kategorisinde ise Türkiye ve Balkan Şampiyonluğu bulunan genç sporcumuz, Sırbistan’daki zorlu mücadelelerin ardından bu kez de Dünya ikinciliği elde ederek, hem ailesini hem de ülkemizi gururlandırdı.
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, Yunus Emre ÖZDEN’i tebrik ederek, “Öğrencilerimizin azmi ve disiplinli çalışmaları bizleri gururlandırıyor. Başarılarının devamını diliyor; başta ailesi ve öğretmeni olmak üzere emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’li Öğrenciden Dünya İkinciliği Gururu! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından düzenlenen, “Türkiye’de ve Dünyada Enerji Piyasalarına Bakış: Riskler ve Fırsatlar” temalı 18. IICEC Konferansı 11 Nisan’da gerçekleştirildi. Sakıp Sabancı Müzesi The Seed’de, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol ev sahipliğinde düzenlenen konferansın onur konuğu T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar oldu.
Konferansta, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve IEA Başkanı Dr. Fatih Birol’un katılımlarıyla gerçekleştirilen panelde, IICEC Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Zaimler moderatörlüğünde dünyada ve Türkiye’de enerji sektörlerinde öne çıkan dinamikler, riskler ve fırsatlar çok yönlü olarak değerlendirildi.
“Enerji dönüşümü 1.0 başarıyla yürütüldü”
Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirme, enerjide bağımsızlığı artırma ve net-sıfır emisyon hedefleri içerisinde, kapsamlı “akıllık enerji dönüşümü” stratejileri yürüttüğünü belirtti. Bayraktar, enerjide uzun yıllardır sürdürülen reformlar ile önemli yapısal dönüşümler gerçekleştiğine, kurulu gücün 30.000 MW’tan 107.000 MW’a çıktığı süreçte yatırımların özel sektör tarafından gerçekleştiğine vurgu yaptı. Bayraktar, gelişmekte olan ekonomiler içerisinde Türkiye’nin gelişimiş bir enerji piyasası yapısı ile öne çıktığını aktardı.
“Türkiye’de akıllı enerji dönüşüm hikayesi devam ediyor”
Bayraktar sözlerine şöyle devam etti: “Enerji dönüşümü, akıllı enerji dönüşümü şeklinde olmalı. Enerji dönüşümü sadece iklim değişikliğiyle küresel çabalara bağlı kaldığı zaman bazı noktaların eksik olduğu bir hedef haline geliyor. Akıllı dönüşüm mutlaka, tüketiciler ve piyasa ile uyumlu bir süreç olmalı. Türkiye enerji dönüşümü 1.0’u başarıyla yürüttü. Yenilenebilir enerji yatırımlarına dikkat çeken Bayraktar, geçtiğimiz yıl devreye alınan kapasitenin neredeyse tamamının yenilenebilir enerjide dayalı gerçekleştiğini, YEKA modelinde gelişmeler ile yeni bir büyüme sürecine girildiğini ve Türkiye’nin 2035 yılına kadar her yıl 8.000 MW yenilenebilir enerji gücünü devreye almayı hedeflediğini, süper izin sürecini başlatmak üzere çalışıldığını aktardı. Doğalgaz konusuna da değinen Bayraktar fosilden nükleere geçişte doğal gazın geçiş yakıtı rolünün altını çizdi. Bayraktar, Karadeniz gazı ve Gabar petrolünde son gelişmeleri de paylaşırken, 2026 yılında doğal gazda yerli üretimin 7,5 milyar metreküpe ulaşacağını belirtti.
“Enerji verimliliği temel önceliklerimizden”
Konferans kapsamında sunulan IICEC Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü çalışmasının önerilerinin Bakanlık stratejileri ve öncelikleri ile uyumlu olduğunu belirten Alparslan Bayraktar “Enerji verimliliği Türkiye’de enerji dönüşümünün en önemli aracı. Biz enerji verimliliğini, yenilenebilir enerjiyi, petrol ve doğal gaz üretimimizi, nükleeri, kritik madenleri ve bütün bunları destekleyecek enerji alt yapısını güçlendirmek suretiyle kapsamlı bir enerji dönüşümü programıyla hareket ediyoruz. Son üç yılda dünya çapında ortaya koyduğumuz enerji yoğunluğunu düşürme başarımızı devam ettireceğimize inanıyorum” dedi.
“Enerji dönüşümünün esas nedeni ekonomi ve sanayi dinamikleri”
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol dünya enerji sektöründe son dönemde öne çıkan gelişmeleri ve yönelimleri değerlendirdi. Enerjide dönüşümün kuvvetle sürdüğünü aktaran Dr. Birol, bu dönüşümün esas nedeninin ekonomi ve sanayi politikaları ile rekabetçilik olduğunu belirtti. Dünyada kurulan yeni elektrik santrallerinin %85’inin yenilenebilire dayalı olduğunu, satılan her dört araçtan birinin elektrikli araç olduğunu, batarya kurulumlarının da hızla büyüdüğünü paylaşan Dr. Birol “COP 28’de yenilenebilir enerji yatırımlarının mevcut kapasitenin 3 katı, verimlilik hızının da 2 katı artmasını önermiştik. 2,5 yıl aradan sonra şu anda yenilebilir enerji yatırımları 2,7 kat arttı. Ama dünya enerji verimliliği konusunda sınıfta kaldı. Bu alanda sadece yüzde 1 gibi düşük bir artış oldu.” Dünyada elektrik çağının başladığına işaret eden Birol, “Yapay zekâ, elektrikli araçlar, klimalar elektrik talebini tetikliyor. Bu üçlü, elektrik talebini 5 yıl içinde ABD ve Avrupa’nın toplam üretiminin toplamı kadar büyütecek. Dünyada muazzam bir şekilde nükleere geçiş var. 2025’te nükleer tarihi bir zirve yapacak. Türkiye’nin de birden fazla nükleer santrale ihtiyacı var. Elektrikte arz güvenliği için nükleer önemli. Küçük Modüler Reaktör teknolojilerinde önemli ilerlemeler var” dedi.
“Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yumuşak bir dönem göreceğiz”
IEA olarak ülkelerin enerji politikalarını her beş yılda bir inceleyerek öneriler sunduklarını anlatan Birol şöyle konuştu: “Enerjide arz güvenliği son derece önemli. Son gelişmeler ile birlikte dünya arz güvenliği açısından tehlikeli bir dönem geçiriyor. Enerji güvenliği herkesin sorunu. Türkiye bu konuda önemli adımlar attı. Yenilenebilir enerjide çok önemli gelişmeler oldu. Önümüzdeki yıllarda Fosil yakıt fiyatlarının nasıl gelişeceği son derece önemli. Petrol talep artışı yavaşlıyor ve doğal gaz piyasası alıcılar lehine gelişiyor. Burada Türkiye için güzel bir haber var. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yumuşak bir dönem göreceğiz. Hem petrol hem doğal gazda fiyatlarda bir zayıflama bekleyebiliriz. Bu da Türkiye için cari açığının önemli bir kalemi olan enerji ithalatının azaltılması bakımından olumlu bir gelişme olacaktır.” Dr. Birol yapay zekanın trilyon dolarlık bir endüstri haline geldiğini , yapay zeka ve enerji ilişkisi üzerine IEA tarafından yeni bir çalışma yayımlandığını da belirterek, yapay zekanın şebeke yönetimi için yeni fırsatlar getirmesinin beklendiğini belirtti. Dr. Birol ayrıca, dünyada politik rüzgarın iklim değişikliği mücadelenin aleyhine estiğini ancak iklim risklerin daha fazla hissedildiğini, bunun da esasında önemli bir çelişki olduğunu vurguladı.
“Kritik minerallere hücum”
Panelde kritik mineraller ve tedarik zincirlerinin artan önemine de özel vurgu yapıldı. Dr. Fatih Birol bakır ve diğer pek çok madenin elektrikli araçlar, şebekeler, bataryalar için kritik olduğunu ve önemli yatırım ihtiyacı olduğunu belirtirken, Alparslan Bayraktar da kritik madenler konusunda Türkiye’nin envanterini yayımladıklarını, içinden geçilmekte olan kritik minerallere hücum döneminin jeopolitik konularla da yakından ilişkili olduğunun altını çizdi.
“Ülkemiz, Avrupa’nın en büyük enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştı”
Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı konuşmasında, ekonomik ve sosyal gelişimin sağlanmasında kilit rol üstlenen enerji sektöründe son dönemde, önemli gelişmelere tanıklık edildiğine dikkat çekti. Sabancı, “Enerji güvenliğinde, enerji ticaretinde ve rekabetçilikte ve enerjinin sürdürülebilir gelişimdeki kritik rolünde, önemli gelişmeler var. Ülkemiz, enerji stratejileri, artan yatırımlar, gelişen enerji alt yapıları ve piyasalarıyla, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın en dinamik enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştı. Elektrik ve doğal gaz tüketimleri, alt yapıları, yenilenebilir enerji kurulu gücü gibi birçok parametreye baktığımızda, Avrupa’da ilk beş içerisinde yer alıyoruz. Kişi başına enerji tüketimimiz halen OECD ortalamasının yarısı seviyesinde. Fakat genç nüfus, şehirleşme, sanayileşme, artan mobilite ihtiyaçları gibi faktörler, talepte büyüme için güçlü bir zemin oluşturuyor. Son dönemde enerjide kamu ve özel sektör tarafından; enerji güvenliğinin güçlendirilmesi, enerjide bağımsızlığın artırılması ve net-sıfır emisyon hedefleri konularında önemli adımlar atılıyor. Enerji arz güvenliği ve rekabetçilik; ülkemizin ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma hedeflerinde, en kritik destekçilerinden olmaya devam edecek” dedi.
“IICEC, Türkiye’de öncü bir model ve merkezdir”
IICEC’in 2020 yılından bu yana sektörde öncü olan “enerji görünümü” çalışmalarına değinen Güler Sabancı, “IICEC, son dönemde enerji politikalarında önemli adımların atıldığı, Türkiye’nin yüksek potansiyel ve kritik fırsatlara sahip olduğu enerji verimliliği alanında, “Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü” çalışmasını, yine Türkiye’de bir ilk olarak kamu, özel sektör ve akademi paydaşları ile katılımcı bir anlayış ile gerçekleştirdi. Bilime dayalı yaklaşımlardan ve iş dünyası iş birliklerinden değer yaratılması, günümüz dünyasının en kritik başarı faktörlerinden birisi durumundadır. IICEC, bu perspektifte, Türkiye’de öncü bir model ve merkezdir. Alanında lider olan, sektörlerine değer katan kuruluşları biraraya getiren IICEC, ortak akıl ve iş birlikleri yoluyla daha sürdürülebilir bir enerji geleceğini desteklemektedir” ifadelerinde bulundu.
IICEC Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporunda Kritik Tespitler ve Öneriler
Enerji sektörüne derinlikli bir perspektif sunan çalışmalar gerçekleştiren IICEC Direktörü Bora Şekip Güray konferansta ‘IICEC Türkiye Enerji Verimliliği Görünümü Raporu’nun lansman sunumunu gerçekleştirdi. Sektörde öncü, analitik ve uzun vadeli bir perspektifle, modelleme ve senaryo analizleriyle gerçekleştirilen çalışmada, enerjide verimli büyüme perspektifinin somut enerji, ekonomi ve iklim katkıları sunuldu. Çalışmanın bulgularına göre, Verimli Büyüme Senaryosu, Türkiye’nin enerji güvenliği, enerji bağımsızlığı ve net-sıfır emisyon hedeflerinin tümünü maliyet-etkin şekilde sağlayabiliyor. Verimli Büyüme Senaryosunda enerji ithalatında ve emisyonlarda tasarruflar yoluyla 2053 yılına kadar olan dönemde yıllık ortalama 58 milyar dolar ekonomik kazanım sağlanırken, yıllık ortalama fayda-maliyet çarpanı 4,5 olarak gerçekleşiyor. Verimli Büyüme Senaryosu, Baz Senaryoya göre yıllık ortalama 4 milyar dolar daha fazla yatırım ile yıllık ortalama 28 milyar dolar ek ekonomik katkı sağlıyor. Verimli Büyüme Senaryosunda 2053 yılına kadar enerji sektörünün karbon yoğunluğu %70 oranında düşerken, birincil enerji arzında ithalat oranı mevcut yaklaşık üçte-iki seviyesinden yerli üretimde artışın da katkısıyla yüzde onlara kadar düşüş gösteriyor.
Çalışmada enerji verimliliğinde son dönemde güçlenen politika odağına ve hedeflere vurgu yapılırken, enerjide verimli ve katma değeri yüksek büyümenin sürdürülebilirliği için 11 somut öneri sunuluyor. Bora Şekip Güray, Türkiye’nin bir taraftan güçlü talep dinamikleri, diğer yandan da talep sektörlerinde yüksek enerji verimliliği potansiyeliyle, enerjide verimli ve rekabetçi büyüme yoluyla küresel ölçekte örnek bir konuma ulaşabileceğini ifade etti. Güray, son dönemde atılan önemli adımların önemli baz oluşturduğunu, bu yöndeki gelişmelerin Türkiye’nin enerji güvenliğinin yanı sıra enerjide merkez ülke ve net ihracatçı olma vizyonunu da güçlü şekilde destekleyeceğini belirtti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
18. IICEC Konferansı Dünya Enerji Piyasalarındaki Riskleri ve Fırsatları Ele Aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uluslararası Okul Sporları Federasyonu (ISF) tarafından Sırbistan’ın Zlatibor kentinde düzenlenen U15 Gymnasiade Liseler Arası Dünya Şampiyonası sona erdi. 54 ülkeden 2 bin 548 sporcunun katıldığı bu dev organizasyonda Osmangazi Belediyespor Kulübü’nün milli sporcusu Muhammed Esad Ayna büyük bir başarıya imza attı. Milli sporcu, 300 metre engelli yarışında 39.58’lik derecesiyle dünya üçüncüsü oldu. Bronz madalyanın sahibi olan Ayna, Türkiye’ye büyük gurur yaşattı.
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, dünya üçüncüsü Muhammed Esad Ayna’yı tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Osmangazili milli atletten dünya üçüncülüğü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Birçok Efes Selçuklu işletmenin sponsor olarak desteklediği organizasyonun kurumsal destekçileri arasında Selçuk Kaymakamlığı, Efes Selçuk Belediyesi, Selçuk Ticaret Odası, Selçuk Esnaf ve Sanatkârlar Odası da yer aldı.
120K-61K-42K-27K-12K-6K kategorilerinde 4- 6 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Efes Ultra Maratonu üç gün boyunca 2705 sporcunun katılımıyla gerçekleşti.
Dünya Mirası Efes Selçuk’un tarihi destinasyonlarının yanı sıra doğal güzelliklerinde yer aldığı parkurlarda koşan katılımcılar maraton heyecanı ile Dünya Mirası Efes Selçuk’u keşfettiler.
6 Km’den 120 Km’ye kadar farklı parkurlarda koşan sporcular parkurları içerisinde yer alan Pamucak Sahili, Efes Antik Kenti, Meryem Ana Evi, Çamlık, Şirince, Belevi, Saint Jean Yokuşu, Barutçu ve Zeytinköy’ün bulunduğu destinasyonları parkurlarına göre koşarak keşfettiler.
Efes Ultra Maratonu’nun son gününde Uğur Mumcu Sevgi Yolu’nda düzenlenen ödül töreninde 120K-61K-42K-27K-12K-6K kategorilerinde dereceye giren sporculara plaketleri Efes Selçuk Belediye Başkan Yardımcıları Erhan Güzel, Bilgi Keskin, Mehmet Ihlamur, Selçuk Ticaret Odası Başkanı Koray Yolcu, Selçuk Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Okan Kamak ve ilçe protokolü üyeleri tarafından verildi.
Bu yıl Çocuk Koşusu kategorisinin de yer aldığı Efes Ultra Maratonu düzenlenen ödül töreninin ardından sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yüzlerce sporcu Efes Ultra Maratonu’nda dünya mirasını koşarak keşfetti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>